TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
BARAN PERİŞAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2016/1747)
Karar Tarihi: 17/4/2019
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Recep KÖMÜRCÜ
Celal Mümtaz AKINCI
Rıdvan GÜLEÇ
Recai AKYEL
Raportör
:
Ömer MENCİK
Başvurucu
:
Baran PERİŞAN
Vekili
:
Av. Farah Diba KARTAL
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru; tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişihürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın makul süreyi aşması ve yargılamaaşamasında delil toplanması taleplerinin kabul edilmemesi nedenleriyle de adilyargılama hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 18/1/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UlusalYargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
6. Başvurucu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülenbir soruşturma kapsamında Diyarbakır 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2/8/2012 tarihlikararı ile kasten adam öldürme suçundan tutuklanmıştır.
7. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 10/12/2012 tarihliiddianamesi ile kasten adam öldürme ve 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı AteşliSilahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarınıişlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesindebaşvurucu hakkında kamu davası açılmıştır.
8. Dava, Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme)E.2012/547 sayılı dosyası üzerinden yürütülürken başvurucu tutukludur.
9. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi 25/6/2013 tarihli kararıile başvurucunun kasten adam öldürme suçundan müebbet hapis cezası ve 6136sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 1 yıl hapis ve 600 TL adli para cezası ilecezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme hükümle birlikte başvurucununtutukluluk hâlinin devamına da hükmetmiştir.
10. Başvurucunun temyizi üzerine ilk derece mahkemesi kararı,Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 11/3/2015 tarihli ilamıyla bozulmuştur.
11. Bozma sonrası davanın Diyarbakır 1. Ağır Ceza MahkemesininE.2015/46 sırasına kaydı yapılmış ve 17/4/2015 tarihli Tensip Tutanağı ilebaşvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir.
12. Mahkeme 22/12/2015 tarihli duruşmada başvurucunun tutuklulukdurumunu da değerlendirmiş ve "Sanığınüzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, tutukluluktageçirdiği süre öngörülen cezanın üst sınırı ve tüm dosya kapsamı dikkatealındığında sanık hakkında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somutdelillerin bulunduğu, isnat edilen suçlamanın CMK'nun[Ceza Muhakemesi Kanunu'nun] 100maddesindeki katalog suçlardan olması, adli kontrol tedbirlerinin yetersizkalacağı..." gerekçesiyle başvurucunun tutukluluk hâlinindevamına karar vermiştir.
13. Başvurucu 28/12/2015 tarihinde bu karara itiraz etmiş, Diyarbakır2. Ağır Ceza Mahkemesince 8/1/2016 tarihinde itirazın kesin olarak reddinekarar verilmiştir.
14. Başvurucu, anılan kararı 14/1/2016 tarihinde öğrendiğinibildirmiştir.
15. Başvurucu 18/1/2016 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
16. Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda Diyarbakır 1. AğırCeza Mahkemesi 10/11/2016 tarihli kararı ile başvurucunun kasten adam öldürmesuçundan müebbet hapis cezası ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 1 yılhapis ve 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.Mahkeme, hükümle birlikte başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına dahükmetmiştir.
17. Başvurucu, hakkında verilen 10/11/2016 tarihli mahkûmiyetkararını temyiz etmiştir. Anılan karar, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 19/11/2018tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
18. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısımları şöyledir:
"Suç soruşturması veya kovuşturmasısırasında;
...
d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâldemakul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkındahüküm verilmeyen,
...
k) Yakalama veya tutuklama işlemine karşıKanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan,
Kişiler, maddî ve manevî her türlüzararlarını, Devletten isteyebilirler."
19. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminatisteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)numaralı fıkrası şöyledir:
"Karar veya hükümlerin kesinleştiğininilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâldekarar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminatisteminde bulunulabilir."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
20. Mahkemenin 17/4/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Kişi Hürriyeti veGüvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
21.Başvurucu, tutukluluğunun makul süreyi aştığını veyargılamanın tutuklu devam ettirilmesine rağmen Mahkemenin yargılamanınyürütülmesi noktasında gerekli özeni göstermediğini belirterek kişi hürriyetive güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
22. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesişöyledir:
"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanunyollarının tüketilmiş olması şarttır."
23. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarınıntamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."
24. Anılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre bireysel başvuruyoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarınıntüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tümorganlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortayaçıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bunedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine ilişkin iddialarınöncelikle hukuk sisteminde mevcut idari merciler ve/veya derece mahkemeleriönünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından değerlendirilmesi ve bir çözümekavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,26/3/2013, §§ 16, 17).
25. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azamisüreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurularbakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemesincemahkûmiyet hükmü verilmiş ise hüküm kesinleşmemiş olsa da 5271 sayılı Kanun'un141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesi gerekenetkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Ahmet Kubilay Tezcan, B. No: 2014/3473, 25/1/2018, §§ 24-27;Ekrem Atıcı, B. No: 2014/15609,8/3/2018, §§ 27-30).
26. Bireysel başvuruda bulunduktan sonra 10/11/2016 tarihindemahkûmiyetine karar verilen başvurucunun tutukluluğunun makul süreyi aştığınailişkin iddiası, 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında açılacak davadaincelenebilir. Bu madde kapsamında açılacak dava sonucuna göre başvurucununtutukluluğunun makul süreyi aştığının tespiti hâlinde görevli mahkemecebaşvurucu lehine tazminata da hükmedilebilecektir. Buna göre 5271 sayılıKanun'un 141. maddesinde belirtilen dava yolu, başvurucunun durumuna uygun,telafi kabiliyetini haiz, etkili bir hukuk yoludur ve bu olağan başvuru yolutüketilmeden yapılan bireysel başvurunun incelenmesi bireysel başvurunun ikincillik niteliği ile bağdaşmamaktadır.
27. Açıklanan gerekçelerle tutukluluğun makul süreyi aştığıiddiasının yargısal başvuru yolları tüketilmeden bireysel başvuru konusuyapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Adil YargılanmaHakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
a. Başvurucunun İddiaları
28. Başvurucu, makul süre içinde yargılama ilkesine aykırıdavranıldığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
b. Değerlendirme
29. Bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmekiçin olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir. Temel hak veözgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının anayasal ödevi olup bu ödevinihmal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari veyargısal makamların görevidir. Bu nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlaledildiğine ilişkin iddiaların öncelikle hukuk sisteminde mevcut idari mercilerve/veya derece mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafındandeğerlendirilmesi ve bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve CennetYeşilyurt, §§ 16, 17).
30. 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış BazıBaşvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a eklenen geçici 2.maddeye göre Anayasa Mahkemesine yapılan ve münhasıran bu maddenin yürürlüğegirdiği 31/7/2018 tarihi itibarıyla Anayasa Mahkemesinde derdest olan yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiasıylailgili bireysel başvuruların Komisyontarafından incelenerek karara bağlanması öngörülmüştür.
31. Anayasa Mahkemesi Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018) kararında;yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya da yargı kararlarının geçveya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği iddiasıyla 31/7/2018tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara ilişkin olarak TazminatKomisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin yolu ulaşılabilir olma,başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesinin bulunup bulunmadığıyönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini tartışmıştır (Ferat Yüksel, § 26).
32. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuruyolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlamasınedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarınamakul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminatödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafiolanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlamaimkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçelerdoğrultusunda Anayasa Mahkemesi ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlaliddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesiolduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılanbaşvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincilniteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarınıntüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).
33. Mevcut başvuruda, söz konusu karardan ayrılmayı gerektirenbir durum bulunmamaktadır.
34. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Adil YargılanmaHakkının İhlal Edildiğine İlişkin Diğer İddialar
a. Başvurucunun İddiaları
35. Başvurucu; tanık R.B.nin okumayazma bilmediğinin kollukça alınan beyanında anlaşılmasına rağmen Cumhuriyetsavcısı huzurunda alınan beyanında imzasına yer verildiğini, bu durumun hayatınolağan akışına göre mümkün olmadığını ve bir çelişki oluşturduğunu ancak buçelişkinin Mahkemece iyi tetkik edilmediğini, bir diğer tanık olan D.T.nin de okuma yazma bilmediğini ve Cumhuriyet savcısıhuzurunda somut olay açısından herhangi bir beyanda bulunmadığını ifadeettiğini, bunun üzerine Cumhuriyet Savcılığınca alınan ve D.T.ye ait olduğuiddia edilen beyandaki imzanın incelenmesini talep ettiğini fakat bu talebinhukuka aykırı bir şeklide reddedildiğini belirterek adil yargılanma hakkınınihlal edildiğini ileri sürmüştür.
b. Değerlendirme
36. Anayasa Mahkemesine başvuru konusu olaylarla ilgilidelilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki iddialarını kanıtlamak vedayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal edildiğine dair açıklamalardabulunarak hukuki iddialarını ortaya koymak başvurucuya düşer. Başvurucunun kamugücünün işlem, eylem ya da ihmali nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hakve özgürlük ile dayanılan Anayasa hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılandeliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların nelerolduğunu başvuru dilekçesinde belirtmesi şarttır. Başvuru dilekçesinde, kamugücünün ihlale neden olduğu iddia edilen işlem, eylem ya da ihmaline dairolayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındakihak ve özgürlüklerden hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkingerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (VeliÖzdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).
37. Başvuruya konu ihlal iddiasıyla ilgili deliller sunarakolaya ilişkin iddialarını ve hangi Anayasa hükmünün ihlal edildiğine ilişkinaçıklamalarda bulunmak suretiyle hukuki iddialarını kanıtlama yükümlülüğübaşvurucuya ait olmasına rağmen başvurucu, yukarıda belirtilen iddiaları soyutşekilde ileri sürmüş; bu iki tanığın beyanlarının yargılama açısından ne gibibir önem taşıdığını açıklama yoluna gitmediği gibi imza incelenmesi talebininhangi sebeplerle karşılanmadığına dair Anayasa Mahkemesine bir bilgi ya dabelge de sunmamıştır. Ayrıca başvurucunun bu tanıkların beyanlarına ilişkinherhangi bir belgeyi de başvuru dosyasına sunmadığı görülmektedir. Yani başvuruformu ve eklerinde anılan ihlal iddialarına yönelik olarak iddianın konusunubelirtir şekilde somut bilgi, belge ve kanıt bulunmamaktadır. Bu itibarlabaşvuruya konu ihlal iddialarıyla ilgili deliller sunarak olaya ilişkiniddialarını kanıtlamak ve hangi Anayasa hükmünün ihlal edildiğine ilişkinaçıklamalarda bulunmak suretiyle hukuki iddialarını ortaya koymak yükümlülüğübaşvurucuya ait olmasına rağmen başvurucu bu yükümlülüğü yerine getirmemiştir.
38. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun adil yargılanma hakkınınihlal edildiğine ilişkin bu başlık altındaki iddialarını temellendirmemişolduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
A. 1. Tutukluluğun makul süreyi aşmasından dolayı kişi hürriyetive güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın başvuru yollarının tüketilmemişolması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
3. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin diğeriddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA17/4/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.