TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
AKIN ÖZTIĞ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2016/14924)
Karar Tarihi: 28/11/2019
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Burhan ÜSTÜN
Hicabi DURSUN
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Heysem KOCAÇİNAR
Başvurucular
:
1. Akın ÖZTIĞ
2. Atilla ERGİN
3. Ayla ERGİN
4. Aynur KAVUKÇU
5. Kemal BAŞAK
6. Lütfiye Yadigar ERGİN
7. Mehmet Erol AKIN
8. Mehmet Selim AYDAŞ
9. Mürvet ERGİN
10. Özcan ÖZTİĞ
11. Sevin ŞEKER
12. Zafer Erdinç AKIN
Vekili
:
Av. Mehmet Ali ASLAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, uluslararası anlaşma gereğince Hazine tarafındantahsil edilen tazminattan murise isabet eden miktarının ödenmemesi veyargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle mülkiyet hakkı ile makul süredeyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 26/8/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
A. Başvuru Konusu OlayınArka Planı
6. Başvurucular 15/10/1934 tarihinde vefat eden 1/7/1866 doğumluMuharrem'in mirasçılarıdır.
7. Başvurucular, yakın murisleri Muharrem'e ilk eşinden intikaleden taşınmazların Osmanlı tebaası olan kök muris Halit Ağa (Halit Mehmetoviç) adına kayıtlı olup Üsküp vilayeti Priştine sancağında bulunduğunu ileri sürmüştür.
8. Türkiye Cumhuriyeti ile Yugoslavya Krallığı arasında28/11/1933 tarihinde Mütekabil MutalebatınTesviyesine Müteallik İtilaf (anlaşma) yapılmıştır. Söz konusu anlaşma,6/3/1934 tarihli ve 2382 sayılı Türkiye Cumhuriyeti ile Yugoslavya KrallığıArasında Belgrat'da 28 İkinci Teşrin 1933 Tarihinde Aktedilen Mütekabil MutalebatınTesviyesine Müteallik İtilâfın Tasdikine Dair Kanun ile tasdik edilerek12/3/1934 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Anlaşmanın (3) numaralı maddesine göreYugoslavya Hükûmeti karşılıklı denkleştirmelerden sonra arta kalan 17.000.000 dinartutarındaki paranın 7.000.000 dinarını kredi olarak, 10.000.000 dinarını daHazine bonosu olarak ödemeyi taahhüt etmiştir. Anlaşmanın (4) numaralı maddesiuyarınca Yugoslavya'da bulunan Türk vatandaşlarına ait taşınmazlar YugoslavHükûmetinin tasarrufuna girecektir.
9. 28/11/1933 tarihli anlaşma uyarınca Yugoslavya'dan tahsiledilen toplam 17.000.000 dinar 6/6/1938 tarihinde kanun ile Kızılay Cemiyetine(Kızılay)verilmiştir.
10. Muharrem'in mirasçılarından bir kısmının bu taşınmazlar için28/11/1933 tarihli anlaşma uyarınca ödenen tazminattan pay verilmesi talebiyleDışişleri Bakanlığına 1950, 1966 ve 1977 yıllarında yapmış olduğu müracaatlarolumsuz sonuçlanmıştır.
11. Başvurucuların da aralarında bulunduğu mirasçılar 18/11/1982tarihinde aynı taleplerini Maliye Bakanlığına yöneltmişlerdir. Maliye Bakanlığıbünyesinde kurulan 'Takdir ve Tevzi Komisyonu Başkanlığı 21/5/1982 tarihinde bukişilerin tazminattan yararlandırılmasının mümkün olmadığına karar vermiştir.
12. Bu kişiler anılan kararın iptali istemiyle dava açmıştır.Ankara 2. İdare Mahkemesi 22/2/1985 tarihinde davanın reddine karar vermiştir.Kararın gerekçesinde 28/11/1933 tarihli anlaşma kapsamında TürkiyeCumhuriyeti'ne 476.520 TL değer farkı ödenmiş olup bu para, 6/6/1938 tarihli ve3427 sayılı Yugoslavya Hükümetinden Alınan Tazminatın Kızılay CemiyetineVerilmesine Dair Kanun ile Kızılay'a devredildiğinden kişilere ödemeyapılamayacağına yer verilmiştir. Dosya kapsamında kararın Danıştaydenetiminden geçip geçmediğine ilişkin bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.
B. Başvuruya KonuYargılama Süreci
13. Başvurucular tarihi bildirilmeyen yeni bir dilekçe iletazminat ödenmesi talebiyle Maliye Bakanlığına yeniden müracaat etmiştir.Maliye Bakanlığı 2/3/2009 tarihinde 3427 sayılı Kanun uyarınca başvurucularınödenen tazminattan yararlandırılmasının mümkün olmadığına dair işlem tesisetmiştir.
14. Başvurucular 8/5/2009 tarihli dilekçe ile tazminat ödenmesiisteklerinin reddedilmesinin 28/11/1933 tarihli anlaşmaya aykırı olduğu iddiasıylaiptal davası açmıştır.
15. Ankara 16. İdare Mahkemesi 31/12/2009 tarihli kararı iledavayı reddetmiştir. Sözü edilen kararda, bir kısım başvurucunun 28/11/1933tarihli anlaşma hükümlerinden yararlanma hususundaki iddialarını yazılı belgeile kanıtlamadığına ve bir kısım başvurucu yönünden daha önceden kesinleşmişhüküm bulunduğuna işaret edilmiştir.
16. Hüküm başvurucular tarafından temyiz edilmiştir. DanıştayOnuncu Dairesi 16/10/2014 tarihinde hükmü onamıştır. Onama kararındabaşvurucuların murisine ait taşınmazların 28/11/1933 tarihli anlaşma kapsamındaolup anlaşma uyarınca Türkiye Cumhuriyeti'ne ödenen 17.000.000 dinartutarındaki para kanun ile Kızılay'a verildiğinden başvurucuların ödenentazminattan yararlandırılmasının hukuken mümkün bulunmadığına vurguyapılmıştır.
17. Danıştay kararına yönelik karar düzeltme isteği aynı Dairetarafından 9/6/2016 tarihinde reddedilmiştir.
18. Nihai karar 28/7/2016 tarihinde başvuruculara tebliğedilmiş, başvurucular 26/8/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
19. 2382 sayılı Kanun’un 1. maddesi şöyledir:
“Türkiyeile Yugoslavya arasında 28 ikinci teşrin 1933 tarihinde imzalanan mütekabil mütalebatm tesviyesine müteallik itilâf kabul ve tasdikolunmuştur.”
20. 3427 sayılı Kanun’un 1. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“2382sayılı kanunla tasdik edilmiş olan itilâfnamemucibince Yugoslavya Hükümeti tarafmdan verilen tazminat,teraküm eden faizile birlikte, Heybeliadadakiverem sanatoryomu ve Haydarpaşa numune, İzmir emrazısariye ve istilâiye hastanelerine mülhak olarak ençok yatak adedi temin etmek suretile vücude getirilecek verem pavyonu ve daireleri inşasına vebu hususta icab eden tesisata sarfedilmeküzere Kızılay cemiyetine verilir.''
21. 17/3/1969 tarihli ve 1135 sayılı Türk Vatandaşlarına AitOlup Yugoslav Federatif Halk Cumhuriyetince Millileştirilmiş Bulunan Mal, Hakve Menfaatlerin Tasfiyesi Hakkında Kanun'un''Tazminattan istfade edecek olanlar'' kenarbaşlıklı 2. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“YugoslavFederatif Halk Cumhuriyeti tarafından 5/12/1946 ve 28/4/1948 tarihlerindeyapılan millileştirme ve sair tedbirler dolayısiylemal, hak ve menfaatlerine el konulan Türk vatandaşları tazminattan istifadeederler. ''
B. Uluslararası Anlaşma
22. Türkiye Cumhuriyeti ile Yugoslavya Kırallığıarasında Belgrat'ta 28 ikinci teşrin 1933 tarihinde aktedilenMütekabil Mutalebatın Tesviyesine Müteallik İtilaf'ın ilgili kısımları şöyledir:
“Madde— 1 İki Devletin ve teaalarının mütekabil mutalebatmı tetkik etmiş olan iki Âkit murahhasları bucihetten Yugoslav Hükümetinin medyun olduğu tazminatın Türk Hükümetinin medyunolduğu tazminattan 17 milyon dinarlık bir meblâğ kadar fazla olduğunuanlamışlardır.
Madde — 2 Yugoslavya Hükümeti 17 milyondinarlık meblâğı Türkiye Hükümetine aşağıdani tarzdatesviye etmeği taahhüt eder:
a) 7 milyonu Türk Hükümeti hesabına, emtiaalmağa mahsus olarak, 5 nisan 1934 tarihindeYugoslavya millî bankasında açılacak bir kredi şeklinde olacaktır; işbu meblâğiki hükümet arasında aktedilecek bir ticaretmuahedesi tarafından tesisi muhtemel olan takas sistemine dahil olmayacaktır.
b) On milyonu Hazine bonosu şeklinde olacak vebunun beş milyonu 5 nisan 1935; beş milyonu da 31kânunuevvel 1935 vadeli olacaktır.
Madde — 3 Âkit iki memleket arasında mevcutbütün mutalebat ile ıslahı ziraî ve kolonizasyon kanunlarına tevfikan zaptedilenemlâki gayrimenkuleye müteallik tedabirdenve köylerdeki emvali metruke yüzünden memleketlerden birisinin tebaasının diğermemleket hükümetine karşı haiz olduğu bütün mutalebatişbu itilâf ile halledilmiştir.''
V. İNCELEME VE GEREKÇE
23. Mahkemenin 28/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucu Atilla ErginYönünden
24. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 51. maddesi ile AnayasaMahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 83. maddesi gereğibaşvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıylabireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlindebaşvuru reddedilir ve ilgilinin yargılama giderleri dışında 2.000 Türklirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına kararverilir.
25. Genel hukuk teorisinde bir kamu düzeni kuralı olarak elealınan ve genel olarak bir hakkın açıkça öngörüldüğü amaç dışında vebaşkalarını zarara sokacak şekilde kullanılmasının hukuk düzenince himayeedilmeyeceğini ifade eden hakkın kötüye kullanılmasının yukarıda belirtilendüzenlemelerle bireysel başvuru alanında özel olarak ele alındığıgörülmektedir. Bu bağlamda bireysel başvuru usulünün amacına açıkça aykırı olanve Anayasa Mahkemesinin başvuruyu gereği gibi değerlendirmesini engelleyendavranışların başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesimümkündür (S.Ö., B. No:2013/7087, 18/9/2014, § 28).
26. Bu kapsamda özellikle Anayasa Mahkemesini yanıltmak amacıylagerçek olmayan maddi vakıalara dayanılması veya Anayasa Mahkemesine bunitelikte bilgi ve belge sunulması, başvurunun değerlendirilmesi noktasındaesaslı olan bir unsur hakkında bilgi verilmemesi, başvurunun değerlendirilmesisürecinde vuku bulan ve söz konusu değerlendirmeyi etkileyecek nitelikteki yenive önemli gelişmeler hakkında Anayasa Mahkemesinin bilgilendirilmemesisuretiyle başvuru hakkında doğru bir kanaat oluşturulmasının engellenmesi,medeni ve meşru eleştiri sınırları saklı kalmak kaydıyla bireysel başvuruamacıyla bağdaşmayacak surette hakaret, tehdit veya tahrik edici bir üslupkullanılması ile söz konusu başvuru yolu kapsamında ihlalin tespiti ile ihlalve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin amaçla bağdaşmayacak suretteiçeriksiz bir başvuruda bulunulması durumunda başvuru hakkının kötüyekullanıldığı kabul edilebilecektir (S.Ö.,§ 29; Mehmet Güven Ulusoy [GK],B. No: 2013/1013, 2/7/2015; Osman Sandıkçı,B. No: 2013/6297, 10/3/2016; Selman Kapan vediğerleri, B. No: 2013/7302, 20/4/2016).
27. Merkezî Nüfus İdaresi Sistemi'nden yapılan sorgulamaneticesinde başvuruculardan Atilla Ergin'in bireysel başvuru tarihinden önce24/3/2012 tarihinde öldüğü tespit edilmiş ancak Av. Mehmet Ali Aslan tarafındanbaşvurucunun anayasal haklarının ihlal edildiğinden bahisle verilen 26/8/2016tarihli başvuru formunda başvurucunun öldüğü konusunda bir bilgiye yerverilmeden bireysel başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.
28. Kamu gücü tarafından hakkı ihlal edilen kişinin bireyselbaşvuru yapmadan önce ölmesi durumunda ölen kişi adına bir başkası tarafındanbireysel başvuru yapma imkânı bulunmamaktadır (Abdurrehman Uray, B. No: 2013/6140, 5/11/2014, § 30).
29. Açıklanan gerekçelerle başvuru tarihinden önce vefat etmişolan başvurucu adına vekâlet ilişkisi sona ermiş olan avukat tarafından yapılanbireysel başvurunun başvuru hakkının kötüyekullanımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.
30. Bu durumda Av. Mehmet Ali Aslan hakkında Anayasa Mahkemesiniyanıltıcı nitelikte başvuru yapması nedeniyle 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesive İçtüzük’ün 83. maddesi uyarınca takdiren 2.000 TL disiplin para cezasına hükmedilmesigerekir.
B. Başvurucular MürvetErgin ve Mehmet Selim Aydaş Yönünden
31. Başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan birsebebin olmadığı kanaatine varılması hâlinde başvurunun düşmesine kararverilebilir. Bununla birlikte İçtüzük'ün 80.maddesinin (2) numaralı fıkrası gereği Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanmasıveya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insanhaklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde başvurunun incelenmesine devamedilebileceği öngörülmüştür (Bayram Şahin,B. No: 2013/463, 16/5/2013,§ 16).
32. Başvuru tarihinden sonra ölen başvurucunun mirasçılarınınmakul bir süre içinde başvuruyu devam ettirme yönündeki iradelerini AnayasaMahkemesine bildirmemeleri hâlinde İçtüzük hükümleri uyarınca başvurununincelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir sebebin olmadığı kanaatinevarılabilir (İskender Kaya ve diğerleri,B. No: 2014/7674, 23/3/2017, §§ 18-21).
33. Somut olayda başvuruculardan Mürvet Ergin ve Mehmet Selim Aydaşbaşvuru tarihinden sonra sırasıyla 13/11/2017 ve26/3/2018 tarihinde vefat etmiş ancak mirasçıları başvuruya devam etme yönündeiradelerini makul bir süre içinde bildirmemişlerdir. Somut olayda başvurununincelenmesine devam etmeyi gerekli kılan ve İçtüzük'ün80. maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen nedenlerden biri debulunmamaktadır.
34. Açıklanan gerekçelerle başvurucular Mürvet Ergin ve MehmetSelim Aydaş başvurusunun düşmesine karar verilmesi gerekir.
C. Diğer BaşvurucularYönünden
1. Mülkiyet Hakkınınİhlal Edildiğine İlişkin İddia
35. Başvurucular 28/11/1933 tarihli anlaşma uyarıncaYugoslavya'da taşınmazı bulunan Türk vatandaşları nedeniyle ödenen tazminattankendilerine düşen miktarın ödenmemesinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ilerisürmüşlerdir.
36. 6216 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin (8) numaralıfıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin başlangıcı23/9/2012 tarihi olup bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlaraleyhine yapılan bireysel başvurular incelenebilir (Zafer Öztürk, B. No: 2012/51, 25/12/2012, § 17).
37. Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisini doğru olarakbelirleyebilmek için kesinleşen nihai işlem ve kararın tarihinin yanı sıragerçekleştiği iddia edilen müdahalenin zamanını da doğru tespit etmek gerekir.Bu tespit yapılırken müdahaleyi oluşturan olaylar ve ihlal edildiği iddiaolunan hakkın kapsamı birlikte değerlendirilmelidir (Zeycan Yedigöl [GK], B. No:2013/1566, 10/12/2015, § 31).
38. Anayasa Mahkemesi ayrıca mülkiyetten yoksun bırakmaşeklindeki mülkiyet hakkına yapılan müdahalelerin kural olarak anlık eylemlerolup sürekli bir müdahale oluşturmadığını belirtmiştir (Agavni Mari Hazaryan vediğerleri, B. No: 2014/4715, 15/6/2016, § 114).
39. Türkiye Cumhuriyeti ile Yugoslavya Krallığı arasındaakdedilen 28/11/1933 tarihli anlaşma uyarınca Yugoslavya Hükûmeti TürkiyeCumhuriyeti vatandaşlarının Yugoslavya'da bulunan taşınmazlarına karşılıkolarak 17.000.000 dinar tazminat ödemiştir. Söz konusu tazminat 13/6/1938tarihinde yürürlüğe giren 3427 sayılı Kanun uyarınca Kızılay'a devredilmiştir.
40. Başvurucular, murisleri olduğunu iddia ettikleri HalitAğa'nın Yugoslavya'da kalan tapulu taşınmazları nedeniyle 28/11/1933 tarihlianlaşma uyarınca ödenen tazminattan paylarına düşen miktarın ödenmesi talebindebulunmuştur. Talebin reddi işleminin iptali istemi Mahkemece kanun iledevredilen tazminatın ödenmesi imkânı bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
41. Bu durumda başvurucuların mülkiyet hakkına konu ettiğitaşınmazlar için Yugoslavya Krallığı tarafından ödendiğini iddia ettiğitazminat ile hukuki ilişkisi Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurularıincelemeye başladığı 23/9/2012 tarihinden yaklaşık yetmiş dokuz yıl öncekesilmiş olduğundan mülkiyet hakkına yönelik şikâyet Anayasa Mahkemesinin zamanbakımından yetkisinin dışında kalmaktadır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesizaman bakımından yetki içinde sonuçlanmış olmak kaydıyla kamu makamlarıncamüdahalenin incelenerek esası hakkında bir karar verilmesi veya müdahaleyleilgili tanınan tazminat ve benzeri bir yolun mevcut olması durumlarını dadikkate alarak değerlendirme yapacaktır (benzer bir yaklaşım için bkz. Agavni Mari Hazaryanve diğerleri, §§ 111-120). Somut olay bakımından ise müdahale13/6/1938 tarihinde yürürlüğe giren kanunla gerçekleşmiş olup bu tarihten sonrailgililerin hukuki durumunu etkileyecek herhangi bir düzenleme mevcut değildir.Başvurucuların davasının da benzer bir gerekçe ile reddedildiği gözetildiğindebaşvurunun zaman bakımından yetki kapsamında görülerek incelenmesini gerektiriristisnai bir durumun da mevcut olmadığı görülmektedir.
42. Öte yandan başvurucular, murisleri Muharrem'in mirasçılıkbelgesini sunarak bu şahıs yönünden mirasçılık sıfatlarını kanıtlamıştır. Ancakbaşvurucular bireysel başvuru formuna ekli, tercüme edilmiş tapu kayıtlarınagöre tapu maliki olan Halit Ağa'nın mirasçısı olduklarına dair veraset ilamınısunmamıştır. Bu kişi ile aralarındaki mirasçılık bağını gösterir belge ya damahkeme tespiti de dosya kapsamında bulunmamaktadır.
43. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
44. Başvurucular, makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
45. Bireysel başvurular sonrasında 31/7/2018 tarihli ve 30495sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/7/2018 tarihlive 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupaİnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek SuretiyleÇözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.
46. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göreyargılamaların uzun sürmesi, yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi yada icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddeninyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olanbireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabuledilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaatüzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (TazminatKomisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.
47. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)kararında Anayasa Mahkemesi yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı yada yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediğiiddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurularailişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun ilk bakışta ulaşılabilir veihlal iddialarıyla ilgili olarak başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlamakapasitesi olduğunu değerlendirmiştir. Buna göre Tazminat Komisyonuna başvuruyolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağısonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabuledilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel,§§ 27-36).
48. Mevcut başvuruda söz konusu karardan ayrılmayı gerektirenbir durum bulunmamaktadır.
49. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Atilla Ergin'e vekâleten Av. Mehmet Ali Aslan tarafındanyapılan başvurunun başvuru hakkının kötüyekullanılması nedeniyle REDDİNE,
B. Başvurucular Mürvet Ergin ve Mehmet Selim Aydaştarafından yapılan başvurunun DÜŞMESİNE,
C. 1. Diğer başvurucuların mülkiyet hakkının ihlal edildiğineilişkin iddiasının zaman bakımındanyetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Diğer başvurucuların makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiğine ilişkin iddialarının başvuruyollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
D. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA,
E. 6216 sayılı Kanun'un 51. maddesi ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 83. maddesi uyarınca 2.000 TL disiplin paracezasının Av. Mehmet Ali Aslan'dan TAHSİLİNE,
F. Kararın birer örneğinin Ankara Barosu ve Türkiye BarolarBirliğine GÖNDERİLMESİNE 28/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.