TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
ASIM ÖZKAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2019/18407)
Karar Tarihi: 3/11/2020
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Kadir ÖZKAYA
Üyeler
:
Engin YILDIRIM
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Raportör
:
Pınar ARMAĞAN YILDIRIM
Başvurucu
:
Asım ÖZKAN
Vekili
:
Av. Abdullah ERKOL
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru; iş kazası sonucu maluliyetten doğan maddi vemanevi tazminata karar verilmesi talebiyle açılan davada hakkaniyete aykırıkarar verilmesi, zamanaşımının hatalı değerlendirilmesi ve yargılamanın uzunsürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasınailişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 27/5/2019 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvurucuya ait başvuru formu ve eklerinin idariyönden yapılan ön incelemesinden sonra başvuru Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alanailişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesinekarar verilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu 27/4/2001 tarihinde dava açmıştır. Yargılamadevam etmektedir. Başvurucu 27/5/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
9. Mahkemenin 3/11/2020 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucununİddiaları
10. Başvurucu, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makulsürede yargılanma hakkının ve diğer anayasal haklarının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
2. Değerlendirme
11. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Başvurucunun iddialarının bir bütün olarak Anayasa'nın 36. maddesindegüvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkı kapsamında incelenmesigerektiği değerlendirilmiştir.
a. KabulEdilebilirlik Yönünden
12. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. EsasYönünden
13. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarakdavanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icraaşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılamasıdevam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esasalınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50, 52).
14. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanınkarmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri,§§ 41-45).
15. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzerbaşvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında somut olaydaki 19 yıl 6 aylıkyargılamanın süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
16. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine kararverilmesi gerekir.
B. Diğer İhlalİddiaları
17. Başvurucu; zamanaşımının başlangıcının hatalı tespitedildiğini, kararın hatalı olduğunu belirterek etkili başvuru ve hakkaniyeteuygun yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
18. Somut olayda, Anayasa Mahkemesince inceleme yapıldığıtarih itibarıyla başvurucu hakkındaki yargılama devam etmektedir. Başvurucununyargılama sürecinde yapılan uygulamalar nedeniyle adil yargılanma hakkınınihlal edildiği iddialarına ilişkin şikâyetlerini kanun yollarında ilerisürebilme ve ileri sürmüş ise şikâyetlerinin bu aşamalarda incelenme imkânıbulunmaktadır. Bu çerçevede başvurucu tarafından muhakeme süreçlerininsonuçlanması beklenmeden ileri sürülen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiyönündeki şikâyetlerin bireysel başvuruya konu edildiği görülmüştür.
19. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmınınbaşvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
C. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir. …
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir.”
21. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 286.936,25 TL maddi ve150.000 TL maddi manevi tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
22. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiği sonucuna varılmıştır.
23. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlarıkarşılığında başvurucuya net 52.000 TL manevi tazminat ödenmesine kararverilmesi gerekir.
24. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesiiçin başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlalarasında illiyet bağı bulunmalıdır. Somut olayda tespit edilen ihlal ile ilerisürülen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığından maddi tazminattaleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
25. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harç ve3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.364,60 TL yargılama giderininbaşvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğineilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Diğer ihlal iddialarının başvuru yollarınıntüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makulsürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net 52.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminatailişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 364,60 TL harç ve 3.000TL vekâlet ücretinden oluşantoplam 3.364,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucununHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin bilgi için Niğde 1. Asliye Hukuk(İş) Mahkemesine (E.2019/289) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 3/11/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.