TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ALİ ÖZ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/2624)
Karar Tarihi: 31/3/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Hicabi DURSUN
Erdal TERCAN
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
:
Şermin BİRTANE
Basvurucu
:
Ali ÖZ
Vekili
:
Av. Ülkem BAŞ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, usulsüz olarak el konulan işyeri kamera kayıtlarıesas alınarak idari para cezası verilmesi ve bu cezaya karşı açtığı davanınreddi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 15/4/2013 tarihinde Ispartaİdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idariyönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engelteşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/9/2013tarihinde tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 18/12/2014tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikteyapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 13/2/2015tarihinde AnayasaMahkemesine sunmuştur.
6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 27/2/2015 tarihindebaşvurucuyatebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Isparta Valiliğinin 14/12/2011tarihli ve 2011/4 sayılı kararıyla umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinegüvenlik kamera sistemleri kurulmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar;ilçe kaymakamlıklarına, merkez ve ilçe belediye başkanlıklarına, İl EmniyetMüdürlüğüne, İl Jandarma Komutanlığına, kamu kurum ve kuruluşları ile yerelbasın kuruluşlarına dağıtılmıştır (Kararın tam metnine "İlgili Hukuk" başlığı altında yerverilmiştir).
9. Anılan karar doğrultusunda başvurucunun işletmekte olduğu “Genç Efe” adlı restoranda bulunan kamerakayıtları, İl Emniyet Müdürlüğü tarafından başvurucuya gönderilen yazı iletalep edilmiş; başvurucu tarafından gönderilen söz konusu kayıtlar polismemurlarınca incelenerek 20/6/2012 tarihli CD İncelemeTutanağı düzenlenmiştir. Anılan tutanakta 11/6/2012 tarihli görüntülerinincelemesinde saat 01:02'de ve 02:34'te , garsonlarınoryantal kıyafetli bayanları müşteri masasına getirdikleri, alkollü içkiservisi yapıldığı ve bu bayanların müşteri masasında içki içtiğinin görüldüğübelirtilmiştir.
10. Isparta İl Emniyet Müdürlüğünden Isparta BelediyeBaşkanlığına gönderilen 21/6/2012 tarihli yazıda,başvurucunun iş yerinde bayanların müşterilerle birlikte alkol alarakkonsomatrislik yaptığının tespit edildiği, dolayısıyla İşyeri Açma ve ÇalışmaRuhsatlarına İlişkin Yönetmelik’in 39. maddesi uyarınca gerekli idari işleminuygulanması gereği bildirilmiştir.
11. Isparta Belediye Encümeni tarafından işletmekte olduğu “Genç Efe” adlı restoranda kadınlarınkonsomatrislik yaptığı gerekçesiyle ve aynı fiillerin bir yıl içinde tekrarıhâlinde, en son uygulanan para cezasının bir kat artırılarak uygulanacağıkuralı doğrultusunda başvurucu hakkında 4/7/1934 tarihlive 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun 6. maddesiuyarınca26/6/2012 tarihinde 13.712 TL idari para cezası uygulanmıştır.
12. Başvurucu, anılan cezanın verilmesinde kamera kayıtlarınındelil olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiası ile anılanişleme karşı iptal davası açmıştır.
13. Isparta İdare Mahkemesinin 22/3/2013tarihli ve E.2012/896, K.2013/300 sayılı kararı ile kesin olarak davanınreddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:
“Dosyanın incelenmesinden; Isparta ili, MerkezGölcük Yolu üzeri Yakaören Köyü girişinde bulunan‘Genç Efe’ isimli işyerine ilişkin 11.06.2012 tarihli kamera kayıtlarınınincelenmesi sonucunda; bayanların konsomatrislik yaptığı tespitlerine yerverilen bir tutanak düzenlenerek durumun davalı idareye bildirildiği, 2559sayılı Kanun’un 6/d maddesi uyarınca davacının idari para cezasıcezalandırıldığı, kararın tebliği üzerine bakılmakla olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Olayda, dava konusu işyerinde çalışan bayanların müşterilerle aynımasada alkol aldığı ve konsomatrislik yaptığı sonucuna varıldığından tesisedilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırı bir husus görülmemiştir.
Davacı vekili tarafından, kamera kayıtlarının delil olarakdeğerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilmekte ise de, genelgüvenlik ve asayiş yönünden kamera kayıtlarının incelenebileceği, bu yöndeyasal bir engel bulunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki itirazı yerindegörülmemiştir.”
14. Bu karar, başvurucu vekiline 29/3/2013tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 15/4/2013tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
15. Anayasa Mahkemesinin 7/12/2015tarihli ara kararıyla Isparta Valiliğinden başvurucunun işyerindeki güvenlikkamerası kaydının incelenmesinin kanuni dayanakları ile kamera kayıtlarına elkoyma kararı bulunup bulunmadığı, herhangi bir tutanakdüzenlenip düzenlenmediği sorulmuştur.
16. Isparta Valiliğinin 18/12/2015tarihli cevabında 2559 sayılı Kanun'un 7. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan"Bu iş yerleri için düzenlenen iş yeri açma ve çalışmaruhsatlarının bir örneği yetkili kolluk kuvvetine gönderilir. Bu iş yerlerigenel güvenlik ve asayiş yönünden genel kolluk tarafından denetlenir." hükmüile Valiliğin 14/12/2011 tarihli ve 2001/4 sayılıkararı uyarınca iş yeri sahibi tarafından kamera kayıtlarının kollukkuvvetlerine gönderildiği ancak bu konuda herhangi bir teslim tutanağıbulunmadığı bildirilmiştir.
17. Anayasa Mahkemesinin 5/1/2016tarihli ara kararlarıyla başvurucu vekilinden ve Isparta Valiliğinden "Genç Efe" isimli restoranınumuma açık istirahat ve eğlence yerlerinden olup olmadığının bildirilerek buişyerine, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik uyarıncaverilmiş ruhsat belgesinin aslının veya onaylı bir örneğinin gönderilmesiistenilmiştir. Ayrıca, Isparta Valiliğinden 14/12/2011tarihli ve 2011/4 sayılı kararın il genelinde hangi vasıtalarla tebliğ veduyurusunun yapıldığı sorulmuştur.
18. Başvurucu vekili tarafından ara karara cevap verilmemiştir.Isparta Valiliğinin 19/1/2016 tarihli cevabında,Valiliğin 14/12/2011 tarihli ve 2011/4 sayılı kararının ilçe kaymakamlıklarına,merkez ve ilçe belediye başkanlıklarına, İl Emniyet Müdürlüğüne, İl JandarmaKomutanlığına, kamu kurum ve kuruluşları ile yerel basın kuruluşlarınadağıtıldığı, İl genelinde yerel basın organlarında duyurulduğu, "Genç Efe" isimli restoranınumuma açık içkili istirahat ve eğlence yerlerinden olduğu bildirilmiştir.
B. İlgili Hukuk
19. Isparta Valiliğinin 14/12/2011tarihli ve 2011/4 sayılı kararı şöyledir:
"MADDE 1- Bu karar,Isparta İl sınırları içerisinde huzur ve güvenliğin, kamu esenliğininsağlanması, suç işlemesinin önlenmesi, işlenen suçların aydınlatılması amacınıtaşımaktadır.
MADDE 2- Bu karar umuma açık (Kahvehane,Kıraathane, Play Station ve Oyun Salonu, İnternet Kafe, Bar, Birahane, Disko,Diskotek, Gazino vb.) istirahat ve eğlence yerlerine güvenlik sistemlerikurulmasına ilişkin esas ve usulleri kapsar.
MADDE 3-Bu karar, 10/06/1949tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, 14/06/1989 tarihli ve 3572 sayılıİşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabulüne Dair Kanun, 13/03/2005 tarihli ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu.
MADDE 4-Devletin suçu önlemede alacağıtedbirlerin yanında, vatandaşların kendi can ve mal emniyetini sağlayacak terdbirlerin alınmasında işbirliği yapması, genel asayiş vehuzurun sağlanmasında güvenlik hizmetlerine katkı sağlayacaktır.
MADDE 5- Zilyedin taşınır ve taşınmazmallarını koruma görevi öncelikle kendisine aittir. Bir tecavüz ve suçoluşmasının engellenmesi için güvenlik kameraları en etkili ve caydırıcıyöntemlerden birisidir.
MADDE 6-Güvenlik kuvvetlerinin, suçsoruşturmalarında sonuca gitmesinde etkili olan birinci ve en önemli unsurvatandaşlardan elde ettiği bilgilerdir. Vatandaşların desteğinden yoksun birşekilde çalışan güvenlik kuvvetlerinin suçlular üzerinde etkili olması vekendini kabul ettirmesi çok zordur. Vatandaşların katılımının sağlanması suçlamücadelenin her aşama ve alanında geçerli olan temel bir ilkedir.Yapılan araştırmalara göre suçlulann % 83’ü halkın verdigibilgiler doğrultusunda % 17 ‘sinin ise güvenlik kuvvetlerinin kendi çabasıylayakalandığı anlaşılmıştır. Vatandaşın huzuru için çalışan güvenlikkuvvetlerinin suçlularla mücadelede vatandaşla işbirliğinin şart olduğugerçeğinden hareketle, suçluların, umuma açık işyerlerinde karıştıkları asayişemüessir olayların, işyeri güvenlik kamerası kayıtlarının yardımıyla tesbiti, suçların önlenmesi ve suça razı olmamanıngöstergesidir.
MADDE 7-Suç ve suçlularla mücadelede etkiliyöntemlerden kameraların kurulması ve kullanılması ile ilgili uyulacak esaslaraşağıda çıkarılmıştır. Güvenlik kamerası kurulacak işyeri sahipleri ya damüstecirleri kararın kendilerine tebliğinden sonraki 2 (iki) ay içerisindebelirtilen nitelikte güvenlik kamerası takmakla yükümlüdür.
a) İç ve dış mekanlarda bulunan kameralarıngörüş alanı işyerinin tamamını kapsamalı ve 7 gün 24 saat kesintisiz kayıt yapabilmelidir.Kamera görüntükayıtları en az 15 (onbeş) gün süreyle saklanabilirolmalıdır. Cihazda arşiv görüntülerine tarih ve saat girilerek kolaycaulaşılabilmeli, gerekli olduğunda güvenlik kuvvetlerinin kullanımınasunulmalıdır.
b) Güvenlik kameraları karanlık ortamlarda danet kayıt yapabilme (Aydınlatma veya İnfraredaydınlatma), yüz ve eşgal belirlemeye yardımcı olacakşekilde yerleştirilmelidir.
c) Kameralar renkli ve ortamdaki ışıkmiktarının yeterli olmadığı durumlarda siyah-beyaz kayıt yapabilme özelliğinesahip olmalıdır.
MADDE 8- Yapılacak kontrollerde güvenlikkameralarının belirtilen sürede kurulmaması, fonksiyonel halde olmaması veyakarar hükünılerine aykırı davranılması durumunda İlİdaresi Kanununun 66. maddesi ve Kabahatler Kanununun 32. maddesi uygulanır.
MADDE 9- Bu karar yayımı tarihinde yürürlüğegirer.
MADDE 10- Bu kararı Isparta Valisiyürütür."
20. 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İlİdaresi Kanunu’nun 9. maddesi şöyledir:
“Vali, ilde Devletin ve Hükümetin temsilcisi ve ayrı ayrı her Bakanınmümessili ve bunların idari ve siyasi yürütme vasıtasıdır.
Bu sıfatla :
…..
Ç) Kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükümet kararlarının verdiği yetkiyikullanmak ve bunların yüklediği ödevleri yerine getirmek için valiler genelemirler çıkarabilir ve bunları ilan ederler.
D) Vali, dördüncü maddenin son fıkrasında belirtilen adli ve askeriteşkilat dışında kalan bütün Devlet daire, müessese ve işletmelerini, özelişyerlerini, özel idare, belediye köy idareleriyle bunlara bağlı tekmilmüesseseleri denetler, teftiş eder.
Bu denetleme ve teftişi Bakanlık veya genel müdürlük müfettişleriyleveya bu dairelerin amir ve memurlariyle deyaptırabilir. ”
21. 5442 sayılı Kanun’un 66. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“İl genel kurulu veya idare kurulları yahut en büyük mülkiye amirleritarafından kanunların verdiği yetkiye istinaden ittihaz ve usulen tebliğ veyailan olunan karar ve tedbirlerin tatbik ve icrasına muhalefet eden veyamüşkülat gösterenler veya riayet etmeyenler, mahallî mülkî amir tarafından KabahatlerKanununun 32 nci maddesi hükmü uyarıncacezalandırılır... ”
22. 2559 sayılıKanunu’nun 6. maddesişöyledir:
“Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinden;
a) Faaliyetten geçici olarak men edildiği halde süresinden önce açılan,
b) Açık ve kapalı bulunacağı saatlere uymayan,
c) Bu Kanunun 12 nci maddesinde belirtilenyasaklara uymadığı tespit edilen,
d) Mevzuat hükümlerine aykırı olarak işletilen,
İş yerlerinin işletmecilerine beşyüzmilyonTürk Lirası ile birmilyar Türk Lirası arasında idarîpara cezası verilir.
Bu maddede öngörülen idarî para cezaları, belediye sınırları içindebelediye encümeni, belediye sınırları dışında il daimi encümeni tarafındanverilir. Verilen idarî para cezalarına dair kararlar ilgililere 7201 sayılıTebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğtarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itirazedilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz.İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerdeevrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. İdarî para cezaları6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü HakkındaKanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Bu maddede belirtilen aynı fiillerin bir yıl içinde tekrarı halinde, enson uygulanan para cezası bir kat artırılarak uygulanır."
23. 2559 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
“Kişilerin tek tek veya toplu olarakeğlenmesi, dinlenmesi veya konaklaması için açılan otel, motel, pansiyon,kamping ve benzeri konaklama yerleri; gazino, pavyon, meyhane, bar, birahane,içkili lokanta, taverna ve benzeri içkili yerler; sinema, kahvehane vekıraathane; kumar ve kazanç kastı olmamak şartıyla adı ne olursa olsun bilgi vemaharet artırıcı veya zekâ geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet vemakinelerinin, video ve televizyon oyunlarının içerisinde bulunduğu elektronikoyun yerleri; internet kafeler ve benzeri yerler umuma açık istirahat veeğlence yeri sayılır.
...
Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin ruhsatı bağlı olduğu kollukkuvvetinin görüşü alındıktan sonra belediye ve mücavir alan sınırları içindebelediyeler; bu alanların dışında il özel idareleri tarafından verilir. Kollukkuvveti görüşünü yedi gün içinde verir. Ruhsat talepleri bir ay içindesonuçlandırılır. İzin alınmadan açılan umuma açık istirahat ve eğlence yerlerikapatılır.
Bu iş yerlerinin faaliyet göstereceği alanları belirlemeye veya mevcutumuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin bu amaç için ayrılan yerlerdetoplanmasına, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler; bu alanlardışında il özel idareleri yetkilidir.
Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin bulunacağı alanların tespitive bu yerlerin ruhsatlandırılmasında uygulanacak usul ve esaslar İçişleriBakanlığı tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.
Bu iş yerleri için düzenlenen iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarının birörneği yetkili kolluk kuvvetine gönderilir. Bu iş yerleri genel güvenlik veasayiş yönünden genel kolluk tarafından denetlenir.
24. 14/6/1989 tarihli ve 3572 sayılı İşYeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabulüne Dair Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrası şöyledir.
“3 üncü maddede belirtilen merciler, izninverilmesi için yapılacak beyan ve incelemelerde aşağıda öngörülen genel kriterlere göre düzenlenecek yönetmeliği esas alırlar.”
25. 3572 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
“Ruhsat verilmesini takiben yapılacak kontrolve denetimlerde, 4 üncü maddede belirtilen yönetmelikte öngörülen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti halinde; verilmişolan ruhsat, ilgili mevzuattaki hükümler çerçevesinde yetkili merci veya mülkiidare amirince iptal edilerek işyeri kapatılır ve ilgililer hakkında ayrıcaişlem yapılır.”
26. 10/8/2005 tarihli ve 25902 sayılıResmî Gazete'de yayımlanan İşyeri Açma ve ÇalışmaRuhsatlarına İlişkin Yönetmelik’in“Tanımlar” kenar başlıklı 4. maddesinin (g) ve (n) bentlerişöyledir:
“g) Umuma açık istirahat ve eğlence yeri:Kişilerin tek tek veya toplu olarak eğlenmesi, dinlenmesi veya konaklaması içinaçılan otel, motel, pansiyon, kamping ve benzeri konaklama yerleri; gazino,pavyon, meyhane, bar, birahane, içkili lokanta, taverna ve benzeri içkiliyerler; sinema, kahvehane ve kıraathaneler; kumar ve kazanç kastı olmamakşartıyla adı ne olursa olsun bilgi ve maharet artırıcı veya zekageliştirici nitelikteki elektronik oyun alet ve makinelerinin, video vetelevizyon oyunlarının içerisinde bulunduğu elektronik oyun yerleri; internetsalonları, lunaparklar, sirkler ve benzeri yerleri,
n) İşyeri açma ve çalışma ruhsatı: Yetkili idareler tarafından buYönetmelik kapsamındaki işyerlerinin açılıp faaliyet göstermesi için verilenizni”
27. Anılan Yönetmelik’in 6. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeriaçma ve çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılamaz ve çalıştırılamaz.İşyerlerine bu Yönetmelikte belirtilen yetkili idareler dışında diğer kamukurum ve kuruluşları ile ilgili meslek kuruluşları tarafından özel mevzuatınagöre verilen izinler ile tescil ve benzeri işlemler bu Yönetmelik hükümlerinegöre ruhsat alma mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. İşyeri açma ve çalışmaruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır.”
28. Anılan Yönetmelik’in “UmumaAçık İstirahat ve Eğlence Yerlerinde Çalıştırılacak Kişiler” kenarbaşlıklı 36. maddesinin altıncı fıkrası şöyledir:
“Müşteri ile beraber yiyip içerek müşterinin eğlenmesini sağlayankonsomatrisler sadece pavyon ruhsatlı yerlerde çalışabilir.”
29. Anılan Yönetmelik’in“Kolluk denetimi” kenar başlıklı 37. maddesi şöyledir:
“Kolluk, umuma açık istirahat ve eğlenceyerlerini genel güvenlik ve asayiş yönünden denetler. Denetimler sırasındatespit edilen mevzuata aykırı hususlar, yetkili idarelere gereği yapılmak üzerebildirilir.”
30. Anılan Yönetmelik’in “Geçicisüreyle faaliyetten men ve idarî para cezası” kenar başlıklı 39.maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
“36 ncı maddeyeaykırılığın veya 2559 sayılı Kanunun 6 ncı maddesindebelirtilen hususların tespiti hâlinde, yetkili idare tarafından 2559 sayılıKanunun 6 ncı maddesinde belirtilen usûle göre idarî para cezası uygulanır.”
31. 1/6/2005 tarihli ve 25832 sayılıResmî Gazete'de yayımlanan Adli ve Önleme AramalarıYönetmeliği’nin 18. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri şöyledir:
"Aşağıda belirtilen denetimler şartları oluştuğundakolluk tarafından kendiliğinden yapılabilir:
a) Umuma açıkistirahat ve eğlence yeri sayılan, kişilerin tek tek veya toplu olarakeğlenmesi, dinlenmesi veya konaklaması için açılan otel, motel, pansiyon,kamping ve benzeri konaklama yerleri; gazino, pavyon, meyhane, bar, birahane,içkili lokanta, taverna ve benzeri içkili yerler; sinema, kahvehane vekıraathane; kumar ve kazanç kastı olmamak şartıyla adı ne olursa olsun bilgi vemaharet artırıcı veya zekâ geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet vemakinelerinin, video ve televizyon oyunlarının içerisinde bulunduğu elektronikoyun yerleri; internet kafeler ve benzeri yerler ile sabit veya seyyar olarakkullanılan kara, deniz, hava ve her çeşit taşıma araçlarındaki bu tür yerleringenel güvenlik ve asayiş yönünden denetimi,
...
c) Yürürlükte bulunan hükümlere aykırı olarakişletilen yerler hakkındaki işlemler ile ... "
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
32. Mahkemenin 31/3/2016 tarihindeyapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
33. Başvurucu;idarenin,hakkında uygulanan idari para cezasına dayanak teşkil eden ve herhangi bir adliyönü olmayan olayı, işyerinde bulunan güvenlik kameralarının kayıtlarınıincelemek suretiyle tespit ettiğini ve idari para cezasına esas teşkil edendelili bu şekilde elde ettiğini, kamera kayıtlarına idari bir kararla elkonulduğunu ve içeriğinin izlendiğini, ilgililerin beyanlarına başvurulmaksızıngüvenlik kamerası kayıtlarında görüntülenen kadınların konsomatrislik yaptığısonucuna ulaşıldığını, nitekim başka bir davada İdare Mahkemesininkonsomatrislik yaptığı iddia edilen kadının sanık olarak yargılandığı davadasulh ceza mahkemesine verdiği beyanını dikkate alarak yürütmenin durdurulmasıtalebini kabul ettiğini, Isparta Valiliğinin 14/12/2011 tarihli ve 4 sayılıkararı gereğince işyeri güvenlik kameralarının idare tarafındanincelenebileceği hâllerin sınırlı olduğunu, suçüstü hâli veya suça dair emareve delil olmaksızın keyfî olarak kamera kayıtlarınınincelenemeyeceğini ve delil olarak kullanılamayacağını belirtmiştir. Başvurucu;bu nedenlerle özel hayatın gizliliği hakkının, bu kayıtlar esas alınarak idaripara cezası verilmesi ve bu cezaya karşı açtığı davanın reddi nedeniyle de adilyargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
34. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). BaşvurucununIsparta Valiliğinin 14/12/2011 tarihli ve 4 sayılıkararı gereğince işyeri güvenlik kameralarının idare tarafından incelenebileceğihâllerin sınırlı olduğu, suçüstü hâli veya suça dair emarevedelil olmaksızın keyfî olarak kamera kayıtlarının incelenemeyeceği ve delilolarak kullanılamayacağı şeklindeki iddiası, yargılamada hukuka aykırı delillerkullanıldığı ve haksız yere idari para cezasına hükmedildiği hususu ileilgilidir. Başvurucu, özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğini ilerisürmekle birlikte söz konusu hak ile ilgili açıklamalarını, umuma açıkistirahat ve eğlence yeri olan iş yerine ait kamera kayıtlarının delil olarakkullanılması bağlamında dile getirmiştir. Olayda görüntüleri kaydedilenkişilerin başvurusu bulunmadığı gibi başvurucunun iş yerinde arama ve elkoyma işlemleri yapılmadığı, İl Emniyet Müdürlüğütarafından yapılan yazılı talep üzerine başvurucu tarafından gönderilen kamerakayıtlarının incelendiği görülmüştür. Söz konusu kayıtların, sadece iş yerininruhsatını almadığı bir faaliyeti gerçekleştirip gerçekleştirmediğini tespitamacıyla ve bu kapsamdaki bir idari soruşturma çerçevesinde kullanıldığı anlaşılmıştır.Dolayısıyla olayda, umuma açık istirahat ve eğlence yeri olan iş yeribakımından başvurucunun "mahremiyetmeşru beklentisine" sahip olduğunu gösteren koşullar dagerçekleşmemiştir. Bu nedenle başvurucunun tüm iddiaları, Anayasa'nın 36.maddesinde yer alan adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmiştir.
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
35. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6.maddesindeki "herkes... cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecekolan ... bir mahkeme tarafından davasının... görülmesini istemek hakkına sahiptir" ifadesiışığında değerlendirildiğinde kabahat eylemleri nedeniyle uygulanan idariyaptırımlara ilişkin uyuşmazlıkların da adil yargılanma hakkının koruma alanıiçerisinde yer aldığı anlaşılmaktadır (Düzgit Yalova Gemi İnşa Sanayi A.Ş., B. No: 2013/8756, 15/4/2015, § 30; Remzi Durmaz, B. No: 2013/1718, 2/10/2013,§ 26; benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. HüseyinTuran/Türkiye, B. No: 11529/02, 04/03/2008, §§ 17-21).
36. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:
“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesigereken hususlarda inceleme yapılamaz”
37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartlarıve incelenmesi” kenar başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasışöyledir:
“Mahkeme, …açıkça dayanaktan yoksunbaşvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”
38. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasındaaçıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine kararverilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasındaise açıkça dayanaktan yoksun başvurular kapsamında değerlendirilen kanunyolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvurudaincelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.
39. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak derece mahkemeleriönünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerindeğerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derecemahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olupolmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun istisnası, derecemahkemelerinin tespit ve sonuçlarının bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireyselbaşvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevedekanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular, bariz takdir hatası veya açık keyfîlik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesince esas yönündenincelenemez (Onur Gür, B. No:2012/828, 21/11/2013, § 21).
40. Adil yargılanma hakkı bireylere dava sonucunda verilenkararın değil, yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletmeimkânı verir. Bu nedenle bireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkinşikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun yargılama sürecinde haklarınasaygı gösterilmediği, bu çerçevede yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğudeliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığı veya bunlara etkili bir şekildeitiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi delillerini ve iddialarını sunamadığı yada uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesitarafından dinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğu gibi mahkeme kararınınoluşumuna sebep olan unsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal yada açık keyfîliğe ilişkin bir bilgi ya da belgesunmuş olması gerekir (Naci Karakoç,B. No: 2013/2767, 2/10/2013, § 22).
41. Belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme vegösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisiesasen derece mahkemelerine aittir. Mevcut yargılamada sunulan delilin geçerliolup olmadığını ve delil sunma ve inceleme yöntemlerinin yasaya uygun olupolmadığını denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi kapsamında değildir.Mahkemenin görevi, başvuru konusu yargılamanın bütünlüğü içinde adil olupolmadığının değerlendirilmesidir (MuhittinKaya ve diğerleri, B. No: 2013/1213, 4/12/2013,§ 27).
42. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), bariz bir şekildekeyfî olmadıkça belirli bir kanıt türünün kabul edilebilir olup olmadığına veyaaslında başvurucunun suçlu olup olmadığına karar vermenin kendi göreviolmadığını kararlarında ifade etmektedir. AİHM, kanıtların elde edilme yöntemide dâhil olmak üzere yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığını ve Sözleşme'deki bir hakkın ihlali söz konusu ise tespitedilen ihlalin niteliğini inceleme konusu yapmaktadır (Jalloh/Almanya [BD], B. No: 54810/00, 11/07/2006,§ 95; Desde/Türkiye, B. No: 23909/03, 1/2/2011, §125; Khodorkovskiy ve Lebedev/Rusya,B. No: 11082/06, 13772/05, 25/7/2013, § 699) AİHM’egöre delillerle ilgili esas olarak başvurucuya, delillerin gerçekliğine itirazetme ve kullanılmalarına karşı çıkma fırsatı verilip verilmediği incelenmelidir(Bykov/Rusya [BD], B. No: 4378/02, 10/3/2009, §90; Khodorkovskiy ve Lebedev/Rusya,§ 700).
43. Sözleşme'nin 6. maddesi kapsamında açıkça belirtilmemişolmasına karşın susma hakkı ve kendi aleyhine tanıklık etmeme hakkı da adilyargılanma hakkının unsurlarındandır. Susma hakkı ve kendi aleyhine tanıklıketmeme hakkı, öncelikle bir kişinin sorulara cevap vermeyi reddettiği içinmahkûm edilemeyeceği anlamını taşır. Kendi aleyhine tanıklık etmeme hakkı aynızamanda baskı altında verilen ifadenin kullanılmasına engeldir. AİHMkararlarında, her ne kadar Sözleşme’nin 6. maddesinde özellikle belirtilmemişolsa da sessiz kalma ve –bunun bir parçası olan- kendi aleyhine tanıklık etmemehakkının adil yargılanma kavramının esasını oluşturan ve genel olarak kabuledilen uluslararası kuralların özünde bulunan bir hak olduğu belirtilmiştir. Buhakkın gerekçeleri arasında, sanığın yetkililerce uygunsuz bir şekildezorlamaya maruz kalmaya karşı korunması yoluyla adaletin tecellisindeki hatalıuygulamaları önlemek ve 6. maddenin hedeflerini yerine getirmek bulunmaktadır.Kişinin kendi aleyhine tanıklık etmeme hakkı, özellikle bir ceza davasındasavcılık makamının sanığın iradesi dışında tehdit veya tazyik yöntemleriyleelde edilmiş delillere başvurmadan sanığa karşı iddiasını kanıtlamayaçalışmasını öngörür. Bu bağlamda söz konusu hak, masumiyet karinesiyle yakındanbağlantılıdır. (John Murray/BirleşikKrallık, B. No: 18731/91, 8/2/1996, § 45; Funke/Fransa, B. No: 10828/84, 25/2/1993, § 44;Saunders/Birleşik Krallık, B. No: 19187/91,17/12/1996, § 68, 69; Kolu/Türkiye, B.No: 35811/97, 2/8/2005, § 51).
44. Başvurucu, Isparta Valiliğinin 14/12/2011tarihli ve 4 sayılı kararı gereğince işyeri güvenlik kameralarının idaretarafından incelenebileceği hâllerin sınırlı olduğunu, suçüstü hâli veya suçadair emareve delil olmaksızın keyfî olarak kamerakayıtlarının incelenemeyeceğini ve delil olarak kullanılamayacağını iddiaetmiştir.
45. Isparta İdare Mahkemesinin 22/3/2013tarihli kararında başvurucunun bu iddiasının; genel güvenlik ve asayiş yönündenkamera kayıtlarının incelenebileceği, bu yönde yasal bir engel bulunmadığıgerekçesiyle karşılandığı görülmektedir.
46. 2559 sayılı Kanun’un 7. maddesinin birinci fıkrasında umumaaçık istirahat ve eğlence yerleri tanımlanmıştır. Isparta Valiliğinin 19/1/2016 tarihli cevabına göre başvurucunun işlettiği "Genç Efe" isimli restoranınumuma açık içkili istirahat ve eğlence yerlerinden olduğu, bu yerlere ilişkinmevzuatın uygulanarak işlem tesis edildiği anlaşılmıştır.
47. 2559 sayılı Kanun’un 7. maddesinin yedinci fıkrasında umumaaçık istirahat ve eğlence yerleriningenelgüvenlik ve asayiş yönünden genel kolluk tarafından denetleneceğibelirlenmiştir. Anılan Kanun dayanak alınarak hazırlanan Adli ve ÖnlemeAramaları Yönetmeliği'nin 18. maddesinde herhangi bir hakimkararı aranmaksızınkolluk tarafından kendiliğindendenetim yapılacak haller düzenlenmiş, umuma açık istirahat ve eğlenceyerlerinin genel güvenlik ve asayiş yönünden denetimi ve yürürlükte bulunanhükümlere aykırı olarak işletilen yerler hakkındaki işlemler bu kapsamdabelirtilmiştir. Ayrıca, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkinYönetmelik’in 36. maddesininaltıncı fıkrasında müşteri ile beraber yiyip içerek müşterinin eğlenmesinisağlayan konsomatrislerin sadece pavyon ruhsatlı yerlerde çalışabileceğidüzenlenmiş; pavyon ruhsatı bulunmayan başvurucuya ait restoranda konsomatrisçalıştırıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
48. Buna göre belirtilen Kanun hükümleri ile umuma açıkistirahat ve eğlence yerlerinin sadece suç işlenmesiyle sınırlı olarak değil,genel güvenlik ve asayiş ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarakişletilmeleri yönünden genel kolluk tarafından herhangi bir hâkim kararınagerek bulunmaksızın denetlenebileceği konusunda yetki verilmiş olduğuanlaşılmıştır. Söz konusu düzenlemelerin yeterli açıklıkta hükümler içerdiği veResmî Gazete'de yayımlanmakla yeterli derecedeulaşılabilir ve öngörülebilir olduğu kanaatine varılmıştır.
49. Bunun yanı sıra 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 9.maddesinin (ç) bendinde; kanun, tüzük, yönetmelik ve hükümet kararlarınınverdiği yetkiyi kullanmak ve bunların yüklediği ödevleri yerine getirmek içinvalilerin genel emirler çıkarabileceği ve bunların ilan edileceğidüzenlenmiştir. Anılan Kanun hükmüyle verilen yetkiye dayanılarak IspartaValiliğince umuma açık istirahat ve eğlence yerlerine güvenlik kamerasistemleri kurulmasına dair 14/12/2011 tarihli ve2011/4 sayılı karar alınmış, söz konusu karar yerel basın organları ile ilgilikamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla İl genelinde duyurulmuştur. Anılankararda umuma açık istirahat ve eğlence yerlerine Isparta İl sınırlarıiçerisinde huzur ve güvenliği ile kamu esenliğinin sağlanması, suç işlemesininönlenmesi, işlenen suçların aydınlatılması amacıyla güvenlik kamerasıkurulmasının öngörüldüğü, kamera kayıtlarının en az on beş gün süreylesaklanabilir olması ve gereklihâllerde güvenlikkuvvetlerinin kullanımına sunulması gerektiği belirtilmiştir.
50. Bu durumda Valiliğin söz konusu kararının 5442 sayılı İlİdaresi Kanunu’nun 9. maddesinin (ç) bendi uyarınca verilen yetki çerçevesindeçıkarılmış, il içinde uygun vasıtalarla ilan edilmiş olması dikkate alınarakbaşvurucu açısından yeterli derecede ulaşılabilir ve öngörülebilir olduğukanaatine varılmıştır. Bunun yanı sıra Valiliğin söz konusu işlemine karşıidari yargıda iptal davası açılması mümkün olmasına rağmen başvurucunun bu yolabaşvurmadığı, umuma açık istirahat ve eğlence yerlerine güvenlik kamera sistemlerikurulmasına dair karardan ziyade görüntülerin elde ediliş usulüne dairşikâyette bulunduğu anlaşılmaktadır.
51. Umuma açık istirahat ve eğlence yeri niteliğinde olanbaşvurucuya ait iş yerinde bulunan güvenlik kamerası kayıtlarının idaretarafından denetlenebileceği hususu başvurucu tarafından daöngörülebilmektedir. Nitekim restoranda bulunan kamera kayıtları, İl EmniyetMüdürlüğü tarafından yazılı olarak talep edilmiş, başvurucu söz konusu kayıtlarıgöndermiştir. Olayda, başvurucunun kayıtları göndermesineilişkin olarak kamu makamlarınca zorlanarak cezalandırıldığı veya idariyaptırıma uğradığına dair bir iddia ve tespit bulunmamaktadır (Benzer yöndekiAİHM kararı için bkz. Funke/Birleşik Krallık, § 41-44). Ayrıca, sözkonusu kayıtların kamu makamlarınca Isparta Valiliğinin 14/12/2011tarihli ve 2011/4 sayılı kararında belirtilen amaçlara aykırı olarakkullanıldığına dair bir tespit de bulunmamaktadır. Buna göre söz konusu kamerakayıtlarının usule aykırı olarak elde edildiği ve hukuka aykırı delil niteliğindeolduğu söylenemez.
52. Başvurucu; ilgililerin beyanlarına başvurulmaksızın güvenlikkamerası kayıtlarında görüntülenen kadınların konsomatrislik yaptığı sonucunaulaşıldığını, nitekim başka bir davada İdare Mahkemesinin konsomatrislikyaptığı iddia edilen kadının sanık olarak yargılandığı davada sulh cezamahkemesine verdiği beyanını dikkate alarak yürütmenin durdurulması talebinikabul ettiğini ileri sürmüştür.
53. Yapılan yargılama sırasında tanık dinletme hakkı da dâhilolmak üzere delillerin ibrazı ve değerlendirilmesi adil yargılanma hakkınınunsurlarından biri olarak kabul edilen silahların eşitliği ilkesi kapsamındakabul edilmektedir (Güher Ergun vediğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usule ilişkin haklarbakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göredaha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekildemahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelir (Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32).
54. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yazılı yargılama usulü benimsendiğinden veyazılı yargılama usulünde duruşma istisnaî olduğundanidariyargılama makamının gerekli bilgi ve belgeleri somut olayın özelliğine göreresen araştırıp bulması kurala bağlanmıştır. İdari yargılamada geçerli olanyazılı yargılama usulünün doğal sonucu olarak inceleme evrak üzerindeyapılmakta iptal davalarında taraflardan birinin isteği üzerine veya mahkemetarafından resen duruşma icra edilebilmekle birlikte burada da ancak taraflarındilekçe ve savunmalarında ileri sürdükleri sebep ve delillertartışılabilmektedir.2577 sayılı Kanun'un 18. maddesinde davacı ve davalı taraf dışında ayrıca tanıkdinlenmesine ilişkin düzenlemeye yer verilmediği, bu kanunda düzenlenmeyen vesayma yolu ile belirtilen konularda 12/1/2011 tarihlive 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması öngörülmüşise de sayılan hususlar arasında tanık dinlemeye yer verilmediği, budüzenlemelerin bir neticesi olarak idari yargıdaki yerleşik uygulamada tanıkdinleme yoluna gidilmediği anlaşılmıştır. 2559 sayılı Kanun'un 6. maddesindesomut olaya konu idari para cezasınakarşıtebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesineitiraz edilebileceği; itirazın, zaruret görülmeyen hâllerde evrak üzerindeinceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılacağı düzenlenmiştir.
55. Delilleri değerlendirme vegösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar vermeyetkisinin esasen derece mahkemelerine ait olduğu; derece mahkemelerinin, davakonusuna, elde edilen dellilerin ağırlığına ve iddia ilesavunmalara göre maddi gerçeği açığa çıkarma amacıgütmeyen tanık beyanı, keşif icrası ve bilirkişi incelemesi gibi delilleritoplamama veya incelememe konusunda takdir yetkisine sahip olduğu, nihayetbaşvurucunun idari yargılama sırasında tanık dinlenmesi talebinde debulunmadığı dikkate alındığında tanık dinlenilmesine ilişkin ileri sürülenhususun çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri yönünden adilyargılanma hakkını ihlal ettiği söylenemez.
56. Öte yandan 2559 sayılı Kanun'un 6. maddesinde idari paracezasına itiraz üzerine verilen İdare Mahkemesi kararının kesin olduğudüzenlenmiştir.
57. Anayasa'nın 142. maddesinde"mahkemelerin kuruluşunun, görev ve yetkilerinin, işleyişinin ve yargılamausullerinin" kanunla düzenlenmesi öngörülmüştür. Buna göre usulkanunlarının Anayasa'ya uygun olmak koşuluyla düzenlenmesi kanun koyucununtakdirine bırakılmıştır. Anayasa'da tüm mahkeme kararlarının temyizedilebilmesi hakkını içeren bir kurala yer verilmemiştir. Ayrıca, Sözleşme'ninTürkiye tarafından imzalanan ancak henüz onaylanmayan Ek 7 No.lu protokolünün "Cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı"nıdüzenleyen 2. maddesinde "az önemlisuçlar" yönünden bu hakka istisna getirilebileceğidüzenlenmektedir.
58. Somut olayda "azönemli davalar" kriteri altında "kabahat" niteliğinde bulunanidari para cezasına karşı itirazı inceleyen İdare Mahkemesinin kararının kesinolması, dolayısıylakarara karşı temyiz yolu öngörülmemesininadalet duygusunu rencide edecek veya hukukdevleti kavramıyla bağdaşmayacak sonuçlara yol açacak boyutta bulunmamasınedeniyle anayasal hakları ihlal etmediği açıktır. (AYM, E.2006/65, K.2009/114,23/7/2009; TufanŞahin, B. No: 2012/799, 26/3/2013, § 20, 21).
59. Bunun yanı sıra İdare Mahkemesinin gerekçeli kararıincelendiğinde tarafların iddia, savunma ve dosyaya sundukları delillerdeğerlendirilmek suretiyle ilgili hukuk kuralları yorumlanarak bir sonucaulaşıldığı, Mahkemenin başvurucunun haberdar olduğu bilgi ve belgelere görekarar verdiği anlaşılmıştır.
60. Başvurucu; yargılama sürecinde karşıtarafın sunduğu deliller ve görüşler hakkında bilgi sahibi olamadığına, kendidelillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı tarafça sunulandelillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığına yada uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının Derece Mahkemeleritarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt sunmadığı gibiMahkemelerin kararlarında bariz takdir hatası veya açık keyfîlikoluşturan herhangi bir durum da tespit edilememiştir. Ek olarak başvurucunun ayrı ve açıkbir yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair bir iddiasının cevapsızbırakılması söz konusu değildir.
61. Açıklanan nedenlerle başvurucutarafından yargılamanın sonucu yönünden ileri sürülen ihlal iddialarının kanunyolu şikâyeti niteliğinde olması; tanık dinlenmemesine ilişkin iddialaryönünden, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri kapsamında açıkve görünür bir ihlal bulunmaması; hukuka aykırı delillerin kullanıldığı iddiasıyönünden ise bir ihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,
31/3/2016tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.