TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
AYŞE KADAYIF VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/6229)
Karar Tarihi: 8/12/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
:
Fatma KARAMAN ODABAŞI
Başvurucular
:
1. Ayşe KADAYIF
2. Mevlüde SOFU
3. Hacer ESKİ
4. Celal KADAYIF
5. Havva ERSÖZ
6. Sebahat ESKİ
7. Kenan KADAYIF
8. Sinan KADAYIF
Vekili
:
Av. Salih SOFU
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, malik olunan taşınmazların 3/5/1985 tarihli ve 3194sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca parselasyona tabi tutularak bedeledönüştürülmesine ilişkin işlemin mahkeme kararıyla iptal edilmesine rağmen mahkemekararının uygulanmaması ve bu nedenle açılan tazminat davasının reddedilmesisebebiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 28/4/2014 tarihinde İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesivasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3.Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 4/4/2016 tarihinde,başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 5/1/2016 tarihinde, başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
5.Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 4/2/2016 tarihli yazısında, AnayasaMahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfenbaşvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.
III.OLAY VE OLGULAR
A.Olaylar
6.Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi(UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylarözetle şöyledir:
7.Başvurucuların murisi Kocaeli ili İzmit ilçesi Mehmet Ali PaşaMahallesi 744 ada 15 ve 17 parsel sayılı taşınmazların maliki iken, Bekirpaşa Belediyesi (Belediye) Encümeninin 30/3/2000tarihli ve 242 sayılı kararı ile taşınmazların 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesiuyarınca parselasyona tabi tutularak bedele dönüştürülmesine karar verilmiştir.
8. Başvurucuların murisi, taşınmazların parselasyona tabitutularak bedele dönüştürülmesi işleminde düzenleme ortaklık payı (DOP)oranının yüksek olduğunu, hisseli yere müstakil parsel verilmesinin mümkünbulunduğunu, Belediye lehine bedele dönüştürme yapılamayacağını ve 3194 sayılıKanun'un 18. maddesine göre bedele dönüştürmenin mümkün olmadığını belirterekBelediye aleyhine 2003 yılında Kocaeli İdare Mahkemesinde idari işlemin iptaliistemiyle dava açmıştır.
9.Mahkemece 18/10/2006 tarihli ve E.2003/1284, K.2006/1844sayılı kararla dava konusu idari işlemin iptaline karar verilmiştir. Kararıngerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
"... mahallinde yapılan keşif vebilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda ve ek raporda özetle 'DOP oranının%29 olarak belirlendiği ve tüm parsellerden eşit şekilde kesildiği,parselasyonun imar planına uygun olduğu, imar planı uygulama imar planı iseimar uygulamasında DOP kesildiği için bedele dönüştürme işlemi yapılamayacağı,imar planı ıslah imar planı ise bedele dönüştürme işlemi ve ölçüsününBelediyenin takdirinde olduğu, düşük bedelli bedele dönüştürme işleminin adliyargıya ilişkin bir konu olduğu, bedele dönüştürülen hisselerin bir parseletoplanması gibi bir durumun söz konusu olamayacağı' görüşüne yer verilmiştir.... 13/6/2006 tarihli cevapta yapılan planın uygulama imar planı olduğubelirtilmiştir.
Bu durumda, ... dava konusu parselasyon işlemiuygulama imar planına dayalı olarak yapıldığından, başka bir ifadeyle 2981sayılı yasaya dayalı olarak yapılan ıslah imar planı olmadığından belirlenenoranda DOP kesildikten sonra kalan tüm hisselerin davacılara tahsis edilip kamukullanımına ayrılan alanlardan yapılan tahsislerin kamulaştırılması yolunagidilmesi gerekirken bölgede tahsis edilecek yer olmadığı gerekçesiyle toplam5614 m2 alanın düzenleme sonucunda büyük bir kısmının bedele dönüştürmesonucunu doğuran düzenleme işleminde, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesihükümlerince uyarlık bulunmamaktadır."
10.Karar, davalı Belediyeye 13/2/2007 tarihinde tebliğedilmiştir.
11. Davalı Belediyenin temyizi üzerine karar, Danıştay AltıncıDairesinin 12/1/2009 tarihli ve E.2007/1254, K.2009/67 sayılı ilamı ileonanmıştır.
12. Karar düzeltme istemi ise aynı Dairenin 8/12/2010 tarihli veE.2009/8026, K.2010/10991 sayılı ilamıyla reddedilmiştir.
13. Karar düzeltme talebinin reddine ilişkin karar 11/1/2011tarihinde davalı Belediyeye tebliğ edilmiştir.
14. Başvurucuların murisi 17/1/2011 ve 11/2/2011 tarihlerindeBelediyeye başvurarak mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesini istemiş,aksi halde tazminat davası açılacağını belirtmiştir.
15. Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin 16/6/2011 tarihli ve 339sayılı kararıyla8/12/2010 tarihinde kesinleşen Kocaeli İdare Mahkemesinin idariişlemin reddine ilişkin kararı uyarınca yargı kararının yerine getirilmesi içinmeri imar planlarında değişiklik teklifinin sunulduğu ve uygulamayı olumsuzetkileyecek hususların giderilmesi için 1/5000 ölçekli nazım imar planıdeğişikliğinin kabul edildiği belirtilmiştir.
16. İzmit Belediye Başkanlığının (İzmit Belediyesi) 13/6/2012tarihli ve 1136 sayılı kararıyla taşınmazları kapsayan alanda 3194 sayılıKanun'un 18. maddesine göre arsa ve arazi düzenlemesi yapılmasına, eklidüzenleme sınırı haritasının tasdikine, tescil olan parsellere Kocaeli İdareMahkemesinin 18/10/2006 tarihli kararı uyarınca geri dönüşüm işlemiuygulanmasına ve geri dönen adalardaki tüm parsellerin tapu kayıtlarınadüzenleme şerhi konulmasına, geri dönüşüm cetvelinin, parselasyon haritasının,ilan ve dağıtım cetvellerinin onaylanmasına ve askıya çıkarılarak ilanedilmesine karar verilmiştir.
17. İzmit Belediyesinin 15/6/2012 tarihli yazısıyla, Kocaeliİdare Mahkemesinin 18/10/2006 tarihli iptal kararı uygulanarak yeniden 3194sayılı Kanun'un 18. maddesine göre düzenleme yapıldığı ve 19/6/2012 tarihindenitibaren askıya çıkarıldığı başvurucuların murisine bildirilmiştir.
18. Başvurucuların murisince 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesikapsamında yeniden yapılan parselasyon işlemine itiraz edilmiş ise de İzmitBelediyesinin 1/8/2012 tarihli 1419 sayılı kararı ile itirazın reddine kararverilmiştir.
19. Başvurucuların murisi 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesikapsamında yeniden yapılan 13/6/2012 tarihli parselasyon işleminin iptaliistemiyle İzmit Belediyesi aleyhine 27/9/2012 tarihinde Kocaeli 2. İdareMahkemesinde dava açılmıştır. Mahkemenin 12/12/2013 tarihli ve E.2012/908,K.2013/1209 sayılı kararı ile idari işlemin iptaline karar verilmiştir.Kararın, davalı İzmit Belediyesince temyiz edildiği anlaşılmakta olup temyizincelemesi devam etmektedir.
20. Diğer yandan başvurucuların murisince, taşınmazlarınparselasyona tabi tutularak bedele dönüştürülmesine ilişkin işlemin Kocaeliİdare Mahkemesinin 18/10/2006 tarihli kararı ile iptal edilmesine rağmen6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesiuyarınca mahkeme kararının otuz gün içerisinde yerine getirilmediğibelirtilerek İzmit Belediyesi aleyhine 10/5/2011 tarihinde maddi ve manevitazminat istemiyle Kocaeli 1. İdare Mahkemesinde dava açılmıştır.
21. Başvurucuların murisinin 30/6/2011 tarihinde vefat etmesiüzerine başvurucuların talebi doğrultusunda yargılamaya devam edilmiş,Mahkemece 27/11/2012 tarihli ve E.2011/560, K.2012/1343 sayılı kararla madditazminat istemi yönünden davanın reddine, manevi tazminat istemi yönünden isedavanın kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın davalı idareye başvurutarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline kararverilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
"...Dava dosyasının incelenmesinden,davacıların murisi A.R.K.dan intikal eden ... 744ada, 15 ve 17 nolu parsellerin parselasyona tabiitutularak bedele dönüştürülmesine ilişkin imar düzenlemesi işlemine karşıKocaeli İdare MahkemesininE: 2003/1284 sayılıdosyasında açılan davada, ... 18/10/2006 tarih ve K: 2006/1844 sayılı kararladava konusu işlemin iptal edildiği, bu kararın 13/02/2007 tarihinde davalıidareye tebliğ edildiği, davalı idarenin kararı temyiz etmesi sonucu DanıştayAltıncı Dairesinin12/01/2009tarih (li) ... kararıylaMahkeme kararının onandığı, tashihi karar talebinin de ... reddedildiği ve bukararın davalı idareye 11/01/2011tarihindetebliğ edildiği, davacının 17/01/2011tarih ve 11/02/2011 tarihli dilekçelerle davalı idareye başvurarak mahkemekararınıngereğinin uygulanması istenerek aksi haldetazminat davası açılacağının bildirildiği, bakılmakta olan davanın da anılanmahkeme kararının uygulanmaması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi vemanevi tazminat istemiyle açıldığı görülmektedir.
... mevzuat hükümleri uyarınca davalı idarenin... 18/10/2006 tarihliiptal kararı üzerine, yargıkararı gereğini gecikmeksizin yerine getirmesi gerektiği, davalı idarenin davanınaçıldığı tarih itibariyle halen yargı kararınıyerine getirmediği açık olduğundan davacıların maddi ve manevi tazminatistemlerinin 2577 sayılı Kanun'nun 28/3. maddesikapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Olayda maddi tazminat miktarının ... emsalkira bedellerine ...dayandırıldığı görülmektedir.
Manevi tazminat istemine gelince; doktrindekabul edildiği üzere manevi tazminat, patrimuandameydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp,manevi tatmin aracıdır. Başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veyayetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu halegetirmektedir. Olayın gelişimi ve sonucu, ilgilinin durumu itibariyle uğradığızarara karşılık takdir edilecek manevi tazminatın, manevi tatmin aracıolmasından dolayı zenginleşmeye yol açmayacak miktarda, fakat idarenin olaydakikusurunun niteliğini ve ağırlığını ifade edecek ölçüde saptanması zorunlubulunmaktadır.
Bu durumda davacıların maddi tazminat istemikira gelirine dayandığıbunun da muhtemel gelir olduğugörüldüğünden maddi tazminat istemi yerinde görülmemiş, davalı idarenin yargıkararını süresinde ve davanın açıldığı tarih itibariyle de halen yerinegetirmemiş olması nedeniyle 5.000,00- TL manevi tazminat isteminin ise kabulügerektiği sonucuna varılmıştır."
22. Tarafların itirazı üzerine karar, Sakarya Bölge İdareMahkemesinin 24/6/2013 tarihli ve E.2013/813, K.2013/951 sayılı ilamı ileonanmıştır.
23. Davalı İzmit Belediyesince davanın kabul edilen kısmınayönelik olarak kararın düzeltilmesi talebinde bulunulması üzerine Sakarya Bölgeİdare Mahkemesinin 5/2/2014 tarihli ve E.2013/1844, K.2014/155 sayılı kararıylakarar düzeltme isteminin kabulüne, itiraza konu Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin27/11/2012 tarihli kararının manevi tazminata ilişkin kısmının bozulmasına,manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesininilgili kısmı şöyledir:
"... manevi tazminat isteminin,davacılara murislerinden intikal eden taşınmazları ile ilgili olarak Belediyeceyapılan imar düzenlemesi hakkında açılmış olan davada verilen iptal kararınınuygulanmamasına dayalı olması nedeniyle uyuşmazlığın yargı kararının yerinegetirilmesinde idarenin bir kusuru, gecikmesi bulunup bulunmadığı noktasındanincelenmesi gerekmekte olup; her ne kadar uyuşmazlığın 2577 sayılı Yasa'nın28.maddesinin ... hükümleri çerçevesinde irdelenmesinden yargı kararlarınınidarelerce otuz günlük süre içerisinde uygulanması Anayasa'da ve 2577 sayılıYasa'da öngörülen amir kural olmakla birlikte, bu hususun yargı kararınınidarece başkaca herhangi bir işlem, eylem veya tasarrufta bulunulmadan doğrudanuygulanabilecek bir nitelik taşıması halinde mümkün olduğu, belirtilennedenlerle doğrudan uygulanma olanağının bulunmadığı hallerde ise idarece otuzgünlük süre zarfında uygulanmaya başlandığını gösterir işlem ve eylemlerdebulunulup bulunulmadığının denetlenmesini zorunlu kılmaktadır.
Öte yandan yargı kararının idare tarafındanuygulanmaması nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında, tazminatahükmedilebilmesi; yargı yerince verilen kararın uygulanmamasıyla birlikte ancakbir manevi zararın mevcut olması halinde mümkün olabilecektir.
...
Bu itibarla manevi tazminata hükmedilebilmesiiçin, kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünü azalmasısonucunu doğuran olayların meydana gelmesi veya idarenin hukuka aykırı birişlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veyaşeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunması gerekmektedir.
Olayda; ... 744 ada, 15 ve 17 parsel sayılıtaşınmazların parselasyona tabi tutularak bedele dönüştürülmesine ilişkinişlemin ve buna ilişkin ... encümen kararının iptali isteğiyle Kocaeli İdareMahkemesinin E:2003/1284 sayılı dosyasında açılan davada anılan Mahkemeceverilen temyiz ve karar düzeltme incelemelerinden de geçmek suretiylekesinleşen ... iptal kararı uyarınca, karar düzeltme talebinin reddine dairDanıştay kararının, 11.01.2011 tarihinde davalı Belediyeye tebliği ardından; şuyulandırmaya tabi tutulan parsellerin şuyulandırmadanönceki hallerine geri döndürülmesi ve yargı kararı gerekçesine uygun olarak3194 sayılı Kanunun 18.maddesine göre arsa ve arazi düzenlemesi yapılması içinöncelikle nazım ve uygulama imar planı değişikliklerine gidildiği, söz konusuişlemlere dayalı olarak şuyulandırma işlemi ileoluşturulan parsellerin 29.08.2012 tarihinde tapuda tescilinin sağlandığı dosyakapsamında anlaşılmış olup belirtilen durum karşısında hem bahis konusu husushem de manevi tazminata hükmedilebilmesi için gereken koşullar gözönüne alındığında olayda yargı kararının uygulanması ileilgili olarak idarenin hizmet kusuru işlediğinden ve manevi zarara yolaçtığından söz edilemeyeceği, ayrıyeten manevi tazminata hükmedilmesini gereklikılan koşulların oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla ilk derece mahkemesi kararının,davacıların manevi tazminat talebinin kabulüne ilişkin kısmında hukuka uyarlıkbulunmamaktadır."
24. Karar, başvuruculara 27/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.
25. Başvurucular28/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.
B. İlgili Hukuk
26. 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
"1.Danıştay, bölge idare mahkemeleri,idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkinkararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veyaeylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğindenbaşlayarak otuz günü geçemez. ...
...
3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare vevergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemdebulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddive manevi tazminat davası açılabilir."
27. 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
"İmar hududu içinde bulunan binalı veyabinasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile,kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunlarıyeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veyakat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sentescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerlerbelediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçekullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabitutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeterikadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında"düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye görealınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi vearsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez.
(Değişik üçüncü fıkra: 3/12/2003-5006/1 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulanyerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlıilk ve ortaöğretim kurumları, yol, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığıyol, su yolu, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri vekarakol gibi umumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarlakullanılamaz.
...
Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi birparselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak, bu hüküm oparselde imar planı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına maniteşkil etmez.
..."
28. 3194 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
"İmar planlarına göre parselasyonplanları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışındaise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir aymüddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu süreninsonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır.
Kesinleşen parselasyon planları tescil edilmeküzere tapu dairesine gönderilir. Bu daireler ilgililerin muvafakatıaranmaksızın, sicilleri planlara göre re'sen tanzimve tesis ederler."
29. 2/11/1985 tarihli ve 18916 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanan İmarKanunu'nun 18'inci Maddesi UyarıncaYapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmelik'in10. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
“İmar parsellerinin oluşturulması vedağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır: a) Düzenlemeyle oluşacak imarparsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parselleretahsisi sağlanır, b) Plân ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tamve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesisağlanır, c) Mal sahibine tahsis edilen miktarın bir imar parselinden küçükolması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilmemesihalinde, İmar parselasyon plânları ve imar durumu belirlenmiş düzenlemealanlarında yapılacak binaların toplam inşaat alanı veya bağımsız bölümadetleri belirtilen imar adaları veya parselleri, kat mülkiyetine esas olmaküzere hisselendirilebilir."
IV.İNCELEME VE GEREKÇE
30. Mahkemenin 8/12/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları
31. Başvurucular, maliki oldukları taşınmazların 3194 sayılıKanun'un 18. maddesi uyarınca parselasyona tabi tutularak bedele dönüştürülmesineilişkin işlemin Kocaeli İdare Mahkemesinin 18/10/2006 tarihli kararı ile iptaledildiğini, Mahkeme kararının 13/2/2007 tarihinde davalı Belediyeye bildirilmişolmasına ve 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesine göre idarenin mahkeme kararınıen geç otuz gün içinde uygulamakla yükümlü bulunmasına rağmen yaklaşık beş yılsonra 13/6/2012 tarihinde yeniden 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarıncaişlem yapıldığını, zaman kazanmaya yönelik olarak yapılan bu işlemin de Kocaeli2. İdare Mahkemesinin 12/12/2013 tarihli kararıyla iptal edildiğini, mahkemekararı uygulanmayarak haklarının sürüncemede bırakıldığını, yargı kararınınyerine getirilmemesi sebebiyle açılan tazminat davasının reddedildiğini,yaklaşık beş sene sonra uygulanan mahkeme kararından dolayı maddi ve manevizararlarının karşılanması gerekirken tazminat taleplerinin şartların oluşmamasısebebiyle reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek mülkiyet haklarının ihlaledildiğini ileri sürmüşler, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
B. Değerlendirme
32. Başvurucular, mülkiyet haklarının ihlal edildiğinden şikâyetetmekte olup şikâyetin temel olarak parselasyon işleminin iptaline ilişkinmahkeme kararının otuz gün içinde yerine getirilmemesi, bu kapsamda yapılanişlemlerin de zaman kazanmaya yönelik olduğu iddiası ile yargı kararının geçicrası dolayısıyla açılan maddi ve manevi tazminat davasının hatalı olarakreddedilmesine dayandığı anlaşılmaktadır.
33. Kural olarak mahkeme kararlarının uygulanması, ilamzamanaşımı dolmadığı sürece, her zaman talep edilebilir. Bu yöndeki bir taleberağmen mahkeme kararı uygulanmamışsa olumsuz kamu gücü işleminden kaynaklananbir süregelen ihlalden söz edilebilir. Bu durumda başvurucu mahkeme kararınınuygulanması talebini müteakiben makul bir süre bekledikten sonra AnayasaMahkemesine bireysel başvuruda bulunabilir. Başvurucunun talebinden vazgeçtiğiya da takipsiz bıraktığı anlaşılmadıkça bu tür başvuruların süresindeyapıldığını kabul etmek gerekir. Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkiliolup olmadığının ve başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığının da bu çerçevedebelirlenmesi gerekir (Ahmet Yıldırım,B. No: 2012/144, 2/10/2013, § 29).
34. Mahkeme kararının uygulanmaması hâlinin süregelen bir durumailişkin olup olmadığı ve bu yönüyle Anayasa Mahkemesinin zaman bakımındanyetkili olup olmadığının başvuruya konu olayın özellikleri dikkate alınarakayrıca irdelenmesi gerekir. Somut olayda, Kocaeli İdare Mahkemesinin 18/10/2006tarihli kararıyla başvuruculara ait taşınmazı kapsayan alanda yapılan parselasyonişleminin iptaline karar verildiği ve bu kararın 8/12/2010 tarihindekesinleştiği anlaşılmaktadır. Başvuru formunda idarenin karar tarihindenyaklaşık beş yıl sonra 29/8/2012 tarihinde zaman kazanmak amacıyla yenidenparselasyon işlemi yaptığı bu nedenle maddi ve manevi zararların karşılanmasıgerektiği belirtilmiştir. Yine, başvuru formuna ekli belgelerden, Kocaeli İdareMahkemesinin 18/10/2006 tarihli parselasyon işleminin iptaline ilişkin kararıuyarınca parselasyondan önceki duruma dönülmesine ve geri dönüşüm sonrasıtescil olunan adalardaki parselleri kapsayan alanda 3194 sayılı Kanun'un 18.maddesi uyarınca yeniden işlem yapılmasına ilişkin 13/6/2012 tarihli işleminiptali istemiyle Kocaeli 2. İdare Mahkemesinde dava açıldığı (bkz. § 19), Mahkemenin12/12/2013 tarihli kararı ile dava konusu uygulamanın parselleme,dağıtım-tahsis ilkelerine, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imarmevzuatına ve kamu yararına uygun olmadığı kanaatine varılarak iptaline kararverildiği, davalı İzmit Belediyesince temyiz edilen kararın temyizincelemesinin devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda parselasyon işlemininiptaline ilişkin Kocaeli İdare Mahkemesinin 18/10/2006 tarihli kararınınuygulanmadığı iddiasına ilişkin başvurunun Anayasa Mahkemesinin zamanbakımından yetkisi içinde bulunduğu değerlendirilmiştir.
35. Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında idarenin, kendieylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiş;Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında yasama ve yürütme organları ileidarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organların ve idarenin,mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerinegetirilmesini geciktiremeyeceği düzenlenmiştir.
36. Yargı kararının geciktirilmeksizin uygulanması, Anayasa'nın138. maddesinin dördüncü fıkrasında mahkemelerin bağımsızlığının bir parçasıolarak görülmekte ve devlete yargı kararlarını değiştirmeden ve geciktirmedenuygulama yükümlülüğü getirilmektedir (HalilCanpolat, B. No: 2013/7662, 25/3/2015, § 41).
37. Öte yandan, Anayasa'nın 35. maddesinde herkesin mülkiyet vemiras haklarına sahip olduğu belirtilerek; bu hakların ancak kamu yararıamacıyla, kanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplumyararına aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Anayasa'nın 35. maddesi ve Avrupaİnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi benzerdüzenlemelerle mülkiyet hakkına yer vermiştir.
38. Sözleşme'ye ek 1 No.lu Protokol'ün1. maddesi üç temel kuraldan oluşmaktadır. Birinci kural, genel olarakmülkiyetten barışçıl yararlanma veya mülkiyete saygı ilkesidir. Bu husus,birinci fıkranın ilk cümlesinde düzenlenmiştir. İkinci kural mülkiyetten yoksunbırakmayı düzenler ve bunu belirli koşullara bağlı kılar. Bu da aynı fıkranınikinci cümlesinde düzenlenmiştir. Üçüncü kural ise devletlerin kamu yararınauygun olarak ve bu amacın gerektirdiği ölçüde yasaların uygulanması yoluylamülkiyetin kullanımını kontrol etme yetkisini tanır, bu ise ikinci fıkrada yeralmaktadır (Kenan Yıldırım ve TuranYıldırım, B. No: 2013/711, 3/4/2014, § 58).
39. Anayasa'nın 35. maddesi de Sözleşme'yeek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesindeki düzenlemeye paralel şekilde, birincifıkrasında mülkiyet hakkını tanımış, ikinci ve üçüncü fıkralarında ise mülkiyethakkının sınırlandırılması ve bu sınırlandırmanın ölçütü belirtilmiştir (Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, § 59).
40. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), yargı kararlarınınicrasının gecikmesini, "mülkten barışçıl yararlanma" hakkına müdahaleolarak kabul etmektedir (bkz. Burdov / Rusya,B. No:59498/00, 7/5/2002, § 40).
41. Bireysel başvuru yoluyla mülkiyet hakkının ihlali iddiasınınileri sürülebilmesi için mülkiyetin konusu "sahip olunan bir mülk"eihlal sonucunu doğuracak bir müdahalenin bulunması gerekmektedir (Selçuk Emiroğlu, B. No: 2013/5660,20/3/2014, § 26).
42. Anayasa'nın 35. maddesinde yer verilen mülkiyet kavramı,kapsam itibarıyla 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda yeralan mülkiyet kavramı ile sınırlı olmamakla birlikte taşınmaz mülkiyetininAnayasa'nın 35. maddesindeki güvence kapsamına girdiğinde kuşku yoktur.Anayasa'nın 35. maddesi kapsamındaki hakkının ihlal edildiğini ileri sürenbaşvurucu, böyle bir hakkın varlığını kanıtlamak zorundadır. Bu nedenle,öncelikle başvurucunun Anayasa'nın 35. maddesi uyarınca korunmayı gerektirenmülkiyete ilişkin bir menfaate sahip olup olmadığı noktasındaki hukukidurumunun değerlendirilmesi gerekir (İhsan Vurucuoğlu, B. No: 2013/539, 16/5/2013, §§ 30,31).
43. Somut olayda İdarenin parselasyon işlemine konu alanda yeralan 744 ada15 ve 17 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde başvurucuların mülkiyethakkının bulunduğu ve mahkeme kararının niteliği itibarıyla doğrudanbaşvurucuların mal varlığı değerine yönelik olduğu tartışmasızdır. Bu bakımdan,taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkı devam etmekte olup başvurucuların mülkiyethakkından yoksun kaldığı söylenemez. Diğer yandan taşınmazlar üzerindeki mülksahipliği devam etmekle birlikte, taşınmazların parselasyona tabi tutularakbedele dönüştürülmesine ilişkin işlemin mahkeme kararıyla iptal edilmesiüzerine uzunca bir süre geri dönüşüm işlemi uygulanmaması ve mahkeme kararıdoğrultusunda yeniden 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca işlemyapılmaması suretiyle taşınmazların kullanımı yönünden imar mevzuatı kapsamındabelirsizlik yaratılması hâlinde mülkten yararlanma hakkının kısıtlanmasısuretiyle bir müdahaleden söz edilebilmesi ve mülkiyetten barışçıl yararlanmaveya mülkiyete saygı ilkesi kapsamında konunun değerlendirilebilmesi mümkünolabilecektir.
44. Başvuru konusu olayda, başvuruculara murislerinden intikaleden taşınmazların 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca parselasyona tabitutularak bedele dönüştürülmesine ilişkin idari işlem Kocaeli İdareMahkemesinin 18/10/2006 tarihli kararı ile iptal edilmiştir (bkz. § 9).13/2/2007 tarihinde davalı Belediyeye tebliğ edilen karar temyiz ve karardüzeltme aşamalarından geçmek suretiyle 8/12/2010 tarihinde kesinleşmiştir.Başvurucuların murisince 17/1/2011 ve 11/2/2011 tarihlerinde Belediyeyebaşvurularak mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmesi istenmiştir. Yargıkararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla 2011 yılında yeniden 3194sayılı Kanun'un 18. maddesi kapsamındaçalışmalarabaşlandığı, bu kapsamda Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin 16/6/2011 tarihlikararı ile meri imar planındaki değişiklik teklifi kabul edilerek uygulamayıolumsuz etkileyecek hususların giderilmesi amacıyla 1/5000 ölçekli nazım imarplanı değişikliğinin kabul edildiği, gerekli çalışmaların yapılarak İzmitBelediyesinin 13/6/2012 tarihli kararı ile taşınmazları kapsayan alandadüzenleme sınırı haritasının tasdiki, geri dönüşüm işleminin uygulanması, geridönüşüm cetveli, parselasyon haritası, ilan ve dağıtım cetvellerininonaylanması işlemlerinin yapıldığı (bkz. §§ 15, 16), 3194 sayılı Kanun'un 18.maddesi uyarınca yeniden yapılan parselasyon işlemine karşı Kocaeli 2. İdareMahkemesinde iptal davası açıldığı, işlemin iptaline ilişkin karara karşıtemyiz yoluna başvurulduğu ve temyiz incelemesinin devam ettiğianlaşılmaktadır.
45. Başvurucuların murisi tarafından Kocaeli İdare Mahkemesinin18/10/2006 tarihli kararının uygulanmaması sebebiyle uğranıldığı ileri sürdüğümaddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açılan ve murisin vefatı üzerinebaşvurucuların talebi doğrultusunda yargılamaya devam edilen davada, manevitazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin verilen karara karşı davalı İzmit Belediyesincekarar düzeltme yoluna başvurulduğu ve bu kapsamda Sakarya Bölge İdareMahkemesince verilen 5/2/2014 tarihli kararda, 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesikapsamında yargı kararlarının idarelerce otuz günlük süre içerisindeuygulanması gerekmekle birlikte, bu hususun yargı kararlarının idarece başkacaherhangi bir işlem, eylem veya tasarrufta bulunulmadan doğrudan uygulanabilecekbir nitelik taşıması hâlinde mümkün olduğu, doğrudan uygulama olanağınınbulunmadığı hâllerde ise bu süre zarfında kararın uygulanmaya başlandığınıgösterir işlem veya eylemlerde bulunulup bulunulmadığının denetlenmesininzorunlu olduğu, somut olayda kesinleşen iptal kararının 11/1/2011 tarihindedavalı idareye tebliğinin ardından yargı kararının gerekçesine uygun olarak idarece3194 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre arsa ve arazi düzenlemesi yapılabilmesiiçin öncelikle nazım ve uygulama imar planlarında değişikliklere gidildiği, buişlemlere dayalı olarak parselasyon işlemiyle oluşan parsellerin 29/8/2012tarihinde tapuda tescilinin sağlandığının anlaşıldığı (bkz. § 23) belirtilmeksuretiyle manevi tazminata ilişkin hükmün bozulmasına ve manevi tazminattalebinin reddine karar verilmiştir.
46. Bu durumda, başvurucular tarafından her ne kadar Kocaeliİdare Mahkemesinin 18/10/2006 tarihli kararının uygulanmadığı belirtilerekmülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüş ise de kararın uygulanmadığıgerekçesiyle açılan tazminat davasının reddedildiği, idarece kesinleşen kararıntebliğinden sonra parselasyona tabi tutulan taşınmazların geri dönüşümişlemlerinin tamamlanması ve kesinleşen kararın gerekçesine uygun olarakyeniden 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre işlem yapılabilmesi içinçalışmalar başlatıldığı anlaşılmaktadır.
47. Bu durumda, taşınmazların parselasyona tabi tutularak bedeledönüştürülmesine ilişkin işlemin iptali yönündeki yargı kararının niteliği,kapsamı, mahiyeti, icra edilebilme şekli ve yöntemi, yargı kararının yerinegetirilebilmesine yönelik sürecin bütünü, yayılabileceği zaman dilimi, idarenintutumu ve ayrıca mahkeme kararının uygulanmadığı gerekçesiyle açılan tazminatdavasının reddedilmesi ve gerekçesi dikkate alındığında başvurucuların mülkiyethakkına yönelik bir ihlalin olmadığı sonucuna varılmıştır.
48. Açıklanan nedenlerle, başvurucuların mahkeme kararınınuygulanmadığı iddialarına dayalı olarak mülkiyet hakkına yönelik bir ihlalinolmadığının açık olduğu anlaşıldığından başvurunun, diğer kabul edilebilirlikkoşulları yönünden incelenmeksizin açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA8/12/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.