TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
AYŞEGÜL SEVENGİN VE TUĞRUL SEVENGİN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/20165)
Karar Tarihi: 19/7/2017
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Hicabi DURSUN
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör Yrd.
:
Halil İbrahim DURSUN
Başvurucular
:
1. Ayşegül SEVENGİN
2. Tuğrul SEVENGİN
Vekilleri
:
Av. Bahri Bayram BELEN
Av. Ali PEHLİVAN
Av. Emel ATAKTÜRK SEVİMLİ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru; askerlik hizmeti sırasında ateşli silah yaralanmasısonucu ölüm olayının meydana gelmesi ve bu ölüm olayına ilişkin etkili bir cezasoruşturması yürütülmemesi nedenleriyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasınailişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 24/12/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuru hakkında görüş sunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve ekleri ile soruşturma dosyasının içeriğindentespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucular, 3. Jandarma Eğitim Tabur Komutanlığı Hizmet veMuhafız Bölük Komutanlığı (Ezine/Çanakkale) emrinde asker iken 2/3/2014tarihinde yaşamını yitiren 1984 doğumlu Cihan Sevengin'inanne ve babasıdır.
A. Cihan Sevengin'in Askere Alınması ve Ölümü
9. Başvurucuların oğlu Cihan Sevengin 10/4/2013 tarihinde askeresevk edilmiş ve 12/4/2013 tarihinde Bornova 10. Jandarma Eğitim AlayKomutanlığına teslim olmuştur. Cihan Sevengin, eğitim birliğine katılmasındansonra bölük komutanı ile yaptığı görüşmede ailevi ya da şahsi herhangi birsorununun bulunmadığını belirtmiştir.
10. İzmir/Bornova'daki askerlik eğitimini 20/7/2013 tarihindetamamlayan Cihan Sevengin, yedi gün izin kullanmış ve akabinde usta birliğineteslim olmuştur. Cihan Sevengin 30/7/2013 tarihli Erbaş ve Er Bilgi Formu'ndasorulan "Ailesinde ve/veya yakınakrabalarında ruhsal ya da fiziksel yönden bir rahatsızlığı olan var mı?Ailesinde ve/veya yakın akrabalarında intihar ya da intihara teşebbüs eden varmı? Daha önce geçirdiği önemli bir fiziksel rahatsızlık, ameliyat var mı? Dahaönce geçirdiğini herhangi bir ruhsal rahatsızlık var mı? Tedavi amaçlı sürekliolarak kullandığı ilaç var mı? şeklindeki sorulara "Hayır" cevabını vermiştir.Cihan Sevengin sadece "Sürekli birrahatsızlığı var mı?" sorusuna"Evet" cevabını vermiş ve açıklama kısmındarahatsızlızlığının "bel fıtığı"olduğunu belirtmiştir.
11. Cihan Sevengin 20/9/2013 tarihinde, verilen görevi yerinegetirmediğinden bahisle bir hafta izin kullanmama disiplin cezası ile tecziyeedilmiştir. Cihan Sevengin savunmasında, rahatsızlığından ve nöbet saatlerinindenk düşmemesinden dolayı görevlerini yerine getiremediğini belirtmiştir.
12. Cihan Sevengin 2/3/2014 tarihinde 04.00-06.00 saatleriarasında nizamiye nöbetçisi olduğu için anılan yerdeki nöbet kulübesine gitmişve nöbet tutmaya başlamıştır. Aynı yerde 06.00-09.00 saatleri arasında nöbetçiolan J. Er O.K., nöbet değişimi için nöbet kulübesine girdiği sırada CihanSevengin'i vurulmuş bir vaziyette görmüştür. Bunun üzerine Ezine DevletHastanesine kaldırılan Cihan Sevengin, burada yapılan müdahalelere rağmenkurtarılamayarak yaşamını yitirmiştir.
B. Ceza Soruşturması Süreci
1. Soruşturma Kapsamında Yapılan İlk İşlemlerve Alınan Raporlar
13. Saat 07.30 sıralarında kendisine bilgi verilen K.K.K. 2'inciKolordu Komutanlığı Askerî Savcılığı (Askerî Savcılık) nöbetçi Askerî Savcısı,olay yeri inceleme ekibinin olay yerine yönlendirilmesini istemiş; ardındankendisi de saat 09.00 sıralarında yola çıkarak saat 11.00'de olay yerineintikal etmiştir.
14. Askerî Savcı'nın emir ve talimatları doğrultusunda olay yeriincelemesi gerçekleştirilmiş, bu kapsamda maktulün ellerinden ve elbiselerindensvaplar alınmış, olay yerinin krokisi çizilmiş ve fotoğrafları çekilmiştir.Olay yerinde bulunan 650269 seri numaralı G-3 piyade tüfeği ile diğer delillermuhafaza altına alınmıştır.
15.Olay yerinde Cihan Sevengin'e ait olduğu değerlendirilen birnot bulunmuştur. Not bulunan kâğıtta şunlar yazılıdır:
"Üstümdeki eşyalar ve dolabımdakiler vevalizlerim A.U. - Hoca - Okan ya da K.Ç.ye emanet.Lütfen yerine ulaştırın. Hakkınızı helal edin. Çoktur banyo yapmadım vebağırsaklarım çalışmıyo ve çok para yedim. (imza)"
16.Olay yeri incelemesi bittikten sonra ölü harici muayenesinegeçilmiştir. Ölü muayenesi işlemine göre cesedin göğüs bölgesinin üst tarafındasol yanda 4x2,5 cm genişliğinde ateşli silah yaralanmasına bağlı lezyonarastlanmıştır. Cesedin sırt bölgesinde ise 2x1,5 cm boyutlarında ateşli silahyaralanmasına bağlı lezyon tespit edilmiştir. Ölü harici muayenesi işleminekatılan Aile Hekimi Uzmanı M.A.Z. ile Aile Hekimi S.B. ölü harici muayenebulgularını şöyle değerlendirmiştir:
"(...)Tam kesin olmamakla birliktesırttaki lezyonun küçük göğüs ön yüzdeki lezyonun büyük ve parçalı olmasınedeniyle ön lezyonun çıkış, sırttaki lezyonun ise giriş deliği ile uyumluolduğu, ancak adli tabiplikçe yapılacak ayrıntılı inceleme neticesikesinleştirileceği kanaatini bildiririm."
17. Bu değerlendirmeler üzerine Askerî Savcı, kesin ölümsebebinin tespiti için klasik otopsi yapılmasına karar vermiştir. Bunun üzerine3/3/2014 tarihinde Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinde klasik otopsi işlemigerçekleştirilmiştir. Klasik otopsi işlemi sonucunda hazırlanan 2/4/2014tarihli raporun ilgili kısmı şöyledir:
" (...)
1. Göğüs orta hattın 2 cmsolunda, sol memebaşı hizasında 3,5x3 cm.liketrafında özellikle altmedial bölgede yoğunlaşan yanık izleri ve is bulunan ateşli silah mermiçekirdeği giriş yarası,
2. Sol scapulerbölge alt orta kısımda 1,8x1,3cmateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası görüldü.
(...)
Haricen 1 no.da tarifedilen yerden giren ateşli silah mermi çekirdeğinin sağ atrium ve sağventriküler üst kısmı ile sol atrium ve ventrikülü parçalayarak sol akciğer üstlobunun kardiyak yüzünden girip lateral yüzünden çıkıp sol arka aksiler hattan4-5. kotlar arasından haricen 2 noda tarif edilen yerden vücudu terk ettiğigörüldü.
SONUÇ
(...)
1.Morg İhtisas Dairesi Acil Toksikolojilaboratuvarının raporuna göre; kanda alkol (etanol ve metanol) bulunmadığı,kanda ve idrarda aranan maddelerin (uyutucu, uyuşturucu maddeler dahil)bulunmadığı,
2.Kişinin vücuduna 1 (bir) adet ateşli silahmermi çekirdeği isabet etmiş olup, oluşturduğu yaralanmanın tek başına öldürücünitelikte olduğu,
3.Ateşli silah mermi çekirdeği giriş deliğicilt-cilt altı bulgularına göre atışın bitişik atış mesafesinden yapılmışolduğu,
4.Cesetten mermi çekirdeği elde edilmediği,
5. Kişinin ölümünün ateşli silah mermiçekirdeği yaralanmasına bağlı kosta ve skapula kırıkları ile birlikte iç organyaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatinibildirir rapordur."
18.Cihan Sevengin'ın sağ ve sol el avuç içi ile el üstlerindenalınan svaplar üzerinde Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire BaşkanlığıKimyasal İnceleme Laboratuvarı tarafından atış artığı analizi yapılmıştır.Hazırlanan 28/8/2014 tarihli uzmanlık raporunagöre Cihan Sevengin'e ait svapların tümü üzerinde atış artıkları tespitedilmiştir. Cihan Sevengin'e ait hücum yeleği ile kapüşonlu kazağında da atışartıkları bulunmuştur. Hazırlanan 28/8/2014 tarihli uzmanlık raporunda ayrıcaCihan Sevengin'e ait kapüşonlu kazağın göğüs bölgesinde bir adet delinmeninolduğu, kazağın bu bölgesinde tespit edilen atış artıklarının dağılımı veyoğunluğu dikkate alındığında yapılan atışın bitişik atış olduğunundeğerlendirildiği belirtilmiştir.
19. Olay yeri incelemesi neticesinde muhafaza altına alınanCihan Sevengin'e ait 650269 seri numaralı G-3 marka silah ile kovan ve mermiçekirdeği, gerekli tetkiklerin yapılması amacıyla Jandarma Genel KomutanlığıKriminal Daire Başkanlığı Balistik İnceleme Laboratuvarına gönderilmiştir.Balistik İnceleme Laboratuvarının 1/4/2014 tarihli uzmanlık raporunda, 650269seri numaralı silahın ateş etmesine mani mekanikherhangi bir arızasının bulunmadığı, deneme amaçlı yapılan atışlarda silahınçap ve tipine uygun fişekleri patlattığının görüldüğü, incelenmek içingönderilen 7.62x51 mm çap ve tipindeki bir adet kovanın 650269 seri numaralıtüfek ile atılmış olduğu tespitleri yapılmıştır.
20. Askerî Savcılık, olay yerinde bulunan intihar notununmüteveffanın elinden çıkıp çıkmadığının tespit edilmesi amacıyla daaraştırmalar yapmıştır. Askerî Savcılık, intihar notu ile Cihan Sevengin'e aitel yazı örneklerini içeren diğer bazı belgeleri Jandarma Genel KomutanlığıKriminal Daire Başkanlığı El Yazısı ve Doküman İnceleme Laboratuvarınagöndermiş ve intihar notunun Cihan Sevengin'e ait diğer yazılarla mukayeseedilmesini ve nihayetinde bir rapor tanzim edilerek Askerî Savcılığagönderilmesini talep etmiştir. El Yazısı ve Doküman İnceleme Uzmanları A.A. ileB.G. tarafından hazırlanan 21/4/2014 tarihli uzmanlık raporunda, gönderilen yazıörnekleri üzerinde inceleme ve karşılaştırmalar yapıldığı belirtilmiş, yapılanbu incelemeler neticesinde intihar notunun Cihan Sevengin'in elinden çıktığıkanaatine varıldığı bildirilmiştir. Raporda ayrıca intihar notu üzerindekiimzanın da Cihan Sevengin'in el ürünü olduğu ifade edilmiştir.
2. Müşteki ve Tanık Sıfatıyla DinlenenKişilerin Beyanları
21. Başvuruculardan Tuğrul Sevengin, Askerî Savcı huzurundaverdiği 26/3/2014 tarihli ifadesinde özetle oğlu ile en son olayıngerçekleştiği günden on gün kadar önce telefonla konuştuğunu, bu konuşmadaherhangi bir anormallik sezmediğini, oğlunun konuşmasının neşeli olduğunubelirtmiştir. Başvurucu ifadesinde ayrıca oğlunun ailevi ya da maddi birsorununun bulunmadığını, askere gitmeden önce oğlunun ne intihara teşebbüsününne de bu yönde bir söyleminin söz konusu olduğunu, bildiği kadarıyla iki senekadar görüştüğü kız arkadaşından askere gitmeden yaklaşık altı ay önceayrıldığını, oğlunun sürekli olarak kullandığı bir ilacın olmadığını, sadecebelinde fıtık olduğunu, bu kapsamda iki kez fizik tedavi gördüğünü,hastalığının büyük ölçüde azaldığını ancak askerlikte nüksettiğini, Cihan'ınkendilerine iki büklüm nöbet tutmak zorunda kaldığını söylediğini, bu sağlıkprobleminden dolayı üç kez revire giden oğlunun hastaneye sevkininyapılmadığını, tezkeresine yirmi gün kalan bir kişinin intihar etmesinin soruişaretleri oluşturduğunu, ayrıca olayın gerçekleştiği kulübenin karşısındabaşka bir kulübe daha olduğunu, o kulübenin nöbetçisinin olay günü nöbetegelmemiş olduğunu, o asker nöbete gelseydi belki de olayın gerçekleşmeyeceğinibelirtmiştir.
22. Askerî Savcı, Cihan Sevengin'i vurulmuş vaziyette ilk görenJ. Er O.K. ile diğer bazı askerlerin olay günü ifadelerini almıştır. JandarmaEr O.K.nin ifadesi şöyledir:
"Ben 06.00-09.00 Geyikli Nizamiyenöbetçisiydim. Nöbet yerine gittiğimde nöbet kulübesinde karanlık olduğu içinbenden önce nöbetçi olan müteveffayı göremedim. O esnada değişim aracı da bazennöbetçiler değişim aracı geç geldiği için nöbet yerini terk ettikleri içingitmiş olabileceği düşüncesiyle nöbet yerinden ayrıldı. Ben daha sonrasındakulübenin içine ayrıntılı bir şekilde baktığımda içeride, müteveffakapıaçıldığı zaman yüzü bana doğru, yani kapıya doğru, sırt kısmı da duvara yaslıbir şekilde yerde kanlar içinde yatıyordu, aynı zamanda tüfeğinin dipçiği deiki bacağının arasında, namlusu da göğüs kısmına doğru dönüktü. Elleri detüfeği tutar vaziyetteydi.Nabzını tuttuğumda nabzıatmıyordu.Ben nöbet değişim aracına arkadan seslendim fakat beni duymadı. Devametti, bunun üzerine iki adet havaya manevra fişeğiniateşledim. Yine bir müddetkimse gelmeyince kendim müdahale etmek istedim. Bu esnada revirde bulunanambulans ve 112 ambulansı olay yerine geldi.Tüfeğitetik kısmından değil, üst kısmından tutarak kenara aldım. Bundan sonramüdahale edildi. Soruldu.
TANIK CEVABEN: Müteveffayı nöbetlerden dolayıtanırım. Bana anlattığı özel bir problemi yoktu, fakat içine kapanık birarkadaştı. Yaşça da bizden epeyce büyüktü. Çok iyi karakterli birarkadaşımızdı. Neden intihar ettiğini bilemiyorum. Tek bildiğim içine kapanıkbir arkadaşımızdı, kimseye sıkıntısını anlatmazdı. Komutanları tarafından dadövüldüğüne veya hakarete uğradığına şahit olmadım."
23.Soruşturma kapsamında ifadesi alınan A.U.nun ifadesişöyledir:
"Ben Cihan'ı acemi eğitiminden beri, yani12 aydır tanıyorum. Kendisi içine kapanık, dertlerini pek anlatmayan biriydi,ancak herkes onu severdi, babacan bir insandı. Kendisiyle ara sıra da olsadertleşirdik. Bana bir gün bir kızdan bahsetti. Askere gelmeden önce kızısevmiş, ancak kız başkasıyla evlenmiş, askerdeyken de kız Cihan'ı bir iki kezaramış, o sebeple morali genelde bozuktu, bazen de konuştuğumuzda bu hayat çoksıkıcı, artık yaşamak benim için anlamsız geliyor diyordu, bundan başka bir şeybana söylemedi. Cihan iki yıllık üniversite okumuş, gemi kaptanıydı, ancakbelinde fıtık olduğu için kaptanlık yapamıyordu. Cihan sürekli tırnağı ile etiarasındaki yeri yiyordu. Başka herhangi bir sağlık sorunu olup olmadığınıbilmiyorum. Ailesi ile de bir problemi yoktu, yanlış bilmiyorsam maddi birsıkıntısı da yoktu. Soruldu.
TANIK CEVABEN: Cihan'ın komutanlarla veyaasker arkadaşlarla herhangi bir sıkıntısı yoktu kendisi sevilen biriydi."
24. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan K.K.nin ifadesişöyledir:
"Müteveffayı aynı koğuşta olmamdan dolayıtanıyorum. İçine kapanık bir arkadaşımızdı. Sessiz sakin birisiydi. Birsıkıntısı olduğu halinden belliydi fakat bizimle paylaşmazdı. Sorduğumuz zamanbir problemi olmadığını söylüyordu. Ben aynı zamanda müteveffanın nöbet bitimsaatinde bir sonraki nöbetçileri getiren aracın şoförüyüm. Nöbetçiler araç geçgeldiği için bazen bizi beklemeden kendileri yürüyerek koğuşlarınagidiyorlardı. Ben de nöbet yerine gittiğimde etrafta kimseyi göremeyince06.00-09.00 nöbetçisini bırakarak nöbet yerinden uzaklaştım. Bir müddet sonraben benzinlik nöbet kulübesinin oradayken iki adet manevra fişeği sesi duydum.Sesin geldiği yerin Geyikli Nizamiye nöbet yeri olduğu söylenince ben de olayyerine gittim. Soruldu.
TANIK CEVABEN: Ben olay yerine intikal ettiğimanda bıraktığım nöbetçi arkadaş bizi bekler pozisyonda kulübenin dışındabekliyordu, o esnada kendisi 112'yi aramış. Ben kötü olduğum için müteveffayabakamadım, bu sebepten dolayı ben müteveffaya bakamadım, revire giderek ambulansçağırdım."
25. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan diğer askerler de genelolarak Cihan Sevengin'in içine kapanık ve sıkıntılarını kimse ile paylaşmayanbir asker olduğunu belirtmişlerdir.
3. Soruşturma Kapsamında Yapılan DiğerAraştırmalar
26. Askerî Savcılık, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ileçeşitli yazışmalar yapmış ancak Cihan Sevengin'in kullandığı cep telefonuüzerinde yapılan incelemede ve telefonun Telekomünikasyon İletişimBaşkanlığından alınan dökümlerinde delil değeri taşıyabilecek bir bilgiyeulaşamamıştır.
27. Askerî Savcılık, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ve TürkEczacıları Birliğine müzekkereler yazarak Cihan Sevengin'in 1/10/2013 ile2/3/2014 tarihleri arasında kullanmış olduğu ilaçların isimlerininbildirilmesini istemiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve Türk EczacılarıBirliği tarafından gönderilen cevap yazılarında söz konusu tarihler arasındaCihan Sevengin adına bir kayıt olmadığı belirtilmiştir.
28. Askerî Savcılık, Cihan Sevengin'in askerlik şahsi dosyasınıda soruşturma dosyasına eklemiş ve bu dosyayı da incelemiştir.
4.Soruşturma Sonucunda Verilen Karar
29.Askerî Savcılık, soruşturma kapsamında elde ettiği tümverileri değerlendirerek Cihan Sevengin'in ölümünde herhangi bir kişiye atfıkabil kusur ve ihmal bulunmadığı kanaatine varmış; 17/9/2014 tarihli veE.2014/250, K.2014/214 sayılı karar ile kovuşturmayayer olmadığına kararvermiştir.
30. Başvurucular 10/10/2014 tarihli dilekçelerinde özetle AskerîSavcı'nın nöbet bitiminden tam bir buçuk saat sonra olay yerine intikalettiğini, delillerin karartılmaması için gerekli tedbirlerin alınmadığını,soruşturma ile ilgili bir kısım belgenin kendilerine verilmediğini, merminingiriş ve çıkış yeri ile ilgili olarak otopsi raporu ile ölü haricimuayenesindeki değerlendirmelerin birbiri ile çeliştiğini, intihar notu ileilgili araştırmaların yetersiz olduğunu, bel fıtığı olan birine iki saat nöbettutturulmasının vahim bir hata olduğunu belirterek kovuşturmaya yer olmadığıkararına itiraz etmiştir.
31. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itiraz,K.K.K. 5'inci Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin (Askerî Mahkeme)10/11/2014 tarihli ve 2014/1447 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Kararınilgili kısmı şöyledir:
"(...)
Olayın Askeri Savcılığa bir buçuk saat sonrabildirilmesinin delillerin yeterince toplanmadığı veya delillerin yok edildiğisonucunu doğurmaya yeterli olmadığı ortadadır. Zaten delillerin karartıldığıveya yok edildiğine dair bir bulgu da mevcut değildir.
Müteveffanın şahsi dosyasından elde edilenmukayese yazı örnekleri olay yerinde bulunan yazının kriminal incelemesininyaptırıldığı, bu halde herhangi bir şüpheli durum görülmediğinden müteveffanınailesinden yazı mukayese örneğinin istenmesine gerek bulunmadığıdeğerlendirilmiştir.
Ölü harici muayenesi ile otopsi raporuarasında çelişki olmakla beraber muteber olanın otopsi raporu olması nedeniylebu çelişkinin esasa müessir olmadığı sonucuna varılmıştır. (Hak. Yb. YakupDuranoğlu; ölü harici muayenesi ile otopsi raporu arasındaki çelişkinin esasıetkili olduğu, bu mübayenetin giderilmesi gerektiği, esasında ölü haricimuayenesinde mermi giriş ve çıkış yerlerinin tespitinin yapılmaması gerektiği,zira bu incelemenin uzmanlarınca yapılmaması halinde yanlış sonuçlara nedenolabileceği, nitekim olayımız da sanki müteveffanın arkadan yaralandığı gibibir izlenim meydana geldiği, otopsi raporunun bu tespiti doğrulamadığı, ziraotopsi raporuna göre mermi giriş yerinin göğüs ön kısmından olduğunun tespitedildiği, Askeri Savcılık tarafından ölü harici muayenesindeki mermi giriş veçıkış deliğinin yerinin tespitinin KYO kararına dercedilmesiyle otopsi raporuile ölü harici muayenesi arasındaki çelişkiyi de gidermesi gerektiği düşüncesiile bu sonuca muhalif kalmıştır.)
CMK.nin 234/1-a maddesinde mağdur ve müştekininhakları sayılmıştır.Soruşturmanın gizliliğinitehlikeye düşürmemek kaydıyla soruşturma dosyasından belge örneklerinin mağduraveya suçtan zarar görene verilmesi gerektiği açıktır.
Müteveffaya,rahatsızlığına rağmen nöbet yazılması hususu ayrı bir soruşturma konusu olmaklabirlikte bu yöndeki itirazın suç duyurusu olarak kabulü ile ilgili 353 sayılıKanun’un 93. maddesi gereği işlem yapmak hususu müşteki ve Askeri Savcılığınihtiyarında görülmüştür.
Değinildiği şekilde müteveffanın, kendiiradesi ve hareketi dışında, ölüme müessir herhangi bir eylem, kusur veyaihmalbulunmadığı anlaşıldığından vaki itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla(...)itirazın reddine (...)karar verildi."
32. Bu kararın 13/12/2014 tarihinde başvurucuya tebliğedilmesiyle 24/12/2014 tarihli bireysel başvuru yapılmıştır.
33. Başvurucular anılan olay sebebiyle Askeri Yüksek İdareMahkemesinde (AYİM) tam yargı davası açtıklarına dair herhangi bir bilgivermemiştir. Anayasa Mahkemesi, bu hususta bilgi edinmek maksadıyla AYİM Genel Sekreterliğine23/2/2017 tarihinde müzekkere yazmış ve söz konusu olay sebebiyle başvuruculartarafından açılmış bir tam yargı davasının bulunup bulunmadığını sormuştur.AYİM Başkanlığı 28/2/2017 tarihli yazı ilekayıtlarında başvurucular adına birdavaya rastlanmadığını bildirmiştir.
IV.İLGİLİ HUKUK
34. 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun CihanSevengin'in askere alındığı tarihte yürürlükte bulunan 28. maddesi şöyledir:
"Son yoklamaları yapılan kimseler TürkSilahlı Kuvvetleri Beden Kabiliyeti Yönetmeliğine göre ikiye ayrılırlar.
1.Askerliğe elverişli olanlar,
2.Askerliğe elverişli olmıyanlar. Askerliğe elverişli olmıyanlar askeredilmezler.
Askerliğe elverişli olup olmadıklarınıntespiti için yoklama kurullarınca bir hastane sağlık kurulu muayenesinegönderilmelerinde zaruret görülenlerin, yönetmelikte tespit edilecek esaslaragöre yol ve iaşe masrafları Devletçe ödenir."
35. 24/11/1986 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 86/11092sayılı mülga Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin(Yönetmelik) Cihan Sevengin'in askere alındığı tarihte yürürlükte olan 4.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Bu Yönetmeliğe bağlı ekler aşağıdagösterilmiştir:
1) Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general,amiral, üstsubay, subay, yedek subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş,sözleşmeli erbaş ve er, askeri öğrenci, yedek subay adayları, yükümlüler veerlerin sağlık yeteneklerine göre gruplandırmalarını gösteren Hastalık veArızalar listesi."
36. Anılan Yönetmelik'in Cihan Sevengin'in askere alındığıtarihte yürürlükte olan 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Yükümlülerin ilk sağlık muayeneleriAskerlik Kanunu gereğince son yoklama sırasında askerlik şubelerinde toplananaskerlik meclisindeki iki tabip (birisi sivil olabilir) tarafından aşağıdakişekilde yapılır.
1) Ruhve beden durumları ile iç organları dikkatle gözden geçirilir, nabız sayılır,kan basıncı ölçülür, çıplak olarak belirlenen boy ve kilolar tespit edilir.Soluk alma ve vermedeki göğüs genişlikleri ve muayene sonunda bulunan hastalıkve arızalar kaydedilir. Yükümlünün bildiği herhangi bir hastalık veya arızasıolup olmadığına ilişkin ve muayene sırasında herhangi bir sağlık yakınmasıbulunup bulunmadığına ilişkin ekte yer alan Yükümlülere YoklamalardaUygulanacak Sağlık Durumu Hakkında Bilgi Formuna uygun yazılı beyanı alınır.Yükümlünün beyan ettiği hastalık veya arızasına ilişkin elinde mevcut bulunantıbbi belgelerin birer örnekleri de alınarak yükümlünün beyanı ile birlikteaskerlik şubesinde muhafaza edilir.
2)Yükümlünün beyan ettiği hastalık veya arızası ya da fizik muayene ile saptananbozuklukları nedeniyle muayene sonucunda karar verilemeyenlerle gözlem altındabulunmaları, uzman tabip tarafından değerlendirilmeleri veya laboratuar ya dagörüntüleme tetkikleri gibi ileri tetkiklerle değerlendirilmeleri gerekenler enyakın asker hastanesine gönderilir.
3) Yükümlü tarafından beyan edilmeyen ya dafizik muayene sırasında belirti ve bulgusuna rastlanamayan çeşitli hastalık vearızaların ortaya konması veya taranması için laboratuar veya görüntülemetetkiki gibi ileri tetkikler yapılması gerekmez. Yükümlülerin bu şekildegerçekleştirilen sağlık muayenelerinde askerliğe elverişli bulunmaları,kendilerinin muayene tarihinde tam sağlıklı olduklarını göstermez ve silâhaltına alındıktan sonra saptanan hastalık ve arızalarının askerlik sırasındaortaya çıktığının kanıtı veya karinesini tek başına oluşturmaz."
37. Anılan Yönetmelik'in CihanSevengin'in askere alındığı tarihte yürürlükte olan 6. maddesi şöyledir:
"Askerlik çağına girenyükümlüler, son yoklamaları sırasında askerlik meclislerinde veya askerhastanelerinin sağlık kurullarında, askerliğe elverişli olanlar ve askerliğeelverişli olmayanlar olmak üzere gruplandırılır.
1)Askerliğe elverişli olanlar: Sağlık yetenekleri bakımından hiçbir hastalık vearızası bulunmayanlar ile hastalık ve arızaları, Hastalık ve ArızalarListesinin A dilimlerine girenlerdir.
2)Askerliğe elverişli olmayanlar: Hastalık ve arızaları, Hastalık ve ArızalarListesinin B ve D dilimlerine girenlerdir."
38. Anılan Yönetmelik'in Cihan Sevengin'in askere alındığıtarihte yürürlükte olan 10. maddesi şöyledir:
"Son yoklamaları yapılan yükümlüler,askerliğe elverişli olanlar ve askerliğe elverişli olmayanlar olmak üzeregruplandırılır.
Sonyoklamaları sırasında askerlik meclislerince; askerliğe elverişli olmadığıtespit edilen yükümlüler, askere alınmazlar. Bunlardan arızaları gözlegörülebilecek kadar belirgin olanların raporlarına, arızayı gösteren ön ve heriki yan cepheden çekilmiş üçer adet boy fotoğrafı eklenerek üç nüsha, yabancıaskerlik şubesince işlem yapılıyor ise dört nüsha rapor düzenlenerek onaymakamlarına gönderilir ve onaylanan raporlar kesinleşir. Kesinleşen raporlardanbiri ilgiliye verilir, biri onay makamınca, diğeri ise yerli ve yabancıaskerlik şubesi başkanlığınca muhafaza edilir.
Sağlıkdurumları geçici olarak bozuk olan son yoklamaya tabi yükümlülere ertesi yılabırakma, sevke tabi olanlara sevk tehiri kararı verilir ve üç nüsha rapor düzenlenerekonay makamlarına gönderilir. Raporları onaylanan bu yükümlülere ertesi yılabırakma veya sevk tehiri işlemi yapılır. Onay makamlarınca tekrar muayenesinelüzum görülen yükümlüler, yeniden muayeneye gönderilir ve bunlara muayenesonucu alacakları rapor kararlarına göre işlem yapılır. Ertesi yılabırakılanlar veya herhangi bir sebeple bir defadan fazla sağlık muayenesinetabi tutulanlar hakkında, her bir işlem öncesinde Yükümlülere YoklamalardaUygulanacak Sağlık Durumu Hakkında Bilgi Formu doldurtulur.
Tabipler tarafından kesin kararverilemeyenler, en yakın asker hastanelerine gönderilir. Bunların kesinkararları, bu hastanelerin sağlık kurullarınca verilir."
39. Anılan Yönetmelik'in Cihan Sevengin'in askerlik yaptığıdönemde yürürlükte olan 15. maddesi şöyledir:
"Askere alındıktan sonra askerhastanelerinin sağlık kurullarından "Askerliğe Elverişli Değildir"kararı alan erler, raporlarının onaylanmasını beklemek üzere bu hastanelertarafından yerli kayıtlı bulunduğu askerlik şubesi emrine gönderilir. Ayrıcadurum silah altında bulunanların birliklerine duyurulur. Terhis işlemleri,raporları ilgili makamlarca onaylanıp askerlik şubesine geldikten sonra ilgiliyönergeye göre yapılır. "Askerliğe Elverişli Değildir" kararı alanlargerektiğinde ilgili makamlarca yeniden asker hastanelerinin sağlık kurullarınamuayeneye gönderilerek alacakları son rapor kararına göre, ilgili yönergegereğince işlem görür. "Askerliğe Elverişli Değildir" kararı alanlaremsalinin kanunda yazılı yaş sınırı dışına çıkma tarihine kadar Milli Savunma Bakanlığınca gerektiğinde tekrar muayeneettirilerek alacakları son rapor kararına göre işlem görür."
40.Anılan Yönetmelik'in 16. maddesi şöyledir:
"Geçici hastalık veya arızaları olanyükümlülerle er ve erbaşlara aşağıdaki işlemlerden biri yapılır.
1)Ertesi yıla bırakma,
2)Sevki geciktirme,
3) Havadeğişimi.
Buişlemleri gerektiren hastalık ve arızalar bu yönetmeliğin arızalar listesinin Cdilimlerinde gösterilmiştir."
41. Anılan Yönetmelik'in CihanSevengin'in askere alındığı tarihte yürürlükte olan 17. maddesi şöyledir:
"Son yoklamada veya son yoklamadan sonragönderildikleri sağlık kurullarında yapılan muayeneleri sonucu geçici birhastalık veya arızaları tesbit edilenlere ertesi yıla bırakma işlemiyapılır."
42.Anılan Yönetmelik'in CihanSevengin'in askere alındığı tarihte yürürlükte olan 18. maddesi şöyledir:
"Askerliklerine karar verilenyükümlülere, sevkleri tarihine kadar geçecek süre içerisinde, hastalanır veyaarızalanırlarsa, askerlik şubelerince gönderilecekleri sağlık kurullarındamuayene sonucu alacakları raporlara göre sevki geciktirme işlemi yapılır."
43. Anılan Yönetmelik'in Cihan Sevengin'in askerlik yaptığıdönemde yürürlükte olan 19. maddesi şöyledir:
"Askerlik şubelerince birliklerinesevklerinden sonra geçici bir hastalığı tesbit edilen er ve erbaşlara havadeğişimi işlemi yapılır."
44. Anılan Yönetmelik'e ekli Hastalık ve Arızalar Listesi'nin "Ruh Sağlığı ve Hastalıkları"üst başlıklı 15 ila 18. maddelerinde ruh sağlığı bozukluklarının farklıçeşitleri A, B, C ve D şeklinde kısımlara ayrılarak ayrıntılı şekildebelirtilmiştir.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
45. Mahkemenin 19/7/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
Yaşam Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
46. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı”kenar başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığınıkoruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”
47. Anayasa’nın 5. maddesi şöyledir:
“Devletin temel amaç ve görevleri, (...)kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriylebağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engellerikaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartlarıhazırlamaya çalışmaktır.”
1. Cihan Sevengin'inYaşamının Üçüncü Kişi ya da Kişilerin Eylemlerine Karşı Korunmadığına İlişkinİddia
48. Başvurucular; askerliğinin bitmesine yalnızca yirmi bir günkalan ve gemi kaptanlığı gibi iyi bir mesleği olan oğullarının intihar etmesiniaçıklayacak mantıklı bir gerekçenin bulunmadığını, nitekim merminin giriş veçıkış yeri ile ilgili olarak otopsi raporu ile ölü harici muayenesindekideğerlendirmelerin birbiri ile çeliştiğini, ölü harici muayenesinde mermininsırt bölgesinden girmiş olabileceğinin değerlendirildiğini belirterek yaşamhakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
49. Kişinin yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığını koruma hakkıbirbiriyle sıkı bağlantıları olan, devredilmez ve vazgeçilmez haklardan olupdevletin bu konuda pozitif ve negatif yükümlülükleri bulunmaktadır. Devletinnegatif bir yükümlülük olarak yetki alanında bulunan hiçbir bireyin yaşamınakasıtlı ve hukuka aykırı olarak son vermeme,bunun yanısıra pozitif bir yükümlülük olarak yine yetki alanında bulunan tüm bireylerinyaşam hakkını gerek kamusal makamların gerek diğer bireylerin gerekse kişininkendisinin eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı koruma yükümlülüğübulunmaktadır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,B. No: 2012/752, 17/9/2013, §§ 50, 51).
50. Cihan Sevengin'in üçüncü kişi ya da kişilerce öldürülmüşolabileceği yönündeki iddianın başvurucular tarafından ortaya konan delillerile soruşturma dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ışığında değerlendirilmesigerekir. Başvuru dosyasında bulunan bu bilgi ve belgeler, ölümün üçüncü kişi yada kişilerce gerçekleştirilmiş olabileceği iddiası hakkında değerlendirme yapmabakımından yeterlidir.
51. Anayasa Mahkemesi tarafından bu bilgi ve belgeler ışığındayapılacak olan değerlendirmede ispat ölçütü olarak "makul şüphenin ötesinde" ilkesininbenimsendiğini ve bu ilkenin uygulanacağını vurgulamak gerekir. Böyle bir ispatyeteri derecede sağlam, açık ve birbiri ile uyumlu çıkarsamaların ya da aksiispat edilememiş benzer maddi karinelerin bir arada bulunmasına bağlı olabilir(Benzer yöndeki AİHM kararları için bkz. Uçar/Türkiye,B. No: 52392/99, 11/4/2006 § 74; Orhan Türkiye,B.No: 25656794, 18/6/2002, § 264; Nachova vediğerleri/Bulgaristan, 43577/98, 43579/98, 6/7/2005, § 147).
52. Başvurucular, oğullarının üçüncü kişi ya da kişilerceöldürülmüş olabileceği iddiasını ileri sürmekle birlikte bu eylemin hangişüpheli kişi ya da kişilerce gerçekleştirilmiş olabileceği hususunda herhangibir açıklamada bulunmamıştır. Başvurucular bu yöndeki iddialarını ispatlamakamacıyla özellikle ölü harici muayenesindeki değerlendirmelere vurgu yapmıştır.
53.Öncelikle belirtmek gerekir ki başvuru dosyasında,başvurucuların oğlu Cihan Sevengin'in komutanları ya da arkadaşları ile sorunyaşadığına yahut onlarla kavgalı olduğuna ya da onlar tarafından tehditedildiğine dair hiçbir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Ölü haricimuayenesindeki değerlendirme (merminin sırt bölgesinden girmiş olabileceğiyönündeki değerlendirme) haricinde soruşturma dosyasındaki hiçbir bilgi vebelge de cinayet iddiasını desteklememektedir. Bu durumda, cinayet iddiasınıdestekleyici nitelikteki tek delil olan ölü harici muayenesindekideğerlendirmelerin soruşturma kapsamında alınan diğer raporlarla mukayeseedilerek incelenmesi ve olayın cinayet olmadığının kesin olarak veya her türlümakul şüphenin ötesinde ortaya konması gerekmektedir.
54. Ölü harici muayenesi işlemine katılan Aile Hekimi UzmanıM.A.Z. ile Aile Hekimi S.B., cesedin sırt bölgesindeki lezyonunun küçük göğüsbölgesindeki lezyonun ise büyük olduğunu dikkate alarak sırttaki lezyonun girişdeliği göğüsteki lezyonun ise çıkış deliği ile uyumlu olduğu kanaatinevarmıştır. Bununla birlikte ölü harici muayenesine katılan bu hekimler, sözkonusu tespitlerin kesin olmadığını ve müteveffanın kesin ölüm sebebinintespiti için Adli Tabiplikçe ayrıntılı bir inceleme yapılması gerektiğiniözellikle vurgulamıştır.
55. Bu değerlendirmeler üzerine kesin ölüm sebebinin tespitiiçin klasik otopsi yapılmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda 3/3/2014tarihinde Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinde klasik otopsi işlemigerçekleştirilmiş ve bunun sonucunda Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas DairesiBaşkan Vekili Prof. Dr. S.K., Otopsi Şube Müdür Vekili Doç. Dr. B.Ş., Adli TıpUzmanı E.Ö., Asistan Dr. M.Ö. ve Otopsi Teknikeri F.E.nin imzalarının bulunduğuotopsi raporu hazırlanmıştır. Söz konusu raporda ise mermi çekirdeğinin göğüsbölgesinden girdiği ve sırt bölgesinden vücudu terk ettiği ayrıntılarıylaaçıklanmıştır. Otopsi raporunda ayrıca atışın bitişik atış mesafesindenyapılmış olduğu ifade edilmiştir.
56. Bunların yanı sıra Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal DaireBaşkanlığı Kimyasal İnceleme Laboratuvarı tarafından yapılan atış artığıanalizinde de müteveffaya ait kapüşonlu kazağın göğüs bölgesinde bir adetdelinmenin olduğu, kazağın bu bölgesinde tespit edilen atış artıklarınındağılımı ve yoğunluğu dikkate alındığında yapılan atışın bitişik atış olduğunundeğerlendirildiği belirtilmiştir.
57. Bu durumda mermi çekirdeğinin sırt bölgesinden girmişolabileceği yönündeki değerlendirmenin ölü harici muayenesine katılan ailehekimlerince yapıldığı ve bu değerlendirmenin kesin olmadığının özelliklevurgulandığı, alanında uzman kişilerce gerçekleştirilen klasik otopsi işlemisonucunda ise mermi çekirdeğinin göğüs bölgesinden girdiği ve sırt bölgesindenvücudu terk ettiği tespitlerinde bulunulduğu, atış artığı analizi neticesindehazırlanan uzmanlık raporunda da atışın göğüs bölgesinden bitişik atışlayapıldığının değerlendirildiği, atış artığı analizi neticesinde hazırlananuzmanlık raporundaki tespitler ile otopsi raporundaki tespitlerin birbirinidoğrular nitelikte olduğu, her iki raporda da atışın göğüs bölgesinden bitişik atışlayapılmış olduğunun ifade edildiği dikkate alındığında soruşturma makamlarınınotopsi raporundaki tespitlere itibar ederek bu tespitler doğrultusunda kararvermesinde soruşturmayı etkisiz kılan bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir.Dolayısıyla soruşturma makamlarının Cihan Sevengin'in intihar ettiği yönündekitespitinden ayrılmayı gerektirecek geçerli bir nedenin somut olayda bulunmadığısonucuna varılmıştır.
58. Açıklanan gerekçelerle Cihan Sevengin'in yaşamının üçüncükişi ya da kişilerin eylemlerine karşı korunamadığı yönündeki şikâyetleryönünden bir ihlalin olmadığının açık olduğu anlaşıldığından başvurunun bukısmının açıkça dayanaktan yoksun olmasınedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Cihan Sevengin'in Yaşamının Kendi EylemlerineKarşı Korunmadığına İlişkin İddia
59. Başvurucular; devletin pozitif yükümlülüğünü gereği gibiyerine getirmemesi nedeniyle oğullarının yaşam hakkının ihlal edildiğini, belfıtığı rahatsızlığı bulunan oğullarına nöbet tutturulmasının vahim bir hataolduğunu belirterek yaşam hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
a. Genel İlkeler
60. Devletin yetki alanında bulunan tüm bireylerin yaşam hakkınıgerek kamusal makamların ve diğer bireylerin gerekse kişinin kendisinin eylemlerindenkaynaklanabilecek risklere karşı koruma yükümlülüğünün bulunduğunuyenidenvurgulamak gerekir (bkz. § 49).
61. Anayasa Mahkemesinin yaşam hakkı kapsamında devletin sahipolduğu pozitif yükümlülükler açısından benimsediği temel yaklaşıma göre devletinsorumluluğunu gerektirebilecek şartlar altında gerçekleşen ölüm olaylarındaAnayasa’nın 17. maddesi devlete, elindeki tüm imkânları kullanarak bu konudaihdas edilmiş yasal ve idari çerçevenin yaşamı tehlikede olan kişileri korumakiçin gereği gibi uygulanmasını ve bu hakka yönelik ihlallerin durdurulupcezalandırılmasını sağlayacak etkili idari ve yargısal tedbirleri alma göreviyüklemektedir. Bu yükümlülük, kamusal olsun veya olmasın yaşam hakkınıntehlikeye girebileceği her türlü faaliyet için geçerlidir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 52).
62. Bu kapsamda bazı özel koşullarda devletin kişinin kendieylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı yaşamı korumak amacıyla gereklitedbirleri alma yükümlülüğü bulunmaktadır. Zorunlu askerlik hizmeti için degeçerli olan bu yükümlülüğün ortaya çıkması için askerî mercilerin kendikontrolleri altındaki bir kişinin kendini öldürmesi konusunda gerçek bir riskolduğunu bilip bilmediklerini ya da bilmeleri gerekip gerekmediğini tespitetmek, böyle bir durum söz konusu ise bu riski ortadan kaldırmak için makulölçüler çerçevesinde ve sahip oldukları yetkiler kapsamında kendilerindenbeklenen her şeyi yapıp yapmadıklarını incelemek gerekmektedir. Ancak özellikleinsan davranışının öngörülemezliği, öncelikler ve kaynaklar değerlendirilerekyapılacak işlemin veya yürütülecek faaliyetin tercihi dikkate alınarak pozitifyükümlülük, yetkililer üzerine aşırı yük oluşturacak şekilde yorumlanmamalıdır.Bu çerçevede Anayasa Mahkemesince yapılacak incelemede, basit bir ihmali veyadeğerlendirme hatasını aşan bir kusurun askerî yetkililere atfedilebilipatfedilemeyeceğinin ortaya konması gerekmektedir (Sadık Koçak ve diğerleri, B. No: 2013/841, 23/1/2014, § 74).
63. Askerlik yükümlülüğü kapsamında yürütülen bazı eylem ve etkinliklerindoğasına ve insan unsuruna bağlı olarak ortaya çıkan risk seviyesine uygunşekilde yaşamı koruyucu yasal ve idari düzenlemelerin bulunması gerekmektedir.Devlet askerlik görevini zorunlu kıldığı için özellikle silahların kullanımıkonusunda büyük bir titizlik göstermeli ve psikolojik sorunları olan askerlerintedavi edilmesini ve onlara yönelik uygun tedbirlerin alınmasını sağlamalıdır.Oluşturulan yasal ve idari düzenlemelerde, askerlik yaşamının doğasında varolan tehlikelerle karşı karşıya bulunan askerlerin etkin bir şekildekorunmasını sağlayan uygulamaya ilişkin tedbirlerin ve emir komuta zinciriiçinde yer alan sorumlular tarafından işlenebilecek kusur ve hataların tespitedilmesini sağlayacak usullerin öngörülmesi gerekmektedir. Bu çerçevede askerealım sırasında kişilerin uygun denetimlerden geçirilmesi ve askerlik öncesindeve sırasında kişilere gerekli denetim ve müdahalelerin yapılması büyük önemtaşımaktadır (Sadık Koçak ve diğerleri,§§ 75, 76).
64. Kişilerin yaşamının korunması için yeterli yasal ve idaribir çerçevenin oluşturulması yükümlülüğü, askerlik hizmetini ifa eden kişilerinyaşam ve sağlıklarının korunması için de geçerlidir.
b. İlkelerin Olaya Uygulanması
65. Başvuru konusu olay açısından yukarıda yer verilen ilkelerçerçevesinde devletin Cihan Sevengin'in yaşamını kendi eylemine karşı korumayükümlülüğünün olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Bu bağlamda öncelikliolarak askerî yetkililerin Cihan Sevengin'in intihar etme riskini bilipbilmediklerinin veya bilmelerinin gerekip gerekmediğinin ortaya konması, böylebir durum söz konusu ise yetkileri çerçevesinde gerekli tedbirleri alıpalmadıklarının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
66. Cihan Sevengin'in askere alındığı tarihte yürürlükte bulunanYönetmelik'in 5. maddesinde; askerlik çağına giren yükümlülerin askerealınmadan önce sağlık muayenesinden geçirileceği, bu muayene sırasındayükümlünün bildiği herhangi bir hastalık veya arızasının bulunup bulunmadığınave muayene esnasında herhangi bir sağlık yakınmasının olup olmadığına ilişkinyazılı beyanının alınacağı belirtilmiştir (bkz. § 36). Aynı Yönetmelik'in CihanSevengin'in askere alındığı tarihte yürürlükte bulunan 10. maddesinde isesağlık kontrolleri neticesinde askerliğe elverişli olmadığı tespit edilen yükümlülerinaskere alınmayacağı belirtilmiş; sağlık durumları geçici olarak bozuk olan sonyoklamaya tabi yükümlüler hakkında ertesi yıla bırakma kararı, sevke tabiolanlar hakkında ise sevk tehiri kararı verileceği ifade edilmiştir (bkz. §38). Başvuru formu ve eklerinde askerlik öncesi yapılan sağlık kontrolüneilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte, birliğe katılış sırasında yapılanmülakat ve anketlerde Cihan Sevengin'in bel fıtığı rahatsızlığı dışındaherhangi bir rahatsızlığının bulunmadığını beyan ettiği görülmektedir (bkz. §§9, 10). Başvurucular da oğullarının askere alınmadan önce yahut askerliğe sevkişlemleri sırasında maddi, ailevi ya da psikolojik bir sorununun bulunmadığınıifade etmiştir.
67. Cihan Sevengin'in askerlik yaptığı dönemde yürürlüktebulunan Yönetmelik'in 15. maddesinde, ilgili raporların alınması hâlinde askerealındıktan sonra da "Askerliğeelverişli değildir." kararının alınabileceği belirtilmiştir(bkz. § 39). Aynı Yönetmelik'in 19. maddesinde ise askerlik şubelerince birliklerinesevklerinden sonra geçici bir hastalığı tespit edilen er ve erbaşlara havadeğişimi işleminin uygulanacağı ifade edilmiştir (bkz. § 43). Başvuru formu veekleri ile soruşturma dosyasında başvurucuların oğlu Cihan Sevengin'in askerlikhizmetini ifa ettiği sırada psikolojik bir rahatsızlıktan muzdarip olduğuna vebu kapsamda bir tedavi gördüğüne ilişkin bilgi ve belge bulunmamaktadır. CihanSevengin'in bel fıtığı rahatsızlığı nedeniyle yaşadığı acı sonucunda intiharettiğini kabul etmek ise somut olaydaki verilen kapsamında mümküngözükmemektedir.
68. Başvuru formu ve eklerinde, Cihan Sevengin'in askerîyetkililerin dikkatini çekebilecek herhangi bir davranış bozukluğusergilediğine ilişkin bir kayıt da mevcut değildir.
69. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan tanıkların ise genelolarak Cihan Sevengin'in arkadaşlarıyla iyi geçinen ancak içine kapanık vesessiz birisi olduğu yönünde beyanda bulundukları görülmektedir (bkz. §§22-25).
70. Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında başvurucularınoğlu Cihan Sevengin'in 2/3/2014 tarihinde gerçekleşen ölüm olayına kadar yakınve gerçek intihar riski olarak kabul edilebilecek anormal bir davranışsergilemediği ve kendisini intihara sürükleyecek psikolojik sorunlarıbulunduğunu ortaya koyacak nitelikte açık ve uyarıcı biremare göstermediğianlaşılmaktadır. Cihan Sevengin'in içine kapanık ve sessiz bir asker olması isetek başına askerî yetkililerce fark edilmesi gereken yakın bir intihar riskininöncü emaresi olarak değerlendirilemez.
71.Tüm bu hususlar dikkate alındığında askerî yetkililerinaskerlik öncesi dönemde kayda değer herhangi bir psikolojik sıkıntısıbulunmayan ve olay anına kadar genel kişilik yapısı doğrultusunda normaldavranışlar sergileyen müteveffanın intihar etme riskini bildikleri ya dabilmeleri gerektiği sonucuna ulaşılması mümkün değildir. Dolayısıyla kamumakamlarını intihar olayını önleyememiş olmaları nedeniyle sorumlu tutmak,yaşam hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülükler bakımından idari mercilere aşırıbir yük yüklemek anlamına gelecektir.
72. Açıklanan nedenlerle Cihan Sevengin'in yaşamının kendieylemlerine karşı korunamadığı yönündeki şikâyet yönünden bir ihlalinolmadığının açık olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
3.Yaşam Hakkı Kapsamında Etkili Bir SoruşturmaYürütülmediğine İlişkin İddia
73. Başvurucular; oğulları Cihan Sevengin'in askerlik hizmetiniifa etmekte iken ateşli silah yaralanması sonucu vefat ettiğini, olay hakkındayürütülen soruşturma sonucunda ölüm olayının intihar neticesinde gerçekleştiğigerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, merminin giriş veçıkış yeri ile ilgili olarak otopsi raporu ile ölü harici muayenesindekideğerlendirmelerin birbiri ile çeliştiğini, soruşturma makamlarının buçelişkiyi gidermek için herhangi bir girişimde bulunmadığını, intihar notuolduğu iddia edilen yazı ile oğullarının el yazısının karşılaştırılması içinkendilerinden yazı örneğinin talep edilmediğini, takipsizlik kararına itiraziçin yapılan başvuruda soruşturma dosyasının tamamının başvurucu babayaverilmemiş olmasının ölümün şüpheli olduğunu ve soruşturmanın etkili olmadığınıgösterdiğini ileri sürmüştür.
a. Genel İlkeler
74. Anayasa’nın 17. maddesinde düzenlenen yaşam hakkı kapsamındadevletin yerine getirmek zorunda olduğu pozitif yükümlülüklerin usule ilişkinboyutu, yaşanan ölüm olayının tüm yönlerinin ortaya konmasına ve sorumlukişilerin belirlenmesine imkân tanıyan bağımsız bir soruşturmanın yürütülmesinigerektirmektedir. Bu usul yükümlülüğü çerçevesinde devlet, doğal olmayan herölüm olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsa cezalandırılmasınısağlayabilecek etkili resmî bir soruşturma yürütmek durumundadır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 54). Buusul yükümlülüğünün gerektiği şekilde yerine getirilmemesi hâlinde devletinnegatif ve pozitif yükümlülüklerine gerçekten uyup uymadığının tam olaraktespit edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle soruşturma yükümlülüğü, devletin bumadde kapsamındaki negatif ve pozitif yükümlülüklerinin güvencesinioluşturmaktadır (Salih Akkuş, B.No: 2012/1017, 18/9/2013, § 29).
75. Yaşam hakkının korunması, silah altındaki bir askerin askerîmakamların kontrolü altında iken “şüpheli” bir biçimde ölmesi durumunda bağımsız vetarafsız bir şekilde etkili ve uygun resmî bir soruşturmanın yürütülmesini degerekli kılmaktadır. Bu şekilde yaşam hakkını korumak için ihdas edilen yasalve idari çerçevenin etkili bir şekilde uygulanması temin edilebilecektir. Buamaçla yürütülen araştırma ve soruşturmanın öncelikle olayların tam olaraknasıl meydana geldiğinin belirlenmesini, ikinci olarak ise sorumluların tespitedilmesini ve gerek görüldüğünde cezalandırılmasını sağlayacak nitelikte olmasıgerekir. Bu kapsamda yürütülen işlemler, ön soruşturma aşamasının ötesinegeçmeli ve yargı aşaması da dâhil bütün süreç 17. maddenin gereklerine cevapvermelidir. Böylelikle derece mahkemeleri hiçbir durumda mağdurların yaşamhakkına, maddi ve manevi varlığına karşı yapıldığı sabit görülen saldırılarıcezasız bırakmamalıdır (Sadık Koçak vediğerleri, § 77).
76. Yaşam hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülük her olaydamutlaka ceza soruşturması yürütülmesini gerektirmemektedir. İhmal nedeniylemeydana gelen ölüm olaylarında mağdurlara hukuki, idari ve hatta disiplinleilgili hukuk yollarının açık olması yeterli olabilir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 59).Ancak somut olay açısından yetkili ve sorumlu kişilerin muhakeme hatasını veyadikkatsizliği aşan bir ihmalinin yani olası sonuçların farkında olmalarınarağmen kendilerine verilen yetkileri göz ardı ederek olayda ortaya çıkanriskleri bertaraf etmek için gerekli ve yeterli önlemleri almama gibi birdurumun bulunup bulunmadığına karar verilmesi gerekmektedir. Çünkü bu gibidurumlarda bireyler kendi insiyatifleriyle hangi hukuk yollarına başvurmuşolursa olsun insanların hayatının tehlikeye girmesine neden olan kişileraleyhine hiçbir suçlamada bulunulmaması ya da bu kişilerin yargılanmaması 17.maddenin ihlaline neden olabilir (SerpilKerimoğlu ve diğerleri, §§ 60-62).
77. Yaşam hakkı kapsamında yürütülmesi gereken cezasoruşturmalarının amacı yaşam hakkını koruyan mevzuat hükümlerinin etkili birşekilde uygulanmasını ve vuku bulan ölüm olayında varsa sorumluları ve sorumluluklarınıtespit etmek üzere adalet önüne çıkarılmalarını sağlamaktır. Bu, bir sonuçyükümlülüğü değil uygun araçların kullanılması yükümlülüğüdür. Anayasa'nın 17.maddesi hükümleri başvuruculara üçüncü tarafları belirli bir suç nedeniyleyargılatma ya da cezalandırma hakkı verdiği tüm yargılamaların mahkûmiyetle yada belirli bir ceza kararıyla sonuçlandırma yükümlülüğü verdiği anlamınagelmemektedir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,§ 56).
78. Soruşturmanın etkililik ve yeterlilik açısından temin adına soruşturmamakamlarının resen harekete geçmesi ve ölüm olayını aydınlatabileceksorumluların tespitine yarayabilecek bütün delillerin toplanması gerekmektedir(Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, §57; Sadık Koçak ve diğerleri,§ 94 ).
79. Ölüm olayına ilişkin yapılacak etkili bir soruşturmakapsamında yetkililerin; tanıkların ifadelerinin alınması, bilirkişiincelemeleri ve gerektiğinde yaralanmalar ile ilgili eksiksiz ve detaylı birrapor hazırlanmasına imkân verecek otopsinin yapılması, ölüm sebebinin objektifanalizinin yapılması ve söz konusu olaylarla ilgili kanıtların elde edilmesiiçin mümkün olan tüm tedbirlerin alınması gibi işlemleri yapmalarıgerekmektedir. Ölüm sebebinin veya olası sorumlulukların tespit edilmesiniolumsuz yönde etkileyecek nitelikteki her türlü eksiklik, etkili bir soruşturmayürütülmesi açısından risk teşkil edebilecektir (Meral Eşkili, B. No: 2013/7586, 4/11/2015, § 89)
80. Yürütülecek ceza soruşturmalarının etkinliğini sağlayanhususlardan biri de teoride olduğu gibi pratikte de hesap verilebilirliğisağlamak için soruşturmanın veya sonuçlarının kamu denetimine açık olmasıdır.Buna ilaveten her olayda ölen kişinin yakınlarının meşru menfaatlerini korumakiçin bu sürece gerekli olduğu ölçüde katılmaları sağlanmalıdır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 58).
81. Soruşturmanın etkililiğini sağlayan en alt seviyedekiinceleme, başvuruya konu soruşturmanın kendine özgü koşullarına göre değişir.Bu koşullar, ilgili bütün olay ve olgular temelinde ve soruşturmanın pratikgerçekleri gözönünde bulundurularak değerlendirilir. Bu nedenle soruşturmanınetkililiği bakımından her olayda geçerli olmak üzere bir asgari soruşturmaişlemler listesi veya benzeri bir asgari ölçüt belirlemek mümkün değildir (Fahriye Erkek ve diğerleri, B. No:2013/4668, 16/9/2015, § 68)
b. İlkelerin Olaya Uygulanması
82.Yaşanan bir ölüm olayının oluşumuna ilişkin delillerindeğerlendirilmesi idari ve yargısal makamların ödevidir. Ancak AnayasaMahkemesinin başvuru konusu olayın gelişim şeklini anlayabilmek vebaşvurucuların yakınlarının ölümünün “şüpheli” olduğuna dair iddialarının soruşturmamakamları ve derece mahkemeleri tarafından karşılanıp karşılanmadığını nesnelbir şekilde değerlendirmek için olayın oluşum şeklini incelemesigerekebilmektedir.
83. Başvurucuların iddiaları çerçevesinde ceza soruşturmasındakiişlemlere bakıldığında başvurucuların oğlu Cihan Sevengin'in 2/3/2014 tarihindenöbet yerinde ateşli silah yaralanması sonucu göğsünden vurulmuş vaziyettebulunması olayı ile ilgili olarak Askerî Savcılık tarafından resen birsoruşturmanın başlatıldığı, olaydan haberdar edilen Askerî Savcının makulsayılabilecek bir sürede olay yerine intikal ettiği, Askerî Savcı'nıntalimatları doğrultusunda olay yeri incelemesinin yapıldığı, olay yerininfotoğraflarının çekildiği ve krokisinin çizildiği, bu işlemler sonucundaayrıntılı bir olay yeri inceleme raporunun hazırlandığı görülmektedir. Ölümolayın gerçekleştiği gün ölü muayenesi ve akabinde otopsi işlemleriningerçekleştirildiği, gerçekleştirilen otopsi işlemi neticesinde hazırlananraporda, Cihan Sevengin'in göğüs bölgesinden giren mermi çekirdeğinin sırtbölgesinden vücudu terk ettiği, bu yaralanmanın müstakilen öldürücü nitelikteolduğu, atışın bitişik atış mesafesinden yapılmış olduğu, Cihan Sevengin'inölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kosta ve skapulakırıkları ile birlikte iç organ yaralanmasından kaynaklanan iç kanama sonucumeydana gelmiş olduğu tespitlerinin yapıldığı görülmektedir.
84. Soruşturma kapsamında ayrıca kimyasal ve balistik incelemeraporları alındığı, olay yerinde bulunan intihar notunun Cihan Sevengin'e aitdiğer yazılarla mukayese edildiği ve bu incelemeler neticesinde intihar notununCihan Sevengin'in elinden çıkmış olduğunun belirlendiği, bunların yanı sıraaskerî birlikte görevli olan müteveffanın arkadaşları ile üstlerinin tanıkolarak dinlendiği anlaşılmaktadır.
85. Olaya ilişkin tanık ifadeleri ile teknik ve tıbbi raporlarbir bütün olarak değerlendirildiğinde, Askerî Savcılık tarafından CihanSevengin'in üçüncü kişi ya da kişilerin eylemi neticesinde öldürülüpöldürülmediği hususunda etkili bir soruşturma yürütüldüğü, bu sebeple somutolayda Askerî Savcılığın müteveffanın intihar etmek suretiyle hayatına sonverdiği yönündeki tespitinden ayrılmayı gerektirecek bir durumun bulunmadığısonucuna ulaşılmıştır.
86. Bununla birlikte yaşam hakkına ilişkin etkili bir soruşturmayapıldığından bahsedebilmek için müteveffayı intihara sürükleyen sebeplerin vebu sebepler ile intihar arasındaki nedensellik bağının da araştırılması gerekmektedir.
87. Somut olaya bu açıdan bakıldığında Askerî Savcılıktarafından Cihan Sevengin'in kullandığı cep telefonu üzerinde çeşitliincelemeler yapıldığı ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ile yazışmalaryapıldığı ancak cep telefonu üzerinde yapılan incelemede ve telefonunTelekomünikasyon İletişim Başkanlığından alınan dökümlerinde delil değeritaşıyabilecek bir bilgiye ulaşılamadığı anlaşılmaktadır. Askerî Savcılıktarafından ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile Türk EczacılarıBirliğine müzekkereler yazılarak müteveffanın 1/10/2013 ile 2/3/2014 tarihleriarasında kullanmış olduğu bir ilaç bulunup bulunmadığı araştırılmış ancak adıgeçen kurumlarca gönderilen cevap yazılarında söz konusu tarihler arasındamüteveffa adına bir kayıt bulunmadığı bildirilmiştir. Ayrıca müteveffayıintihara sürükleyen sebeplerin ortaya konması amacıyla müteveffanınarkadaşlarının ifadeleri alınmış ve müteveffanın intihar etmeden öncekipsikolojik durumu ortaya konmaya çalışılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde,somut olayda soruşturma makamlarının müteveffayı intihara sürükleyen sebepleriaydınlatma isteğinden kuşku duyulmasını gerektirecek bir hususun bulunmadığısonucuna varılmıştır.
88. Müteveffanın yakınlarının meşru menfaatlerini koruyabilecekölçüde soruşturmaya katılmaları etkili soruşturmanın önemli unsurlarındandır.Başvurucular her ne kadar soruşturma dosyasının tamamının kendilerineverilmediğini belirterek etkili bir soruşturma yürütülmediğini ileri sürmüş isede başvuru formu ve eklerinde başvurucuların soruşturma dosyasının tamamınınkendilerine verilmesini talep etmelerine rağmen bu talebin reddedildiğineilişkin bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Başvuru formu ve ekleri bu kapsamdaincelendiğinde, soruşturma dosyasında bulunan kovuşturmaya yer olmadığına dairkararın arka sayfasına el yazısıyla "Müteveffanınbabası ve annesine 2.10.2014 günü ölü harici muayene zaptı ve adli tıp otopsitutanağı ile iki adet CD (olay yeri fotoğrafları ile HTS dökümü), ayrıcaemanetteki sağlık muayene fişi ilgili sayfa suretleri elden verildi." notunundüşüldüğü, başvurucuların bu belgeler haricinde başka bir bilgi ve belgeyisoruşturma makamlarından talep ettiğine dair başvuru dosyasında herhangi birkaydın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Soruşturma kapsamında başvurucu baba TuğrulSevengin'in Askerî Savcı tarafından müşteki sıfatıyla ifadesinin alındığı,Tuğrul Sevengin'in bu aşamada olayla ilgili iddialarını ileri sürebilme vearaştırılmasını istediği hususları Askerî Savcılığın dikkatine sunabilme fırsatıelde edebildiği, başvurucuların gerek kendilerine bir sureti verilenbelgelerdeki bilgiler gerekse kovuşturmaya yer olmadığına dair karardaayrıntılı bir şekilde içeriklerine yer verilen olay yeri inceleme raporu,otopsi tutanağı ile diğer kimyasal ve balistik inceleme raporlarındaki bilgileraracılığıyla Askerî Savcılık kararına etkili bir şekilde itiraz edebildiği,dolayısıyla başvurucuların soruşturmaya aktif bir şekilde katılabildiği,delillerini soruşturma makamlarına sunabildiği ve iddialarını soruşturmamakamları önünde ileri sürebildiği görülmektedir.
89. Bütün bu veriler kapsamında somut olay bir bütün olarakdeğerlendirildiğinde Askerî Savcılık tarafından başvurucuların oğlunun hayatınıkaybettiği olaya ilişkin derhâl soruşturma başlatıldığı ve soruşturmanınyaklaşık sekiz ay sekiz gün gibi makul bir sürede sonuçlandırıldığı, olayailişkin delillerin elde edilmesine yönelik ayrıntılı bir çalışma yapıldığı,olayın öncesinde ve olay anında yaşanan gelişmelerin detaylarıyla birliktearaştırıldığı, başvurucuların soruşturmaya aktif bir şekilde katılabildiği vebu suretle somut olayın aydınlatılmasına yönelik yeterli çabanın gösterildiğianlaşılmıştır. Bu durumda yukarıda bahsedilen yaşam hakkının usul boyutunailişkin ilkeler karşısında başvuru konusu olayda, soruşturma makamınınolayların seyrini aydınlatmaya yönelik işlemlerinden kuşku duyulmasınıgerektirecek bir durumun veya yürütülen soruşturmanın derinliği ve ciddiyetiüzerinde etki gösterecek nitelikte bir eksikliğin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
90. Açıklanan nedenlerle somut olayda yürütülen cezasoruşturmasında yaşam hakkının usule ilişkin boyutu yönünden bir ihlalinolmadığının açık olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının da açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA19/7/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.