TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ALEYNA ÖZTÜRK BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/23209)
Karar Tarihi: 16/9/2020
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Burhan ÜSTÜN
Muammer TOPAL
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Tuğba TUNA IŞIK
Başvurucu
:
Aleyna ÖZTÜRK
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, atama işleminin iptali istemiyle üçüncü kişitarafından idareye karşı açılan davanın dava konusu işlemin lehine tesisedildiği kişiye ihbar edilmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlaledildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 15/5/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucunun 2016 yılında Kamu Personeli Seçme veYerleştirme Sınavı (KPSS) puanı ile Karadeniz Teknik Üniversitesi FarabiHastanesi (Hastane) Pediatri Enfeksiyon Kliniğine hemşire olarak atamasıyapılmıştır.
9. Aynı Hastanede görev yapan başka bir hemşire (davacı)tarafından başvurucunun atama ilanında yer alan pediatri enfeksiyon servisindebir yıl süre ile çalışma şartını taşımadığı gerekçesiyle atamanın iptaliistemiyle Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne (İdare) karşı Trabzonİdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açılmıştır.
10. Mahkeme 24/3/2016 tarihli ara kararı ile davanınbaşvurucuya ihbar edilmesine karar vermiştir. İhbar kararı başvurucunun görevyaptığı Hastaneye tebliğe çıkarılmış fakat başvurucunun ameliyatta olmasısebebiyle sorumlu hemşiresi O.A.ya 4/4/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir.Başvurucu, müdahale talebinde bulunamamıştır.
11. Mahkeme 25/10/2016 tarihli kararı ile davanın reddinekarar vermiştir.
12. Davacının istinaf yoluna başvurması üzerine SamsunBölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi tarafından mahkeme kararınınkaldırılarak dava konusu işlemin iptal edilmesine 22/2/2017 tarihinde kesinolmak üzere karar verilmiştir.
13. Başvurucunun görevine İdarenin 17/4/2017 tarihliyazısı ile mahkeme kararı gereğince son verilmiştir.
14. Başvurucu 15/5/2017 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİHUKUK
A. Ulusal Hukuk
15. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 31. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Bu Kanunda hüküm bulunmayanhususlarda; ... üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, ...hallerinde ...Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak,davanın ihbarı Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır."
16. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu'nun "Yargılamaya Hâkim Olan İlkeler" ana başlıklıİkinci Bölüm'ünde yer alan 27. maddesinde "Hukuki dinlenilme hakkı"düzenlenmiştir. Anılan madde şöyledir:
"(1) Davanın tarafları, müdahillerve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukukidinlenilme hakkına sahiptirler.
(2) Bu hak;
a) Yargılama ile ilgili olarak bilgisahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını,
c) Mahkemenin, açıklamaları dikkatealarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarakgerekçelendirilmesini,
içerir."
17. 6100 sayılı Kanun'un "İhbar ve şartları"kenar başlıklı 61. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
"Taraflardan biri davayı kaybettiğitakdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa,tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir."
18. 6100 sayılı Kanun'un "İhbarda bulunulankişinin durumu" kenar başlıklı 63. maddesinin (1) numaralı fıkrasışöyledir:
"Dava kendisine ihbar edilen kişi,davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir."
19. 6100 sayılı Kanun'un "Fer'î müdahale"kenar başlıklı 66. maddesi şöyledir:
"(1) Üçüncü kişi, davayıkazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmakamacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'î müdahil olarak davada yeralabilir."
20. 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Otel,hastane, fabrika ve mektep gibi yerlerde tebligat" kenar başlıklı 18.maddesi şu şekildedir:
"Tebliğ yapılacak şahıs otel,hastane, tedavi veya istirahat evi, fabrika, mektep, talebe yurdu gibi içineserbestçe girilemiyen veya arananın kolayca bulunması mümkün olmıyan bir yerdebulunuyorsa, tebliğin yapılmasını o yeri idare eden veya muhatabın bulunduğukısmın amiri temin eder. Bunlar tarafından muhatabın derhal buldurulması veyatebliğin temini mümkün olmazsa, tebliğ kendilerine yapılır."
B. UluslararasıHukuk
1. Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi
21. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6.maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Herkes davasının, medeni hak veyükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ... konusunda karar verecek olan,... birmahkeme tarafından ... görülmesini isteme hakkına sahiptir..."
2. Avrupa İnsanHakları Mahkemesi İçtihadı
22. İlgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı içinbkz. Yusuf Bilin, B. No: 2014/14498, 26/12/2017, §§ 28-33.
V. İNCELEME VEGEREKÇE
23. Mahkemenin 16/9/2020 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
24. Başvurucu; atamaya ilişkin şartları taşıdığını, görevyaptığı sürede zor şartlar altında ve fedakârlıkla görevini ifa ettiğini,bireysel başvuruya dayanak davada verilen iptal hükmü gereği görev yaptığıHastane ile ilişiğinin kesilmesi sonucunda davadan haberdar olduğunu belirterekdava süreci ile ilgili kendisinin davaya katılımının sağlanmamış olmasınedeniyle hukuki menfaatlerini korumaya yönelik iddialarını dilegetiremediğinden şikâyet etmiştir.
B. Değerlendirme
25. Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti"kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Herkes, meşru vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."
26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Başvurucunun şikâyetinin özü, sonucundan doğrudan etkilendiği bir idaridavada yargılamaya katılımının sağlanmamış olmasıdır. Bu nedenle başvurucununbelirtilen şikâyetleri bağlamındaki ihlal iddiaları mahkemeye erişim hakkıkapsamında incelenmiştir.
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
27. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılanmahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. EsasYönünden
a. Genelİlkeler
28. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında,herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma vesavunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişimhakkı, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğününbir unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanmaibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararasısözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metninedâhil edildiği vurgulanmıştır (Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. veTic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017, § 34).
29. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hakarama özgürlüğü, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak veözgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasınısağlayan en etkili güvencelerden biridir. Bu bakımdan davanın bir mahkemetarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına girengüvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya koymaimkânının tanınması gerekir. Diğer bir ifadeyle dava yoksa adil yargılanmahakkının sağladığı güvencelerden yararlanmak mümkün olmaz (Mohammed Aynosah,B. No: 2013/8896, 23/2/2016, § 33).
30. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kapsamında yaptığıdeğerlendirmelerde mahkemeye erişim hakkının bir uyuşmazlığı mahkeme önünetaşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasınıisteyebilmek anlamına geldiğini ifade etmiştir (Özkan Şen, B. No:2012/791, 7/11/2013, § 52).
31. Bireylere menfaatlerini etkileyen işlemlere karşıdava açabilmelerinin yanı sıra üçüncü şahıslarca açılmış ve doğrudan tarafolmadıkları ancak sonucu itibarıyla menfaatlerini etkileyen bir davada iddia vesavunmalarını dile getirebilmeleri amacıyla davaya katılma olanağınınsağlanması da mahkemeye erişim hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerekengüvencelerden biridir. Bu itibarla bir davanın sonucundan menfaati etkilenecekolan kişilerin bu yargılama hakkında bilgi sahibi olabilmelerine, uyuşmazlığınçözümü için gerekli ve sonuca etkili olduğunu düşündükleri hususlardaaçıklamada bulunabilmelerine, iddialarını ispata yönelik delil sunabilmelerineimkân sağlanması gerekir. Bu husus aynı zamanda yargı mercilerinin tüm verileridikkate alıp değerlendirme yaptıktan sonra gerekçeli karar vermesinisağlayacağından silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi ile deilgilidir. Nitekim 6100 sayılı Kanun'un 27. maddesinde, mahkemeye erişimhakkının güvenceleriyle örtüşür nitelikte bir düzenleme getirilerek davanıntaraflarının yanı sıra müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin de kendihakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduklarıbelirtilmiştir. Dolayısıyla mahkeme; davanın taraflarına, müdahillere,yargılamanın diğer ilgililerine savunma hakkını kullanma imkânı vermedendavanın esasıyla ilgili değerlendirme yapamayacaktır (Yusuf Bilin, § 44;benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Mehmet Ali Bedir ve Tevfik Günay,B. No: 2013/4073, 21/1/2016, § 35).
32. Bireyin sonucu itibarıyla menfaatini etkileyen birdavadan haberdar edilmeyerek davaya katılımının sağlanmaması ve mahkeme önündeargümanlarını öne sürme imkânından yoksun bırakılması mahkemeye erişim hakkınamüdahale teşkil eder (Sema Calgav ve Oya Yamak, B. No: 2015/13950,24/5/2018, § 46).
b. İlkelerinOlaya Uygulanması
33. Bireysel başvuruya dayanak davanın konusu veuyuşmazlığın niteliği dikkate alındığında başvurucunun belirtilen davanınsonucundan doğrudan etkileneceği, bu itibarla davaya katılımında hukukiyararının bulunduğu ilk bakışta ve çok açık bir şekilde görülmektedir.Başvurucunun davalı İdare ile kesişen ve örtüşen birtakım menfaatlerininbulunduğu açıktır. Davalı İdare tarafından atama işleminin iptal edilmemesineilişkin olarak gerekli savunmayı yapmış olduğu değerlendirilse bilebaşvurucunun davanın aleyhe neticelenmesi ihtimalinde en fazla etkilenecektaraf olması sebebiyle savunma yapma ve delillerini sunması durumundayargılamanın seyrinin değişebileceği ihtimali gözönünde bulundurulmalıdır. Bubağlamda dava konusu edilen atama işleminin iptalini gerektirecek herhangi birhukuka aykırılık unsuru bulunmadığına dair başvurucunun da ileri sürülebileceğiilave birtakım iddiaların olabileceği öngörülebilir bir durumdur.
34. Nitekim Mahkeme tarafından davanın sonucundandoğrudan etkilenecek başvurucuya davanın ihbar edilmesi için tebligatçıkarılmıştır. Fakat söz konusu tebligat başvurucunun ameliyatta olmasısebebiyle sorumlu hemşiresi O.A.ya tebliğ edilmiştir. Başvurucu; davanınihbarına ilişkin bu olayları davanın kesinleşmesi üzerine iptal kararınınicrası aşamasında öğrendiğini iddia etmekte, başvuruya konu yargılamayakatılamadığından şikâyet etmektedir.
35. Tebligata ilişkin mevzuatın yorumlanmasının önceliklederece mahkemelerine ait bir yetki olduğu vurgulanmalıdır. Ancak derecemahkemelerinin yorumunun muhatabın mahkemeye erişim hakkını sınırlaması halindebu yorumun etkilerini incelemek Anayasa Mahkemesinin görevindedir.
36. 7201 sayılı Kanun'un 18. maddesinde içine serbestçegirilemeyen veya arananın kolayca bulunmasının mümkün olmadığı yerlerde, oyerin idarecisi veya muhatabın bulunduğu kısmın amirinin tebligatın yapılmasınıtemin edeceği, muhataba tebliğinin temininin mümkün olmaması durumunda tebliğinamire yapılacağı düzenlenmiştir. Kanun'un başvurucunun da görev yaptığı hastanegibi yerlerde yapılacak tebliğlerde söz konusu yere serbestçe girilememesi vemuhataba ulaşmanın zorluğu sebebiyle tebliğin muhatabın amiri olan kişitarafından sağlanması veya muhatabın amirine yapılmasını öngörmesi karşısındasorumluluğun büyük oranda muhatabın amirine yüklendiği görülmektedir. Kanun'untebliğin amire yapılması durumunda muhatabın tebligattan haberdar edilmesininamir tarafından sağlanacağını öngördüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda amirin kimolduğu, tebligatın muhatabın gerçek amirine yapılıp yapılmadığının belirlenmesidolayısıyla tebligatın usulüne göre yapılmış olması açısından önemli olduğugörülmektedir.
37. Başvuruya konu olayda Mahkeme davanın ihbarınailişkin yazıyı davanın sonucundan doğrudan etkilenecek olan başvurucuya tebliğeçıkarmış fakat tebligatın başvurucunun gerçekten amiri olan kişiye yapılıpyapılmadığını tartışmamıştır.
38. Bu durumda derece mahkemesinin 2577 sayılı Kanun'un31. maddesindeki davanın ihbarına ilişkin usul hükümlerini gerektiği şekildeyerine getirmemesi nedeniyle mahkeme huzurunda argümanlarını öne sürmeimkânından yoksun bırakılmasının başvurucuya aşırı ve orantısız birkülfet yüklediği, bu sebeple başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yapılanmüdahalenin ölçüsüz olduğu sonucuna varılmıştır.
39. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların Anayasa'nın 36.maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğinekarar verilmesi gerekir.
3. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
40. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
41. Başvurucu, ihlalin tespiti ile maddi ve manevitazminat talebinde bulunmuştur.
42. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararındaihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genelilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer birkararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesininsonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibiilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (AligülAlkaya ve diğerleri (2), B.No: 2016/12506, 7/11/2019).
43. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlaledildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâlegetirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun içinise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadankaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararlarıngiderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınmasıgerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).
44. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veyamahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılıKanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgilimahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundakibenzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıylayeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderimyolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararınabağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundakiyargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yenidenyargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisibulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasalyükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararınedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarınıgidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Doğan, §§58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66-67).
45. İncelenen başvuruda mahkemeye erişim hakkının ihlaledildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kararındankaynaklandığı anlaşılmaktadır.
46. Bu durumda mahkemeye erişim hakkının ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukukiyarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgüdüzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasınagöre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamdayapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesiniihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelereuygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğininyeniden yargılama yapılmak üzere Trabzon İdare Mahkemesine gönderilmesine kararverilmesi gerekmektedir.
47. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyeniden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminattalebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
48. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TLbireysel başvuru harcından oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesinekarar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınanmahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkınınihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmaküzere Trabzon İdare Mahkemesine (E.2016/403, K.2016/1354) GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,
E. 257,50 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucununHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 16/9/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.