TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
AHMET KORTAK VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2016/14603)
Karar Tarihi: 10/12/2019
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Burhan ÜSTÜN
Hicabi DURSUN
Kadir ÖZKAYA
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Tuğçe TAKCI
Başvurucular
:
1. Ahmet KORTAK
:
2. Fidan TURAN
:
3. Gülçin KORTAK
:
4. İbrahim KORTAK
:
5. Nuran KORTAK
:
6. Ramazan KORTAK
:
7. Gülistan OĞUZ
Vekilleri
:
1. Av. Bülent AŞA
:
2. Av. Ömer ÇAKIRGÖZ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru; güvenlik güçlerince güç kullanımı sonucu ölümolayının meydana gelmesi ve olayla ilgili olarak etkili bir ceza soruşturmasıyürütülmemesi nedenleriyle yaşam hakkının, yakınlarının vefatından duyduklarıüzüntü ve yaşadıkları bazı soruşturma süreçleri nedeniyle de kötü muameleyasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 15/8/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve ekleri, İstanbul Anadolu CumhuriyetBaşsavcılığından (Cumhuriyet Başsavcılığı) temin edilen soruşturma dosyası ileUlusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgeleregöre ilgili olaylar özetle şöyledir:
8. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü (İl Emniyet Müdürlüğü) TerörleMücadele Şube Müdürlüğü (TEM Şube Müdürlüğü) tarafından 3/12/2015 tarihindegerçekleştirilen operasyonda güvenlik güçleri tarafından güç kullanımısonucunda vefat eden D.K., başvuruculardan İbrahim ve Gülçin Kortak’ın çocuğu,diğer başvurucuların ise kardeşi olup olay tarihinde 19 yaşındadır. Güvenlikgüçlerinin kayıtlarında kişinin örgüt kapsamında yürüttüğü faaliyetlerinde G. Kodadını kullandığı bilgisi bulunmaktadır.
A. D.K.nın Vefatına İlişkin Olarak YürütülenYargısal Süreç
9. TEM Şube Müdürlüğü tarafından başvurucuların yakını D.K.nınbir silahlı terör örgütünün gençlik yapılanmasına mensup olduğu ve bu faaliyetiçerçevesinde diğer örgüt üyelerinden açık kimliği tespit edilebilmiş olan A.İ.ve M.A. ile birlikte güvenlik güçlerine yönelik eylem gerçekleştirme hazırlığıiçinde olduğu, ayrıca G. Kod adını kullandığı bilgisi alınmıştır.
10. Sonrasında İl Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik ŞubeMüdürlüğüne 3/12/2015 günü saat 16.25 civarında ulaşan bir ihbarda, Sancaktepe’debildirilen bir adreste A. Kod adlı A.İ.nin ikamet ettiği, söz konusu adrestekidaireye son günlerde beş kişinin gelip gitmeye başladığı ve bu şahıslarınsilahlı terör örgütü tarafından eylem yapmak için dağdan gönderildiği, bu şahısların kod adlarının G., C. VeA. Olduğu, aralarında keşif kodlarıyla konuştukları, birisinde silah bulunduğubilgileri iletilmiştir.
11. Bu ihbar üzerine güvenlik güçleri tarafından D.K. ileirtibatlı olduğu tespit edilen A.İ., C. Kod adlı R.B. ve C.O. yakalanmıştır.Sonrasında İl Emniyet Müdürlüğü tarafından Cumhuriyet Başsavcılığından aramaizni verilmesi talep edilmiştir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâl olduğundanCumhuriyet Başsavcılığı tarafından arama kararı verilmiş ve TEM Şube Müdürlüğügörevlileri tarafından 3/12/2015 günü saat 19.50 sıralarında ihbarda bahsigeçen adrese operasyon gerçekleştirilmiştir.
12. Gerçekleştirilen operasyon sonrası güvenlik güçleritarafından 4/12/2015 günü saat 03.00’da Yakalama, Ev Arama, Muhafaza AltınaAlma, Savcı Görüşme ve Olay Tutanağı düzenlenmiştir. Tutanak TEM Şube operasyontiminde görevli altı, TEM Şubede görevli on dört, Olay Yeri Şubede görevlialtı, İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli on beş, görev yeri belli olmayan üçpolis memuru ve iki bomba imha uzmanı tarafından imzalanmıştır.
13. Tutanağın ilgili kısımları şöyledir:
“…
Bahse konu ihbar ile ilgili olarakMüdürlüğümüzce yapılan çalışmalarda; İlimiz … de ikamet eden ihbarda belirtilen[A.] isimli şahsın … [A.İ.] isimli şahıs olduğu … anlaşılmış,
Yine ihbarda ismi geçen [G.] isimli şahsın istihbari birimlerden gelen bilgilerdeadı geçen ve polise yönelik eylem, suikast ve benzeri ses getirici bir eylemarayışı içerisinde olan …[D.K.]isimli şahıs olabileceği değerlendirilmesi üzerine,
…03.12.2015 tarih ve saat:19:30 sıralarındabahse konu adrese gitmek için ekiplerimizce hazırlık yaparken istihbari bilgiolarak … [A.İ.] isimli şahsın …caddesi üzerinde olduğu öğrenilmesi üzerine bahse konu adrese ivedi olarakekiplerimiz ile geçildiğinde şahıs ve yanında bulunan iki erkek şahıslabirlikte … sokak kesişiminde görülmesi üzerine şahısların yanına dikkatliceyaklaşılmış ve polis tanıtma kartlarımız gösterilerek polis olduğumuzsöylenerek sonradan açık kimlik bilgilerini öğrendiğimiz [A.İ], [R.B.] …,[C.O.] … isimli şahıslara … aynıgün saat:19:45’de yakalanarak en yakın polis merkezi olan İlçe Güvenlik Büroyaintikal ettirilmiş, daha sonra bahse konu arama kararının gereğinin ifası içinihbarda belirtilen … adrese aşağıda imzaları bulunan personel ile birliktegeçilmiş çevrede gerekli emniyet tedbirleri alındıktan sonra dışarıdanbakıldığında kararda belirtilen dairenin ışıklarının açık olduğu görülmüş, açıkolan apartman giriş kapısından girilerek birinci katta bulunan … adresin dairekapısının usulüne uygun olarak ziline basılmış, defaatle kapı çalınarak yükseksesle polis olduğumuz söylenmiş ancak içeriden kapıyı açan ve çağrılara her nekadar cevap veren olmamış ise de dairenin ışıklarının yanık olması ve daireiçerisinden seslerin geldiği, daire gözetleme deliğine bakıldığında içeridenbir şahsın baktığı içeriden gelen ışık süzmesinin kapanıp açılmasındangörülmesi üzerine içeride birilerinin olduğu kanaati oluştuğundan içeridebulunanların suç unsurlarını yok edecekleri, zaman kazanarak biz görevlileresilahlı/bombalı saldırı yapabilecekleri değerlendirilerek daire kapısı zorkullanılarak (kırılarak) açılmaya çalışıldığı sırada silah kurma mekanizma sesigelmiş, akabinde daireden içeri girilmiş, içeri girildiğinde tekrar yükseksesle içeride bulunduğu anlaşılan şahıs veya şahıslara polis olduğumuz ikazıyapılarak koridora girilip, odalar kontrol edildiği sırada koridorda ilerlerkenbiz görevliler hedef alınarak girişe göre koridorun sonunda sol tarafta bulunanodadan silahla ateş edilmesi üzerine, bilahare polis olduğumuz tekrar yükseksesle söylenmişse de içeriden acil müdahale timimize tekrar birkaç kez ateşedilmesi üzerine odada yatağı kendisine çömelerek mevzi yapar şekilde görülen bayanaduyabileceği şekilde ‘Polis, silahını bırak ve teslim ol, yoksa karşılıkverilecektir’, ikazlarına rağmen elinde bulunan tabancayı biz görevlilere doğruateş etmek için doğrulttuğu sırada meşrumüdafaa şartları oluştuğundan şüpheliyeateş edilmiştir.
Şüpheli ateş edilerek vurulduktan sonrabulunduğu yatağın yanına düştüğü görülmüş, kontrollü bir şekilde güvenli birmesafeden yaklaşıldığında, şüpheli bayanın yerde çömelmiş vaziyette, yanındabulunan tabancayı almaya teşebbüs ettiği, bunun üzerine şüpheliye tekrar uyarıyapmamıza rağmen eyemine devam etmesi ve tabancayı eline alması üzerine tekrarateş edilmiştir.
Şüpheli etkisiz hale getirildikten sonra sağtarafında bizlere, doğrulttuğu tespit edilen tabanca yanından uzaklaştırılmış,şüphelinin yüzüstü bacaklarını karnına çekmiş vaziyette sağ elinin görünür solelinin vücudunun altında bulunduğu görülmüş, bu şekilde nabzı kontroledildiğinde nabzının atmadığı hareketsiz durduğu ve hayat belirtisibulunmadığının görülmesi ve anlaşılması üzerine, eylemi esnasında üzerindebomba olabilecek tarzda hareket etmesinden kaynaklı bomba düzeneği olabileceğideğerlendirilerek şüpheliye başka müdahalede bulunulmadan çevre emniyetialınarak olay yeri boşaltılmıştır.
Akabinde bomba ekibi, olay yeri incelemeekibine bilgi verilmiş, yine ivedilikle günün Nöbetçi Savcısı [E.A.ya], 112 Acil Servise haber verilmiş, daha sonra olay yerinegelen Nöbetçi Cumhuriyet Savcımız ile birlikte ikamete girilerek kısa birinceleme yapıldıktan sonra Bomba İmha ekiplerinin gerekli tedbirleriuygulayarak çalışma yapması, akabinde olay yeri inceleme ekipleriyle birlikteçalışma yapılması talimatları alınmış, bomba imha uzmanları incelemelerinibitirdikten sonra savcımızla birlikte olay yeri inceleme ekipleri eşliğindegerekli çalışmalar yapılmış, olay yeri inceleme ekipleri çalışmasınıbitirdikten sonra Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri olarak hazurun … [M.K.] eşliğinde aramaya geçilmiş, yapılan aramalarda elegeçirilen suç unsuru malzemeler Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünün …raporuyla kayda alınarak muhafaza altına alınmış, 04.12.2015 tarih vesaat:03:30 sıralarında aramaya son verilerek bahse konu adres savcı talimatıile ilçe polisi tarafından hazurun huzurunda mühürlenmiştir. Eks olan şahsınkimlik tespiti ve otopsi işlemleri için Kartal Eğitim ve Araştırma HastanesininMorguna kaldırılması ve yakalanan [A.İ., R.B. ve C.O.] isimli şahısların gözaltına alınarak CMK 81. Maddeyegöre parmak izi ve fotoğraflarının alınması, elde edilen delillere elkonulması, doküman ve dijital belgelerin incelenmesi, elkonulan malzemelerinmahkemeden onama ve inceleme kararı talep edilmesi, şahısların şüphelisıfatıyla ifadelerinin alınması, CMK 75. Maddeye göre tükürük örneklerininalınması, gelişmelerden ayrıca bilgi verilmesi yönünde nöbetçi C.savcısıtarafından talimatlar verilmesi üzerine, şahıslar doktor raporu alındıktansonra şube müdürlüğümüzce gözaltına alındığına dair altı birlikte imzalanan işbu tutanak tarafımızdan tanzim edilmiştir.”
14. Olayla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından2015/167239 numaralı dosyada derhâl soruşturma başlatılmıştır.
15. Nöbetçi Cumhuriyet savcısı tarafından olay yerinde 4/12/2015tarihli tutanak düzenlenmiştir. Tutanağın ilgili kısmı şöyledir:
“İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TerörleMücadele Şubesine 03.12.2015 günü saat 20.52 sıralarında telefonla irtibatkurulup öncesinde gecikmesinde sakınca olduğundan arama kararı verilen …adresine görevli polis ekibince girilmek istenildiği sırada evden ateşaçıldığı, uyarılara rağmen ateş edilmeye devam olunduğu, İstanbul İl EmniyetMüdürlüğü TEM Şubesine bağlı ekipçe karşılık verilmesi ile başlayan çatışmadabir kadın teröristin ölü olarak ele geçirildiğinin bildirilmesi üzerine olaymahalline gidildi, olay yerinde bir çok polis ekibi zırhlı polis araçları vehavadan polis helikopterince güvenlik alındığı görülmekle olayın geçtiğibinanın önünde TEM Şube müdürlüğünde görevli rütbeli personelden bilgi alındı,aynı yönde bilgi vermeleri üzerine bomba imha uzmanı ekip ve olay yeri incelemeekibi ile birlikte binaya girildi, olayın birinci kattaki dairede meydanageldiği, daire kapısının zorla açıldığına ilişkin iz ve emareler görüldü, evingirişe göre sağında bir koridor bulunduğu, bu koridorda sağ bölümde tuvaletbanyo sol kısımda odaların yer aldığı, koridorun sonunda büyükçe bir oda, onunyanında da yatak odası olarak kullanılan kısım olduğu, mutfağın koridorun diğertarafında yer aldığı, yatak odasına girildiğinde girişe göre sağ tarafta yatakbulunduğu ve ilerisinde yatak ile duvar arasında bir bayan şahsın yüzüstü ölüvaziyette yattığı, yatışına göre sağ tarafından bir tabanca bulunduğu, başucuna yakın kısımda da bir şarjör olduğu görüldü, bu odada ve diğer kısımlardazeminde bir çok boş mermi kovanları gözlendi, bomba imha ekibince yapılanincelemede güvenli olduğu bilgisi verilmesi üzerine olay yeri inceleme ekibincedetaylı çalışmaya başlandı, ölenin yanındaki silahtan başka yatak odasındadiğer bir tabanca ve girişe göre evin giriş kapısının karşısında bulunan odadadiğer bir tabanca daha bulunduğunun tespit edildiği, ekiplere tüm bulgularıtitizlikle tespit etmeleri uygun şekilde muhafaza edip incelemeleri yaptırılmaküzere ilgili birimleri göndermeleri, olay yerinin kamera ve fotoğraf çekiminiyapmaları, ölenin svap ve parmak izi çalışmalarını yapmaları talimatı verilmişolup tarafımca olay yerinde tuttuğu notlara istinaden bu tutanak düzenlenmiştir.”
16. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4/12/2015 tarihinde ölümuayene işlemi gerçekleştirilmiş ve klasik otopsi yapılmasına gerekgörülmüştür.
17. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafındangerçekleştirilen otopsi sonrasında düzenlenen otopsi raporunun ilgili kısımlarışöyledir:
“…
1. Sırtta sağ skapula üst kenar orta hizadaçevresinde vurma halkası bulunan 1 cm çaplı ateşli silah mermi çekirdeği girişyarası,
2. Sırtta T4 vertebra hizası solda çevresindevurma halkası bulunan 1 cm çaplı ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası,
3. Sırtta T3 vertebra 7 cm sağ yandaçevresinde vurma halkası bulunan 1 cm çaplı ateşli silah mermi çekirdeği girişyarası,
4. 3 noda tarif edilen yaranın 2.5 cm altındaçevresinde vurma halkası bulunan 1 cm çaplı ateşli silah mermi çekirdeği girişyarası,
5. 4 noda tarif edilen yaranın 1 cmlateralinde çevresinde vurma halkası bulunan 1 cm çaplı ateşli silah mermiçekirdeği giriş yarası,
6. Sağ arka aksiller hat koltuk altı hizasındaçevresinde vurma halkası bulunan 1 cm çaplı ateşli silah mermi çekirdeği girişyarası,
7. Sırtta T7 vertebra uzası orta hattaçevresinde vurma halkası bulunan 1 cm çaplı ateşli silah mermi çekirdeği girişyarası,
8. Sırtta T9 vertebra hizası hemen lateralindeçevresinde vurma halkası bulunan 1 cm çaplı ateşli silah mermi çekirdeği girişyarası,
9. 8 noda tarif edilen yaranın 1 cm üstlateralinde çevresinde vurma halkası bulunan 1 cm çaplı ateşli silah mermiçekirdeği giriş yarası,
10. 9 noda tarif edilen yaranın 0.3 cm üstlateralinde çevresinde vurma halkası bulunan 1 cm çaplı ateşli silah mermiçekirdeği giriş yarası,
11. Sırtta T1O vertebra üzerinde çevresindevurma halkası bulunan 1 cm çaplı ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası,
12. Sırtta T1O vertebra hizası 4 cm sağlateralinde çevresinde vurma halkası bulunan 1 cm çaplı ateşli silah mermiçekirdeği yarası,
13. 12 noda tarif edilen yaranın 2 cm üstlateralinde çevresinde vurma halkası bulunan 1 çaplı ateşli silah mermiçekirdeği giriş yarası,
14. 13 noda tarif edilen yaranın 3 cm üstlateralinde çevresinde vurma halkası bulunan 1 cm çaplı ateşli silah mermiçekirdeği giriş yarası,
15. 12 noda tarif edilen yaranın 3 cm altlaterainde çevresinde vurma halkası bulunan 1 cm çaplı ateşli silah mermiçekirdeği giriş yarası,
16. 14 noda tarif edilen yaranın 4 cm altındaçevresinde vurma halkası bulunan 1 cm çaplı ateşli silah menni çekirdeği girişyarası,
17. Sağ lomber üst lateralde 1 cm’likçevresinde vurma halkası bulunan 1 cm çaplı ateşli silah mermi çekirdeği girişyarası,
18. Sağ gluteal bölge orta iç yanda 0.8 cm’likateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası,
19. Sol gluteal bölge alt orta hatta ateşlisilah mermi çekirdeği çıkış yarası,
20. 19 noda tarif edilen yaranın 3 cm alt içyanında yırtık şeklinde ateşli silah mermi çekirdeği çıkış deliği yarasıizlendi bu yaranın iç kısmından cilt altından 1 adet muhtemelen 9 mm çaplıüzerinde yiv ve set izleri bulunan gömlekli mermi çekirdeği elde edildi.
21. Sol gluteal bölge iç altta yarık şeklindeateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası,
22. Sağ uyluk 1/3 alt arkada ateşli silahmermi çekirdeği çıkış yarası,
23. Sağ krus üst iç yanda ateşli silah mermiçekirdeği çıkış yarası,
24. Sağ krus 1/3 üst orta ön medialde 1.3xl. 7cm’lik ön kenarında vurma halkası bulunan ateşli silah mermi çekirdeği girişyarası ile bunun ön kenarı 1 cm altında 1 x0.6 cm’lik mermi çekirdeği temasıylahusulü mümkün sıyrık,
25. Sol uyluk ön ortada ateşli etrafında vurmahalkası bulunan silah mermi çekirdeği giriş yarası,
26. Sol iç malleol üzerinde 2xl cm’lik sıyrıkalanı içerisinde 0,7 cm uzunlukta yarık tarzında yırtık, ön iç yana doğru 2 cmtrasesi olduğu görüldü. Kesi atıldı; cilt altı kanama ve trase devamlılığıgörülmedi.
27. Sağ temporofrontalde çevresinde 2.2 cm’likalanda is bulaşığı bulunan 1 cm çaplı alt kenarında yırtık bulunan ateşli silahmermi çekirdeği giriş yarası,
28. Burun kökünde 1.2x0.9 cm’lik düzensizateşli silah mernıi çekirdeği çıkış yarası, içerisinden milimetrik gömlekparçasının görülebilir olduğu,
29. Sağ kulak üstü hizası oksipital lateraldeçevresinde vurma halkası bulunan ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası,
30. Sağ meme üst iç kadranda ateşli silahmermi çekirdeği çıkış yarası,
31. Sağ meme alt iç kadranda ateşli silahmermi çekirdeği çıkış yarası,
32. Sol meme üst iç kadranda 2cm çaplıbirleşmiş halde iki adet ateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası,
33. Sağ klavikula iç yanda 0.4 cm uzunluğundaateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası, 34.32 noda tarif edilen yaranın 1 cmmedialinde ateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası,
35. Sol meme alt iç kadranda ateşli silahmermi çekirdeği çıkış yarası,
36. Ksifoid sol yanında ateşli silah mermiçekirdeği çıkış yarası,
37. 36 noda tarif edilen yaranın 2 cm altındaateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası,
38. Batın sol alt kadran iç yanda ateşli silah mermi çekirdeği çıkışyarası,
39. Ön aksiller çizgi T7 vertebra hizasıateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası,
40. 39 noda tarif edilen yaranın 9 cm altmedilainde ateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası,
41. Sol spina iliaka anterior superior 2 cm üstünde1 cm çaplı ateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası,
42. 41 noda tarif edilen yaranın 1 cm altmedialinde üst kısmında vurma halkası bulunan ateşli silah mermi çekirdeğigiriş yarası,
43. Sol inguinal ligaman 3 cm altı orta hattavurma halkası bulunarı ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası,
44. Sol uyluk orta medialde ateşli silah mermiçekirdeği çıkış yarası görüldü.
…
BAŞ: Saçlı deri kaldırıldı. Saçlı deri altındasol temporo parietalde yoğun cilt altı kanama ve kemik defekti olduğu, bubölgeden makroskobik görünümüne göre muhtemelen 7.65 mm çapında dip kısmındandeforme, üzerinde yiv ve set izleri bulunan gömlekli mermi çekirdeği eldeedildi. Sağ temporofrontal bölgede dış muayenede 27 noda tarif edilen yarayauyan kısımda 3-4 mm.lik alanda is bulaşığı ve barut artığı partikülleri görüldüve etrafı cilt altı yaygın kanamalı bulundu. Her iki temporal adale grubukanamalı bulundu.
Sağ temporofrontalde çevresinde az miktarda isbulaşığı bulunan 1.2 cm’lik mermi çekirdeği geçiş defekti görüldü. Buradankaynaklanan kırık hattının kubbe ve kaideye uzandığı görüldü. Sağ oksipitalde 1cm’lik alanda iç tabulada içe kakma oluşturan ateşli silah mermi çekirdeğigeçiş defekti,
Sol temporalortada 2x 1 cm’lik dış tabuladadışa kakma oluşturan çıkış defekti ile buradan kubbe ve kaideye inen lineerkırık hatları görüldü.
Kafatası açıldı. Beyin, beyincik ve beyin sapıçıkartıldı. Mermi çekirdeği geçişine bağlı doku defekti ve yaygın subaraknoidalkanama olduğu görüldü. Sağ frontal altta mermi çekirdeği geçişine uyumlu dokudefekti, sağ oksipital ile sol paryetal arasında mermi çekirdeği geçişiyleuyumlu doku defekti görüldü. Sağ temporalde tanımlanan defekt ile frontal ortahat arası trase boyunca orbitayı da içine alan çoklu parçalı kemik kırıklarıizlendi.
…
Dış muayenede 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10, 11, 12 ve13 no’larda tanımlanan yerden giren mermi çekirdeklerinin tümünün arkadan öneseyirle çeşitli seviyelerden kot kırıkları oluşturup toraks ve batınboşluklarına geçerek sağ subklavian arter, akciğer, kalp, karaciğer, böbrek,bağırsak ve mesane yaralanması oluşturarak dış muayenede 30, 31, 32, 33, 34, 35,36, 37, 38, 39, 40 ve 41 no’da tanımlanan yerlerden vücudu terk ettikleri,
Dış muayenede 14 no’da tanımlanan yerden girenmermi çekirdeğinin arkadan öne hafif yukarıdan aşağıya seyirle batın içerisinegeçip bağırsak yaralanması yaparak dış rnuayenede 19 no’da tanımlanan yerdenvücudu terk ettiği,
Dış muayenede 15 ve 16 no’da tanımlanan yerden giren mermiçekirdeklerinin arkadan öne hafif yukadan aşağıya seyirle bağırsak ve sağböbrek yaralanmasına ve pelvis kırıklarına yol açarak bu bölgede kaldıkları,
Dış muayenede 17 no’da tanımlanan yerden girenmermi çekirdeğinin hafif arkadan öne sağdan sola seyirle bağırsaklar vemesaneyi kat ederek 18 no’da tanımlanan yerden vücudu terk ettiği,
Dış muayenede 24 no’da tanımlanan yerden girenateşli silah mermi çekirdeğinin büyük damar yaralanması yapmadan 23 no’datanımlanan yerden vücudu terk ettiği,
Dış muayenede 25 no’da tanımlanan yerden girenmermi çekirdeğinin büyük damar yaralanması yapmadan 22 no’da tanımlanan yerdenvücudu terk ettiği,
Dış muayenede 27 no’da tanımlanan yedren girenmermi çekirdeğinin kafatası, beyin ve frontal kemiği kat ederek 28 no’datanımlanan yerden vücudu terkettiği,
Dış muayenede 29 no’da tanımlanan yerden girenmermi çekirdeğinin kafatasına geçerek beyin dokusu kat edip cilt altındakaldığı,
Dış muayenede 42 no’da tanımlanan yerden girenmermi çekirdeğinin sağ iliak arteri kat ederek 20 no’da tanımlanan çıkışyarasını oluşturup bu bölgede cilt altına kaldığı,
Dış muayenede 43 no’da tanımlanan yerden girenmermi çekirdeğinin mesane yaralanması oluşturarak 21 no’da tanımlanan yerdenvücudu terk ettiği,
Dış muayenede 44 no’da tanımlanan yerden girenmermi çekirdeğinin büyük damar yaralanması yapmadan femurda kırık oluşturupnüve ve gömlek halinde ayrılacak düzeyde deforme olup kas doku içerisindekaldığı belirlendi.
…
2. Kişinin vücuduna 25 (yirmi beş) adet ateşlisilah merrni çekirdeği isabet etmiş olup, dış muayenede 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8,9, 10, 11, 12, 13, 14,15, 16, 17, 27, 29, 42, 43 noda tarif edilen yerden girenmermi çekirdeklerinin oluşturduğu yaralanmaların tek başına öldürücü nitelikteolduğu, 24,25, 26 ve 44 no’da tanımlanan yaralanmaların öldürücü nitelikteolmadıkları,
3. Ateşli silah mermi çekirdeği giriş deliğicilt cilt altı bulgularına göre; dış muayenede 27 noda tanımlanan atışın bitişiğeyakın atış mesafesinden yapılmış olduğu, diğer tanımlanan atışların bitişikatış mesafesi dışından yapılmış olduğu, ancak atışlar elbiseli bölgeye denkgelmiş olduğundan kesin atış mesafesi tayini isteniyorsa kışinin olay anındaüzerinde bulunan giysilerin incelenmek üzere Fizik İhtisas Dairesi’negönderilmesinin uygun olacağı,
4. Cesetten makroskobik örünümlerine göre 1(bir) adet 7.65 mm çaplı, 3 (üç) adet 9 mm çaplı üzerlerinde yiv ve set izleribulunan mermi çekirdekleri ile ileri derecede deforme 1 (bir) adet nüve ve 1(bir) adet gömlek elde edildiği,
5. Kişinin ölümünün ateşli silah mermiçekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası, sternum, kot, pelvis ve femur kemikkırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, iç organ ve büyükdamar yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğukanaatini bildirir rapordur.”
18. İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme (OYİ) görevlileritarafından kamera çekimi eşliğinde olay yeri incelemesi yapılmış ve olayyerinin krokisi çizilmiştir. OYİ görevlileri tarafından 4/12/2015 günü saat12.10’da düzenlenen olay yeri inceleme raporunun ilgili kısmı şöyledir:
“…
Olay yerinde çok sayıda resmi ve sivil polisekiplerinin, Bomba İmha ve TEM Şube Müdürlüğüne bağlı ekip görevlileri veCumhuriyet savcısının olduğu görüldü. Olay yerinin belirtilen adreste bulunandört katlı; dışı kaplama yapılmış betonarme binanın 1. Katındaki dairedemeydana geldiği öğrenildi. Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğü ekipgörevlileri tarafından gerekli inceleme yapılarak ikametin güvenli olduğutarafımıza bildirilmesi üzerine olay yerine girildi.
Olay yerine gelen Cumhuriyet Savcısı [E.A.] nazaretinde yapılan incelemede; Daire girişkapısının çelik kapı tabir edilen muhkem kapılardan olduğu, kapı kilit kısmınınve kapı tutma kolu üst kısmının kısmen kırık olduğu, kapının kısmen eğrildiği,ikametin salon, mutfak, yatak odası, 2 oda ve banyo Wc den ibaret olduğu, daireiçerisine girildiğinde koridorda ve koridorun sonundaki ardiye olarakkullanılan oda içerisinde çok sayıda mermi kovanı, deforme mermi çekirdeği vemermi çekirdeği gömleği olduğu, daire giriş kapısı karşısında bulunan salonagirildiğinde, kuzey doğu duvarına dayalı bulunan çekyatın, önünde yerde 1 adetşarjörü takılı, horozu kurulu olmayan tabanca (tabanca kamera çekimi eşliğindekontrol edildiğinde fışek yatağında fişek olmadığı, şarjöründe 3 adet fışekolduğu) kuzey batı duvarı önünde bulunan çekyat üzerinde, peçete içerisinde 7adet fışek bu fışeklerin yanında, üzerinde 2014 ibaresi okunabilen, susturucutabir edilen demir aparatın, kişisel eşya ve kitapların olduğu, olay merkezininyatak odası olduğu, yatak odasına girildiğinde, üzerinde yatak bulunan bazanınsolunda, güney batı duvarı üzerindeki pencere önünde yerde bir bayan şahsınyüzüstü yatar vaziyette ex olduğu, ex şahsın sağ kolu yanında 1 adet şarjörütakılı horozu kurulu tabanca ve başının sol yanında, içerisine bir miktar fişekbasılı 1 adet şarjör olduğu, şahıs Bomba İmha ekipleri tarafındançevrildiğinde, şahsın alt kısmında da 1 adet şarjörü takılı horozu kurulutabanca olduğu, her iki tabancada emniyet tedbirleri alındıktan sonra kameraçekimi eşliğinde kontrol edildiğinde, her iki silahında fişek yatağında fışekolduğu, oda içerisinde çok sayıda mermi kovanı, deforme mermi çekirdeği, mermiçekirdeği gömleği olduğu, yatak odası kapısı, güney duvarı üzerinde çok sayıdamermi giriş-çıkış deliği ve mermi isabet izlerinin olduğu görüldü. Olay yerindeAtış Yönü Tayin kiti ile yapılan incelemede; Yatak odası kapısı üzerinde vekapı kasası üzerindeki ateşli silah mermi izlerinden, kuzey doğu duvarıüzerindeki 59 nolu bulgu numarası verilen isabet izinin ve kapı sol kasasıüzerindeki 60 nolu bulgu numarası verilen mermi giriş-çıkış deliğini oluşturanatışın içeriden dışarıya yapıldığı, kapı üzerindeki 61-62-63-64-65-66-67-68nolu bulgu numarası verilen mermi giriş-çıkış deliğini oluşturan atışındışarıdan içeriye yapıldığı kanaatine varıldı. Olay yerinin ilk haliyle vebulgu numarası verilerek fotoğraf ve kamera çekimleri yapılmıştır.
Olay yerinde kimyasal tozlama yöntemi ileyapılan Biyometrik iz incelemesinde tetkik ve mukayese için Biyometrik iz tespitedilmiştir.
Yerleri olay yeri krokisinde belirtilen,tanımlanan ve bulundukları yerler ekli bulgu sayfasında açıklanan bulgular,fotoğraf ve kamera çekimleri yapıldıktan sonra olay yerinden alınarak gerekliincelemelerin yapılabilmesi için ilgili birimlere teslim edildi.”
19. Olayın gerçekleştiği evin aranması sırasında 1 adet,üzerinde “Erdal 101 HPG” yazılıtabanca, 1 adet Pietro Beretta Gardone markalı 7.65’lik tabanca, 1 adet SigSauer markalı 7.65’lik tabanca ele geçirilmiştir. Söz konusu silahlar ile olayyerinden elde edilen bir çok mermi çekirdeği, mermi çekirdeği gömleği parçasıgibi materyaller Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis LaboratuvarıMüdürlüğüne (Laboratuvar) kriminal inceleme için iletilmiştir.
20. Laboratuvar tarafından düzenlenen ve 6/12/2015 tarihindegönderilen raporun ilgili kısımları şöyledir:
“…
H- ‘6…7’ numaralı silah; 7.65 mm. Çaplı Browning tipi fişek atar, üzerinde‘PIETRO BERETTİ GARDONE V.T. 7.65 PB.- MADE in ITALY’ ibareleri bulunan yarıotomatik bir tabancadır.
Yapılan muayenesinde; ateş etmesine manimekanik herhangi bir arızasının bulunmadığı, Laboratuvarımızda yaptığımıztatbiki atışlarda çap ve tipine uygun fişekleri patlattığı görülmüştür.
…
2- a) ‘4…12’ numaralı silah; çapına uygun sesve gaz fişeği istimal etmek üzere imal edilmişken, sonradan yivli setli namlutakılmak suretiyle 7.65 mm.çaplı Browning tipi ateşli silahla fişeklerini atarhale dönüştürülmüş, üzerinde ‘ERDAL_101 HPG’ ibareleri bulunan, yarı otomatikbir tabancadır.
Yapılan incelemesinde;
Esasında çapına uygun ses ve gaz fişekleriniatmak üzere imal edilmiş bir tabanca iken sonradan yivli-set[li] bir namlu takılmak suretiyle ateşli silahfişeklerini atar hale dönüştürülmüş olduğu,
Ateş etmesine mani mekanik herhangi birarızasının bulunmadığı Laboratuvarımızda yaptığımız tatbiki atışlarda 7.65 mm. ÇaplıBrowning tipi ateşli silah fişekleri patlattığıgörülmüş…
…
3- ‘M…8’ numaralı silah; çapına uygun ses vegaz fişeği istimal etmek üzere imal edilmişken, sonradan yivli setli namlutakılmak suretiyle 7.65mm. çaplı Browning tipi ateşli silah fişeklerini atarhale dönüştürülmüş, üzerinde ‘SIG SAUER Ca1.7.65 P228 MADE IN GERMANY’ibareleri bulunan, yarı otomatik bir tabancadır.
Yapılan incelemesinde;
Esasında çapına uygun ses ve gaz fişekleriniatmak üzere imal edilmiş bir tabanca iken sonradan yivli-set[li] bir namlu takılmak suretiyle ateşli silahfişeklerini atar hale dönüştürülmüş olduğu,
Ateş etmesine mani mekanik herhangi birarızasının bulunmadığı Laboratuvarımızda yaptığımız tatbiki atışlarda 7.65 mm. ÇaplıBrowning tipi ateşli silah fişekleri patlattığıgörülmüş ve tespit edilmiştir.
…
5-a) Birlikte gönderilen inceleme konusu tabancalar ile aralarındakiçap ve tip farkı itibarı ile atılması mümkün olmayan atmışsekiz (68) adetkovan, otuziki (32) adet deforme mermi çekirdeği ve üzerlerinde kısmi yapıdayiv-set izleri bulunan dört (4) adet mermi çekirdeği gömleği parçası; 9mm. ÇaplıParabellum tipi fişek atar silahlarda kullanılmak üzere imal edilmiş, …
Almışsekiz (68) adet kovanın yapılantetkiklerinde;
9 mm. Çaplı Parabellum tipi fişek atarsilahtan atılmış oldukları,
Otuziki (32) adet deforme mermi çekirdeği veüzerlerinde kısmi yapıda yiv-set izleri bulunan dört (4) adet mermi çekirdeğigömleği parçasının ise yine aynı çaplı fişek atar içerisinde bulunan ateşlisilah namlusundan çıkmış oldukları,
Tespit edilmiştir.
b) 9 mm. Çaplı Parabellum tipi atmışsekiz (68)adet kovan, otuziki (32) adet deforme mermi çekirdeği ve üzerlerinde kısmiyapıda yiv-set izleri bulunan dört (4) adet mermi çekirdeği gömlek parçasımezkur olayla ilgili olarak elde edilecek silahlarla birlikte tekrargönderilmesi durumunda üzerinde mukayeseli bir inceleme yapılabilecektir.
…
9-a) Üç (3) adet mermi çekirdeği gömleğiparçasının mikroskopta yapılan incelenmelerinde tiplerine uygun fişek atariçerisinde yiv-setler bulunan bir ateşli silah namlusundan çıktıkları, ancakçarpma, sürtünme ve kopmadan mütevellit üzerlerinde kısmi yapıda yiv-setizlerinin bulunduğu tespit edilmiştir.
b) Çap ve tiplerine uygun fişeklere aitüzerlerinde kısmi yapıda yiv-set izleri bulunan adet mermi çekirdeği gömleğiparçası mezkur olayla ilgili olarak elde edilen silahlarla birlikte tekrargönderilmesi durumunda üzerinde mukayeseli bir inceleme yapılabilecektir.
…
12- İnceleme konusu tabancalardan deneme vemukayese atışları sonucu elde edilen mukayese kovanları ve mukayese mermiçekirdekleri ile meydana gelen olayla ilgili olarak birlikte gönderilen7.65mm.çaplı Browning tipi üç (3) adet kovan, aynı çap ve tipte bir (1) adetmermi çekirdeği parçası ve aynı çap ve tipte bir (1) adet mermi çekirdeğigömleği parçasının mikroskopta yapılan karşılaştırılmalarında;
Söz konusu 7.65mm. çaplı Browning tipi üç (3)adet kovan, aynı çap ve tipte bir (1) adet mermi çekirdeği parçası ve aynı çapve tipte bir (1) adet mermi çekirdeği gömleği parçasının; ‘6…7’ numaralı,7.65mm. çaplı Browning tipi fişek atar, üzerinde “PIETRO BERETTA GARDONE V.T.7.65 PB.-MADE IN ITALY ibareleri bulunan yarı otomatik tabancadan ATILMIŞoldukları tespit edilmiştir.
…"
21. Bu sırada Cumhuriyet Başsavcılığının 4/12/2015 tarihlitalebi üzerine İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin (Hâkimlik) 4/12/2015tarihli kararıyla soruşturma dosyasında kısıtlama kararı verilmiştir. Kararıngerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:
“ İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın04.12.2015 tarih ve 2015/167239 Soruşturma sayılı yazıları ile,
03/12/2015 Günü … adresinde yapılan aramagirişimleri sırasında çıkan çatışma neticesinde [D.K.] isimli kişinin vurularak etkisiz hale getirildiği,yine şahısla bağlantılı bulunan 4 kişi yakalanarak gözaltına alındığı,şüphelilerin üst aramalarında örgütsel döküman içerebilecek malzemeler elegeçirildiği, yine ayrıca yapılan aramada 3 adet tabanca ele geçirildiği,şüphelilerin eylem hazırlığı içerisinde bulunduğu değerlendirildiği, vurulan vegözaltında bulunan şüphelilerin tespit edilemeyen başkaca şüphelilerle debağlantılarının bulunabileceği değerlendirildiğinden bahisle;
Eylem birlikteliğiyle hareket eden şüphelilerhakkında soruşturmada sona yaklaşıldığı, soruşturma dosyasının kapsamlı olduğubu nedenle soruşturmanın tam ve sağlıklı yürütülmesinde aksamalar yaşanmaması,delillerin sağlıklı toplanabilmesi ve şüphelilerin tam ve eksiksizyakalanabilmesi için dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek almayetkisi konusunda 6572 Sayılı Yasanın 44 ile değişik 5271 Sayılı Kanunun153/2.b-5 maddesi uyarınca KISITLAMA karar verilmesi kamu adına talep edilmişolup,
…
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının04.12.2015 tarih ve 2015/167239 Soruşturma sayılı yazılarındaki talebininKABULÜNE,
…
Eylem birlikteliğiyle hareket eden şüphelilerhakkında soruşturmada sona yaklaşıldığı, soruşturma dosyasının kapsamlı olduğubu nedenle soruşturmanın tam ve sağlıklı yürütülmesinde aksamalar yaşanmaması,delillerin sağlıklı toplanabilmesi ve şüphelilerin tam ve eksiksizyakalanabilmesi için dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek almayetkisi konusunda 6572 Sayılı Yasanın 44 ile değişik 5271 Sayılı Kanunun153/2.b-5 maddesi uyarınca KISITLAMASINA KARAR VERİLMESiNE,
…”
22. Cumhuriyet Başsavcılığınca 6/12/2015 tarihinde 2015/167239numaralı soruşturma dosyası ile 2015/131280 numaralı soruşturma dosyasıarasında irtibat bulunması nedeniyle dosyaların birleştirilmesine vesoruşturmanın 2015/131280 numaraya kayden sürdürülmesine karar verilmiştir.
23. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7/12/2015 tarihinde diğerşüpheliler C.O., R.B. ile A.İ.nin müdafi huzurunda ifadeleri alınmıştır.
24. Laboratuvar tarafından düzenlenen ve 29/12/2015 tarihindegönderilen rapora göre D.K.nın sol el iç, sol el dış, sağ el iç ve sağ el dışsvap numuneleri üzerinde atış artıklarının bulunduğu tespit edilmiştir. D.K.nıngiysileri üzerindeki atış delikleri de giriş-çıkış yönleri ve atış mesafeleribakımından incelenmiş olup söz konusu kriminal inceleme raporunun ilgilikısımları şöyledir:
“ …
Nitelikleri B şıkkında belirtilen hırkaüzerinde yapılan fiziksel incelemeler neticesinde, (27) adet delik tespitedilmiş olup, bahse konu deliklerin bulunduğu yerler aşağıdaki şekil üzerindetemsili gösterilmiştir.
…
İnceleme konusu hırkanın ön tarafında bulunan ‘8’nolu delik ile arka tarafında bulunan ‘1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15,16ve 19’ nolu delikler üzerinde atış artıklarının bulunduğu tespit edilmiş olup,söz konusu deliklerin “UZAK ATIŞ” sonucu meydana gelen “GİRİŞ DELİKLERİ” olduğukanaatine varılmıştır.
İnceleme konusu hırkanın ön tarafında bulunan ‘1,2,3,4,5,6ve 7’nolu deliklerile arka tarafında bulunan ‘17 ve 18’ nolu delikler üzerindeatış artıklarına rastlanılmadığından, herhangi bir kanaat belirtmek mümkünolmamıştır.
Nitelikleri G şıkkında belirtilen pantolonüzerinde yapılan fiziksel incelemeler neticesinde, (18) adet delik tespitedilmiş olup, bahse konu deliklerin bulunduğu yerler aşağıdaki şekil üzerindetemsili olarak gösterilmiştir.
…
İnceleme konusu pantolondaki ‘6 ve 13’ noludelikler üzerinde atış artıklarının bulunduğu tespit edilmiş olup, söz konusudeliklerin “UZAK ATIŞ” sonucu meydana gelen “GİRİŞ DELİKLERİ” olduğu kanaatinevarılmıştır.
İnceleme konusu pantalondaki ‘1, 2, 3,4, 5, 7,8, 9, 10, 11, 12, 14, 15, 16, 17 ve 18’ ile numaralandırılan delikler üzerindeatış artıklarına rastlanılmadığından, herhangi bir kanaat belirtmek mümkünolmamıştır.
…
İnceleme konusu hırkanın sol kol ve sağ kolağız kısımlarında atış artıklarının bulunduğu tespit edilmiştir.
C, D, E, F ve H şıklarında belirtilengiysilerin alt kıyafet olması sebebi ile atış mesafesi çalışması yapılmamıştır.
NOT:
1-EI üstünde atış artıklarının tespiti, o elinya ateş ettiğini veya atış sırasında silaha yakın mesafede olduğunu gösterir.
2- Avuç içinde atış artıklarının tespiti, oelin silahı tuttuğunu veya ateş etmediği halde atış artıklarının bulunduğuyerlere temas ettiğini ya da atış sırasında silaha yakın mesafede olduğunugösterir.
3- Olayla ilgisi olmadığı halde atışartıklarının bulunduğu yerlere (bitişik veya yakın atışlarda mermi girişdeliğinin yakın civarı, atışta kullanılan silah, ateş eden el ile tokalaşmavs.) temas eden ellerde de atış artıkları bulunabilir.
4- Olayla ilgisi olmadığı halde olaydan kısabir zaman önce başka bir amaçla ateş eden elde de atış artıkları bulunabilir.
…”
25. Laboratuvar tarafından düzenlenen ve 8/12/2015 tarihindeiletilen bir başka rapora göre operasyonu gerçekleştiren güvenlik güçlerine aitMP-5 silah aparatında atış artığı bulunmuştur. Fezlekede D.K. tarafındançatışma sırasında gerçekleştirilen atışın güvenlik güçlerinin silahına denkgeldiği belirtilmiş olup (bkz. § 26) söz konusu silaha ait bu aparat üzerindeyapılan fiziki inceleme neticesinde Laboratuvar tarafından bir başka rapordüzenlenmiş ve7/12/2015 tarihinde iletilmiştir. Söz konusu raporun ilgili kısmışöyledir:
“İnceleme konusu 3,7x3,3cm. boyutlarında 2cm.kalınlığında, üzerinde yay mekanizması ve sıkma vida mekanizması bulunan, siyahrenkli bir (1) adet metal silah aparatı üzerinde yapılan fiziksel incelemelerve meydana gelen tahribat alanının yapılan tetkikine istinaden;
Mamul olduğu sert nitelikteki metalinmukavemeti de dikkate alındığında oluşan hasarın yüksek hızlı mermi çekirdeği,saçma tanesi veya metal bilye gibi niteliğini tam olarak belirleyemediğimiz bircismin çarpmasından meydana gelmiş olabileceği kanaati hasıl olmuş ise dehasarın yüzeysel-kısmi olması sebebiyle kesin bir tespitin yapılması mümkünolamamıştır.”
26. İl Emniyet Müdürlüğü tarafından olay hakkında düzenlenen7/12/2015 tarihli, 44 sayfalık fezleke Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmiştir.Fezlekede D.K.nın üyesi olduğu belirtilen silahlı terör örgütü hakkındaayrıntılı bilgilere değinildikten sonra D.K.nın vefatıyla sonuçlanan operasyonöncesi ve sonrasındaki süreçler ile operasyonun gerçekleşme şekline dairanlatımlara yer verilmiştir. Fezlekenin ilgili kısımları şöyledir:
“…
İlimizde … terör örgütünün gençlik yapılanmasıolan (… Hareketi) içerisinde faaliyet gösteren örgüt Sancaktepe İlçe EmniyetMüdürlüğü Yenidoğan Polis Merkezi Amirliği’ne ve Gül Sokak’ta bulunan ÇocukBüro Amirliği’ne yönelik keşif çalışması yapıldığı, söz konusu emniyetbinalarına yönelik önümüzdeki günlerde saldırı yapılabileceği şeklindeistihbari bilgiler elde edildiği,
…terör örgütü faaliyetlerinin deşifre edilmesive engellenmesine yönelik iltisaklı kurumlar ile birlikte sürdürdüğümüzçalışmalarda; İlimiz Bölgede … terör örgütü içerisinde -sözde- kadrolu olarakfaaliyet gösteren [G.]A/K isimli şahsın sürekli olarak yanında Sig Sauer marka 7.65 mm çapındatabanca taşıdığı, son olarak yanında susturucu takılı bir tabancanın bulunduğu,İlimiz Sancaktepe ilçesinde [A.]A/K isimli şahsın evinde kaldığı zamanlarda da polis baskınına karşı sürekliolarak duyarlı olduğu, [G.] A/Kisimli şahsın polisin uygulama yapması durumunda, polisle çatışmayagirebileceği şeklinde çevresindeki örgüt mensuplarına söylemlerde bulunduğuayrıca, [A.] A/K ve [G.] A/K isimli şahısların Sancaktepe İlçesi … civarındaçiftlik evi aradıkları, çiftlik evini kırsaldan gelecek olan şahısları ve eylemiçin getirilen malzemeleri saklamak için kullanacakları şeklinde bilgiler eldeedilmiş,
[G.] A/K isimli şahsın elindekarakol ve etrafında camii, okul, benzin istasyonuna ait krokilerin olduğu, bukrokideki karakolun İlimiz Sancaktepe İlçesi Yenidoğan Polis Merkezi olduğu,başka bir krokide ise İlimiz Sancak tepe İlçe Emniyet Müdürlüğü Sancaktepe ÇocukBüro Amirliğinin bulunduğu yer olduğu, krokilerde bahse konu yerlerin gidişgeliş güzergahlarının çizili şekilde olduğu şeklinde bilgiler elde edilmiştir.
16/11/2015 tarihinde akşam saatlerinde [C.] (A/K), [M.] (A/K), [H.] (A/K), [A.] (A/K) ve açık kimlik bilgileri tespitine yönelikçalışmaları devam eden (2) şahsın ilimiz Sancaktepe İlçesi Eski Ankara Caddesiüzerinde bulunan petrol ofisinin önüne yolu kapatacak şekilde kanalizasyonborusunu yuvarladıkları ve bir süre polisin gelmesini bekledikleri, … ancakpolisin gelmediği bunun üzerine şahısların oradan ayrıldığı, [G.] (A/K) isimli şahsın bahse konu şahıslara bu tarzeylemlerde ‘Polisin gelmesini bekleyin polislerin zırhlı araçtan inmesininardından ateş edin’ şeklinde talimat verdiği şeklinde güvenilir kaynaklardanbilgiler elde edilmiştir.
…
Yakalanan şahıslardan [A.İ.] isimli şahsa ev anahtarlarının nerede olduğusorulması üzerine; kendisinin evde kalmadığını, anahtarlarının eşinde olduğunuyaklaşık 10 gündür eve gitmediğini, inşaatta veya [A.] isimli arkadaşında kaldığını söylemiş, kendisineevde birinin olup olmadığı sorulduğunda evde kimsenin olmadığını eşinin …tedavi gören annesinin yanında olduğunu beyan etmesi üzerine,
Bahse konu arama kararının gereğinin ifasıiçin ihbarda belirtilen İlimiz Sancaktepe İlçesi … adrese görevlilerimiz yeterikadar takviye kuvvetle birlikte geçip, çevrede gerekli emniyet tedbirlerialındıktan sonra dışarıdan bakıldığında kararda belirtilen dairenin ışıklarınınaçık olduğu görülmüş, açık olan apartman giriş kapısından girilerek birincikatta bulunan … daire kapısının usulüne uygun olarak ziline basılmış, defaatlekapı çalınarak yüksek sesle görevlilerimiz ‘POLİS’ olduklarını söylemiş ancakiçeriden kapıyı açan ve çağrılara her ne kadar cevap veren olmamış ise dedairenin ışıklarının yanık olması ve daire içerisinden seslerin geldiği, dairegözetleme deliğine bakıldığında içeriden bir şahsın baktığı içeriden gelen ışıksüzmesinin kapanıp açılmasından görülmesi üzerine içeride birilerinin olduğukanaati oluştuğundan içeride bulunanların suç unsurlarını yok edecekleri, zamankazanarak biz görevlilere silahlı/bombalı saldırı yapabileceklerideğerlendirilerek daire kapısı zor kullanılarak (kırılarak) açılmayaçalışıldığı sırada, silah kurma mekanizma sesi gelmiş, akabinde daireden içerigirilmiş, içeri girildiğinde tekrar yüksek sesle içeride bulunduğu anlaşılanşahıs veya şahıslara görevlilerimiz ‘POLİS’ olduklarını ikazı yapılarakkoridora girilip, odalar kontrol edildiği sırada koridorda ilerlerken bizgörevliler hedef alınarak girişe göre koridorun sonunda sol tarafta bulunanodadan silahla ateş edilmesi üzerine, bilahare polis olduklarını tekrar yükseksesle söylemişse de içeride acil müdahale timimize tekrar birkaç kez ateşedilmesi üzerine odada yatağı kendisine çömelerek mevzi yapar şekilde görülenbayana duyabileceği şekilde ‘polis, silahını bırak ve teslim ol, yoksa karşılıkverilecektir’, ikazlarına rağmen elinde bulunan tabancayı biz görevlilere doğruateş etmek için doğrulttuğu sırada meşru müdafaa şartları oluştuğundanşüpheliye ateş edilmiştir.
Şüpheli ateş edilerek vurulduktan sonrabulunduğu yatağın yanına düştüğü görülmüş, kontrollü bir şekilde güvenli birmesafeden yaklaşıldığında, şüpheli bayanın yerde çömelmiş vaziyette, yanındabulunan tabancayı almaya teşebbüs ettiği, bunun üzerine şüpheli tekraruyarılmasına rağmen eylemine devam etmesi ve tabancayı eline alması üzerinetekrar ateş edilmiştir.
Şüpheli etkisiz hale getirildikten sonra sağ tarafındanbizlere doğrulttuğu tespit edilen tabanca yanından uzaklaştırılmış, şüphelininyüzüstü bacaklarını karnına çekmiş vaziyette sağ elinin görünür sol elininvücudunun altında bulunduğu görülmüş, bu şekilde nabzı kontrol edildiğindenabzının atmadığı, hareketsiz durduğu ve hayat belirtisinin bulunmadığınıngörülmesi ve anlaşılması üzerine, eylemi esnasında üzerinde bomba olabilecektarzda hareket elmesinden kaynaklı bomba düzeneği olabileceği değerlendirilerekşüpheliye başka müdahalede bulunulmadan çevre emniyeti alınarak olay yeriboşaltılmıştır.
…
Yakalanan [A.İ.] isimli şahıs ile tekrardan yapılan görüşmede,kendisine evinin boş olmadığı, evde birisinin olduğu ve görevlilere ateşaçıldığı, görevlilerimize neden yalan söyleyerek yalnış yönlendirmede bulunduğusorulduğunda adı geçen şahıs; ‘Kendisinin çok korktuğunu bildiklerinianlatacağını, evinde bulunan şüpheli kadının adını [E.] olarak bildiğini, yaklaşık olarak 1 hafta 10 gündürevini kullandığını, evini kullanması için kendisini tehdit ettiğini, bayanşahsın … sürekli olarak değişik kıyafetlerle geldiğini, saçlarını farklışekillerle yaptığını, bazende eşarp benzeri bir kumaş parçası ile başınınyarısını kapattığını, telefon kullanmadığını, küçük bir cüzdanının olduğunugörebildiği kadarıyla içinde yüklü miktarda parası olduğunu, bayan şahsınkendisine ait olan bir defteri olduğunu ve evin içindeyken bu deftere süreklibir şeyler yazdığını,’ … belirtmiştir.
…
Bahse konu ihbar ile ilgili olarakMüdürlüğümüzce yapılan çalışmalarda; … ikamet eden ihbarda belirtilen [A.] isimli şahsın [A.İ.] isimli şahıs olduğu, [G.] isimli şahsın [D.K.] olduğu anlaşılması üzerine İstanbul AnadoluCumhuriyet Başsavcılığının (Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu) Nöbetçisavcısının gecikmesinde sakınca bulunan hal göz önünde bulundurularak verdiğiderkenar arama kararı gereği, 3.12.2015 tarih ve saat: 20:30 sıralarında bahsekonu adrese yapılan operasyonda, [G.] Kod [D.K.] ilk öncegüvenlik güçlerimize silahla ateş etmiş, almış olduğu terör amaçlı ideolojikeğitimden dolayı asla teslim olmaya yanaşmayarak güvenlik güçlerimize direnipsilahla çatışmaya devam etmesi üzerine, ölü olarak ele geçirilmiştir. Çatışmaesnasında [G.] Kod [D.K.] kullandığı silahtan çıkan mermi emniyetmensuplarımızın üzerinde bulunan MP 5 tabancaya ait şarjöre isabet etmiştir.
…”
27. İl Emniyet Müdürlüğü OYİ Şube Müdürlüğü Parmak İziGeliştirme Laboratuvarı Büro Amirliği tarafından 28/12/2015 tarihindedüzenlenen ekspertiz raporuna göre olay yerinden elde edilen üzerinde kanolduğu tahmin edilen kırmızı lekeler bulunan ve “Erdal 101 HPG” yazılı 1 adet tabanca ile yine üzerinde kanolduğu tahmin edilen kırmızı lekeler bulunan 1 adet Pietro Beretta Gardonemarkalı 7.65’lik tabanca ve 1 adet Sig Sauer markalı 7.65’lik tabanca üzerindeherhangi bir iz tespit edilememiştir.
28. Başvurucular vekili tarafından 24/12/2015 tarihindeCumhuriyet Başsavcılığından soruşturma dosyasının fotokopisinin verilmesi talepedilmiştir. Bu talebin akıbeti hakkında başvuru dosyasında herhangi bir bilgiveya belgeye rastlanmamıştır.
29. Başvurucular vekili tarafından 29/12/2015 tarihli dilekçeile Cumhuriyet Başsavcılığından bu defa 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanunu’nun 153. Maddesinin üçüncü fıkrasındaki hükme dayalı olaraksoruşturmaya ilişkin kısıtlama kararının bilirkişi raporlarını kapsamayacağı,otopsi raporunun da bir bilirkişi raporu olduğu belirtilerek otopsi raporununbir örneğinin verilmesi talep edilmiştir. Bu talebin akıbeti hakkında dabaşvuru dosyasında herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanmamıştır.
30. Başvurucular vekili tarafından 29/12/2015 tarihli dilekçeile Cumhuriyet Başsavcılığından bir önceki dilekçedekine benzer biçimde baştabilirkişi raporları olmak üzere 5271 sayılı Kanun’un 153. Maddesinin üçüncüfıkrası kapsamına giren evrakın örneklerinin verilmesi ve D.K.nın öldürülmesineilişkin olarak yürütülen soruşturmanın Memur Suçları Bürosuna gönderilmesitalep edilmiştir. Başvuru formunda bildirildiğine göre başvurucular 30/12/2015tarihinde otopsi ve balistik inceleme raporunun örneğini temin etmiştir.
31. Başvurucular vekili 9/3/2016 tarihli dilekçeyle bu defabaşvurucuların kızları D.K. ile irtibatlı oldukları ileri sürülen diğerşüpheliler hakkında da 2015/131280 numaralı dosyadan soruşturma sürdürülmesi vekızlarının ölümüyle ilgili olaya dair ayrı bir soruşturma yürütülmemesinedenleriyle söz konusu soruşturmadaki gizlilik kararı gerekçesiyle otopsi vebalistik inceleme raporları dışında belge temin edemediklerini, bu nedenle ayrıbir dilekçeyle kızlarının ölümünde orantısız güç kullandıklarını iddiaettikleri güvenlik güçleri hakkında şikâyetçi olduklarını iletmiş ve birtakımdelillerin toplanması taleplerinde bulunmuştur.
32. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2015/131280 numaralısoruşturma dosyasında 4/3/2016 tarihinde, başvurucu vekilinin 9/3/2016 tarihlidilekçesindeki talebi üzerine D.K.nın ölümü olayında şüpheli kolluk görevlilerihakkındaki soruşturmanın ayrılarak 2016/33199 numaraya kayden yürütülmesinekarar verilmiştir.
33. Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosuna devredilen2016/33199 numaralı soruşturmada 6/4/2016 tarihinde şüpheli olarak belirtilen İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi Polisleri hakkındakovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgilikısımları şöyledir:
“…
… adreste … Terör Örgütü üyesi olanşüphelilerin yakalanması amacıyla operasyon başlatıldığı, dairenin ışıklarınınaçık olduğunun görülmesi üzerine kapı ziline basıldığı, görevlilerin polisolduklarını söylemelerine rağmen kapının açılmadığı, daire ışıklarının açıkolması ve içeriden seslerin geldiğinin anlaşılması neticesinde daire içindebulunan suç unsurlarını yok edebilecekleri, zaman kazanarak görevli polisleresilahlı veya bombalı saldırı yapabilecekleri değerlendirilerek daire kapısınınzor kullanarak açılmaya çalışıldığı, bu esnada silah kurma mekanizmasına aitsesin geldiği, kapının açılarak içeri girildiği, yüksek sesle görevlipolislerin polis olduklarına dair ikaz yaptıkları, odalar kontrol edildiğisırada görevli polisler hedef alınarak daire kapısının girişine göre koridorunsonunda sol tarafta bulunan odadan silahla ateş edildiği, görevli polislerinpolis olduklarını söylemelerine rağmen birkaç kez daha aynı noktadan ateşedildiği, odadaki yatağı kendisine mevzi yapan ölene silahını bırakıp teslimolması için ikazda bulunulduğu ancak şahsın elinde bulunan tabancayı görevlipolislere doğru ateş etmek için doğrulttuğu esnada şahsa görevli polislerceateş edildiği, ölenin vurulduktan sonra vurulduğu yatağın yanına düştüğü,kontrollü bir şekilde güvenli bir mesafeden yanına yaklaşıldığında şahsın yerdeçömelmiş vaziyette yanında bulunan tabancayı almaya teşebbüs ettiği,
Şahsın uyarılmasına rağmen eylemine devametmesi ve tabancayı eline alması üzerine şahsa tekrar ateş edildiği, ölenin buşekilde hayatını kaybettiği,
Alınan otopsi raporuna göre, şahsın ateşlisilah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası siternum, kot, femur kemikkırığı ile birlikte beyan kanaması, iç organ ve büyük organ yaralanması sonucugelişen iç ve dış kanama sonucu hayatını kaybettiği,
Olay yerinde yapılan inceleme neticesinde, 3adet tabancanın ele geçirildiği, İstanbul Emniyet Genel Müdürlüğü KriminalPolis Laboratuarı Müdürlüğü’nce düzenlenen rapora göre, olay yerinden eldeedilen 7.65 mm. Çaplı Browning tipi 3 adet kovan, aynı çap ve tipte bir adetmermi çekirdeği parçası ve mermi çekirdeği gömleği parçasının şüpheliye ait 6…7seri numaralı 7.65 mm çaplı Pietro Baretta Bordone marka silahtan atıldığınıntespit edildiği,
Tüm dosya kapsamına göre, operasyonugerçekleştiren polis memurlarının TCK ‘nın 25/1 maddesindedüzenlenen meşrusavunma koşulları altında hareket ettikleri, kendilerine karşı gerçekleştirilensaldırıyı ortadan kaldırmak amacıyla eylemlerini gerçekleştirdikleri, ayrıcaPolis Vazife ve Selahiyet Kanunun 16. Maddesinde düzenlenen silah kullanmaşartlarının olayda gerçekleştiği, polisin silah kullanmadan önce ölene karşıduyabileceği şekilde ‘teslim ol’ çağrısında bulundukları, ölenin bu çağrıyauymayarak görevli polislere doğru ateş ettiği, olayda hukuka aykırı herhangibir eylemin söz konusu olmadığı anlaşılmakla,
Şüpheliler hakkında yüklenen suçtan kamu adınaKOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA,
…
Karardan bir suretin Disiplin Soruşturmasıyapılıp yapılmaması konusunda gereğinin takdiri içinDevlet Memurları Kanunun131/3 maddesi uyarıncaİSTANBUL İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ ‘negönderilmesine…”
34. Cumhuriyet Başsavcılığı kovuşturmaya yer olmadığı kararınınbir örneğini 7/4/2016 tarihinde disiplin soruşturması yönünden gereğinintakdiri için İl Emniyet Müdürlüğüne iletmiştir. İl Emniyet Müdürlüğünce16/12/2016 tarihli kararla dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
35. Başvurucular vekili aracılığıyla 4/5/2016 tarihli dilekçeyleetkili soruşturma yapılmadığını belirterek kovuşturmaya yer olmadığı kararınaitiraz etmiştir.
36. Hâkimliğin 24/5/2016 tarihli kararıyla itirazın reddinekarar verilmiştir.
37. Ret kararı başvurucular vekiline 15/7/2016 tarihinde tebliğedilmiş olup başvurucular 15/8/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. Başvurucu İbrahim Kortak Hakkında YürütülenYargılama Süreci
38. Başvurucu hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafındankızı D.K.nın cenazesindeki söylemleri nedeniyle cenazeye katılan diğer birçokşahısla birlikte soruşturma başlatılmış; başvurucunun ve diğer şüphelilerinİzmir 7. Sulh Ceza Hâkimliğinde 11/3/2016 tarihinde sorguları yapılmıştır.Yapılan sorgu sonucunda başvurucunun serbest bırakılmasına, bir kısımşüphelinin ise tutuklanmasına karar verilmiştir.
39.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 29/3/2016 tarihliiddianamesiyle başvurucu ve diğer 24 şüpheli hakkında kamu davası açılmıştır.Başvurucu söz konusu iddianamede terör örgütü propagandası yapma suçuylasuçlanmıştır. İddianamenin ilgili kısımları şöyledir:
“Başsavcılığımıztarafındanyürütülensoruşturmada, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce03.12.2015 günü Sancaktepe ilçesinde düzenlenen terör operasyonunda çıkansilahlı çatışmada ölü olarak ele geçirilen … [D.K.] isimli şahsın cenazesinin 04.12.2015 günü havayoluile İzmirilinegetirildiği,
…cenazekonvoyunakatılmak için bekleyen 50 araçiçerisindeki yaklaşık 120 kişilik gruptan bir kısmının cenaze aracınıdurdurarak zafer işaretleri ve alkışlarla kısa sureli trafiğin akışını keserek ‘BİJİSEROK [A.], ŞEHİT NAMİRİN’seklinde slogan attığı ,buşekildekarayolunun(5) dakikalık süreiçinde trafiğekapatıldığı, daha sonrayapılanuyarılarüzerine, cenazeyi taşıyan araç veberaberindeki 50 araçlık konvoyunhareketle yola çıkarak … terör örgütünün sözdemarşı olan ‘ÇERXA ŞOREŞA (DEVRİM ÇARKI)’ isimli gerilla marşının okunduğu …BucaKaynaklar Mezarlığına götürüldüğüesnada, grup sayısının (400) kişiye ulaştığı,grup içerisinde üzerinde ‘… terör örgütü sözde bayrağı olan kırmızı zeminüzerine ortasında yeşil daire içerisinde seri zemin üzerine kırmızı renkliyıldız ile [D.K.] ve sözde lideri[A.Ö.ye] ait resmin bulunduğu’ 2adet ayrı pankart ile yine grup içerisinde bulunan şahısların yakalarında ‘çatışmadaölü elegeçirilen [D.K.nın] resminbulunduğu ve arka kısmında … terör örgütü sözde bayrağı olan kırmızı zeminüzerine ortasında yeşil daire içerisinde sarı zemin üzerine kırmızı renkliyıldız bulunan resimlerin’ bulunduğu,
…
‘…sözü … babası İbrahim KORTAK’a veriyorum.İbrahim KORTAK’a veriyorum.’ Şeklinde olduğu, İbrahim KORTAK isimli şahsıngruba hitaben kürtçe olarak ‘Hepiniz hoş geldiniz bu şehitler hepimizindir.Şehitler ölmez şehit hepimizindir, bütün şehitlerin hepsi bütün Kürtleriçindir, şehitler başkan [A.]içindir, şehitler hepimizindir, hepinize saygılar sunarım, hepiniz hoş geldinizŞEHİTNAMIRIN (Şehitler Ölmez)’ şeklinde/tarzında bir konuşma yaptığı, …
…
5-Şüpheli, İbrahim KORTAK’ın Cenazeetkinliğinin nasıl yapılacağı hususunda yetkili emniyet personeli ile grubunileri gelenleri arasında görüşmeler devam eder iken grup içerisinde ikenyakasında ölen örgüt mensubunun (Kızının) resmi ve bu resmin arka fonunda …terör örgütünü simgeleyen sözde bayrağı taşırken görüntülenen, etkinlikesnasında ölen [D.K.]isimli şahsın babası olarak anons edilerek konuşma yapması için ses yayınaraçlarının mikrofonu verildiğinde; ‘Hepiniz hoş geldiniz bu şehitlerhepimizindir. Şehitler ölmez şehit hepimizindir, bütün şehitlerin hepsi bütünKürtler içindir, şehitler başkan Apo içindir, şehitler hepimizindir, hepinizesaygılar sunarım, hepiniz hoş geldiniz Şehitler Ölmez’ şeklinde/tarzında kürtçeolarak bir konuşma yapan, yapmış olduğu bu konuşmasında kızının ölümünükendince şehit düşmesini şehitlerbaşkan [A.] içindir şeklindekibelirterek … terör örgütü kurucusu ve sözde lideri [A.Ö.yü] kast ederek kızının terör örgütü adına faaliyetyürütürken terör örgütü amaçları doğrultusunda öldüğünü beyan eden şahısolduğu,
…”
40. Başvurucunun müsnet suçtan yargılanması İzmir 2. Ağır CezaMahkemesinde devam etmektedir.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
41. İlgili ulusal hukuk için bkz. Turan Uytun ve Kevzer Uytun (B. No: 2013/9461, 15/12/2015,§§36-38), Nesrin Demir ve diğerleri(B. No: 2014/5785, 29/9/2016, §§ 74- 81), BerivanTedik Yeşiltepe ve diğerleri (B. No: 2015/17206, 31/10/2018, §§ 21-23) başvuruları hakkında verilen kararlar.
B. Uluslararası Hukuk
1. Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi
42. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Yaşam hakkı” kenar başlıklı 2. Maddesininilgili kısımları şöyledir:
“1. Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur…
2. Ölüm, aşağıdaki durumlardan birinde mutlakzorunlu olanı aşmayacak bir güç kullanımı sonucunda meydana gelmişse, bumaddenin ihlaline neden olmuş sayılmaz:
…
b) Bir kimsenin usulüne uygun olarakyakalanmasını gerçekleştirme veya usulüne uygun olarak tutulu bulunan birkişinin kaçmasını önleme…”
2.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı
43. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre yaşam hakkınıkoruyan 2. Madde, Sözleşme’nin en temel hükümlerinden biridir ve AvrupaKonseyini oluşturan demokratik toplumların ana değerlerinden birinikorumaktadır. AİHM, bu maddenin ihlal edildiğine ilişkin iddiayı en dikkatliincelemeye tabi tutmaktadır. Devlet görevlileri tarafından güç kullanımınailişkin davalarda yalnızca güç kullanan devlet görevlisinin eylemleri değilaynı zamanda mevcut ilgili hukuksal veya düzenleyici sistem ile eyleminplanlanması ve kontrolü de dâhil olayı çevreleyen tüm faktörlerin gözönündebulundurulması gerekmektedir (Nachova vediğerleri/Bulgaristan [BD], B. No: 43577/98, 43579/98, 6/7/2005, §93).
44. Sözleşme’nin 2. Maddesinin ikinci fıkrasında dagörülebileceği üzere polis memurları tarafından ölümcül bir gücün kullanılmasıbelirli durumlarda haklı görülebilir. Ancak kullanılan güç kesinlikle gerekli olandan daha fazlaolmamalıdır yani olayın gerçekleştiği şartlarda kullanılan güç kesinlikleorantılı olmalıdır. Yaşam hakkının temel hak olduğu gözönünde bulundurulduğundacan kaybının haklı görülebileceği durumlar dar yorumlanmalıdır (Nachova ve diğerleri/Bulgaristan, § 94).
45. AİHM, Sözleşme’nin 2. Maddesini 1. Maddesiyle birlikteyorumlayarak devletin yaşama hakkı kapsamındaki bir olayı etkili soruşturmayükümlülüğünün bulunduğunu kabul etmiştir (McCannve diğerleri/Birleşik Krallık [BD], B. No: 18984/91, 27/9/1995, § 161).
46.AİHM’e göre bu yükümlülük, sadece bir kamu görevlisinineylemi veya ihmali sonucu meydana gelen ölüm olayları açısından geçerlideğildir (Can ve diğerleri/Türkiye (k.k.),B. No: 27446/12, 25/11/2014, § 37). Devletin doğal olmayan her ölüm olayında-öldürmeme ya da yaşamı korumama yükümlülüklerini ihlal etmemiş olsa da-gerçekleşen ölümün sebebini ve varsa sorumlularını ortaya çıkarmaya yöneliketkili bir soruşturma yapma yükümlülüğü vardır. Ayrıca devletin etkilisoruşturma yapma şeklindeki usul yükümlülüğü, maddi yükümlülükten ayrı vebağımsız bir yükümlülük hâline gelmiştir.
47. AİHM 2001 yılında incelediği bir başvuruda verdiği karardaise devletin yükümlülüğündeki etkili soruşturmanın ilkelerini belirlemiştir (Hugh Jordan/Birleşik Krallık, B. No:24746/94, 4/5/2001). Jordan Prensipleriolarak anılan bu ilkeler, AİHM’in tamamen yeni belirlediği ilkeler değildir.Bunlar, yukarıda belirtilen McCann vediğerleri/Birleşik Krallık kararından beri önüne gelen davalardauyguladığı birtakım ilkelerin sistematikleştirilmesinden ibarettir. AİHM’inyaşama hakkı kapsamında etkili soruşturmaya ilişkin belirlediği ilkelerşöyledir:
- Soruşturma makamlarının yaşama hakkıyla ilgili konulardanhaberdar olduğunda kendiliğinden harekete geçmeleri (Hugh Jordan/Birleşik Krallık, § 105)
- Soruşturma makamlarının bağımsız olmaları (Hugh Jordan/Birleşik Krallık, § 106)
- Soruşturmanın sorumluların tespitini ve cezalandırılmasınısağlayabilecek şekilde etkili olması, bu kapsamda olayı aydınlatmayayarayabilecek bütün delillerin toplanması (HughJordan/Birleşik Krallık, § 107)
- Soruşturmanın makul bir süratle tamamlanması (Hugh Jordan/Birleşik Krallık, § 108)
- Yürütülen soruşturmanın ve sonuçlarının kamu denetimine açıkolması, her olayda ölen kişinin yakınlarının meşru menfaatlerini korumak içinbu sürece gerekli olduğu ölçüde katılmalarının sağlanması (Hugh Jordan/Birleşik Krallık,§ 109)
48. AİHM, kamu görevlisinin karıştığı kötü muamele veya öldürmeolayları için uygun olan yaptırımları seçimlerinde ulusal mahkemelere saygıgösterdiğini ancak eylemin vahameti ile verilen ceza arasında açık bir orantısızlıkolduğu durumlarda değerlendirme ve müdahale etme hususunda yetki kullanmasınıngerekli olduğunu belirtmektedir (Nikolova veVelichova/Bulgaristan, B. No: 7888/03,20/12/2007,§ 61).
49. Aynı zamanda AİHM, tüm kovuşturmaların mahkûmiyet ve belirlibir cezaya hükmedilmesiyle sonuçlanmasına yönelik mutlak bir yükümlülükbulunmamasına rağmen ulusal mahkemelerin -kamu görevlilerinin ölüme yol açanihmalkârlıkları sonucu ortaya çıkan suçlar da dâhil olmak üzere- kişilerinhayatlarını tehlikeye sokan suçları cezalandırmamaya hiçbir koşulda olanakvermemesi gerektiğinin altını çizmektedir. Mahkemeye göre kamu güvenininsürdürülmesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve kanunsuz eylemlere yönelikherhangi bir tolerans ya da ittifak olduğu görünümünün önlenmesi açısından budurum hayati önem taşımaktadır (Okkalı/Türkiye,B. No: 52067/99, 17/10/2006).
50. AİHM, bu nedenle yaşam hakkını korumaya yönelik pozitifyükümlülüğün ulusal hukuk sistemlerinin kanuna aykırı olarak herhangi birkişiyi öldüren ya da ölümcül şekilde yaralayan kişiler hakkında ceza hukukunuuygulayabilme kapasitesini göstermesi gerektirdiğini kararlarında sıkça dilegetirir (pek çok karar arasından bkz. Nachovave diğerleri/Bulgaristan, § 60).
51. AİHM, belirtilen yükümlülüğün yerine getirilipgetirilmediğini incelemek için ulusal mahkemelerin bu kararlara varırken hukuksisteminin caydırıcı etkisinin korunması ve yaşama hakkı ihlallerininönlenmesinde oynaması gereken rolün öneminin altının çizilmesi amacıylaSözleşme’nin 2. Maddesi uyarınca davaya gereken önemi gösterip göstermediğiniya da ne dereceye kadar gösterdiğini değerlendirmesi görevinin kendisine aitolduğuna vurgu yapmaktadır (Ali ve AyşeDuran/Türkiye, B. No: 42942/02, 8/4/2008, § 62).
52. AİHM, Sözleşme’nin 2. Ve 3. Maddelerinin ihlal edildiğiiddiasının ileri sürüldüğü başvurularda kendisinin oldukça ihtiyatlı davranmasıgerektiğini belirtmektedir. AİHM, olayın fail ya da faillerinin cezaisorumluluğu ile devletlerin Sözleşme uyarınca yükümlü olduğu sorumluluğunfarklı olduğunu ifade etmektedir. AİHM, bu bağlamda kendi yetkisinindevletlerin Sözleşme kapsamındaki sorumluluğunun belirlenmesiyle sınırlıolduğunu vurgulamaktadır. AİHM’e göre Sözleşme kapsamındaki sorumluluk,uluslararası hukukun ilgili kuralları ve ilkeleri dikkate alınarak Sözleşme’ninamacı ışığında yorumlanması gereken kendi hükümlerine dayanmaktadır. AİHM’egöre devletlerin Sözleşme kapsamındaki sorumluluğu, ulusal mahkemelerin takdiryetkisine sahip olduğu bireysel ceza sorumluluğuna ilişkin iç hukuk sorunlarıylakarıştırılmamalıdır. AİHM birçok kararında, ceza hukuku anlamında suçluluk yada masumiyet konusunda kararlar vermenin kendi yetki alanına girmediğini ifadeetmiştir (Giuliani ve Gaggio/İtalya[BD], B. No: 23458/02, 24/3/2011, § 182).
53. Öte yandan AİHM’e göre, gerçekleşen bir ölüm olayıhakkındaki soruşturmanın etkili sayılabilmesi için yerine getirilmesi gerekliilkelerden birisi de yürütülen soruşturmanın ve sonuçlarının yeterince kamudenetimine açık olması ve ölen kişinin yakınlarının meşru menfaatlerini korumakiçin bu sürece gerekli olduğu ölçüde katılmalarının sağlanmasıdır (Giuliani ve Gaggio/İtalya § 304; Hugh Jordan/Birleşik Krallık, § 109; Mustafa Tunç ve Fecire Tunç/Türkiye [BD],B. No: 24014/05, 14/4/2015, § 179).
54. Bununla birlikte üçüncü kişilere ya da başka soruşturmalarazarar verebilecek hassas bilgiler içerdiği durumlarda soruşturma belgelerininaçıklanması veya yayımlanması,Sözleşme’nin 2. Maddesi kapsamında mutlak birgereklilik olarak değerlendirilemez. Dolayısıyla soruşturmanın kamuya veyamağdurun yakınlarına açıklığı şartı, soruşturmanın diğer aşamalarında dasağlanabilir (McKerr/Birleşik Krallık,B. No: 28883/95, 4/5/2001, § 129; Giulianive Gaggio/İtalya, § 304). Dahası Sözleşme’nin 2. Maddesi soruşturmamercilerine, ölenin bir yakınının belirli bir soruşturma tedbirinin alınmasıiçin yaptığı her talebi karşılamaları şeklinde bir yükümlülük yüklemez (Ramsahai ve diğerleri/Hollanda [BD], B.No: 52391/99, 15/5/2007, § 348; Velcea veMazăre/Romanya, B. No: 64301/01, 1/12/2009, § 113).
V. İNCELEME VE GEREKÇE
55. Mahkemenin 10/12/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğineİlişkin İddia
1. Başvurucularınİddiaları
56. Başvurucular, yakınlarının öldürülmesi ve öldürülüş şeklinedeniyle acı yaşadıklarını, ayrıca başvurucu İbrahim Kortak’ın kızı D.K.nıncenazesi sırasında söylediği sözler nedeniyle hakkında soruşturma açıldığını,gözaltına alındığını ve yargılandığını belirtmiş; bu nedenlerle Sözleşme’nin 3.Maddesinin ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
2. Değerlendirme
57.Anayasa’nın 148. Maddesinin üçüncü fıkrasının ilgili kısmışöyledir:
“Herkes, Anayasada güvencealtına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesikapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıylaAnayasa Mahkemesine başvurabilir…”
58. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı 45. Maddesinin (1)numaralı fıkrası şöyledir:
“Herkes, Anayasada güvence altına alınmıştemel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nintaraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından,ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”
59. 6216 sayılı Kanun’un “Bireyselbaşvuru hakkına sahip olanlar” kenar başlıklı 46. Maddesinin (1)numaralı fıkrası şöyledir:
“Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığıileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkıdoğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir.”
60.Anayasa Mahkemesi kötü muamele yasağına ilişkin bu türşikâyetleri incelediği başvurularda, hakları ihlal edilen kişinin aileüyelerinin olaydan dolayı ruhsal çöküntü ve üzüntü yaşamalarının kendileri içinkaçınılmaz bir sonuç olduğunu, bu nedenle Anayasa’nın 17. Maddesinin bu kişilerbakımından ihlal edilebilmesi için söz konusu durumun yeterli olmadığını veaile bireylerinden birinin mağdur olup olmamasının yaşadıkları üzüntüden farklıbir boyut kazandıracak özel faktörlerin başvuruda var olup olmadığına bağlıolduğunu ifade etmiştir (Engin Gök vediğerleri, B. No: 2013/3955, 14/4/2016, §§ 49-54).
61. Diğer taraftan bir bireysel başvurunun kabul edilebilmesiiçin başvurucunun sadece mağdur olduğunu ileri sürmesi yeterli olmayıp ihlaldendoğrudan veya dolaylı olarak etkilendiğini yani mağdur olduğunu göstermesi veyamağdur olduğu konusunda Anayasa Mahkemesini ikna etmesi gerekir. Bu itibarlamağdur olduğu zannı veya şüphesi de mağdurluk statüsünün varlığı için yeterlideğildir (Ayşe Hülya Potur, B.No: 2013/8479, 6/2/2014, § 24).
62. Buna göre aile bireylerinin kötü muamele yasağı bakımındanmağdur statüsüne sahip olabilmeleri için ölüm olayı nedeni ile kaçınılmazolarak yaşanılan üzüntüye farklı bir boyut ve şekil kazandırılmış olmalıdır (Seyfullah Turan ve diğerleri, B. No:2014/1982, 9/11/2017, § 121).
63. Öncelikle belirtmek gerekir ki başvurucuların yakınlarınıngüvenlik güçlerinin güç kullanması nedeniyle vefat etmesinin başvurucularınyakınlarına yönelik eylem nedeniyle kaçınılmaz olarak yaşadıkları üzüntüyüartırdığında bir şüphe bulunmamaktadır. Ancak somut olayın kendine özgükoşullarının -daha önce Anayasa Mahkemesinin önüne taşınmış ve ihlal kararı ilesonuçlanmış şiddetin aile bireylerinin gözüönünde gerçekleşmesi durumu gibi (Mehmet Şah Araş ve diğerleri, B. No: 2014/798,28/9/2016)- insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı bakımından doğrudanveya dolaylı mağdur olunduğunu gösterir mahiyette bir özellik taşımadığınıbelirtmek gerekir.
64. Somut olayın kendine özgü koşulları ve ileri sürülenşikâyetler dikkate alındığında yakınlarının hangi koşullarda öldüğüne herhangibir şekilde tanıklık etmeyen başvurucuların -yakınlarının ölümünden dolayıduydukları üzüntü haricinde- bu üzüntüye farklı bir boyut kazandırabilecek vekendileriyle ilgili olarak kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasınısavunabilecekleri bir durum tespit edilememiştir.
65. Diğer yandan D.K.nın 4/12/2015 tarihinde gerçekleşen cenazetöreninde söylediği birtakım sözler nedeniyle başvurucu İbrahim Kortak hakkındaterör örgütü propagandası yapma suçundan soruşturma başlatıldığı, bu kapsamdaşahsın 11/3/2016 tarihindeki sorgusunu müteakip serbest bırakılmasına kararverildiği, sonrasında müsnet suçtan hakkında kamu davası açıldığı görülmektedir(bkz. §§ 38-40).
66. Başvurucunun cenaze töreninde söylediği sözlerin terörörgütü propagandası suçunu oluşturabileceği değerlendirilerek hakkında kamudavası açılmıştır. Delillerin değerlendirilmesi konusunda asıl sorumlu veyetkili olanlar adli makamlardır, bu nedenle Anayasa Mahkemesinin başvurucununsöylemlerinin müsnet suçu oluşturup oluşturmayacağını irdeleme görevibulunmamaktadır. Bu bağlamda başvurucunun D.K.nın yakını olması nedeniyle yahutD.K.nın eylemleri dolayısıyla soruşturmaya maruz kalması gibi bir durum sözkonusu olmadığı gibi yürütülen soruşturma normal biçimde seyretmekte vebaşvurucu açısından kötü muamele teşkil edebilecek bir işlem içermemektedir.Tüm bu hususlar gözetildiğinde başvurucuların kötü muamele yasağı bakımındanmağduriyetlerinin söz konusu olmadığı sonucuna varılmıştır.
67. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının kişi bakımından yetkisizlik nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Yaşam Hakkının İhlal Edildiğine İlişkinİddia
1- Başvurucuların İddiaları
68. Başvurucular; yakınlarının sağ olarak ele geçirilmesimümkünken kalite standartlarını sağlamayan, kontrolsüz bir operasyonla, çatışmayaşanmadığı hâlde, mutlak zorunlu değilken, ölçüsüz biçimde güç kullanılaraköldürüldüğünü, dolayısıyla yaşam hakkının negatif yükümlülüğünün ihlaledildiğini iddia etmektedir.
69. Diğer yandan başvurucular; olayla ilgili delillerinyeterince toplanmadığını, operasyona katılan güvenlik güçlerinin silahları ileolay yerinde ele geçen boş kovan ve mermi çekirdekleri arasında karşılaştırmaamaçlı kriminal inceleme yapılmadan, güvenlik güçlerinin ellerinden svapnumunesi alınmadan, fezlekede anlatılan olayın gelişimi ile yakınlarınınüzerinde tespit edilen mermi giriş-çıkış deliklerinin yerlerinin uyumgöstermediği, dolayısıyla yakınlarının kasten öldürüldüğü iddiası gözetilmedenve iddialarına konu hususların aydınlatılması için olay yerinde uygulamalıkeşif işlemi yapılmadan, komşuların ve çevredeki kişilerin tanık sıfatıylabeyanları alınmadan, güvenlik güçlerinin ifadeleri alınmadan, güç kullanımınınmutlak zorunluluğu ve ölçülülüğü hakkında bir değerlendirme yapılmadankovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini ileri sürmektedir.
70. Başvurucular ayrıca soruşturmada kısıtlama kararı bulunmasınedeniyle soruşturmaya etkili katılım sağlayamadıklarını, uzun çabalar sonucuancak otopsi ve balistik inceleme raporlarının örneklerini teminedebildiklerini belirterek tüm nedenlerden yaşam hakkının pozitif yükümlülüğükapsamındaki etkili soruşturma yükümlülüğünün, ayrıca adil yargılanma hakkı ileetkili başvuru hakkının ihlal edildiğini iddia etmektedir.
71. Başvurucular son olarak yakınlarının etnik kökeni nedeniyleöldürüldüğünü, aynı nedenle de olayla ilgili soruşturmanın etkili olarakyürütülmediğini ifade ederek ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini ilerisürmektedir.
2. Değerlendirme
a. Şikâyetlerin Nitelendirilmesi ve İncelemeninKapsamı Yönünden
72. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular tarafından Anayasa’da güvencealtına alınan diğer haklar ile bağlantı kurularak ileri sürülen iddialarınAnayasa’nın 17. Maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkı kapsamında olduğudeğerlendirilmiş ve inceleme bu kapsamda yapılmıştır.
73. Kamu görevlilerinin güç kullanması sonucu gerçekleştiğiiddia edilen ölüm olaylarının da şüphesiz devletin sahip olduğu hiçbir bireyin yaşamına son vermemenegatif yükümlülüğü kapsamında incelenmesi gerekmektedir. Bu yükümlülük hemkasıtlı bir biçimde öldürmeyi hem de kasıt olmaksızın ölümle sonuçlanan güçkullanımını içermektedir (Cemil Danışman,B. No: 2013/6319, 16/7/2014, § 44).
74. Anayasa Mahkemesinin bu konuda daha önce vermiş olduğukararları birlikte değerlendirildiğinde kolluk görevlilerinin ancak Anayasa’dabelirtilen amaçlara ulaşmak adına başka bir çarenin kalmadığı zorunlu durumlarda silahkullanabilecekleri söylenebilecektir (CemilDanışman, §§ 45-49). Ayrıca silah kullanılarak ulaşılmak istenenamaç ile karşı karşıya kalınan güçte nispeten ölçülüolma şartı bulunmaktadır (Cemil Danışman,§ 50).
75. Anayasa Mahkemesi, ölümle sonuçlanabilecek kuvvetkullanımının zorunlu olduğu hâllerde bunun gerekli ve ölçülü olup olmadığınınçok sıkı şekilde denetlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır (İpek Deniz ve diğerleri, B. No: 2013/1595,21/4/2016, § 117).
76. Diğer bir ifadeyle Anayasa’nın 17. Maddesinde güvence altınaalınan yaşam hakkının ihlal edildiği iddia edildiğinde Anayasa Mahkemesi, bukonu hakkında tam bir inceleme yapmalıdır (HamdiyeAslan, B. No: 2013/2015, 4/11/2015, § 93).
77. Bununla birlikte tam bir inceleme yapılarak iddia edilenolayların gerçekliğinin tespit edilebilmesi için her türlü şüpheden uzak, makulkanıtların varlığı gerekir. Bu nitelikteki bir kanıt yeterince ciddi, açık vetutarlı emarelerden ya da aksi ispat edilemeyen birtakım karinelerden deoluşabilir (Hıdır Öztürk ve Dilif Öztürk, B.No: 2013/7832, 21/4/2016, § 107).
78. Kamu görevlilerinin güç kullanımına ilişkin eylemlerinin bukonuda değerlendirmesi yapılırken sadece fiilen gücü kullanan görevlilerin eylemlerinindeğil söz konusu eylemlerin planlanması ve kontrolü dâhil olayın bütünaşamalarının dikkate alınması gerekmektedir (CemilDanışman, § 57). Bu nedenle ölümle sonuçlanan olayın gerçekleşmeşartlarının dikkate alınması, yaşamını kaybeden kişinin önceki eylemlerinin vekendisinin yarattığı tehlikenin de değerlendirilmesi gerekir (Cemil Danışman, § 63).
79. Somut olayda başvuruya konu ceza soruşturmasında yer alanbilgi ve belgeler, yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğü açısındaninceleme yapılırken ayrıntılı olarak değinilecek nedenlerle yaşam hakkınınmaddi boyutunun ihlal edilip edilmediği konusunda bir değerlendirme yapılmasınaimkân sağlayacak nitelikte veri içermemektedir. Başka bir deyişle ölümüçevreleyen koşullar yani müteveffanın ölümü ile sonuçlanan operasyonunplanlanması ve kontrolüne dair tüm bilgiler ile güvenlik güçleri tarafındanhangi koşullarda ateş edildiğine dair bilgilerin olaydaki güç kullanımının mutlak zorunlu ve ölçülü olup olmadığınındeğerlendirilebileceği biçimde, tartışmasız olarak adli makamlar tarafındanortaya konup belirlenememesi nedeniyle Anayasa Mahkemesi tarafından negatifyükümlülüğün, özellikle güç kullanımının ölçülülüğübakımından ihlal edildiği iddiasının bu aşamada net bir biçimdedeğerlendirilmesi mümkün değildir.
80. Bu nedenle inceleme sadece olaya ilişkin etkili soruşturmayükümlülüğünün yerine getirilip getirilemediğinin belirlenmesi ile sınırlıolarak, yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin usul boyutunahasredilerek yapılmıştır.
Kadir ÖZKAYA bu görüşe katılmamıştır.
b.Kabul Edilebilirlik Yönünden
81. Anayasa’nın “Kişinindokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı”kenar başlıklı 17. Maddesinin ilgili fıkralarışöyledir:
“Herkes, yaşama, maddi vemanevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
…
Meşrû müdafaa hali, yakalama ve tutuklamakararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasınınönlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstühallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silahkullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürmefiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.
82. Anayasa’nın “Devletintemel amaç ve görevleri” kenar başlıklı 5. Maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“Devletintemel amaç ve görevleri, … Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin vetoplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak vehürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacaksurette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanınmaddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamayaçalışmaktır.”
83. Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, yaşamını kaybeden kişiaçısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayı nedeniyle ölenkişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:2012/752, 17/9/2013, § 41). Başvuru konusu olayda başvurucular, müteveffanınebeveynleri ve kardeşleridir. Bu nedenle başvuruda başvuru ehliyeti açısındanbir eksiklik bulunmamaktadır.
84. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan yaşamhakkının usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
c.Esas Yönünden
i. Genel İlkeler
85. Anayasa’nın 17. Maddesinde düzenlenen yaşam hakkı, Anayasa’nın5. Maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete pozitif ve negatif ödevleryükler (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,§ 50).
86. Yaşam hakkına ilişkin negatif yükümlülük kapsamında kamusalbir yetkiyle güç kullanan görevlilerin kasıtlı ve hukuka aykırı bir şekilde hiçbirbireyin yaşamına son vermeme ödevi bulunmaktadır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 51).
87. Yaşam hakkı kapsamındaki devletin pozitif yükümlülüğükapsamında etkili soruşturma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu soruşturmanın temelamacı, yaşam hakkını koruyan hukukun etkili bir şekilde uygulanmasını ve kamugörevlilerinin müdahalesiyle veya onların sorumlulukları altında meydana gelenveya diğer bireylerin fiilleriyle gerçekleşen ölümler nedeniyle sorumlularınhesap vermelerini sağlamaktır (Serpil Kerimoğluve diğerleri, § 54).
88. Bu usul yükümlülüğünün gerektiği şekilde yerinegetirilmemesi hâlinde devletin negatif ve pozitif yükümlülüklerine gerçektenuyup uymadığı tespit edilemez. Bu nedenle devletin bu madde kapsamındakinegatif ve pozitif yükümlülüklerinin güvencesini, soruşturma yükümlülüğüoluşturmaktadır (Salih Akkuş, B.No: 2012/1017, 18/9/2013, § 29).
89. Bir devlet görevlisi ya da üçüncü kişi tarafından hukukaaykırı olarak ve Anayasa’nın 17. Maddesini ihlal eder biçimde bir muameleyetabi tutulduğuna ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması hâlindeAnayasa’nın 17. Maddesi –“Devletin temelamaç ve görevleri” kenar başlıklı 5. Maddedeki genel yükümlülüklebirlikte yorumlandığında- etkili resmî bir soruşturmanın yapılmasınıgerektirmektedir (Tahir Canan, §25). Bu tür olaylarda yürütülen idari ve hukuki soruşturmalar ve davalarsonucunda sadece tazminat ödenmesi, bu hak ihlalini gidermek ve mağdur sıfatınıortadan kaldırmak için yeterli değildir (SerpilKerimoğlu ve diğerleri, § 55).
90. Ceza soruşturmasının etkili olması için soruşturmamakamlarının resen harekete geçerek ölüm olayını aydınlatabilecek vesorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütün delilleri tespit etmelerigerekir. Soruşturmada ölüm olayının nedeninin veya sorumlu kişilerinbelirlenmesi imkânını zayıflatan bir eksiklik, etkili soruşturma yükümlülüğüneaykırılık oluşturabilir (Serpil Kerimoğlu vediğerleri, § 57).
91. Bu kapsamda yetkililer, diğer deliller yanında görgütanıklarının ifadeleri ile kriminalistik bilirkişi incelemeleri dâhil sözkonusu olayla ilgili kanıtları toplamak için alabilecekleri bütün makultedbirleri almalıdır (Doğan Demirhan,B. No: 2013/3908, 6/1/2016, § 68).
92. Soruşturmanın etkililiğini sağlayan en alt seviyedekiinceleme, başvuruya konu soruşturmanın kendine özgü koşullarına göre değişir.Bu koşullar, ilgili bütün olay ve olgular temelinde ve soruşturmanın pratikgerçekleri gözönünde bulundurularak değerlendirilir. Bu nedenle soruşturmanınetkililiği bakımından her olayda geçerli olmak üzere bir asgari soruşturmaişlemler listesi veya benzeri bir asgari ölçüt belirlemek mümkün değildir (Fahriye Erkek ve diğerleri, B. No:2013/4668, 16/9/2015, § 68).
93. Ceza soruşturmasının etkililiğini sağlayacak hususlardanbiri de fiilen hesap verilebilirliği sağlamak için soruşturma sürecinin kamudenetimine açık olmasıdır. Ayrıca her olayda, ölen kişinin yakınlarının meşrumenfaatlerini korumak için bu sürece gerekli olduğu ölçüde katılmalarısağlanmalıdır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,§ 58).
94. Ancak bahsedilen husustan, soruşturmanın başından sonunakadar mutlaka kamuya açık bir şekilde yürütülmesi gerektiği ve soruşturmamakamlarının ölenin yakınlarınca talep edilen her soruşturma tedbirini mutlakaalmak zorunda oldukları gibi bir anlam çıkarılmamalıdır. Zira üçüncü şahıslarıntemel haklarını korumak, kamu menfaatini gözetmek veya adli makamlarınsoruşturma yaparken başvurdukları yöntemleri güvence altına almak gibiamaçlarla soruşturma aşamasında bazı delillere erişim yönünden kısıtlamagetirilmesi gerekebilir (AYM, E.2014/195, K.2015/116, 23/12/2015, § 107).
95. Ayrıca kamu görevlilerinin güç kullanımı sonucu gerçekleşenölümler yönünden soruşturmada görevli kişilerin olaylara karışan veyakarıştığından şüphelenilen kişilerden bağımsız olması gerekir. Bu durum sadecehiyerarşik veya kurumsal bir bağlantı bulunmamasını değil aynı zamanda somutbir bağımsızlığı da gerektirmektedir (CemilDanışman, § 96).
96. Diğer taraftan soruşturmaların makul bir sürat ve özenleyürütülmesi gerekir. Bazı durumlarda soruşturmanın ilerlemesine engel olangüçlükler bulunabilir. Ancak böyle bir durumda dahi yetkililerin süratlehareket etmeleri olayın aydınlatılabilmesi, hukukun üstünlüğüne olan inancınkorunması ve hukuka aykırı eylemlere müsamaha gösterildiği veya kayıtsızkalındığı görünümü verilmemesi açısından kritik bir öneme sahiptir (Deniz Yazıcı, B. No: 2013/6359,10/12/2014,§ 96)
97. Son olarak etkili bir soruşturmadan söz edilebilmesi içinsoruşturma sonucunda alınan kararın soruşturmada elde edilen tüm bulgularınkapsamlı, nesnel ve tarafsız bir analizine dayalı olması, bunun yanı sıra sözkonusu kararın yaşam hakkına yönelik müdahalenin Anayasa’nın aradığı zorunlubir durumdan kaynaklanan ölçülü bir müdahale olup olmadığına yönelik birdeğerlendirme içermesi de gerekmektedir (CemilDanışman, § 99).
98. İfade etmek gerekir ki Anayasa’nın 17. Maddesinde güvencealtına alınan haklar kapsamında yürütülen ceza soruşturmalarının amacı, yaşamhakkını koruyan mevzuat hükümlerinin etkili bir şekilde uygulanmasını vesorumluların ölüm olayına ilişkin hesap vermelerini sağlamaktır. Bu, bir sonuçyükümlülüğü değil uygun araçların kullanılması yükümlülüğüdür. Diğer yandanburada yer verilen değerlendirmeler, hiçbir şekilde Anayasa’nın 17. Maddesininbaşvuruculara üçüncü tarafları adli bir suç nedeniyle yargılatma ya dacezalandırma hakkı verdiği tüm yargılamaları mahkûmiyetle ya da belirli birceza kararıyla sonuçlandırma ödevi yüklediği anlamına gelmemektedir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 56).
99. Ayrıca belirtilmelidir ki etkili soruşturma yükümlülüğükapsamında başvuru konusu olaylar açısından yer verilen somut tespitler, hiçbirşekilde Anayasa Mahkemesince kişilerin masumiyetine veya suçlululuğuna ilişkinbir yorum yapıldığı şeklinde değerlendirilmemelidir (Rıfat Bakır ve diğerleri, B. No: 2013/2782, 11/3/2015, §143).
100. Son olarakifade etmek gerekir ki Anayasa Mahkemesinin doğrudan, ilgili soruşturma veyargılama makamlarının yerine geçecek şekilde gerçekleşen olaylardakidelillerin değerlendirmesini kendisinin yapması söz konusu olamaz; bu konudaasıl sorumlu ve yetkili olanlar ilk elden olayları inceleyen yetkili adli veidari mercilerdir (Cemil Danışman,§ 58).
ii. İlkelerin Olaya Uygulanması
101. Başvurucular, yakınlarının güvenlik güçlerinin ölçüsüz güçkullanımı sonucu yargısız infaz edilerek öldürüldüğünü, ölüm olayı öncesindeherhangi bir çatışma gerçekleşmediği hâlde yakınlarının güvenlik güçlerinceöldürülmesinden sonra olay yerinin operasyonu gerçekleştiren güvenlik güçleritarafından uygun biçimde kurgulandığını iddia etmektedir. Bu iddialar bakımındanetkili yargısal yol olan ceza soruşturmasının soruşturma makamları tarafındanAnayasa’nın 17. Maddesi gereğince olayın nedeninin ve olayın gerçekleştiğikoşulların belirlenmesini sağlayabilecek şekilde etkili olarak yürütülüpyürütülmediğinin yukarıda belirtilen ilkeler ışığında değerlendirilmesigerekmektedir.
102. Bu incelemeye geçmeden önce Anayasa Mahkemesince yapılandeğerlendirmelerin kişilerin masumiyetine ya da suçluluğuna ilişkin birdeğerlendirme niteliği taşımadığı, olaylardaki delillerin değerlendirmesikonusunda asıl sorumlu ve yetkili olanların ilk elden olayları inceleyenyetkili adli makamların olduğu yeniden vurgulanmalıdır (bkz. §§ 99,100).
103. Bu kabul çerçevesinde, yürütülen soruşturma incelendiğindeadli makamların da kabul ettiği üzere başvurucuların yakını olan D.K. güvenlikgüçleri tarafından gerçekleştirilen bir operasyon sırasında güç kullanımısonucunda vefat etmiştir ve olayın taraflarının da bu tespite bir itirazıbulunmamaktadır.
104. Ölüm olayıyla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığıtarafından derhâl ve resen soruşturma yürütülmüştür. Bu noktada CumhuriyetBaşsavcılığının resen ve derhâl harekete geçmesi soruşturmanın etkililiği adınaönemli olmakla birlikte bunun tek başına yeterli olmadığı, kamu görevlilerininsilahlı güç kullandığı olaylarda bir soruşturmanın etkililiğinden sözedilebilmesi için bu soruşturmanın yasa dışı silah kullanılması sonucundaölümlerin gerçekleşmesinin önlenmesini güvence altına alacak niteliktekapsamlı, dikkatli ve tarafsız şekilde yürütülmesi, ayrıca olayın sebebininaydınlatılması ve sorumluların tespiti bakımından gerekli işlemlerde bireksiklik bulunmamasının zorunlu olduğu tekrar hatırlatılmalıdır (Mustafa Çelik ve Siyahmet Şeran, B. No:2014/7227, 12/1/2017, § 107).
105. Soruşturma kapsamında nöbetçi Cumhuriyet savcısı bizzatolay yerine gelmiş, OYİ görevlileriyle birlikte gerekli incelemelerigerçekleştirmiş ve gerçekleştirilecek soruşturma işlemlerine yöneliktalimatlarını kolluk görevlilerine ilettikten sonra kendisi de olaya ve olayyerine ilişkin tutanak tutmuştur. Ayrıca ölü muayene işlemi de Cumhuriyetsavcısı tarafından gerçekleştirilmiştir (bkz. §§ 15, 16,18).
106. Cumhuriyet Başsavcılığının olaydan bir gün sonra talepetmesi üzerine Hâkimlik tarafından soruşturma dosyasında kısıtlama kararıverilmiştir (bkz. § 21). Bu noktada başvurucuların bu karar nedeniylesoruşturmaya etkili katılım sağlayamadıkları iddiası bulunmaktadır.
107. Genel İlkelerkısmında belirtildiği üzere (bkz. § 93) soruşturmanın etkili yürütülmesindekiunsurlardan biri de ölen kişinin yakınlarının meşru menfaatlerini korumak içinbu sürece gerekli olduğu ölçüdekatılmalarının sağlanmasıdır. Belirtmek gerekir ki katılımın etkililiğininseviyesi, başvuruya konu soruşturma ve kovuşturmaların kendine özgü koşullarınagöre değişebilmektedir.
108. Yürütülen soruşturmada kısıtlılık kararının sebebininsilahlı terör örgütünün faaliyetleri çerçevesinde D.K. ile eylem birliği içindeoldukları ve güvenlik güçlerine silahlı eylem hazırlığı içinde bulunduklarıyönünde haklarında istihbari bilgiler bulunan diğer şüpheliler hakkındakisoruşturmanın devam etmesi olduğu görülmektedir. Dosya kapsamındaki bilgi vebelgelerde başvurucuların söz konusu karara itiraz ettikleri yönünde bir veriyerastlanmamıştır.
109. Yukarıda da ifade edildiği üzere (bkz. §§ 54, 94)soruşturma dosyasında üçüncü kişilere ya da başka soruşturmalara zararverebilecek hassas bilgiler bulunması hâlinde soruşturma belgelerininaçıklanması veya yayımlanması mutlak bir gereklilik olarak değerlendirilemez.
110. Öte yandan 5271 sayılı Kanun’un 153. Maddesinin üçüncüfıkrasında müdafinin inceleme yetkisinin sınırlanamayacağı belgeler belirtilmişolup başvurucuların soruşturma devam ederken, 30/12/2015 tarihinde otopsi vebalistik inceleme raporunun örneğini temin ettikleri anlaşılmaktadır.
111. Soruşturma dosyasındaki belgelerin incelenmesi neticesindebaşvurucuların soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikteki itirazları,varsa bunları ileri sürebilmelerini sağlayabilecek nitelikteki bilgileri içerenotopsi ve balistik inceleme raporlarını soruşturma devam ederken teminedebildikleri (bkz. § 30), bu raporlardaki bilgilere dayalı olarak güç kullanangüvenlik güçleri hakkında olayla ilgili iddialarını içeren detaylı bir suçduyurusu dilekçesini Cumhuriyet Başsavcılığına sunabildikleri (bkz. § 31) vesoruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına da ayrıntılıbir dilekçeyle itiraz edebildikleri (bkz. § 35) gözetildiğinde silahlı terörörgütünün faaliyetlerine ilişkin olarak yürütülen ve diğer soruşturmalarınselameti açısından hassas bilgiler içeren soruşturma dosyasındaki belgeleryönünden kısıtlama kararı verilmesi nedeniyle başvurucuların soruşturmaya gerekli olduğu ölçüde katılamadıklarınısöylemenin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
112. Diğer yandan başvurucuların; gerçekte bir çatışmayaşanmadığı hâlde yakınlarının öldürüldüğü, sonrasında da güvenlik güçlerinceolay yerinin ve olayın kurgulandığı, güvenlik güçlerince meşru müdafaa hâliolmadığı hâlde ölçüsüz güç kullanıldığı, operasyona katılan güvenlikgüçlerinin, operasyona tanık olan veya ev aramasında bulunan komşuların ifadeve beyanlarının alınmadığı, operasyona katılan güvenlik güçlerinin silahlarıile olay yerinden elde edilen mermi kovan ve çekirdekleri üzerindekarşılaştırmalı inceleme yaptırılmadığı, yakınlarına isabet eden mermilerinsayısı, mermi çekirdeği giriş-çıkış deliği yönü ve mermilerin vücuda isabetyerleri ile fezlekede anlatılan olayın gerçekleşme şeklinin uyumsuz olduğu,dolayısıyla bu hususların tespiti açısından olay yerinde uygulamalı keşifyapılmadan ve tüm bu veriler değerlendirilmeden, güvenlik güçleri tarafındankullanılan gücün mutlak zorunlu ve ölçülü olup olmadığına ilişkin birdeğerlendirme yapılmadan, güvenlik güçlerinin olayın gerçekleşme şartlarıylailgili açıklamalarını kabul ederek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafındankovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği iddiaları bulunmaktadır.
113. Operasyonu gerçekleştiren güvenlik güçleri tarafındantutulan olay tutanağı (bkz. §§ 12, 13) ve düzenlenen fezlekeye göre (bkz. § 26)ise güvenlik güçleri tarafından D.K.nın bulunduğu dairenin kapısı kırılarakaçılmaya çalışıldığı sırada içeriden silah kurma mekanizması sesi gelmiş, içerigirilerek şahsa ikaz yapıldıktan sonra koridorda ilerlendiği sırada koridorunsolundaki odadan D.K. tarafından güvenlik güçlerine ateş edilmiş, güvenlikgüçleri tarafından yeniden gerekli ikaz yapıldığı hâlde D.K. tarafından yenidenbirkaç kez ateş edilmesi üzerine odada yatağı kendisine mevzi yapan D.K. yateslim olması yönünde bir ikaz yapılmış, ölenin kendilerine tekrar tabancadoğrultması nedeniyle güvenlik güçleri tarafından D.K.ya ateş edilmiştir.Sonrasında D.K.ya güvenli mesafeden yaklaşıldığında yeniden yanındaki tabancayıalmaya teşebbüs ettiği görülünce önce uyarıda bulunulmuş, eylemine devam etmeyeçalışması üzerine müteveffaya tekrar ateş edilmiştir.
114. Yukarıda Olaylar veOlgular bölümünde ayrıntılı olarak yer verildiği üzere olayıngelişimi ve gerçekleşme koşulları bakımından güvenlik güçleri tarafındandüzenlenen belgelerle başvurucuların iddiaları arasında büyük farklılıklarbulunmaktadır. Bu her zaman mümkün olabilen bir durum gibi görünse de somut başvuru,kamu görevlilerinin güç kullanımı neticesinde gerçekleşen bir ölüm olayınailişkin olduğundan başvurucuların iddialarının öncelikle soruşturmanın güçkullanan kamu görevlilerinden bağımsız olarak ve tarafsız biçimde yürütülüpyürütülmediği yönünden, devamında ise soruşturmanın olayın ne şekildegerçekleştiğini ortaya koyabilecek tüm delillerin toplanıp toplanmadığı,soruşturma sonucunda alınan kararın soruşturmada elde edilen tüm bulgularınkapsamlı, nesnel ve tarafsız bir analizine dayalı olup olmadığı, bunun yanısıra soruşturma sonucunda verilen kararın yaşam hakkına yönelik müdahaleninAnayasa’nın aradığı zorunlu bir durumdan kaynaklanan ölçülü bir müdahale olupolmadığına yönelik bir değerlendirme içerip içermediği hususları açısındanirdelenmesi gerekmektedir.
115. Soruşturma kapsamında yürütülen işlemlere soruşturmanınbağımsız ve tarafsız yürütülmesi gerekliliği yönünden bakıldığında Cumhuriyetsavcısının olay yerine bizzat gelerek OYİ görevlileriyle birlikte olay yeriniincelediği, OYİ görevlileri ile diğer kolluk görevlilerine yapılması gerekensoruşturma işlemleri hakkındaki talimatlarını ilettiği, tüm bu hususlara dairbizzat tutanak tuttuğu görülmektedir. Soruşturma kapsamında yürütülen işlemleredâhil olan polis memurları olaya karışmayan memurlar olup Cumhuriyet savcısınıntalimatı ve bilgisi dâhilinde işlemlerini yürütmüşlerdir. Cumhuriyet savcıları,adli kolluk işlemleri kapsamında ceza soruşturmalarına katılan polislerinhiyerarşik amiridir. Bu nedenle başvuru konusu olay açısından polislerinsoruşturma işlemlerinde görev almaları kural olarak kurumsal ve hiyerarşikaçıdan yürütülen soruşturmanın bağımsızlığına halel getirmeyecektir (Benzeryönde değerlendirme için bkz. Cemil Danışman,§ 103).
116. Olay yeri incelemesinin ve olay yerindeki maddi delillerintoplanması işleminin olaya karışmayan ve OYİ konusunda uzman olan OYİgörevlileri tarafından gerçekleştirildiği, bu süreçte fotoğraf çekimi ve kamerakaydı yapıldığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan ele geçirilen silahlar, boş kovanlar,D.K.nın giysileri ve diğer tüm deliller üzerindeki kriminal incelemelerin olayakarışmayan ve yine bu incelemelerde uzmanlaşmış Kriminal Polis Laboratuvarıtarafından yapıldığı görülmektedir. Söz konusu kurumların incelemelerinigerçekleştirirken bağımsız ve tarafsız davrandıklarından kuşku duyulmasınıgerektirecek bir bulguya rastlanmamıştır.
117. Diğer taraftan operasyonun emniyet birimleri tarafındangerçekleştirilmiş olması nedeniyle olaya ilişkin bilgi ve belgelerin ilgiliemniyet birimi tarafından iletilmesinin de soruşturmanın olağan bir gereğiolduğu ifade edilmelidir.
118. Ayrıca D.K.nın Adli Tıp Kurumu tarafından otopsisiningerçekleştirildiği ve sonucunda ayrıntılı bir otopsi raporu düzenlendiği hususuyukarıda belirtilen hususlarla birlikte değerlendirildiğinde yürütülensoruşturmanın özel koşulları açısından soruşturmanın bağımsızlığı vetarafsızlığı noktasında herhangi bir eksikliğin bulunmadığına kanaatgetirilmiştir.
119. Bir sonraki aşamada soruşturmada olayın aydınlatılması vesorumluların belirlenmesi bakımından delillerin toplanması adına gerekli tümmakul tedbirlerin alınıp alınmadığı ve bu bakımdan gerçekleştirilen işlemlerdesoruşturmanın derinliği ve ciddiyeti üzerinde etki gösteren bir eksikliğinbulunup bulunmadığı, ayrıca soruşturma sonucunda alınan kararın soruşturmadaelde edilen tüm bulguların kapsamlı, nesnel ve tarafsız bir analizine dayalıolup olmadığı, neticede de adli makamlarca verilen kararın yaşam hakkınayönelik müdahalenin Anayasa’nın aradığı zorunlu bir durumdan kaynaklanan,ölçülü bir müdahale olup olmadığına yönelik bir değerlendirme içerip içermediğiyönlerinden inceleme yapılmalıdır.
120. Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen D.K.nın otopsiişlemi sonucunda ayrıntılı bir otopsi tutanağı düzenlenmiştir. Söz konusuraporda, D.K.nın baş kısmındaki mermi çekirdeği giriş yarasının çevresinde isbulaşığı olduğu ve bu yaraya sebebiyet veren atışın bitişiğe yakın atışmesafesinde yapıldığı, diğer atışların ise bitişik atış mesafesi dışında birmesafeden yapıldığı, kesin atış mesafelerinin tespiti için D.K.nın olay anındaüzerinde bulunan kıyafetlerinin incelenmek üzere gönderilmesi gerektiği, ayrıcaD.K.nın vücudunda yirmi beş adet ateşli silah mermi yarası bulunduğu, bunlarınyirmi birinin tek başına öldürücü nitelikte olduğu, diğer dördünün ise öldürücünitelikte olmadığı yönünde tespitler bulunmaktadır (bkz. § 17).
121. D.K.nın kıyafetleri üzerinde yapılan kriminal incelemesonucunda ise hırkasının ön tarafının üzerindeki bir adet mermi deliği ilehırkasının arka tarafındaki on yedi adet mermi deliğinin uzak atış sonucumeydana gelen giriş deliği olduğu, pantolonunun ön tarafındaki bir adet mermideliği ile pantolonunun arka tarafındaki bir adet mermi deliğinin aynı şekildeuzak atış sonucu meydana gelen giriş deliği olduğu tespit edilmiştir. Hırkanınön tarafındaki yedi mermi deliği, hırkanın arka tarafındaki iki mermi deliği vepantolonunun ön ve arkasındaki toplam on altı mermi deliği üzerinde ise atışartığına rastlanmadığından atış mesafesi ve yönü hakkında herhangi bir kanaatbildirilememiştir. Ayrıca incelemede hırkanın her iki kol ağzında atışartıklarına rastlanmıştır. Aynı incelemeye göre D.K.nın her iki el iç vedışından alınan svap numunelerinde atış artıkları tespit edilmiştir (bkz. §24).
122. Diğer yandan olay yerinden elde edilen üç silah üzerindeyapılan parmak izi incelemesinde tabancalar üzerinde herhangi bir izerastlanmamıştır (bkz. § 27).
123. Güvenlik güçleri tarafından düzenlenen fezlekedegerçekleşen çatışma sırasında D.K.nın silahından çıkan merminin isabet ettiğibelirtilen silah aparatı üzerinde yapılan incelemelerde ise aparatta atışartığı bulunduğu ve aparat üzerinde oluşan izin niteliği tam olarakbelirlenemeyen, yüksek hızlı mermi çekirdeği gibi bir cismin çarpması nedeniyleoluşabileceği belirtilmiştir (bkz. § 25).
124. OYİ görevlileri tarafından düzenlenen tutanakta; olayıngerçekleştiği yatak odasında çok sayıda mermi kovanı, deforme mermi çekirdeği,mermi çekirdeği gömleği olduğu, yatak odası kapısı ve duvar üzerinde mermiisabet izlerinin bulunduğu ve bu izlerin incelenmesi neticesinde oda kapısı veduvar üzerindeki iki mermi izinin odanın içinden dışına yapılan atış sonucu,oda kapısı üzerindeki sekiz mermi izinin ise dışarıdan içeriye yapılan atışsonucu oluştuğu tespitlerine yer verilmiştir (bkz. § 18).
125. Olay yerinde gerçekleştirilen arama neticesinde biriD.K.nın vefatı sonrası yanında, diğeri vücudunun altında, bir diğeri ise evindiğer odalarında olmak üzere toplam üç adet tabanca ele geçirilmiştir (bkz. §19). Söz konusu tabancalar ve olay yerinden elde edilen mermi kovanları, mermiçekirdekleri ve mermi gömlekleri kriminal incelemeye gönderilmiştir (bkz. §19). Söz konusu inceleme sonucu düzenlenen raporda; 7.65 mm çaplı Browningtipli 3 adet kovan, aynı tipte 1 adet mermi çekirdeği parçası ve aynı çap vetipte bir adet mermi çekirdeği gömleği parçasının olay yerinde ele geçen üçtabancadan biri olan Pietro Beretta ibareli silahtan atıldığı ifade edilmiştir.Raporda ayrıca inceleme için gönderilen altmış sekiz kovan, otuz iki adetdeforme mermi çekirdeği ve üzerinde yiv ve set izleri bulunan dört mermiçekirdeği gömleği parçasının inceleme için gönderilen üç tabancadan -arasındaçap ve tip farkı olması nedeniyle- atılmasının mümkün olmadığı, 9 mm çaplı,Parabellum tipi fişek atar silahtan atılmış olduğu ve olayla ilgili olarak eldeedilecek silahların iletilmesi hâlinde mukayeseli inceleme yapılabileceğibelirtilmiştir.
126. Anayasa Mahkemesince yapılan değerlendirmelerin kişilerinmasumiyetine ya da suçluluğuna ilişkin bir değerlendirme niteliği taşımadığı,olaylardaki delillerin değerlendirmesi konusunda asıl sorumlu ve yetkiliolanların ilk elden olayları inceleyen yetkili adli makamların olduğubenimsenerek yapılan incelemede, yukarıda belirtilen soruşturma işlemleribirlikte değerlendirilmek suretiyle gerçekleştirilen bir operasyon sırasındakigüç kullanımı sonucu vefat eden D.K.nın olayın gerçekleştiği evde tek başınaolduğu, dolayısıyla güvenlik güçleri dışında olayın gerçekleşme koşullarıhakkında bilgisi olan başka kişiler olmadığı gözetildiğinde adli makamlartarafından olayın gerçekleşme koşulları hakkında münhasıran bilgi sahibi olanve güç kullanımını gerçekleştiren güvenlik güçlerinin bu konudaki beyanlarınabaşvurulmaması ilk bakışta bir eksiklik olarak göze çarpmaktadır.
127. Aynı şekilde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından operasyonungerçekleştirilmesi aşamasına ilişkin bilgisi olabileceği değerlendirilenkomşular ya da çevrede bulunan şahısların tespiti yönünde bir çalışmayapılmamış, soruşturma kapsamında tanık beyanına başvurulmamıştır. Budoğrultuda olay sonrasında Cumhuriyet savcısı ve OYİ görevlileri tarafındanolay yeri incelendiği sırada hazırun olarakbulunan M.K.nın da tanık olarak beyanına başvurulmamıştır.
128. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından operasyonun planlanmasıve gerçekleştirilmesi aşamalarına ilişkin bilgilerin ayrıntılı olarakbilinmesi, operasyon sırasında kullanılan gücün mutlak zorunlu ve ölçülü olması ilkeleri yönündendeğerlendirilebilmesi için elzemdir. Bu açıdan Cumhuriyet Başsavcılığıtarafından bu hususlarda bilgisi bulunan tüm ilgililerin (şüpheli/tanık) tespitedilerek bilgilerine başvurulması soruşturmanın etkili yürütülmesi açısındanönem arz etmektedir.
129. Güvenlik güçlerinin karıştığı olaylardaki bu türeksiklikler, mağdurlarda ve genel olarak toplumda kolluk görevlilerinineylemlerinden -adli makamlar dâhil olmak üzere- kimseye karşı sorumluolmadıkları bir otorite boşluğu içinde hareket ettikleri ve soruşturmalardagerekli özenin gösterilmediği düşüncesinin oluşmasına da yol açabilmektedir(benzer yöndeki değerlendirme için bkz. CembeliErdem, B. No: 2014/19077, 18/4/2018, § 132).
130. Öte yandan başvurucuların kızlarının ölçüsüz biçimde güçkullanılarak, çatışma olmadığı hâlde yargısız infaz edilerek öldürüldüğü,güvenlik güçlerinin olayın gerçekleşmesine dair anlatımlarıyla yakınlarınınvücudunda tespit edilen mermi giriş-çıkış sayısı ve yönleri arasında uyumsuzlukolduğu iddiaları bulunduğu, soruşturma sırasında olayın aydınlatılması içinkendilerinin de katılımıyla olay yerinde keşif ve canlandırma işlemigerçekleştirilmesi talebini adli makamlara ilettikleri görülmüştür.
131. Bu bakımdan otopsi işlemi sonucunda D.K.nın baş bölgesindenbir kez, bitişiğe yakın atışla vurulduğunun, ayrıca vücudunda tespit edilen,uzak mesafeden atılan yirmi beş mermi yarasından yirmi birinin tek başınaöldürücü nitelikte olduğunun tespit edilmesi (bkz. § 17), diğer yandan olayyerinden elde edilen ve D.K.nın sağ/sol el iç/dış svap numunelerininincelenmesinde atış artığı tespit edilmesine göre çatışma sırasında en az birtanesinin D.K. tarafından kullanılmış olduğu değerlendirilen tabancalarüzerinde yapılan kriminal incelemede tabancaların hiçbirinde D.K.nın parmakizine rastlanmamış olması (bkz. § 27), güvenlik güçleri uhdesindeki silahaparatında mermi değmesi sonucu oluşabileceği değerlendirilen biz iz bulunması,yine D.K.nın olay sırasında üzerinde bulunan giysileri üzerinde yapılankriminal incelemede ölenin hırkasının sırt kısmında on yedi adet, uzak atışmesafesinde yapılmış mermi giriş deliği bulunduğunun tespit edilmiş olması(bkz. § 24), D.K.nın vücudundaki mermi izlerinin yerleriyle çatışma sırasındaD.K.nın odadaki yatağın arkasında mevzilendiği açıklamasının uygunluğunundenetlenmesinin gerekebileceği hususları karşısında olayın gerçekleştiğikoşulların tartışmasız olarak belirlenmesini sağlamada oldukça önem arz ettiğiaçık olan uygulamalı keşif işleminin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafındangerçekleştirilmemesi soruşturmanın etkililiğini zedeleyen unsurlar olarak gözeçarpmaktadır.
132. Olay yerinde uygulamalı keşif gerçekleştirilmesinin olayıngerçekleşme şartlarına ilişkin başvurucuların iddiaları ile güvenlik güçlerininaçıklamaları arasındaki çelişkiyi giderebileceği, aynı zamanda adli makamlarasoruşturma neticesinde verecekleri kararda olayda gerçekleşen güç kullanımının mutlak zorunlu ve özellikle de ölçülülü olup olmadığı açısından sağlıklıbir değerlendirme yapmalarına imkân sağlayacağı değerlendirilmektedir.
133. Tüm bunlar dışında soruşturmanın etkililiğini zedeleyen birdiğer eksiklik ise olay yerinden elde edilen altmış sekiz boş kovan, otuz ikideforme mermi çekirdeği ve dört mermi çekirdeği gömleği parçasının 9 mm’likParabellum tipi silahtan atılmış olduğu ve olayla ilgili olarak elde edileceksilahlarla birlikte tekrar gönderilmesi durumunda mukayeseli bir incelemeyapılabileceği kriminal inceleme raporunda belirtildiği hâlde (bkz. §§ 19, 125)Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bu yönde bir ekspertiz raporunun teminedilmemesidir. Söz konusu inceleme sırasında kaç mermi kovanının hangi silahtanve kim tarafından atıldığı tespit edilebilecek, bu bilgi uygulamalı keşifişlemindekine benzer biçimde adli makamlara soruşturma neticesinde vereceklerikararda olayda gerçekleşen güç kullanımının mutlakzorunlu ve özellikle de ölçülülüolup olmadığı açısından sağlıklı bir değerlendirme yapmalarına imkânsağlayabilecektir.
134. Anayasa’nın 17. Maddesi gereğince yürütüleceksoruşturmalarda, soruşturma makamlarının olayın gelişimine ve delillerin eldeedilmesine ilişkin olarak ölen kişinin yakınlarının soruşturma kapsamında hertürlü iddialarını ve taleplerini karşılama zorunluluğu bulunmamaktadır. Soruşturmakapsamında yürütülecek soruşturma işlemlerinin belirleyicisi yetkili soruşturmamakamlarıdır (Yavuz Durmuş ve diğerleri,B. No: 2013/6574, 16/12/2015, § 62).
135. Fakat daha önce de belirtildiği üzere (bkz. § 97)soruşturma sonucunda verilen kararın yaşam hakkına yönelik müdahaleninAnayasa’nın aradığı zorunlu bir durumdan kaynaklanan ölçülü bir müdahale olupolmadığına yönelik bir değerlendirme içermesi de gerekmektedir. Bu noktadaCumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili olarak verilen kovuşturmayayer olmadığı kararında “güvenlik güçlerininmeşru savunma koşulları altında hareket ettikleri, kendilerine karşıgerçekleştirilen saldırıyı ortadan kaldırmak amacıyla eylemlerinigerçekleştirdikleri, ayrıca Polis Vazife ve Selahiyet Kanunun 16. Maddesindedüzenlenen silah kullanma şartlarının olayda gerçekleştiği, polisin silahkullanmadan önce ölene karşı duyabileceği şekilde ‘teslim ol’ çağrısındabulundukları, ölenin bu çağrıya uymayarak görevli polislere doğru ateş ettiği,olayda hukuka aykırı herhangi bir eylemin söz konusu olmadığı”gerekçesine yer verilmiştir.
136. Cumhuriyet Başsavcılığının söz konusu kararında, güvenlikgüçlerinin silah kullanımının yasal sınırlar (meşru savunma) içinde gerçekleşipgerçekleşmediğine ilişkin bir değerlendirme yapıldığı fakat bu değerlendirmeyapılırken konu hakkındaki yasal mevzuat ve güç kullanımında aranan mutlak zorunluluk ve ölçülülük kriterlerinin olayda söz konusuolup olmadığının ayrıntılı olarak incelenmediği görülmektedir (bkz. § 33).Anayasa Mahkemesi söz konusu eksikliğin yukarıda ayrıntılı olarak değinilensoruşturma işlemlerindeki eksikliklerden kaynaklandığını değerlendirmektedir.Söz konusu eksiklikler nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilenkarar Anayasa’nın aradığı zorunlu birdurumdan kaynaklanan ölçülü bir müdahale olup olmadığına yönelikolarak yapılması gereken bir değerlendirmenin tüm gereklerini de karşılarnitelikte değildir. Aynı şekilde Hâkimlik tarafından verilen kovuşturmaya yerolmadığına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin kararda da bu yönde birdeğerlendirme bulunmamaktadır.
137. Anayasa Mahkemesi, görevi olmadığından değerlendirmelerindebelirtilen hususlarda araştırma yapılması hâlinde başvuruya konu davanın nasılsonuçlanacağı ile ilgilenmemektedir. Anayasa Mahkemesinin görevi, soruşturmamakamlarının Anayasa’nın 17. Maddesi ile öngörülen derinlikli ve özenliinceleme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini ya da ne ölçüde getirdiğinibelirlemekten ibarettir (İpek Deniz vediğerleri, § 169).
138. Soruşturmanın etkililiği bakımından değerlendirilecek sonhusus ise soruşturmanın makul süratle tamamlanıp tamamlanmadığıdır. 3/12/2015tarihinde gerçekleşen olayla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından6/4/2016 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş, karara karşıyapılan itiraz ise 24/5/2016 tarihinde Hâkimlik tarafından reddedilmiştir.Soruşturma sürecinde birçok ekspertiz raporu temin edildiği gözetildiğindesoruşturmanın altı aya yakın sürede sonuçlandırılmasının soruşturmanın etkililiğiaçısından bir sorun teşkil etmediği değerlendirilmiştir.
139. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan gerekçelerle, yürütülensoruşturmanın Anayasa’nın 17. Maddesinin gereklerine cevap verebileceknitelikte olmaması nedeniyle olayla ilgili etkili bir soruşturma yürütülmeyerekyaşam hakkının usul yönünün ihlaline sebep olunduğu kanaatine varılmıştır.
140. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. Maddesinde güvencealtına alınan yaşama hakkının usul yönünün ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
C. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
141. 6216 sayılı Kanun’un 50. Maddesinin (1) numaralı fıkrasınınilgili kısmı ve (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“(1) Esasinceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğinekarar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…
(2)Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali vesonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgilimahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayanhâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde davaaçılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
142. Başvurucular ihlalin tespiti, soruşturmanın yenilenmesi,asgari ücret hesabı üzerinden Fransız Yaşam Tablosu uyarınca hesaplanacakmiktarda maddi tazminat, başvurucular İbrahim ve Gülçin Kortak için ayrı ayrı200.000 TL, diğer başvurucular için ise ayrı ayrı 20.000 TL olmak üzere toplam500.000 TL manevi tazminat ödenmesi talebinde bulunmuştur.
143.Anayasa Mahkemesinin MehmetDoğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadankaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875,7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlalkararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalindevamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiylesonuçlanacağına da işaret etmiştir(AligülAlkaya ve diğerleri, B.No: 2016/12506, 7/11/2019).
144. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlaledildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâlegetirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun içinise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadankaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararlarıngiderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınmasıgerekmektedir (Mehmet Doğan, §§55, 57).
145.İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda AnayasaMahkemesi, 6216 sayılı Kanunun 50. Maddesinin (2) numaralı fıkrası ileİçtüzük’ün 79. Maddesinin 1 numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin vesonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararınbir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme,usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadankaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruyaözgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesitarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde,usul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgilimahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi birtakdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşanmahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin AnayasaMahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam edenihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir. (Mehmet Doğan, §§ 58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri, §§ 57-59,66-67).
146. İncelenen başvuruda yaşam hakkının usul boyutunun ihlaledildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin soruşturma makamınınkararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
147. Bu durumda yaşam hakkının usul boyutunun ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukukiyarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgüdüzenleme içeren 6216 sayılı Kanun’un 50. Maddesinin (2) numaralı fıkrasınagöre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamdayapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesiniihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelereuygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğininyeniden yargılama (soruşturma) yapılmak üzere İstanbul Anadolu CumhuriyetBaşsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
148. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesi ve yenidenyargılama yapılmasının başvurucuların uğradığı zararların giderilmesibakımından yetersiz kalacağı açıktır. Dolayısıyla eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin bütünsonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için yaşam hakkının usul boyutunun ihlalinedeniyle yalnızca ihlal tespiti ve yeniden yargılamayla giderilemeyecek olanmanevi zararları karşılığında başvuruculara net 36.600 TL manevi tazminatmüşterek olarak ödenmesine karar verilmesi gerekir.
149. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi içinbaşvurucuların uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlalarasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucuların bu konuda herhangi bir belgesunmamış olması nedeniyle maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesigerekir.
150. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 2.475TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL yargılama giderininbaşvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kötü muamele yasağının ihlaledildiğine ilişkin iddianın kişi bakımındanyetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,
B. 1. Yaşam hakkının maddi boyutunun ihlal edildiğine ilişkiniddianın incelenmesine GEREK BULUNMADIĞINA Kadir ÖZKAYA’nın karşıoyu veOYÇOKLUĞUYLA,
2. Yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,
C. Anayasa’nın 17. Maddesinin birinci fıkrasında güvence altınaalınan yaşam hakkının usul boyutunun İHLAL EDİLDİĞİNE OYBİRLİĞİYLE,
D. Yaşam hakkının usul boyutunun ihlalinin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden soruşturma yapılmak üzere kararın bir örneğininİstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına (2016/33199 Sor.) GÖNDERİLMESİNE,
E. Başvuruculara müşterek olarak net 36.600 TL manevi tazminatÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
F. 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.714,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
G. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazineve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE10/12/2019 tarihinde karar verildi.
KARŞIOY GEREKÇESİ
Mahkememiz çoğunluğunca, somut olayda yaşam hakkının maddiboyutunun ihlal edilip edilmediği konusunda bir değerlendirme yapılmasına imkânsağlayacak nitelikte yeterli veri bulunmadığı gerekçesiyle, incelemenin sadeceyaşam hakkının etkili soruşturma yapma yükümlülüğü boyutu yönünden yapılmasınakarar verilmiştir. Aşağıda açıklanan nedenlerle, olayda maddi boyut yönündeninceleme yapılması için yeterli bilgi ve belge bulunduğu kanaatine vardığımdanSayın Çoğunluğun bu görüşüne katılmıyorum.
Öncelikle, kamu makamları ile başvurucular arasında,başvurucuların yakını olan D.K.’nın güvenlik güçleri tarafındangerçekleştirilen bir operasyon sırasında gerçekleşen güç kullanımı nedeniyleöldüğü konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Bununla birlikte başvurucular ve kamumakamlarının ölümün hangi koşullar altında gerçekleştiğine dair görüşlerifarklıdır.
Başvurucular, yakınlarının güvenlik güçlerinin ölçüsüz güçkullanımı sonucu yargısız infaz edilerek öldürüldüğünü, ölüm olayı öncesindeherhangi bir çatışma gerçekleşmediği hâlde yakınlarının güvenlik güçlerinceöldürülmesinden sonra olay yerinin operasyonu gerçekleştiren güvenlik güçleritarafından uygun biçimde kurgulandığını iddia etmektedir.
Buna karşın kamu makamları, güvenlik güçlerinin aldıkları birihbar üzerine terör örgütü üyesi oldukları değerlendirilen kişilerinyakalanması amacıyla gerçekleştirdikleri bir operasyon sırasında, uyarılararağmen teslim olmayan ve güvenlik güçlerine ateş eden başvurucunun 26.9.2004tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 25. maddesinin (1) numaralı fıkrasıile 4.7.1934 tarih ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selâhiyet Kanunu'nun 16.maddesine dayanarak meşru müdafaa kapsamında silahlı güç kullanıldığıgörüşündedir.
Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkı,dokunulmaz ve vazgeçilmez temel bir hak olup Anayasa'nın 5. maddesiyle birliktedeğerlendirildiğinde devlete bir takım pozitif ve negatif ödevler yüklediğianlaşılır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17.9.2013, § 50).Kamu görevlilerinin güç kullanması sonucu gerçekleştiği iddia edilen ölümolaylarının devletin negatif yükümlülüğü kapsamında incelenmesi gerekir (CemilDanışman, B. No: 2013/6319, 16.7.2014, § 45). Devletin yaşam hakkına ilişkinnegatif yükümlülüğü kapsamında kamusal bir yetkiyle güç kullanan görevlilerinkasıtlı ve hukuka aykırı bir şekilde hiçbir bireyin yaşamına son vermeme ödevibulunmaktadır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 51).
Anayasa'nın 17. maddesi belli durumlarda kişilere karşı güçkullanılmasına izin vermekteyse de(Cemil Danışman, § 46) Anayasa'nın 13.maddesi uyarınca kamu görevlilerinin güç kullanımının kanuni dayanağınınbulunması, Anayasa'nın 17. maddesinde belirtilen meşru amaçları takip etmesi veölçülü olması gerekir.
Öte yandan Anayasa'nın 17. maddesinin son fıkrasında yer alan"zorunlu durumlarda" ibaresi ve Anayasa Mahkemesinin bu konuda dahaönce vermiş olduğu kararlar birlikte değerlendirildiğinde güvenlikgörevlilerine, ancak Anayasa’da belirtilen amaçlara ulaşmak için başka birçarenin kalmadığı mutlak zorunlu durumlarda ve orantılı bir biçimde güçkullanmalarına izin verildiği sonucuna ulaşılır (Cemil Danışman, § 50; NesrinDemir ve diğerleri, B. No: 2014/5785, 29.9.2016, § 113).
Somut olayda 5237 sayılı Kanun'un meşru müdafaaya ilişkin 25.maddesinin (1) numaralı fıkrası ile 2559 sayılı Kanunu'nun polisin silahkullanma yetkisine ilişkin 16. maddesinin somut olayda güvenlik güçlerininsilahlı güç kullanmasına yeterli kanuni dayanak teşkil ettiğinde kuşkubulunmamaktadır.
Anayasanın 17. maddesinin son fıkrasında “meşru müdafaa” halindekamu görevlilerine ölümle sonuçlanan güç kullanabilme izni verilmiştir. Somutolayda kamu makamları tarafından, D.K.’nın silahla ateş etmesi sonrasındagüvenlik güçlerinin silahlı güç kullandığı ifade edildiğinden başvurucuyayapılan müdahalenin meşru müdafaa kapsamında meşru amacının bulunduğunu dakabul etmek gerekir.
Son olarak somut olayda ölümle sonuçlanan silahlı güçkullanımının mutlak zorunlu ve orantılı olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Başvurucular gerçekte bir çatışma yaşanmadığı hâlde yakınlarınınöldürüldüğünü, sonrasında da güvenlik güçlerince olay yerinin ve olayınkurgulandığını ileri sürmüşler ise de buna ilişkin somut bir verisunamamışlardır.
Somut olayda, kamumakamlarınca, başvurucuların yakını D.K.’nınbir silahlı terör örgütünün gençlik yapılanmasına mensup olduğu ve bu faaliyetiçerçevesinde diğer iki örgüt üyesi ile birlikte güvenlik güçlerine yönelikeylem gerçekleştirme hazırlığı içinde olduğu, örgüt tarafından eylem yapmakiçin dağdan gönderildiği ve silahlı olduğu bilgisi alınmıştır. Güvenlik güçleritarafından D.K. ile irtibatlı olduğu ihbar edilen diğer kişiler operasyonyapılan dairenin dışında yakalanmıştır. Sonrasında gecikmesinde sakınca bulunanhâl nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen arama izni ile ihbardabelirtilen adreste bulunan daireye operasyon gerçekleştirilmiştir.
Olay tutanağı ve fezlekeye göre; kapının rızayla açılmamasıüzerine güvenlik güçleri tarafından D.K.’nın bulunduğu dairenin kapısıkırılarak açılmaya çalışıldığı sırada içeriden silah kurma mekanizması sesigelmiş, içeri girilerek D.K. ya ikaz yapıldıktan sonra koridorda ilerlendiğisırada koridorun solundaki odadan D.K. tarafından güvenlik güçlerine ateşedilmiş, güvenlik güçleri tarafından yeniden ikaz yapıldığı hâlde D.K.tarafından tekrar birkaç kez ateş edilmesi üzerine odada yatağı kendisine mevziyapan D.K. ya teslim olması yönünde ikaz yapılmış, D.K.’nın kendilerine tekrartabanca doğrultması nedeniyle güvenlik güçleri tarafından D.K. ya ateşedilmiştir. Sonrasında D.K. ya güvenli mesafeden yaklaşıldığında yenidenyanındaki tabancayı almaya teşebbüs ettiği görülünce önce uyarıda bulunulmuş,eylemine devam etmeye çalışması üzerine D.K. ya tekrar ateş edilmiştir.
Olayın ardından gerçekleştirilen D.K’ya ilişkin otopsi sonucundatutulan otopsi tutanağında, D.K.’nın vücudunda yirmi beş adet ateşli silahmermi yarası bulunduğu, bunların yirmi birinin tek başına öldürücü nitelikteolduğu, diğer dördünün ise öldürücü nitelikte olmadığı tespit edilmiştir.Rapora göre D.K.’nın baş kısmında bulunan yaraya sebebiyet veren atış bitişiğeyakın atış mesafesinden yapılmıştır. D.K.’nın kıyafetleri üzerinde yapılankriminal inceleme sonucunda ise hırkasının ön tarafının üzerindeki bir adetmermi deliği ile hırkasının arka tarafındaki on yedi adet mermi deliğinin uzakatış sonucu meydana gelen giriş deliği olduğu belirlenmiştir.
Aynı incelemeye göre D.K.nın her iki el iç ve dışından alınansvap numunelerinde ve çatışma sırasında D.K.’nın silahından çıkan mermininisabet ettiği belirtilen güvenlik güçlerine ait silah aparatı üzerinde atışartığı tespit edilmiştir.
Öte yandan olay yeri inceleme görevlileri tarafından düzenlenentutanakta olayın gerçekleştiği yatak odasında çok sayıda mermi kovanı ve mermiçekirdeği bulunduğu, oda kapısı ve duvar üzerindeki iki mermi izinin odanıniçinden dışına yapılan atış sonucu, oda kapısı üzerindeki sekiz mermi izininise dışarıdan içeriye yapılan atış sonucu oluştuğu belirtilmiştir. Olay yerindebiri D.K.’nın vücudunun altında olmak üzere toplam üç adet tabanca elegeçirilmiş, yapılan kriminal incelemede olay yerinde ele geçen 3 adet kovan,aynı tipte 1 adet mermi çekirdeği parçası ile aynı çap ve tipte bir adet mermiçekirdeği gömleği parçasının bu tabancalardan birinden atıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen bilgi ve belgelerden, alınan ihbarımüteakip güvenlik güçlerince gerçekleştirilen terör operasyonu sırasında D.K.tarafından güvenlik güçlerine yönelik silahla ateş edildiği sonucuna ulaşılmaktadır.Öte yandan, dosyada, operasyon sırasında D.K.’nın yapılan uyarıya rağmen teslimolmayıp güvenlik görevlilerine ateş etmesi üzerine meşru müdafaa kapsamındakendisine silahlı güç kullanıldığının aksini ortaya koyacak başka bir delil debulunmamaktadır.
Ayrıca D.K.’nın kıyafetlerindeki on sekiz adet mermi deliğininuzak atış sonucu meydana gelmiş olduğu dikkate alındığında sadece bir yaranınbitişik atışa yakın mesafeden yapılan atış sonucu oluşmuş olması tek başınagüvenlik güçlerinin D.K. yı kontrol altına aldıktan sonra gerekmediği haldesilahlı güç kullandıkları sonucuna varmaya yeterli değildir.
Son olarak somut olayın koşulları altında kendilerine karşısilah kullanan D.K.yı silahlı güç kullanma dışında bir yöntemle etkisiz halegetirmelerini beklemek güvenlik görevlilerinin hayatlarını riske atmaya nedenolabilir. Dolayısıyla güvenlik görevlileri tarafından D.K.ya yönelik silahlıgüç kullanımının mutlak zorunlu durumda ve orantılı bir biçimdegerçekleştiğini, yaşam hakkının maddi boyutunun ihlal edilmediğini kabul etmekgerekir. Bu nedenlerle Sayın çoğunluğun yaşam hakkının maddi boyutu yönündeninceleme yapılmasına gerek olmadığı görüşüne katılmıyorum.
Üye
Kadir ÖZKAYA