TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ALİ ZEKİ IRMAK BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/15990)
Karar Tarihi: 16/2/2017
R.G. Tarih ve Sayı: 21/4/2017-30045
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Kadir ÖZKAYA
Raportör
:
Aydın ŞİMŞEK
Başvurucu
:
Ali Zeki IRMAK
Vekili
:
Av. Dursun KÜÇÜK
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru; ceza mahkemesince verilen yakalama kararı veçıkartılan kırmızı bülten uyarınca başvurucunun bir başka ülkede yakalanması vehâkim önüne çıkarılmaksızın tutuklanması, Türkiye'ye iade edilinceye kadargeçen tutukluluğun iki ülke arasındaki sözleşmeye aykırı şekilde uzun olması vebuna rağmen mahkemece serbest bırakma taleplerinin kabul edilmemesi, bu sürecinbir bölümünde tutmanın bir mahkeme kararı olmaksızın gerçekleşmesi nedenleriylekişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 2/10/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.
7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyandabulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UlusalYargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucu 1965 doğumlu olup Türkiye Cumhuriyetivatandaşlığının yanı sıra beyanına göre Hollanda vatandaşıdır.
10. Başvurucu uyuşturucu madde ticareti suçuna ilişkin yürütülenbir soruşturma kapsamında 9/12/2005 tarihinde yakalanmış ve 11/12/2005tarihinde polis görevlilerine ifade vermiştir.
11. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 13/12/2005 tarihindebaşvurucunun ifadesini almıştır. Başvurucu müdafiitarafından sunulan belgelerden anlaşıldığına göre başvurucu bu ifade işlemindensonra serbest bırakılmıştır.
12. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK mülga 250. maddeile görevli) 23/12/2005 tarihli iddianamesiyle başvurucunun örgüt faaliyetiçerçevesinde uyuşturucu (eroin) ticareti yapma ve bu amaçla kurulan örgüte üyeolma suçlarından cezalandırılması istemiyle aynı yer Ağır Ceza Mahkemesine kamudavası açılmıştır. İddianamede başvurucu ile birlikte toplam sekiz sanığıncezalandırılması talep edilmiştir.
13. Davaya bakan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK mülga250. madde ile görevli) 5/4/2006 tarihinde başvurucu hakkında yakalama emriçıkarılmasına karar vermiştir.
14. Mahkeme 16/4/2008 tarihinde, başvurucunun yargılamaaşamasında savunmasının alınamamış olduğunu belirterek hakkındaki davanın(E.2005/256 sayılı dosyadan) tefrik edilerek yeni bir esasa kaydına kararvermiştir. Mahkemenin aynı tarihte diğer sanıklar hakkında hüküm tesis ettiğigörülmektedir.
15. Başvurucu hakkındaki yargılamaya aynı Mahkemenin E.2008/239sayılı dosyası üzerinden devam olunmuştur. Mahkeme, yargılama boyunca başvurucuhakkında çıkarılan yakalama emrinin infaz edilmesini beklemiştir.
16. Emniyet Genel Müdürlüğü 1/10/2013 tarihinde, başvurucununHollanda'da ikamet ettiğini belirterek Mahkemeden başvurucunun kırmızı bültenlearattırılıp arattırılamayacağını sormuştur.
17. Bunun üzerine Mahkeme 13/12/2013 tarihinde başvurucuhakkında gıyabi tutuklama müzekkeresi çıkarmış ve kırmızı bülten formudüzenlemiştir. Anılan form, bir kimse hakkında adli makamlar tarafından yakalamamüzekkeresi düzenlendiğinin Uluslararası KriminalPolis Teşkilatına (INTERPOL) üye ülkelere bildirilmesine ilişkindir.
18. 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile CMKmülga 250. madde ile görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinin kaldırılmasıüzerine dosya, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine devredilmiştir.
19. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi 18/4/2014 tarihinde, davayabakma hususunda İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemelerinin yetkili olduğugerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Mahkemece ayrıca başvurucuhakkındaki yakalama emrinin devamına da karar verilmiştir.
20. Davanın görülmesine İstanbul Anadolu 8. Ağır CezaMahkemesinde devam olunmuştur.
21. İçişleri Bakanlığının 7/5/2014 tarihli yazısına görebaşvurucu 4/5/2014 tarihinde Türkiye'ye iade edilmek üzere Fas Krallığı'nın Tetouan şehrinde tutuklanmıştır.
22. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler GenelMüdürlüğü, 9/5/2014 tarihinde Mahkemeye yazı yazarak başvurucunun iadesi içingerekli olan bir kısım belgenin hazırlanıp gönderilmesini talep etmiştir.Mahkeme istem konusu belgeleri düzenleyerek 23/5/2014 tarihinde Bakanlığagöndermiştir.
23. Başvurucunun müdafii 9/6/2014tarihinde Mahkemeye başvurarak otuz yedi gündür Fas ülkesinde tutuklu bulunanbaşvurucunun, ilgili ülkeyle yapılan sözleşme gereği kırk günden fazlatutulamayacak olması nedeniyle serbest bırakılması için Bakanlık aracılığıylagerekli işlemlerin yapılmasına ya da başvurucu hakkındaki kırmızı bülteninkaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 10/6/2014 tarihindetalebin reddine karar verilmiştir. Mahkeme ret gerekçesi olarak isnat edilensuçun önemine, iletişimin tespiti tutanakları ile ekspertiz raporlarına, suçuntutuklama nedeni bulunduğu varsayılan katalog suçlardan olmasına, başvurucununiadesi bakımından talepnamenin gönderilmiş olmasına ve başvurucunun kaçmasınadayanmıştır.
24. Başvurucu müdafii 12/6/2014tarihinde karara itiraz etmiştir. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesi23/6/2014 tarihli kararı ile tutuklama kararının İstanbul Anadolu 8. Ağır CezaMahkemesince verilmediğini belirterek talebin tutuklama kararı veren Fas adlimakamlarına yapılması gerektiği, bu itibarla itiraza konu kararda usul veyasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle itirazın kesin olarak reddinekarar vermiştir.
25. Dışişleri Bakanlığı 17/7/2014 tarihinde, başvurucununTürkiye'ye iadesinin hukuki safhasının 2/7/2014 tarihinde sonuçlandığını vebaşvurucunun iade edilmesini gönüllü olarak kabul ettiğini Bakanlığabildirmiştir.
26. Başvurucu müdafii, Bakanlığabaşvurarak yargılama sırasında Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan21/11/2007 tarihli mütalaa ile başvurucu yönünden beraat kararı verilmesinintalep edildiğini, mütalaada hakkında beraat talep edilmeyen kişilerin deyargılama sonunda beraat ettiklerini belirtmiş; 4/5/2014 tarihinden itibarenFas'ta tutuklu bulunan başvurucunun serbest bırakılması veya Mahkemecedurumunun yeniden değerlendirilmesi talebinde bulunmuştur.
27. Bunun üzerine Bakanlık 18/7/2014 tarihinde, Mahkemeye biryazı göndererek "sadece savunmanıntespiti amacıyla aranan sanıklar hakkında CMK [Ceza MuhakemesiKanunu] 98 veya 94. maddeleri gereğinceyakalama emri çıkarılabileceği, şahsın savunmasının CMK 196/4. maddesi uyarıncaSEGBİS sistemi ile alınabileceği veya CMK 196/6. maddesi uyarınca savunmasınınuluslararası istinabe yoluyla alınabileceği ve şahsın iadesinin gerekliolmadığı" hususlarını belirtmiş; başvurucu müdafiininiddialarının ciddiliği karşısında takdir Mahkemeye ait olmak üzere iadetalebinin bu şartlar altında devam edip etmediğine ilişkin bilgi verilmesiniistemiştir. Anılan yazıda Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi'nin (SEGBİS)başvurucunun tutulu bulunduğu Fas Krallığı'nda veya ikamet ettiği Hollanda'dakullanılmasının mümkün olup olmadığı hususunda herhangi bir açıklamaya yerverilmemiştir.
28. Mahkeme 22/7/2014 tarihinde, başvurucunun iadesinin hukukisafhasının tamamlandığını ve gönüllü olarak iadeyi kabul ettiğini belirterekbaşvurucu hakkında düzenlenen kırmızı bültenin iptaline ve iade talebindenvazgeçilmesine karar vermiştir.
29. Bakanlık 1/8/2014 tarihinde Mahkemeye yeniden bir yazıgöndererek iade işlemlerinin çoğu zaman adli ve idari safhalardan oluşan,uzunca bir zamana yayılan karmaşık bir süreç olması nedeniyle bazı ülke hukuksistemlerinde sürecin kısaltılması amacıyla "basitleştirilmiş iade"adı verilen, temelde iadesi talep olunan kişiye konuya ilişkin rızasınınsorulduğu, ilgili kişinin iade edilmeyi kabul etmesi hâlinde normal iadesürecinin bazı safhalarının atlanarak işlemlerin kolaylaştırıldığı bir usulünvarlığı hakkında bilgi verdikten sonra Fas Krallığı makamlarının"basitleştirilmiş iade" yoluna başvurduklarını bildirmiştir. Anılanyazıda, kırmızı bültenin iptaline ve iade talebinden vazgeçilmesine kararverilmesi hâlinde başvurucunun Fas Krallığı makamları tarafından Türkiye'yeiade edilmeksizin serbest bırakılması ihtimalinin bulunduğu, bu nedenlebaşvurucu hakkındaki kırmızı bültenin iptal edilmesi ve iade talebindenvazgeçilmesi hususlarının bir kez de bu yönden değerlendirilerek teyitedilmesine ihtiyaç duyulduğu ifade edilmiştir.
30. Mahkeme 4/8/2014 tarihinde"[başvurucu hakkındaki] iadetalebinden vazgeçilmesine [ilişkin kararın] ... sanığın iadesinin hukuki safhasının ...sonuçlandığı ve sanığın gönüllü olarak iadeyi kabul etmesi nedeniyle, kısasürede mahkememizde hazır edileceği düşüncesi [ile] ... verildiği ... iadenin sanık tarafından gönüllüolarak kabulünün yine iade talebi ile mümkün olup basitleştirilmiş iadekapsamında kaldığı ve iade talebinden vazgeçilmesi halinde Fas Krallığımakamları tarafından ülkemize iade edilmeksizin serbest bırakılması ihtimaliolduğunun bildirildiği" gerekçesiyle kırmızı bültenin iptalineve iade talebinden vazgeçilmesine ilişkin ara kararında rücu edilmesine ve iadeişlemlerinin devamına karar vermiştir.
31. Başvurucu müdafii 4/8/2014tarihinde anılan karara itiraz etmiştir. İstanbul Anadolu 9. Ağır CezaMahkemesinin 7/8/2014 tarihli kararı ile itirazınkesin olarak reddine karar verilmiştir.
32. Başvurucu, itirazın reddi kararını 3/9/2014 tarihindeöğrendiğini bildirmiştir.
33. Başvurucu 2/10/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
34. Başvurucu müdafii 18/9/2014tarihli duruşmada, başvurucu hakkındaki kırmızı bültenin kaldırılmasını ve iadekararından vazgeçilmesini talep emiştir. Mahkeme; başvurucuya isnat edilensuçun yasada öngörülen (hapis) cezasının asgari haddinin beş yılın üzerindebulunduğunu, bu bakımdan istinabe yoluyla savunmasının alınamayacağını, savunmanınbizzat mahkeme huzurunda alınması gerektiğini, başvurucunun uzun süredirkaçtığını belirterek ve ayrıca delil durumu ile dosya kapsamına atıf yaparaktalebin reddine karar vermiştir.
35. Öte yandan Bakanlıkça 5/8/2014 tarihinde başvurucunun iadesineilişkin işlemlerin başlatıldığı, iadenin teyidinin ilgili mercilerce 6/8/2014ve 16/8/2014 tarihlerinde Fas Krallığı yetkili makamlarından talep edildiğianlaşılmıştır. İçişleri Bakanlığınca 7/11/2014 ve 9/12/2014 tarihlerinde, Fasyetkili makamlarının iade sürecinin devam ettiğine ilişkin iki kez yazılı bilgisundukları bildirilmiştir. 10/12/2014 tarihinde Fas/Rabat Büyükelçiliğindebaşvurucunun müdafiine yetki verdiğine ilişkin birvekâletname düzenlenmiştir. İçişleri Bakanlığı iade talebini 25/12/2014tarihinde bir kez daha yinelemiş, Fas Krallığı yetkili makamları iade sürecinindevam ettiğini bildirmişlerdir.
36. Dışişleri Bakanlığı 15/1/2015 tarihinde, Fas Dışişleri veİşbirliği Bakanlığı tarafından iade sürecinin tamamlandığını; İçişleri Bakanlığıise 23/1/2015 tarihinde, başvurucunun 30/1/2015 tarihinde Fas Kasablanka şehrinden teslim alınacağını Bakanlığailetmişlerdir.
37. Bakanlık 26/1/2015 tarihinde, başvurucunun iade edilmesineilişkin talebin Fas adli makamlarınca kabul edildiğini ve 30/1/2015 tarihindebaşvurucunun uçakla İstanbul Atatürk Havalimanına getirileceğini İstanbulAnadolu Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmiştir.
38. Başvurucu 31/1/2015 tarihinde İstanbul Anadolu 8. Ağır CezaMahkemesinde hazır edilmiştir. Mahkeme, başvurucunun savunmasını müdafii huzurunda aldıktan sonra "uzun süre kaçmış bulunması, isnat edilen suçun önemi, Türkiye'desabit bir ikametgahının bulunmayışı ve isnat edilen suçun CMK nun 103 [100/3] maddesindesayılan katolog suçlardan olması, hakkında tevkifi gerektirirkuvvetli suç şüphelerinin mevcut olması" gerekçesiyletutuklanmasına karar vermiştir.
39. Mahkemece 24/3/2015 tarihinde başvurucunun tahliyesine kararverilmiş, başvurucu aynı gün serbest bırakılmıştır.
40. Mahkeme 21/10/2015 tarihli kararla davayı sonuçlandırarakbaşvurucunun uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundanon iki yıl hapis ve 60.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına kararvermiştir. Gerekçeli kararda belirtildiğine göre başvurucu 5/5/2014 tarihinden30/1/2015 tarihine kadar Fas Krallığı'nda tutuklu olarak hürriyetinden yoksunbırakılmıştır.
41. Başvurucu kararı temyiz etmiş olup bireysel başvurununincelendiği tarih itibarıyla dava Yargıtayda temyizincelemesindedir.
IV. İLGİLİ HUKUK
42. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Yakalanan kişinin mahkemeye götürülmesi"kenar başlıklı 94. maddesi şöyledir:
"(1) Hâkim veya mahkeme tarafındanverilen yakalama emri üzerine soruşturma veya kovuşturma evresinde yakalanankişi, en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır.
(2) Yakalanan kişi, en geç yirmi dört saatiçinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılamıyorsa, aynı süre içindeyakalandığı yer adliyesinde, mevcut değil ise en yakın adliyede kurulu sesli vegörüntülü iletişim sisteminin kullanılması suretiyle yetkili hâkim veya mahkemetarafından bu kişinin sorgusu yapılır veya ifadesi alınır."
43. 5271 sayılı Kanun'un"Yakalama emri ve nedenleri" kenar başlıklı 98. maddesinin(1), (3) ve (4) numaralı fıkraları şöyledir:
"(1) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/10 md.) Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrıyapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh cezahâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Ayrıca, tutuklama istemininreddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emridüzenlenebilir.
...
(3) Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkındayakalama emri re'sen veya Cumhuriyet savcısınınistemi üzerine hâkim veya mahkeme tarafından düzenlenir.
(4) Yakalama emrinde, kişinin açık eşkâli,bilindiğinde kimliği ve yüklenen suç ile yakalandığında nereye gönderileceğigösterilir."
44. 5271 sayılı Kanun'un "Tutuklamanedenleri" kenar başlıklı 100. maddesinin ilgili bölümüşöyledir:
"(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığınıgösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheliveya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesibeklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklamakararı verilemez.
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedenivar sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanmasıveya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veyadeğiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskıyapılması girişiminde bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususundakuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk CezaKanununda yer alan;
...
8. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veticareti (madde 188),
..."
45. 5271 sayılı Kanun'un"Sanığın duruşmadan bağışık tutulması" kenar başlıklı 196.maddesinin (2), (4) ve (6) numaralı fıkraları şöyledir:
"(2) Sanık, alt sınırı beş yıl ve dahafazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiylesorguya çekilebilir ...
...
(4) Yukarıdaki fıkralar içeriğine göre sanığınaynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiylesorgusunun yapılabilmesi olanağının varlığı hâlinde bu yöntem uygulanarak sorguyapılır.
...
(6) Yurt dışında bulunan sanığın, belirlenenduruşma tarihinde hazır bulunmasının zorluğu halinde, bu tarihten önce duruşmaaçılarak veya istinabe suretiyle sorgusu yapılabilir."
46. 5271 sayılı Kanun'un "Kaçağıntanımı" kenar başlıklı 247. maddesinin (1), (3) ve (4) numaralıfıkraları şöyledir:
"(1) Hakkındaki kovuşturmanın sonuçsuzkalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan vebu nedenle mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişiye kaçak denir.
...
(3) Kaçak sanık hakkında kovuşturmayapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet kararıverilemez.
(4) Duruşma yapılan hâllerde kaçak sanığın müdafii yoksa, mahkeme barodan bir avukatgörevlendirilmesini ister."
47. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veticareti" kenar başlıklı 188. maddesinin (3) ve (4) numaralıfıkraları şöyledir:
"(3) Uyuşturucu veyauyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan,satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan,kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ilecezalandırılır.(1)(2) (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66 md.)Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olmasıhâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan azolamaz.
(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11 md.) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veyauyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoidve türevleri veya bazmorfin olması,
...
hâlinde verilecek ceza yarı oranındaartırılır."
48. 29/3/1984 tarihli ve 2992 sayılı Adalet BakanlığınınTeşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiştirilerekKabulü Hakkında Kanun'un "UluslararasıHukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü" kenar başlıklı 13/Amaddesinin ilgili bölümü şöyledir:
"Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkilerGenel Müdürlüğünün görevleri, 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Kanun ile5/5/1969 tarihli ve 1173 sayılı Kanunla Dışişleri Bakanlığına verilen görev veyetkiler saklı kalmak kaydıyla şunlardır:
...
c) Hukukî ve cezaî konularda uluslararası adlîyardımlaşma; tebligat, istinabe, suçluların iadesi, hükümlülerin transferi,kovuşturmaların aktarılması işlemlerini yapmak.
..."
49. Türkiye Cumhuriyeti ile Fas Krallığı arasında imzalananCezai Konularda Adli Yardımlaşma ve Suçluların Geri Verilmesi Sözleşmesi'nin(19/4/1990 tarihli ve 3639 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunmuş, bunailişkin Bakanlar Kurulunun 16/8/1990 tarihli kararı 7/10/1990 tarihli ve 20658sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.) "İade talebinin muhtevası ve iletilmesi" kenarbaşlıklı 29. maddesi söyledir:
"1. İade talebi yazılı olarak vediplomatik yoldan yapılır.
2. İade talebine aşağıdaki belgeler eklenir:
a) Bir mahkumiyet kararının aslına uygunörneği veya tevkif müzekkeresi veya talep eden Devlet mevzuatında öngörülmüşusullere uygun aynı kuvvete sahip başka herhangi bir belge,
b) İade talebine konu olan fiilleri,işlendikleri zaman ve yeri, niteliklerini ve ilgili kanun hükümlerini muhtevibir belge,
c) İstenen kimsenin mümkün mertebe ayrıntılıeşkali, kimliğinin ve milliyetinin tesbitine yarayanbilgiler."
50. Anılan Sözleşme'nin "Geçicitutuklama" kenar başlıklı 32. maddesi söyledir:
"1. Acil durumlarda, talep eden Devletinadli makamları, talep olunan şahsın, iade amacıyla, geçici olaraktutuklanmasını isteyebilirler.
2. Geçici tutuklama talebi ile birlikte 29.maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde öngörülen belgelerden biri de düzenlenir .Talep işlenen suç, maruz kalınan veya hükmedilen cezasının süresi, sucunişlendiği zaman ve yer, imkan nisbetinde istenilenşahsın kimliği hakkında bilgileri ihtiva eder.
3. Talep edilen Devletin adli makamlarınaposta yolu ile veya telgraf olarak veya yazılı herhangi bir yolla doğrudaniletilir .
4. Eğer talep uygun görülürse, talep edilenDevletin adli makamlarınca gereğine, kendi mevzuatına uygun olarak tevessülolunur. Keyfiyetten, talep eden makama beklenmeden bilgi verilir .
5. 29. maddenin 2. fıkrasının (a) bendindeÖngörülen belgelerden hiçbiri, talep edilen Devlete gönderilmediği takdirde,tutuklamadan 30 gün sonra geçici tutuklamaya son verilebilir .
6. Geçici tutuklama, hiçbir suretletutuklamadan itibaren 40 günü geçemez.
7. Kişi her an geçici olarak serbestbırakılabilir, ancak talep edilen Devlet talep edilen şahsın kaçmasını önlemekiçin gerekli göreceği her türlü tedbiri alır.
8. Geçici olarak serbest bırakma, iadetalebinin bilahare ulaşması halinde tutuklamayı ve iadeyi engellemez."
51. Anılan Sözleşme'nin"İadesi istenen kimsenin teslimi" kenar başlıklı 36.maddesi söyledir:
1. Talep edilen Devlet, iade talebi konusundaki kararını, diplomatikyoldan talep eden Devlete bildirir .
2. Talebin kısmen veya tamamen reddi halindenedeni bildirilir.
3. Talebin kabulü halinde talep eden Devlet,iadesi istenen kimsenin teslimi için tarih ve yeri en uygun şekilde tesbit eder ve talep eden Devlete yeterince önceden haberverir.
4. Bu maddenin 5. fıkrasında öngörülen halsaklı kalmak kaydı ile, iadesi istenen kişi tesbitedilen tarihte teslim alınmadığı takdirde, bu tarihten itibaren 30 günlük birsürenin sona ermesinden sonra serbest bırakılabilir. Bu şahıs herhalükarda 45 günlük bir sürenin sonunda serbestbırakılır. Talep edilen Devlet aynı suçtan dolayı iadeyi reddedebilir.
5. İstisnai durumların iade olunacak kişininteslim edilmesini veya alınmasını engellemesi halinde ilgili Devlet diğerini 30günlük sürenin bitiminden önce durumdan haberdar eder. Her iki Devlet, başkabir tarih, gerekiyorsa başka bir yer hususunda mutabık kalırlar. Bu durumdayukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır."
52. 20/9/2011 tarihli ve 28060 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanan Ceza Muhakemesinde Ses ve Görüntü Bilişim Sisteminin KullanılmasıHakkında Yönetmelik'in "Tanımlar ve kısaltmalar"kenar başlıklı 3. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
"Bu Yönetmelikte geçen;
...
c) SEGBİS: UYAP Bilişim Sisteminde ses vegörüntünün aynı anda elektronik ortamda iletildiği, kaydedildiği ve saklandığıSes ve Görüntü Bilişim Sistemini,
...
ifade eder."
53. Aynı Yönetmelik'in "Uluslararasıkarşılıklı adli yardımlaşma işlemlerinde kullanılması" kenarbaşlıklı 11. maddesi şöyledir:
"(1) Uluslararası karşılıklı adliyardımlaşma çerçevesinde SEGBİS kullanılabilir.
(2) Dinlemenin ne şekilde tertip edileceği veücret konusu taraflar arasındaki mutabakatla sağlanır.
(3) SEGBİS ile adli yardımlaşma taleplerisesli ve görüntülü iletişim tekniğinin uygulanması talebi örneği doldurularakBakanlık aracılığıyla gerçekleştirilir."
54. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler GenelMüdürlüğünün 16/11/2011 tarihli ve "Suçlularınİadesi ve Hükümlü Nakli, Konularında Adli Makamlarımızca Dikkat EdilmesiGereken Hususlar" konulu Genelgesinin ilgili bölümlerişöyledir:
"ÜLKEMİZİN TALEP EDEN DEVLET OLMASI:
4. İlgili sözleşmehükümlerinin incelenmesinden sonra ... yabancı Devlet yetkili adli makamınahitaben ... kovuşturma aşamasında ise mahkemesince düzenlenecek iadetalepnamesinde:
a. Fiilin işlendiği yerve zaman, müsnet fiilin nasıl ve hangi vasıtalarkullanılarak işlendiği, fiilin ihlâl ettiği kanun hükmü veya hükümleri debelirtilmek suretiyle hukuki tavsifi içine alacak şekilde iadeye esas suçunayrıntılı izahı,
b. Talepname tarihinekadar gerçekleştirilen adli işlemlerin neler olduğu,
c. Durma ve kesilmesebepleri de dikkate alınarak, dava veya ceza zamanaşımının sona ereceği tarih(TCK’nın 66, 67, 68, 71 ve 72’nci maddeleri),
d. İadesi talep edilenin,nüfusa kayıtlı olduğu yer de dâhil, açık kimlik bilgileri ve eşkâli,
e. Bulunduğu veyaoturduğu yabancı ülkedeki açık adresi,
f. Tutuklama kararınıveren mahkeme, tutuklama müzekkeresinin tarih ve sayısı (5271 sayılı CMK’nın 248/5, 100 ve 101’inci maddeleri),
...
h. İade talebine esassözleşmenin tam ismi,
Yer almalıdır.
...
ÜLKEMİZİN TALEP EDİLEN DEVLET OLMASI:
...
8. İade evrakınınalınmasından önceki aşama (geçici tutuklama):
a. Geri verme amacıylageçici tutuklama, uluslararası düzeyde aranan kişinin kaçmasını önlemek içinyakalanıp tutuklanmasından, iade evrakının iade talebinde bulunulan ülkeninyetkili makamına ulaştırılmasına kadar olan safhadır. Bu safha, geri vermesürecinin birinci aşamasını oluşturur.
..."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
55. Mahkemenin 16/2/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
56. Başvurucu, vatandaşı olduğu Hollanda'da yaşamasına rağmenMahkemece kaçtığının varsayılarak hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını, bunedenle Fas'ta geçici olarak tutuklanmasına karar verildiğini, Fas Krallığı'ndayakalanması ve geçici olarak tutuklanmasından sonra hâkim önüne çıkarılmadığınıve iki ülke arasındaki sözleşmeye aykırı olarak kırk günden fazla hürriyetindenyoksun bırakıldığını, Mahkemece 22/7/2014 tarihinde kırmızı bülteninkaldırılmasına ve iadeden vazgeçilmesine karar verildiği hâlde bu kararın31/7/2014 tarihine kadar uygulanmadığını, Bakanlığın 1/8/2014 tarihinde anılankararın değiştirilmesini istediğini, Mahkemenin 4/8/2014 tarihinde Bakanlığınisteği doğrultusunda kırmızı bülten ve iade sürecinin devamına karar verdiğini,böylece 22/7/2014 ile 4/8/2014 tarihleri arasında bir mahkeme kararı olmaksızınhürriyetinden yoksun bırakıldığını belirterek Anayasa'nın 9., 38. ve 138.maddelerinin yanı sıra adil yargılanma ile kişi hürriyeti ve güvenliğihaklarının; haberleşme, çalışma, yerleşme ve seyahat hürriyetleri ile eşitlikilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde bulunmuştur.
57. Bakanlık görüşünde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM)kararlarına atıf yapılarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) taraf birdevletin, ancak ihlalin o devletin egemenliğini kullandığı yerde gerçekleşmişolması hâlinde bir olaydan dolayı sorumlu tutulabileceği belirtilmiştir.Bakanlığa göre AİHS'e taraf bir devlet, egemenlikyetkisini kullanmadığı ya da etkili bir şekilde kontrol etmediği bir toprakparçası üzerinde meydana gelen insan hakları ihlallerinden sorumlu olmaz.
58. Bakanlık, AİHM'in iade talebinedeniyle geçici tutuklama süresinin uzunluğuna ilişkin ihlal kararlarınıntümünde bu kararlara muhatap olan devletin kendisinden iade talebinde bulunulanAİHS'e taraf devlet olduğunu, AİHS'inhiçbir hükmünün taraf bir devletin üçüncü bir devlette geçirilen yargılamaöncesindeki tutma süresini dikkate alması için genel bir yükümlülükyaratmadığını (Zandbergs/Letonya B. No: 71092/01, 20/12/2011, §63), başvurucunun iadesi için Türk makamlarının diplomatik tüm yollarıişlettiklerini ifade etmektedir.
59. Bakanlık görüşünde ayrıca uluslararası adli yardımlaşma vesuçluların iadesi işlemlerinin yerine getirilmesinde Bakanlığın merkezî makamolarak görev yaptığı ve bu işlemlerin Bakanlık bünyesindeki Uluslararası Hukukve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla yapıldığı, Mahkemenin kırmızıbültenin ve iade talebinin devam etmesine ilişkin kararının Bakanlıktalimatıyla verilmesinin söz konusu olmadığı, burada yalnızca Mahkemeyebilgilendirmede bulunulduğu ve yaşanan gelişmeler ışığında Mahkemedendeğerlendirmesinin sorulduğu belirtilmiştir.
60. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı beyanında FasKrallığı'ndaki tutukluluğun sebebinin Fas makamlarınca verilen kararlarolmadığını, tutukluluğun Türkiye Cumhuriyeti makamları tarafından verilenkararlardan kaynaklandığını, bir Türk vatandaşı olarak haklarının korunmasınıntalep edilmesinin devletin sorumluluğunda olduğunu, Mahkemece verilen kırmızıbültenin iptaline ve iade talebinden vazgeçilmesine ilişkin kararın Bakanlıktarafından işleme konulmadığını ve Bakanlığın tavsiye/telkin niteliğindekiyazısı üzerine Mahkemenin bu karardan döndüğünü, 4/8/2014 tarihinden sonraBakanlığın iade sürecini titiz bir şekilde takip etmesinin de ilgili yerlerebaşvuruda bulunmaları üzerine gerçekleştiğini iddia etmiştir.
B. Değerlendirme
61. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının birincicümlesi şöyledir:
"Herkes, Anayasada güvence altına alınmıştemel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındakiherhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla AnayasaMahkemesine başvurabilir."
62. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireyselbaşvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (1) numaralıfıkrası şöyledir:
"(1) Herkes, Anayasada güvence altınaalınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bunaek Türkiye'nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücütarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir."
63. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ve 6216 sayılıKanun'un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca Anayasa'da güvence altınaalınmış temel hak ve özgürlüklerinden AİHS ve buna ek Türkiye'nin taraf olduğuprotokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğiniiddia eden herkese Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapma hakkıtanınmıştır. Dolayısıyla belirtilen bu hak ve özgürlüklerin kamu gücünükullanan organlar tarafından ihlal edildiğine ilişkin iddialar bireysel başvuruyoluyla ileri sürülebilir. 6216 sayılı Kanun'un 45. maddesi kapsamındabaşvurunun konusu kamu gücünün işlemleri, eylemleri ya da ihmalleridir."Kamu gücü"nü kullanan organlar ise baştadevlet tüzel kişiliği içinde yer alan yasama, yürütme ve yargı organları ve buorganlara tabi olan merciler ile yerinden yönetim kuruluşlarıdır (Ali Kemal Renklioğlu,B. No: 2012/171, 12/2/2013, § 15).
64. Anayasa'nın 148. ve 6216 sayılı Kanun'un 45. maddeleriuyarınca işlem, eylem ya da ihmali nedeniyle bireysel başvuruda bulunulan kamugücü faaliyeti, Türkiye Cumhuriyeti devletine ait veya onun adına kullanılmışolmalıdır. Bu anlamda ancak Türkiye Cumhuriyeti devletinin kamu gücü kullananorganlarına atfedilebilir şekilde gerçekleşmiş temel hak ve özgürlük ihlalleribireysel başvuru konusu olabilir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesinin, yabancıdevletlerin işlemleri aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceleme yetkisibulunmamaktadır (Ali Kemal Renklioğlu, § 17).
65. Somut olayda başvurucunun yargılandığı davada Mahkeme,savunmanın alınamamış olması nedeniyle başvurucu hakkında yakalama emriçıkarmıştır. Emniyet birimlerince başvurucunun Hollanda'da olduğununbildirilmesi üzerine Mahkeme 13/12/2013 tarihinde gıyabi tutuklama kararıvermiş, ayrıca "kırmızı bülten" formu düzenlemiştir. Başvurucu,gıyabi tutuklama kararı ve kırmızı bülten uyarınca 4/5/2014 tarihinde ülkemize iadeedilmek üzere Fas Krallığı'nın Tetouan şehrindeyakalanıp tutuklanmıştır.
66. Başvurucunun Fas Krallığı'nda yakalanmasından kısa bir süresonra iade için gerekli olan belgeler (bkz. §§ 49, 54) Mahkeme tarafındanhazırlanarak Bakanlığa gönderilmiştir. Bu belgelerin Fas Krallığı makamlarınaulaşma tarihi bilinmemekle birlikte başvurucunun iadesinin hukuki safhasının,yakalanma tarihinden sonra yaklaşık iki ay içinde tamamlandığı, başvurucununiade edilmesini gönüllü olarak kabul ettiği anlaşılmaktadır (bkz. § 25). Diğertaraftan Mahkemece verilen nihai kararda belirtildiğine göre başvurucuTürkiye'ye iade edildiği 30/1/2015 tarihine kadar Fas Krallığı'nda tutukluolarak hürriyetinden yoksun bırakılmıştır (bkz. § 40).
67. Buna göre başvurucunun bireysel başvuruya konu olanhürriyetinden yoksun bırakılması, Fas Krallığı yetkili makamlarınca verilenkararlar ve yapılan işlemler sonucunda gerçekleşmiştir. İade sürecinde Türkiyeile Fas Krallığı arasında yapılan sözleşme uyarınca başvurucu hakkında hürriyetindenyoksun kalma sonucunu doğuran tedbirlerin alınması, bu bağlamda geçicitutuklamaya ilişkin azami süre kuralının uygulanması ve geçici tutuklamadışında iade talebi ulaştıktan sonra da tutmaya devam edilmesi Fas Krallığımakamlarının takdirindendir (bkz. § 50). Başvurucunun Fas Krallığı tarafındangerçekleştirilen eylem ve işlemler yönünden temel hak ve özgürlüklerinin ihlaledildiğine ilişkin iddiaları, Türkiye Cumhuriyeti devletine atfedilemez.
68. Kaldı ki başvurucunun Türkiye'ye iade edilmesine kadar FasKrallığı'nda tutulduğu süreçte Türk makamlarının başvurucunun hürriyetindenyoksun bırakılmasının uzamasına sebebiyet veren bir özensizliklerinin bulunduğutespit edilmemiştir. Bu bağlamda başvurucunun iadesinin hukuki safhasınıntamamlanması ve gönüllü olarak iadeyi kabul etmesi dikkate alınarak kırmızıbültenin iptaline ve iade talebinden vazgeçilmesine karar verilmesi sonrasındasuçluların iadesine ilişkin işlemlerinin yerine getirilmesinde merkezi makamolarak görev yapan Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler GenelMüdürlüğünün (bkz. § 48) bu kararın hukuki sonuçlarını ve ayrıcabasitleştirilmiş iade usulünü Mahkemenin bilgisine sunması üzerine Mahkemece,kısa süre içinde önceki karardan geri dönülmesi başvurucunun Fas Krallığındakitutulma süresinin uzamasına sebebiyet veren bir durum değildir. Nitekim anılankararların verildiği dönemde başvurucunun iadesinin hukuki safhası tamamlanmışolup iade süreci, bu kararların verilmesinden ve Türkiye Cumhuriyeti yetkilimakamlarının karar sonrası Fas Krallığı'ndan iadenin teyidini talepetmelerinden yaklaşık altı ay sonra sonuçlanmıştır. Son olarak Fas Dışişleri veİşbirliği Bakanlığı tarafından iade sürecinin tamamlandığının Türk makamlarınabildirilmesinden yaklaşık on beş gün sonra başvurucu Fas Krallığının Kasablanka şehrinden teslim alınarak Türkiye'yegetirilmiştir.
69. Açıklanan nedenlerle, başvurunun yer bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğunakarar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun yer bakımındanyetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA16/2/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.