TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ALİ AYVALITAŞ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/1275)
Karar Tarihi: 9/10/2019
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Burhan ÜSTÜN
Hicabi DURSUN
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Murat İlter DEVECİ
Başvurucular
:
1. Ali AYVALITAŞ
2. Gül AKGÜN
3. Muharrem AYVALITAŞ
Vekili
:
Av. Rana GERİŞ KAYAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, otoyolda yapılmak istenen toplantı ve gösteriyürüyüşü sırasında gerekli trafik önlemlerinin alınmaması nedeniyle toplantı vegösteri yürüyüşü hakkının; anılan önlemlerin alınmaması sonucu meydana gelenölüm ve bu ölümle ilgili etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniylede yaşam hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvurulardan 2015/1275 sayılı olanı 21/1/2015 tarihinde,2015/3759 sayılı olanı 2/3/2015 tarihinde, 2015/5064 sayılı olanı ise 20/3/2015tarihinde yapılmıştır.
3. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılanön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca konu yönünden irtibatları nedeniyle başvurularınbirleştirilmesine ve incelemenin 2015/1275 numaralı bireysel başvuru dosyasıüzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.
8. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyandabulunmuşlardır.
III. OLAY VE OLGULAR
9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UlusalYargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden elde edilen bilgi ve belgelerçerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
10. Başvurucu Ali Ayvalıtaş'ın oğlu,diğer başvurucuların ise kardeşi olan M.A. ile M.A.nınkuzeni S.K.nın da aralarında bulunduğu birçok kişi,kamuoyunda Gezi Parkı olayları olarak bilinen olaylar kapsamında 2/6/2013tarihinde İstanbul'un Ataşehir ilçesi Mustafa KemalMahallesi'nde toplanmıştır. Anılan gruba dâhil bazı kişiler TEM otoyolununAnkara-İstanbul istikametine olan kısmına girip seyir hâlindeki araçlarıdurdurmuştur. M.A. ile S.K.nın da yer aldığı beş altıkişilik grup ise bariyerlerden atlayarak TEM otoyolunun İstanbul-Ankaraistikametine olan kısmına geçip seyir hâlindeki araçlara durmaları için işaretetmiştir. Bu esnada M.G.D.nin sürücülüğünü yaptığıaraç, sürücülüğünü C.A.nın yaptığı araca çarpmış;daha sonra araçlar bu çarpmanın etkisiyle M.A. ve S.K.yaçarpmıştır. Yaşanan olay nedeniyle M.A. ölmüştür.
A. Olay HakkındaYürütülen Ceza Soruşturması Süreci
11. Olaydan haberdar edilen İstanbul Anadolu CumhuriyetBaşsavcılığı (Cumhuriyet Başsavcılığı) derhâl konuyla ilgili bir soruşturma başlatmıştır.
12. Yapılan otopsi işlemi sonunda M.A.nınölüm sebebinin genel beden travmasına bağlı kafatası, sternum (göğüs kemiği) ve çok sayıda kosta (kaburga) kırıkları ilebirlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve içorgan yırtılmasıyla gelişen iç kanama olduğu tespit edilmiştir.
13. Yürütülen soruşturma kapsamında olay yeri ve olaya karışanaraçlar incelenmiş, olay hakkında bilgi sahibi olabilecek bazı kişiler ileolaya karışan araç sürücülerinin ifadeleri alınmıştır.
14. Cumhuriyet Başsavcılığı 19/9/2013 tarihinde, taksirle ölümeve yaralanmaya neden olma suçlarını işledikleri iddiasıyla M.G.D. ve C.A.hakkında İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi (Ceza Mahkemesi) nezdinde kamudavası açmıştır.
15. 22/11/2013 tarihinde kolluk görevlileri, olay yeriçevresindeki MOBESE kameralarına ilişkin görüntülerin incelenmesine ilişkin birtutanak düzenlemişlerdir.
16. Ceza Mahkemesince yapılan yargılama henüz sonuçlanmamıştır.
17. Başvurucular 20/5/2014 tarihinde vekilleri aracılığıylatoplantı ve gösteri yürüyüşü yapmak için izin almak veya bildirimde bulunmakgerekmediğini, iddianamenin düzenlenmesinden sonra soruşturma dosyasına girenMOBESE görüntüleri dâhil bazı delillere göre kolluk görevlilerinin "TEM otoyolunda toplantı ve gösteri yürüyüşününkesintisiz yapılması ve bu toplantı ve gösteriye katılan kişilerin yaşamlarınınkorunması" için gerekli tedbirleri almadığını oysa polisinkişilerin canını korumak zorunda olduğunu, bu nedenle devletin yükümlendiğipozitif yükümlülükleri ihlal ettiğini ve olay günü bölgede bulunan tüm kollukgörevlileri ile hiyerarşik üstlerinin ölüm olayından sorumlu olduğunubelirterek İçişleri Bakanı, İstanbul Valisi, İstanbul Emniyet Müdürü, Ataşehir Emniyet Müdürü, AtaşehirEmniyet Amiri ve olaydan sorumlu olan diğer kamu görevlileri hakkındaCumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuşlardır.
18. Cumhuriyet Başsavcılığı İçişleri Bakanı, İstanbul Valisi veİstanbul Emniyet Müdürü hakkındaki soruşturmaları diğer kamu görevlilerihakkındaki soruşturmadan ayırmıştır.
1. İçişleri BakanıHakkındaki Soruşturma Süreci
19. Cumhuriyet Başsavcılığı 10/6/20104 tarihinde, görevdebulunan veya görevden ayrılan bakanlar hakkında Bakanlar Kurulunun genelsiyaseti veya bakanlıkların görevleriyle ilgili olarak yapılan şikâyet veihbarların Anayasa'nın 100. maddesi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İçtüzüğü'nün 107. maddesine göre işleme tabi tutulmasıgerektiği, bu gibi başvuruların belirtilen şartlar oluşmadan TBMM Başkanlığınaintikal ettirileceğine dair yasal bir dayanak bulunmadığı, olay tarihindekiİçişleri Bakanı'nın olayla illiyet bağı oluşturacak herhangi bir fiil vedavranışının bulunduğuna ilişkin delil bulunmadığı ve şikâyetin TBMM'yegönderilmesini gerektirecek nitelikte ciddi bir iddia ve delilledesteklenmediği gerekçesiyle işlem yapılmasına yer olmadığına karar vermiştir.
20. Başvurucuların anılan karara yönelik itirazları İstanbulAnadolu 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin (Ceza Hâkimliği)19/11/2014 tarihli kararıylareddedilmiştir.
21. Ceza Hâkimliğinin kararı başvurucular vekiline 22/12/2014tarihinde tebliğ edilmiştir.
2. Vali ve Emniyet MüdürüHakkındaki Soruşturma Süreci
22. Cumhuriyet Başsavcılığı görevsiz olduğu gerekçesiyle10/6/2014 tarihinde görevsizlik kararı verip soruşturma evrakını YargıtayCumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir.
23. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı başvurucuların şikâyetinisoruşturma izni usulü çerçevesinde İçişleri Bakanlığına bildirmiştir.
24. İçişleri Bakanı, ön inceleme başlatılmasını gerektirecek birdurumun bulunmadığı gerekçesiyle şikâyetin işleme konulmamasına kararvermiştir.
25. Başvurucuların anılan karara yönelik itirazları DanıştayBirinci Dairesinin (Daire) 17/12/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.
26. Dairenin kararı 29/1/2015 tarihinde başvurucular vekilinetebliğ edilmiştir.
3. Diğer Kamu GörevlileriHakkındaki Soruşturma Süreci
27. Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma izni talebi üzerinebir emniyet amiri ile iki komiser yardımcısı hakkında ön inceleme yapan Ataşehir Kaymakamı, olayın bir trafik kazası olduğu vekazaya karışan araçlarla ilgili gerekli işlemlerin yapıldığı sonucuna varıpsoruşturma izni verilmemesine karar vermiştir.
28. Başvurucuların anılan karara yönelik itirazlarını yerindegörmeyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi (BİM) Birinci Kurulu 23/12/2014tarihinde soruşturma izni verilmemesine dair kararın onanmasına kararvermiştir.
29. BİM Birinci Kurulu tarafından verilen karar başvurucularvekiline 20/2/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.
B. Tam Yargı DavasıSüreci
30. Başvurucular 26/9/2014 tarihinde, toplantı ve gösteriyürüyüşüne katılan kişilerin yaşamlarının korunması, toplantı ve gösteriyürüyüşü hakkının engelsiz bir şekilde kullanılması için gerekli önlemlerinalınmasının devletin pozitif yükümlülüğü olduğunu ve devletin bu yükümlülüğeaykırı davranması nedeniyle yakınlarının öldüğünü iddia ederek İstanbul 1.İdare Mahkemesi (İdare Mahkemesi) nezdinde maddi ve manevi tazminat istemiyletam yargı davası açmışlardır.
31. İdare Mahkemesi, başvurucuların yakınının vefatı sonucundaoluşan zararın kaynağının idari bir eylem olduğuna ilişkin olarak şüphedenuzak, somut ve açık bir delil bulunmadığı gerekçesiyle 30/11/2015 tarihindedavanın reddine karar vermiştir.
32. Anılan karar başvurucular tarafından Danıştay nezdindetemyiz edilmiş olup temyiz talebi ile ilgili henüz bir karar verilmemiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
33. Mahkemenin 9/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları ve Bakanlık Görüşü
34. Başvurucular, Cumhuriyet Başsavcılığına yaptıkları 20/5/2014tarihli suç duyurusu ile İdare Mahkemesinde açtıkları tam yargı davasında dilegetirdikleri hususlar yanında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadanverilen başvuruya konu kararlar nedeniyle sorumluların tarafsız ve bağımsızmahkemede yargılanmadıklarını, sorumluların tespiti ve cezalandırılması içinetkili bir soruşturma yapılmadığını belirterek yaşam ve adil yargılanma haklarıile ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
35. Bakanlık görüşünde özetle şikâyet edilen kamu görevlilerininolaya ne şekilde ve hangi ölçüde müdahil olduğuna dair somut bir iddianınbulunup bulunmadığına ve yargılama sürecinin henüz sona ermemesi nedeniyleolağan hukuk yollarının tüketilip tüketilmediği hususunun değerlendirilmesigerektiğine işaret edilerek verilen kararlarda keyfîlikbulunup bulunmadığının Anayasa Mahkemesinin takdirinde olduğu ifade edilmiştir.
36. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarında başvuruformlarında ifade ettikleri hususları yineleyip haklarında suç duyurusundabulundukları kişiler yönünden başvuru yollarını tükettiklerini önesürmüşlerdir.
B. Değerlendirme
37. Anayasa Mahkemesi olayların başvurucular tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların iddialarının özü, otoyoldayapılmak istenen toplantı ve gösteri yürüyüşüne istinaden kara yolu trafiğinidüzenlemek için gerekli önlemlerin alınmadığına, bu nedenle de yakınlarınınöldüğüne ve bu ölümle ilgili etkili bir ceza soruşturması yürütülmediğineilişkindir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi başvurunun Anayasa'nın 17. maddesindegüvence altına yaşam hakkı ile 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı vegösteri yürüyüşü hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği kanaatindedir.
38. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği, AnayasaMahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarınıntüketilmesi zorunludur. Başvurucunun, bireysel başvuru konusu şikâyetiniöncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarakiletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlarasunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özenigöstermiş olması gerekir(İsmail Buğra İşlek,B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).
39. Kamu görevlilerinin ihmalîdavranışla yaşam ile toplantı ve gösteri yürüyüşü haklarını ihlal ettiğineilişkin iddialarını İdare Mahkemesinde açtıkları tam yargı davasında dilegetiren ve başvurdukları bu yargısal yolun etkisiz olduğuna dair bir savları daolmayan başvurucuların tam yargı davasıyla ilgili yargısal süreç sonuçlanmadanbireysel başvuruda bulunduklarını dikkate alan Anayasa Mahkemesi, başvurununbaşvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğu sonucunavarmıştır.
40. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlikşartları yönünden incelenmeksizin başvuruyollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğunakarar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönündenincelenmeksizin başvuru yollarınıntüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA9/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.