TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ATASEVEN ENERJİ ÜRETİM A.Ş. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2018/27502)
Karar Tarihi: 10/3/2021
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Muammer TOPAL
Recai AKYEL
Selahaddin MENTEŞ
İrfan FİDAN
Raportör
:
Selçuk KILIÇ
Başvurucu
:
Ataseven Enerji Üretim A.Ş.
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, rüzgâr enerji santrali projesi için yapılanüretim lisansı başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılandavada esasa etkili iddiaların karşılanmaması ve sadece idarece sunulanbilgiler uyarınca karar verilmesi nedenleriyle silahların eşitliği ve çelişmeliyargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvurular 4/9/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. 2018/28025 numaralı başvuru dosyasının kişi yönündenhukuki irtibat nedeniyle 2018/27502 numaralı bireysel başvuru dosyası ilebirleştirilmesine, incelemenin 2018/27502 numaralı başvuru dosyası üzerindenyürütülmesine karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına gönderilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucu Şirket tarafından 28/4/2006 tarihinde EnerjiPiyasası Düzenleme Kurumuna (EPDK) yapılan başvurular ile toplam kurulu güçleri70 milyon watt (MW) ve 150 MW olan Atares-1 ve Atares-2 Rüzgâr Enerji Santrali(RES) projeleri için 49 yıl süreyle lisans verilmesi talep edilmiştir.
10. 4/8/2002 tarihli ve 24836 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanan ve başvurucunun lisans talebinde bulunduğu tarih itibarıylayürürlükte bulunan mülga Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği (LisansYönetmeliği) uyarınca bağlantı talebini karşılama ve bu konuda EnerjiPiyasası Düzenleme Kuruluna (Kurul) görüş bildirmekle görevli TürkiyeElektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) tarafından söz konusu başvurular üzerine26/5/2008 tarihli yazı ile Kurula görüş bildirilmiştir. Anılan görüşte,Atares-1 RES Projesi'nin 70 MW olarak yaklaşık 58 kilometre enerji iletim hattıile Orhaneli Trafo Merkezinin (TM) 154 kilovolt (kV) barasına bağlantısının,Atares-2 RES Projesi'nin ise 100 MW olarak yaklaşık 60 km enerji iletim hattıile Gemlik TM'nin 154 kV barasına bağlantısının uygun görüldüğü belirtilmiştir.
11. EPDK tarafından birkaç kez 1/11/2007 tarihindenönceki RES başvurularına yönelik bağlantı görüşlerinin yenidendeğerlendirilmesi TEİAŞ'tan talep edilmiş, TEİAŞ 13/2/2009, 25/12/2009 ve18/1/2010 tarihli yazıları ile başvurucuya ait projelerin de dâhil olduğuolumlu bağlantı görüşlerinin geçerli olduğunu EPDK'ya bildirmiştir.
12. 18/2/2010 tarihli Kurul kararıyla, 14/3/2013 tarihlive 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 30. maddesiyle başlığı EnerjiPiyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun olarakdeğiştirilen 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Kanun'un 3. maddesine 9/7/2008tarihli ve 5784 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle eklenen mülga "Rüzgârenerjisine dayalı üretim tesisi kurmak üzere yapılmış veya yapılacak olanlisans başvuruları kapsamında..." hükmü çerçevesinde toplambağlanılabilir kapasitenin TM gerilim seviyesi bazında ilan edilmesine kararverilmiş, inceleme ve değerlendirme aşamasında bulunan tüm RES projeleri içinlisans başvurularının bu doğrultuda revize edilmesi istenilmiştir. Söz konusukarar üzerine başvurucu tarafından, Atares-1 RES Projesi için öngörülen sistemebağlantı noktası ve gerilim seviyesinin Orhaneli TM 154 kV olarak, Atares-2 RESProjesi için öngörülen sisteme bağlantı noktası ve gerilim seviyesinin iseGemlik TM 154 kV olarak belirtilmesi suretiyle mevcut başvurular aynensunulmuştur.
13. Anılan başvurulara yönelik yapılan değerlendirmelersonucunda Atares-1 RES Projesi'ne 18 km mesafede Karacabey TM'de 54 MW YGkapasitesi, Atares-2 RES Projesi'ne ise 22 km mesafede Karacabey TM'de 54 MW YGkapasitesi mevcut olduğundan bahisle TEİAŞ'ın 9/6/2010 tarihli yazısıylabağlantı taleplerinin uygun görülmediği, Kurulun 23/6/2010 tarihli kararıylaTEİAŞ'ın olumsuz görüşünün uygun bulunduğu ve başvurucu Şirketin lisansbaşvurularının reddedildiği anlaşılmaktadır.
14. Başvurucu tarafından Atares-1 ve Atares-2 RESprojelerine yönelik üretim lisansı başvurularının reddine ilişkin söz konusuişlemlerin iptali istemiyle Danıştayda davalar açılmıştır. Dava dilekçelerinde,daha önce defalarca uygun bağlantı görüşü verilmesine karşın sonradan bağlantıtaleplerinin hangi gerekçelerle uygun bulunmadığının anlaşılamadığı, yıllarcabekletilen projelerin haksız şekilde reddedildiği ileri sürülmüştür.
15. Danıştay Onüçüncü Dairesince (Daire) 7/1/2011 tarihliara kararı ile; başvurucunun üretim lisansı başvurusunda bulunduğu proje içinen yakın TM'nin nerede olduğunun, ayrıca başka iki şirket tarafından yapılan1512 ve 1436 numaralı başvurular için kabul edilen bağlantı noktasının buprojeler için en yakın TM olup olmadığının ve bu TM'lerin anılan projelere olanuzaklıkları TEİAŞ'tan istenilmiştir. 10/2/2011 tarihli cevapta; 1512 numaralıproje için talep edilen bağlantı noktasının en yakın TM'den 3 km kadar dahauzak bulunduğu ancak yapılan sistem etütlerinde 5 km'ye kadar olan uzaklıklardagerilim düşümü, iletim kaybı vb. parametrelerdeki değişimin ihmal edilebilecekbüyüklükte olduğu, bu ölçüdeki küçük uzaklık farklılıklarının dikkatealınmadığı ifade edilmiştir. Atares-1 Projesi için ise, en yakın TM 18 kmmesafedeki 54 MW kapasiteli Karacabey TM olmasına karşın 62 km mesafede olan 70MW kapasiteli Orhaneli TM'nin tercih edildiği, Kuruluşlarının ilave 44 kmiletim hattı yatırımı, iletim kayıpları ve işletme giderlerinin oluşmasınıteknik ve ekonomik olarak uygun görmediği belirtilmiştir.
16. Başvurucunun Daireye sunduğu 25/2/2011 tarihlisavunmaya cevap dilekçesinde ise taraflarınca yapılan araştırmada en yakınyerine daha uzak trafoları seçen birçok projenin reddedilmediğinin ve olumlubağlantı görüşü verildiğinin tespit edildiği, bu projelerde iki trafoarasındaki mesafenin davalı idarenin savunduğu 5 km sınırının çok üzerindeolduğu belirtilmiştir. Ayrıca dilekçede, en yakın yerine daha uzak trafolarınseçilmesine karşın olumlu bağlantı görüşü verildiği belirtilen 25 örneğe yer verilmiştir.
17. Daire 4/3/2011 ve 9/3/2011 tarihli ara kararları ilebu kez -başvurucu Şirketin iddia ettiği üzere- en yakın TM yerine daha uzakTM'leri seçen projeler için kabul edilen bağlantı noktasının bu projeler içinen yakın TM olup olmadığını ve bu TM'lerin anılan projelere uzaklıklarının vebu projeler için kabul ve ilan edilen bağlantı noktalarının belirlenmesindeesas alınan ölçütlerin ne olduğunu TEİAŞ'tan sormuştur. Ara kararlarına verilencevapta öncelikle, itirazda bulunulan 25 projeye ilişkin tek tek açıklamalarayer verilmiştir. Sonrasında Kurulun 18/2/2010 tarihinde aldığı karar ileinceleme ve değerlendirme aşamasında olan tüm başvuruların birliktedeğerlendirilmesi gerektiğinin ifade edildiği, buna göre 1/11/2007 tarihindenönce bağlantı görüşü oluşturulmuş kapasiteler ile birlikte 50 projenin,1/11/2007 tarihinde alınan 672 proje ve 13/2/2009 tarihinde verilen bağlantıgörüşleri kapasiteleri ile birleştirilerek değerlendirildiği belirtilmiştir.Atares-1 ve 2 projelerine en yakın TM'nin Karacabey TM hâline geldiği,1/11/2007 öncesi başvurusu olan ilgili şirketlerin uyarılarak eski bağlantıgörüşlerinin geçerli olmayacağının ve en yakın TM'lerini seçmeleri gerektiğininbildirildiği ancak başvurucu Şirketin eski bağlantı noktalarını tercih ettiğihususlarına yer verilmiştir.
18. Daire 8/2/2014 ve 24/2/2015 tarihlerinde davalarıreddetmiştir. Kararlarda öncelikle 4/3/2011 ve 9/3/2011 tarihli ara kararlarınaverilen cevaptan bahsedilmiş, sonrasında şu değerlendirme ve gerekçelere yerverilmiştir:
"...diğer taraftan benzer biruyuşmazlıkta, Dairemizin E:2010/4676 sayılı dosyasında 19.11.2013 tarihindeverilen ara kararı ile, TEİAŞ'tan, olumsuz bağlantı görüşlerinin hangi teknikölçütlere dayandığının, sisteme bağlantının daha uzak trafo merkezindenyapılması hâlinde hangi sakıncaların ortaya çıkabileceğinin, sistemin zarargörüp görmeyeceğinin, varsa bu konuda doğabilecek zararın proje sahibininkatlanacağı maliyetle giderilip giderilemeyeceğinin, arz güvenliğinin olumsuzetkilenip etkilenmeyeceğinin sorulduğu; ara kararına verilen cevapta, TEİAŞtarafından 720 projenin aynı teknik ve ekonomik kriterler göz önüne alınarakdeğerlendirildiği, teknik ve ekonomik olarak en uygun bağlantı noktasını tercihetmeyen projelere uygun görüş verilmediği, aksi bir durumun şirket lehineayrıcalık tanımak anlamına geldiği, yapılan değerlendirme sonucunda en yakınbağlantı noktasına göre başvurusunu uygun olarak gerçekleştiren 698 şirketeuygun görüş verildiği, en yakın bağlantı noktasını tercih etmeyen 22 şirkete aitprojenin sistem bağlantısının uygun bulunmadığı, projenin bağlantı noktasınındaha uzak trafo merkezi olarak belirlenmesi hâlinde ek hat maliyetininçıkacağı, arazideki şehirleşme ve tarım alanları göz önünde bulundurulduğundayapılaşma nedeniyle hat maliyetinin daha da artacağı, tarım alanları nedeniylede kamulaştırma maliyetlerinin yüksek olacağı, sonuç olarak daha uzak birnoktaya bağlantı yapılması durumunda, sisteme bağlantısı planlanan toplamkurulu gücü 12.000 MW olan RES'in sistem bağlantılarının teknik ve ekonomikaçıdan uygun optimum bir değerlendirme yapılmasına engel olacağıbelirtilmiştir.
Bu durumda; davacı şirketin yaptığıbaşvuruda, öngörülen sisteme bağlantı noktası ve gerilim seviyesini Orhaneli TM154 kV olarak belirtmesi, TEİAŞ tarafından yapılan değerlendirme sonucundaprojeye daha yakın trafo merkezi bulunması sebebiyle olumsuz bağlantı görüşüverilmesi ve bu görüşün Kurulca uygun bulunması karşısında, davacı şirketinüretim lisansı başvurusunun reddedilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararındahukuka aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan; rüzgâr enerjisine dayalıüretim tesisi kurmak üzere yapılmış ve yapılacak olan lisans başvurularındauygulanacak esaslar 5784 sayılı Kanun'la yeniden belirlendiğinden ve davacışirket bu düzenlemeden önce lisans almaya hak kazanamadığından, diğer birifadeyle bu konuda kazanılmış hakkı bulunmadığından, dilekçede öne sürülenitirazlar geçerli görülmemiştir."
19. Başvurucu tarafından kararlar temyiz edilmiştir.Temyiz dilekçelerinde; Atares-1 ve Atares-2 üretim tesisleri ile aynı bölge veaynı kaynak için başka bir tüzel kişilik tarafından başvuru yapılmadığından sözkonusu projelerin sahada tekli başvuru olarak kaldığı, daha önce 5 kez uygungörüş verilen ve ekonomik olarak kabul edilen Orhaneli TM ve Gemlik TM'yebağlantı taleplerine haksız bir şekilde olumsuz görüş verildiği belirtilmiştir.Ayrıca TEİAŞ'ın olumsuz görüşüne dayanak teşkil eden mülga LisansYönetmeliği'nin 38. maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendinde, talep edilenbağlantı noktasına oranla ekonomik açıdan daha uygun ve daha düşük sistem kaybısağlayan bağlantı noktası bulunması durumunda olumsuz görüş verilebileceğinindüzenlendiğini, düzenleme gereği olumsuz görüş verilebilmesi için iki koşulunaynı anda var olmasının gerektiği, bu nedenle sadece en yakın TM'ye bağlantıtalebi bulunmadığı gerekçesiyle başvuruların reddedilmesinin hukuka aykırıolduğu ileri sürülmüştür.
20. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun (İDDK)3/2/2016 tarihli kararları ile Daire kararlarının onanmasına hükmedilmiştir.
21. Başvurucu 13/6/2016 ve 7/9/2016 tarihlerinde dekararın düzeltilmesi talebinde bulunmuştur.
22. Kararın düzeltilmesi aşamasında başvurucu tarafındanRES projelerinin teknik ve ekonomik yönden uygunluğuna yönelik 14/2/2018 ve20/2/2018 tarihli iki ayrı uzman mütalaası dava dosyalarına sunulmuştur. Anılan14/2/2018 tarihli uzman mütalaasında, Atares-1 RES Projesi için önerilenOrhaneli TM bağlantısının geri ödeme süresinin Yönetmelik'te belirtilen 10yılın çok altında 6 yıl 6 ay olduğu, yine bahsedilen proje için iletim sistemigüç kaybı oranının TEİAŞ'ın 154 kV gerilim seviyesindeki enerji nakil hatlarıiçin kabul edilebilir bulduğu %2,5-%3 güç kaybı oranının çok altında %1 ilesınırlı bulunduğu ve Atares-1 Projesi'nin Orhaneli TM'ye bağlanmasının ekonomikolarak uygun olduğu belirtilmiştir. Yine Atares-2 RES Projesi için önerilenGemlik TM bağlantısının geri ödeme süresinin 5 yıl 6 ay, iletim sistemi güçkaybı oranının ise %1,8 oranında olacağı ve bu bağlantının da ekonomik olarakuygun olduğu ifade edilmiştir. 20/2/2018 tarihli uzman mütalaasında isebaşvurucunun bağlantı taleplerinin en yakın TM'ye bağlantı yapılmayıp uzakTM'ye bağlantı öngörüldüğü için uygun görülmediğinin bildirilmesine yönelikTEİAŞ'ın 9/6/2010 tarihli görüş yazısında, aynı durumda olan yani dahayakınında TM bulunmasına karşın daha uzaktaki TM'ye bağlantı izni verilenprojelerin bulunduğu vurgulanmış, uzak mesafedeki TM'ye bağlantı izni verildiğibelirtilen 13 ayrı projeye yer verilmiştir. Sonuç olarak, Atares-1 ve Atares-2projelerine teknik ve ekonomik değerlendirmeler kapsamında TEİAŞ tarafındanverilen beş adet uygundur onayı sonrası uygulanan uzaklık kriterideğerlendirmesinin aynı tarihli birçok projeye uygulanmadığı belirtilmiştir.
23. Kararın düzeltilmesi istemleri İDDK'nın 15/3/2018tarihli kararları ile oyçokluğuyla reddedilmiştir. Azınlıkta kalan bir üyeninkarşıoy gerekçesinde ise başvurucu Şirket tarafından, Daire kararında yerverilen TEİAŞ değerlendirmesinin tamamen başka bir dosyaya ait olduğunun vebaşvurucu Şirketin proje sahalarının bulunduğu dosya ile bir ilişkisininbulunmadığının, ayrıca TEİAŞ'ın olumsuz bağlantı görüşünde yalnızca iletimhattı uzunluğunun esas alındığının, bağlantı noktasının ekonomik açıdan dahauygun olup olmadığının ise değerlendirilmediğinin ileri sürüldüğü ve söz konusuhususlara yönelik 14/2/2018 ile 20/2/2018 tarihli iki ayrı uzman kurulumütalaasının dava dosyalarına sunulduğu belirtilmiştir. Bu iddiaların kabuledildiği takdirde davanın sonucunu değiştirebilecek içerikte olduğu, buiddiaların karşılanması ve çürütülmesi yoluna gidilmediği ve başvurucu tarafın-karar düzeltme aşamasında yapılmış olsa da- iddiaları ve sunduğu belgelerhakkında değerlendirme yapılması ve bu iddiaların karşılanması gerektiği ifadeedilmiştir.
24. Nihai kararlar 6/8/2018 tarihinde tebliğ edilmiş,başvurucu 4/9/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİHUKUK
A. Ulusal Hukuk
25. 4628 sayılı Kanun'un işlem tarihinde yürürlüktebulunan "Amaç, kapsam ve tanımlar" kenar başlıklı mülga 1.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Bu Kanunun amacı; elektriğinyeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekildetüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukukhükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, mali açıdan güçlü, istikrarlı veşeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsızbir düzenleme ve denetimin sağlanmasıdır.
Bu Kanun; elektrik üretimi, iletimi,dağıtımı, toptan satışı, perakende satışı, perakende satış hizmeti, ithalat veihracatı ile bu faaliyetlerle ilişkili tüm gerçek ve tüzel kişilerin hak veyükümlülüklerini, Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumunun kurulması ile çalışmausul ve esaslarını ve elektrik üretim ve dağıtım varlıklarınınözelleştirilmesinde izlenecek usulü kapsar."
26. 4628 sayılı Kanun'un 3. maddesine 5784 sayılıKanun'un 3. maddesiyle eklenen ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan mülgabeşinci fıkra şöyledir:
"Rüzgâr enerjisine dayalı üretimtesisi kurmak üzere yapılmış veya yapılacak olan lisans başvuruları kapsamında,bu Kanun ile 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu kapsamında Elektrik İşleriEtüt İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak teknik değerlendirme veardından Kurum tarafından yapılacak değerlendirme sonucunda lisans almak içingerekli koşulları sağlayan başvuru sahipleri belirlenir. Yapılan belirlemesonucunda da aynı bölge ve/veya aynı trafo merkezi için birden fazla başvurununbulunması durumunda, bu başvurular Kurum tarafından Türkiye Elektrik İletimAnonim Şirketine gönderilir. Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi tarafındanbu durumda olan başvurular arasından sisteme bağlanacak olanı belirlemek içinyarışma yapılır. Yapılan yarışmada, Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketineişletmeye girdikten sonra yönetmelikle belirlenecek bir süre boyunca üretilecekkWh başına ödenecek en yüksek katkı payını teklif ve taahhüt eden başvurusahibi belirlenerek yarışma sonuçları Kuruma gönderilir. Lisans verilmesineilişkin tüm hak ve yetkiler Kurula aittir. Katkı payı gelirleri TürkiyeElektrik İletim Anonim Şirketi tarafından münhasıran sisteme bağlanacak üretimtesisleri için gerekli iletim yatırımlarının finansmanında kullanılır.Yarışmaya ve yarışma sonunda belirlenen katkı payının ödenmesine ilişkin usulve esaslar Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi tarafından hazırlanacak veKurum tarafından onaylanacak yönetmelikle düzenlenir."
27. 4628 sayılı Kanun'un "Enerji PiyasasıDüzenleme Kurulu ve Kurul Başkanlığı" kenar başlıklı 5. maddesininilgili kısmı şöyledir:
"Bu Kanunun diğer maddeleri ilebelirlenen görevlerinin yanısıra, Kurul aşağıdaki görevleri de yerine getirir:
a) Bu Kanun hükümlerini uygulamak.
...
Bu Kanunun diğer maddeleri ilebelirlenen yetkilerinin yanısıra, Kurul aşağıdaki yetkilere de sahiptir:
...
b) Lisanslara ilişkin onaylarla, buKanunda belirtilen sair onayları vermek."
28. Mülga Lisans Yönetmeliği'nin "Amaç" kenarbaşlıklı 1. maddesi şöyledir:
"Bu Yönetmeliğin amacı; elektriğinyeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekildetüketicilerin kullanımına sunulması için 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunuuyarınca oluşturulması öngörülen mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf birelektrik piyasasında rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyetgösterecek tüzel kişilere verilecek lisanslara ilişkin usul ve esaslarınbelirlenmesidir."
29. Mülga Lisans Yönetmeliği'nin "Lisans velisans alma yükümlülüğü" kenar başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:
"Lisans, bir tüzel kişinin piyasadafaaliyet gösterebilmek için Kurumdan almak zorunda olduğu bir yetkibelgesidir."
30. Mülga Lisans Yönetmeliği'nin "Sisteme erişimve sistem kullanım hakları" kenar başlıklı 38. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"(1) Gerçek veya tüzel kişilerin, iletimve/veya dağıtım sistemine bağlantı ve sistem kullanım taleplerinin, ilgilimevzuat gereğince müstakil olarak iletim ve/veya dağıtım faaliyetini yürütmeklegörevli TEĐAŞ ve/veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından eşittaraflar arasında ayrım gözetilmeksizin karşılanması zorunludur.
...
(3) Gerçek veya tüzel kişilerin,TEĐAŞ veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından işletilmekteolan iletim ve/veya dağıtım sistemlerine bağlantısı ve/veya sistem kullanımıhakkında;
a) Bağlantı yapılması öngörülen tarihte,bağlantı yapılmak istenen noktada şebekenin teknik özelliklerinin yetersizolması,
b) Bağlantı yapılması öngörülen tesisinprojesinde, sisteme bağlantıyla ilgili olarak Şebeke Yönetmeliği ve/veyaDağıtım Yönetmeliği veya ilgili diğer mevzuatta yer alan standartlarınsağlanamaması,
c) Yapılması istenilen bağlantı veelektrik enerjisi nakil işleminin kamu hizmeti yükümlülüklerini engellediğinin,TEĐAŞ ve/veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişilerce gerekçeleriylebelgelenmesi,
d) Bağlantı yapılması öngörülen tesisinprojesinde, gerilim düşümü, harmonik, elektromanyetik girişim, fliker seviyesigibi değerlerin, şebekeye giriş veya çıkış noktasında ve iletim ve/veya dağıtımkademelerinde, ilgili mevzuatta belirlenen sınırları karşılamaması durumu,
e) Bağlantı yapılması öngörülen tesisin,sistem elektrik enerjisinin kalitesini, ilgili mevzuatta yer alan standartlarındışına çıkarması durumu,
f) Rüzgar enerjisine dayalı üretimtesisi bağlantı taleplerinde; talep edilen bağlantı noktasına oranla ekonomikaçıdan daha uygun ve daha düşük sistem kaybı sağlayan bağlantı noktasıbulunması durumu,
hariç, olumsuz görüş verilemez.
(4) TEĐAŞ veya dağıtım sisteminiişleten tüzel kişilerin sisteme bağlantı ve sistem kullanımı hakkındaki olumsuzgörüşlerinin gerekçelendirilmiş olması ve bu gerekçelerin Kurul kararıyla uygunbulunması esastır.
...
(11) Yerli doğal kaynaklar ileyenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesislerine, TEĐAŞ ve/veyadağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından, sisteme bağlantı yapılmasındaöncelik tanınır. Rüzgâr enerjisine dayalı üretim tesisi kurmak üzere yapılanlisans başvurusu kapsamında talep edilen bağlantı noktası için TEĐAŞve/veya dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından üçüncü fıkra çerçevesindeolumlu görüş oluşturulamaması halinde, lisans başvurusu Kurul kararıylareddedilir ve lisans başvurusunda bulunan tüzel kişinin özel direk hat kurmatalebi dikkate alınmaz."
B. Uluslararası Hukuk
1. İlgili Sözleşme
31. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Adilyargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ileilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalarkonusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkemetarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarakgörülmesini isteme hakkına sahiptir.”
2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı
32. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin6. maddesinin (1) numaralı fıkrası kapsamında, hakkaniyete uygun yargılanmanıntemel unsurlarından birinin de yargılamanın çelişmeli olmasına (Roweve Davis/Birleşik Krallık [BD], B. No: 28901/95, 16/2/2000, § 60) dikkatçektikten sonra Sözleşme'deki hakların etkili bir biçimde korunması için davayabakan mahkemelerin tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerinietkili bir biçimde inceleme görevi olduğunu belirtmektedir (Dulaurans/Fransa,B. No: 34553/97, 21/3/2000, § 33).
33. AİHM'e göre silahların eşitliği ilkesi ise taraflara,talep ve açıklamalarını diğer tarafa nazaran dezavantajlı olmayacak şekildeileri sürebilmeleri için fırsat verilmesini gerektirdiğini ifade etmektedir (Kress/Fransa,B. No: 39594/98, 7/6/2001, § 72).
34. Kural olarak başvurucular, davanın karşı tarafınatanınan bir avantajın kendisine zarar vermiş olduğunu veya bu durumdan olumsuzetkilendiğini ispat etmek zorunda değildir. AİHM; taraflardan birine tanınan,diğerine tanınmayan avantajın fiilen olumsuz bir sonuç doğurduğuna dair delilbulunmasa da silahların eşitliği ilkesi ihlal edilmiş saymaktadır (Zagorodnikov/Rusya,B. No: 66941/01, 7/6/2007, § 30).
35. Sözleşme’nin 6. maddesinde davada kullanılandelillerin ispat güçleri ile ilgili bir düzenleme bulunmamakla birlikte AİHM dedelilerin kabul edilebilirliği ile ilgili olarak somut davada kullanılandelillerin “silahların eşitliği” ve “çelişmeli yargılama”ilkeleri gözetilerek tartışılıp tartışılmadığını ya da söz konusu delillerinyargılamanın bir bütün olarak adil olup olmamasına etkisini değerlendirmekte (Tamminen/Finlandiya,B. No: 40847/98, 15/6/2004, §§ 40, 41; Barberà, Messegué ve Jabardo/İspanya,B. No: 10590/83, 6/12/1988, §§ 68, 81-89) ve birçok kararında Sözleşme’nin 6.maddesinin adil yargılanma hakkını güvence altına almakla beraber öncelikliolarak ulusal hukuk bağlamında düzenlenmesi gereken bir konu olan delillerinkabul edilebilirliğine ilişkin bir kural ortaya koymadığını belirtmektedir (Schenk/İsviçre,B. No: 10862/84, 12/7/1988, §§ 45, 46; Desde/Türkiye, B. No: 23909/03,1/2/2011, § 124).
V. İNCELEME VEGEREKÇE
36. Mahkemenin 10/3/2021 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
37. Başvurucu; TEİAŞ tarafından Daireye sunulan görüşyazısından ancak nihai karar ile haberdar olduğunu ve bu görüşe karşıitirazlarını belirtemediğini, söz konusu TEİAŞ görüşü hakkında Dairece hukukauygunluk denetimi yapılmadığını, objektif bir bilirkişi incelemesine başvurmakyerine söz konusu görüşün nasıl oluşturulduğunun TEİAŞ'a sorulduğunu ve bugörüş uyarınca karar verildiğini ifade etmiştir. Bununla birlikte bir başkadava dosyasına sunulmuş TEİAŞ yazısının da karara dayanak alındığını ve buhususa yönelik iddiaları da karşılanmaksızın hüküm kurulduğunu, kararverilirken sadece idarenin görüşlerinin dikkate alındığını ve bu görüşleruyarınca karar verildiğini vurgulamıştır. Dosyaya sunulan iki adet uzmanmütalaasının dikkate alınmadığını, savunmaları karşılanmaksızın ve iddialarıçürütülmeksizin hüküm kurulduğunu belirterek hakkaniyete uygun yargılanma,gerekçeli karar ve savunma hakları ile silahların eşitliği ve çelişmeliyargılama ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.
38. Başvurucu ayrıca mülga Lisans Yönetmeliği'nin 38.maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendine göre ekonomik açıdan daha uygun vedaha düşük sistem kaybı sağlayan bağlantı noktası bulunması hâlinde olumsuzgörüş verilebileceğini, en yakın TM'nin ise yalnızca daha düşük sistem kaybısağlayacağını fakat projenin ekonomikliği belirlenirken projenin kurulu gücüile bağlantısı önerilen TM'nin bağlantı kapasitesi arasındaki dengenin önemliolduğunu, mevzuattaki ilk kriter olan ekonomiklik kriterinin ihmal edildiğinibelirtmiştir.
B. Değerlendirme
39. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenarbaşlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
40. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Somut olayda başvurucunun temel iddiaları, bilirkişi incelemesiyapılmaksızın idarenin iddialarına üstünlük tanınması suretiyle hüküm tesisedildiğine, uyuşmazlığa dair ileri sürdüğü iddiaların etkin bir şekildeincelenmediğine ve iddiaları çürütülmeksizin hüküm kurulduğuna ilişkindir. Bunagöre başvurucunun iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamında silahlarıneşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri yönünden incelenmesi gerektiğideğerlendirilmiştir.
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
41. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılansilahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkiniddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. EsasYönünden
a. Genel İlkeler
42. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes iddia,savunma ve adil yargılanma hakkına sahiptir. Anayasa'nın anılanmaddesinde adil yargılanma hakkından ayrı olarak iddia ve savunmahakkına birlikte yer verilmesi, taraflara iddia ve savunmalarını mahkeme önündedile getirme fırsatı tanınması gerektiği anlamını da içermektedir (MehmetFidan, B. No: 2014/14673, 20/9/2017, § 37).
43. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine adilyargılanma ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin tarafı olduğuuluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılama hakkınınmadde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi deAnayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, AİHMiçtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen silahlarıneşitliği ilkelerine Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Buitibarla anılan ilkenin adil yargılanma hakkının kapsam ve içeriğine dâhilolduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Anılan ilkeye uygun yürütülmeyen biryargılamanın hakkaniyete uygun olması mümkün değildir (Mehmet Fidan, §38).
44. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarınınusule ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardanbirinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia vesavunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahipolması anlamına gelir (Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, §32). Bu usul güvencesi, uyuşmazlığın her iki tarafına da savunmasının temeldayanağı olan delilleri sunma imkânı tanınmasını kapsamaktadır (YükselHançer, B. No: 2013/2116, 23/1/2014, § 18).
45. Silahların eşitliği ilkesi kapsamında yapılacakinceleme, başvuru konusu yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığınındeğerlendirilmesidir (Yüksel Hançer, § 19).
46. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanınyürütülebilmesi için silahların eşitliği ilkesi ışığında taraflara tanık delilide dâhil olmak üzere delillerini sunma, inceletme noktasında uygun imkânlarıntanınması ve yargılamaya etkin katılımlarının sağlanması gerekir. Bu anlamdadelillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsiz olma iddiaları da yargılamanınbütünü kapsamında değerlendirilecektir. Ceza davaları ile medeni hak veyükümlülüklere ilişkin davaların usul kuralları da dâhil olmak üzereyargılamanın tüm aşamalarında silahların eşitliği ilkesinin güvence altınaalınarak adil yargılanma hakkının korunması hukuk devleti olmanın bir gereğidir(Mustafa Kupal, B. No: 2013/7727, 4/2/2016, §§ 50, 51, 52).
47. Kural olarak Anayasa Mahkemesinin görevi herhangi birdavada bilirkişi raporu veya uzman mütalaasının gerekli olup olmadığına kararvermek değildir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin tarafların öne sürdüğüve esasa etkili olan iddiaların işin mahiyetinin gerektirdiği ölçüde incelenipincelenmediğini ve özellikle ispat külfeti konusunda taraflardan birinindiğerine nazaran dezavantajlı bir konuma düşürülüp düşürülmediğini denetlemegörevi bulunmaktadır (Ahmet Korkmaz, B. No: 2014/16232, 25/1/2018, §29).
b. İlkelerinOlaya Uygulanması
48. Başvuru konusu olayda başvurucu; Dairenin idarecesunulan ve işleme dayanak teşkil eden görüş uyarınca hüküm tesis ettiğini, bugörüşün nasıl oluşturulduğunun idareye sorulduğunu, bu bildirim üzerineherhangi bir bilirkişi incelemesi ve hukuka uygunluk denetimi yapılmadan kararverildiğini, bu hususlara yönelik iddiaları da karşılanmaksızın davanınreddedildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
49. Somut olayda başvurucunun Atares-1 RES Projesi'ninOrhaneli TM'ye ve Atares-2 RES Projesi'nin ise Gemlik TM'ye bağlantı talebiTEİAŞ'ın 26/5/2008 tarihli yazısı ile uygun bulunmuş, sonrasında da aynıdoğrultuda dört ayrı görüş verilmiştir. 18/2/2010 tarihli Kurul kararındansonra ise, 4628 sayılı Kanun'un 3. maddesine 5784 sayılı Kanun'un 3. maddesiyleeklenen mülga hüküm uyarınca projelerin revize edilmesi istenilmiş, aynıprojeleri sunan başvurucunun lisans başvuruları, bağlantı taleplerinin anılantesislere en yakın mesafede bulunan Karacabey TM olarak güncellenmemesi ve bukapsamda projelerin teknik ve ekonomik olarak uygun görülmemesi nedeniylereddedilmiştir.
50. Açılan davalarda Dairece 4/3/2011 ve 9/3/2011 tarihliara kararları ile TEİAŞ'tan belli hususlara yönelik görüş sorulduğu ve arakararlarına verilen cevaplarda, tüm lisans başvurularının birliktedeğerlendirildiği, Atares-1 ve 2 projelerine en yakın TM'nin Karacabey TMhâline geldiği ve ilgililerin en yakın TM'lerin seçmeleri gerektiğininbildirildiği anlaşılmıştır (bkz. § 17). Ayrıca benzer bir uyuşmazlıkta,Dairenin E.2010/4676 sayılı dosyasında 19/11/2013 tarihinde verilen arakararına verilen cevapta da en yakın bağlantı noktasına göre başvurusunu uygunolarak gerçekleştiren 698 şirkete uygun görüş verildiği, en yakın bağlantı noktasınıtercih etmeyen 22 şirkete ait projenin sistem bağlantısının uygun bulunmadığı,projenin bağlantı noktasının daha uzak TM olarak belirlenmesi hâlinde ek hatmaliyetinin çıkacağı, arazideki şehirleşme ve tarım alanları göz önündebulundurulduğunda yapılaşma nedeniyle hat maliyetinin daha da artacağı, tarımalanları nedeniyle de kamulaştırma maliyetlerinin yüksek olacağı ifadeedilmiştir (bkz. § 18). Dairece söz konusu ara kararları cevapları uyarınca,anılan projelere daha yakın TM bulunması sebebiyle olumsuz bağlantı görüşüverilmesinde ve başvurucunun üretim lisansı başvurularının reddedilmesindehukuka aykırılık görülmediği belirtilmiştir.
51. Yukarıda anılan mülga Lisans Yönetmeliği'nin 38.maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendinde, rüzgâr enerjisine dayalı üretimtesisi bağlantı taleplerinde; talep edilen bağlantı noktasına oranla ekonomikaçıdan daha uygun ve daha düşük sistem kaybı sağlayan bağlantı noktasıbulunması durumunda projeye yönelik olumsuz görüş verilebileceği hüküm altınaalınmıştır. TEİAŞ tarafından da başvurucunun bağlantı taleplerine, projelerdeönerilenden daha yakın mesafede TM bulunduğundan ve bu nedenle projelerinteknik ve ekonomik olarak uygun görülmediğinden olumsuz görüş verilmiş, buolumsuz görüşün Kurulca uygun bulunması suretiyle de başvurucu Şirketin lisansbaşvuruları reddedilmiştir.
52. Kararın düzeltilmesi aşamasında başvurucu tarafındanRES projelerinin teknik ve ekonomik yönden uygunluğuna yönelik 14/2/2018 ve20/2/2018 tarihli iki ayrı uzman mütalaası dava dosyalarına sunulmuştur. Anılan14/2/2018 tarihli uzman mütalaasında, Atares-1 RES Projesi için önerilenOrhaneli TM bağlantısının geri ödeme süresinin Yönetmelik'te belirtilen 10yılın çok altında 6 yıl 6 ay olduğu, yine bahsedilen proje için iletim sistemi güçkaybı oranının TEİAŞ'ın 154 kV gerilim seviyesindeki enerji nakil hatları içinkabul edilebilir bulduğu %2,5-%3 güç kaybı oranının çok altında %1 ile sınırlıbulunduğu ve Atares-1 Projesi'nin Orhaneli TM'ye bağlanmasının ekonomik olarakuygun olduğu belirtilmiş, Atares-2 RES Projesi için önerilen Gemlik TMbağlantısının geri ödeme süresinin 5 yıl 6 ay, iletim sistemi güç kaybıoranının ise %1,8 oranında olacağı ve bu bağlantının da ekonomik olarak uygunolduğu ifade edilmiştir. 20/2/2018 tarihli uzman mütalaasında ise, dahayakınında TM bulunmasına karşın daha uzaktaki TM'ye bağlantı izni verildiğibelirtilen projelere yer verilmiş ve ayrıca Atares-1 ve Atares-2 projelerineteknik ve ekonomik değerlendirmeler kapsamında TEİAŞ tarafından verilen dörtadet uygundur onayı sonrası uygulanan uzaklık kriteri değerlendirmesinin aynıtarihli birçok projeye uygulanmadığı belirtilmiştir (bkz. § 22).
53. Başvurucu; bahsi geçen RES projeleri için önerdikleribağlantı noktalarının ekonomik olarak uygun olduğunu, Atares-1 RES Projesi içintercih edilen Orhaneli TM 70 MW, Atares-2 RES Projesi için tercih edilen GemlikTM 100 MW gücünde iken önerilen Karacabey TM'nin 54 MW gücünde olduğunu,önerilen TM ile tercih edilen TM'lerin toplam gücü arasında 116 MW'lik farkbulunduğunu, bu fark dolayısıyla üretilecek enerjinin miktarının da milyarlarcaTL değişeceğini belirtmiştir. Öte yandan Yönetmelik'te yer alan ekonomik açıdandaha uygun olma hususunun sadece daha yakın TM'ye yani iletim hattınınuzunluğuna bağlanamayacağını, bu hususa yönelik iddialarının karşılanmadığınıve sadece idare görüşüne dayanılarak karar verildiğini ileri sürmüştür.
54. Başvurucu tarafından yargılamanın tüm aşamalarında,projenin ekonomik olmasının sadece bağlantı noktasının yakın olması ileaçıklanamayacağı, bağlantı noktasının gücü nedeniyle de üretilecek enerjimiktarının ve projenin ekonomikliğinin değişeceği, bu kapsamda mevcutbaşvurularının ekonomik olduğu belirtilmiş ve dava dosyalarına bu hususayönelik bilgi ve uzman mütalaası eklenilmiştir. Buna karşın Dairece, kararınsonucu yönünden önem taşıyabilecek ve idarenin işlemin gerekçesini dayandırdığıprojenin ekonomik olarak uygunluğu konusunda ileri sürülen hususlar açısındanherhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı, söz konusu hususta idareningörüşüne üstünlük tanınarak karar verildiği anlaşılmıştır.
55. Buna göre Daire kararında, mevzuatın ilgili kısımlarıyönünden ve idarenin Dairenin ara kararlarına verdiği görüşler açısından birdeğerlendirme yapılmadığı, yine yargılama aşamalarında dile getirilen iddialarile kararın düzeltilmesi aşamasında sunulan ve içerik itibarıyla karardakarşılanması gereken hususlar taşıyan belgelere yönelik de açıklamada vegerekçelendirmede bulunulmadığı görülmüştür. Bu kapsamda başvurucu tarafındanileri sürülen iddia ve belgelerin karar sonucunu etkileyebilecek nitelikteolmasına karşın bu hususlara yönelik hiçbir değerlendirmede bulunulmaması veidarenin görüşüne üstünlük tanınarak hüküm kurulması başvurucunun davalıidareye nazaran zayıf bir konuma düşürülmesi sonucunu doğurmuştur. Bu durum birbütün olarak yargılamanın hakkaniyetini zedelemiştir.
56. Öte yandan başvurucu, Daire kararına dayanak alınanidare görüşünün tarafına tebliğ edilmediğini ve bu görüşe karşı itirazdabulunamadığını ileri sürmekte ise de başvuru formu ekinde yer alan belgelerdenbaşvurucunun söz konusu idare görüşünün içeriğinden Daire kararı ile birliktebilgi sahibi olduğu, itirazlarını temyiz ve karar düzeltme aşamalarında ilerisürebildiği anlaşıldığından bu husus yönünden açık ve görünür bir ihlalbulunmadığı sonucuna varılmıştır.
57. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesindehüküm altına alınan adil yargılanma hakkının güvencelerinden olan silahlarıneşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
Hasan Tahsin GÖKCAN bu görüşe katılmamıştır.
3. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
58. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
59. Başvurucu, ihlalin tespiti ile yeniden yargılamayapılmak üzere dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunmuştur.
60. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararındaihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genelilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer birkararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesininsonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibiilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (AligülAlkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).
61. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlaledildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâlegetirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun içinise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadankaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararlarıngiderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınmasıgerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).
62. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veyamahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılıKanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgilimahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundakibenzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıylayeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderimyolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararınabağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundakiyargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yenidenyargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisibulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasalyükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararınedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarınıgidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Doğan, §§58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66-67).
63. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılamailkelerinin ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla somut başvurudaihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
64. Bu durumda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılamailkelerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama isebireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin(2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasınayöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerekAnayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararındabelirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararınbir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Danıştay Onüçüncü Dairesine(E.2010/3608, K.2015/734 ve E.2010/3609, K.2014/4088) gönderilmesine kararverilmesi gerekmektedir.
65. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 589,40 TL harçtanoluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliğive çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde hüküm altına alınan adilyargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılamailkelerinin İHLAL EDİLDİĞİNE Hasan Tahsin GÖKCAN'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
C. Kararın bir örneğinin silahların eşitliği ve çelişmeliyargılama ilkelerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yenidenyargılama yapılmak üzere Danıştay Onüçüncü Dairesine (E.2010/3608, K.2015/734ve E.2010/3609, K.2014/4088 sayılı kararlarla ilgilidir.) GÖNDERİLMESİNE,
D. 589,40 TL harçtan oluşan yargılama giderininbaşvurucuya ÖDENMESİNE,
E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucununHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 10/3/2021 tarihinde karar verildi.
KARŞIOY
1. Başvuru, rüzgar enerji santrali projesi için idareyeyapılan üretim lisansı başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali talebiyleaçılan davada esasa etkili iddiaların karşılanamaması ve sadece idarece sunulanbilgiler uyarınca karar verilmesi nedenleriyle silahların eşitliği ve çelişmeliyargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Çoğunluk görüşündeadil yargılanma hakkı kapsamındaki anılan ilkelerin ihlal edildiği sonucunaulaşılmış ise de aşağıda açıklayacağım gerekçelerle bu görüşe katılmayıp karşıoy kullandım.
2. Danıştay 13. Dairesinin kararında konuyla ilgiliolarak o tarihlerde yürürlükteki Yönetmeliğin 3., 5. ve 38. maddelerinde lisansbaşvurusunun değerlendirilmesi için aranacak kriterlere atıf yapılmıştır.İkinci olarak davacının (başvuranın) iddiaları kapsamında Dairenin ara kararıile TEİAŞ’tan, en yakın bağlantı noktası ölçütü açısından yapılandeğerlendirmeler bakımından davaya konu projeler ile aynı bölgedeki diğerprojelerdeki değerlendirmeler ve bu değerlendirmelere esas alınan ölçütlerhakkında bilgi istendiği belirtilmekte ve idarece gönderilen bilgileraktarılmaktadır.
3. TEİAŞ tarafından verilen bilgide; mevzuat değişikliğiüzerine 1 Kasım 2007 tarihinden önce başvuran şirketlerin uyarılarak eskibağlantı görüşlerinin geçerli olmayacağının ve en yakın trafo merkezleriniseçmeleri gerektiğinin bildirilmesine karşın davacı şirketin yine eski bağlantınoktalarını tercih ettiğinin belirtildiği ifade edilmektedir. Yazı cevabındaayrıca toplamda 720 projenin aynı teknik ve ekonomik kriterlerledeğerlendirildiği, teknik ve ekonomik olarak en uygun bağlantı noktasını tercihetmeyen projelere uygun görüş verilmediği, aksi uygulamanın davacı şirketlehine ayrıcalık tanımak anlamına geleceği, nitekim en yakın bağlantı noktasınıtercih etmeyen 22 şirkete ait projenin sistem bağlantısının uygun bulunmadığı,projenin bağlantı noktasının daha uzak olması halinde ek hat maliyetininçıkacağı, arazideki şehirleşme ve tarım alanları gözönünde bulundurulduğundayapılaşma nedeniyle hat maliyetinin daha da artacağı, tarım alanları nedeniylede kamulaştırma maliyetlerinin yüksek olacağı, sonuç olarak daha uzak birnoktaya bağlantı yapılması durumunda sisteme bağlantısı planlanan toplam kurulugücü 12.000 MW olan RES’in sistem bağlantılarının teknik ve ekonomik açıdanuygun optimum bir değerlendirme yapılmasına engel olacağı belirtilmiştir.
4. Danıştay Dairesi kararında tarafların iddiaları ileidarenin cevabı tartışılmış, davacı şirketin başvurusundaki gerilim seviyesi vebağlantı noktaları esas alındığında, projeye daha yakın trafo merkezi bulunmasısebebiyle olumsuz bağlantı görüşü verilmesi ve bu görüşün Kurul tarafındanuygun bulunması karşısında üretim lisansı başvurusunun reddedilmesine ilişkinKurul kararının hukuka aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
5. Temyiz incelemesini yapan İDDK kararında da idare ileKurul’un takdiri mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilmiş, davacışirketin daha önce lisans alamamış olması ve kazanılmış hakkının da bulunmamasıdikkate alındığında davacı tarafça “dilekçede öne sürülen itirazların geçerligörülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği” belirtilerek hukukauygun görülen Daire kararının onanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
6. Daire kararında atıf yapılan Lisans Yönetmeliğinin 38.maddesinin 3/f bendinde üretim tesisi bağlantı taleplerinde “talep edilenbağlantı noktasına oranla ekonomik açıdan daha uygun ve daha düşük sistem kaybısağlayan bağlantı noktası bulunması durumunun” gözetileceği ve 11.fıkrasında ise talep edilen bağlantı noktası için TEDAŞ ve/veya lisans sahibitüzelkişi tarafından 3. fıkra çerçevesinde olumlu görüş oluşturulamamasıhalinde lisans başvurusunun Kurul kararıyla reddedileceği ve lisansbaşvurusunda bulunan tüzel kişinin özel direk hat kurma talebinin dikkatealınmayacağı belirtilmektedir.
7. Başvuran tarafınca öne sürülüp çoğunluk gerekçesindekabul edilen; davacı tarafının sistem bütünlüğü açısından ekonomik olduğuyönündeki iddialarının tartışılmadığı görüşü yerinde değildir. Danıştay Dairekararı gerekçesinde mevzuat çerçevesinde idarenin takdir yetkisi değerlendirilmiş,davacının iddiaları nedeniyle bu yetkinin hangi gerekçeyle kullanıldığı hususuidareden sorularak tespit edilmiş, bu kapsamda davacı tarafın önerilen sistembütünlüğü açısından bağlantı noktalarının ekonomik olacağı yönündeki iddialarıda dikkate alınarak bir sonuca ulaşılmıştır. Daire bu karara varırken daha önceverilen tüm lisans başvurularıyla ilgili değerlendirmelere ilişkin kriterleriidareden aldığı cevapla açıklığa kavuşturmuş ve kararını bu bilgilere dayalıolarak vermiştir. Nitekim idarenin bağlantı noktalarıyla ilgili cevabındabenzer başvurularda yapılan değerlendirmelere esas verimlilik kriterleridetaylı biçimde açıklanmış, davacının idare tarafından daha önce uyarılmasınakarşın bağlantı noktasını değiştirmek yerine aynı noktalarda ısrar ederekbaşvuruda bulunduğu belirtilip, somut olayda maliyeti artıran hususlaraçıklanarak davacı ve benzeri bir şirkete farklı uygulama yapılmasınınayrıcalık anlamına geleceği ifade edilmiştir.
8. Öte yandan başvurucu, ilgili mevzuattaki bağlantı noktasıve ekonomik kriterlerin yorumuna ilişkin kuralların iddialarını destekleyecekbiçimde yorumlandığına veya benzer davalarda farklı bir yöntemle incelemeyapıldığına yönelik olarak bir yargı kararı da sunabilmiş değildir. Dairenin veİDDK’nın başvurucunun iddialarını araştırıp idarenin gerekçelerini irdeleyereksonuca ulaşması karşısında karşılanmayan bir iddianın bulunduğunun söylenmesidosya içeriğine uygun düşmemektedir. Kararda mevzuattaki ekonomiklik ve başvurunoktası kriterleri üzerinde durularak değerlendirme yapıldığı görülmektedir.Dolayısıyla, başvuru dilekçesinde temel olarak uyuşmazlığın sonucuna ilişkinkararın yanlışlığının ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır.
9. Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuruya ilişkin çoğukararında vurgulandığı üzere, adil yargılanma hakkına ilişkin alt ilkelerinihlal edilmediği durumda sonucun haksız veya isabetsiz olduğuna yönelikbaşvurular, incelenen kararda açık ve bariz bir hata veya keyfilik görülemediğitakdirde kanunyolu başvurusu olarak nitelenmekte ve kabul edilemezbulunmaktadır. Bu başvurunun da benzer emsallerinden bir farkı bulunmamaktadır.
10. Belirtilen hususlar karşısında maddi olayın vemevzuat hükümlerinin yorumlanmasıyla ilgili olarak bariz bir hata veyakeyfiliğin gözlenemediği başvuruda, davacının iddialarını da gözetip araştıranve sonucuna göre karara ulaşan Daire kararı ile İDDK kararı ile çelişmeliyargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edildiği yönündeki çoğunlukgörüşüne katılamadım.
Hasan Tahsin GÖKCAN
Başkan