TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
AYŞE ACAR BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/7060)
Karar Tarihi: 21/9/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör Yrd.
:
Gökçe GÜLTEKİN
Başvurucu
:
Ayşe ACAR
Vekili
:
Av. Mehmet ACAR
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasındakamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, işinönemi ve niteliğine göre davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesigerektiğine ilişkin bir içtihadın davada uygulanmaması ve bu tür davalarda davalıaleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi nedenleriyle mahkemeye erişim hakkınınihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 13/5/2014 tarihinde Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesivasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 27/2/2015 tarihinde,başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
4. Bölüm Başkanı 25/3/2016 tarihinde, başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık herhangi bir görüş sunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
7. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğüne izafeten DSİ EskişehirBölge Müdürlüğü tarafından başvurucunun Kütahya ili Çavdarhisar ilçesi Ağarı köyünde bulunan taşınmazı için 11/6/2012 tarihindeGediz Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescildavası açılmıştır.
8. Tensip zaptının ve cevap dilekçesinin tebliğinden sonra öninceleme duruşmasının 18/10/2012 tarihinde yapılmasına karar verilmiş veduruşma günü taraflara bildirilmiştir. Başvurucunun ve vekilinin ön incelemeduruşmasına katılmaması ile beraber tarafların artık uzlaşamayacakları tespitedilmiş ve tahkikat aşamasına geçilerek üç ziraat, iki mülk ve bir fenbilirkişi ile beraber 23/11/2012 tarihinde keşif yapılmasına karar verilmiştir.Bilirkişi heyeti fen bilirkişisinin hazırladığı rapor hariç olmak üzere ilgilievrakları 4/12/2012 tarihinde Mahkemeye sunmuştur.
9. 5/12/2012 tarihinde yapılan duruşma sonucunda alınan karargereği duruşmaya katılmayan başvurucuya söz konusu bilirkişi raporu tebliğedilmiştir. Duruşma 29/1/2013 tarihine ertelenmiştir. Başvurucu ve davacı dahasonra ek rapor alınması yönünde anılan rapora itiraz etmiştir.
10. Mahkeme 29/1/2013 tarihinde yapılan ve sadece davacınınkatıldığı duruşmada itirazları reddetmiş, bilirkişi raporu ile tespit edilen2.478,61 TL'nin ödenmesi için davacıya süre verilmiştir. Ayrıca fenbilirkişisinin 12/12/2012 tarihinde düzenlediği raporun başvurucuya tebliğedilmesine karar verilmiş ve başvurucu bu rapora da çeşitli gerekçelerle26/2/2013 tarihinde itiraz etmiştir. Rapora itiraz ederken başvurucu, cevapdilekçesinde belirttiği gibi davacı idare lehine vekâlet ücretinehükmedilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağını yine dile getirmiştir.
11. 29/3/2013 tarihinde yapılan duruşma neticesinde taşınmazınidare adına tesciline karar verilmiştir. Mahkemenin 29/3/2013 tarihli veE.2012/251, K.2013/170 sayılı kararının gerekçesi şu şekildedir:
"...
Dosyaya ibraz edilen 12/12/2012 havale tarihlifen bilirkişisi raporunun incelenmesinde, kamulaştırılan alanın yüzölçümününtoplam 482,69 m2 olduğunun rapor edildiği görülmüştür.
Keşfe birlikte götürülen bilirkişi heyeti04/12/2012 havale tarihli bilirkişi raporunu tanzim ederek mahkememize ibrazetmiştir. İbraz edilen raporun incelenmesinde, davakonusutaşınmazın kamulaştırılan kısmının bedelinin 2.478,61 TL olduğunu mahkememizerapor edildiği görülmüştür.
Davalı tarafa yapılan tebligatta ve gazeteilanlarında da belirtildiği gibi, mahkememizce yapılan keşif sonucunda belirlenen2.478,61 TL kamulaştırma bedelini davacı tarafından mahkememizce verilen yasalsüresi içindeZiraat Bankası Gediz Şube Müdürlüğü'nemahkememiz dosya numarası belirtilerekyatırıldığımakbuz suretinin incelenmesinden görülmüştür.
4650 S.K. ile değişik 2942 S.K. nun 10. maddesi gereğince; dava konusu taşınmazın bulunduğuyerin bağlı bulunduğu köy muhtarının da katılımı ile ve aynı kanunun 15.maddesi ve geçici 5. maddesi hükmüne uygun olarak oluşturulan kamulaştırmabilirkişileri marifetiyle mahallinde bir kez keşif yapılmış ve bilirkişikurulundan kamulaştırma bedeli ile ilgili gerekçeli rapor alınmıştır.
4650 S.K. ile değişik 2942 S.K. nun 10. maddesi gereğince, bilirkişi kurulunun raporu taraflaratebliğ edilmiştir.
Keşifte dinlenen muhtardan, dava konusutaşınmaza hangi ürünlerin ekilip, dikildiği, hangi tarımsal münavebe sistemininuygulandığı, 4650 S.K. ile değişik 2942 S.K.nun15/son maddesi gereğince değerlendirme tarihi olan dava tarihi itibariyletaşınmazın piyasadaki rayiç değeri ile ilgili bilgiler alınmıştır.
Bilirkişi kurulundan alınan usul ve yasayauygun rapora göre, bilirkişi kurulunun belirlediği kamulaştırma bedeli adaletve hakkaniyete uygun olduğundan 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesigereği yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmemiş vetarafların bu yöndeki taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bilirkişikurulunun; bilimsel, gerekçeli, mahkememizin ve Yargıtay’ın denetimineelverişli, İl Tarım Müdürlüğü'nün verilerine uygun raporuna göre; kapitilizasyon faizi oranının ve münavebeye esas alınanürünlerin kamulaştırma evrakına, dosya kapsamına ve taşınmazın tür ve miktarınauygun olduğu ve tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazın olduğu gibikullanılması halinde getireceği net gelire göre saptanan kamulaştırma bedelininusul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu taşınmazınkamulaştırılan bölümünün kamulaştırma bedelinin 2.478,61 TL olarak tespitine... karar verilmiştir."
12. Mahkeme kararda davacı idarenin yapmış olduğu yargılamagiderlerini 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 29.maddesi uyarınca idare üzerinde bırakmış, ayrıca başvurucu lehine 1.320 TLvekâlet ücretinin davacı idareden alınmasına, davacı idare de kendisini vekilletemsil ettirdiğinden 1.320 TL vekâlet ücretinin başvurucudan alınarak davacıidareye verilmesine karar verilmiştir.
13. Başvurucu kararı katılma yoluyla temyiz etmiş, vekâletücreti yönünden kendisinin üzerine dava konusu hükmedilen bedel kapsamındaaşırı ve orantısız yük yüklendiğini ileri sürmüştür. Ayrıca kamulaştırmabedelinin eksik olduğunu belirtmiş ve yasal faiz konularında da başvurucuitirazda bulunmuştur.
14. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 1/11/2013 tarihli veE.2013/14491, K.2013/14522 sayılı kararla bilirkişi kurulunca münavebeye alınanbuğday, şeker pancarı ve sılajlık mısırın 2012 yılıitibarıyla sulu şartlarda dekar başına ortalama verim, kilogram başına toptansatış fiyatı ve dekar başına üretim giderinin ayrıntılı olarak gıda, tarım vehayvancılık ilçe müdürlüğünden getirtilmesini istemiş ve ilgili evraklarındosyaya konulmasından sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanınMahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dairenin temyiz incelemesisonucunda 24/2/2014 tarihli ve E.2014/1320, K.2014/3223 sayılı kararıyla,davanın açıldığı ve dört aylık sürenin bittiği tarihten karar tarihine kadartespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerektiği gerekçesiylehüküm düzelterek onanmıştır. Başvurucunun ve davacının diğer itirazları isereddedilmiştir.
15. Söz konusu karar, başvurucuya 14/4/2014 tarihinde tebliğedilmiştir.
16. Başvurucu 13/5/2014 tarihinden bireysel başvurudabulunmuştur.
B. İlgili Hukuk
17. 2942 sayılı Kanun'un 10. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
"Kamulaştırmanın satın alma usulü ileyapılamaması halinde idare, ... asliye hukuk mahkemesine müracaat eder vetaşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, ... idare adına tescilinekarar verilmesini ister.
Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrasıiçin belirlediği duruşma gününü, ... taşınmaz malın malikine ... bildirerekduruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur.
...
Mahkemece belirlenen günde yapılacak duruşmada hakim,taşınmaz malın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder. Taraflarınbedelde anlaşması halinde hakim, taraflarca anlaşılanbu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder ve ...
Mahkemece yapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası içinde duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyleve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit için mahallindekeşif yapar. ...
Bilirkişiler, taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak,11 inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirtenraporlarını onbeş gün içinde mahkemeye verirler.Mahkeme bu raporu, duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğ eder. Yapılacakduruşmaya hakim, taraflar veya vekillerini vebilirkişileri çağırır. Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsaitirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanları alınır.
Tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hakim tarafından onbeş gün içindesonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hakim,tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarındanyararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder.Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkınınkamulaştırılma bedelidir. . İdarece, kamulaştırmabedelinin hak sahibi adına yatırıldığına . dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idareadına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilirve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescilhükmü kesin olup tarafların bedele ilişkin temyiz hakları saklıdır.
(Ek fıkra: 11/04/2013-6459 S.K./6. md) Kamulaştırma bedelinin tespitiiçin açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilenbedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir.
..."
18. 2942 sayılı Kanun'un 11. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
"15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu,kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ilebirlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz malveya kaynağın;
a)Cins ve nevini,
b) Yüzölçümünü.
c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve herunsurun ayrı ayrı değerini,
d)Varsa vergi beyanını,
e)Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini,
f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindekimevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği netgelirini.
g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsalsatışlara göre satış değerini,
h) Yapılarda, (.)(2) resmi birim fiyatları veyapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını,
ı) Bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,
Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarınıayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarakgerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerinitespit ederler.
Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar vehizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülenkullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz.
..."
19. 2942 sayılı Kanun'un 12. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
"Kısmenkamulaştırılan taşınmaz malın değeri;
...
b) Kamulaştırma dışında kalan kısmın kıymetinde, kamulaştırma nedeniyleeksilme meydana geldiği takdirde; bu eksilen değer miktarı tespit edilerek,kamulaştırılan kısmın (a) bendinde belirtilen esaslar dairesinde tayin olunankamulaştırma bedeline eksilen değerin eklenmesiyle bulunan miktardır.
...
(b) ve (c) bentlerinde sözü edilen bedelin düşüş ve artış miktarları,11 inci maddede belirtilen esaslara göre bedel takdiri suretiyle tespitolunur."
20. 2942 sayılı Kanun 'un 29. maddesi şöyledir:
"10 uncu madde uyarınca mahkeme heyetinin harcırahları, 15 incimadde uyarınca mahkemece oluşturulan bilirkişilerin ve keşifte dinlenilenmuhtarın mahkemece takdir edilecek ücretleri ile, tapu harçları ve bu Kanunungerektirdiği diğer giderler kamulaştırmayı yapan idarece ödenir."
21. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 323. maddesi şöyledir:
“(1) Yargılama giderleri şunlardır:
…
ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacakvekâlet ücreti.
…”
22. 6100 sayılı Kanun’un 326. maddesi şöyledir:
“(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılamagiderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklıçıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına görepaylaştırır.
(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla isemahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.”
23. 6100 sayılı Kanun’un 330. maddesi şöyledir:
“(1) Vekil ile takip edilen davalardamahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücreti, taraf lehinehükmedilir.”
24. 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164.maddesi şöyledir:
“Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımınınkarşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder.
…
Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarakkarşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibininborcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.”
25. 2942 sayılı Kanun'a 18/6/2010 tarihli ve 5999 sayılıKanun'la eklenen geçici 6. maddenin 24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanun'un21. maddesiyle eklenen yedinci fıkrası ile onuncu fıkrasının ilgili kısımlarışöyledir:
“Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkemeve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretleri bedel tespiti davalarındaöngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.
...
Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veyakararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır. Kararı kesinleşen davalara ise, bumaddenin yalnızca sekizinci fıkra hükümleri uygulanır.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
26. Mahkemenin 21/9/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
27. Başvurucu, bedel tespitine yönelik davada taşınmaz değerinindüşük gösterildiğini, bununla birlikte dava açılmasına sebebiyet vermediği gibiaçılan davanın kamulaştırma işleminin tamamlayıcı unsuru olması sebebiylealeyhine hükmedilen vekalet ücretinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kamulaştırmaişlemine karşı çıkmadığından davayı kaybetmiş gibi vekalet ücreti ödemeyemahkum edilmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini, bu hususu temyiz aşamasındadile getirmesine veDairenin aynı yönde içtihatlarıolmasına rağmen herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, tahsiline kararverilen yargılama giderleri nedeniyle taşınmazın değerinin çok altındakamulaştırılması sonucunu doğurduğunu belirterek, Anayasa’nın 35. ve 36.maddelerinde belirtilen mülkiyet ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüşve yargılamanın iadesi veya tazminattalebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun, yukarıda sayılanşikâyetlerinden kamulaştırma bedelinin düşük gösterildiğine ilişkin şikâyetininmülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür. Başvurucunun,kamulaştırma bedelinin bir kısmını yargılama gideri olarak ödemek zorundakaldığı iddiası ise adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkıyönünden değerlendirilmiştir.
1. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkinİddia
29. Başvurucu; aleyhine açılan kamulaştırmabedelinintespiti ve taşınmazın tescili davası sonucunda hükmedilen kamulaştırma bedelimiktarının taşınmazın gerçek karşılığı olmadığını, komşu taşınmazların dahaverimsiz olmasına rağmen dekarına daha yüksek bedel ödendiğini ileri sürmüştür.
30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralıfıkrası şöyledir:
"Mahkeme, ... açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabuledilemezliğine karar verebilir.
31.6216 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasınagöre Mahkemece açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemez olduğunakarar verilebilir. Başvurucunun ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, iddialarınınsalt kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu, temel haklarayönelik bir müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olanbaşvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkçadayanaktan yoksun kabul edilebilir.
32. Somut başvurunun dayanağını oluşturan konulardan biri olankamulaştırılan taşınmazın gerçek değerinin ödenmesi talebi, Anayasa'nın 35.maddesinde yer alan mülkiyet hakkının kapsamına dâhildir. Anayasa'nın 35.maddesinde mülkiyet hakkının mutlak bir hak olmadığı ve kamu yararı amacıyla sınırlandırılabileceğibelirtilmiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 13. maddesi temel hak vehürriyetleri sınırlanmada genel ilkeleri tespit ederken devlet ve kamu tüzelkişilerine özel mülkiyette bulunan taşınmazları kamulaştırma yetkisi veren vekamulaştırma ilkelerini belirleyen Anayasa'nın 46. maddesi, mülkiyet hakkınınsınırlanmasına ilişkin özel hükümler içermektedir. Anayasa'nın bütünselliğiilkesi gereği başvurucunun bahsedilen talebinin değerlendirilmesindeAnayasa'nın 35. maddesiyle birlikte 13. ve 46. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekmektedir (Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No:2013/817, 19/12/2013, § 28).
33. 2942 sayılı Kanun'un 10. ve 11. maddelerinde bir taşınmazınkamulaştırılması ve bu kamulaştırmanın satın alma usulü ile gerçekleştirilememesihâlinde uyuşmazlığın yargıya taşınacağı hüküm altına alınmış, asliye hukukmahkemelerinin görevli kılındığı bu yargılama sürecinde uygulanacak usuleilişkin kurallar ile kamulaştırmaya konu taşınmazın bedelinin belirlenmesineyönelik yöntem ve işlemler ayrıntılı olarak düzenlenmiştir (bkz. §§ 17, 18).Yine 2942 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile de kısmi bir kamulaştırma işlemiyapılması hâlinde kamulaştırılan kısmın dışında kalan bölümlerde kamulaştırmanedeniyle değer kaybı söz konusu olduğunda bu kaybın da anılan Kanun'un 11.maddesi hükümleri uyarınca telafi edileceği düzenlenmiştir (bkz. § 19). Budurumda söz konusu düzenlemeler ışığındakanunkoyucunun, bireylerin mülkiyet hakkına kamulaştırma yolu ile müdahaledebulunulduğunda bu müdahalenin bireylerde yarattığı külfetin adil biçimdegiderilebilmesi niyetini taşıdığı görülmektedir (Mehmet Deniz, B. No: 2013/2307, 10/3/2016, § 41).
34. Bu kapsamda başvuruya konu kamulaştırma bedelinin tespiti vetaşınmazın idare adına tescili davasında İlk Derece Mahkemesi 2942 sayılıKanun'un 10. maddesi doğrultusunda kamulaştırmaya konu taşınmaz başındaoluşturulan bilirkişi heyeti ve mahallî bilirkişi beraberinde keşif icraetmiştir. Mahkeme, tarafların keşfin ardından düzenlenen bilirkişi raporlarınaitirazını, alınan raporların kanuna ve usule uygun olarak alınması vehakkaniyete uygun olması gerekçeleriyle reddetmiş ve davanın daha fazlauzamasını önlemek maksadıyla bilirkişi raporlarını hükmüne esas almıştır.Mahkemenin bu kararı Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 24/2/2014 tarihli ilamı ileonanmıştır.
35. Başvuruya konu olan ve yukarıda özetlenen yargılamasürecinde kamulaştırılan taşınmazın bedelinin tespitinde kullanılan yöntem,taşınmazın kendine has özelliklerinin değerine etkisinin belirlenmesi ve emsalleriile karşılaştırılması gibi somut olayın durumuna göre dikkate alınacakhususlar, ilgili kanun hükümlerinin öngördüğü sınırlar dâhilinde hâkimin takdiryetkisinde olmakla birlikte yargılama bir bütün olarak değerlendirildiğindekamulaştırma bedelinin tespiti hususunda tarafların talep ve itirazları dikkatealınarak değerlendirmeler yapıldığı ve bunun sonucunda mülkiyet hakkınakamulaştırma yolu ile yapılan müdahalenin karşılığı tespit edilerek müdahaleningiderimi yoluna gidildiği, karşılığın da başvurucuya İlk Derece Mahkemesininara kararının hemen ardından ödendiği tespit edilmiştir.
36. Açıklanan nedenlerle mülkiyet hakkına yönelik müdahaleninmeşru olduğu ve ihlalin bulunmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksunluk nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğineİlişkin İddia
37. Başvurucu dava açılmasına sebebiyet vermediğini, açılandavanın kamulaştırma işleminin tamamlayıcı unsuru olması sebebiyle aleyhine hükmedilenvekalet ücretinin hakkaniyete aykırı olduğunu,kamulaştırmaişlemine karşı çıkmadığından davayı kaybetmiş gibi vekalet ücreti ödemeyemahkum edilmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini, bu hususu temyiz aşamasındadile getirmesine ve Dairenin benzer yönde içtihatları olmasına rağmen herhangibir değerlendirme yapılmadığını, tahsiline karar verilen vekalet ücretinedeniyle taşınmazın değerinin çok altında kamulaştırılması sonucunudoğurduğunu iddia etmiştir.
38. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olanmahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek veuyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamınagelir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsızhâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştirensınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, §52).
39. Mahkemeye erişim hakkı, kural olarak sınırlandırılabilen birhaktır. Bununla birlikte sınırlandırmaların hakkın özünü zedeleyecek nitelikteolmaması, meşru bir amaç izlemesi, ölçülü olması ve başvurucuya ağır bir yükgetirmemesi gerekir (Serkan Acar,B. No: 2013/1613, 2/10/2013, § 38).
40. Mahkemelerin gereksiz yere meşgul edilmemesi veuyuşmazlıkların makul sürede bitirebilmesi amacıyla belliyükümlülükler öngörülebilir. Bu yükümlülüklerin kapsamını belirlemek kamumakamlarının takdir yetkisi içindedir. Öngörülen yükümlülükler dava açmayıimkânsız kılmadıkça ya da aşırı derecede zorlaştırmadıkça mahkemeye erişimhakkının ihlal edildiği söylenemez. Davanın sonucuna göre kaybeden tarafayüklenen vekâlet ücretinin davanın açıldığı tarih itibarıyla öngörülebilirolduğu takdirde mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğinden söz edilemez (Serkan Acar, §§ 38-40).
41. Hukuk yargılamalarında uygulanan ve AİHM kararlarında dageçen "Kaybeden öder"ilkesi, tarafların yargılamadaki başarı oranına göre kazanılan veya kaybedilendeğer oranında lehine veya aleyhine mahkeme masraflarına hükmedilmesine ilişkindüzenlemeleri ifade eder (Hüseyin Sezen, B.No: 2013/1793, 18/9/2014, § 50).
42. 6100 sayılı Kanun'un 330. maddesinin gerekçesinde, genelhükümlere göre avukat ile iş sahibi arasında düzenlenen vekâlet sözleşmesiçerçevesinde avukatın aldığı ücretten farklı olarak vekâlet ücretinin, davadahaklı çıkan tarafın davasını vekille takip etmesi durumunda diğer yargılamagiderlerinin dışında lehine hükmedilen bir tutar olduğu, bu ücretin AvukatlıkAsgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanacağı veyargılama giderleri kapsamında olduğu belirtilmiştir. Maddenin gerekçesindeayrıca 1136 sayılı Kanun’un 164. maddesinin beşinci fıkrasında geçen “Vekâlet ücreti avukata aittir.” hükmününkararın taraflar için oluşturulduğu ve onların lehlerine ve aleyhlerine sonuçyaratacağı prensibinin uygulanmasına engel olmadığı, 1136 sayılı Kanun’dakihükmün avukat ile müvekkil arasındaki hukuki ilişkide geçerli olacağı,düzenlemede geçen vekâlet ücretinin avukatla müvekkili arasında yapılansözleşmede geçen ücret olmadığı, mahkemece taraf lehine hükmedilen yargılamagiderleri kapsamında bir ücret olduğu belirtilmiştir (Atilla İnan, B. No: 2012/615, 21/11/2013,§ 26).
43. Somut olayda başvurucu, vekili vasıtasıyla davaya katılmışve yargılama sürecine aktif olarak dâhil olmuştur. Başvuruya konu kamulaştırmabedelinin tespiti ve tescil davası sonunda Mahkeme, yargılama giderlerini 2942sayılı Kanun gereği davacı idareye yüklemiş ancak başvurucu ve davacı idareninvekille temsil edilmeleri, başvurucunun mahkemenin ödenmesine karar verdiğindendaha yüksek bir talepte bulunmuş olması ve idarenin talebe nazaran daha düşükbir bedel ödemesi sebepleriyle karşılıklı vekalet ücretine hükmetmiştir.
44. Bu durumda yargılama sürecinde başvurucu ile davacı idareninkarşılıklı olarak birbirlerine 1.320 TL vekâlet ücreti ödenmesine kararverildiği, hükmedilen vekâlet ücretlerinin taraflar için oluşturulduğu (bkz. §42), başvurucuya da aynı miktarda vekâlet ücreti ödendiği gözönündebulundurulduğunda başvurucu aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin somut olaydabaşvurucunun mahkemeye erişimini engelleyecek nitelikte olmadığı, bunun yanındakanun yolunda yapıldığı belirtilen 143 TL temyiz masrafının her davada kanunyoluna gereksiz başvuru yapılmasını önleyerek uyuşmazlıkları makul süredebitirebilmesi amacı taşıdığı ve yine bu meblağın kanun yolu incelemesineulaşmayı engelleyecek şekilde yüksek bir miktara ulaşmadığı anlaşıldığındanmahkemeye erişim hakkına yönelik iddiaların ihlal niteliğinde olmadığı açıktır.
45. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlikkoşulları yönünden incelenmeksizin açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması,
2. Adil yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA21/9/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.