TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ALİ TULUMCU BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/18458)
Karar Tarihi: 10/2/2021
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Muammer TOPAL
Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Fatma Burcu NACAR YÜCE
Başvurucu
:
Ali TULUMCU
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, istinaf dilekçesine karşı cevap hakkınınkullanılmasına imkân tanınmaması nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeliyargılama ilkesinin; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul süredeyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 8/3/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar özetle şöyledir:
8. Olay tarihinde başvurucu ile A.I., M.Ö.Ş., İ.K. aynıişletmede çalışmaktadırlar.
9. Başvurucu, söz konusu kişilerin kendisi hakkındaişletmenin bağlı olduğu Müdürlük veya Kurum Müfettişliğine ya da CumhuriyetSavcılığına haksız ve asılsız şikâyetlerde bulunduklarını iddia etmiştir.
10. Başvurucu, bu kişilerin haksız eylemleri nedeniylekişilik haklarına saldırıda bulunduklarını belirterek Salihli 2. Asliye HukukMahkemesinde (Mahkeme) ayrı ayrı manevi tazminat davası açmıştır.
11. Yargılama sırasında tazminat dosyalarıbirleştirilmiş, Mahkemece 1/12/2016 tarihinde verilen kararla haksız şikâyet,soruşturma sırasında asılsız beyan ve iddialar ile başvurucunun kişilikhaklarına zarar verildiği belirtilerek asıl ve birleşen davalarda başvuruculehine kısmen manevi tazminata hükmedilmiştir.
12. Mahkemenin gerekçeli kararı 5/1/2017 tarihindebaşvurucuya tebliğ edilmiş, davalılar istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.Davalılar 18/1/2017 tarihinde dosyaya istinaf dilekçelerini sunmuşlardır. A.I.ve M.Ö.Ş.nin istinaf dilekçeleri 23/1/2017 tarihinde, İ.K.nın ki ise 1/2/2017tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiş; başvurucu 3/2/2017 tarihindeistinaf dilekçelerine karşı cevap dilekçesini dosyaya sunmuştur. Mahkemece26/1/2017 tarihinde istinaf formu ekinde dava dosyası İzmir Bölge Adliye Mahkemesi4. Hukuk Dairesine (Dairenin) gönderilmiştir.
13. Dairenin 2/2/2017 tarihli kararıyla derece mahkemesikararı bozularak kaldırılmış ve davanın esastan reddine kesin olarakhükmedilmiştir. Daire kararında; davalıların görevleri kapsamında vâkıfoldukları bilgileri soruşturma makamına bildirdikleri, bu beyanlarının birkısmının ise haklarındaki disiplin işlemi savunması şeklinde gerçekleştiği,davalıların eylemlerin yasal hak arama niteliğinde olması yanında görgü vebilgilerini soruşturma makamına savunma amaçlı olarak bildirmelerinde hukukaaykırılık olduğu söylenemeyeceğinden davacının kişilik haklarına zarar vermişoldukları kabul edilemeyeceği için manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarınınusul ve yasaya uygun olmadığı belirtilmiştir.
14. Başvurucu, nihai kararı 20/2/2017 tarihinde tebellüğetmesinin ardından 8/3/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİHUKUK
A. Ulusal Hukuk
15. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun''İstinaf dilekçesine cevap'' kenar başlıklı 347. maddesişöyledir:
" (1) İstinaf dilekçesi, kararıveren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunur.
(2) Karşı taraf, tebliğden itibaren ikihafta içinde cevap dilekçesini kararı veren mahkemeye veya bu mahkemeyegönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verebilir.
(3) Kararı veren mahkeme, dilekçelerverildikten veya bunun için belli süreler geçtikten sonra, dosyayı dizilistesine bağlı olarak ilgili bölge adliye mahkemesine gönderir."
16. 6100 sayılı Kanun'un ''Katılma yolu ile başvurma"kenar başlıklı 348. maddesi şöyledir:
"(1) İstinaf dilekçesi kendisinetebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmişolsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinafyoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.
(2) İstinaf yoluna başvuran, butalebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasagirilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir."
B. UluslararasıHukuk
1. Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi
17. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6.maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Herkes davasının, medeni hak veyükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ... konusunda karar verecek olan,... birmahkeme tarafından ... görülmesini isteme hakkına sahiptir..."
2. Avrupa İnsanHakları Mahkemesi İçtihadı
18. AİHM'e göre kural olarak başvurucular, davanın karşıtarafına tanınan bir avantajın kendilerine zarar vermiş olduğunu veya budurumdan olumsuz etkilendiklerini ispat etmek zorunda değildir. Taraflardanbirine tanınan, diğerine tanınmayan avantajın fiilen olumsuz bir sonuçdoğurduğuna dair delil bulunmasa da silahların eşitliği ilkesi ihlal edilmişsayılır (Zagorodnikov/Rusya, B. No: 66941/01, 7/6/2007, § 30).
19. Hakkaniyete uygun yargılanmanın temel unsuru,yargılamanın çelişmeli olması ve taraflar arasında silahlarıneşitliğinin sağlanmasıdır (Rowe ve Davis/Birleşik Krallık [BD], B.No: 28901/95, 16/2/2000, § 60). Adil yargılanma hakkının unsurlarından olançelişmeli yargılama ilkesi taraflara, dava dosyasındaki belgeler hakkında bilgisahibi olma ve yorum yapma hakkını tanımayı, bu nedenle tarafların yargılamanınbütününe aktif olarak katılmasını gerektirmektedir. Bu anlamda mahkemecetarafların dinlenmemesi, taraflara delillere karşı çıkma imkânı verilmemesiyargılama faaliyetinin hakkaniyete aykırı hâle gelmesine neden olabilecektir (Feldbrugge/Hollanda,B. No: 8562/79, 29/5/1986, § 44).
V. İNCELEME VEGEREKÇE
20. Mahkemenin 10/2/2021 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
21. Başvurucu, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adilyargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
22. Bireysel başvurular sonrasında yürürlüğe giren25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı BaşvurularınTazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.
23. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göreyargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesiya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddeninyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olanbireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabuledilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaatüzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (TazminatKomisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.
24. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)kararında Anayasa Mahkemesi; yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı yada yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediğiiddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurularailişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkinyolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlamakapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğinitartışmıştır.
25. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuruyolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlamasınedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarınamakul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminatödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafiolanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlamaimkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (FeratYüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesi,ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunmave yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonunabaşvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurununikincil niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarınıntüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (FeratYüksel, §§ 35, 36).
26. Mevcut başvuruda, söz konusu karardan ayrılmayıgerektiren bir durum bulunmamaktadır.
27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğerkabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarınıntüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. SilahlarınEşitliği ve Çelişmeli Yargılama İlkelerinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucununİddiaları
28. Başvurucu; istinaf yoluna başvuran davalılarındilekçelerine karşı cevap hakkı tanınmadan dosyanın Bölge Adliye Mahkemesinegönderildiğini, Dairenin de dilekçelere karşı cevap verme süresi sona ermedenkesin nitelikte ret kararı verdiğini belirterek Anayasa'nın 36. maddesikapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
29. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenarbaşlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
30. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Somut olayda başvurucunun iddialarının adil yargılanma hakkıkapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri yönündenincelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
a. KabulEdilebilirlik Yönünden
31. İstinaf dilekçesine cevap hakkının kullanılmasınaimkân tanınmamasına ilişkin iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olmadığı vekabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden debulunmadığı anlaşıldığından silahların eşitliği ve çelişmeli yargılamailkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna kararverilmesi gerekir.
b. EsasYönünden
i. Genelİlkeler
32. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes iddia,savunma ve adil yargılanma hakkına sahiptir. Anayasa'nın anılanmaddesinde adil yargılanma hakkından ayrı olarak iddia ve savunmahakkına birlikte yer verilmesi, taraflara iddia ve savunmalarını mahkeme önündedile getirme fırsatı tanınması gerektiği anlamını da içermektedir (MehmetFidan, B. No: 2014/14673, 20/9/2017, § 37).
33. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine adilyargılanma ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin tarafıolduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılamahakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Anayasa Mahkemeside Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, Avrupa İnsanHakları Mahkemesi (AİHM) içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhiledilen silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine Anayasa’nın36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Bu itibarla anılan ilkenin adilyargılanma hakkının kapsam ve içeriğine dâhil olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.Anılan ilkeye uygun yürütülmeyen bir yargılamanın hakkaniyete uygun olmasımümkün değildir (Mehmet Fidan, § 38).
34. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarınınusule ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardanbirinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia vesavunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahipolması anlamına gelir (Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32).Bu usul güvencesi, uyuşmazlığın her iki tarafına da savunmasının temel dayanağıolan delilleri sunma imkânı tanınmasını kapsamaktadır (Yüksel Hançer, B.No: 2013/2116, 23/1/2014, § 18).
35. Çelişmeli yargılama ilkesi, silahların eşitliğiilkesi ile yakından ilişkili olup bu iki ilke birbirini tamamlar niteliktedir.Zira çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edilmesi durumunda davasınısavunabilmesi açısından taraflar arasındaki denge bozulacaktır. Çelişmeliyargılamanın medeni haklara ilişkin davalarda da kabul ediliyor olması, medenibir hakka ilişkin yargılamada tarafların duruşmada hazır bulunması da dâhilolmak üzere yargılamanın bütününe aktif olarak katılmalarını gerektirir (TahirGökatalay, B. No: 2013/1780, 20/3/2014, § 25).
36. Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olançelişmeli yargılanma hakkı, kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tümtaraflara, gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olmave bunlarla ilgili görüş bildirebilme imkânı vermektedir. Bu çerçevedebaşvuranların bilirkişi raporunun sonucuna itiraz edememesi ya da delillerleilgili görüş bildirmelerine fırsat verilmemesi çelişmeli yargılanma hakkınınihlali olarak değerlendirilebilmektedir (Hüseyin Sezen, B. No:2013/1793, 18/9/2014, § 38).
37. Öte yandan adil yargılanma hakkının güvencelerindenolan çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri mutlak değildir. Bazıdurumlarda birtakım zorunluluklar veya daha üstün değerdeki bir kamusal yarargözetilerek bu ilkelerin gereklerinin belli ölçüde yumuşatılması ve bunlaraaykırı tedbirler alınması mümkündür. Dolayısıyla çelişmeli yargılama vesilahların eşitliği ilkelerine aykırı işlemlerin yapılması tek başına adilyargılanma hakkının ihlal edilmesi sonucunu doğurmaz. Sözü edilen ilkelere aykırıişlemlerin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için buaykırılığın bir bütün olarak bakıldığında yargılamanın hakkaniyetini zedelemişolması gerekir (Hacı Karabulut, B. No: 2017/14871, 9/10/2019, § 32).
38. Çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerineaykırılığın yargılamanın hakkaniyetini zedeleyip zedelemediğideğerlendirilirken yargılamanın bütününe bakılması gerekmektedir. Bu çerçevedeçelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine aykırılığın sonuçlarının yargılamanınilerleyen safhalarında giderildiği veya en azından giderilme imkânınınbulunduğu hâllerde söz konusu aykırılığın bir bütün olarak yargılamanınhakkaniyetini zedelediği sonucuna ulaşılamayacak ve bu durumda adil yargılanmahakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyecektir (Hacı Karabulut, § 33).
39. Mevcut yargılamada geçerli olan delil sunma veinceleme yöntemlerinin adil yargılanma hakkına uygun olup olmadığını denetlemekAnayasa Mahkemesinin görevi kapsamında olmayıp Anayasa Mahkemesinin görevi başvurukonusu yargılamanın bütünlüğü içinde adil olup olmadığınındeğerlendirilmesidir. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanınyürütülebilmesi için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleriışığında taraflara iddialarını sunmak hususunda uygun olanakların sağlanmasışarttır. Bu anlamda delillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsizlikiddialarının da yargılamanın bütünü ışığında değerlendirilmesi gerekir (MuhittinKaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi veTicaret Ltd. Şti., B. No: 2013/1213,4/12/2013, § 27).
ii. İlkelerinOlaya Uygulanması
40. Başvurucu; istinaf dilekçesine karşı cevap verme veitirazlarını dile getirme hakkı tanınmadan dosyanın Bölge Adliye Mahkemesinegönderildiğini, Dairenin de usul Kanununda öngörülen süreye riayet etmedenistinaf incelemesini tamamlayarak aleyhine kesin nitelikte ret kararı verdiğinibelirterek savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür.
41. Olay tarihinde de yürürlükte olan 6100 sayılıKanun'un 347. maddesinde, istinaf dilekçesinin kararı veren mahkemece karşıtarafa tebliğ olunacağı, karşı tarafın tebliğden itibaren iki hafta içindecevap dilekçesini kararı veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzerebaşka bir yer mahkemesine verebileceği, kararı veren mahkemece, dilekçelerverildikten veya bunun için belli süreler geçtikten sonra dosyanın dizilistesine bağlı olarak ilgili bölge adliye mahkemesine gönderileceğibelirtilmiştir.
42. Somut olayda davalıların istinaf dilekçelerinin enson 23/1/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edildiği, başvurucunun 3/2/2017tarihinde istinaf dilekçelerine karşı cevaplarını sunduğu ancak başvurucununcevap dilekçesi beklenmeden Mahkemece dosyanın 26/1/2017 tarihinde Bölge AdliyeMahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır. Bunun ötesinde Dairenin başvurucununistinafa cevap dilekçesi süresi dolmadan ve başvurucunun dosyaya sunduğu cevapdilekçesini dikkate almadan 2/2/2017 tarihinde istinaf incelemesinitamamladığı, başvurucu lehine Mahkemece verilen kararı bozarak ortadankaldırdığı ve davanın esastan reddine kesin olarak karar verdiği anlaşılmıştır.
43. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereğimevzuatın yorumlanması ve uygulanması derece mahkemelerinin görevi olmaklabirlikte bu yorum ve uygulamaların etkilerinin Anayasa ve Sözleşme’nin ortakkoruma alanında bulunan hak ve yükümlülüklerle bağdaşıp bağdaşmadığının AnayasaMahkemesince incelenebileceği tabiidir. Silahların eşitliği ve çelişmeliyargılama ilkesi yönünden yapılacak böyle bir inceleme, somut olayın koşullarıçerçevesinde olacaktır (Kemal İnan, B. No: 2013/1524, 6/10/2015, § 49).
44. Bunun yanında Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurukapsamındaki görevi derece mahkemelerince yapılan hukuki hataları düzeltmekdeğildir. Anayasa Mahkemesinin görevi derece mahkemelerinin yorum vedeğerlendirmelerinin Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı kapsamında olanhak ve özgürlükleri ihlal edip etmediğini incelemekten ibarettir.
45. Buna göre başvurucunun çelişmeli yargılama vesilahların eşitliği ilkelerine aykırı bir uygulamaya maruz kaldığı açıktır.Ancak bu aykırılığın adil yargılanma hakkı bakımından bir ihlale yol açtığınınsöylenebilmesi için bir bütün olarak yargılamanın hakkaniyetini zedeleyipzedelemediği değerlendirilmelidir.
46. Bölge Adliye Mahkemesinin başvurucuya istinafdilekçelerine karşı cevap verme ve itirazlarını ileri sürme hakkı tanımadanaleyhine istinaf incelemesinin tamamlanması, davalılara nazaran başvurucununzayıf bir konuma düşürülmesi sonucunu doğurmuştur. Belirtilen nedenlerledavalılara karşı başvurucuya savunma yapma imkânı verilmemesi nedeniylebaşvurucunun silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlaledildiği sonucuna ulaşılmıştır.
47. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği veçelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
C. Diğer İhlalİddiaları
48. Başvurucu, aleyhine açılan davada hukuka aykırıyargılama yapıldığını ve davanın hukuka aykırı olarak reddedildiğini belirterekadil yargılama hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
49. Başvurucunun şikâyetine konu davanın kabulü yönündenyukarıda açıklanan gerekçeyle adil yargılanma hakkı bağlamındaki silahlarıneşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiğine karar verildiğindenbu aşamada diğer şikâyetleri hakkında kabul edilebilirlik ve esas yönündenayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
D. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
50. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir.”
51. Başvurucu, yeniden yargılama yapılmasına hükmedilerekihlalin giderilmesi ve uğradığı zararın tazminine karar verilmesi talebindebulunmuştur.
52. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararındaihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genelilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer birkararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesininsonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibiilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (AligülAlkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).
53. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlaledildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâlegetirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için iseöncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması, ihlaleneden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadankaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararlarıngiderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınmasıgerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).
54. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veyamahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılıKanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgilimahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzerhukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıyla yenidenyargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunuöngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına bağlıolarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki yargılamanınyenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılamasebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisibulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasalyükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararınedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarınıgidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Doğan, §§58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66-67).
55. İncelenen başvuruda, silahların eşitliği ve çelişmeliyargılama ilkelerinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somutbaşvuruda ihlalin mahkeme kararlarından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
56. Bu durumda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılamailkelerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama isebireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin(2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasınayöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş, yeniden yargılama kararıverilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlalkararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Busebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir BölgeAdliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderilmesini sağlamak üzere Salihli 2.Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
57. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyeniden yargılama yapılmasının yeterli giderim sağlayacağı sonucunavarıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
58. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harçtanoluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğineilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABULEDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliğive çelişmeli yargılanma ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılamailkelerinin İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin silahların eşitliği ve çelişmeliyargılama ilkelerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yenidenyargılama yapılmak amacıyla İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinegönderilmek üzere Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2014/825, K.2016/79)GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,
E. 257,50 TL harçtan oluşan yargılama giderininbaşvurucuya ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucununHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 10/2/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.