TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
AYŞE GÜRSEL KAYA VE MEHMET KAYA BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2016/78489)
Karar Tarihi: 18/7/2019
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Hicabi DURSUN
Kadir ÖZKAYA
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Tuğçe TAKCI
Başvurucular
:
1. Ayşe Gürsel KAYA
:
2. Mehmet KAYA
Vekili
:
Av. Adnan KAYA
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunanyakınlarının kamu makamlarınca gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle ölmesive olayla ilgili etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi gerekçeleriyleAnayasa Mahkemesi tarafından yaşam hakkının ihlaledildiğine karar verilmesine rağmen Anayasa Mahkemesinin ihlal kararınınuygulanmaması nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 24/11/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmiştir.
6. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UlusalYargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göreilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Olayın oluş şekli ve olaya dair yürütülen ceza soruşturmasısürecine ilişkin bilgiler Anayasa Mahkemesinin MehmetKaya ve diğerleri (B. No: 2013/6979, 20/5/2015, §§ 6-37) başvurusuhakkında verdiği kararda yer almaktadır.
9. Anayasa Mahkemesi MehmetKaya ve diğerleri başvurusunda, başvurucuların yakını olan E.K.nın ceza infaz kurumunun müşahade odasında tek başına kalmaktayken temin ettiği çakmakile buradaki eşyaları yakması sırasında kendisinin de yanarak vefat etmesiolayında ceza infaz kurumu görevlilerinin gerekli önlemleri almamalarınedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasını incelemiştir.
10. Bu inceleme neticesinde Anayasa Mahkemesi E.K.nın ölümüne sebep olan, 7/1/2013 tarihinde meydanagelen yatak yakma eylemine benzer şekilde daha önce de yatak yakma eylemindebulunduğu, ceza infaz kurumunda geçirdiği son altı ayında saldırgan tavırlarsergilediği, görevliler ve ceza infaz kurumunda kalan diğer kişilerle sorunlaryaşaması nedeniyle çok sayıda ceza aldığı, koğuşunun değiştirildiği, 2009yılından beri kendisine uygulanan tedavi ve kullandığı ilaçları gösterentablonun incelenmesinden de anlaşıldığı üzere aynı dönem içinde yaşadığıpsikolojik rahatsızlıklar nedeniyle kendisine ilaç tedavisi uygulandığı dikkatealındığında E.K.nın daha sıkı bir şekilde gözetimaltında tutulması gerektiğini, ayrıca kendisine ya da diğer kişilere zararverme ve ölümüne neden olma riskinin bulunduğunun ceza infaz kurumuyetkililerince bilindiğinin, en azından bilinmesi gerektiğinin kabul edilmesigerektiğini değerlendirmiştir. Kararda, bu değerlendirmeye bağlı olarak dabaşvurucuların yakınının yaşamının korunması açısından ceza infaz kurumuidaresi tarafından gerekli önleyici tedbirlerin alınması gerektiğibelirtilmiştir (Mehmet Kaya ve diğerleri, §§75-80).
11. Anayasa Mahkemesine göre E.K.nınkalacağı yerin belirlenmesi konusunda sağlıklı olmadığı ortada olandeğerlendirmelere göre kararlar verilmiş, psikolojik rahatsızlıkları konusundasadece ilaçla bir tedavi yürütülmüş ve tedavi yöntemi konusunda ceza infazkurumu idari personeli ile ceza infaz kurumunda ve diğer kurumlarda görevliilgili doktorlar arasında tedavinin şekli ve yerine ilişkin olarak hükümlününhastalık derecesi dikkate alınma suretiyle bir değerlendirme yapılmamış ve dahaönce yaptığı gibi E.K.nın yatağı tutuşturmak amacıylakullandığı anlaşılan çakmağa ulaşması ceza infaz kurumu görevlilerinceengellenememiş, tüm bu nedenlerle de ceza infaz kurumu görevlileri tarafındanyetkileri çerçevesinde ölümünün önlenmesi için gerekli tedbirler alınmadığındanE.K.nın yaşam hakkının maddi boyutu ihlal edilmiştir.Anayasa Mahkemesi tarafından yaşam hakkının maddi boyutunun ihlali sebebiylebaşvuruculara toplam 30.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir (Mehmet Kaya ve diğerleri, §§ 82-85, 109).
12. Öte yandan Anayasa Mahkemesi Mehmet Kaya ve diğerleri başvurusunda başvurucuların olaylailgili olarak etkili soruşturma yürütülmediği iddialarını da incelemiş vesoruşturmada, ölüm olayının tüm yönlerini aydınlatılabilmesi ve olasısorumluların tespiti açısından kritik öneme sahip olan E.K.nınolay öncesi sağlık durumunun tespiti, kendisine uygulanan tedavi sürecininincelenmesi, uygulanan tedavi yöntemi ve yeri ile ceza infaz kurumunda kalacağıbölümün ne şekilde belirlendiğinin ve bu belirlemelerde E.K.nınönceki yatak yakma eylemi ile psikolojik sorunlarının ne derecede dikkatealındığının araştırılması, E.K.nın yatağı tutuşturmakiçin kullandığı çakmağı kimden ve ne şekilde elde ettiği, bu durumdan görevigereği olası sorumlu kişilerin tespit edilmesi gibi konularda bir araştırma vedeğerlendirmenin yapılmadığını tespit etmiştir (Mehmet Kaya ve diğerleri, § 100).
13. Ayrıca kararda, soruşturma ve itiraz aşamasındabaşvurucuların olayın farklı yönlerine ilişkin iddialarının kovuşturmaya yerolmadığı kararında ve itiraz üzerine verilen kararda karşılanmamış olmasının dabir eksiklik olduğuna değinilmiş ve yürütülen soruşturmada, yaşanan ölümolayının tüm yönlerinin ortaya konulamaması, olası sorumlu kişilerinbelirlenmemesi ve başvurucuların meşru menfaatlerini korumak için bu sürecegerekli olduğu ölçüde katılmalarının sağlanmaması nedenleriyle yaşam hakkınınusul boyutunun ihlal edildiğine hükmedilerek kararın yeniden soruşturmayapılmak üzere ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesine kararverilmiştir (Mehmet Kaya ve diğerleri, §§101-104, 106).
14. Anayasa Mahkemesinin ihlal kararının Muğla CumhuriyetBaşsavcılığına (Cumhuriyet Başsavcılığı) ulaşması üzerine CumhuriyetBaşsavcılığının 5/10/2015 tarihli müzekkeresiyle bahse konu olay hakkındakisoruşturmanın etkili soruşturma ilkeleri gözetilerek yeniden yürütülmesi içindosya ilgili Cumhuriyet savcısına tevzi edilmiş ve olay hakkında 2015/5850soruşturma numarasına kayden yeni bir soruşturmayürütülmüştür.
15. Yeni soruşturma kapsamında öncelikle olaya ilişkin olarakilk yürütülen 2013/290 numaralı soruşturmanın dosyası temin edilerekincelenmiştir.
16.Anayasa Mahkemesinin yaşam hakkının usul boyutunun ihlalinesebebiyet veren eksiklikler olarak tespit ettiği E.K.nınolay öncesi sağlık durumunun tespiti ve E.K.yauygulanan tedavi sürecinin incelenmesi, tedavi yöntemi ve yeri ile şahsın cezainfaz kurumunda kalacağı bölümün ne şekilde belirlendiğinin tespiti amacıylaMuğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan E.K.nınkaldığı odaların listesinin, E.K.ya verilen disiplincezalarının, idari gözlem kararlarının, E.K.nın odadeğiştirme talep dilekçelerinin, E.K.nın sevkedildiği hastanelerden ise şahsa ait tedavi evraklarının örneklerininiletilmesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmiştir.
17. Yine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ceza infaz kurumundanolay tarihinde görevli personelin listesinin, müşahadeodalarını gören kameraların olay anına ilişkin bant kayıtlarının ve ceza infazkurumu kantininde çakmak satıldığına dair, olay tarihi olan 2013 yılına aiticmal sayım örneğinin iletilmesi istenmiştir.
18. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, ceza infaz kurumununolay tarihinde görevli personele dair ilettiği liste uyarınca isimleribelirlenen ceza infaz kurumu görevlilerinin, ayrıca ceza infaz kurumundagörevli psikologların ve diğer mahkûmların tanık ve şüpheli olarak beyanlarıalınmıştır.
19. Bu kapsamda alınan tanık beyanlarından önem arz edenlerinilgili kısımları şöyledir:
"...
A-Tanık [U.M.nin]06/05/2016 tarihinde vermiş olduğu ifadede, olayın olduğu gün olan 07/01/2013 tarihinde saat 08:00 de vardiye değişimi yaparak göreve başlağını,sabah sayımını 08:00-08:15 arasında yaptıktan sonra mahkumlardan, dilekçelerinialıp işlem yapmak için koridorda bulunan masaya gittiğinde C blok müşahedeyeodalarından bir takım sesler duyduğunu, C blok müşahede odalarının olduğukoridora çıktığını, [E.K.nın] olduğu C blok sol müşahede odasında duman çıktığını gördüğünü,bunun üzerine yangın var diye bağırdığını, anındaorada bulunan diğer görevli arkadaşlarla hemen olay yerine gittiklerini, sözkonusu odanın anahtarı [S.K.] olduğunu,[K.B.] su hortumunu koğuşa doğrututup ve başka bir personel arkadaşın da hortumun diğer ucunu yangın söndürmeyerine takıp musluğu açtığını ve kısa bir süre içerisinde yangınınsöndürüldüğünü, ...bu şahsın diğer mahkumlarla anlaşamadığını, hastanelere,revire birden fazla kez gittiğini, cezaevinde bulanan kardeşi ile bile anlaşamadığınıduyduğunu, bütün memurarkadaşların kendisine yardımcıolmaya çalıştıklarını ancak şahsın kendilerine tehditler savurduğunu, herhangibir memur ile husumeti olup olmadığını bilmediğini, olay olduğunda da [E.K.nın] müşahedeodasında kaldığını, cezaevinde çakmağın kantinde satıldığını, buna engel biryönetmelik ve mevzuat hükmünün olmadığını, mahkumların sipariş verdiklerindekantinden çakmağın alınabildiğini, olay günü çakmağın eline nasıl geçtiğinibilmediğini, müşahede odalarında kalanlara kanuni bir hüküm olmamasına rağmenfiilen çakmağın verilmediğini ancak müşahede odalarının üst kısımlarındabulunan teras kısmındaki koğuşlarda ve müşahede odalarının alt kısımlarındakikoğuşlardan parmaklıklar arasında birbirlerine iletebildiklerini, emin olmamakile birlikte müşahede odasında kendi isteğiyle kaldığını duyduğunu, müşahedeodalarının koğuşlardan ve diğer odalardan daha güvenlikli bir yer olduğunu...
B-Tanık [G.A.nın]06/05/2016 tarihinde vermiş olduğu ifadesinde, Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda psikologolarakgörev yaptığını, mahkum [E.K.] iletanıma formlarını 16/02/2009 tarihinde kendisi tarafından kendisi ile bizzatgörüşülerek doldurduğunu, şahısın 12/04/2011 tarihinde dilekçe ile psiko sosyal servisine başvurarak psikolojikrahatsızlığından dolayı görüşme yapmak istediğini belirttiğini ancak kendisinigörüşmeye çağırdıklarında şahsın kendi istediği ile görüşmeye gelmekistemediğini, şahısla cezaevinde bulunduğu sırada bireysel olarak psikolojikrahatsızlığından dolayı bir görüşme yapmadığını, şahıstan da herhangi birgörüşme talebinin gelmediğini belirttiği,
C-Tanık [C.T.nin]06/05/2016 tahinde vermiş olduğu ifadesinde, Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda psikolog olarak görevyaptığını, mahkumla tanıma formu doldurmasından sonra herhangi bir görüşmeninolmadığın ancak şahıs 12/04/2011 tarihinde dilekçe ile psikososyal servisimize başvurarak psikolojik rahatsızlığından dolayı görüşme yapmakistediğini belirttiğini ancak Psikolog [G.A.] kendisini görüşmeye çağırdığı ancak şahsın kendiistediği ile görüşmeye gelmek istemediğini belirttiği, ... bu şahsın psikolojikve ruhsal rahatsızlığı ile ilgili kendilerine herhangi bir rapor veya bilginingelmediğini, ... Olayın başka birşey elde etmek içinkendisine zarar verme veya yakma, kırma, dökme, tehdit gibi davranışlarlayapmak istediklerini gerçekleştirmeye yönelik davranış olduğunu...
D- Tanık [F.B.nin]20/01/2013 tarihi beyanında:
Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundabilgisayar teknisyeni olarak görev yaptığını, 07.01.2013 günü C Blok müşahade bölümünde meydana gelen yangın olayının kameragörüntülerini talimat üzerine CD'ye kendisinin aktardığını, kendisineizlettirilmişolan görüntülerino olaya ilişkin görüntüler olduğunu,belli zamanlarda saatte atlamalar olduğunu gördüğünü kendisinin görüntüleri birbütün halinde alıp CD'ye aktardığını, zaman kayıtlarının saat itibariyleatlaması kameraların harekete duyarlı kameralar olmasından kaynaklanmaktaolduğundan dolayı herhangi bir hareket, yansıma, gölge vb.gibidurumlarda kameranın hemen otomatik olarak faaliyete geçmekte ve görüntüyükayda almakta olduğunu, 08:36:31'e kadar zaman zaman atlamalar olmuş olupbunlar yukarıda belirttiği nedenlerden kaynaklandığını...
E-Tanık [İ.B.nin]19/02/2013 tarihli beyanında:
Olay günü kendisinin müşahadede kaldığını, [E.K.nın] da yan tarafta olduğunu, agresif tavırları vekonuşmaları olan birisi olduğunu, müşahadelerin birkısmının boş olduğunu,sürekli olarak kendi özelişlerini nöbetçi memurlara yaptırmak isteyen birisi olduğunu, sürekli olarakmemurlara olumsuz sözler söylediğini, küfür ettiğini ancak memurlarınduymazdangeldiğini, o gün yatağını yakmadan önce memurların kendisine gelip ilaç verdiklerini,onun öncesinde de memurlara küfür ettiğiniduyduğunu, dışarıya çıkınca size... Yapacağım göstereceğim şeklinde tehditlersavurduğunu, yanlarında sigara ve çakmak bulunduğunu, tahminince yatağınıçakmakla yaktığını düşündüğünü, daha önce de yatak yakma olayı olduğunuduyduğunu çünkü kendisinin o tarihte B-11 nolu odadakaldığını...
Ğ- Olay tarihinde C BloktaBulunan Mahkumlardan Tanık [İ.B.nin] SEGBİS ile alınanbeyanında, ... C blok sol müşahede odalarından birinden duman çıktığınıgördüğünü, kendisinin aynayı koridordan dışarıya doğru tuttuğunda [E.K.nın] koğuşundan dışarıyadoğru ateşli alevin çıktığını gördüğünü, zaten kendisinin kaldığı koğuşuyla [E.K.nın] koğuşununbitişik olduğunu,bununüzerine yangın var diye bağırdığını ancak gardiyanların gelmediğini, bununüzerine kendisinin ve üstlerinde bulunan teras katındaki mahkumların hepbirlikte maltanın bulunduğu yere doğru camlara pilattıklarını, bunun üzerine gardiyanlar maltadabulunan masadan bulundukları yere doğru hızlı bir şekilde merdivenlerdençıktıklarını ayak seslerinden geldiklerini duyduğunu, gardiyanların masasınınbulunduğu yerden yangının çıktığı yere gelmek en fazla 2 dakika sürdüğünü, tamolarak gardiyanların pilleri camlara atmalarından itibaren kaç dakikaiçerisinde geldiklerini hatırlamadığını, bu kamera kaydında belli olduğunu,...önce [E.K.nın] odasının kapısını açmaya çalıştıklarını ancakdemirleri çok kızgın olunca kapıyı açamadıklarını,
I-Olay tarihinde C BloktaBulunan Mahkumlardan Tanık [M.Ş.nin] SEGBİS ile alınan beyanında;
...olayın olduğu gün kendisinin C blok 2.Koridor M-2-5 sol müşahede kısmında bulunduğunu, sabah sayımından sonragardiyanların ilaçları olan mahkumların ilaçlarını dağıttıklarını, daha sonra [E.K.] ismini şuanda hatırlamadığı bir gardiyan ile kendivücudunda daha önceden meydana getirdiği kesiklerin pansumanı konusundatartıştıklarını, ... [E.nin] bulunduğu müşahede odasının yan odasında kaldığını, [E.K.nın] yatağını vediğer eşyaları koğuşun ortasına topladığını, kendisinin bunu ayna ileparmaklıklar arasında baktığında gördüğünü, kendisine ne yapıyorsun biradersakın delilik yapma dediğini, [E.K.nın] kendisine sen karışma dediğini, daha sonra müşahedeodasından duman kokusu ve ateş alevi çıkmaya başladığını, kendisinin hemenyangın var diye gardiyanları çağırdığını, bunun üzerine gardiyanlar maltada bulunan masadan bulundukları yere doğruhızlı bir şekilde merdivenlerden çıktıklarını ayakseslerinden geldiklerini duyduğunu, gardiyanların masasının bulunduğu yerdenyangının çıktığı yere gelme[sinin]en fazla 2 dakika sürdüğünü, 2-3 dakika içerisinde gardiyanların hemen gelipyangına müdahale ettiklerini, ...ayrıca kantinden mahkumlar sigara ve çakmaksiparişi verdiğinde parasıyla alabildiğini, [E.K.nın] sigara içtiğini, kantinden bildiği kadarıyla dasigara ve çakmak siparişiyoluyla almış olduğunuayrıca cezaevinde çakmak yasak olmadığı için herkeste olduğunu ve müşahedeodalarında bulunan kişilerde de çakmak sigara bulunduğunu, buna yönelikherhangi bir yasaklayıcı yönetmelik hükmünün de olmadığını ayrıca [E.K.] da çakmak olmasa bile yan müşahede odalarından yadaüst teras koğuşundan rahatlıkla temin edilebildiğini...
J-Olay tarihinde C BloktaBulunan Mahkumlardan Tanık [A.A.nın] alınanbeyanında
... müşahede odalarının ön tarafı parmaklıkolduğu için odalar arasında çakmak, sigara vb.transferlerin mahkumların yapabildiğini ayrıcaçakmak da sigara da kantinden sipariş verildiğinde alınabildiğini, [E.K.] da çakmak olduğunu kendisinin bizzat görmediğiniancak sigara içen bir insan olduğunu ayrıca bir defasında [E.K.nın] kendisindensigara istediğini, kendisine sigarayı odalararası transfer yaparak gönderdiğini... "
20. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli olarak ifadelerialınan ceza infaz kurumu personelinin ifadelerinden önem arz edenlerin ilgilikısımları ise şöyledir:
"A-Şüpheli [K.B.nin] 28/04/2016 tarihinde alınan ifadesinde, Muğla E Tipi Kapalı İnfaz Kurumunda 2010 tarihinden beri İnfaz KorumaPersoneli olarak çalıştığını, olayın olduğu gün olan 07/01/2013 tarihinde saat08:00 de vardiye değişimi yaparak arkadaşı [S.K.] ile birlikte C Blok sağ müşahede görevlisi olarakgöreve başladıklarını, sabah sayımını 08:00-08:15 arasında yaptıktan sonramahkemelere ve savcılığa mevcutlu olarak gidecek kişilerin hazırlıklarınıyaptıkları sırada ara koridor olan müşahede odaların bulunduğu yerden yangınvar diye bağırtılar duymaları üzerine bağırtıların olduğu ve yangının olduğuyere koşarak gittiklerini, sol müşahede odasının giriş kısmında bulanan yangınsöndürme hortumuyla yangına müdahale ettiklerini, ... şahsın daha önceden kendiyatağını bir defa yaktığını duyduğunu ancak kendisine söz konusu dönemdeherhangi bir zarar vermediğini, şahsın birçok defa kurum revirine Muğla DevletHastanesine, İzmir'e hastahaneye gönderildiğiniduyduğunu, şahsın psikolojik rahatsızlığı olup olmadığınıvebuna ilişkin bir heyet raporu olup olmadığını da bilmediğini, şahsın defalarcakoğuşunu değiştirmek için talepte bulunduğunu ve koğuşu ile odalarınındefalarca değiştiğini bildiğni, kendisi müşahade odasında kalmak istediğine ilişkin olarak dadilekçeler verdiğini, kurumun da bunu uygun gördüğünü, yangın olayı çıktığındada kendisinin müşahede odasında kaldığını, müşahede odasının diğer koğuşlardanve odalardan daha güvenlikli bir yer olduğunu ayrıca şahsın sürekli sorunyaratması, odayı değiştirmek istemesi, hastahaneyegitmek istemesi, koğuş arkadaşlarıyla anlaşamaması ve hatta cezaevinde bulunankardeşi ile bile anlaşamamasından dolayı cezaevi idaresi tarafından şahsın dahagüvenlikli bir yere alınması konusunda karar alıp almadığını bilmediğini,müşahede odasında kaldığından dolayı daha dikkatli ve daha özenli kontroledildiğini ayrıca odayı yandan gören ve tüm koridoru gören kamera bulunmaktaolduğunu, cezaevinde psikolojik ve ruhsal sorunları ile kendine zararverebilecek durumda olan mahkumlar için özel bir odanın bulunmadığını, şahsınkalacağı yer konusunda kendi tercihlerinin olduğu durumlarda cezaevi idaresinindeğerlendirip olumlu karar verdiğini bildiğini, hatta bu konuya ilişkin olarakda bir kaç defa odasını ve koğuşunu değiştirdiğini ve bir kaç defada müşahedeodasında kaldığını bildiğini, Cezaevinde kantinde çakmak serbestçe alınıpsatılabildiğini, yönetmelikte veya mevzuatta herhangi bir engelin olmadığını,kişi sigara içtiğinden dolayı kantinesipariş fişigönderdiğinde çakmak veya diğer satılan eşyaları satın alabildiğini, müşahade odasının üst tarafında mahkumların kaldığı teraskısmının olduğunu, çakmak kendisinde olmasa bile sigara içtiğinden dolayı ordaki arkadaşları rahatça çakmağı parmaklıkların arasındankendisine gönderebildiklerini, olayın olduğu dönemde cezaevinde bulunanyataklar bakanlığın yönetmelikler gereğince aldığı yataklardan olduğu ve yanmazyatak olmadığını bildiğini, cezaevinde söz konusu tarihte bütün koğuşlarda vehücre ve müşahade odası da dahil olmak üzere hepsindebu yataklardan bulunduğunu,...
D- Şüpheli [M.Y.nin]03/05/2016 tarihli alınan ifadesinde, Muğla E Tipi Kapalı İnfaz Kurumunda 1986 tarihinden beri İnfaz KorumaBaşmemuru olarak çalıştığını, olayın olduğu gün olan07/01/2013 tarihinde saat 08:00 devardiye değişimiyaparak göreve başladığını, o gün cezaevinin giriş kapısının A blok kısmındainfaz koruma başmemuru odasında sorumlu başmemur olduğundan dolayı hem mahkumların hemde infaz koruma memurlarının yazışma, organizasyon işiniyapmak için bulunduğunu, sabah sayımını 08:00-08:15 arasında yaptıktan sonramahkemelere ve savcılığa mevcutlu olarak gidecek kişilerin hazırlıklarınıyaptığını, odada bulunduğu sırada müşahade odasındayangın çıktığını telefon ile bildirmeleri üzerine koşarak olayın olduğu yeregittiğini, yangının çıktığı yer ile kendisinin bulunduğu yer arasındakimesafenin yaklaşık 50-60 metre mesafe olduğunu, kısa sürede olayın olduğu yeregittiğini, yangının çıktığı odadaki mahkumu battaniye sarmış merdievene doğru getirdiklerini, şahsı hemen reviregötürdüklerini,... şahsın daha önceden kendi yatağını bir defa yaktığınıduyduğunu ancak kendisine söz konusu dönemde herhangi bir zarar vermediğini, buolaya ilişkin olarak da soruşturma yapıldığını ve hakkında kamu davasıaçıldığını öğrendiğini, şahsın birçok defa kurum revirine, Muğla DevletHastanesine, İzmir'e hastahaneye gönderildiğiniduyduğunu, şahsın psikolojik rahatsızlığı olup olmadığını bilmediğini ve bunailişkin bir heyet raporu olup olmadığını da bilmediğini ...maktul [E.K.nın] müşahedeodasında kalmakta olduğunu, müşahede odası diğer koğuşlardan ve odalardan dahagüvenlikli bir yer olduğunu, ...müşahede odasında kaldığından dolayı dahadikkatli ve daha özenli kontrol edildiğini, ayrıca odayı yandan gören ve tümkoridoru gören kamera bulunduğunu, ...şahsın bir kaç defa şahsın müşahedeodasında kaldığını bildiğini, şahsın kalacağı yer konusunda kendi tercihlerininolduğu durumlarda cezaevi idaresinin değerlendirip olumlu karar verdiğinibildiğini, ...cezaevinde kantinde çakmak serbestçe alınıp satılabildiğini,Yönetmelikteveya mevzuatta herhangi bir engel olmadığını ayrıca cezaevi idaresinin bilgisidahilinde kantinde çakmağın satıldığına dair2013 yılı kantin icman sayım örneğinin bir örneğini dosyaya ibraz ettiğini,bunda da çakmağın serbestçe alınıp satıldığının belli olduğunu, kişi sigaraiçtiğinden dolayı kantinesipariş fişi gönderdiğindeçakmak veya diğer satılan eşyaları satın alınabildiğini, müşahede odasının üsttarafında mahkumların kaldığı teras kısmının olduğunu, çakmağın kendisindeolmasa bile sigara içtiğinden dolayı ordakiarkadaşları rahatça çakmağı parmaklıkların arasından kendisinegönderebildiklerini ayrıca idarenin bu şahsa kantinde çakmak satılıpsatılmayacağına dair bir karar alıp almadığını bilmediğini...
G- Şüpheli [S.K.nın]05/05/2016 tarihli alınan ifadesinde Muğla E Tipi Kapalı İnfaz Kurumunda 11/07/2012 tarihinden 16/09/2016tarihine kadar Kapalı Ceza İnfaz Koruma personeliolarakçalıştığını, olayın olduğu gün olan 07/01/2013 tarihinde saat 08:00 devardiye değişimi yaparak göreve başladığını, o güncezaevinin C Bloksol müşahede ve teras nöbetçisiolarak görevli olduğunu, sayım yaptığı sırada da hükümlü [E.K.nın] odasını dadiğer odaları kontrol ettiği gibi kontrol ettiklerini ve herhangi bir olumsuzdurumunun olmadığını, sadecekoğuşa geçmek istediğinedair dilekçesinin olduğu, bütün mahkumlara ait dilekçeleri toplayıp maltada bulunan masaya işlemleri yapmak üzere koyduğu ve08:20 sularında görevli sağlık görevlisinin getirdiği ilaçları sol müşahede Cblok şebeke sorumlusu olan [U.M.]ile birlikte ilaçları dağıttıklarını, hükümlü [E.K.nın] da ilacı olduğunu ve ona da ilacını verdiklerini, osırada herhangi bir istekte bulunmadığını, koridorda bulunan masada dilekçelerionayladıkları sırada müşahede odasında yangın çıktığını bağırarak bildirmeleriüzerine koşarak olayın olduğu yere gittiğini, [E.K.nın] kaldığı odanın ortasında eşyaları biriktirmiş veateşe verildiğini,... kendisinin dehemen müşahedeodasını açtığını, [E.K.yı] dışarı çıkardıklarını... şahsın daha önceden kendiyatağını bir defa yaktığını duyduğunu ancak kendisine söz konusu dönemdeherhangi bir zarar vermediğini, bu olaya ilişkin olarak da soruşturmayapıldığını ve hakkında kamu davası açıldığını öğrendiğini, şahsın birçok defakurum revirine Muğla Devlet Hastanesine, İzmir'e hastahaneyegönderildiğini duyduğunu, şahsın psikolojik rahatsızlığı olup olmadığınıbilmediğini ve buna ilişkin bir heyet raporu olup olmadığını da bilmediğini,...yangın olayı çıktığında da maktul [E.K.nın] müşahede odasında kalmakta olduğunu, müşahede odasıdiğer koğuşlardan ve odalardan daha güvenlikli bir yer olduğunu, ön tarafıtamamen parmaklı demir açık, arka tarafında da havalandırma camı bulunduğunuayrıca şahsın sürekli sorun yaratması, odayı değiştirmek istemesi, hastahaneye gitmek istemesi, koğuş arkadaşlarıylaanlaşamaması ve hatta cezaevinde bulunan kardeşi ile bile anlaşamamasındandolayı cezaevi idaresi tarafından şahsın daha güvenlikli bir yere alınmasıkonusunda karar alıp almadığını bilmediğini, müşahede odasında kaldığındandolayı daha dikkatli ve daha özenli kontrol edildiğini, ayrıca odayı yandangören ve tüm koridoru gören kamera bulunduğunu, cezaevinde psikolojik ve ruhsalsorunları ile kendine zarar verebilecek durumda olan mahkumlar için özel biroda bulunmadığını ancak müşahade odası denilen tekkişilik odalardabu şahıslar muhafaza edildiğini,şahsın bir kaç defa şahsın müşahede odasındakaldığını bildiğini, şahsın kalacağı yer konusunda kendi tercihlerinin olduğudurumlarda cezaevi idaresinin değerlendirip olumlu karar verdiğini bildiğini,hatta bu konuya ilişkin olarak da bir kaç defa odasını ve koğuşunu değiştiğinive bir kaç defada müşahede odasında kaldığını bildiğini, cezaevinde kantindeçakmak serbestçe alınıp satılabildiğini,Yönetmelikteveya mevzuatta herhangi bir engel olmadığını, kişinin sigara içmesinden dolayı kantinesipariş fişi gönderdiğinde çakmak veya diğer satılaneşyaları satın alınabildiğini, müşahede odasının üst tarafında mahkumlarınkaldığı teras kısmının olduğunu, çakmağın kendisinde olmasa bile sigaraiçtiğinden dolayı ordaki arkadaşları rahatça çakmağıparmaklıkların arasından kendisine gönderebildiklerini ayrıca idarenin bu şahsakantinde çakmak satılıp satılmayacağına dair bir karar alıp almadığınıbilmediğini, olayın olduğu dönemde cezaevinde bulunan yataklar bakanlığınyönetmelikler gereğince aldığı yataklardan olduğu ve yanmaz yatak olmadığınıbildiğini, Cezaevinde söz konusu tarihte bütün koğuşlarda ve hücre ve müşahede odasıda dahil olmak üzere hepsinde bu yataklardanbulunduğunu...
H-Şüpheli [V.G.nin]05/05/2016 tarihinde segbis aracılığıyla alınanifadesinde Muğla E Tipi Kapalıİnfaz Kurumunda 21/09/2010 tarihinden 16/07/2014 tarihine kadar sorumlu 1.Müdür olarak çalıştığını, olayın olduğu gün olan 07/01/2013 tarihinde saat08:00 degöreve başladığını, kendi odasında oturduğusırada iç maltadan yangın var diye seslergeldiğini... cezası bittikten sonra müşahede odasından şahıs çıkmakistemediğini, buna ilişkin şahsın dilekçe verdiğini, idare olarak heyet halindemüşahede odasında kalmasını uygun gördüklerini, buna ilişkin olarak kararaldıklarını ve yangın çıktığında da şahıs müşahede odasında bulunduğunu, şahsınmüşahede odasında kaldığından dolayı daha dikkatli ve daha özenli kontroledildiğini ayrıca şahsın sık sık kontrol edilmesi ve takibinin yapılmasıkonusunda cezaevi personelini uyardıklarını ayrıca müşahede odalarını yandangören ve tüm koridoru gören kamera bulunduğunu,... cezaevinde kantinde çakmakserbestçe alınıp satılabildiğini, kişi sigara içtiğinden dolayı kantinesipariş fişi gönderdiğinde çakmak veya diğer satılaneşyaları satın alınabildiği, müşahade odasının üsttarafında teras denilen koğuşlardan veşahsın kaldığımüşahede odasının alt tarafında da başkakoğuşlar olupmahkumların kaldığını, çakmak kendisinde olmasa bile sigara içtiğinden dolayıoradaki arkadaşları rahatça çakmağı parmaklıkların arasından kendisinegönderebildiklerini ayrıca idarenin bu şahsa kantinde çakmak satılıpsatılmayacağına dair bir karar almadıklarını ancak müşahede odasında kalanmahkumlara çakmağın idarece verilmediğini fakat verilse dahi yönetmelikte vemevzuatta buna engel bir durum olmadığını, fakat müşahede odalarının üst tarafındabulunan teras koğuşunda ve müşahede odalarının alt tarafından bulunankoğuşlarda birden fazla kişi kalabilmekte ve bunlara çakmak istekleri olmasıhalinde kantinden alınabildiğini ve bu şahısların alt katlarında bulanan koğuşaçakmağı parmaklıklar arasından iletebildiklerini...
I- Şüpheli [S.A.nın] Segbis ilealınan ifadesinde, Muğla E Tipi Kapalı İnfaz Kurumunda 08/02/2010 tarihinden 09/07/2015tarihine kadar sorumlu 2. Müdür olarak çalıştığını,... cezaevi idaresitarafından şahsın daha güvenlikli bir yere alınması konusunda herhangi birkarar alıp almadıklarını hatırlamadığını, şahsın yanlış hatırlamıyorsam almışolduğu disiplin cezasından dolayı müşahede odasına alındığını, cezası bittiktensonra müşahede odasından şahıs çıkmak istemediğini, buna ilişkin şahsın dilekçeverdiğini, idare olarak heyet halinde müşahede odasında kalmasını uygungördüklerini, buna ilişkin olarak karar aldıklarını ve yangın çıktığında daşahıs müşahede odasında bulunduğunu, şahsın müşahede odasında kaldığındandolayı daha dikkatli ve daha özenli kontrol edildiğini ayrıca müşahedeodalarını yandan gören ve tüm koridoru gören kamera bulunduğunu,... cezaevindekantinde çakmak serbestçe alınıp satılabildiğini, kişi sigara içtiğinden dolayıkantinesipariş fişi gönderdiğinde çakmak veya diğersatılan eşyaları satın alınabildiğini, müşahadeodasının üst tarafında teras denilen koğuşlardan veşahsınkaldığı müşahede odasının alt tarafında da başkakoğuşlarolup mahkumlar kaldığını, çakmak kendisinde olmasa bile sigara içtiğindendolayı ordaki arkadaşları rahatça çakmağıparmaklıkların arasından kendisine gönderebildiklerini ayrıca idarenin bu şahsakantinde çakmak satılıp satılmayacağına dair bir karar almadıklarını ancakmüşahede odasında kalan mahkumlara çakmağı kendilerine idarece verilmediğinifakat verilse dahi yönetmelikte ve mevzuatta buna engel bir durum olmadığınıfakat müşahede odalarının üst tarafında bulunan teras koğuşunda ve müşahedeodalarının alt tarafından bulunan koğuşlarda birden fazla kişi kaldığını vebunlara çakmak istekleri olması halinde kantinden alınabildiğini ve bu şahıslaralt katlarında bulanan koğuşa çakmağı parmaklıklar arasındaniletebildiklerini..."
21. Neticede Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15/6/2016tarihinde on ceza infaz kurumu personeli hakkında görevi kötüye kullanma vetaksirle ölüme neden olma suçlarından kovuşturma yapılmasına yer olmadığınakarar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısımları şöyledir:
"...
2- CumhuriyetBaşsavcılığımıza ait 2015/5850 soruşturma numaralı dosyada bulunan deliller: 21/08/2015 tarihli Anayasa Mahkemesinin 2013/6979 sayılı KararBildirimi, 18/09/2015 tarihli Müştekiler Vekili Av. [A.K.nın] Kurum yetkilive görevlileri hakkında soruşturma başlatılmasını ve cezalandırılmalarıistemiyle yargılamalarının sağlanması için talep istemi, 05/10/2015 tarihli ...tevzi edilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığımızın soruşturma bürosunagönderildiği, 06/10/2015 tarih 2015/5850 soruşturma sayılı yazı ile MuğlaCumhuriyet Başsavcılığının 2013/290 soruşturma sayılı dosyanın onaylı suretininistendiği,
12/01/2016 tarihinde Muğla E Tipi Kapalı Cezaİnfaz KurumuMüdürlüğününün 2016/1024 sayılı yazıcevabında, 1 adet hükümlünün kaldığı odaların listesi, 6 adet oda koğuşayerleştirme idare gözlem kararı, 6 adet hükümlüye ait oda değiştirme talepdilekçesi, 24 adet hastane teslim tesellüm belgesi, 7 adet olay tutanağı, 7adet disiplin cezası verme kararı, 1 adet Muğla Cumhuriyet BaşsavcılığıSoruşturma Bürosu görüntü kayıtları tutanağı, 1 adet hükümlü [E.K.nın] savcılıkizniyle ablası [Ü.İ.] ve BabasıMehmet Kaya [başvurucu] ileyaptığı kapalı görüş telefon kayıtlarına ait tutalantutanak, 1 adet hükümlüye ait sağlık dosyası, 16/02/2016 tarihinde İzmir Bozkaya Eğitim Araştırma Hastanesine, Katip ÇelebiÜniversitesi hastanesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversite hastanesine Maktul [E.K.ya] ait tedavievraklarının onaylı suretinin istendiği,16/002/2016 tarihinde İzmir Kapalı Cezaİnfaz Kurumuna [E.K.nın] mevcut sağlık dosyası ile tıbbi evraklarının onaylıbir suretinin istendiği, 18/02/2016 tarihinde İzmir Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda[E.K.ya]ait, 2 adet ölüm belgesi, 9 sayfa epikriz raporu, 2 adet hasta yatış formu, 1adet hasta sevk formu ve 1 adet ölü muayene tutanağının gönderildiği,28/03/2016 tarih, 47104536/154/489 sayı ile İzmirKatipÇelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinden 1 adet mütalaa veekleri, 28/03/2016 tarihinde Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim veAraştırma Hastanesinden 52777206/476-3134 sayılı yazı cevabıyla 15 Adet Epikrizraporu(20 syf), 1 adet CD, 3 adet Adli PsikiyatrikRaporu Örneği, 2 adet Genel Adli Muayene Raporu Örneği, 1 adet Hasta dosyasınıngönderildiği, 28/03/2016 tarihinde İzmir BozyakaEğitim ve Araştırma Hastanesi 15345988-003 sayılı yazıcevabında1 Adet bilgi yazısı ve 37 adet tedavi evrak fotokopilerinin gönderildiği,29/03/2016 tarihinde Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na yangının meydanageldiği tarihte görevli bulunan cezaevi personellerinin açık kimlikbilgilerinin bildirilmesi istendiği, 01/04/2016 tarihindeMuğlaETipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan 2016/314 sayılıyazısında yangının meydana geldiği tarihte kurumda görevli idareciler, vardiyapersoneli ve gündüz personellerini gösterir listelerin gönderildiği, 27/04/2016tarihinde Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda olayın olduğu gün tutulantutanak altında ismi geçenlerin açık kimlik ve adres bilgilerinin istenmesiüzerine gönderildiği, 28/04/2016 tarihinde şüpheli [G.U., L.K., K.B.nin] ifadelerininalındığı, 03/05/2016 tarihinde şüpheli [O.Y. ve M.Y.nin] ifadelerinin alındığı, [M.Y.nin] yangınınçıktığı oda ile ilgili müşahede odalarını ilişkin şuankidurumu gösterir fotoğrafları sunduğu ve katinde çakmağın satıldığına dair 2013yılı kantın icmal sayım örneğinin dosyaya sunduğu, 04/05/2016 tarihinde şüpheli[E.Y.nin]ifadesinin alındığı, 05/05/2016 tarihinde [S.K.nın] ifadesinin alındığı ve yine aynı tarihte segbis aracılığı ile [S.A. ve V.G.nin] ifadesininalındığı, 06/05/20146 tarihinde Cezaevinde psikolog olarak görevli [C.T.ve G.A.nın]ifadesinin alındığı, maktulün psikologla görüşme tutanakları, intihara teşebbüsedenlerin listesi ve düşünce tutanakları, 06/05/2016 tarihinde Segbis aracılığıyla [E.Ç.nin] ifadesinin alındığı, 06/05/2016 tarihinde Tanık [U.M.nin] beyanınınalındığı ve maktule ait aile nüfus kayıt örneği, Muğla CumhuriyetBaşsavcılığının 2012/4393 soruşturma ve 2012/912 iddianame numaralı maktul [E.K.] hakkında görevli memurlara hakaret, tehdit veyaralamaya teşebbüs suçlarından hakkında kamu davası açıldığına dair iddianame örneği,Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/4609soruşturma ve 2012/731 iddianame numaralı maktul [E.K.] hakkındakamu malına zararverme vegörevli memurlara hakaret suçlarındanhakkında kamu davası açıldığına dair iddianame örneği ile tüm dosya kapsamı.
...
07/01/2013 tarihinde Muğla E Tipi Kapalı İnfazKurumunda hükümlü bulunan [E.K.nın] kalmakta olduğu C Blok solmüşahedeodasında yatağı ve diğer eşyaları koğuşun ortasına koyup yakması sonucu yatağınalev alarak yanmaya başlaması sonucu çıkan yangın olayı ile ilgili olarakgörevli bulunan ceza infaz kurumu görevlilerinin yangına kısa sürede müdahaleedip yangını söndürerek, hükümlü [E.K.yı] önce kurum revirine oradan 112 acille Muğla SıtkıKoçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma hastanesinekaldırıldığıve oradan daşahsın sevk edildiği İzmir BozyakaEğitim ve AraştırmaHastanesinde19/01/2013 günütedavisi devam ederken öldüğünün anlaşıldığı ve Cumhuriyet Başsavcılığımızcaolayın hemen akabinde çok kısa sürede yangına görevlilerce müdahale edilipkontrol altına alındığı, [E.K.nın] dışarı çıkarıldığı, elinde bulunan ve emanetin2013/60 sırasında kayıtlı ve kriminal raporuna göresilah kapsamında olmayan tığ niteliğindeki aletin elinden alındığı, dinlenentüm tanıkbeyanları, kardeşi [Er.K.nın] 2013/287soruşturma sırasında kayıtlı beyanı, 15/01/2013 tarihli tutanak içeriği dikkatealındığında, olayda görevli kurum personellerinin ihmal yada gecikmesinin sözkonusu olmadığı, herhangi bir kötü muamele bulgusunun bulunmadığı, ölümolayının İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığının 24/04/2013 tarih ve 2013/560/140sayılı raporuna göre yanık ve komplikasyon olarak gelişen akut pnömoni sonucu meydana geldiğinden dolayı Kurum yetkililerihakkında görevi ihmal ve kötü muamele iddiaları nedeniyle iddiadan başka delilbulunmadığından ayrı ayrı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğigörülmüştür.
...
...Yukarıda açık dökümü yapılan deliller iletanık anlatımları, şüphelilerin savunmaları, ...hastane tedavi evrakları,maktulün disiplin cezaları aldığına ilişkin mahkeme kararları, maktulünkoğuşlarını kendi isteğiyle ve idari nedenlerle değiştirdiğine dair kararlar,dilekçe örnekleri, E Tipi Kapalı İnfaz Kurumunun cevabı yazısı ile tüm dosyakapsamı birlikte değerlendirildiğinde; maktul [E.K.nın] ...cezaeviidaresi ile sorun yaşayan bir kişilikte olduğu ancak tüm tedavi evraklarıincelendiğinde bu konuda hastaneler tarafından verilmiş veya cezaevinde görevlipsikologlar tarafından düzenlenmiş ruh sağlığının ve psikolojisinin bozukolduğuna dair bir raporun bulunmadığı, hastaneye muayaneve tedavi için başvurularında da psikolojik sorunlardan 1-2 defa ilaçyazıldığı, bu konuda psikolojik rahatsızlığı olduğundan ve ruh sağlığının bozukolduğuna dair bir teşhisin ve heyet raporunun bulunmadığı, maktulün cezaeviidaresine bazı isteklerini kabul ettirmek için sürekli cezaevi görevlilerletartışıp cezaevi idaresi ve görevli personele karşı geldiği ve bu konudakendisi hakkında birden fazla davalar açıldığı ve ayrıca yine bu konulardandolayı 7 defa disiplin cezası aldığı, bu aldığı disiplin cezalarından 10 günlükhücre cezasını çekmek üzere 18/12/2012 tarihinde C Blok sol müşahede odasındacezasını infaz ettikten sonra 28/12/2012 tarihinde koğuşuna alınmayaçalışıldığı sırada şahsın 1 hafta daha müşahede odasındakalmakistediğine dair cezaevi idaresine dilekçe verdiği ve bu talebinin uygungörülerek 1 hafta daha aynı müşahede odasında kaldığı ...maktulün cezaeviidaresine ve personeline kızarak nereden temin ettiği belli olmayan (kendisi tarafınadan kantine sipariş verilmek suretiyle veyamüşahede odasının üst tarafında bulunan terastaki koğuşlardan veya yantaraflarında bulunan müşahede odalarındaki tutuklu ve hükümlülerden temin etmeksuretiyle veya benzeri bir yolla) çakmakla müşahede odasında bulunan yatak ilekendi elbiselerini odanın ortasına yığarak çakmakla yatağı ve eşyaları yaktığıve bağırma sesleri üzerine görevli olan cezaevi personellerinden birinin(08:38:04 itibariyle mevcut görüntülerden Erkan Kaya'nın bulunduğu bölüm önündekızıllık olduğu, 08:39:00'a kadar geçen sürede (56 saniye) kızıllığın devamettiği) 08:39:17 itibariyle elinde yangın hortumunu çekerek gelip görüntüyegirdiği ve beraberinde diğer memurların da görüntüye girdiği ve devam edensüreçte, 08:39:52 itibariyle kızıllığın kaybolduğu (ve bu saat itibariyleyangının söndürüldüğü değerlendirilmektedir) ve bu haliyle görevli cezaevipersonellerinin saat 08:39:17 de koğuştan dışarıya doğru alevi çıkan yangını08:39:52 de yangına çok kısa bir sürede müdahale ederek söndürdükleri ve dahasonra şahsın koğuştan alınıp revire alındığı ve oradan da Muğla Sıtkı KoçmanÜniversitesi Hastanesine oradan da İzmir Bozyaka EğitimAraştırma Hastanesine sevk edildiği ve 19/01/2012 tarihinde tedavi gördüğüesnada öldüğü, ...[E.K.nın] Ceza İnfaz Kurumunda kaldığı süre içerisinde yapılandoktor muayenelerinde ileri derecede bir psikolojik rahatsızlığı olduğukonusunda teşhis konulmadığı, hükümlü hakkında uzman doktorlar tarafındangözetim altında tutulmasına ilişkin bir karar bulunmadığı, hükümlü hakkındagözetim altında tutulmasına dair bir karar olmamasından ve ileri derece birpsikolojik rahatsızlığı olduğuna dair doktor raporu bulunmamasından dolayıhükümlünün günlük hayat akışının kısıtlanmadığı, ...hükümlü tek kişilikmüşahede odalarında barındırıldığında asgari ihtiyaçlarını karşılayacak kadarmalzeme ve kıyafetleri verildiği ve Muğla E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundapsikolojik ve ruhsal sorunları ile kendine zarar verebilecek durumda olanmahkumlar için özel donanımlı (Yumuşak Malzemeli oda) bölümlerin bulunmadığıancak Müşahede ismini verdikleri sağ ve sol müşahadekısımlarında toplam 23 tane önü açık oda alanlarının olduğu, Ceza İnfazKurumunda kalan, psikolojik ve ruhsal sorunları olan, kendine ve başkalarınazarar verme eğilimleri bulunan, uyum sorunu yaşayan Hükümlü/Tutuklular C BlokMüşahede odalarında barındırıldığı ve maktulün cezaevinde bulunduğu müşahedeodalarının söz konusu yangının çıktığı tarihte kurumda en güvenlikli vekorunaklı tek kişilik odalar olduğu ve yangının çıktığı tarihteki kamerakayıtlarında görüntülerin bir bütün halinde CD'ye aktardığı ancak zamankayıtlarının saat itibariyle atlaması kameraların harekete duyarlı kameralarolmasından kaynaklandığı, ...somut olayda görevli olan şüphelilerin yangınakısa sürede müdahale ederek yangını söndürdükleri ayrıca olayda kullanılançakmağın mevzuat gereğince cezaevinde rahatça kantinden sipariş verilerek satınalınabileceği, sipariş verilerek alınmazsa bile C blok sol müşahede odalarınınüst tarafında bulunan terastaki koğuşlardan veya yan taraftaki müşahedeodalarından diğer tutuklu ve hükümlülerden temin edilebileceği ayrıca çakmağınmevzuatça yasaklanan ve cezaevinde bulundurulması yasak olan eşyalardanolmadığı, maktulün dosya kapsamında psikolojik ve ruhsal bir bozukluğununolduğunun tespit edilemediği ve olay tarihinde maktulün reşit olduğu, kendiözgür iradesi ile cezaevi idaresine taleplerini kabul ettirmek amaçlı yatağınıyaktığı ve bunun sonucunda yatağın alev alması sonucu yaralanıp daha sonrahastanede vefat ettiği ve bu haliyle görevli bulunan cezaevevipersoneli olan şüphelilerin mevzuatta belirtilen yükümlülükleri yerinegetirerek yangına kısa sürede müdahalede bulundukları, mevzuata aykırı bireylemlerinin bulunmadığı ve ayrıca şahsın ölümünde gerekli dikkat ve özengöstermediklerine veya ölüm olayına tesir edebilecek ceza hukuku anlamında birkusurlarının bulunduğuna dair herhangi bir delil elde edilemediği ve böyleceşüphelilerin üzerlerine atılı bulunan suçların yasal unsurlarınıngerçekleşmediği yukarıda dökümü yapılan delillerden anlaşılmakla;
Şüpheliler hakkında üzerine atılı bulunan suçlardansuçun yasal unsurları oluşmadığından dolayı KAMUADINA KOVUŞTURMA YAPILMASINA YER OLMADIĞINA..."
22. Karara karşı yapılan itiraz Muğla 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin4/10/2016 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:
"...
...müştekilerin şikayeti üzerine MuğlaCumhuriyet Başsavcılığı tanık olarak dinlenen hükümlü ve tarafından yapılansoruşturma sırasında beyanına başvurulan görevli ve hükümlülerin beyanları,toplanan tıbbi belgeler ceza infaz kurumu ile ilgili yasa ve yönetmelikler, maktülün ceza evi dosyasındaki belge ve bilgiler ve maktulile ilgili tıbbi kayıt ve belgeler, şüpheli savunmaları, maktul [E.K.nın] cezaevindekiönceki yatak yakma girişimi, cezaevi görevlileri ve diğer mahkumlarla yaşadığısorunlar ve buna bağlı yerdeğişiklikleri, [E.K.nın] olay öncesisağlık durumu ile uzun süreli hürriyeti bağlayıcı ceza Hükümlüsü olmasınedeniyle cezaevinde kaldığı bölümün olay anında müşahadeodası olduğu, Muğla E Tipi kapalı ceza İnfaz Kurumundamüşahadeodasınındiğer birimlere göre daha güvenli olduğu,çakmağın cezaevi kantininde rahatlıkla satıldığı, sigara içen diğermahkumlardan da bi şekilde temin edilebildiği, olayanı itibari ile yanmaz yatağın bulumadığı ve müşahade odasında tek başına kalmakta olan hükümlünün birşekilde temin ettiği çakmak yardımı ile Yatağı tutuşturarak yangını çıkardığıve yangının söndürülmesini takiben İzmir'de tedavi gördüğü hastahanedehayatını kaybettiği, başta ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkındakikanun olmak üzere Ceza İnfaz Kurumundaki işleyişi düzenleyen yasa veyönetmelikler ile çoğunluğu kamu görevlisi olan şüphelilerin görev vesorumluluklarının düzenleyen mevzuat bağlamında şüphelilerin etkin yada ihmalsuretiyle işledikleri bir suç ile müşahade odasındaçıkardığı yangın sonucu hayatını kaybeden uzun süreli hürriyeti bağlayıcı cezahükümlüsü [E.K.nın] hayatını kaybetmesi sonucu arasında bir nedensellikbağı kurulamadığından, şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını gerektirecekyoğunlukta şüpheye dair delil elde edilememekle, soruşturma sonunda MuğlaCumhuriyet Başsavcılığının 15/06/2016 tarih ve 2015/5850 soruşturma ve2016/1754 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kovuşturmaya yerolmadığına dair karara yönelik müştekiler vekilinin itirazının reddine kararvermek gerekmiştir..."
23.Ret kararı başvuruculara 25/10/2015 tarihinde tebliğ edilmişolup başvurucular 24/11/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
24.30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un "Kararlar" kenar başlıklı 50. maddesinin (1) ve(2) numaralı fıkraları şöyledir:
“(1)Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya daedilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarınınortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelikdenetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez.
(2)Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali vesonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgilimahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayanhâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde davaaçılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
B. Uluslararası Hukuk
25. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi’nin (Sözleşme) 2. ve 3. maddelerinin ihlal edildiği iddiasının ilerisürüldüğü başvurularda kendisinin oldukça ihtiyatlı davranması gerektiğinibelirtmektedir. AİHM, olayın fail ya da faillerinin cezai sorumluluğu iledevletlerin Sözleşme uyarınca yükümlü olduğu sorumluluğun farklı olduğunu ifadeetmektedir. AİHM, bu bağlamda kendi yetkisinin devletlerin Sözleşmekapsamındaki sorumluluğunun belirlenmesiyle sınırlı olduğunu vurgulamaktadır. AİHM'e göre Sözleşme kapsamındaki sorumluluk, uluslararasıhukukun ilgili kuralları ve ilkeleri dikkate alınarak Sözleşme'nin amacıışığında yorumlanması gereken kendi hükümlerine dayanmaktadır. AİHM'e göre devletlerin Sözleşme kapsamındaki sorumluluğu,ulusal mahkemelerin takdir yetkisine sahip olduğu bireysel ceza sorumluluğunailişkin iç hukuk sorunlarıyla karıştırılmamalıdır. AİHM birçok kararında cezahukuku anlamında suçluluk ya da masumiyet konusunda kararlar vermenin kendiyetki alanına girmediğini ifade etmiştir (Giuliani ve Gaggio/İtalya [BD], B. No: 23458/02,24/3/2011, § 182).
26. Diğer yandan AİHM, HasanUzun/Türkiye (B. No: 10755/13, 30/4/2013) kararında AnayasaMahkemesine bireysel başvuru yolunun AİHM'ebaşvurmadan önce tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu olduğu sonucuna varırkenAnayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığını da dikkate almıştır. Bu bağlamdaAİHM, Anayasa'nın 153. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan ve AnayasaMahkemesi kararlarının devletin tüm organları ile gerçek ve tüzel kişileribağlayacağını ifade eden hükme atıf yapmış; Anayasa Mahkemesinin bireyselbaşvuruya ilişkin kararlarına uyulmasına ilişkin bir sorun yaşanmayacağınıdeğerlendirmiştir (Hasan Uzun, §66).
V. İNCELEME VE GEREKÇE
27. Mahkemenin 18/7/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları ve Bakanlık Görüşü
28. Başvurucular, Anayasa Mahkemesi tarafından yaşam hakkınınihlal edildiğine karar verildiği hâlde bu kararın gereği olarak olaydasorumluluğu bulunan ceza infaz kurumu personeli hakkında kamu davasıaçılmaması, yeniden yapılan soruşturmada bilirkişi raporu temin edilmeden,tanık ve şüphelilerin beyanları arasındaki çelişkiler giderilmedensoruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlandırılması nedeniyleAnayasa Mahkemesinin ihlal kararının uygulanmadığını ve etkili başvuru hakkınınihlal edildiğini ileri sürmektedir.
29. Bakanlık görüşünde; başvurucuların olayda yaşam hakkınınpozitif yükümlülüklerinin ihlal edildiği iddiasının önceki kararda AnayasaMahkemesi tarafından incelenmesi sonucu verilen ihlal kararı üzerine yenidensoruşturma açıldığı, gerekli deliller toplandıktan sonra ceza infaz kurumupersonelinin ceza hukuku anlamında bir kusurlarının bulunduğuna dair herhangibir delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmasızlıkkararı verildiği hususlarının yapılacak değerlendirmede dikkate alınmasıgerektiği ifade edilmiştir.
B. Değerlendirme
30. Anayasa’nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı”kenar başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Herkes,yaşama... hakkına sahiptir."
31. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların iddialarının özünü AnayasaMahkemesinin ihlal kararına rağmen etkili soruşturma yürütülmediğini vedolayısıyla Anayasa Mahkemesinin ihlal kararının uygulanmadığı hususuoluşturduğundan başvurunun Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınanyaşam hakkının usul boyutu kapsamında incelenmesi gerektiğideğerlendirilmiştir.
32. Öte yandan yaşam hakkının doğal niteliği gereği, yaşamınıkaybeden kişi açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayınedeniyle ölen kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:2012/752, 17/9/2013, § 41). Başvuru konusu olayda müteveffa, başvurucularınoğludur. Bu nedenle başvuruda, başvuru ehliyeti açısından bir eksiklikbulunmamaktadır.
33. Bununla birlikte başvurunun diğer kabul edilebilirlikkriterleri yönünden de incelenmesi gerekir.
1. Genel İlkeler
34. Devlet, yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüneilişkin usul boyutu kapsamında doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularınınbelirlenmesini ve gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmîbir soruşturma yürütmek durumundadır (SerpilKerimoğlu ve diğerleri, § 54).
35. Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan haklarkapsamında yürütülen ceza soruşturmalarının amacı, yaşam hakkını koruyanmevzuat hükümlerinin etkili bir şekilde uygulanmasını ve sorumluların ölümolayına ilişkin hesap vermelerini sağlamaktır. Bu bir sonuç yükümlülüğü değiluygun araçların kullanılması yükümlülüğüdür. Diğer yandan burada yer verilendeğerlendirmeler, hiçbir şekilde Anayasa’nın 17. maddesinin başvurucularaüçüncü tarafları adli bir suç nedeniyle yargılatma ya da cezalandırma hakkıverdiği tüm yargılamaları mahkûmiyetle ya da belirli bir ceza kararıylasonuçlandırma ödevi yüklediği anlamına gelmemektedir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 56).
36. Anayasa Mahkemesinin birçok kararında da ifade edildiğiüzere temel hak ve özgürlüklere müdahale söz konusu olmadıkça hukukkurallarının uygulanması ve yorumlanması ile delillerin takdiri vedeğerlendirilmesi derece mahkemelerine aittir (AhmetSağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42; Sabahat Beğik ve diğerleri[GK], B. No: 2014/3738, 21/12/2017, § 23). Ancak temel hak ve özgürlükleremüdahalenin söz konusu olduğu durumlarda derece mahkemelerinin takdir vedeğerlendirmelerinin Anayasa'daki güvencelere etkisini nihai olarak değerlendirecekmerci Anayasa Mahkemesidir.
37. Anayasa Mahkemesinin MehmetDoğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal sonucunavarıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususundagenel ilkeler belirlenmiştir.
38.Mehmet Doğankararında özetle uygun giderim yolunun tespit edilebilmesi için öncelikleihlalin kaynağının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre ihlalinmahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin(2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlalive sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararınbir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir (Mehmet Doğan, §§ 57, 58).
39. Anayasa Mahkemesinin tespit edilen ihlalin giderilmesiamacıyla yeniden yargılama yapılmasına hükmettiği hâllerde ilgili usulkanunlarında düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarakyargılamanın yenilenmesi sebebinin varlığının kabulü ve önceki kararınkaldırılması hususlarında derece mahkemesinin herhangi bir takdir yetkisibulunmamaktadır. Zira ihlal kararı verilen hâllerde yargılamanın yenilenmesiningerekliliği hususundaki takdir derece mahkemelerine değil ihlalin varlığınıtespit eden Anayasa Mahkemesine bırakılmıştır. Derece mahkemesi AnayasaMahkemesinin ihlal kararında belirttiği doğrultuda ihlalin sonuçlarını gidermeküzere gereken işlemleri yapmakla yükümlüdür (MehmetDoğan, § 59).
40. Bu bağlamda derece mahkemesinin öncelikle yapması gerekenşey, bir temel hak veya özgürlüğü ihlal ettiği veya idari makamlar tarafındanbir temel hak veya özgürlüğe yönelik olarak gerçekleştirilen ihlaligideremediği tespit edilen önceki kararını kaldırmaktır. Derece mahkemesi,kararın kaldırılmasından sonraki aşamada ise Anayasa Mahkemesi kararında tespitedilen ihlalin sonuçlarını gidermek için gereken işlemleri yapar. Bu çerçevedeihlal, yargılama sırasında gerçekleştirilen usule ilişkin bir işlemden veyayerine getirilmeyen yöntemsel bir eksiklikten kaynaklanıyorsa söz konusu usuleilişkin işlemin hak ihlaline yol açmayacak şekilde yeniden (veya daha önce hiçyapılmamışsa ilk defa) yapılması icap etmektedir (Mehmet Doğan, § 60).
41. Diğer yandan ifade etmek gerekir ki yaşam hakkına ilişkiniddialarla ilgili olarak derece mahkemelerinde dava görüldüğü zaman ceza hukukusorumluluğunun Anayasa ve uluslararası hukuk sorumluluğundan ayrı tutulmasıgerekir. Anayasa Mahkemesinin yetkisi, Anayasa’da güvence altına alınmış temelhak ve özgürlüklerinden Sözleşme ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğuprotokoller kapsamında bulunanlarla sınırlıdır (Cezmi Demir ve diğerleri,B.No: 2013/293, 17/7/2014, § 96).
42. Anayasa Mahkemesi, görevi olmadığından değerlendirmelerindebelirtilen hususlarda araştırma yapılması hâlinde başvuruya konu davanın nasılsonuçlanacağı ile ilgilenmemektedir. Anayasa Mahkemesinin görevi, soruşturmamakamlarının Anayasa'nın 17. maddesi ile öngörülen derinlikli ve özenliinceleme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini ya da ne ölçüde getirdiğinibelirlemekten ibarettir (İpek Deniz vediğerleri, B. No: 2013/1595, 21/4/2016, § 169).
2. İlkelerin Olaya Uygulanması
43. Yukarıdaki ilkeler ışığında somut başvuru incelendiğindeAnayasa Mahkemesinin etkili soruşturma yükümlülüğünün ihlal edildiğine dairkararının gereği olduğu üzere kararın Cumhuriyet Başsavcılığına ulaşmasıakabinde olayla ilgili yeniden soruşturma açılmıştır (bkz. § 14).
44. Soruşturma kapsamında, Anayasa Mahkemesi tarafındansoruşturmayı etkisiz kılan eksiklikler olarak belirlenen E.K.nınolay öncesi sağlık durumunun tespit edilmemesi ve kendisine uygulanan tedavisürecinin incelenmemesi, şahsa uygulanan tedavi yöntemi ve yeri ile şahsın cezainfaz kurumunda kalacağı bölümün ne şekilde belirlendiğinin tespit edilmemesihususlarının tamamlanması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından cezainfaz kurumundan ve ilgili sağlık kuruluşların gerekli bilgi ve belgelerin talepedildiği anlaşılmıştır (bkz. § 16).
45. Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili yürütülen ilksoruşturma kapsamında elde edilen delillerin yanı sıra başvurucuların yakınınıntedavi sürecine yönelik belgeleri, ceza infaz kurumundan temin edilen, E.K.hakkında verilen idari gözlem ve disiplin cezası kararlarını, olay anınailişkin kamera kayıtlarını, şüpheli ve tanık olarak dinlenen ceza infaz kurumupersoneli ve diğer mahkûmların ifadelerini, ceza infaz kurumunda görev yapanpsikologların beyanlarını, E.K.nın daha öncegerçekleştirdiği yatak yakma eylemine dair tutanakları inceleyerek olaydasorumluluğu bulunabilecek kişileri tespit etmiş ve bu şahısların olayda birkusuru bulunmadığı kanaatine vararak kovuşturmaya yer olmadığına kararvermiştir (bkz. § 21).
46. Öncelikle belirtmek gerekirse bu kararda ve karara karşıyapılan itirazın incelenmesi neticesinde verilen kararda başvurucularıniddialarının ve Anayasa Mahkemesi tarafından eksiklik olarak değerlendirilenhususların karşılanmış olduğu görülmüştür. Bu bakımdan ihlal kararınınbaşvurucuların etkili katılım sağlayamadıkları yönündeki tespitinin (bkz. § 13)gereğinin yerine getirildiği değerlendirilmiştir.
47. Öte yandan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından E.K.nın sağlık durumunu, şahsın ceza infaz kurumundaki müşahade odasında neden tutulduğunu ve yangını çıkarmaktakullandığı çakmağı nereden temin ettiğini ortaya net biçimde koyabilmekamacıyla bu hususlara yönelik olaraktanık veşüphelilerin ifadelerinin ayrıntılı biçimde alındığı ve verilen kovuşturmayayer olmadığına dair kararda da başvurucunun yakınlarının olay öncesi sağlıkdurumuna, E.K.nın ceza infaz kurumundaki müşahade odasında neden tutulduğuna ve yangını çıkarmaktakullandığı çakmağı nereden temin ettiğine ilişkin tespitlerde bulunulduğugörülmüştür.
48. Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucuların yakını hakkındapsikolojik rahatsızlığı bulunduğu ve bundan dolayı gözetim altında tutulmasıgerektiğine dair bir doktor raporu bulunmaması nedeniyle E.K.nınceza infaz kurumundaki günlük hayatının kısıtlanmadığını, şahsın olay anındakalmakta olduğu müşahade odasının ceza infazkurumundaki en güvenlikli odalardan olduğunu, ceza infaz kurumu görevlileritarafından yangına kısa sürede müdahale edilerek E.K.nınivedilikle hastaneye sevkinin sağlandığını, olayda kullanılan çakmağın mevzuatgereğince yasak olmadığını ve kantinden sipariş verilmesi hâlinde tümmahkûmlarca satın alınabileceğini, satın alınmasa bile müşahadeodalarının yanında kalan diğer tutuklu/hükümlülerden temin edilebileceğinitemel gerekçe olarak göstererek ceza infaz kurumu personelinin olayda kusurubulunduğuna dair bir delil bulunmadığını değerlendirmiştir (bkz. § 21).
49. Bu noktada, her ne kadar olayda kullanılan çakmak kantindenserbestçe satın alınabilen bir malzeme olsa da, E.K.nınbenzer şekilde daha önce de yatak yakma eyleminde bulunduğu gözetilerek şahsınbu özel durumu nedeniyle ceza infaz kurumu idaresi tarafındanE.K.ninşahsına özgü olarak bu kişiye çakmak satılmaması konusunda özel bir yasakgetirilmemesi (bkz. § 20, S.A. ve V.G.nin ifadeleri)bir eksiklik olarak değerlendirilse de çakmağın tek temin usulünün kantindensatın alma olmadığı, çakmağın sigara kullanan E.K. tarafından diğermahkûmlardan da temin edilebileceği ve olayda kullanılan çakmağın E.K.tarafından kantinden satın alındığına dair bir veri bulunmadığınadeğinilmelidir.
50. Bu açıdan yaşam hakkı bakımından devletin yükümlülüklerininyerine getirilmemesi nedeniyle sorumluluğun tespit edilmesi ile kişilerinolaydaki şahsi ceza sorumluluğunun farklı hususlar olduğu ilkesinin (bkz. §§25, 41) yeniden altı çizilerek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülensoruşturmayla mümkün olabildiği ölçüde olayın gerçekleşme şartlarının açığakavuşturulduğu söylenmelidir. Somut olayda, soruşturma makamlarının olayıaydınlatma isteğinden şüphe duyulmasını gerektirecek bir duruma darastlanmamıştır.
51. Dolayısıyla somut olayda, Anayasa Mahkemesininbaşvurucuların yakını hakkındaki kararda tespit ettiği ihlalin gereğininsoruşturma makamları tarafından yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Bu sebeplebaşvurucuların Anayasa Mahkemesinin ihlal kararının yerine getirilmediğiiddialarının açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varılmıştır.
52. Açıklanan gerekçelerle yaşam hakkının ihlal edildiğineilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksunolması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA18/7/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.