TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ALİ EKBER SULTAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/8079)
Karar Tarihi: 19/2/2019
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Serruh KALELİ
Kadir ÖZKAYA
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Hüseyin TURAN
Başvurucu
:
Ali Ekber SULTAN
Vekili
:
Av. Mustafa ROLLAS
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, yakalama kararı nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliğihakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 8/5/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
6. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 1997/161 sayılı dosyasındabaşvurucu hakkında TKP/ML TİKKO-TMLGB terör örgütüne üye olma suçundansoruşturma başlatılmıştır.
7. Başvurucunun yurt dışında olması nedeniyle kendisineulaşılamamış veifadesi alınamamıştır. İzmir 10. AğırCeza Mahkemesi (CMK mülga 250. madde ile görevli) tarafından 2/10/2006tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ifadesinin alınması amacıylabaşvurucu hakkında yakalama kararı çıkarılmıştır.
8. Ayrıca İzmir 2 No.lu Hâkimliğin (TMK mülga 10. maddesiylegörevli) 5/2/2013 tarihli kararıyla da başvurucunun üzerine atılı suçun vasıfve mahiyeti, mevcut delil durumu, yurt dışında kaçak olması gözönünealınarak yokluğunda tutuklanmasına karar verilmiştir.
9. 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun ile (CMK mülga 250.madde ile görevli) mahkeme ve savcılıkların kaldırılması sonrasında İzmir 18.Sulh Ceza Mahkemesinin 29/4/2014 tarihli kararı ile 4/12/2004 tarihli ve 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 98. ve 100. maddeleri gereğince başvurucuhakkında yeniden yakalama emri çıkarılmasına karar verilmiştir.
10. Mezkûr yakalama kararına yapılan itirazlar reddedilmiştir.Başvurucu 22/12/2014 tarihli dilekçesiyle, isnat edilen suçun zamanaşımınauğradığını belirterek yakalama kararının kaldırılmasını yeniden talep etmiştir.
11. Mezkûr talep, İzmir 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/12/2014tarihli kararı ile reddedilmiştir. Ret kararı üzerine dosyanın gönderildiğiİzmir 1. Sulh Ceza Hâkimliği 27/1/2015 tarihli kararı ile yakalama kararınınkaldırılması talebinin kesin olarak reddine karar vermiştir.
12. Karar, başvurucu tarafından 10/4/2015 tarihindeöğrenilmiştir.
13. Başvurucu 8/5/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
14. Başvurucu hakkındaki soruşturma İzmir CumhuriyetBaşsavcılığında devam etmektedir.
IV. İLGİLİ HUKUK
15. 5271 sayılı Kanun'un "Yakalamaemri ve nedenleri" kenar başlıklı 98. maddesi şöyledir:
"(1) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/10 md) Soruşturmaevresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında,Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emridüzenlenebilir. Ayrıca, tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde,itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir.
(2)Yakalanmış iken kolluk görevlisinin elinden kaçan şüpheli veya sanık ya datutukevi veya ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü hakkındaCumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebilirler.
(3)Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emri re'senveya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim veya mahkeme tarafındandüzenlenir.
(4)Yakalama emrinde, kişinin açık eşkâli, bilindiğinde kimliği ve yüklenen suç ileyakalandığında nereye gönderileceği gösterilir. "
V. İNCELEME VE GEREKÇE
16. Mahkemenin 19/2/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
17. Başvurucu; Savcılığın somut delil olmadığı hâlde hakkındayakalama kararı çıkardığını, tutuklamaya yönelik olarak düzenlenen yakalamaemrinin şartlarının oluşmadığını, makul şüpheyi gerektirecek bir delilinolmadığını, aradan geçen süre dikkate alındığında soruşturmaya konu suçunzamanaşımına uğradığını ve Savcılığın yakalama kararını kaldırması gerektiğini,yakalama kararının kaldırılması yönündeki talebinin Savcılık ve Sulh CezaHâkimliği tarafından gerekçesiz bir şekilde reddedildiğini belirterek kişihürriyeti ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma hakkı ve etkili başvuruhaklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
18. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetinin özü, hukukişartların bulunmaması nedeniyle hakkında verilen yakalama kararının kişihürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal edeceğine ilişkin olduğundan başvurununAnayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliğihakkı kapsamında incelenmesi gerekir.
19. Anayasa Mahkemesi, yakalama emirlerinin infaz edilmediğidönemde temel hak ve hürriyetlere yönelik bazı etkileri bulunsa da bu dönemdehenüz kişilerin fiziksel özgürlükleri maddi olarak kısıtlanmamış olduğundan sözkonusu etkilerin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik bir müdahaleolarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını belirtilmiştir (Galip Öğüt [GK], B. No: 2014/5863, 1/3/2017, § 41). Aynı durum infazedilmemiş tutuklamaya yönelik yakalama kararı için de geçerlidir. Somut olaydada başvurucu hakkındaki yakalama kararı infaz edilmemiştir. Sonuç olarakyakalama kararına ilişkin olarak başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliğihakkına müdahalede bulunulmamıştır.
20. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun iddiasına ilişkin olarakbir ihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Yakalama kararı nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliğihakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA19/2/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.