TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
BARAN TURSUN ULUSLARARASI, DÜNYA ÖLÇEĞİNDE SİLAHSIZLANMA, YAŞAM HAKKI, ÖZGÜRLÜK, DEMOKRASİ, BARIŞ VE DAYANIŞMA VAKFI (BARANSAV) VE KESKİN KALEM YAYINCILIK VE TİCARET A. Ş. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/18581)
Karar Tarihi: 26/9/2019
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Burhan ÜSTÜN
Kadir ÖZKAYA
Selahaddin MENTEŞ
Raportör Yrd.
:
Derya ATAKUL
Başvurucular
:
1. Baran Tursun Uluslararası, Dünya Ölçeğinde Silahsızlanma, Yaşam Hakkı, Özgürlük, Demokrasi, Barış ve Dayanışma Vakfı (BARANSAV)
2. Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.Ş.
Vekilleri
:
Av. Sevgi KALAN GÜVERCİN
Av. Ali Deniz CEYLAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, sosyal medya hesabına yönelik erişimin tamamıylaengellenmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün; internet haber portalındayer alan bir habere erişimin engellenmesi nedeniyle de basın özgürlüğünün ihlaledildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 4/12/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyandabulunmuşlardır.
8. Konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2015/18581 ile2015/18873 numaralı bireysel başvuru dosyalarının birleştirilmelerine,incelemenin 2015/18581 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerindenyürütülmesine karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
A. Arka Plan Bilgisi
10. Türkçe adı Kürdistan İşçi Partisi olan PKK'nın silahlı birterör örgütü olduğu ulusal ve uluslararası makamlar tarafından kabul edilmiş tartışmasızbir olgudur. Anılan örgütün gerçekleştirdiği terörist şiddet; bölücü amaçlarıdolayısıyla anayasal düzene, millî güvenliğe, kamu düzenine, kişilerin can vemal emniyetine yönelik ağır tehdit oluşturmaktadır. Bu yönüyle ülkenin toprakbütünlüğünü hedef alan PKK kaynaklı terör, onlarca yıldır Türkiye'nin en hayatisorunu hâline gelmiştir (Gülser Yıldırım (2) [GK], B. No: 2016/40170,16/11/2017, §§ 7-18).
11. Bununla birlikte kamuoyunda demokratikaçılım süreci, çözüm sürecive Millî Birlik ve Kardeşlik Projesigibi farklı isimlerle ifade edilen süreçte 2012 yılının son döneminden itibarenPKK tarafından gerçekleştirilen terör saldırıları önemli ölçüde azalmıştır.Suriye'de son yıllarda yaşanan iç savaşın ise Türkiye'nin güvenliği üzerindeetkileri olmuş, PKK ve DAEŞ kaynaklı terör olayları yeniden artmayabaşlamıştır. Kamuoyunda 6-7 Ekim olaylarıve hendek olayları olarak bilinenterör eylemleri bunların başında gelmektedir (Gülser Yıldırım (2), §§ 21-30).
12. Türkiye 2015 yılı Haziran ayından itibaren yeniden yoğun birşekilde terör saldırılarına maruz kalmıştır. Bu kapsamda PKK tarafındanŞırnak'ın merkezi ile Cizre, Silopi ve İdil ilçelerinde, Hakkâri'nin Yüksekovailçesinde, Diyarbakır'ın Silvan, Sur ve Bağlar ilçelerinde, Mardin'in Dargeçit,Nusaybin ve Derik ilçelerinde, Muş'un Varto ilçesinde cadde ve sokaklarahendekler kazılıp barikatlar kurularak ve bu barikatlara bomba ve patlayıcılaryerleştirilerek teröristler tarafından bu yerleşim yerlerinin bir kısmında öz yönetim adı altında hâkimiyetsağlanmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda çok sayıda terörist, halkın bu yerleregiriş ve çıkışını engellemek istemiştir. Güvenlik güçleri, hendeklerinkapatılması ve barikatların kaldırılması suretiyle yaşamın normale dönmesinisağlamak amacıyla operasyonlar yapmış ve teröristlerle çatışmaya girmiştir.Uzun süre devam eden bu operasyon ve çatışmalar sırasında ikiyüzüaşkın sayıda güvenlik görevlisi hayatını kaybetmiş, tonlarca bomba ve patlayıcıimha edilmiştir (Gülser Yıldırım (2), §§ 28-30). Açık kaynaklaragöre yaşanan çatışmalarda 310 sivil hayatını kaybetmiş, operasyonlar sırasındabölgede asker, polis ve korucu olmak üzere 249 şehit verilirken 2.554 PKK’lıterörist etkisiz hâle getirilmiştir. Ayrıca olumsuz koşullar nedeniyle en az100 bin kişinin çatışma bölgesinden geçici veya kalıcı olarak göç etmek zorundakaldığı ifade edilmektedir (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. [GK],B. No: 2015/18936, 22/5/2019, § 12).
13. Resmî raporlara göre 3/10/2015 tarihinde Şırnak ilmerkezinde polisin terör örgütünce açılan hendekleri kapatmak için düzenlediğioperasyonda çıkan çatışmada polis ile çatışmaya giren H.L.B. öldürülmüş,cenazesi zırhlı bir polis aracına bağlanarak sürüklenmiştir.
14. Anılan olaya ait görüntülerin bazı sosyal medya platformlarındapaylaşılarak yayılması ile birlikte sosyal medyada paylaşılan yorumların yanısıra basın tarafından da konuyla ilgili çeşitli haberler yapılmıştır. Başvurukonusu erişimin engellenmesi kararına da konu paylaşım ve haberlerin bir kısmışöyledir:
i. Kullanıcıların video gönderebildikleri, izleyebildikleri vepaylaşabildikleri, video barındıran başlıca web sitesi Youtube'da konu ileilgili paylaşılan videoların başlıklarından bazıları şöyledir: "Turkish police barbarity, today a young kurdishactor [H.B.] get murdered by the turkishpolice; Şırnak'ta [H.L.B.nin] bedenine işkence eden polisler küfür içerir;Şırnak'ta ölüye işkence/yerde sürüklenen pkklınıngörüntüsü; PKK'lı teröristin cesedi, bombalı tuzak testi için zırhlı araçlasürüklendi; [H.B.yi] sürüklerken videoya almışlar, üstelik ana avratküfür ediyorlar.; PÖH - Cizre/Şırnak'ta bir teröristi böyle öldürdü!;Gebertilen hain yerlerde sürükleniyor; HDP'lininPKK'lı akrabası, askeri aracın arkasında sürükleniyor; Leş, 10. Yıl marşıeşliğinde sürükleniyor - Tengri Biz Menen; Türk barbarlığına kanıt: [H.B.nin] sürüklenmevideosu, [H.B.ye] yapılan Türkbarbarlığına rağmen hala bir Türke kardeş diyen Kürten açık tabiriyle imansızdır.; video of the Turkish cops draggingthe body of Kurdish youth they killedin Şırnak. Expose the barbarity.; Turk state terorism act; T.C.Senin ananı avradını s... ben türklerin kardeşideğilim. Asla kardeşleri olmam; İnsanlık sürükleniyor!; "
ii. Sosyal paylaşım sitesi Twitter'dayer alan bildirimlerden bazıları şöyledir: "PKK'dentek bir cümle bekliyorum: İntikam alınacaktır, onu yapanların leşleri bileolmayacaktır, bunu bekliyoruz PKK'den; [H.B.nin] ön otopsi raporu: 28 kurşun isabet etmiş ve işkenceyapılmış..; Montaj diyenler buyurun, [H.B.nin] elbet birgün hesabı sorulacakherkes paylaşsın! silinmeden +18; [H.B.] işte videosu montaj diyenlere bu halk bunun intikamını alır elbetunutmayacağız!!!; İnsanlığınızdan dahi utanmazsınız çünkü insan değilsiniz...IŞİD'çiler bunlar...; IŞİD'ikimin eğittiğini anladınız mı! IŞİD profesyonel işkence yöntemlerini TC'denöğrenmiş! #TeröristTurkey; İnsanlık utandı!"
iii. Ulusal ölçekte yayın yapan bazı gazeteler ile internethaber portallarında konu ile ilgili haberlerininbaşlıkları şöyledir: "Zırhlı aracınarkasında sürüklenen [H.B.ye] 28kurşun sıkılmış (Radikal gazetesi); Şırnak'ta cenazeye yapılan işkenceninvideosu da ortaya çıktı (Radikal gazetesi); [H.L.B.nin] görüntüleri ortaya çıktı (ilerihaber.org); İnsanlıksürünüyor (Cumhuriyet gazetesi); İşte [H.B.nin] polis aracına bağlanarak metrelerce sürüklendiği an(Cumhuriyet gazetesi); Başbakan Davutoğlu: olayla ilgili hukuki ve idarisoruşturma için gerekli talimatlar verilmiştir (T24 internet gazetesi); PKK'lıteröristin sürüklendiği anların görüntüsü ortaya çıktı! (www.gazete2023.com);"Cansız bedeni zırhlı aracın arkasında sürüklenen H.B.'ye28 kurşun sıkılmış" (www.birgun.net).
iv. Olay dış basında da yer almıştır. İnternet haber portallarında yer alan bazı haber başlıkları şöyledir: "Turkish Police drags deceasedbody (www.liveleak.com); Turkish Policedrag deceased body of [H.L.B.] through streets of Sirnak(www.revolution-news.com)."
15. Öte yandan yaşanan olaya yönelik İçişleri Bakanlığıtarafından soruşturma başlatılmış ve iki polis memuru görevden uzaklaştırılmıştır.
16. Hem olayların meydana geldiği dönemde başbakan olan AhmetDavutoğlu hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan söz konusu görüntülereilişkin olarak basına verdikleri demeçlerde, yapılan muamelenin yanlış olduğunuve kabul edilemeyeceğini, sorumluların cezalandırılmasıyla ilgili gerekenlerinyapılacağını belirtmişlerdir.
B. Somut Başvuruyaİlişkin Gelişmeler
17. Birinci başvurucu, yerleşim yeri olan İzmir'in Karşıyakailçesinde Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescilile 2010 yılında tüzel kişilik kazanmıştır. Kuruluş senedinde başvurucu Vakfınamacı "Ülkemizde ve diğer ülkelerde;ırk, din ve coğrafya ayırımı yapılmadan, demokrasi, barış ve dayanışma kültürünügeliştirmek, şiddet sonucu yaşam hakları ihlal edilen veya ömür boyu sakatbırakılan tüm insanlara ve ailelerine hukuksal, rehabilitasyon ve adaptasyonhizmetlerinde bulunmak, vakfın amacı kapsamına giren birey ve kuruluşlarladayanışmayı sağlamaktır. Amacı kapsamında öğrencilere burs vermek"olarak belirtilmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğünün web sayfası üzerindenyapılan araştırmada başvurucu Vakfın faaliyetlerine devam ettiği tespitedilmiştir.
18. İkinci başvurucu, www.diken.com.trisimli internet haber portalının sahibidir.
19. Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğünün talebi ve(kapatılan) Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının (TİB) 6/10/2015 tarihliyazısı gereğince H.L.B.nin cenazesinin sürüklenmesiolayının görüntülerini paylaşan ve bu olaya yönelik haber yapan internet habersiteleri ile sosyal medya hesaplarına ait 111 içeriğe (URL) erişiminengellenmesine karar verilmiştir.
20. Erişimin engellenmesi kararı verilen URL adreslerinden biri www.diken.com.tr isimli haber sitesindeyayımlanan "Videosu da çıktı, [H.L.B.nin] cesedi metrelerce sürüklenmiş, cansız bedeneküfür edilmiş" başlıklı haberin yer aldığı adrestir. Erişiminengellenmesi kararı verilen adreslerden bir diğeri de birinci başvurucunun Twitter isimli sosyal paylaşım sitesinde yer alan @barantursunvakf adlı sosyal medya hesabıdır. Erişimiengellenen 111 adresten büyük bir kısmı URL (içerik) adresi iken birincibaşvurucunun hesabına erişim, H.L.B.nin cenazesininsürüklenmesi olayı ile ilgili yaptığı paylaşımlar ile sınırlı olarak değilbütünüyle engellenmiştir.
21. TİB 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet OrtamındaYapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen SuçlarlaMücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 8/A maddesinin (2) numaralı fıkrası gereğinceerişimin engellenmesi kararını 6/10/2015 tarihinde Gölbaşı Sulh CezaHâkimliğinin onayına sunmuştur. TİB tarafından Hâkimliğe sunulan dilekçeye,erişimin engellenmesi kararı verilen haber sitelerine ait 56 URL adresinin vesosyal medya platformu Twitter'da yer alan 55bildirimin ekran görüntüleri eklenerek "İnternetadreslerindeki terörü öven, şiddete ve suça teşvik eden kamu düzenini ve milligüvenliği tehdit eden içerikler ile yaşam hakkı ile kişilerin can ve malgüvenliğinin ihlaline sebebiyet vermesi" nedeniyleerişimlerinin engellenmesine karar verildiği belirtilmiştir.
22. Gölbaşı Sulh Ceza Hâkimliğince, TİB tarafından onaya sunulanerişimin engellenmesi kararı aynı gerekçeyle 6/10/2015 tarihinde onaylanmıştır.
23. Birinci başvurucunun onaylama kararına itirazı, Ankara 7.Sulh Ceza Hâkimliğince 23/10/2015 tarihinde reddedilmiştir. Ret kararıbaşvurucuya 4/11/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 4/12/2015tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
24. İkinci başvurucunun onaylama kararına itirazı, Ankara 2.Sulh Ceza Hâkimliğince 27/10/2015 tarihinde reddedilmiştir. Ret kararıbaşvurucuya 16/11/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 4/12/2015tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
25. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk kurallarının yer aldığıkarar için Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. (aynıkararda bkz. §§ 23-34) başvurusuna ilişkin karar.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
26. Mahkemenin 26/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucularınİddiaları ve Bakanlık Görüşü
27. Bireysel başvuru formunda birinci başvurucu;
i. 25/11/2007 tarihinde polisin durihtarına uymaması üzerine polis tabancasından çıkan kurşunla yaşamını yitirenBaran Tursun'un babası tarafından ve bu olay üzerine vakfın kurulduğunubelirtmiş, kuruluş amacının Baran Tursun'un ölümünden sorumlu polismemurlarının yargılanmasına ilişkin hukuki mücadeleyi sürdürmenin yanında polisşiddetine maruz kalan birey ve ailelerle dayanışmak olduğunu iddia etmiştir.
ii. Twitter isimli sosyal paylaşımsitesinde yer alan hesabında; kuruluş amacı çerçevesinde ülkedeki polisşiddetine ilişkin haber ve görüşleri paylaştığını, H.L.B.nincenazesinin sürüklenmesine ilişkin haberleri de bu kapsamda paylaştığını ifadeedilmiştir. Kamu yararı yüksek bir mesele olan güvenlik güçlerinin yasa dışıuygulamaları ile ilgili haber ve bilgileri paylaşmasından ötürü sosyal medyahesabına bütünüyle erişimin engellenmesinin orantısız bir müdahale oluşturduğunuve sansür niteliğinde olduğunu belirterek ifade özgürlüğünün ihlal edildiğiileri sürmüştür.
İkinci başvurucu;
i. Erişimi engellenen haberin, H.L.B.'ninŞırnak'ta öldürüldükten sonra zırhlı polis aracının arkasına iple bağlanaraksürüklenmesinin ardından yapılan otopside vücudunda onlarca kurşun izinerastlandığını anlatan resmî belgeye dayanan bir haber olduğunu belirtmiştir.Cenazenin sürüklenmesine yönelik videonun küfür içeren ifadeler barındırmasınedeniyle yayımlanmadığını, video görüntüleri ve güvenlik güçlerininkonuşmalarının aktarılarak haber yapıldığını ifade etmiştir.
ii. Başvuru konusu olayda kamu düzenini ve millî güvenliğitehdit eden bir unsurun haber yapılmasının söz konusu olmadığını, haberinyapılmasındaki amacın güvenlik güçlerinin yasa dışı uygulamalarını kamuyasunarak suç oluşturan bu tür uygulamaların tekrarlanmasının önlenmesi vesorumluların ortaya çıkarılması olduğunu ifade etmiştir. Kamu yararı yüksekböyle bir habere erişimin engellenmesi kararının hukuka aykırı ve sansürniteliğinde olduğunu belirterek basın özgürlüğünün ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
Başvurucular;
i. Aynı kararla 111 URL adresine erişimin engellendiğini, busayıdaki internet içeriğinin Kanun'da öngörülen sürelerde incelenip kararabağlanmasının mümkün olmadığını, nitekim gerek idarenin erişimin engellenmesikararında gerek Sulh Ceza Hâkimliklerinin onaylama ile onaylama kararınaitirazın reddi kararlarında internet içeriklerinin değerlendirildiğine ilişkinherhangi bir ibare olmadığını, kararların gerekçesiz olduğunu belirterekgerekçeli karar haklarının ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.
ii. TİB tarafından verilen erişimin engellenmesi kararınınkendilerine tebliğ edilmeksizin ve savunmaları alınmaksızın onaylanmasına kararverilmesi nedeniyle silahların eşitliği ilkesi ile çelişmeli yargılamahaklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
iii. Erişimin engellenmesi kararına itirazın üst mahkemede değilnumara olarak kendisini izleyen sulh ceza hâkimliğinde karara bağlanmasınınAnayasa'nın 36. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir.
28. Bakanlık görüşünde, erişimin engellenmesine karar verilenhaber içeriğin güvenlik güçleri ile girdiği çatışma sonrasında öldürülen terörörgütü üyesi H.L.B. ile ilgili olduğu belirtilmiştir. Bakanlık tarafından; H.L.B.nin ölümü sonrasında bazı internet sitelerinde H.L.B.nin cesedinin sürüklenmesine ilişkin olarak terörüöven, şiddete ve suça teşvik eden içerikler yayımlandığı, başvuruya konuiçeriğin de kamuyu aydınlatma niteliğinde değil terörü öven, şiddete ve suçateşvik eden, kamu düzenini ve millî güvenliği tehdit eden nitelikte olduğu,dolayısıyla erişimin engellenmesi tedbirinin zorunlu sosyal ihtiyaçtankaynaklandığı bildirilmiştir. Bakanlıkça, Sulh Ceza Hâkimliğinin kararınınbariz ve açık bir dengesizlik içermediği, ilgili ve yeterli gerekçeyi içerdiğisonucuna varılmıştır.
29. Bakanlığın görüşüne cevap dilekçesinde başvurucular bireyselbaşvuru dilekçelerindeki iddialarını tekrarlamışlardır.
B. Değerlendirme
30. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların Sulh Ceza Hâkimliklerininerişimin engellenmesi kararına itirazın bu yargı mercilerince kararabağlanmasının etkili bir itirazda bulunmayı imkânsız hâle getirdiği ile ilgilişikâyetlerine benzer şikâyetler Anayasa Mahkemesince daha önce birçok karardaincelenmiştir. Bu kararlarda sulh ceza hâkimliklerinin yapısal özellikleridikkate alınarak Anayasa Mahkemesince söz konusu iddiaların açıkça dayanaktanyoksun olduğu sonucuna varılmıştır (HikmetKopar ve diğerleri [GK], B.No: 2014/14061, 8/4/2015, §§ 101-115; MehmetBaransu (2), B. No: 2015/7231, §§ 64-78,94-97). Eldeki başvuruda Anayasa Mahkemesinin bu kararlarından ayrılmayıgerektirecek bir durum görülmediğinden başvurucuların diğer şikâyetlerineodaklanılacak ve başvurucuların iddiaları ifade ve basın özgürlüklerikapsamında incelenecektir.
31. Anayasa’nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti”kenar başlıklı 26. maddesi ve “Basınhürriyeti” kenar başlıklı 28. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
"(26) Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başkayollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Buhürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya davermek serbestliğini de kapsar...
Bu hürriyetlerin kullanılması, milli güvenlik,kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesive milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, ...amaçlarıyla sınırlanabilir…
Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasındauygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”
“(28) Basın hürdür, sansür edilemez…
Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerinisağlayacak tedbirleri alır.
Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır…”
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
32. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifadeve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. Müdahalenin Varlığı
33. Sosyal medya hesabına ve internet haber portalındayer alan bir habere erişimin engellenmesine karar verilmiştir. Söz konusumahkeme kararı ile birinci başvurucunun ifade özgürlüğüne, ikinci başvurucununifade ve basın özgürlüklerine yönelik bir müdahalede bulunulmuştur.
b. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
34. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesindebelirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 26. maddesininihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:
"Temel hak vehürriyetler, ... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerebağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratiktoplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
35. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanunlar tarafındanöngörülme, Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma vedemokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk koşullarını sağlayıpsağlamadığının belirlenmesi gerekir.
i. Kanunilik
36. İfade ve basın özgürlüklerine yönelik müdahalenin 5651sayılı Kanun'un 8/A maddesi kapsamında yapıldığı tespit edilmiştir.
ii. Meşru Amaç
37. Başvuruya konu sosyal medya hesabına ve internet haber portalında yer alan bir habere erişimin engellenmesineilişkin kararın millî güvenlik ve kamudüzeninin korunmasına yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşrubir amaç taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.
iii. Demokratik ToplumDüzeninin Gereklerine Uygunluk
(1) Genelİlkeler
38. Somut olaya uygulanan genel ilkelerin geniş anlatımı içinAnayasa Mahkemesinin Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. (aynıkararda bkz. §§ 47-75) kararına bakılabilir.
(2) 5651Sayılı Kanun'un 8/A Maddesine Dayanan Erişimin Engellenmesi Kararı HakkındaBazı Tespitler
39. Anayasa Mahkemesi, Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. kararında5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi ile getirilen içeriğin yayından çıkarılması veyayına erişimin engellenmesi kararlarına yönelik usulü ayrıntılı bir şekildeincelemiştir. Mahkemeye göre bu usul, kanun koyucunun internet ortamındaişlenen suçlarla mücadelenin daha etkin yapılabilmesi ihtiyacı nedeniyleöngördüğü özel ve hızlı sonuç alınabilecek bir koruma tedbiri kararıdır (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A. Ş., §63; Ali Kıdık,B. No: 2014/5552, 26/10/2017, § 55).
40. 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi kapsamındaki erişiminengellenmesi yolu ancak gecikmesinde sakınca bulunan, dolayısıyla ivediliklemüdahale etmeyi gerektirecek hâllerde işletilmesi gereken istisnai bir yoldur.Dolayısıyla başvuruya konu internet yayınına erişimin engellenmesi tedbirininalınmasının haklılığı, ancak bir görüşte haklılık veya "ilk bakışta (prima facia)haklılık olarak nitelendirilebilir. Yetkili makamlardan bu yolun gecikmesindesakınca bulunan hâllere özgü olarak kullanılması gereken istisnai bir yololduğu bilinciyle hareket ederek hassasiyetle karar vermeleri beklenir (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., §71; Ali Kıdık,§ 59).
41. Şiddeti öven, kişileri terör örgütünün yöntemlerinibenimsemeye, şiddet kullanmaya, nefrete, intikam almaya veya silahlı direnişetahrik ve teşvik eden yayınlar gibi internet ortamında demokratik toplumdüzenini tehlikeye atan yayınların daha ileri bir inceleme yapılmaya gerekolmaksızın ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde 5651 sayılı Kanun'un 8/Amaddesinde öngörülmüş olan istisnai usul işletilebilir (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., § 72). Böyledurumlarda ilk bakışta ihlal doktriniinternet ortamında yapılan yayınlara karşı kamusal menfaatlerin hızlı birşekilde korunması ihtiyacıyla ifade özgürlüğü arasında adil bir dengesağlayacaktır (Ali Kıdık,§§ 62, 63).
(3) 5651Sayılı Kanun'un 8/A Maddesi Kapsamında Erişimin Engellenmesine Karar VerilmesiBiçimindeki Müdahalelerde İdari ve Yargısal Makamlar Tarafından GözetilmesiGereken Hususlar
42. Anayasa Mahkemesi, Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. kararında;ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerineuygun kabul edilebilmesi için 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi kapsamındaverilen erişimin engellenmesi kararlarında idari ve yargısal makamlartarafından gözetilmesi gereken hususları açıkça ortaya koymuştur (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., §§73-75).
43. Erişimin engellenmesi kararı onayına sunulan sulh cezahâkimliğinin ve itiraz mercinin erişimin engellenmesikararının verilmesini talep eden ve/veya kararı veren idari makamlarla aynısonuca ulaşmaları ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya atıfla kararlarınayansıtmaları, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterlidir. Sulhceza mahkemesinin erişimin engellenmesine ilişkin idari kararlarıngerekçelerini tekrar ettiği veya atıfla yetindiği hâllerde Anayasa Mahkemesi,dayanılan idari kararların gerekçelerini denetleyecektir. İfade özgürlüğünegerekçesiz olarak veya Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterlerikarşılamayan bir gerekçe ile yapılan müdahaleler Anayasa'nın 26. maddesiniihlal edecektir (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., §73).
44. Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. (aynıkarada bkz. § 74) kararında, mevcut başvuruya benzer şikâyetlerde derece mahkemelerininve kamu gücünü kullanan diğer organların gerekçelerinin ilgili ve yeterlisayılabilmesi için kararlarda bulunması gereken ve benzer başvurularınkoşullarına göre değişebilecek unsurlar şu şekilde sıralanmıştır:
i. İnternet içeriğine erişimin engellenmesi kararı verilebilmesiiçin gecikmesinde sakınca bulunan bir durumun varlığı idari ve yargısalmakamlar tarafından ortaya konmalıdır.
ii. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerin yaşam hakkı ilekişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzenininkorunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunmasısebeplerinden bir veya birkaçına bağlı olarak ortaya çıkabileceği dikkatealındığında yayının içeriği ile bu sebepler arasındaki ilişkinin tam olarak gösterilmesigerekir.
iii. Böyle bir analizin yapılabilmesi için eğer söz konusuyayının terör örgütleriyle veya terör faaliyetlerinin meşru gösterilmesiyle birilişkisi varsa ifade özgürlüğü ile demokratik toplumun terör örgütlerininfaaliyetlerine karşı kendini korumaya ilişkin meşru hakkı arasında dengekurulmalıdır.
iv. Zikredilen dengelemenin yapılabilmesi için;
- Bütünüyle ele alındığında müdahaleye konu yayının özel birkişiyi, kamu görevlilerini, halkın belirli bir kesimini veya devleti hedefgösterip göstermediğinin, onlara karşı şiddete teşvik edip etmediğinin,
- Bireylerin fiziksel şiddet tehlikesine maruz bırakılıpbırakılmadığının, bireylere karşı nefreti alevlendirip alevlendirmediğinin,
- Yayında iletilen mesajda şiddete başvurmanın gerekli ve haklıbir önlem olduğunun ileri sürülüp sürülmediğinin,
- Şiddetin yüceltilip yüceltilmediğinin, kişileri nefrete,intikam almaya, silahlı direnişe tahrik edip etmediğinin,
- Suçlamalara yer vererek veya nefret uyandırarak ülkenin birkısmında veya tamamında daha fazla şiddete sebebiyet verip vermeyeceğinin,
- Kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlışbilgileri, tehdit ve hakaret oluşturan ifadeleri içerip içermediğinin,
- Yayın tarihinde ülkenin bir kısmında veya tamamındaçatışmaların yoğunluk derecesi ile ülkedeki tansiyonun yükseklik derecesininyayına erişimin engellenmesi kararına etki edip etmediğinin,
- Karara konu sınırlayıcı tedbirin demokratik bir toplumdazorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik olup olmadığınınve tedbirin başvurulabilecek en son çare niteliğinde bulunup bulunmadığının,
- Son olarak sınırlamanın güdülen kamu yararı amacınıgerçekleştirmek için ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir sınırlamaniteliğinde olup olmadığının yayının içeriğiyle birlikte değerlendirilmesigerekir.
45. Bir terör örgütünün şiddet eylemlerini öven, destekleyen ve haklılaştıran açıklamaların silahlı direnişe tahrik,şiddeti yüceltme veya kin ve düşmanlığın kışkırtılması olarak kabul edilmesimümkündür. Bununla birlikte yalnızca bir terör örgütünün fikirlerinin vehedeflerinin yer aldığı, resmî politikaların ağır bir şekilde eleştirildiğiveya terör örgütünün resmî politikalarla olan ihtilaflarının değerlendirildiğigerekçesiyle internet içeriğine erişimin engellenmesi -yukarıda bir kısmıgösterilen sebeplerden bir veya daha fazlası da bulunmadığı takdirde-müdahaleyi haklı göstermez (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A. Ş., §75; Halil Bayık,§ 46).
(4) Genelİlkelerin Somut Olaya Uygulanması
46. Somut olayda söz konusu sosyal medya hesabı ile internetsitesinde yer alan içerik, PKK'lı olduğu iddia edilen bir kişinin cenazesininzırhlı polis aracına bağlanarak sürüklenmesi olayı ile ilgili birinci başvurucununyaptığı paylaşımlar ve ikinci başvurucunun yayımladığı haber üzerineengellenmiştir. Anılan paylaşımların ve haberin yapıldığı tarih, ülkedegerileme sürecine girmiş terör olaylarının yeniden artmaya başladığı birdönemdir. Ülkenin bazı doğu ve güneydoğu illerinde PKK'lı teröristlerce caddeve sokaklara hendekler kazılıp barikatlar kurulmuş ve bu barikatlara bomba vepatlayıcılar yerleştirilerek güvenlik güçlerinin yerleşim yerlerine girişiengellenmeye çalışılmıştır. PKK, halkın bu yerlere giriş çıkışını daengelleyerek bölgede öz yönetim adıaltında hâkimiyet sağlamayı amaçlamıştır. Güvenlik güçleri bölgede kontrolütesis etmek ve yaşamın normale dönmesini sağlamak amacıyla operasyondüzenlemişler, teröristlerle çatışmaya girmişlerdir (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A Ş., § 76).
47. Bu durum ülke gündemini uzun süre meşgul etmiş, çatışmalarlailgili haber ve görüntüler gazete manşetlerinden inmemiştir. Operasyonun süresiuzadıkça ve meydana gelen can kayıpları arttıkça kamuoyunda oluşan gerginlik detırmanmıştır. Bu esnada PKK'lı olduğu iddia edilen bir kişi öldürülmüş, bukişinin cenazesi zırhlı polis aracına bağlanarak Şırnak il merkezindesürüklenmiştir. Cenazenin sürüklenmesine ilişkin görüntülerin sosyal medyayayüklenmesiyle başta sosyal medya platformlarında olmak üzere çeşitlipaylaşımlarda bulunulmuş ve haberler yapılmıştır. İnternet ortamında yapılanincelemede sosyal medya paylaşımları ile haber içeriklerinin bir kısmının terörörgütünün ülkeye verdiği zararı ve güvenlik güçlerinin terörle mücadele ederkenyaşadıkları zorlukları ön plana çıkararak söz konusu eylemi haklılaştırmayameyilli olduğu görülmüştür. Öte yandan münferit eylemden yola çıkarak örgütündevlete karşı şiddet kullanmaktaki haklılığını, şiddetin kendini savunma amaçlıolduğunu kanıtlamaya çalışan bazı paylaşım ve haberler terörist eylemlerimeşrulaştırıcı, devlete karşı kin ve nefret içeren kışkırtıcı nitelik taşıdığıbelirlenmiştir. Diğer bir kısım içeriğin ise anılan olayınhaberleştirilmesinden ibaret olduğu, basının kamu bekçiliği rolünden öteyegeçmediği tespit edilmiştir (bkz. § 13; Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., § 77).
48. Bu veriler ışığında, tansiyonun yüksek olduğu bir ortamda içkarışıklıklara mahal vermemek ve şiddet olaylarının ülkeye yayılmasını önlemekamacıyla Devletin İnternete müdahale etmesi; konuyla ilgili yapılan haberlerin,paylaşımların ve görüntülerin yayımlanmasına sınırlama getirmesi anlaşılabilirbir durumdur (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A. Ş., §78).
49. Bununla birlikte kamuyu yakından ilgilendiren meselelerdeifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin toplumsal bir ihtiyacı karşıladığı iknaedici bir şekilde, ilgili ve yeterli bir gerekçe ile ortaya konulmalıdır. Somutolayda güvenlik güçlerince düzenlenen operasyon esnasında bir kişinin cenazesipolis aracına bağlanarak sürüklenmiştir. Haber değerinin bulunduğu tartışmasızolan böyle bir olaya ilişkin habere erişimin engellenmesi kamunun bilgi alma vebilgiye erişme hakkını elinden alır. Toplumsal tepkiye yol açması kaçınılmazolan olaylar ile ilgili bilgi ve fikir paylaşımında bulunulması demokratik birtoplumda kamusal tartışmalara katılımın temel unsurudur.
50. Düşüncenin üretimi, dağıtımı ve sunumu arasındaki uyum ileifade özgürlüğü aynı doğrultuda ilerler. Dolayısıyla ifade özgürlüğündenbahsedebilmek için düşüncenin değişik yollarla açıklanmasına müdahaleedilmemesi gerektiği gibi, açıklanan düşünceye diğer insanların erişiminin deengellenmemesi gerekir. Aksine bir tutumla sakıncalı ve tehlikeli bulunanfikirlerin, bilginin ve halka açık materyalin bireyler, gruplar ve devletyetkilileri tarafından engellenmesi yaratıcılığın ve düşünce özgürlüğününyasaklanması anlamına gelen sansürü doğuracaktır (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., § 81).
51. Anayasa Mahkemesinin kanaatine göre internet ortamındayayımlanan ve insanların erişmek istediği belirli bilgilere erişimin kategorikolarak kısıtlanması ya da yayımlanmak istenen bilgi ve belgelerin kategorikolarak engellenmesi sansür niteliğindedir. Dolayısıyla yalnızca belirli birolaya ilişkin oldukları için internet ortamında yayımlanan haberlere veyadüşüncelere kategorik olarak erişimin engellemesi sansür olacaktır (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., §82).
52. Sansür önemli toplumsal meselelerde kamusal tartışmazemininin oluşmasını imkânsız hâle getirir. Sonuçta erişimin engellenmesitedbirinin sansüre dönüşmesi olayın örtbas edildiği izleniminin oluşmasına yolaçarak hukuk devletine olan inancı zayıflatır. Bu itibarla başvuru konusu olayabenzer meselelerde ifade özgürlüğüne yönelik müdahalelerde devletin takdirmarjı oldukça sınırlıdır ve zorunlu bir toplumsal ihtiyaçtan kaynaklanmadığı veorantılı olmadığı sürece demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabuledilemez (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., §83).
53. Somut olayda TİB, Başbakanlık Güvenlik İşleri GenelMüdürlüğünün talebi üzerine H.L.B.nin cenazesininsürüklenmesi olayının görüntülerini paylaşan ve bu olaya yönelik içerikyayımlayan 111 internet adresine internetadreslerindeki terörü öven, şiddete ve suça teşvik eden kamu düzenini ve millîgüvenliği tehdit eden içerikler ile yaşam hakkı ile kişilerin can ve malgüvenliğinin ihlaline sebebiyet vermesi nedeniyle erişiminengellenmesine karar vermiş; daha ileri bir değerlendirmede bulunmamıştır. TİB,bu kararı Sulh Ceza Hâkimliğinin onayına sunmuş ve Hâkimlik kararı aynıgerekçeyle onaylamıştır. Başvurucuların onaylama kararına itirazlarıreddedilmiştir.
54. Çekişmesiz bir dava sonucunda bu kararı verebilmenin ancakhukuka aykırılığın ve kamusal menfaatlere müdahalenin ilk bakışta anlaşılacakkadar belirgin olduğu ve zararın süratle giderilmesinin zaruri olduğu hâllerdemümkün olduğu hatırlanmalıdır (Birgün İletişim veYayıncılık Ticaret A.Ş., § 85; AliKıdık, § 83). Somut olayda 5651 sayılıKanun'un 8/A maddesinde sayılan meşru sebeplere dayanılarak başvuruya konusosyal medya hesabı ile internet haber portalındayayımlanan haberin de aralarında bulunduğu 111 internet adresine erişimengellenmiş ancak ne idari makamlarca ne derece mahkemelerince anılan Kanunmaddesi kapsamında yapılan müdahalelerde gözetilmesi gereken hususlardeğerlendirilmiştir. Erişimin engellenmesi kararında isimleri sayılan 111internet adresi arasında yer alan başvuruya konu sosyal medya hesabına ve URLadresine erişiminin engellenmesine yönelik olarak bu adreste yer alanpaylaşımlar ile sınırlama sebebi arasındaki ilişki ortaya konulamadığı gibigecikmesinde sakınca bulunan bir durumun varlığı da gösterilememiştir. Bahsigeçen sayıdaki içeriğe erişim genel bir gerekçe ile engellendiğinden başvurukonusu sosyal medya hesabında ve haberin yayımlandığı URL adresinde yer alanpaylaşımların hangi kısımlarının hangi nedenler ile halkın belirli bir kesiminiveya devleti hedef gösterdiği, onlara karşı şiddete teşvik ettiği, bireylerinfiziksel şiddet tehlikesine maruz bırakıldığı, bireylere karşı nefretialevlendirdiği, şiddete başvurmanın gerekli ve haklı bir önlem olduğunun ilerisürüldüğü, şiddeti yücelttiği, ülkenin bir kısmında veya tamamında daha fazlaşiddete sebebiyet vereceği ve benzeri hususlardan hiçbiri kararda yeralmamaktadır.
55. Üstelik ifade özgürlüğüne müdahalenin konusu H.L.B.nin cenazesinin sürüklenmesi olayının görüntülerinipaylaşan, bu olaya yönelik haber yapan ve paylaşımda bulunan içeriklereerişimin engellenmesi iken birinci başvurucunun sosyal medya hesabına erişim buyöndeki paylaşımlarla sınırlı olarak değil tamamıyla engellenmiştir. 5651sayılı Kanun'un 8/A maddesinin (3) numaralı fıkrasında; anılan madde kapsamındaverilen erişimin engellenmesi kararlarının ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım,bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesiyöntemiyle verilebileceği ancak teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişiminengellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluylaihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarakerişimin engellenmesi kararı verilebileceği belirtilmiştir. Söz konusu hükümkarşısında içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği hususundabir gerekçelendirme de yapılmadığı dikkate alındığında başvurucunun sosyalmedya hesabına tamamıyla erişimin engellenmesi şeklindeki müdahalenin ifadeözgürlüğü önünde orantısız müdahale teşkil edeceği açıktır.
56. Yukarıda yer verilen hususlar ışığında ifade ve basınözgürlükleri ile demokratik toplumun terör örgütlerinin faaliyetlerine karşıkendini korumaya ilişkin meşru hakkı arasında dengeleme yapılmadığı ortadadır.İdari ve/veya yargısal makamlarca başvuruya konu sosyal medya hesabına vehaberin yayımlandığı URL adresine erişimin engellenmesi şeklindeki kısıtlamanındemokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olduğu ilgili ve yeterli birgerekçe ile gösterilememiştir.
57. Açıklanan gerekçelerle birinci başvurucunun Anayasa’nın 26.maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün, ikinci başvurucununAnayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basınözgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
58. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
“(1)Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya daedilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin vesonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…
(2)Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali vesonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgilimahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayanhâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde davaaçılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
59. Anayasa MahkemesininMehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 57-60) kararında, Anayasa Mahkemesince bir temelhakkın ihlal edildiği sonucuna varıldığında ihlalin ve sonuçlarının nasılortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususunda genel ilkelere yer verilmiştir.
60. Başvurucular, ihlalin tespiti talebinde bulunmuşlardır.
61. Anayasa Mahkemesi birinci başvurucunun sosyal medya hesabıile ikinci başvurucunun internet haber portalında yeralan URL adresine erişimin engellenmesine karar verilmesinin demokratik toplumdüzeninin gereklerine uygun düşmediği ve bu nedenle başvurucuların ifade vebasın özgürlüklerinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla somutbaşvuruda ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
62. Bu durumda ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yenidenyargılama ise usul hukukunda yer alan benzer kurumlardan farklı ve bireyselbaşvuruya özgü bir düzenleme içeren 6216 sayılı Kanunun 50. maddesinin (2)numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasınayöneliktir. Bu kapsamda yeniden yargılama sürecinde mahkemelerce yapılmasıgereken iş, öncelikle hak ihlaline yol açan mahkeme kararının ortadankaldırılmasından ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenlerigideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesindenibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzereilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
63. İşbu ihlal kararı başvuruya konu Twitterhesabı ile haberin yayımlandığı URL adresinin 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesikapsamında erişimi engellenebilecek nitelikte adresler olup olmadığına yönelikbir inceleme içermemektedir. İlgili derece mahkemeleri, Anayasa Mahkemesikararında ortaya konulan kriterler ve gösterilen yöntemle (bkz. §§ 42-45)yeniden yargılama yaparak yargılamanın sonucuna göre bahse konu adreslereerişimin engellenmesine veya engellenmemesine karar vermelidir.
64. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 453,80 TL harç ve 2.475TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.928,80 TL yargılama giderininbaşvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. 1. Birinci başvurucunun Anayasa’nın 26. maddesinde güvencealtına alınan ifade özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,
2. İkinci başvurucunun Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerindegüvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Gölbaşı Sulh CezaHâkimliğine (2015/902 D. İş) GÖNDERİLMESİNE,
D. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 453,80 TL harç ve 2.475TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.928,80 TL yargılama giderininBAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazineve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE26/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.