TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
AYŞE KARAHAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/9808)
Karar Tarihi: 10/3/2015
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Engin YILDIRIM
Celal Mümtaz AKINCI
Raportör Yrd.
:
İsmail Emrah PERDECİOĞLU
Başvurucu
:
Ayşe KARAHAN
Vekili
:
Av. Zehra ERTAŞ
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucu, 6/7/2006tarihinde Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı alacak ve tazminatdavasında makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanmahakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde bulunmuştur.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 31/12/2013tarihinde doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılmıştır. İdari yönden yapılan önincelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığıtespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm BirinciKomisyonunca 22/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından16/10/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikteyapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru konusu olay veolgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.Adalet Bakanlığı 28/10/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin öncekikararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüşsunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve ekleri ilebaşvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylarözetle şöyledir:
7. Başvurucu ve diğer üçdavacı, 6/7/2006 tarihinde Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada,davalı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, ancak davalınınsözleşmeden doğan sorumluluklarını eksik yerine getirdiğini, bu nedenle maddizarara uğradıklarını, bu zararlardan bir kısmını karşılamak zorundakaldıklarını, ayrıca bir diğer davalının komşu parselde yaptığı kazı çalışmasınedeniyle binalarının istinat duvarının çöktüğünü belirterek, uğradıklarızararların tazminini ve alacaklarının tahsilini talep etmişlerdir.
8. Ankara 2. Asliye HukukMahkemesi, 6/6/2013 tarih ve E.2006/292, K.2013/375 sayılı kararı ile sözleşmegereği davalı tarafa düşen dairenin, başvurucu ve diğer davacılar tarafındandava dışı üçüncü bir kişiye satıldığını ve söz konusu dairenin satış bedelininyargılama kapsamında talep edilebilir alacak miktarından fazla olduğunubelirterek, davanın reddine karar vermiştir.
9. Başvurucu, 31/12/2013tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
10. Başvurucu, İlk DereceMahkemesinin anılan kararını temyiz etmiş, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi,27/6/2014 tarih ve E.2014/3410, K.2014/4967 sayılı ilâmı ile eksik posta puluile incelemeye gönderilen dava dosyasının Mahkemesine iadesine karar vermiştir.
11. Söz konusu eksikliğintamamlanmasının ardından dosya yeniden Yargıtayagönderilmiş, inceleme sonunda Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, 10/11/2014 tarih veE.2014/6986, K.2014/7092 sayılı ilâmı ile İlk Derece Mahkemesi kararınınonanmasına hükmetmiş, ardından başvurucu tarafından aynı Daireye karar düzeltmetalebinde bulunulmuştur.
12. Karar düzeltme talebinin incelenmesiaşaması halen devam etmektedir.
B. İlgiliHukuk
13. 12/1/2011 tarih ve 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi, 22/4/1926 tarih ve 818 sayılımülga Borçlar Kanunu’nun 355. ve devamı maddeleri.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
14. Mahkemenin 10/3/2015tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 31/12/2013 tarih ve 2013/9808numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
15. Başvurucu, 6/7/2006 tarihindeAnkara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı alacak ve tazminat davasında makulsürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
16. Başvuru formu ile eklerininincelenmesi sonucunda, açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
17. Başvurucu, 6/7/2006tarihinde Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı alacak ve tazminatdavasında makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanmahakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
18. Anayasa ve Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı dışında kalan bir hakihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesimümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupaİnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanmahakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesindeyer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi deAnayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgilihükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle,Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanmahakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamındayer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul sürede yargılanmahakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma hakkınınkapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan süratlesonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanmahakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B.No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).
19. Davanın karmaşıklığı,yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar, bir davanın süresinin makul olupolmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması gereken kriterlerdir (B. No:2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).
20. Anayasa’nın 36. maddesi veSözleşme’nin 6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkinuyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusuolayda, Asliye Hukuk Mahkemesinezdinde eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat ve alacak davasının sözkonusu olduğu görülmekle, 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile 6100 sayılı Kanun’da yer alan usulhükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni hak veyükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13,2/7/2013, § 49).
21. Medeni hak veyükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin makul süre değerlendirmesinde,sürenin başlangıcı kural olarak, uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılamasürecinin işletilmeye başlandığı, başka bir deyişle davanın ikame edildiğitarih olup, somut başvuru açısından bu tarih 6/7/2006 tarihidir.
22. Sürenin bitiş tarihi ise,çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde yargılamanın sona ermetarihidir. Ancak devam eden yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiği iddiasını içeren başvuruların yargılama faaliyetinindevamı sırasında da yapılabilmesi olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esasalınacak sürenin bitiş anı bireysel başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B.No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).
23. Başvuruya konu yargılamasürecinin incelenmesinde, yargılamanın konusunun eser sözleşmesinden kaynaklıtazminat ve alacak davası olduğu, yargılama boyunca resmi kurumlaramüzekkereler yazılarak bilgi talep edildiği, uzun süre müzekkere cevaplarınınbeklendiği, keşif yapıldığı, bilirkişi raporları ile ek raporların alındığı veyapılan değerlendirme sonucu İlk Derece Mahkemesince davanın reddine kararverildiği, ardından temyiz incelemesine gönderilen dava dosyasının eksikliknedeniyle geri çevrildiği, belirtilen eksikliğin tamamlanmasının ardındanyapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtayca, İlkDerece Mahkemesi kararının onandığı, onama ilamının ardından karar düzeltmetalebinde bulunulduğu, karar düzeltme talebinin henüz sonuçlanmadığıanlaşılmıştır.
24. İlgili yargılama evrakınınincelenmesinden, başvuruya konu yargılama sürecinin Asliye Hukuk Mahkemesiönünde sürdüğü görülmekle, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklarıkonu alan yargılama faaliyetleri için geçerli genel usulihükümler içeren 6100 sayılı Kanun’a tabi bir yargılama faaliyetinin söz konusuolduğu ve 6100 sayılı Kanun’un 30. maddesinin, uyuşmazlıkların makul süredeçözümlenmesi gerekliliğini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır.
25. 6100 sayılı Kanun’unöngördüğü yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makulsürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusuyapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından, özellikle yargılamada sürati teminetmeye hizmet eden özel usul hükümlerinin nazara alınmadığı göz önündebulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararverilmiştir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 34-64).
26. Başvuruya konu davanın mahiyetinedeniyle icrası gereken usul işlemlerinin niteliği başvuruya konu yargılamanınkarmaşık olduğunu ortaya koymakla birlikte, davaya bütün olarak bakıldığında,somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yönbulunmadığı ve söz konusu yaklaşık dokuz yıllık yargılama sürecinde makulolmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.
27. Açıklanan nedenlerle,başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanunun 50. MaddesiYönünden
28. Başvurucu, yargılamanınmakul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TLmanevi tazminata hükmedilmesinitalep etmiştir.
29. 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin(2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tespit edilen ihlalbir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmakiçin yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yenidenyargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehinetazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolugösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, AnayasaMahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
30. Başvurucunun tarafı olduğuuyuşmazlığa ilişkin yaklaşık dokuz yıllık yargılama süresi nazara alındığında,yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiylegiderilemeyecek olan manevi zararı karşılığında başvurucuya, talebidoğrultusunda net 5.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesigerekir.
31. Başvurucu tarafından madditazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddiaedilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,başvurucunun maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
32. Başvurucu tarafından yapılanve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan 1.698,35 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
33. Başvuruya konu yargılamanınyaklaşık dokuz yıldır devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanmahakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olanbir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğüzararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısasürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın birörneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurucunun,
1.Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2.Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanmahakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
B. Başvurucuya talebi doğrultusunda net 5.000,00 TL manevi TAZMİNATÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,
C. Başvurucu tarafından yapılan 198,35 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.698,35 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYAÖDENMESİNE,
D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemedegecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
E. Kararın bir örneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine,
10/3/2015tarihinde OY BİRLİĞİYLE kararverildi.