TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ALİ AKYÜZ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/4570)
Karar Tarihi: 17/11/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Yakup MACİT
Başvurucu
:
Ali AKYÜZ
Vekili
:
Av. Hakan ERDEM
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, işçilik alacağından kaynaklanan tazminat davasındausul ve kanuna aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının;Yargıtay ilamında esasa yönelik itirazların karşılanmaması nedeniyle degerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 2/4/2014 tarihinde Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesivasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/4/2015 tarihinde,başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UlusalYargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesindeilgili olaylar özetle şöyledir:
5. Başvurucu, 18/1/2002 tarihinden itibaren Turhal Belediyesindeişçi olarak çalışmakta iken 24/10/2011 tarihi itibarıyla 13/2/2011 tarihli ve6111 sayılı Kanun'un 166. maddesi uyarınca Sami Baklavacı Anadolu Lisesinenakledilmiş; başvurucu, iradesi dışında nakil işleminin gerçekleştiğini iddiaederek Turhal Asliye Hukuk Mahkemesinde (iş mahkemesi sıfatıyla)işçilikalacağından kaynaklanan tazminat davası açmıştır.
6. Mahkeme, 18/6/2013 tarihli ve E.2012/228, K.2013/465 sayılıkararıyla davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgilikısmı şöyledir:
"Bilirkişi raporları, sigorta dosyası, işyeri dosyası, bordrolarTİS.'ler ve dosyaya toplanan tüm belge ve bilgilerinbir bütün olarak incelenmesinden; davacının davalı işverene ait işyerinde18/01/2002 tarihinde çalışmaya başladığı, 24/10/2011 tarihi itibariyle6111sayılı yasanın 166 maddesi gereğincedavacının normfazlası olması nedeniyle başka bir kamu kurumuna naklen tayin suretiylenakledilerek davalı iş yerindedavacının iş akdininnakil nedeni ile sona erdirildiği, davacının iş akdinin gerçek anlamda fesihsonucunu doğurmayacağı, sözleşmenin feshedilmiş sayılmaması nedeniylenakilile beraber davacının Turhal Belediye Başkanlığı nezdinde doğumu feshe bağlıkıdem ve yıllık izin ücreti gibi alacaklarının talep edebilmesinin mümkünbulunmadığı, usul ve yasaya uygun denetime elverişli yerinde yapılan incelemesonucunda düzenlenen 08/03/2013 tarihli bilirkişi raporu dosya içerisindemevcut bordrolar ve hesap ekstreleri ile mukayese edilmek suretiyle hükme esasalınarak neticededavacının davalıya ait iş yerindekiçalışmaları sonucunda 820,00 TL giyim yardımı alacağının bulunduğu, diğertaleplerine ilişkin alacakların bulunmadığı, bordroların bu hususu teyitettiği, davacı vekilinin bu husustaki itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmışbu nedenlerle davanın kısmen kabul ile kısmen reddine dair aşağıdaki hükümkurulmuştur."
7. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 31/12/2013tarihli ve E.2013/23870, K.2013/24111 sayılı ilamıyla onanmıştır. İlamın ilgilikısmı şu şekildedir:
"..
Davacı temyizi açısından:
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce debenimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillereve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,davacının yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddine,
..."
8. Onama ilamı 14/3/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş,2/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.
B.İlgili Hukuk
9. 6111 sayılı Kanun'un 166. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
"...
(1) İl özel idarelerinin sürekli işçikadrolarında çalışan ihtiyaç fazlası işçiler, Karayolları Genel Müdürlüğününtaşra teşkilatındaki sürekli işçi kadrolarına, belediyelerin (bağlı kuruluşlarıhariç) sürekli işçi kadrolarında çalışan ihtiyaç fazlası işçiler, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün taşrateşkilatındaki sürekli işçi kadroları ile sürekli işçi norm kadro dâhilindeolmak üzere ihtiyacı bulunan mahalli idarelere atanır.
...
(6) ...Devre konu işçiler bakımından devirtarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralankurum sorumlu tutulamaz.
..."
10. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu'nun 271. maddesi şöyledir:
"(1) Listelere kaydedilmiş kişilerarasından görevlendirilmiş olan bilirkişilere, il adli yargı adalet komisyonuhuzurunda, “Bilirkişilik görevimi sadakat ve özenle, bilim ve fenne uygunolarak, tarafsız ve objektif bir biçimde yerine getireceğime, namusum, şerefimve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim.” şeklindekisözler, tekrarlattırılmak suretiyle yemin verdirilir. Bu bilirkişilere,görevlendirildikleri her dava veya işte ayrıca yemin verdirilmez; sadecegörevlendirme yazısında, bilirkişilere önceden etmiş bulundukları yemine bağlıkalmak suretiyle oy ve görüş bildirmek zorunda oldukları hususu hatırlatılır.
(2)Listelerekaydedilmemiş olan kişiler arasından bilirkişiler görevlendirilmişse,kendilerine, görevlendiren mahkemece, huzurda, göreve başlamadan önce, birincifıkrada belirtilen şekilde yemin verdirilir. Yemine ilişkin tutanak, hâkim,zabıt kâtibi ve bilirkişi tarafından imzalanır."
.
11. 6100 sayılı Kanun'un 272. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Hâkimler hakkındaki yasaklılık veret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanır.
...
(3) Ret sebeplerinden birinin bilirkişininşahsında gerçekleşmesi hâlinde taraflar, bilirkişinin reddini talep edebileceğigibi, bilirkişi de kendisini reddedebilir....
..."
IV.İNCELEME VE GEREKÇE
12. Mahkemenin 17/11/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
13. Başvurucu, Turhal Belediyesinde işçi olarak çalışmakta ikenrızası alınmadan Millî Eğitim Bakanlığına naklinin yapıldığını, yapılan naklinfeshin hukuki sonuçlarını doğurduğunu, Mahkemenin hukuki ve maddi vakıalarayönelik değerlendirmesinin yanlış olduğunu, bilirkişinin Belediyeden emekli olduğunuve emekli maaşı aldığını, bu nedenle yargılamada tarafsız ve objektifdavranamayacağını, raporda yer alan hukuki değerlendirmelerin de yanlışolduğunu, ayrıca bilirkişinin görme engelli olduğunu, dava dosyasını incelemehususunda bilirkişiyeyardımcı olan kişiye yeminverdirilmesi gerektiği hâlde bu işlemin yerine getirilmediğini, dinlenenyeminli tanık beyanlarına ne bilirkişi raporunda ne de Mahkeme kararında yerverildiğini, Yargıtayın onama kararının gerekçesizolduğunu belirterek Anayasa’nın 2., 10., 17. ve 36. maddelerinde güvence altınaalınan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş; yeniden yargılama ve tazminattalebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
14. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).Başvurucunun,Anayasa'nın 2., 10. ve 17. maddelerinde düzenlenen haklarının ihlal edildiğiiddiasının Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında incelenmesi uygun görülmüştür.Buna göre başvuru, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia veyargılamanın sonucunun adil olmadığına ilişkin iddia başlıkları altındaincelenmiştir.
1. Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğineİlişkin İddia
15. Başvurucu, Yargıtay kararının ileri sürdüğü iddia vedosyadaki maddi olguları karşılayacak nitelikte olmadığını belirterek gerekçelikarar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
16. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması, kanun yoluna başvurmaolanağını etkili kullanabilmek ve mahkemelere güveni sağlamak açısından hemtarafların hem kamunun menfaatini ilgilendirmekte olup kararın gerekçesihakkında bilgi sahibi olunmaması, kanun yoluna müracaat imkânını da işlevsizhâle getirecektir. Bu nedenle mahkeme kararlarının dayanaklarının yeteri kadaraçık bir biçimde gösterilmesi zorunludur (TahirGökatalay, B. No: 2013/1780, 20/3/2014, §66).
17. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması adil yargılanmahakkının unsurlarından biri olmakla beraber bu hak, yargılamada ileri sürülenher türlü iddia ve savunmaya ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiğişeklinde anlaşılamaz. Bu nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamıkararın niteliğine göre değişebilir. Bununla birlikte başvurucunun ayrı ve açıkbir yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddialarının cevapsızbırakılmış olması bir hak ihlaline neden olacaktır. Bunun yanı sıra kanun yolumahkemelerince verilen karar gerekçelerinin ayrıntılı olmaması da her zaman buhakkın ihlal edildiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Kanun yolu mahkemelerinceverilen bu tür kararların ilk derece mahkemesi kararlarında yer verilengerekçelerin kabul edilmiş olduğu şeklinde yorumlanması uygun olupbu durumda üst dereceli mahkeme tarafından öncekimahkeme kararının gerekçesinin benimsendiği kabul edilmelidir (Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat TaahhütMadencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., B. No:2013/1213, 4/12/2013, § 26).
18. Somut başvuru açısından ilk Derece Mahkemesinin taraflarıniddiasına, savunmasına ve toplanan delillere göre yaptığı değerlendirme sonucuyeterli gerekçe ile verdiği kısmen kabul, kısmen ret kararına karşı Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin Mahkemenin gerekçesine atıf yapmak suretiyle onama kararıverdiği anlaşılmıştır (bkz. §§ 6, 7). Bu nedenle Yargıtay kararının gerekçesizolduğundan bahsedilemez.
19. Başvurucunun gerekçeli karar hakkına yönelik bir ihlalinolmadığının açık olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının da diğer kabuledilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Yargılamanın Sonucunun Adil Olmadığınaİlişkin İddia
20. Başvurucu, yasal bir zorunluluk olmadığı hâlde TurhalBelediyesinin tek yanlı iradesi ile atama işleminin uygulandığını, Kanun'a görerıza alınmadan yapılan atamaların feshin hukuki sonuçlarını doğuracağını, hükmeesas alınan raporu düzenleyen bilirkişinin tarafsız olmadığını, raporunundenetime elverişli olmadığını, dosyadaki delillere göre iddiasını ispatladığı hâldedavanın reddine karar verildiğini, bu açıdan kararın usul ve kanuna aykırıolduğunu belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
21. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:
“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesigereken hususlarda inceleme yapılamaz.”
22. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 49. maddesinin (6) numaralıfıkrası şöyledir:
“Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gerekenhususlarda inceleme yapılamaz.”
23. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasınınilgili kısmı şöyledir:
“Mahkeme, ... açıkça dayanaktan yoksunbaşvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”
24. Anılan Anayasa ve Kanun hükümleri ile kanun yolundagözetilmesi gereken hususların bireysel başvuruda incelenemeyeceği ve buçerçevede Anayasa Mahkemesince açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabuledilemezliğine karar verilebileceği hükme bağlanmıştır. Bir anayasal hakkınihlali iddiasını içermeyen, yalnızca derece mahkemelerinin kararlarının yenidenincelenmesi talep edilen başvuruların açıkça dayanaktan yoksun ve Anayasa veKanun tarafından Anayasa Mahkemesinin yetkisi dışında bırakılan hususlarailişkin olduğu açıktır (Miraş Mümessillik İnş. Taah. Reklam.Paz. Yay. San. Tic. A.Ş., B. No: 2012/1056, 16/4/2013, § 34).
25. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurular için benimsediğitemel yaklaşım doğrultusunda kural olarak bireysel başvuruya konu davadakiolayların kanıtlanması, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması,yargılama sırasında delillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi ilekişisel bir uyuşmazlığa derece mahkemeleri tarafından getirilen çözümün esasyönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesinde değerlendirmeye tabitutulamaz. Anayasa'da yer alan hak ve özgürlükler ihlal edilmediği sürece vederece mahkemelerinin kararları açık bir keyfîlikiçermedikçe kararlardaki maddi ve hukuki hatalar bireysel başvuru incelemesindeele alınamaz. Bu çerçevede derece mahkemelerinin delilleri değerlendirmesindeve hukuk kuralını yorumlamasında bariz takdir hatası bulunmadıkça AnayasaMahkemesinin bu takdire müdahalesi söz konusu olamaz (Kenan Özteriş,B. No: 2012/989, 19/12/2013, § 48).
26. Başvurucunun Turhal Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı işçilikalacağından kaynaklanan tazminat davasında Mahkeme; bilirkişi raporları,sigorta dosyası, iş yeri dosyası, bordrolar, Toplu İş Sözleşmesi ve tümbelgelere göre davacının davalı işverene ait iş yerinde 18/1/2002 tarihindeçalışmaya başladığını, 24/10/2011 tarihi itibarıyla6111 sayılı Kanun'un 166.maddesi gereğince norm fazlası olması nedeniyle başka bir kamu kurumuna naklentayin suretiyle nakledilerek davalı iş yerindeki iş akdinin sona erdirildiğini,davacının iş akdinin gerçek anlamda fesih sonucunu doğurmayacağını, sözleşmeninfeshedilmiş sayılmaması nedeniyle nakil ile beraber davacının Turhal BelediyeBaşkanlığı nezdinde doğumu feshe bağlı kıdem ve yıllık izin ücreti gibialacaklarını talep edebilmesinin mümkün bulunmadığını, denetime elverişli8/3/2013 tarihli bilirkişi raporu, dosya içinde mevcut bordrolar ve hesapekstrelerine göre davacının davalıya ait iş yerindeki çalışmaları sonucunda 820TL giyim yardımı alacağının bulunduğunu, diğer taleplerine ilişkin alacakhakkının bulunmadığını, bordroların bu hususu teyit ettiğini, davacı vekilininbu husustaki itirazlarının yerinde olmadığını belirterek davanın kısmenkabulüne karar verdiği, Mahkeme kararına atıfta bulunmak suretiyle Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin hükmü onadığı anlaşılmıştır.
27. Mahkemenin, tarafların iddia ve savunmaları, resmî kayıtlarve bilirkişi raporlarını gözönünde bulundurarak 6111sayılı Kanun'un 166. maddesindeki hükmü yorumlamak suretiyle verdiği kısmenkabul, kısmen ret kararındaki gerekçeler ve başvurucunun iddialarıincelendiğinde iddiaların özünün Mahkeme tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasında isabet olmadığına veesas itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu; Anayasa Mahkemesinin,Derece Mahkemelerinin hukuk kurallarının olay ve olgulara uygulanmasısırasındaki takdirine müdahale etmesi, kendisini onların yerine koyarakdeğerlendirme yapmasının mümkün olmadığı, bu açıdan başvurucuların ilerisürdüğü iddiaların Anayasa Mahkemesinin değerlendirme yetkisi dışında kalanhususlara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
28. Bunun yanında başvurucunun; bilirkişinin Belediyeden emekliolduğu ve maaş almaya devam ettiği bu yüzden tarafsızlığını yitirdiği, yinegörme engelli olması nedeniyle yardımcısınındayemininin alınması gerektiği hâlde bu eksikliklerin giderilmediğine ilişkiniddialarının bilirkişi raporunun hatalı olması hususuna yönelik olduğu,başvurucunun yargılama sırasında rapora ilişkin itirazlarını ileri sürdüğü,Mahkemenin bu itirazları da dikkate alarak diğer delillerle birlikte kararverdiği dolayısıyla bu iddiaların da delillerin değerlendirilmesi, hukukkurallarının yorumlanması kapsamında kalan hususlara ilişkin olduğu sonucunaulaşılmıştır.
29. Açıklanan nedenlerle başvurucunun belirtilen iddialarınınkanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu, Derece Mahkemesikararlarının açık bir keyfîlik veya bariz takdirhatası da içermediği anlaşıldığından başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1.Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Yargılamanın sonucunun adil olmadığına ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA17/11/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.