TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
AHMET ÖZDOĞAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/26326)
Karar Tarihi: 9/1/2019
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Recep KÖMÜRCÜ
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör
:
Heysem KOCAÇİNAR
Başvurucu
:
Ahmet ÖZDOĞAN
Vekili
:
Av. Ertuğrul ALKILIÇ
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, işe iade istemiyle açılan davanın kararverilmesine yer olmadığına dair bir hükümle sonuçlanması nedeniyle mahkemeyeerişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 5/6/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulünekarar verilmiştir.
5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.
8. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyandabulunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar özetle şöyledir:
10. Başvurucu, Gazi Üniversitesinde (Üniversite) altişverene bağlı olarak hizmet sözleşmesiyle işçi olarak çalışmaktadır.Üniversite Rektörlüğünün 11/1/2017 tarihli yazısıyla 23/7/2016 tarihli ve 29779sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında AlınanTedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) uyarıncakararnamedebelirtilen yapı ve oluşumlarla olan ilişkisi nedeniyle alt işverenden başvurucununiş akdini feshetmesi istenmiştir. Alt işveren aynı tarihli fesih bildirimi ilebaşvurucunun iş akdini feshetmiştir.
11. Başvurucu 9/2/2017 tarihli dilekçesiyle iş akdiningeçerli bir nedene dayanmadan feshedildiğini belirterek asıl işveren ve altişveren aleyhine işe iade istemiyle dava açmıştır.
12. Ankara 21. İş Mahkemesi 4/5/2017 tarihli karar ilekamu kurumu niteliğindeki bir işyerinde işçi statüsüyle çalışmakta olanbaşvurucunun iş sözleşmesinin 667 sayılı KHK hükümlerine dayalı olarak feshedildiğive 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 685 sayılı KHKhükümleri uyarınca davayı inceleme yetkisinin Olağanüstü Hal İşlemleriniİnceleme Komisyonuna (OHAL Komisyonu) ait olduğu gerekçesiyle karar verilmesineyer olmadığına ve dosyanın OHAL Komisyonu'na gönderilmesine kesin olarak kararvermiştir.
13. Nihai karar 16/6/2017 tarihinde tebliğ edilmiş,başvurucu karar tebliğ edilmeden 5/6/2017 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİHUKUK
A. Ulusal Hukuk
1. KanunHükümleri
14. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 30/1/1950 tarihlive 5521 sayılı mülga İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi şöyledir:
"İş Kanununa göre işçi sayılankimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarındaistisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleriarasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğanhukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde işmahkemeleri kurulur.''
15. 12/10/2017 tarihli ve 7036 sayılı İş MahkemeleriKanunu'nun 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) İş mahkemeleri;
a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler,854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinciKısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ileişveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veyakanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
...
ilişkin dava ve işlere bakar."
16. 22/5/2003 tarihli 4857 sayılı İş Kanunu'nun''İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı'' kenar başlıklı 25.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“II- Ahlak ve iyi niyet kurallarınauymayan haller ve benzerleri:
a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada busözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlarkendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek,yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereniyanıltması.
b) İşçinin, işveren yahut bunların aileüyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veyadavranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcıasılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.
c) İşçinin işverenin başka bir işçisinecinsel tacizde bulunması.
d) İşçinin işverene yahut onun ailesiüyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoşyahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddelerikullanması.
e) İşçinin, işverenin güvenini kötüyekullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibidoğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazlahapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir
suç işlemesi.
g) İşçinin işverenden izin almaksızınveya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki iş günü veya bir ay içindeiki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç iş günüişine devam etmemesi.
h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğugörevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.
ı) İşçinin kendi isteği veya savsamasıyüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malıolmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya vemaddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kaybauğratması."
17. 4857 sayılı Kanun'un ''Derhal fesih hakkınıkullanma süresi'' kenar başlıklı 26. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"24 ve 25 inci maddelerdegösterilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi veyaişveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi, iki taraftan birinin buçeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altıiş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonrakullanılamaz. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllıksüre uygulanmaz.''
18. 4857 sayılı Kanun'un ''Sözleşmenin feshinde usul''kenar başlıklı 19. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebiniaçık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır.''
19. 4857 sayılı Kanun'un ''Feshin geçerli sebebedayandırılması'' kenar başlıklı 18. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
''Otuzveya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olanişçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçininyeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işingereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.''
20. 667 sayılı KHK'nın 4. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletinmilli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veyagruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğudeğerlendirilen;
...
f) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılıDevlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesindebelirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde(işçi dahil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üstyöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafındanoluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamugörevinden çıkarılır,
g) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veyailişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçidahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkiliamirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır."
21. 685 sayılı KHK'nın 1. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"(1) Anayasanın 120 nci maddesikapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük MilletMeclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veyaMilli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyettebulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti,aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idariişlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesisedilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzereOlağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.''
2. YargısalKararlar
22. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 28/3/2018 tarihli veE.2017/24765, K.2018/6824 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:
"Davacı, davalı işyerindeçalışırken FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğuşüphesiyle 667 sayılı KHK’nın 4. maddesinin 1. fıkrasının g bendi gereğince iştençıkartılmıştır. Aynı KHK’nın 4. maddesinin 2. fıkrasının ise '1. fıkra uyarıncagörevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudanveya dolaylı olarak görevlendirilemezler' hükmüne yer verilmiş ise de fesihişlemine karşı yargı yolu açık olduğuna göre yargı makamları işten çıkartılmışolan işçinin FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına dair delil durumunudeğerlendirerek sonucuna göre karar vermelidir.
Somut olay bakımından davacının FETÖ/PDYile irtibat ve iltisakı bakımından dosyaya 667 sayılı KHK’nın 4. maddesinin 1.fıkrasının g bendindeki usule göre işten çıkarıldığı hususu dışında hiçbirdelil sunulamamış, ayrıca davacı hakkında adli veya idari soruşturma dayapılmamıştır. Açıklanan delil durumuna göre davacının FETÖ/PDY ile irtibat veiltisaklı olduğuna dair somut hiçbir delil gösterilemediğinden davanın kabulügerekirken işverenin feshinin geçerli olduğunu kabul eden Bölge AdliyeMahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermekgerekmiştir.''
23. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 20/10/2017 tarihli veE.2017/43277, K.2017/25144 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:
"Davacının iş sözleşmesinin feshi667 sayılı KHK'nın 4. maddesi doğrultusunda davalı işverence oluşturulankomisyon kararıyla davalı idare tarafından gerçekleştirilmiştir.
Davacı işçi 4857 sayılı İş Kanunuhükümleri çerçevesinde çalışmış olmakla iş sözleşmesinin 29.07.2016 tarihindekifeshinde İş Kanunu'nun 18. ve devamı maddeleri hükümleri uygulanmalıdır.
Somut olayda davacının iş akdininfeshine neden olan bilgi ve belge işverence tam olarak ibraz edilememiştir.Davacının iş akdinin feshine dayanak objektif değerlendirmelerin neler olduğu,hangi bilgi ve belgelerin feshe gerekçe yapıldığı davalı Kurumdanaraştırılmalı; ayrıca davacı hakkında mevcut ise adli ya da idari soruşturmaevrakları, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı'nın TerörleMücadele, Kaçakçılık, Organize Suçlar ve İstihbarat ile ilgili birimlerinden veBilgi Teknolojileri Kurumundan varsa davacı ile ilgili bilgi ve belgeler ileyine Bank Asyaya açılmış mevduat hesapları, hesap hareketleri ve bankacılığailişkin işlemler olup olmadığı sorulmalı, tüm bilgi ve belgelerdeğerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeyle yazılıgerekçe ile davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirir.''
B. UluslararasıHukuk
24. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6.maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Herkes davasının, medeni hak veyükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ... konusunda karar verecek olan,... birmahkeme tarafından ... görülmesini isteme hakkına sahiptir..."
25. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının açık bir biçimde mahkeme veya yargımerciine erişim hakkından söz etmese de -maddede kullanılan terimler bir bütünolarak bağlamıyla birlikte dikkate alındığında- mahkemeye erişim hakkını dagaranti altına aldığı sonucuna ulaşıldığını belirtmiştir (Golder/BirleşikKrallık [GK], B. No: 4451/70, 21/2/1975, §§ 28-36). AİHM'e göre mahkemeyeerişim hakkı Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasında mündemiçtir. Buçıkarsama, Sözleşmeci devletlere yeni yükümlülük yükleyen genişletici bir yorumolmayıp 6. maddenin(1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin lafzınınSözleşme'nin amaç ve hedefleri ile hukukun genel prensiplerinin gözetilerekbirlikte okunmasına dayanmaktadır. Sonuç olarak Sözleme'nin 6. maddesinin (1)numaralı fıkrası, herkesin medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili iddialarınımahkeme önüne getirme hakkına sahip olmasını kapsamaktadır (Golder/BirleşikKrallık, § 36).
V. İNCELEME VEGEREKÇE
26. Mahkemenin 9/1/2019 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları ve Bakanlık Görüşü
27. Başvurucu, 685 sayılı KHK ile getirilen idari başvuruyolunun KHK ile hakkında doğrudan işlem yapılan kişilere ilişkin olduğunu vesomut olayda kendisine ait iş sözleşmesinin herhangi bir KHK ile doğrudan sonaerdirilmediğini savunmuştur. Başvurucu, bu koşullar altında açmış olduğu işeiade davasının esastan incelenmesi gerekirken, mahkemece ileri sürülen delillertoplanıp bir değerlendirme yapılmadan işe iade talebini inceleme görevinin OHALKomisyonuna ait olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına şeklindebir hüküm kurulmasının savunma hakkı ile mahkemeye erişim hakkını ihlalettiğini ileri sürmüştür.
28. Bakanlık görüşünde; Ankara 21. İş Mahkemesinceverilen kararın kesin olduğu belirtilmişse de bu ibarenin anılan karara karşıkanun yollarına müracaat etme imkânını ortadan kaldırmadığı ve mahkemekararında belirtildiği üzere başvurucunun bireysel başvuru yolundan önce OHALKomisyonuna müracaat etmesi gerektiği ifade edilerek takdirin AnayasaMahkemesine ait olduğu belirtilmiştir.
B. Değerlendirme
29. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacakAnayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesininbirinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma (Değişik ibare: 3.10.2001-4709/14 md.) ile adil yargılanma hakkınasahiptir.”
30. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Başvurucu, delillerin toplanmaması nedeniyle savunma hakkının da ihlaledildiğini ileri sürmüşse de yargılama yapılıp toplanacak deliller çerçevesindedavanın esası hakkında bir sonuca varılmamasına yönelik şikâyeti olduğundanbaşvurunun mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmesi gerektiğideğerlendirilmiştir.
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
31. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine yönelik iddianın kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. EsasYönünden
a. MüdahaleninVarlığı ve Hakkın Kapsamı
32. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasındaherkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma vesavunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişimhakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğününbir unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanmaibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararasısözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metninedâhil edildiği vurgulanmıştır. AİHM, Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralıfıkrasının mahkemeye erişim hakkını içerdiğini belirtmektedir (Özbakım ÖzelSağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No:2014/13156, 20/4/2017,§ 34).
33. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hakarama özgürlüğü, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak veözgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasınısağlayan en etkili güvencelerden biridir. Bu bakımdan davanın bir mahkemetarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerdenfaydalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya koyma imkânınıntanınması gerekir. Diğer bir ifadeyle dava yoksa adil yargılanma hakkınınsağladığı güvencelerden yararlanmak mümkün olamaz (Mohammed Aynosah, B.No: 2013/8896, 23/2/2016, § 33).
34. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kapsamında yaptığıdeğerlendirmelerde mahkemeye erişim hakkının bir uyuşmazlığı mahkeme önünetaşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasınıisteyebilmek anlamına geldiğini ifade etmiştir (Özkan Şen, B. No:2012/791, 7/11/2013, § 52).
35. Öte yandan Anayasa'nın 36. maddesinin ikincifıkrasında hiçbir mahkemenin, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktankaçınamayacağı belirtilmiştir. Bu bağlamda adil yargılanma hakkı, koşullarıbulunduğu takdirde kişilere davanın görüldüğü mahkemeden uyuşmazlığın esasınınincelenmesini isteme güvencesini de sağlar.
36. Somut olayda başvurucunun işe iade istemli davasınınesası hakkında bir inceleme yapılmadığından mahkemeye erişim hakkına yönelikbir müdahalenin bulunduğu görülmektedir.
b. Müdahaleninİhlal Oluşturup Oluşturmadığı
37. Adil yargılanma hakkının görünümlerinden biri olanmahkemeye erişim hakkı, mutlak bir hak olmayıp bu hakkın sınırlandırılmasımümkündür. Ancak mahkemeye erişim hakkına müdahalede bulunulurken temel hak veözgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'nın13. maddesinin gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
38. Anayasa'nın 13. maddesi şöyledir:
"Temel hak ve hürriyetler, özlerinedokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerebağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanınsözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerineve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."
39. Anılan madde uyarınca temel hak ve özgürlükler,demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaksızınAnayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancakkanunla sınırlanabilir. Bu nedenle öncelikle başvurucunun mahkemeye erişimhakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının bulunup bulunmadığınınincelenmesi gerekir.
40. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yapılacak müdahalelerinve sınırlandırmaların kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfîmüdahaleyi engelleyen, hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletininen önemli unsurlarından biridir (Tahsin Erdoğan, B. No: 2012/1246,6/2/2014, § 60).
41. Müdahalenin kanuna dayalı olması öncelikle şeklîmanada bir kanunun varlığını zorunlu kılar. Şeklî manada kanun, Türkiye BüyükMillet Meclisi (TBMM) tarafından Anayasa'da belirtilen usule uygun olarak kanunadı altında çıkarılan düzenleyici yasama işlemidir. Hak ve özgürlükleremüdahale edilmesi ancak yasama organınca kanun adı altında çıkarılandüzenleyici işlemlerde müdahaleye imkân tanıyan bir hükmün bulunması şartınabağlıdır. TBMM tarafından çıkarılan şeklî anlamda bir kanun hükmününbulunmaması hakka yapılan müdahaleyi anayasal temelden yoksun bırakır (AliHıdır Akyol ve diğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, § 56).
42. İlke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusuyapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi,hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerinceuyuşmazlık konusunda varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireyselbaşvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinintespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık bir keyfilikiçermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak veözgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351,18/9/2013, § 42).
43. Somut olayda Üniversite bünyesinde alt işverene bağlıolarak çalışan başvurucunun işe iade istemiyle açmış olduğu davada OHALKomisyonunun görevli olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dairkarar verilmiştir.
44. Mahkemenin dayanmış olduğu 685 sayılı KHK'nın ilgilimaddesinde terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca devletin millîgüvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veyagruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğugerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmündekararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvurularıdeğerlendirmek ve karar vermek üzere bir inceleme komisyonunun kurulduğubelirtilmektedir. Anılan KHK'nın yürürlüğe girmesinden sonra benzeruyuşmazlıkların temyiz mercii Yargıtay 9. ve 22. Hukuk Daireleri, doğrudan KHKile iş akdi feshedilenler hariç olmak üzere KHK'nın verdiği yetkiye dayalı olsabile idari tasarrufla iş akdi feshedilenlerin açmış olduğu işe iade davalarınınesastan inceleneceğine dair kararlar vermiştir (bkz. §§ 22-23).
45. İş mahkemeleri, karar tarihinde yürürlükte bulunan5521 sayılı Kanun -ve aynı zamanda bu Kanunu yürürlükten kaldıran 7036 sayılıKanun- hükümlerine göre işçi sayılan kişilerle işveren arasındaki işsözleşmesine veya İş Kanunu'na dayanan uyuşmazlıkların çözümü için kurulmuşmahkemelerdir. 685 sayılı KHK'nın 1. maddesinde OHAL Komisyonunun yetkisinin başkabir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleriile tesis edilen işlemlere ilişkin başvurularla sınırlı olduğu herhangi birduraksamaya yer vermeyecek şekilde açıkça düzenlenmiş ve Yargıtayuygulamalarında da KHK'ya dayalı hukuki işlemle tesis edilen fesih işlemlerininyargısal denetime tabi olduğu net bir şekilde ifade edilmiştir.
46. Buna göre, 5521 sayılı Kanun'la işçi ve işverenarasındaki iş hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkları çözme görevi verilen ilkderece mahkemesinin OHAL Komisyonunu işaret ederek önüne gelen bir uyuşmazlığınesası hakkında inceleme yapmadan yargılamayı sona erdirmesi bariz bir yorumhatası niteliğinde olup yargılama sonucunda verilen kararın kanunilik unsurunutaşıdığı söylenemez.
47. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine kararverilmesi gerekir.
3. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
48. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
"(1)Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir."
49. Başvurucu, ihlalin tespiti ve sekiz aylık ücrettutarında maddi tazminat ile 100.000 TL manevi tazminata karar verilmesitalebinde bulunmuştur.
50. Anayasa Mahkemesi başvurucunun işe iade istemiyleaçmış olduğu davada idari bir organın görevi kapsamında kaldığı gerekçesiylekarar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesinin mahkemeye erişimhakkını ihlal ettiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalinmahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
51. Bu durumda mahkemeye erişim hakkına yönelik ihlalinsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukukiyarar bulunmaktadır. Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılıKanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarınınortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılmasıgereken iş, öncelikle ihlale yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılması vetarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yargılama yapılarak esas hakkındabir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yenidenyargılama yapılmak üzere Ankara 21. İş Mahkemesine gönderilmesine kararverilmesi gerekir.
52. Mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğusonucuna varıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
53. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ve2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.732,50 TL yargılama giderininbaşvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin Anayasa'nın 36. maddesindegüvenceye bağlanan mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 21. İş Mahkemesine(E.2017/79) GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,
E. 257,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşantoplam 2.732,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucununHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 9/1/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.