TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
AYNUR YANIK VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2018/21411)
Karar Tarihi: 7/4/2021
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
İrfan FİDAN
Raportör
:
Tuğçe TAKCI
Başvurucular
:
1. Aynur YANIK
2. Hazer YANIK
3. Soner YANIK
Başvurucular Vekili
:
Av. Mehtap CABAK ÖZCAN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru; kamu makamları gerekli önlemleri almadığıiçin gerçekleşen iş kazası sonucu ölüm olayının meydana gelmesi ve olayailişkin olarak açılan tazminat davasında yetersiz tazminata hükmedilmesinedenleriyle yaşam hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul süredeyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 23/7/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle veUlusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
7. İnegöl Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bir şirkete aitdokuma tesislerinin alanı içinde bulunan yüksek gerilim hattının deplasesiningerekmesi üzerine bu işin Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketinin (TEİAŞ)kontrolörlüğünde bir başka müteahhit firmaya yaptırılması sırasında söz konusufirmanın işçisi olan başvurucuların yakını C.Y. 15/4/2005 tarihinde elektrikakımına kapılarak hayatını kaybetmiştir.
A. İnegöl 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2005/411 Esasa Kayden Yürütülen Tazminat DavasıSüreci
8. Başvurucular 6/10/2005 tarihinde A. Şirketi, TEİAŞ, İ.Şirketi ve H.S. aleyhine maddi ve manevi tazminat ödenmesi talepli davaaçmıştır. Başvurucular her biri için 30.000 TL olmak üzere toplam 90.000 TLmanevi tazminat ile her biri 100 TL olmak üzere toplam 300 TL maddi tazminatödenmesini talep etmiştir.
9. İnegöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Mahkeme) 2005/411esasına kayden yürütülen yargılamada başvurucular 29/11/2011 tarihli ıslahdilekçesiyle, yargılama sırasında temin edilen bilirkişi raporunda davalılardanyalnızca A. Şirketinin olayda kusuru bulunduğu tespit edildiğinden diğerdavalılar bakımından ıslah hakları saklı kalmak üzere yalnızca davalı A.Şirketi bakımından maddi tazminat taleplerini ıslah ettiklerini bildirmiştir.Başvurucular maddi tazminat taleplerini başvurucu Aynur Yanık için 100 TL'den131.105,76 TL'ye, başvurucu Hazer Yanık için 100 TL'den 6.756,64 TL'ye,başvurucu Soner Yanık için ise 100 TL'den 7.857,56 TL'ye çıkarmıştır.
10. Mahkeme, iş mahkemesi sıfatıyla verdiği 20/1/2012tarihli kararla başvurucuların maddi ve manevi tazminat taleplerini davalı A.Şirketi bakımından kabul etmiş, davalılar TEİAŞ, İ. Şirketi ve H.S. bakımındanise reddetmiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:
"...
Davacı vekili davasını ıslah etmiş, ıslah harcınıyatırmış, karşı tarafa tebliği yapılmıştır.
Yapılan yargılama sonunda taraf beyanları, toplanandeliller ve bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde, davacılardanAynur Yanık'ın eşi, Soner ve Hazer Yanık'ın babaları müteveffa [C.Y.nin] 15/04/2005 tarihinde [A.] Elek. İnş.Taahüt.Tic. ve San. Ltd. Şti. işçisi olarak çalışmakta iken iş kazası sonucuvefat ettiği, kazanın meydana geldiği yerde TEİAŞ Genel Müdürlüğü kendimevzuatına uygun şekilde [A.] firmasına yer teslimi yaptıktan sonrahattın enerjisini kesmiş, bundan sonra TEİAŞ'nin görevinin hattın deplasesindekullanılan malzemelerin kontrolörlüğü olduğundan TEİAŞ Genel Müdürlüğü veçalışanı [H.S.ye] atfı mümkün kusur olmadığı, [İ.] A.Ş. resmiprotokol ve sözleşmelerde işveren olmasına rağmen, işi anahtar teslimi olacakşekilde [A.] şirketine verdiği, bu durum üst - alt işveren ilişkisininoluşmasını önlediğinden [İ.] A.Ş.ne atfı mümkün kusur olmadığı, [A.]firması TEİAŞ açısında teknik yeterliliğe sahip firma olduğu, o halde işinyapılması sırasında sadece işçi sağlığı ve iş güvenliğinden sorumlu ekipbaşlarının denetiminde işin her türlü mevzuata uygun şekilde yapılmasınınsağlanması gerekirken firma çalışanların kendi insiyatifleriyle iş yaptıklarıve bunun sonucunda olayın meydana geldiği anlaşılmış, [A.] firmasınınolayın meydana gelmesinde % 60 kusurlu olduğu, dosya içeriğine göre elektrikbilgisi olduğu anlaşılan ancak olay yerinde uygun malzeme kullanmaksızın eliyletoprak bağlantısı olmayan iletkeni havai hat iletkenine bağlayan [C.Y.nin]olayın meydana gelmesinde % 40 kusurlu olduğu, ... [C.Y.nin] 15/04/2005olay tarihinde 40 yıl 4 ay 4 günlük olduğu, 40 yaşında kabul edilerek P.M.F.tablosuna göre bakiye ömrü 30 yıl olduğu, muhtemelen 70 yaşına kadaryaşıyacağı, ...Yargıtay'ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarıyla kural olarakaktif çalışma yaşı sonu 60 olarak kabul edilmiştir. Müteveffanın aktif çalışmahayatının 60 yaşına kadar süreceğinin kabulü ile bakiye ömründe zarar gördüğüaktif hayat süresi 20 yıl ve pasif devresi 10 yıl olduğu, müteveffanın aylıkkazancının 2.000,00 TL olduğu, iş kazası sonucu bağlanan gelirlerin peşindeğerlerinin bildirildiği 15/08/2011 tarihli yazıda eş Aynur Yanık'ın 2011tarihindeki yaşının 46 olduğu ve çocuklardan Soner'in 16/10/2008 diğer çocukHazer'in ise 16/06/2008 tarihinde gelirden çıktıkları, bu durumda eş AynurYanık kaza tarihi olan 15/04/2005 tarihinde 40 yaşında olduğu kabuledildiğinde, eş Aynur Yanık bakımından müteveffa kocasının aktif ve pasifdevresi ile sınırlı olarak, çocukların doğum tarihleri bilinmediğinden zaruriolarak gelirden çıktıkları belirtilen tarihlere kadar müteveffanın desteğindenyoksun kaldıkları süreler eş Aynur Yanık için 20 yıl aktif 10 yıl pasif olmaküzere destekten yoksun kalma sebebiyle bakiye maddi zararı 131.105,76 TL,oğluSoner 3 yıl destekten yoksun kalma sebebiyle bakiye maddi zararının 7.857,56TL, oğlu Hazer 3 yıl destekten yoksun kalma sebebiyle bakiye maddi zararının6.756,64 TL olduğuna dair hesap bilirkişi raporlarına itibar olunmuştur.
...
Davacının iş kazası sonucu vefat ettiği olayda itibarolunan 02.08.2010 tarihli son bilirkişi raporuna göre davalı[A.] Elek İnş Taahhüt Tic ve San Ltd Şti nın %60 kusurluolduğu, müteveffa [C.Y.nin] %40 kusurlu olduğu, diğer davalılarınkusurlarının bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Hesap bilirkişisinin hükme elverişli raporunda yapmışolduğu hesaplama ve tarafların belirlenen kusur oranları gözetildiğinde:
Davalı [S.] A.Ş[İ.] şubesi aleyhine açılan maddi-manevi tazminat istemli davanın davalınınkusurunun bulunmadığı anlaşılmakla REDDİNE, Davalı T.E.İ.A.Ş. aleyhine açılanmaddi-manevi tazminat istemli davanın davalının kusurunun bulunmadığıanlaşılmakla REDDİNE, Davalı [H.S.] aleyhine açılan maddi-manevitazminat istemli davanın davalının kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla REDDİNE,Davalı [A.] Elekt. İnş. Taahhüt Tic. ve San. Ltd. Şti. aleyhine açılanmaddi-manevi tazminat istemli dava yönünden, Davacı AYNUR YANIK için talepolunan maddi tazminat isteminin KABULÜ İLE, 131.105,76 TL maddi tazminatın100,00 TL lik kısmı için 15/07/2005 tarihi, 131.005,76 TL lik kısmının davatarihi olan 06/10/2005 tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı HAZER YANIK için talep olunanmaddi tazminat isteminin KABULÜ İLE, 6.756,64 TL maddi tazminatın 100,00 TL likkısmı için 15/07/2005 tarihi, 6.656,64 TL lik kısmının dava tarihi olan06/10/2005 tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdanalınarak davacıya verilmesine, Davacı SONER YANIK için talep olunan madditazminat isteminin KABULÜ İLE, 7.857,56 TL maddi tazminatın 100,00 TL lik kısmıiçin 15/07/2005 tarihi, 7.757,56 TL lik kısmının dava tarihi olan 06/10/2005tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarakdavacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup;
...
Davacı AYNUR YANIK için talep olunan manevi tazminatisteminin KABULÜ İLE 30,000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi itibari ile15/04/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdanalınarak davacıya verilmesine, Davacı HAZER YANIK için talep olunan manevitazminat isteminin KISMEN KABULÜ İLE 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihiitibari ile 15/04/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkinistemelerinin REDDİNE, Davacı SONER YANIK için talep olunan manevi tazminat istemininKISMEN KABULÜ İLE 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi itibari ile15/04/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdanalınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemelerininREDDİNE..."
11. Başvurucular temyiz dilekçesine ekli 30/9/2012tarihli özel bilirkişi raporunu yargılama dosyasına sunmuştur. Bu raporda, A.Şirketinin olayın meydana gelmesinde %50, TEİAŞ'ın %15, yakınları C.Y.nin %35oranında kusurlu olduğu, diğer iki davalının ise kusuru bulunmadığı tespitineyer verilmiştir.
12. Karar, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (Yargıtay)18/2/2013 tarihli kararıyla bozulmuştur. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:
"...
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, İnegöl organize sanayibölgesinde kurulu bulunan davalı [S.][yaniİ.] A.Ş'ye ait dokuma tesislerinin genişleme alanı içinde bulunan yüksekgerilim hattının deplasesinin gerektiği, davalı [S.] A.Ş ile TEİAŞarasında yapılan bir protokol ile bu deplase işinin TEİAŞ'ın kontrolörlüğündebir başka müteahhit firmaya yaptırılmasının kararlaştırıldığı, bu protokolkapsamında da davalı [S.] A.Ş'nin bir sözleşme ile işin diğer davalı[A.] Elk. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti'ye verdiği, ölen sigortalınındavalı [A.] Elk. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti'nin işçisi olduğu vekazalının bu deplase işi sırasında elektrik akımına kapılarak vefat ettiğianlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece davalı TEİAŞ bakımından meydanagelen iş kazasında kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile aleyhine açılandavaların reddine karar verilmişse de yukarıda açıklandığı üzere davaya konukaza öncesinde davalı [S.] A.Ş ileTEİAŞ arasında yapılan protokol kapsamında TEİAŞ'ın yapılacak deplase işindekontrolörlük görevinin bulunmasına göre davalı TEİAŞ'ın kusur durumunun hükmeesas alınan 02.08.2010 tarihli kusur raporunda ilgili protokol kapsamındairdelenmemesi, ayrıca yüksek gerilim hatlarının deplasesi işinin esasındadavalı TEİAŞ'ın asli işi olup bu işin diğer davalı [A.] Elk. İnş. Taah.Tic. ve San. Ltd. Şti'ne yaptırılmasının da asıl işin devri niteliğindeolmasına göre davalı TEİAŞ'ın diğer davalı [A.] Elk. İnş. Taah. Tic. veSan. Ltd. Şti'ni kusurundan sorumlu olacağı hususlarının göz ardı edilmesidoğru olmamıştır.
Yapılacak iş, öncelikle davalı TEİAŞ'ın davaya konuyüksek gerilim hatlarının deplasesi işinde diğer davalı [S.] A.Ş ile yaptığı protokol kapsamında kontrolörlükgörevinin de olduğu hususu gözetilerek konusunda uzman bilirkişi heyetine olayıyeniden inceletmek, çıkacak neticeye göre de özellikle davalı TEİAŞ'ın asılişveren olduğu hususu ile diğer tüm delilleri bir arada değerlendirerek yenidenbir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızıneksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile sonucunda yazılı şekilde kararverilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
..."
B. Mahkemenin2013/380 Esasa Kayden Yürüttüğü Tazminat Davası Süreci
13. Yargıtayın bozma kararı üzerine 2013/380 esasakaydedilen yargılamada, dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi11/11/2013 tarihli raporunda A. Şirketinin olayının meydana gelmesinde %50,TEİAŞ'ın %20, C.Y.nin ise %30 oranında kusurlu olduğunu bildirmiştir. Raporunilgili kısmı şöyledir:
"...
OLAY: [İ.]Dokuma işletmeleri Sanayi ve Tic. A.Ş tarafından. 154 kV'lukOrhaneli-İnegöl-Keles enerji nakil hattı, TEİAŞ'dan yeterlilik almış [A.] İnşTic. ve San. Ltd. Şti. unvanlı müteahhit firmaya iş sözleşme ile verilir.[A.] İnş Tic. ve San. Ltd. Şti. işvereni; [D.A.nın],11-25.04.2005tarihleri arasında enerji kesilmesi yönündeki başvurusu neticesinde TEİAŞ'ca13.04.2005 tarihinde gerekli enerji kesim işleminin yapılacağı, hattın açılaraktopraklamanın yapılacağı belirtilmiştir. 15.04.2005 (Cuma) günü, işyerine gelenekip başı [C.Y.] [başvurucuların yakını] ve ekibi, bir gün sonraişbaşı yapmaları yönündeki talimata karşın, sabah saat 09.00 sıralarındaçalışmalara başlar. Malzemesi [A.] İnş Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafındantemin edilerek işyerine getirilen CP3 diye anılan galvaniz direk demirleri [C.Y.]ve ekibince yerinde monte edilmeye başlanır. 5 metre yüksekliğindeki ilkdikmenin tamamlanıp çaprazların atılmasından sonra, ikinci dikmelere geçilir.İnşa edilmekte olan direğin sağ ve sol tarafından; gerilim altında olmayan, 154kV' luk, çift devreli, YG hat telleri geçmektedir. [C.Y.], YG hattındaindüksiyon adı verilen gerilimin yüklü olması ihtimaline binaen, hattıtopraklamaya çalışır. Bunun için direkle bağlantısını yapmadığı 2 metreuzunluğundaki izolesiz kabloyu 795 MCM diye bilinen hat teline atar veindüksiyon gerilimine kapılarak saat 16.00 sıraları yaklaşık 10 metreyükseklikten aşağı düşerek kazaya uğrar ve vefat eder.
...
SAPTANAN HUSUSLAR:
1- [İ.] Dokumaişletmeleri Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin arazisi üzerine, yeni kurulacak tesisininşasına engel alan, 154 kV'luk Orhaneli-İnegöl-Keles elektrik iletim hattı 115nolu direğin demontajının yapılarak, hattın yeni güzergahına alınması işi(direğin deplase işi) [İ.] Dokuma İşletmeleri Sanayi ve Tic. A.Ş.nintalebi üzerine yapılmaktadır. 30.03.2005 tarihinde imzalanmış Protokolün 6numaralı alt bölümünde [İ.] firması tarafından yapılacak işler, 7numaralı alt bölümünde ise TEİAŞ'ca yapılacak işlerin belirtildiği, [İ.]firması tarafından TEİAŞ'ın yeterlilik verdiği firmalardan birisine verilendeplase işinin yaptırılan projesinin TEİAŞ'ca uygun bulunmasının sonrasındagerekli yer teslim işleminin müteahhit firmaya yapılarak, kontrollükhizmetlerini devreye sokacağı, TEİAŞ'ın kontrolörünün hat bakım ustası [H.S.]olduğu tespit edilmiştir.
2- [C.Y.nin], [A.]İnş Tic. ve San. Ltd. Şti.de 15.04.2005 tarihinde hat monitörü olarakçalıştığı, herhangi bir sertifikasının bulunmadığı, tespit edilmiştir. İşsağlığı ve güvenliği eğitimi almamıştır.
...
4- [C.Y.ye]yerden 10 metre yükseklikte yaptığı çalışma sırasında kendisini emniyete alacakgüvenlik kemerinin verilmediği ve kullandırılmadığı, gerekli gözetim, denetimve uyarının yapılmadığı tespit edilmiştir.
5- [C.Y.], [A.]İnş Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından verilen talimata uymayıp, ekibi ile15.04.2005 günü işbaşı yapmıştır. [C.Y.nin] indüksiyon gerilimi ileyüklü bulunan hattı, 2 metre uzunluklu izolesiz tel ile topraklamak için,iletkeni önce hatla ilişkilendirip sonra direğe bağlamak isterken, indüksiyongerilimin bedenine geçmesine neden olup devrenin tamamlanarak gerilim altındakalıp 10 metre yükseklikten düştüğü tespit edilmiştir.
6- ... 10.02.2006 tarihli..., ceza davası için verilenraporda, [A.] İnş Tic. ve San. Ltd.Şti. işvereni [D.A.] 4/8 (sekizde dört), TEİAŞ Kontrolörü [H.S.]1/8 (sekizde bir), kazalı [C.Y.] 3/8 (sekizde üç) oranında kusurlubulunmuştur.
...
8- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş Müfettişi...tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen İnceleme raporunda, kazanınoluşumunda [A.] İnş Tic. ve San. Ltd.Şti.nin işvereni [D.A.nın] %50 müteveffa işçi [C.Y.nin] %35 veTEİAŞ 2. İletim Tesis ve işletme Grup Müdürlüğüne Kontrolörlük Teşkilatının dagerekli önlemleri almadığı için %15 oranında kusurlu bulunduklarınınbelirtilmiş olduğu,
9- Yapılan çalışmada TEİAŞ yetkililerinin gözetim vedenetimi olsa da bunun işin güvenle yapılması boyutuna çekilememiş olduğu ve [A.] İnş Tic. ve San. Ltd. Şti. çalışanların güveniçinde gerilimsiz bir hat üzerinde montaj işlerini sürdürebilecekleri şartlarınoluşturulmadığı tespit edilmiştir.
...
Kazanın meydana geldiği hattın, enerjisinin kesilmesi ileyetinilmeyip, kesici ve ayırıcıların açık konuma getirilip bu durumun korunmasıve de hattın topraklamasının takibi de şarttır. Bu işlemler TEİAŞyetkililerinin görevidir. Deplase edilecek olan enerji nakil hattı ile ilgiliçalışmaları yüklenen [A.] İnş Tic. veSan. Ltd. Şti.'nin çalışanlarının demontaj ve montaj işlemlerini yaparkenhattın enerji yokluğunun sağlanması TEİAŞ yetkililerinin görevidir. Çalışmayapılacak olan hattın mutlaka her iki yanındaki kesicilerinin ve ayırıcılarınınaçılıp hattın enerjisiz kalması istenen hattın besleme noktasından ayrı kalacakşekilde ayrılmış olması gerekir. Bununla da yetinilmeyip devamında da topraklıayırıcılar vasıtasıyla hat topraklanır. Böylece birikmiş olan akım da toprağaverilmiş olur.
Başka bir anlatımla, 154 kV ENH topraklı kesiciler veayırıcılar devreyi ayırdığı gibi her iki yönden de topraklanır. Önce kesiciler,daha sonra da ayırıcılar açılır, en sonunda da topraklama ayırıcılarıkapatılarak 30 km. uzunluğundaki hat emniyete alınır. Bu kadar uzun bir hattıniletkenlerinin kondansatör gibi davranacağı sebebiyle, topraklama ayırıcılarıkapatılmış olsa bile havai hat tüfeği ile lokal kısa devre topraklaması dagerçekleştirilmedir.
Davalılardan TEİAŞ bunları tam olarak yapamadığındanhattaki gerilim [C.Y.nin] ölümünesebep olmuştur. Bu tür enerji nakil hatlarında çalışma yapılacağı zamanöncelikle enerjinin kesilip kesici ve ayırıcıların bu çalışma süresindeki budurumunu muhafaza edecek tedbirlerin alınması şarttır, iş süresince çalışanlarıntehlikeyle karşılaşabilecekleri hiç bir devre açıp kapama işleminin yapılmamasısağlanmalıdır.
..."
14. Bu rapor sonrasında hesap bilirkişince de hazırlanantazminat miktarları dolayısıyla başvurucular 30/5/2014 tarihinde ek dava açmış;bu davada davalı TEİAŞ yönünden başvurucu Aynur Yanık için 309.917,12 TL,başvurucu Hazer Yanık için 7.217,39 TL, başvurucu Soner Yanık için 8.386,86TL'nin TEİAŞ ve diğer davalıdan müştereken tahsilini; davalı A. Şirketiyönünden ise başvurucu Aynur Yanık için 178.911,36 TL, başvurucu Hazer Yanıkiçin 560,75 TL, başvurucu Soner Yanık için 540,17 TL maddi tazminatın A.Şirketi ve diğer davalıdan müştereken tahsiline karar verilmesini talepetmiştir. Söz konusu dava 2013/380 esasa kayden yürütülen dava ile birleştirilmiştir.
15. Mahkeme 10/7/2014 tarihli kararla davanın kısmenkabulüne karar vermiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:
"...
Yapılan yargılama sonunda taraf beyanları, toplanandeliller ve bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde,... iş kazasıolduğu kasıt unsurunun bulunmadığı, kazalı [C.Y.ye]gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermeyen, Kuvvetli AkımTesislerinde Yüksek Gerilim Altında Çalışma İzin Belgesi almayan, direkteçalışma sırasında emniyet kemeri baret verip kullandırmayan, gerekli gözetim,denetim ve uyarıyı yapmayan işveren [A.] İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. Niniş kazası olayının meydana gelmesinde % 50 oranında kusurlu olduğu, güveniçinde de gerilimsiz bir hat üzerinde montaj islerini sürdürebileceklerişartların oluşturulmayan ve kontrolü yapmayan TEİAŞ Genel Müdürlüğünün işkazası olayının meydana gelmesinde % 20 oranında kusurlu olduğu, topraklamailetkenin toprakla ilişkilendirmeden havai hatla ilişkilendiren gerekli dikkatve özeni göstermeyen kazalı [C.Y.nin] iş kazası olayının meydanagelmesinde % 30 oranında kusurlu olduğu, [İ.] Dokuma İşletmeleri Sanayive Tic. A.Ş. nin arazisi üzerine, yeni kurulacak tesisin inşasına engel olan,154 kv.luk Orhaneli - İnegöl - Keles elektrik iletim hattı 115 nolu direğindemontajının yapılarak hattın yeni güzergahına alınması işini TEİAŞ GenelMüdürlüğü tarafından yetkilendirilmiş [A.] İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti.neanahtar teslim olarak veren [İ.] Dokuma İşletmeleri Sanayi ve Tic. A.Ş.nin iş kazası olayının meydana gelmesinde kusurlu olmadığı, müteveffa [C.Y.nin]15/04/2005 olay tarihinde 40 yıl 4 ay 4 günlük olduğu, 40 yaşında kabuledilerek... muhtemelen 70 yaşına kadar yaşıyacağı,... aktif çalışma yaşı sonu60 olarak kabul edilmiştir... eş Aynur Yanık' ın 2011 tarihindeki yaşının 46olduğu ve çocuklardan Soner' in 16/10/2008 diğer çocuk Hazer' in ise 16/06/2008tarihinde gelirden çıktıkları, bu durumda eş Aynur Yanık kaza tarihi olan15/04/2005 tarihinde 40 yaşında olduğu kabul edildiğinde, eş Aynur Yanıkbakımından müteveffa kocasının aktif ve pasif devresi ile sınırlı olarak,çocukların doğum tarihleri bilinmediğinden zaruri olarak gelirden çıktıklarıbelirtilen tarihlere kadar müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları sürelereş Aynur Yanık için 20 yıl aktif 10 yıl pasif olmak üzere destekten yoksunkalma sebebiyle bakiye maddi zararı 310.017,12 TL, oğlu Soner 3 yıl destektenyoksun kalma sebebiyle bakiye maddi zararının 8.486,86 TL, oğlu Hazer 3 yıldestekten yoksun kalma sebebiyle bakiye maddi zararının 7.317,39 TL olduğunadair hesap bilirkişi raporlarına itibar olunmuştur.
...
Davacının iş kazası sonucu vefat ettiği olayda itibarolunan 11.11.2013 tarihli son bilirkişi raporuna göre davalı[A.] Elek İnş Taahhüt Tic ve San Ltd Şti nın % 50 kusurluolduğu, TEİAŞ Genel Müdürlüğünün % 20 oranında kusurlu olduğu, müteveffa [C.Y.nin]% 30 kusurlu olduğu, diğer davalıların kusurlarının bulunmadığı dosyaiçeriğindenanlaşılmaktadır.
...
Mahkememizce davacılar tarafından açılan asıl dava, davadosyası içerisindeki ıslah dilekçesi ve birleşen dava dosyası birliktedeğerlendirildiğinde, 10/07/2014 tarihli kısa karar hükmünün sehven asıl davadosyasında bozma ilamından önce sunulan ıslah dilekçesinin davalılardan BursaTEİAŞ 2. İletim Tesis ve İşletme Grup Müdürlüğü açısından da sunulduğu ve ıslaholunduğu şeklinde değerlendirilerek dilekçede davalı TEİAŞ yönünden ıslahtalebi ve talep arttırımı bulunmamasına ve bu hususun açık olmasına rağmen buduruma aykırı şekilde sehven değerlendirme yapılarak gerek asıl dava dosyasıgerekse birleştirilen dava dosyası yönünden karar verildiği, her ne kadartoplamda davalıların sorumlulukları değişmeyecek olsada hem asıl dava hem debirleşen dava dosyası bakımından içerikleri ile bağdaşmayan bu açık maddihatanın düzeltilmesi gerektiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
...
I-MAHKEMEMİZDE AÇILAN İŞ BU 2013/380 E SAYILI ASIL DAVADOSYASI YÖNÜNDEN ;
...
C) DAVALI [A.]ELEKT. İNŞ. TAAHHÜT. TİC. VE SAN. LTD.ŞTİ. VE DAVALI T.E.İ.A.Ş. ALEYHİNE AÇILANMADDİ-MANEVİ TAZMİNAT İSTEMLİ DAVA YÖNÜNDEN;
1.Davacı AYNUR YANIK için talep olunan maddi tazminatisteminin KABULÜ ile 131.105,76 TL maddi tazminatın...
2. Davacı HAZER YANIK için talep olunan maddi tazminatisteminin KABULÜ ile 6.756,64 TL maddi tazminatın...
3. Davacı SONER YANIK için talep olunan maddi tazminatisteminin KABULÜ ile 7.857,56 TL maddi tazminatın... davalılar [A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. ve San.Ltd.Şti. vedavalı T.E.İ.A.Ş.dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine
4. Davacı AYNUR YANIK için talep olunan manevi tazminatisteminin KABULÜ İLE 30,000,00 TL manevi tazminatın...
5. Davacı HAZER YANIK için talep olunan manevi tazminatisteminin KISMEN KABULÜ İLE 15.000,00 TL manevi tazminatın...
6. Davacı SONER YANIK için talep olunan manevi tazminatisteminin KISMEN KABULÜ İLE 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi itibariile 15/04/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar[A.] Elekt. İnş. Taahhüt Tic. ve San.Ltd. Şti. ve Davalı T.E.İ.A.Ş. dan müteselsilen alınarak davacıyaverilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemelerinin REDDİNE,
II-MAHKEMEMİZDE AÇILAN 2014/384 E... SAYILI BİRLEŞTİRİLENDAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
1. Davacı AYNUR YANIK için talep olunan maddi tazminatisteminin KABULÜ İLE, 309.917,12 TL maddi tazminatın...
2. Davacı HAZER YANIK için talep olunan maddi tazminatisteminin KABULÜ İLE, 7.217,39 TL maddi tazminatın...
3. Davacı SONER YANIK için talep olunan maddi tazminatisteminin KABULÜ İLE 8.386,86 TL maddi tazminatın... davalılar [A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. ve San. Ltd. Şti. vedavalı T.E.İ.A.Ş.dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıyaverilmesine,..."
16. Karar, Yargıtayın 16/10/2014 tarihli kararıyla,tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasındabaşvurucular yararına hükmedilen maddi tazminat tutarları açısından çelişkibulunması nedeniyle bozulmuştur.
C. Mahkemenin2014/656 Esasa Kayden Yürüttüğü Tazminat Davası Süreci
17. Yargıtayın bozma kararı üzerine 2014/656 esasakaydedilen yargılamada, Mahkemenin 24/3/2015 tarihli kararıyla bozma kararı doğrultusundadavanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
18. Karar, Yargıtayın 22/6/2015 tarihli kararıylabozulmuştur. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:
"...
İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniylesigortalının maddi tazminatının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınmasıkoşuldur. Öte yandan, gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işinözelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veyasigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmişgörüşlerindendir.
...
Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olayda; davacıkazalının vasıflı bir işçi olduğu (Hat Monitörü) tüm dosya kapsamındananlaşılmaktadır. Vasıflı bir işçinin asgari ücretle veya asgari ücretin birazüzerindeki ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerineuygun düşmeyeceği de açıktır. Bu nedenle Yerel Mahkemece, davacının asgariücretin üzerinde bir ücret ile çalışacağının kabulü ile neticeye varılmasıisabetli olmakla birlikte kazalının ücreti noktasında ayrıntılı araştırmayapmadan yalnızca davacılar beyanı ve birtakım tanık anlatımlarına göre asgariücretin yaklaşık 5,71 katı civarında bir ücretle çalıştığının kabulü doğru olmamıştır.
Bunun yanında davacılar vekili Dairemizin 18.02.2013tarihli bozma kararı öncesinde temyiz dilekçesine ekli olarak özel kusurbilirkişisi raporu dosyaya sunmuş olup iş güvenlik uzmanı... tarafındandüzenlenen 30.09.2012 tarihli bu rapor kapsamına göre... davacılar murisikazalının yargılama konusu olayda %35 oranında kusurlu olduğunun belirtilmesikarşısında kazalı işçinin kusur oranı noktasında davacılarca %35'lik oran kabuledilmiş olup Mahkemece kazalının %30 kusurlu olduğu kabulüne göre madditazminatın hesap edilmesi davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hakkınihlalidir. Zira yukarıda da değinildiği üzere usuli kazanılmış hak anlamitibariyle; bir davada, mahkemenin yada tarafların yapmış olduğu bir usulişlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkıifade etmektedir. İşbu davada da davacı yanlarca müteveffa kazalının %35oranındaki kusurunun kabul edilmesine göre bu noktada davalılar yararına usulikazanılmış hakkın oluşacağı ve artık kazalı işçi için bu oranın altındaki birkusurun maddi tazminat davasına esas alınamayacağı açıktır.
Son olarak ise; davacılar vekilinin 29.11.2011 tarihliıslah dilekçesi ile2013/380 esas sayılı asıl davada hüküm altına alınmasınıistediği tazminatların yalnızca davalı[A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. ve San. Ltd. Şti.'den ve dava tarihindenişleyecek yasal faiz ile tahsilini talep ettiğinin anlaşılmasına göre 2013/380esas sayılı asıl davada hüküm altına alınan manevi tazminatların davalı[A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. ve San. Ltd. Şti. yanında T.E.İ.A.Ş.tan datahsiline karar verilmesi ile yine manevi tazminat davası bakımından davatarihi yerine kaza tarihinden faize karar verilmesi H.M.K.'nın 26. maddesindeifadesini bulan talebin aşılmasıdır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgulardikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozmanedenidir.
Yapılacak iş, davacıların maddi tazminat istemibakımından, hat monitörü olarak çalışan tecrübeli bir işçinin ücreti noktasındaÇevre ve Şehircilik Bakanlığı ile davacılar murisinin yaptığı işe uygun başkacameslek odalarından (elektrikçiler odası vs.) bilinen devrede kazalısigortalının alabileceği ücretleri sormak, yine aynı veya başkaca iş yerlerindeçalışıp emsal işi yapanların ücretlerini araştırmak, böylelikle kazalı işçiningerçek ücretini tereddütsüz olarak belirleyerek belirlenen bu ücrete göredavacı hak sahiplerinin maddi zararını yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığıüzere kazalının %35 oranında müterafik kusurlu olduğu kabulüne göre yenidenhesaplatmak, manevi tazminat davası bakımından ise yine yukarıda açıklanangerekçelerle davacıların talebini aşmayacak biçimde bir karar vermektenibarettir.
..."
D. Mahkemenin2015/370 Esasa Kayden Yürüttüğü Tazminat Davası Süreci
19. Yargıtayın bozma kararı üzerine 2015/370 esasa kaydedilenyargılamada, Yargıtayın bozma kararı doğrultusunda Mahkeme tarafından gerekliaraştırmalar yapılarak ve 1/7/2016 tarihli kararla yeni tazminat miktarlarıbelirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısmışöyledir:
"...
16. Davacının iş kazası sonucu vefat ettiği olayda itibarolunan 11.11.2013 tarihli son bilirkişi raporuna göre davalı [A.] ELEK İNŞ TAAHHÜT TİC VE SAN LTD ŞTİ nın %50kusurlu olduğu, TEİAŞ Genel Müdürlüğünün %20 oranında kusurlu olduğu,MÜTEVEFFA [C.Y.nin] % 30 kusurlu olduğu, diğer davalıların kusurlarınınbulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
...
32. Bilirkişi raporunda, asgari ücrete, iddia edilenücrete ve asgari ücretin 2,5 katına göre, Yargıtay ilamında belirtildiğişekilde usuli kazanılmış hakkın yansıması kusur oranına göre hesaplamalaryapmıştır.
33. Dosya içeriği bir bütün olarakdeğerlendirildiğinde, bozma öncesi iddia edilen ücret üzerinden yapılanhesaplamanın Yargıtay tarafından yerinde görülmeyip çok görülmesi nedeniyledosyanın bozulması, mahkememizce bozmaya uyulması ve bu nedenle bozmakapsamında karar vermenin gerekmesi, Yargıtay ilamında belirtildiği şekildeusuli kazanılmış hakkın yansıması kusur oranı göz önüne alınarak, asgariücretin 2,5 katı olarak yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, bozma ilamına,davacının kıdemi/yaptığı işin niteliği de düşünülerek uygun olduğu kanaatinevarılmıştır. Yargıtay bozma ilamının diğer hususları da yerine getirilerek,aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Ayrıca, birleştirilen dosyalarınsadece tahkikat aşamalarının müşterek olması, hükümlerin ayrı ayrı verilmesigerekliliği karşısında mahkememizce ayrı ayrı hüküm kurulmuştur. Yargıtayilamları bu yöndedir.
...
I- ASIL DAVA YÖNÜNDEN (MAHKEMEMİZDE AÇILAN 2013/380 ESAYILI ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN) ;
A) Davalı [S.]A.Ş [İ.] şubesi aleyhine açılan maddi-manevi tazminat istemli davanındavalının kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla REDDİNE,
B) Davalı [H.S.]aleyhine açılan maddi-manevi tazminat istemli davanın davalının kusurunun bulunmadığıanlaşılmakla REDDİNE,
C) DAVALI [A.] ELEKT. İNŞ. TAAHHÜT. TİC. VE SAN. LTD.ŞTİ. ALEYHİNE AÇILAN MADDİ-MANEVİ TAZMİNAT İSTEMLİ DAVA YÖNÜNDEN;
1-Davacı AYNUR YANIK için talep olunan maddi tazminatisteminin KABULÜ ile 131.105,76 TL maddi tazminatın; dava tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte [A.]ELEKT. İNŞ. TAAHHÜT. TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ. den alınarak davacıya verilmesine,
2- Davacı HAZER YANIK için talep olunan maddi tazminatisteminin KISMEN KABULÜ ile 2.880,00 TL maddi tazminatın [A.] ELEKT. İNŞ. TAAHHÜT. TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ. denalınarak davacıya verilmesine,
3- Davacı SONER YANIK için talep olunan maddi tazminatisteminin KISMEN KABULÜ ile 3.382,00 TL maddi tazminatın dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte[A.] ELEKT. İNŞ. TAAHHÜT. TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ. den alınarak davacıyaverilmesine,
4- Davacı AYNUR YANIK için talep olunan manevi tazminatisteminin KABULÜ İLE 30,000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalı [A.]Elekt. İnş. Taahhüt Tic. ve San. Ltd. Şti. dan alınarak davacıyaverilmesine,
5- Davacı HAZER YANIK için talep olunan manevi tazminatisteminin KISMEN KABULÜ İLE 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı [A.] Elekt. İnş. Taahhüt Tic. ve San. Ltd. Şti. dan alınarakdavacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemelerinin REDDİNE,
6- Davacı SONER YANIK için talep olunan manevi tazminatisteminin KISMEN KABULÜ İLE 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı [A.] Elekt. İnş. Taahhüt Tic. ve San. Ltd. Şti. denalınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemelerinin REDDİNE,
...
II-BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN (MAHKEMEMİZDE AÇILAN 2014/384E... SAYILI BİRLEŞTİRİLEN DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN);
1- Davacı AYNUR YANIK için talep olunan maddi tazminatisteminin KISMEN KABULÜ İLE, 204.405,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan15/04/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar [A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. ve San. Ltd. Şti. vedavalı T.E.İ.A.Ş.dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı[A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. ve San. Ltd. Şti. yönünden yukarıdabelirtilen hükümle verilen maddi tazminat miktarında tahsilde tekerrüredilmemesine,
2- Davacı HAZER YANIK için talep olunan maddi tazminatisteminin KABULÜ İLE, 2.880,00 TL. maddi tazminatın kaza tarihi olan 15/04/2005tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar [A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. ve San. Ltd. Şti. vedavalı T.E.İ.A.Ş.dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıyaverilmesine,...
3- Davacı SONER YANIK için talep olunan maddi tazminatisteminin KABULÜ İLE 3.382,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15/04/2005tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar [A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. ve San. Ltd. Şti. vedavalı T.E.İ.A.Ş.dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıyaverilmesine,..."
20. Yargıtay tarafından 9/4/2018 tarihli kararla, sözkonusu hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Gerekçeli kararınilgili kısmı şöyledir:
"...
Bu açıklamalar ışığında somut olayda asıl davada davacıçocuk Hazer Yanık lehine takdir edilen manevi tazminata taleple bağlı olarakdava tarihinden faize hükmedilmiş iken; maddi tazminat istemine dava tarihindenfaize hükmedilmemesi doğru olmamıştır.
...
Bu açıklamalar ışığında somut olayda birleşen davadadavalılar lehine takdir edilen vekalet ücretinin hangi davalılar lehine takdiredildiğinin hüküm fıkrasından açık bir şekilde anlaşılamaması ve hükmüninfazında tereddütte mahal bırakacak şekilde hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuksal olgulargözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmanedenidir.
...
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yenidenyargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesiuyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
...
Hüküm fıkrasının ASIL DAVA İLE İLGİLİ C bendinin 2.fıkrasının silinerek yerine;
'2- Davacı HAZER YANIK için talep olunan maddi tazminatisteminin KISMEN KABULÜ ile 2.880,00 TL maddi tazminatın, dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte[A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. Ve San. Ltd. Şti.nden alınarak davacıyaverilmesine,' rakam ve sözcüklerinin yazılmak suretiyle,
Hüküm fıkrasının BİRLEŞEN DAVA İLE İLGİLİ9. bendininsilinerek yerine;
'9- Davalı [A.]Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. ve San. Ltd. Şti. ve T.E.İ.A.Ş. kendilerini vekil iletemsil ettirdiklerinden AAÜT m. 3/2 de dikkate alınarak; 11.938,35 TL vekaletücretinin davacılardan alınarak davalılar [A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic.ve San. Ltd. Şti. ve davalı T.E.İ.A.Ş.’a verilmesine, asıl davada verilen hükümdikkate alınarak, 1.800,00 TL vekalet ücreti bölümü hakkında davalı [A.]Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. Ve San. Ltd. Şti. bakımından tahsilde tekerrüredilmemesine,' rakam ve sözcüklerinin yazılmak suretiyle, hükmün düzeltilmiş buşekli ile ONANMASINA,..."
21. Başvurucular söz konusu kararı 2/7/2018 tarihindeöğrendiklerini bildirmiş olup bireysel başvuru 23/7/2018 tarihinde yapılmıştır.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
22. Mahkemenin 7/4/2021 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. YaşamHakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucularınİddiaları
23. Başvurucular, yakınlarının ölümüne neden olan enerjinakil hattı deplase işinin çok tehlikeli iş sınıfından olmasına rağmen TEİAŞtarafından iş sağlığı ve güvenliğine dair gerekli önlemlerin alınmadığını ve denetiminyapılmadığını, önlem alınmış olsaydı yakınlarının hayatını kaybetmeyeceğini,açtıkları tazminat davasında hükmedilen tazminat miktarlarının yetersizolduğunu, caydırıcılığı bulunmadığını belirterek yaşam ile maddi ve manevivarlığın korunması haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
2. Değerlendirme
24. Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma vegeliştirme hakkına sahiptir.”
25. Anayasa’nın 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Devletin temel amaç ve görevleri, ... kişinin temel hakve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacaksurette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanınmaddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamayaçalışmaktır.”
26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Başvurucuların iddialarının özünü kamu makamları tarafından gerekliönlemlerin alınmaması nedeniyle ölüm olayının meydana geldiği ve olaya dairyargılama neticesinde hükmedilen tazminat miktarının düşük ve caydırıcılıktanuzak olduğu, dolayısıyla mağduriyetlerinin giderilmediği hususlarıoluşturmaktadır. Bu nedenle başvurucuların bir diğer hakla da bağlantı kurarakileri sürdükleri iddialarının bir bütün olarak Anayasa'nın 17. maddesindegüvence altına alınan yaşam hakkının koruma yükümlülüğü kapsamında incelenmesigerektiği değerlendirilmiştir.
a. Genelİlkeler
27. Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, yaşamınıkaybeden kişi açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayınedeniyle ölen kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (SerpilKerimoğlu ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 41). Başvuru konusuolaylarda başvurucular, müteveffanın eşi ve çocuklarıdır. Bu nedenle başvurudabaşvuru ehliyeti açısından bir eksiklik bulunmamaktadır.
28. Bununla birlikte başvurunun diğer kabul edilebilirlikkriterleri yönünden de incelenmesi gerekir.
29. Anayasa Mahkemesi açısından idari makamlar ve derecemahkemeleri tarafından başvurucular lehine bir tedbir ya da kararın alınmasısuretiyle ihlalin tespit edilmesi, verilen karar ile bu ihlalin uygun veyeterli biçimde giderilmesi hâlinde ilgili tarafın artık mağdur olduğu ilerisürülemeyecektir (Sadık Koçak ve diğerleri, B. No: 2013/841, 23/1/2014,§ 83).
30. Mağduriyetin giderilmesi, özellikle ihlal edildiğiileri sürülen hakkın niteliği ve ihlali tespit eden kararın gerekçesi ile bukararın ardından ilgili açısından uğradığı zararların devam edip etmediğinebağlıdır. Başvuruculara sunulan telafi imkânının uygun ve yeterli olup olmadığıkararı, söz konusu anayasal temel hak ve özgürlüğün ihlalinin niteliğigözönünde bulundurularak dava koşullarının tamamının değerlendirilmesisonucunda verilebilecektir. Bu çerçevede bir başvurucunun mağdur sıfatı,Anayasa Mahkemesi önünde şikâyet ettiği durum için aynı zamanda idari veyayargısal bir kararla kendisine ödenmesine karar verilen tazminata da bağlıolabilecektir (Sadık Koçak ve diğerleri, § 84).
31. Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınanyaşam hakkı bağlamında mağduriyetin giderilip giderilmediğinin tespitiaçısından kasten ya da saldırı veya kötü muameleler sonucu meydana gelen ölümolayları ile ihmal sonucu meydana gelen ölüm olayları arasında bir ayrım yapmakgerekir (Mehmet Aydoğan ve Nufer Aydoğan, B. No: 2013/3775, 14/4/2016, §55).
32. Kasten ya da saldırı veya kötü muameleler sonucumeydana gelen ölüm olaylarına ilişkin davalarda Anayasa'nın 17. maddesigereğince devletin ölümcül saldırı durumunda sorumluların tespitine vecezalandırılmalarına imkân verebilecek nitelikte cezai soruşturmalar yürütmeyükümlülüğü bulunmaktadır. Bu tür olaylarda yürütülen idari ve hukukisoruşturmalar ve davalar sonucunda sadece tazminat ödenmesi yaşam hakkıihlalini gidermek ve mağdur sıfatını ortadan kaldırmak için yeterli değildir (SerpilKerimoğlu ve diğerleri, § 55).
33.Ancak ihmal nedeniyle meydana gelen ölüm olaylarınailişkin davalar açısından farklı bir yaklaşımın benimsenmesi gerekir. Buna göreyaşam hakkının veya fiziksel bütünlüğün ihlaline kasten sebebiyet verilmemişise etkili bir yargısal sistem kurma yönündeki pozitif yükümlülük, herolayda mutlaka ceza davası açılmasını gerektirmez. Mağdurlara hukuki, idari vehatta disiplinle ilgili hukuk yollarının açık olması yeterli olabilir (SerpilKerimoğlu ve diğerleri, § 59).
34. Bununla birlikte ihmal suretiyle meydana gelen ölümolaylarında devlet görevlilerinin ya da kurumlarının bu konuda muhakemehatasını veya dikkatsizliği aşan bir ihmali olduğu yani olası sonuçlarınfarkında olmalarına rağmen söz konusu makamların kendilerine verilen yetkilerigöz ardı ederek tehlikeli bir faaliyet nedeniyle oluşan riskleri bertaraf etmekiçin gerekli ve yeterli önlemleri almadığı durumlarda -bireyler kendiinisiyatifleriyle ne gibi hukuk yollarına başvurmuş olursa olsunlar- insanlarınhayatının tehlikeye girmesine neden olan kişiler aleyhine hiçbir suçlamadabulunulmaması ya da bu kişilerin yargılanmaması Anayasa'nın 17. maddesininihlaline neden olabilir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 60).
b. İlkelerinOlaya Uygulanması
35. Somut başvuruda kamu makamının ihmali nedeniylemeydana gelen ölüm olayı bakımından devletin etkili bir yargısal sistemkurma yükümlülüğünün hangi yargısal yolla yerine getirilmiş sayılacağınıntespiti için öncelikle yüksek gerilim hattının deplasesi işinin kamu hizmetiniteliğinde olduğu ve kişilerin yaşamı ile vücut bütünlüğü bakımından riskleriçermesi sebebiyle bilirkişi raporlarında da ifade edildiği üzere çok tehlikelifaaliyet kapsamında kaldığı belirtilmelidir. Bu durumda kamu makamlarının-devletin yaşamı koruma yükümlülüğü kapsamında- yüksek gerilim hattının deplasesiişinin yerine getirilmesinde gerekli güvenlik tedbirlerini alması, ölüm veyaralanma olaylarının önüne geçmek için makul ölçüler çerçevesinde gerekenleriyapması bir zorunluluktur.
36. Mevcut başvuruda olayın gerçekleşmesinde ilgili kamumakamının belli bir oranda ihmale dayalı kusuru olduğu derece mahkemesikararıyla kabul edilmiştir. Başvurucuların iddiası da ölüm olayının kamumakamının ihmali nedeniyle gerçekleştiği yönündedir.
37. Olay hakkında bir ceza soruşturması yürütüldüğünedair dosya kapsamında birtakım bilgiler bulunsa da (bkz. § 13) söz konusu cezasoruşturmasının ayrıntılarına dair başvurucular tarafından sunulan herhangi birbilgi ya da belge bulunmadığı gibi başvurucuların ceza soruşturmasına dair birşikâyetleri bulunmamaktadır.
38. Başvurucuların iddiaları kamu makamının yeterliönlemi almaması nedeniyle ölüm olayının gerçekleştiği ile dava neticesindeuygun ve yeterli tazminatlara karar verilmemesi nedeniyle mağduriyetleriningiderilmediği ile sınırlıdır. C.Y.nin yaşı ve olayın gerçekleşmesinde kısmikusuru bulunduğu da dikkate alındığında somut olayın kendine özgü koşullarındatazminat davası yolunun başvurucuların yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddialarını karara bağlayabilme ve bunun için uygun bir giderim sunabilme bakımındanyeterli bir telafi sağlayabileceği değerlendirilmiştir.
39. Yaşam hakkının ihlal edildiği şikâyetinin bulunduğutazminat ve tam yargı davalarında derece mahkemelerinin Anayasa’nın 17.maddesinin gerektirdiği özende bir inceleme yapma yükümlülüğü bulunmaklabirlikte söz konusu özen yükümlülüğünün yaşam hakkı ile ilgili her davadamutlaka mağdurlar lehine bir sonuca varılmasını garanti altına aldığı anlamınagelmediğini ayrıca belirtmek gerekir. Anayasa Mahkemesinin bu konudaki görevi,derece mahkemelerinin belirli bir sonuca varırken Anayasa'nın 17. maddesiningerektirdiği dikkatli incelemeyi yapıp yapmadığını ya da ne ölçüde yaptığınıincelemektir (Aysun Okumuş ve Aytekin Okumuş, B. No: 2013/4086,20/4/2016, § 73).
40. Görülen yargılamada olay mahallinde keşif yapılmış,ölüm olayı ve dava konusu yapılan hususlara ilişkin yeterli uzmanlığı bulunanbilirkişilerden olayda sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların tespiti ile kusurdurumları bakımından çeşitli raporlar temin edilmiştir. Temin edilen raporlar arasındanMahkemece nihai olarak itibar edilen raporda, olayın gerçekleşmesinde A.Şirketinin %50, TEİAŞ'ın %20, müteveffanın ise %30 oranında kusurlu olduğugerekçeleri belirtilmek suretiyle tespit edilmiştir. Neticede olayıngerçekleşmesinde ilgili kamu makamının belli bir oranda ihmale dayalı kusuruolduğu derece mahkemesi kararıyla kabul edilmiştir.
41. Sonrasında Mahkeme, Yargıtayın bozma kararıdoğrultusunda emsal ücret araştırması da dâhil gerekli araştırmaları yaparakdestekten yoksun kalma tazminat miktarlarının belirlenmesine ilişkin destektenyoksun kalma zararlarının hesaplandığı bilirkişi raporu uyarınca belirlenenmaddi tazminat miktarları ile takdir ettiği manevi tazminat miktarlarınahükmetmiştir.
42. Bu itibarla derece mahkemesi tarafından kamumakamının kısmi kusuru nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği tespit edilmiş,uzman bilirkişi marifetiyle tespit edilen ve hesaplama yöntemininyeterliliğinden kuşkuya düşülmesini haklı gösterecek somut hiçbir bilgi vebelgeye rastlanmayan miktarda maddi tazminatlara ve açık bir keyfîlik içerdiğisöylenemeyen manevi tazminat miktarlarına hükmedilmiştir.
43. Başvurucuların yargılama dosyasına sundukları özelbilirkişi raporunda dahi TEİAŞ'ın %15, yakınları C.Y.nin ise %35 oranındakusurlu olduğunun tespit edildiği de gözetildiğinde davanın koşullarına görebelirlenen tazminat miktarları ile başvurucuların uğradığı zararlar arasındaaçık bir orantısızlık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
44. Bu durumda başvuru konusu olayda, başvurucularınyaşam hakkına ilişkin şikâyetleri açısından ihlal tespit edilerek makul birtazminatlara hükmedilmiş olup bu nedenle başvurucuların mağdur sıfatı ortadankalkmış bulunmaktadır.
45. Açıklanan gerekçelerle yaşam hakkı yönündenbaşvurucuların mağdur sıfatının kalktığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmınınkişi bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
B. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
46. Başvurucular, olaylarla ilgili olarak açtıklarıtazminat davasının makul sürede sonuçlandırılmadığını ileri sürmüştür.
47. Bireysel başvuru sonrasında 31/7/2018 tarihli ve30495 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılıKanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan HaklarıMahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne DairKanun'a geçici madde eklenmiştir.
48. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göreyargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesiya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddeninyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olanbireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabuledilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaatüzerine Bakanlık İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (TazminatKomisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.
49. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)kararında Anayasa Mahkemesi yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı yada yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediğiiddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurularailişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkinyolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlamakapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğinitartışmıştır (Ferat Yüksel, §§ 26-36).
50. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuruyolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlamasınedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarınamakul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminatödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafiolanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlamaimkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (FeratYüksel, §§ 33-36). Bu gerekçeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilkbakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma veyeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuruyolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincilniteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemişolması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§35, 36).
51. Somut başvuru yönünden de söz konusu karardanayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
52. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğerkabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarınıntüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kişibakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğineilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABULEDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerindeBIRAKILMASINA 7/4/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.