TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
BASRA ÖNER VE MEHMET ŞİRİN ÖNER BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/27463)
Karar Tarihi: 30/6/2021
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Hicabi DURSUN
Muammer TOPAL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
İrfan FİDAN
Raportör
:
Hasan SARAÇ
Başvurucular
:
1. Basra ÖNER
:
2. Mehmet Şirin ÖNER
Başvurucular Vekili
:
Av. Rehşan BATARAY SAMAN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, devletin negatif (öldürmeme) yükümlülüğününve şüpheli ölüm olayına dair başlatılan soruşturmanın etkisizliği nedeniyleyaşam hakkının maddi ve usul boyutları ile kötü muamele yasağının ihlaledildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 9/6/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca kabul edilebilirlik konusunda oybirliğisağlanamadığından kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasınakarar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına gönderilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle veUlusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgeleregöre ilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucular 10/2/2013 tarihinde ölen 1994 doğumluŞ.Ö.nün anne ve babasıdır.
A. Ş.Ö.nünÖlümü
9. 10/2/2013 tarihinde saat 21.10 sıralarındaDiyarbakır'ın Şehitlik Mahallesi'nde 25-30 kişilik bir grubun çöpkonteynırlarını yere devirerek yolu trafiğe kapattığının bildirilmesi üzerineDiyarbakır Valiliği İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı güvenlik güçleri yaptıklarıihtarlara rağmen dağılmayan, molotofkokteyli ve taş atan gruba müdahaleetmiştir.
10. Bu müdahale sırasında İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı75... plakalı zırhlı aracın 26. Sokak'a girmesinin ardından 45... plakalı başkabir polis aracı da aynı yere gelmiş ve bu sırada Ş.Ö.nün yerde yaralı olarakyattığı görülmüştür. Aşağıda ayrıca incelemesi yapılacak olan soruşturmadosyasında yer alan bilgiler ve tanık ifadelerine göre, olay yerindekigösterilerin yoğunluğu ve göstericiler ile güvenlik güçleri arasındakiçatışmanın koşulları gözönünde bulundurularak Ş.Ö. olay yerinden hemen güvenlikgüçleri tarafından alınarak polis merkezine götürülmüştür. Polis merkezindeŞ.Ö.nün sağlık durumunun kötüye gitmesi üzerine 112 Acil Servis hizmet aranarakŞ.Ö. hastaneye kaldırılmış fakat kaldırıldığı hastanede vefat etmiştir. Dosyaiçinde Ş.Ö.nün tam olarak ne zaman polis merkezine götürüldüğüne, durumunun nezaman kötüleştiğine, hastaneye nasıl intikal ettirildiğine dair net kayıtlarınbulunmadığı anlaşılmıştır.
B. DiyarbakırCumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) Tarafından Yapılan İşlemler
11. Söz konusu ölümün Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı(TMK 10. madde ile görevli) nöbetçi Cumhuriyet savcısına ilk aşamada ''güvenlikgüçlerine yapılan saldırıdapatlayıcı maddenin patlaması'' şeklinde haberverilmesi üzerine Başsavcılık tarafından soruşturma başlatılmış, ilk olarakolay mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından aynı tarihte incelenmiş ve buhususta tutanak düzenlenmiştir. Bu incelemenin yapıldığı sırada olay yeriinceleme uzmanı personel de hazır edilmiştir. Cumhuriyet savcısı, olay yerininayrıntılı olarak incelenmesi, krokilerinin çizilmesi, fotoğrafların çekilmesive raporların düzenlenmesi talimatını vermiştir. Tutanağın giriş kısmında ''grupiçerisinden bir kişinin elindeki el yapımı patlayıcıyı atmak isterkenmuhtemelen patlayıcı maddenin patlaması sonucu yaralandığı, güvenlik güçlerininyaralı şahsı olay yerinden aldıkları, sonrasında hastaneye kaldırıldığı,hastanede öldüğünün bildirildiği'' şeklinde açıklama bulunmaktadır.
12. Aynı gün saat 22.00 sıralarında ölü muayenesi veotopsi işlemi yapılmıştır. Tutanağın ilgili kısmı şöyledir:
''10. 02.2013 günü Diyarbakır iliŞehitlik mahallesinde güvenlik güçlerine yönelik yapılan saldırı[da] patlayıcımaddesinin patlaması sonucu açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen şahıshayatını kaybederek Diyarbakır Devlet hastanesine otopsi işlemleri içingönderildiğinin 10.03.2013 günü saat 21:00 sıralarında bildirilmesi üzerine...ile birlikte Devlet hastanesi morguna saat 22.00 sıralarında gelindi.
Şahsın yakını olmadığından kimliktespiti yapılmadı.
Bilirkişi Dr. [E.Y.] ....Halen Diyarbakır Adli TıpKurumu Grup Başkanlığında Adli Tıp Uzmanı olarak görev yapar...
...
DIŞ MUAYENE: 172 cm boyunda, 60-65 kgağırlığında, 20-25 yaşlarında, siyah saçlı kahverengi gözlü, günlük sakla bıyıktraşlı, sünnetli erkek cesedinde ölü katılığının devam etmekte olduğu, ölülekelerinin vücut sırtta bası görmeyen alanlarda hafif şiddetle oluşmuş olduğugörüldü.
Sağ yüz ve yanak tamamını içine alan sağkulağı ileri derecede deforme edilmiş halde parçalanmış, sürtünme tarzı yaygınekimoz olup yanak üzerinde yer yer siyah renkte daha koyu olarak izlenebilenalanlar dikkat çekti.
Sağ omuz ve sağ kol arka yüz tamamında18x17 cm’lik bir alanda saü dirsek bölgesinde 8x6 cmlik sağ bel bölgesinde 4x5cm’lik, sağ diz üzerinde yer yer 2x3, 3x1,5, 2,5[x]1,53x2 cm’lik, sol dizüzerinde 6x3, 5x2,5, 7x3,5, 3x4,5, 5x4,5 cm ebatlarında sıyrıklı ekimozlarolduğu görüldü.
…
Cesette harici muayane tarif edilenlerdışında başkaca darp, cebir izi, ateşli silah yarası, kesici delici aletyarası, boyunda boğma-boğulma, ya da asıya ait telem izi tespit edilemedi.
BAŞ AÇILDI: Saçlı deri kaldırıldı. Saçlıderi altında sağda 4x5 cm’lik ekimoz görüldü. Sağ temporal adale grubu kanamalıolup sol temporal adale grubu sağlam izlendi
BOYUN-GÖĞÜS AÇILDI: …Sol 1,2,3 ve 4kaburga kemiklerinin mitskapüler hattan ekimozlu kanamalı kırık olduğu görüldü.Sağ göğüs boşluğundan 1200, sol göğüz boşluğundan 600 cc serbest kanboşaltıldı. Sağ akciğerin lateral sınırlarında yoğun olmak üzere çok parçalılaserasyon mevcudiyeti görüldü., sol akciğer hilus bölgesinde ebatları 3, 4 ve2,5 cm olan lesarosyanlar ile 5x3,5 cm’lik bir alanda derin parankimal dokuhasarı izlendi. Perikard boşluğı içinde fizyolojik miktarda sıvı izlendi.…Boyun organlarının tetkikinde hyoid kemik, trioid kıkırdak ve boyun omurlarısağlam bulundu…
BATIN AÇILDI:…
Sonuç: 10/2/2013 günü Diyarbakır ilişehitlik mahallesinde gösterici grup içerisinde güvenlik güçlerine yöneliktaşlı, molotoflu saldırı grubu içerisinde bulunduğu, güvenlik güçlerine yönelikpatlayıcı madde atması sırasında patlayıcı maddenin patlaması ve yere düşmesisonucu yaralı olarak devlet hastanesine getirildiği ve sonrasında öldüğübildirilen ve Ş.Ö.ye ait olduğu anlaşılan cesede 10/2/2013 tarihinde DiyarbakırEğitim ve Araştırma Hastanesinde (Dağkapı Hastanesi) yapılan ölü muayenesi veotopsisinden elde edilip yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgulara göre,
Bilirkişi tatbiken kesin ölüm sebebi vepatlamanın cesede olan uzaklığına ilişkin tespiti soruldu.
Beyanında,
Kişinin ölümünün cesetten otopsiesnasında alınan kan, idrar ve iç organ örnekleri üzerinde yapılanacaktoksikolojik ve histopatolojik neticeler tamamlanıp olay yeri incelemebulguları ile krirninal inceleme sonuçlarını da içerir adli tahkikat dosyasınınbir bütün olarak değerlendirilmesi sonrası belirlenebileceği kanaatindeyimdedi.
Bu sırada ölen kişilerin yakınlarınınhastaneye geldikleri bildirildi....
Kimlik tanığı [Y.Ö.]: bana gösterdiğiniz kişi benimkardeşim [A.Ö.nün] oğlu olan [M.Ş.nin] oğlu [Ş.Ö.dür]...Benimolayın nasıl olduğunda ilişkin bilgim yoktur, dedi.
Gereği Düşünüldü:
1.Cesedin kesin ölümnedeninin alınan kan ve idrar örnekleri ile iç organ örnekleri üzerindeyapılacak incelemelerden sonra belirlenebileceği belirtildiğinden bu aşamadabaşkaca bir işlem yapılmasına gerek olmadığı, cesedin bu şekilde definruhsatını tanzim ile cesedin sahiplerine teslimine...
''
13. Cumhuriyet savcısı, olay saatinde bulunan polismemurlarının da katılımı ile bir kez daha olay yerini 11/2/2013 günü saat 11.30sıralarında incelemiş ve bu hususta tutanak düzenlemiştir.
14. Başsavcılık 14/2/2013 tarihinde olayın gelişiminedair bilgileri olduğunu değerlendirdiği iki tanığın ifadesine başvurmuştur. Bukişilerden Y.D.nin ifadesinin ilgili kısmı şöyledir:
''...[P]olisler göstericileremüdahale edince benim gördüğüm kadarıyla 7 - 8 kişilik grup sokaktan aşağıyadoğru kaçmaya başladılar. bir kısmının yüzleri puşi ile kapalı idi. [B]ukişiler 26. sokağın Şehit Caddesine yakın kısmında güvenlik güçlerine doğruhavai fişek attılar, sonra havai fişekleri bitti, sonra aşağıya doğru kaçtılar.[O]ndan sonra bu kişilerden herhangi bir şekilde patlayıcı madde veyamolotofkokteyli atan olmadı. [B]u kişiler benim dükkanın önündengeçtikten hemen sonra 26. Sokağa Şehitlik Caddesinin Tedaş tarafından çok hızlıbir şekilde Akrep diye bildiğimiz bir araç girdi, sokakta hızlı bir şekilde 10- 15 metre kadar ancak ilerlemişti ki bir [ç]ocuk sokaktan aşağıya doğrukaçıyordu, arkasından araç hızlı bir şekilde geliyordu. kendisine 4 - 5 metrekadar yaklaşınca kaçan çocuk arkasına döndü ellerini havaya kaldırdı geri geri4 - 5 metre kadar gitti [,] sağa sola kaçmadı. [G]elen akrep bugence ön tarafından yani göğsünden çarptı. [B]u genç yere düştü,akrep'in altında kaldı, yaklaşık 10 - 15 metre kadar akrep'in altındasürüklendi. benim gördüğüm kadarıyla akrep'in sol arka tarafından çıktı. Ordayerde yatar bir şekilde kaldı, yüzünde kanlar vardı, herhangi bir şekilde ayağıkalkmaya çalıştığını görmedim. [B]u kişiye çarpan araç durmadı, sokağınaşağısına doğru aynı hızıyla devam etti. [B]u aracın hemen arkasındanbaşka bir polis zırhlı aracı sokağa girdi, bu araçta çok hızlı idi. aralarındane kadarlık zaman farkı olduğunu bilmiyorum ancak 30 - 40 metre civarındamesafe bulunuyordu. [İ]kinci gelen araç yerde yatan kişiye çarpmadanbaşında durdu. [H]emen içerisinden iki polis indi ellerinde silahtavardı. [Y]erde yatan kişinin başında biraz beklediler[.] [B]usırada apartmanlarda bulunan kişiler ambulans çağırmaları için bağırıyorlardı[.][P]olislerde onlara karşı hakaret içerir bir şekilde karşılık verdiler[.][D]aha sonra polisler yerde yatan şahsı zırhlı polis aracına yükleyipgötürdüler[.] [H]angi polislerin hangi zırhlı araca yaralıyıbindirdiklerini bilmiyorum. olay yeri kalabalıklaştı [.] [B]uolaylar olurken yaralı kişiye çarpan diğer polis aracının olduğu yerden de yani26. sokağın aşağı taraflarında sağ tarafındaki sokaktan silah sesleri geldi[.][Y]aklaşık 7 - 8 el ateş edildi [.] [D]aha sonra yaralıkişiyi zırhlı araca yükleyen polisler Şehitlik Caddesinin Şehitlik Poliskarakolu istikametine doğru tatlıcı dükkanı bulunuyordu[.] [B]udükkanın önünde zırhlı aracı durdular[.] [A]racın önünü bir polissildi[.] [A]ncak önü silinen zırhlı araç hangisiydi bilmiyorum [.][Y]aralı şahsa çarpan zırhlı araç olabilir.
Tanığa lüzumuna binaen soruldu; benimgördüğümde yaralı şahsın elinde herhangi bir patlayıcı madde yoktu. kendisineçarpan araca da herhangi bir şey atmaya çalışmıyordu. her iki elini de havayadoğru kaldırmıştı. ayrıca yüzü de açıktı, herhangi bir bez ile kapalı değildi.boynunda bez olup olmadığını hatırlamıyorum. ancak üzerinde mont vardı. zırhlıaraç çarpıp altına aldıktan sonra ve çıktıktan sonra bir ayakkabısı ayağındançıktı. Ayrıca aracın çocuğa çarptığı sırada bu çocukla benim aramdaki mesafe enfazla 3 metre kadar idi, dolayısıyla ben olayı bu şekilde aynen gördüm. ''
15. 14/2/2013 tarihinde ifadesine başvurulan diğer tanıkL.Ç. de Y.D.nin ifadesine benzer şekilde ifade vermiştir.
16. Başsavcılık, olay günü ve saatlerindeki telsizkayıtları ile 112 Acil Servis görüşmelerinin getirtilmesi için 15/2/2013tarihinde ilgili idarelere müzekkere yazmıştır.
17. Başsavcılık, dosya içinde bulunan belgeleri 15/2/2013tarihinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığına (ATK) göndererek Ş.Ö.nün patlayıcımaddenin infilak etmesi sonucu mu yoksa herhangi bir cisim veya zırhlı polisaracının çarpması sonucu mu öldüğü hususunda görüş bildirilmesini talepetmiştir. ATK 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 12/6/2013 tarihli on dört sayfalıkraporunun sonuç kısmında Ş.Ö.nün ölümünün "patlamayla husulü mümküngenel beden travmasına bağlı çok sayıda kot kırığı ile birlikte yaygın akciğerhasarına bağlı iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu" belirtilmiştir.
18. Cumhuriyet Başsavcılığı, 45... plakalı zırhlı araçtabulunan ve güvenlik gerekçesiyle kimlik bilgileri gizlenen üç polis memurununifadesine 26/2/2013 tarihinde tanık olarak başvurmuştur. Benzer ifadelerdenbirinin ilgili kısmı şöyledir:
''...[B]unun üzerine grubaaraç megafonları ile dağılmaların yönünde ihtarda bulunduk. [G]rup hembizim araca hem de diğer shortland 75'e taşlı, molotofkokteyli kokteylli, havaifisekli, el yapımı bombalı saldırıya geçtiler bunun üzerine shörtland 75 öndenbiz arkadan grubu dağıtmak için müdahale ettik, grubun neredeyse tamamı 26.sokağa kaçtılar, shortland 75 bizim önümüzden 26. sokağa girdi[,] biz dearkasından aynı sokağa girdik, bizim hızımiz 20-25 km idi, ancak shortland75'in hızını bilemiyorum. [B]iz sokağa girdikten hemen sonra aracın sağönünde oturan arkadaş aracın ön tarafında ileride bir kişinin yerde yattığınısöyledi. [B]unun üzerine bizim araç durdu, bu sırada shortland 75hareket halindeydi aramızdaki mesafe 15 metre kadar idi. O da yolda durdu, busırada her iki araca yönelik te saldırılar devam ediyordu, sokak karanlıktı,sadece bizim araçların ışıkları vardı. [A]ynı zamanda yoğun bir sis vedurnan tabakası vardı. [T]elsizle yerde bir kişinin yattığını merkezebildirdik, ancak güvenlik için araçtan inmedik. [B]irkaç dakikabekledik. [Y]erde yatan kişi hareketsiz duruyordu. [B]ununüzerine araçtan indik yanına gittik, herhangi bir silah veya patlayıcı olupolmadığını kontrol etmek istedik, bu sırada bu kişi yerden kalkmaya çalıştı,hatta bize bırakın beni kalkıp gideceğim şeklinde konuştu. bu sırada bizambulansta istemiştik. birkaç dakika geçmesine rağmen ambulans gelmemişti.Kaçan grup tekrar geriye dönmüştü, bize ve shortlan 75'e yönelik saldırılardevam ediyordu. [O]lay yeri güvenliği olmadığı ve ambulansın olay yerinegelmesinin tehlikeli olabileceğinidüşünüp telsizle yaralı şahsı aracımıza alıppolis merkezine geçeceğimizi bildirdik. [Y]aralı şahsın kollarınagirerek aracın arka kısmına bindirdik. daha sonra polis merkezine hareketettik. [H]aber merkezine de ambulansın polis merkezine gelmesinisöyledik. [B]irkaç dakika içerisinde polis merkezine geldik. [Y]aralışahsın durumu çok ağır görünmüyordu. [B]ize kendisini bırakmamızısöylüyordu. [H]atırladığım kadarıyla elinde kırmızı siyah renkli inşaateldiveni vardı. Eldivenler ıslaktı ve yakıt kokuyordu. [B]oğazında siyahrenkli bir bez vardı. [C]eplerine baktığımızda bir el feneri, bantlabirbirine bağlanmış şekilde patlayıcı fitili ve bataryası ayrı olarak ceptelefonu çıktı. Bizden birkaç dakika sonra ambulans polis merkezine geldi[,]sedye ile ambulansa bindirdiler. [B]en de ambulansın arka kısmınabindim. [A]mbulansta da yine durumu kötü görünmüyordu hatta hemşireüniversite hastanesine plastik cerrahiye gidilmesi gerektiğini söyledi, [A]nladığımkadarıyla ilk önce üniversite hastanesine gitmek için karar verilmişt. Surdışında ambulansla yolda devam ederken yaralı şahsın durumu birden ağırlaştı,gözleri kaymaya başladı, görevli hemşire söföre hastanın ağırlastığırıı eksolmak üzere olduğunu ve en yakın hastaneye gidilmesini söyledi. [B]ununüzerine ambulans eğitim araştırma hastanesine geldi. [B]uraya geldiktensonra da 20 dakika kadar yaralı şahşa kalp masajı uygulandı ancakkurtarılamadı. [B]enim ilk gördüğümde yaralı şahıs yerde yatıyordu. [H]erhangibir aracın veya shortland 75 kodlu aracın çarptığını görmedim. [A]yrıcayaralı şahıs kendinde iken olayla ilgili de herhangi bir şey söylemedi. hattaüzerinde kimlik yoktu, ben kim olduğunu öğrenmeye çalıştım, ancak sadece benibırakın gitmek istiyorum şeklinde sözler söyledi. dedi.
Lüzumuna binaen soruldu; Yaralı şahsınyanına gittiğimizde olay yerinin biraz uzağındaki apartmanlarda bulunan kişiler bize yönelik niyekaldırmıyorsunuz halen şeklinde sözler söylüyorlardı. ancak biz herhangi birkarşılık vermedik. ayrıca herhangi bir şekilde 'a ... koyduğumun çocuğu dahaölmedin mi diye bir şey söylemedik ayrıca 26. sokak içeresinde sokak lambalarıyanmıyordu. [H]atırladığım kadarıyla bizim araçların ışıkları yanıyorduye yoğun bir duman tabakası vardı. [Y]aralı şahsın yanına ilkgittiğimizde her iki ayakkabısı da ayağındaydı. Olay yerinde iken silah sesiduydum, kaç el olduğunu hatırlamıyorum ancak ne tür bir silah olduğunubilmiyorum. [B]izim shortland 45 ekibinde bulunanlardan ateş edenolmadı. hatırladığım kadarıyla biz yaralı şahsın yarıında iken etrafta bulunandükkanlarda herhangi bir kimse yoktu, ışıkları da yanmıyordu, kepenkleri dekapalı idi.''
19. Başsavcılık Elektronik Muhabere Şube Müdürlüğünde olaytarihi ve saatinde görevli bulunan telsiz operatörü polis memurunu da tanıkolarak 15/2/2013 tarihinde dinlemiştir. Bu şahıs ifadesinde, olay saatinde75... plakalı aracın olayın olduğu 26. Sokak'a girdiğinin ve bir şahsın birşeyin altında kaldığının anons edildiğini, karşılığında anonsun tekraredilmesini istediğini, anonsun tekrarının gelmediğini, bu sırada 45... plakalıaraçtan önlerinde bir şahsın yerde yattığını anons edildiğini, bu anons üzerineolayın niteliğini anlamak için kendi aralarında kullanılan kodlarıkullandığını, yaralanmalı kazaları ifade etmek için kullanılan 94 koduna "olumsuz"denmesi üzerine 60 kod ile tanımlanan molotofkokteyli atılması olabileceğininbildirildiğini, 112'yi arayarak Acil Servisi yönlendirdiğini beyan etmiştir.
20. Başsavcılık tanıkların ifadesinde geçen 75... plakalıaraçta bulunan polis memurlarının ifadelerine 25/2/2013 tarihinde tanıkolarak başvurmuştur. Güvenlik gerekçesiyle kimlik bilgileri gizli tutulantanıklardan ekip şefi ve telsizci olan polis memurunun ifadesinin ilgili kısmışöyledir:
''... [E]ylemci gruplaaramızda 100 metrelik mesafe bulunuyordu. [B]iz tepe lambamızı açtıksiren çaldık, megafonlar eylemcilere ihtarda bulunduk, dağılmalarını istedik.Eylemci grup bize yoğun bir sekilde taşlı, molotofkokteylilu, havafişekli vebasınçlı parça tesirli el yapımı bombalarla saldırıyorlardı. grup ihtarlarımızarağmen dağılmayınca biz de araçlarla üzerlerine doğru hareket ettik. [B]ununüzerine eylemci grubun çoğunluğu 26. sokağa girdiler, halen bize yöneliksaldırıları aynı sekilde devam ediyordu. [B]iz 26. sokağın basınageldik. Şahıslar bizim aracımıza doğru 15-20 metre mesafeden yine aynı sekildesaldırıya' devam iyorlardı. bunun üzerine ben sokağa girmesini söyledim, sokağagirdik, ancak sokaktan havaifişek, molotofkokteyli ve patlayıcı maddelerdendolayı yoğun sisle dumanla kaplıydı. [A]aracın hızı tahminen 20 km hızlailerledik. bu srada eylemci grubun attığı molotofkokteylilardan birisi aracınön kaputu üzerine düştü ve ön kaput üzerinde araç alev aldı. aynı zamanda yineön kaput üzerine el yapımı patlayıcı maddelerde atılıyordu, aracın ön tarafıyanmaya baslayınca ben sö[öre aracı busokaktan çıkarmasını söyledim. ziraarkamızdan da Shorrtland 45 geliyordu, geriye doğru çıkmak mümkün değildi. bu nedenleileriye doğru devam ettik. 20 - l25 metre kadar ilerleyince sol tarafta biraraç park etmişti. sağ tarafta da bakkal veya manavın sebze tezgahıbulunuyordu. bu tezgahın hemen yamnda yesil renkli branda vardı. biz araçlaasağıya doğru devam ederken, ben oturduğum yerin sağ tarafındaki camdan sahsınbirisinin yesil renkli brandaya yaklaşık 2 - 3 metre kadar bizim araca 1 - 1,5metre mesafede dizleri kendine doğru çekilmis vaziyette yerde yatan bir sahısgördüm. yüzünde bir sey vardı ya bezle kapalıydı ya da yüzünde yaralanmanedeniyle bana öyle gelmişti. ben bu kisiyi gorunce telsizle haber merkezinibilgilendirdim. ancak haber merkezine ne sekilde bilgi verdiğimi şu andahatırlamıyorum. ancak olay yerine ambulans istedik. olay sırasında sokakta bolmiktarda duman ve sis vardı. ayrıca sokak lambaları yanmıyordu. aydınlatmaoldukça yetersizdi. ayrıca bindiğimiz aracın ön tarafında kaput üzerinde elyapımı patlayıcı maddeler patlıyordu ve molotofkokteylitan alev almıstı. ayrıcabizim aracın tepesinde hem ve hem arkada iki adet projektör bulunuyordu.projektörler yandığı için sokakta bol miktarda duman ve sis olduğu için görüşaçısı son derece kısıtlıydı. 2 - 3 metre mesafeye kadar düşmüştü. ben önümüzdeherhangi bir kişinin olduğunu kesinlikle görmedim. ayrıca herhangi bir kimseyebizim aracın çarptığını da kesinlikle görmedim, zira araca yönelikmolotofkokteyli ve patlayıcı maddeler atıldığında refleks olarak sağa solakendimizi korumak amacıyla yatıyorduk. bu nedenle kesinlikle yolda önümüzde birkimse olduğunu görmedim. herhangi bir kimseye de çarptıgımızı kesinliklegörmedim...''
21. İfadesine başvurulan diğer polis memurları da benzerşekilde ifade vermiştir.
22. ATK 1. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 15/1/2014tarihli ikinci raporun sonuç kısmı şöyledir:
''...[K]urulumuzun ..nolu mütalasındakişinin ölümünün patlamayla husulü mümkün genel beden travmasına bağlı çoksayıda kot kırığı ile birlikte yaygın akciğer hastalığına bağlı iç kanamasonucu meydana gelmiş olduğunun belirtilmiş olup adli dosyanın yenidentetkikinden.....kişinin ölümünün görgü tanıklarının ifadelerinde belirtildiğişekilde zırhlı aracının çarpması ve sürüklenmesi ile meydana gelmiş olduğununkabulü gerektiği' oybirliği ile mütalaa olunur.''
23. Başsavcılık 26/2/2014 tarihinde ölen Ş.Ö. hakkındasilahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte terör örgütü adına suç işleme,6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'namuhalefet, görevi yaptırmamak için direnme suçlarından daha önceden şüphelininölümü nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar vermiş; ATK raporundabelirtilen hususlara göre araç şoförü hakkında taksirle ölüme sebebiyet vermesuçundan genel hükümlere göre soruşturma yapılmak üzere dosya hakkında26/2/2014 tarihinde görevsizlik kararı vererek dosyayı Genel SoruşturmaBürosuna göndermiştir.
24. Başsavcılık, bu görevsizlik kararının ardından2014/5988 sayılı soruşturma dosyası üzerinden soruşturma işlemlerine devametmiştir. Başsavcılık bu kapsamda olaya karışan 45... plakalı aracın şoförüolan, bireysel başvuruya konu edilen ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığınadair karar verilen R.Ü.nün şüpheli olarak talimat yolu ile22/7/2014 tarihindeifadesine başvurmuştur. R.Ü.nün ifadesinin ilgili kısmı şöyledir:
''Ben olay günü ve saatinde Shortland45 kod nolu ekibin şoförlüğünü yapmaktaydım. 15 Şubat 1999 tarihinde...yakalanmasının yıldönümünü protesto etmek amacıyla terör örgütüne müzahirşahıslar tarafından Diyarbakır ilinin muhtelif yerlerinde gerçekleştirecekleri [m]olotofkokteyli, havai fişekli, el yapımı basınç etkili parça tesirli bombalı ve taşlısaldırı eylemlerini önlemek amacıyla Shortland 45 kod nolu ekip olarak saat17.00 sıralarında Şehitlik bölgesinde görev aldık.
Aynı gün Haber Merkezinin 19.00sıralaında Şehitlik Mahallesi .... Apartmanında aile içi kavga olayınınolduğunun anons etmesi üzerine zırhlı 75 ile beraber Şehitler Polis Merkezigörevlileribi alarak bahse konu adrese intikal ettik. Belirtilen yerde aile içikavga olayının olmadığının anlaşılması üzere dönüşe geçtiğimiz esnada HaberMerkezinin 19.30 sıralarında Şehitlik Tedaş önünde yüzleri kapalı olanşahısların olduğunu ve yolu kapattıkları ve üzerlerinde patlayıcı maddeolabileceği yönündeki anonsu üzerine önde zırhlı 75, arkada ise biz Shortland45 olarak birlikte anonsunun geldiği bölgeye doğru intikal ettik. Burayaintikal ettiğimizde anonsta belirtildiği şekilde 20-25 kişilik yüzleri kapalıeylemci bir grubun Şehitlik Caddesi üzerinde elleri ile zafer işaretiyapıyorlardı. Bu esnada yüzü bez parçası ile kapalı, 1.65 boylarında, zayıfyapılı erkek bir şahıs zırhlı 75 kod nolu ekibe doğru elinde bulunan birmaddeyi attı. Maddenin patlaması üzerine çevreyi duman sardı. Bu esnada 40-16diğer zırhlı ekiplerin gerekli emniyet tedbirini aldıklarını anons edince grubudağıtarak yolu trafiğe açmak amacıyla zırhlı 75 kod nolu ekip ile birlikteeylemci gruba dağılmaları yönünde megafonla uyarılarda bulunduk.
Şahısların eylemlerine devam etmeleriüzerine gruba müdahalede bulunduk. Bir eylemci gruba yaklaşmamız ile eylemcigrup 26. Sokak içerisine doğru kaçtılar. Kaçarken de bizlere yönelik olarak [m]olotof kokteyli, havai fişekli, elyapımı parça tesirli ve basınç etkili bombalı ve taşlı saldırı eylemlerinedevam ediyorlardı.
Zırhlı 75 önde olmak üzere 26. Sokak içerisinegirdik. Zırhlı 75, 26. Sokağın diğer ucuna gittiğinde biz Shorland 45 kod noluekip olarak 26. Sokağın Şehitlik Caddesi tarafında kalan uç kısmındaydık. Birazilerledikten sonra 26. Sokak içerisinde bir erkek şahsın yerde yattığınıaracımın far ışığından gördüm. Ben Shortland 45 kod nolu ekibin sürücüsüolduğum için şahsı görünce hemen durdum.
Ancak sokağın diğer ucunda bulunanZırhlı 75 kod nolu ekip sürekli olarak [m]olotof kokteylli ve el yapımı bombalı saldırı eylemlerinemaruz kaldığından yanmaya başladı. Biz de bu nedenle, ekip aracından inmeyerekhaber merkezinden 26. Sokak içerisine 112 talep ettik. 112 Sağlık görevlilerinibeklerken yerde yatan şahsın biraz doğrulunca yüzünün sağ tarafından yaralıolduğunu gördük. Bunun üzerine araçtan inerek şahsın yanına gittik. Şahsınyanına gittiğimizde durumunun ağır olduğunu gördüm.
Bu esnada haber merkezinin yaralı şahsı2. Sokak içerisinden alarak Şehitlik merkezine götürmemizi, 112 görevlilerininşahsa buarda müdahele edeceğini bildirmesi üzerine [b]iz de haber merkezinin anonsudoğrultusunda yaralı şahsın tedavisini hızlandırmak ve olay yerinde saldırıeylemlerinin devam etmesi nedeniyle 26. Sokak içerisinde şahsı ekibimize alarakŞehitlik Polis Merkezine geldik. Burada yaralı şahsın üzerinde bulunan 200-25civarında 2 parça halinde bantla sarılı yeşil renkli patlayıcı maddeleriateşlemek amacıyla kullanılan fitiller ile şahsın eline takılı vaziyettebulunan 1 çift siyah renkli inşaat eldivenini olay yeri inceleme ve KimlikTespit Şube Müdürlüğü görevlilerine teslim etmek üzere aldık.
Biz malzemeleri alırken 112 görevlileride şahsın boyun kısmında sarılı bulunan bez parçasını keserek şahsı hemenambulansa koyarak hastaneye götürdüler. Benim bu olayla ile ilgili bildiklerimgördüklerim ve söyleceklerim bunlardan ibarettir. Benim bu olayda herhangi birsuçum ve alakam bulunmamaktadır. ''
25. Cumhuriyet Başsavcılığı, olayda kusur durumununtespiti açısından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına talimat yazmıştır. Makineve inşaat mühendislerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinin 25/6/2015tarihli raporunda, ölen Ş.Ö. ile yayaya çarpan zırhlı araç sürücüsünün eşitderecede mütefarik kusurlu olduğu belirtilmiştir.
26. Başsavcılık, polis memuru R.Ü. hakkında 28/10/2015tarihinde Diyarbakır Valiliğine soruşturma izni verilmesi için taleptebulunmuşsa da bu talep üzerine yapılan işlemlerin neler olduğuna dair dosyaiçinde herhangi bir kayda rastlanmamıştır.
27. Başsavcılık olay tarihinde 75... plakalı aracınsürücüsü S.K. hakkında taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan 15/2/2017tarihinde iddianame düzenlemiş, aynı tarihte 45... plakalı aracı kullanan R.Ü.hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Başsavcılık kararındabu kişi hakkında sehven soruşturma yapıldığını, bu kişinin suç oluşturabilecekbir eyleminin bulunmadığını belirtmiştir.
28. Kovuşturmaya yer olmadığına kararına başvurucularitiraz etmiştir. Başvurucular vekili itirazında özetle eylemin taksirleişlenmediğini, kasten işlendiğini, ölen Ş.Ö.nün olay yerinde bekletildiktensonra hastane yerine polis merkezine götürülmek istendiğini, şüphelinin de bueylemi icra edenlerden olduğunu iddia etmiştir.
29. Diyarbakır 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 7/4/2017 tarihliitirazın reddine dair kararının 10/5/2017 tarihinde başvurucular vekilinetebliğ edilmesi üzerine başvurucular 9/6/2017 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
C. CezaMahkemelerindeki Kovuşturma Süreçleri
30. 75... plakalı araç sürücüsü polis memuru S.K.hakkında açılan davada Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesi, 2017/174 Esassayılı dava dosyası üzerinden 29/6/2017 tarihinde yapılan ilk ve tek duruşmadabaşvurucular vekilinin de talebi doğrultusunda görevsizlik nedeniyle dosyanınağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
31. Dosyanın gönderildiği Diyarbakır 1. Ağır CezaMahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) 15/9/2017 tarihinde ''olaya müdahale edensanığın sürücülüğünü yaptığı 75 kot numaralı Shortland marka zırhlı aracıntelsizinden olayın hemen akabinde merkeze 'bir kişinin aracın altında kaldığını'anons edilmesi dikkate alındığında kasten gerçekleşen bir eylemde bu anonsunyapılma ihtimalinin düşük olması hususları birlikte değerlendirildiğindeeylemin iddianamede anlatıldığı üzere taksirle bir kişinin ölümüne sebep olmasuçunu oluşturabileceği" gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş veortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Gaziantep BölgeAdliyesi Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
32. Gaziantep Bölge Adliyesi 10. Ceza Dairesi, Ağır CezaMahkemesinin görevsizlik kararını 9/11/2017 tarihinde kaldırmıştır.
33. Olayda ölüme neden olduğu ileri sürülen S.K. isimlipolis memurunun yargılaması Ağır Ceza Mahkemesinde 2017/495 Esas sayılı dosyaüzerinden görülmeye başlanmıştır.
34. Ağır Ceza Mahkemesi, bireysel başvuruya konu edilenve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen R.Ü.nün deifadesine başvurulması için İzmir Ağır Ceza Mahkemesine 6/12/2017 tarihinde;tutanaklar mümzileri olan İ.G., B.A., M.E.Ç için sırasıyla Ankara, Eskişehir veMalatya ceza mahkemelerine talimatlar göndermiştir.
35. Ağır Ceza Mahkemesi ayrıca 15/2/2018 tarihinde yapmışolduğu ilk celsede ''Suça karışan Şortland marka aracın iç ve dışözellikleri, içinde şoför mahallinde oturulduğunda yol güzergahının nekadarının görülebilir olduğu konusunda naip hakim refakati ile resen seçilecekbir makine mühendisi bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına, makinamühendisi temin edildiğinde söz konusu aracın incelemeye esas olmak üzereadliye binasına getirilmesi veya emniyet müdürlüğünde uygun bir ortamdainceleme olanağının sağlanması için Diyarbakır Emniyet Müdürlüğüne yazıyazılmasına, araç getirildiğinde naip hakim marifetiyle bilirkişi huzuruylaincelemesinin yaptırılmasına'' karar vermiştir.
36. Bu karar üzerine olayda kullanılan araç, makinemühendisi olan bir bilirkişi vasıtasıyla incelenmiştir. Raporda özetle aracındar virajlarda ve dar yerlerde hareket kabiliyetinin olmadığı, toplumsalolaylarda aracın üzerine gaz veya duman gibi görüşü engelleyici maddelerin gelmesihâlinde araç içinde herhangi bir kamera sisteminin bulunmadığı, aracın önkısımlarının görüş açısını engellediği, aracın iç kısımlarının şoförün hareketkabiliyetini engelleyebildiği belirtilmiştir.
37. Sanık S.K.nın savunması avukat huzurunda 30/5/2018tarihinde yapılan ikinciduruşmada alınmıştır. Bu duruşmada ayrıca yukarıdasoruşturma evresinde ifadelerine başvurulan ve polis memurları olmayan, olayadair somut gözlemleri olduğu beyan edilen tanıklar L.Ç. ile Y.D.nin deifadelerine başvurulmuştur.
38. Ağır Ceza Mahkemesinde 18/9/2018 tarihinde yapılanüçüncü celsede Cumhuriyet savcısı ''...Dosya kapsamı, evrak içeriği, tanıkbeyanları, 155, 112 acil servisi ile yapılan konuşmalar, telsiz muhaberesineait kayıtlar, 75 numaralı ekibe ait olay sonrası bir şahsın aracın altındakaldığına dair yapılan telsiz görüşmesi içeriği, otopsi raporu içeriğindebulunan olaya ait travmalara ait yaralarınniteliği, incelendiğinde sanıkS.K.nın sevk ve idaresindeki araç ile göstericileri takip ettiği,göstericilerin ara sokağa girmesi üzerine aynı hızla peşlerinden takibe devamettiği, göstericilerin durması üzerine aracı üzerlerine sürerek maktüleçarptığı, maktülün arkadan gelen 45 numaralı ekip tarafından yerde yatarkenbulunduğu, olay sonrası şahsın hastaneye sevkinin yapılmayarak karakola teslimedildiği, olayın patlayıcı madde sonucu meydana gelen ölüm olayı olduğu iddiaedilerek hukuki gereğinin ifasından kaçınılması için gayret gösterildiği,olayda sanığın üzerine atılı suçu göstericiyi öldürme sonucunu öngörerekaracını üzerlerine sürmek sureti ile olası kast altında işlediği'' gerekçesiyle26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 21/2,53. maddeleriuyarınca S.K.nın cezalandırılmasını talep etmiştir.
39. Ağır Ceza Mahkemesi 29/11/2018 tarihinde yapmışolduğu dördüncü celsede 8/2/2019 tarihinde keşif icrasına, ayrıca eyleminintaksirle öldürme suçunu oluşturması ihtimaline binaen soruşturma aşamasındaalınan ancak hüküm için yeterli görünmeyen bilirkişi raporu haricinde İstanbulTeknik Üniversitesi (İTÜ) Trafik Kürsüsünden bilirkişi raporu aldırılmasınakarar vermiştir.
40. Ağır Ceza Mahkemesi 14/3/2019 tarihinde yapmış olduğubeşinci celsede ise Kandilli Rasathanesine müzekkere yazılarak suç tarihindekihava koşulları ile suç tarihindeki hava koşullarına benzer hava koşullarınınhangi tarihlerde yaşandığının bildirilmesinin istenmesine karar vermiştir.
41. Ağır Ceza Mahkemesi 14/5/2019 tarihindeki altıncıcelsede, 1/8/2019 tarihinde saat 22.00'de adliyeden hareket edilmek suretiylekeşif icrasına karar vermiş ise de dinlenmesi gereken polis memuru tanıklarınEskişehir, Malatya ve Ankara'da olduğu, bu hâliyle tanıklarla yapılan telefongörüşmelerinde keşif gününe kadar ilde bulunamayacaklarını bildirmelerikarşısında keşfin yapılmasının mümkün olamayacağı, nedenle keşfin ertelendiği10/10/2019 tarihindeki yedinci celseden anlaşılmıştır. Bu celsede ayrıca27/12/2019 tarihinde yeni bir keşif icrasına karar verilmiştir.
42. Aynı gerekçeyle keşfin bir kez daha ertelendiği4/2/2020 tarihli 8. celseden anlaşılmıştır. Bu celsede de 17/2/2020 tarihindeyeniden keşif icrasına karar verilmiştir. Bu karar doğrultusunda keşif,belirlenen tarihte başvurucular vekilleri ve olay yeri inceleme uzmanlarının dahuzuru ile keşif icra edilmiştir. Bunun yanında 23/6/2020 tarihinde yapılan 9.celsede, suça karışan zırhlı polis otosuna ilişkin kamera kaydı ve videokaydının bulunup bulunmadığının sorulması, varsa gönderilmesi için DiyarbakırOlay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
43. 8/10/2020 tarihinde yapılan 10. celsede sanığıneyleminin taksirle öldürme suçunu oluşturması ihtimaline binaen soruşturmaaşamasında alınan ancak hüküm için yeterli görülmeyen bilirkişi raporuharicinde İTÜ Trafik Kürsüsünden bilirkişi raporu aldırılmak üzere talimatyazılmasına karar verilmiştir.
44. 2/2/2021 tarihli 11. celsede ise ara kararına rağmenyapılmayan bu işlemin yenilenmesine ve duruşmanın 27/5/2021 tarihineertelenmesine karar verilmiştir.
45. 27/5/2021 tarihinde yapılan 12. celsede, gelenraporlara karşı beyanda bulunmak üzere başvurucular vekillerinin talepleriüzerine süre verildiği ve duruşmanın 24/6/2021 tarihine ertelendiği tespitedilmiştir.
46. 24/6/2021 tarihinde yapılan 13. celsede başvurucularvekilinin gelen raporlara karşı beyanları ile Cumhuriyet savcısının mütalaasıalınmıştır. Cumhuriyet savcısı bu mütalaasında özetle olay günü başvurularınoğlunun ölümüne sebebiyet veren sanığın gerekli dikkat ve özenle hareketetmediğini, eylemine uyan taksirle adam öldürme suçundan cezalandırılmasıgerektiğini açıklamıştır. Bu duruşmada, sanık müdafisinin mazeretinin kabuledilmesi ve mütalaaya karşı beyanların sunulması için duruşmanın 11/9/2021tarihine ertelendiği tespit edilmiştir.
47. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan bu davada sözkonusu suçlamayla ilgili olarak ilgili kurum ve kuruluşlarla da çok sayıdayazışma yapıldığı anlaşılmıştır. Devam eden bu yargılamada başvurucuların diğeraraç sürücüsü R.Ü. hakkında gerek ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararakarşı itiraz dilekçelerinde gerekse bireysel başvuruda ileri sürdüklerihususları bu yargılamada da baştan beri ileri sürdükleri tespit edilmiştir.
D. Tam YargıDavasına İlişkin Süreç
48. Başvurucular, Ş.Ö.nün ölümü nedeniyle uğradıklarınıileri sürdükleri maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle İçişleriBakanlığına başvuru yapmışlarsa da İçişleri Bakanlığı Emniyet GenelMüdürlüğünce 17/4/2013 tarihinde bu talepleri reddedilmiştir. Başvurucularbunun üzerine işlemin iptali ve hizmet kusuru bulunduğu iddialarıyla toplam42.666,37 TL maddi ve davacıların her biri için 25.000 TL olmak üzere toplam50.000 TL manevi tazminat istemiyle Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinde (İdareMahkemesi) dava açmıştır. İdare Mahkemesi, Başsavcılık dosyasındaki bilirkişiraporunu da gözönünde bulundurarak olayda müterafik kusur bulunduğunu kabuletmiştir. Kısmen kabul edilen davada verilen bu kararın kesinleşmesi üzerinebaşvuruculara toplamda 92.405,48 TL ödeme yapılmıştır.
IV. İLGİLİHUKUK
49. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) yaşam hakkıgibi ciddi insan hakkı ihlallerinin aile üyeleri üzerindeki psikolojik etkisinikabul etmekle birlikte mağdurun yakınları için işkence ve kötü muamele yasağıkapsamında ayrı bir değerlendirme yapılabilmesi için anılan etkiyi ihlalinkendisinden kaynaklanan kaçınılmaz duygusal acının ötesine taşıyan birtakımözel faktörlerin söz konusu olması gerektiğini vurgulamıştır (Salakhov veIslyamova/Ukrayna, B. No: 28005/08, 14/06/2013, § 199). AİHM, bir ailebireyinin mağdur olup olmadığı konusunu başvuranın maruz kaldığı sıkıntı,hakları ihlal edilen mağdurların akrabalarının kaçınılmaz olarak yaşadığıduygusal çöküntüden daha farklı bir boyut ve şekil kazandıran özel faktörlerinvar olup olmadığı, aile bağlarının derecesi, aile bireylerinin söz konusu olaylarane kadar tanık olduğu, aile bireylerinin bilgi edinmek için ne kadar çabagösterdiği gibi hususları bir bütün olarak değerlendireceğini belirtmektedir (Çakıcı/Türkiye,B. No: 23657/94, 8/7/1999,§ 98).
50. Konuyla ilgili olarak ilgili ulusal ve uluslararasıhukuk ile diğer mevzuat için bkz. Abdülkadir Yılmaz ve diğerleri, B. No:2015/1894, 16/1/2020; Seyfullah Turan ve diğerleri, B. No: 2014/1982,9/11/2017, §§ 71-99.
V. İNCELEME VEGEREKÇE
51. Mahkemenin 30/6/2021 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. YaşamHakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucularınİddiaları
52. Başvurucular, yaşam hakkının maddi boyutu bağlamındaöncelikle yakınlarının güvenlik güçleri tarafından zırhlı araç ile kastenöldürüldüğünü iddia etmektedir. Bu kapsamda başvurucular, güvenlik güçlerininkullandıkları araçlarla olay anında ellerini havaya kaldırmış ve savunmasızhâlde bekleyen Ş.Ö.ye bilerek ve isteyerek çarptıklarını, bu araçlarla Ş.Ö.yüsürüklediklerini ileri sürmektedir. Başvurucular, Ş.Ö.nün bu şekilde kasıtlıolarak araç ile ezilmeye çalışılmasının ardından tıbbi tedavisi yapılmak üzerehastaneye götürülmesi yerine polis merkezine götürüldüğünü, bu şekilde tıbbitedaviden mahrum bırakılarak öldürülmek istendiğini de ifade etmiştir.
53. Başvurucular ayrıca Ş.Ö.nün ölümü hakkında etkili birsoruşturma yürütülmediğinden maddi gerçeğin aydınlatılamadığını iddiaetmektedir. Usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkin olarak başvurucular, ölümünkasıtlı bir eylem sonucunda meydan geldiğine dair tarafsız tanık beyanları veraporlar bulunmasına rağmen eylemin taksirle işlendiğinin kabul edilmesi,hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen polis memuru R.Ü.nünolayın öncesinde ölene hakaret etmesi, yaralanması üzerine de öleni hastaneyegötürmemesi şeklinde kusuru bulunmasına rağmen eksik inceleme ile hakkındakovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinden yakınmakta; güvenlikgüçlerinin karışmış olduğu ölümlü olaylarda etkili bir soruşturmayürütülmeyerek cezasızlık politikasının yürütüldüğünü iddia etmektedirler.
54. Başvurucular ayrıca 2013 yılında meydana gelenşüpheli ölüm olayı ile ilgili olarak 4 yılı aşan bir sürede etkili ve tarafsızbir soruşturma yürütülmemesi, Başsavcılık tarafından verilen kovuşturmaya yerolmadığına dair kararın gerekçesiz olması, Mahkemece itiraz nedenlerinindeğerlendirilmemesi, ret kararının gerekçesinin bulunmaması ve bu süre içindeavukatlık ücretine ilişkin masraf yapmaları nedenleriyle Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi'nin 13. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkı ileadil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
2. Değerlendirme
55. Anayasa’nın iddianın değerlendirilmesinde dayanakalınacak “Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı” kenarbaşlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Herkes, yaşama... hakkınasahiptir."
56. Anayasa’nın "Devletin temel amaç ve görevleri"kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Devletin temel amaç ve görevleri, … Cumhuriyetive demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunusağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adaletilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyalengelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gereklişartları hazırlamaya çalışmaktır.”
57. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Başvurucuların etkili başvuru hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddiaları değerlendirildiğinde ileri sürülen iddiaların yaşam hakkınınusul boyutuna ilişkin olması nedeniyle bu iddialar hakkında ayrıca bir incelemeyapılmasına gerek görülmemiş ve iddiaların tümü yaşam hakkı kapsamındaincelenmiştir.
58. Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, yaşamınıkaybeden kişi açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayınedeniyle ölen kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (SerpilKerimoğlu ve diğerleri, § 41). Başvurucular, ölen Ş.Ö.nün annesi vebabasıdır. Dolayısıyla başvuru ehliyeti açısından başvuruda bir eksiklikbulunmamaktadır.
59. Yaşam hakkını güvence altına alan Anayasa'nın 17.maddesi, devletin temel amaç ve görevlerinden birinin de insanın maddi vemanevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olduğunubelirten 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete birtakım negatif vepozitif yükümlülükler yükler (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:2012/752, 17/9/2013, § 50).
60. Yetki alanında bulunan hiçbir bireyin yaşamınakasıtlı ve hukuka aykırı olarak son vermemesi hususunda negatif yükümlülüğübulunan devletin -pozitif yükümlülükler kapsamında- yetki alanında bulunan tümbireylerin yaşam hakkını kamu görevlilerinin, diğer bireylerin hatta kişininkendi eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı koruma ödevi de vardır. Bukoruma ödevi bağlamında devlet, öncelikle yaşam hakkına yönelen tehdit verisklere karşı caydırıcı ve koruyucu yasal düzenlemeler yapmalı; bununla dayetinmeyerek gerekli idari tedbirleri almalıdır (Serpil Kerimoğlu vediğerleri, § 51; İpek Deniz ve diğerleri, B. No: 2013/1595,21/4/2016, § 149).
61. Bunun yanında pozitif yükümlülüğü kapsamında devletinyaşam hakkını korumak için oluşturulan yasal ve idari çerçevenin gereği gibiuygulanmasını ve bu hakka yönelik ihlallerin durdurulup cezalandırılmasınısağlayacak etkili bir yargısal sistem kurma yükümlülüğü debulunmaktadır. Bu yükümlülük -kamusal olsun veya olmasın- yaşam hakkınıntehlikeye girebileceği her türlü faaliyet bakımından geçerlidir (SerpilKerimoğlu ve diğerleri, § 52).
62. Bir ölüm meydana gelmişse, devletin pozitifyükümlülüğü kapsamında ölümün nedenlerini soruşturma ve sorumluları tespitederek cezalandırma ödevi de vardır. Bu usul yükümlülüğünün gerektiği şekildeyerine getirilmemesi hâlinde devletin negatif ve pozitif yükümlülüklerinegerçekten uyup uymadığı tespit edilemez. Bu nedenle devletin bu maddekapsamındaki negatif ve pozitif yükümlülüklerinin güvencesini soruşturmayükümlülüğü oluşturmaktadır (Salih Akkuş, B. No: 2012/1017, 18/9/2013, §29).
63. Usul yükümlülüğünün bir olayda gerektirdiğisoruşturma türünün yaşam hakkının esasına ilişkin yükümlülüklerin cezai biryaptırım gerektirip gerektirmediğine bağlı olarak tespiti gerekmektedir. Kastenya da saldırı veya kötü muameleler sonucu meydana gelen ölüm olaylarındaAnayasa'nın 17. maddesi gereğince devletin sorumluların tespitine ve cezalandırılmalarınaimkân verebilecek nitelikte cezai soruşturmalar yürütme yükümlülüğübulunmaktadır. Bu tür olaylarda, yürütülen idari ve hukuki soruşturmalar vedavalar sonucunda sadece tazminat ödenmesi yaşam hakkı ihlalini gidermek vemağdur sıfatını ortadan kaldırmak için yeterli değildir (Serpil Kerimoğlu vediğerleri, § 55).
64. Bununla birlikte Anayasa'nın 17. maddesibaşvuruculara üçüncü kişileri bir suç nedeniyle yargılatma ya da cezalandırmahakkı vermediği gibi devlete tüm yargılamaları mahkûmiyetle sonuçlandırma ödevide yüklemez (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 56).
65. Yaşam hakkının ihlaline kasten sebebiyet verilmeyendurumlarda etkili bir yargısal sistem kurma yönündeki pozitif yükümlülükher olayda mutlaka ceza davası açılmasını gerektirmez. Mağdurlara hukuki,idari, hatta disiplinle ilgili hukuk yollarının açık olması yeterli olabilir (SerpilKerimoğlu ve diğerleri, § 59).
66. Bir ceza soruşturması veya yargılaması sürecindekovuşturmaya yer olmadığı, beraat, mahkûmiyet veya hükmün açıklanmasının geribırakılması kararlarıyla farklı zamanlarda neticelenmiş aşamalar bulunmasıdurumunda -anılan aşamaların tek bir olay için farklı kişilerinsorumluluklarına yönelik olduğu gözetildiğinde- soruşturmaların bir bütünolarak değerlendirilmesi gerekebileceğinden (S.D. B. No: 2013/3017,16/12/2015, § 69) aynı olaya ilişkin sorumluluğu bulunduğu iddia edilen birdenfazla kişi hakkında yürütülen adli süreçlerin bir kısmı devam ederken bir kısımşüpheli/sanık bakımından sürecin sona ermesi üzerine yapılan bireyselbaşvurularda, somut olayın ve tüm adli sürecin bir bütün olarakdeğerlendirilmesi gerekliliği üzerinden başvuru yollarının tüketilmediğisonucuna ulaşılmıştır (Bilal Turan ve diğerleri (3), B. No: 2013/7418,31/3/2016, § 72; Bülent Kurt, B. No: 2013/7408, 20/1/2016, § 40; GülcanKeleş ve diğerleri,B. No: 2014/797, 22/3/2017, §§ 30, 31).
67. Somut başvuruda, başvurucuların soruşturma evresindenitibaren ileri sürdükleri ve bireysel başvuru formunda tekrarladıklarıiddialarına bakıldığında başvurucuların birbiri ile çok yakından bağlantılıolan yaşam hakkının hem maddi boyutuna (negatif yükümlülüğü) hem de usulboyutuna (etkili soruşturma yükümlülüğü) ilişkin olan hususlar yönündenDiyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinde bir yargılamanın devam ettiğianlaşılmıştır. Negatif yükümlülüğe ilişkin olarak başvurucuların hakkında ekkovuşturmaya yer olmadığına karar verilen R.Ü. ve yargılaması devam S.K.hakkında yoğun kasıtla Ş.Ö.nün öldürülme iddialarının bulunması karşısındaolayın maddi koşullarının belirlenebilmesi ve şüpheli ölüm olayınınaydınlatılabilmesi adına bir yargılamanın devam ettiğinden kuşkubulunmamaktadır. Bu kapsamda Ağır Ceza Mahkemesinin yargılama sonucundavereceği kararın güvenlik güçlerinin dâhil olduğu şüpheli ölüm olayının aydınlatılabilmesiadına son derece önem arz etmektedir.
68. Bunun yanında başvurucuların bir polis memuruhakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi üzerine yaptıklarıbireysel başvuruda, usul boyutuna ilişkin olarak ileri sürdükleri hususlarıntamamının yargılaması devam eden dava ile doğrudan ve çok yakın birbağlantısının bulunduğu, başvurucuların bu iddialarını devam eden yargılamadada baştan beri ileri sürdüğü görülmüştür.
69. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen bu dava dosyasınailişkin olarak yapılan işlemler açıklanmıştır. UYAP üzerinde yapılan incelemedekeşfin mazeretler nedeniyle iki kez icra edilemediği, nihayet başvurucularınvekilinin de katılımı ile bir keşfin yapıldığı anlaşılmıştır. Bunun yanındaAğır Ceza Mahkemesi, güvenlik güçlerine ait, olayda kullanılan araç üzerinde debilirkişi incelemesi yaptırarak rapor aldırmıştır.
70. Ağır Ceza Mahkemesi, bunların yanında olaydauygulanma ihtimaline binaen İTÜ Trafik Kürsüsünden rapor alınmasına da kararvermiştir. 24/6/2021 tarihinde yapılan 13.celsede başvurucular vekilinin gelenraporlara karşı beyanları ile Cumhuriyet savcısının mütalaasının alındığı,sanık müdafisinin mazeretinin kabul edilmesi ve mütalaaya karşı beyanlarınsunulması için duruşmanın 11/9/2021 tarihine ertelendiği tespit edilmiştir.
71. Bu açıklamalar sonrasında başvurucuların iddialarınabir kez daha bakılması ve bu iddiaların değerlendirilmesi gerekmektedir.Başvurucular, soruşturma evresinden beri Ş.Ö.nün polisler tarafından kullanılanaraçla kasten öldürüldüğünü iddia etmektedir. Bu iddiaların devletin yaşamhakkının negatif (öldürmeme) yükümlüğüne ilişkin olduğu hususunda herhangi birtereddüt bulunmamaktadır. Başvurucular, bu iddiadan bağımsız olarak polismemuru R.Ü. hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinedeniyle ölüm olayından sonra ortaya çıkan etkili soruşturma yükümlülüğünün deihlal edildiğini ileri sürmektedirler.
72. Başvurucuların iddialarına konu olan maddi olayınaynı olmasına rağmen birden fazla boyutunun ihlal edildiği iddiası bulunansomut olayda hakkında yargılama devam eden polis memuru ile ek kovuşturmaya yerolmadığına karar verilen diğer polis memuruna yönelik ileri sürülen iddialarınbirbiri ile çok yakından, doğrudan ve sıkı bir bağın bulunduğu görmezdengelinemez. Gerçekten de başvurucular, bireysel başvuruya konu edilen ekkovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen R.Ü hakkında, yargılanan diğerpolis memuru ile Ş.K. ile birlikte kasıtlı olarak ve plan dahilinde öldürmeeylemi gerçekleştirdiği iddiasında bulunmuşlardır. Bu iki eylem ve böylece ikiyükümlülük açısından bir bağlantının bulunmadığından bahsedilemeyeceğianlaşılmaktadır.
73. Yapılacak yargılama sonunda maddi olayın koşullarınınAğır Ceza Mahkemesi tarafından belirlenip belirlenememesi ve sorumlularıntespit edilmesi durumlarına göre bu kapsamda haklarında kovuşturmaya yerolmadığına karar verilen kişilerin de sorumluluklarının tespit edilmesi hâlindekamu davası açılması önünde bir engel bulunmadığı değerlendirilmiştir.Başvurucuların yaşam hakkının hem negatif yükümlülüğün hem de usulyükümlülüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddialarının içerik ve kapsamlarınabakıldığına henüz sonuçlanmayan kamu davasının bu aşamada incelenmesininAnayasa Mahkemesinin ikincil nitelikteki rolüne uygun düşmediği anlaşılmıştır.
74. Netice olarak somut başvuruda, kanunda öngörülenyargısal başvuru yollarının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketildiğininkabulü mümkün değildir.
75. Açıklanan gerekçelerle yaşam hakkının maddi ve usulboyutlarının ihlal edildiğine ilişkin iddianın diğer kabul edilebilirlikşartları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Kötü MuameleYasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucularınİddiaları
76. Başvurucular, ölüm olayı nedeniyle ömür boyu sürecekızdırap ve üzüntü duyduklarını, bu olay nedeniyle başlatılan soruşturma veyargılamalar sonucunda bir failin cezalandırılmamasının ve bir şüpheli hakkındaek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin manevi işkenceyesebebiyet verdiğini, bu durumun ise Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altınaalınan işkence ve kötü muamele yasağının ihlalini oluşturduğunu iddia etmiştir.
2. Değerlendirme
77. Anayasa'nın iddianın değerlendirilmesine esas alınacak17. maddesinin ilgili kısmı ile 5. maddesi şöyledir:
“Kişinin dokunulmazlığı, maddi vemanevi varlığı
Madde 17 - Herkes, yaşama, maddi vemanevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
…
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz;kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.
…
Devletin temel amaç ve görevleri
Madde 5 - Devletin temel amaç vegörevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkeninbölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumunrefah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini,sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayansiyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığınıngelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."
78. Başvuru konusu olayda ele alınması gereken ilk hususincelemenin kapsamının belirlenmesidir. Bu incelemenin yapılabilmesi içinbaşvurucuların oğullarının polis aracı ile kasten yaralanmasının ardındandoğrudan sağlık kuruluşuna götürülmeksizin karakola götürülmesi ve ardından daölümüne sebebiyet verilmesi, buna ilişkin olarak başlatılan soruşturma vekovuşturmanın etkili yürütülmemesi nedeniyle dört yılı aşan bu süreninkendileri yönünden manevi işkenceye dönüşmüş olduğu iddialarına kötü muameleyasağının uygulanabilir olup olmadığının tespiti gerekmektedir.
79. Devletin bireyin maddi ve manevi varlığını koruma vegeliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü, öncelikle kamu otoritelerinin buhakka müdahale etmemelerini yani anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilenşekillerde kişilerin fiziksel ve ruhsal açıdan zarar görmelerine nedenolmamalarını gerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygıgösterme yükümlülüğünden kaynaklanan negatif ödevidir (Cezmi Demir vediğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 81).
80. Kötü muamele oluşturan her eylemin aynı zamandabireylerin fiziksel ve/veya psikolojik bütünlüğüne zarar vererek özel hayatınada menfi yansıması olacaktır. İşkence ve kötü muamele yasağı ile özel hayatasaygı hakkının bir parçası olarak fiziksel ve ruhsal bütünlüğün korunmasıhakkının Anayasa’nın aynı maddesinde yer verilmesi de bunun göstergesidir (TunaAyçiçek, B. No: 2014/6526, 24/1/2018, § 51).
81. Bir muamelenin Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncüfıkrası kapsamında olabilmesi için asgari bir ağırlık derecesine ulaşmış olmasıgerekir. Bu asgari eşik, göreceli olup her olayın somut koşulları dikkatealınarak değerlendirilmelidir. Bu kapsamda muamelenin süresi, bedensel veruhsal etkileri ile mağdurun cinsiyeti, yaşı ve sağlık durumu gibi faktörlerönem taşır. Ayrıca muamelenin ardındaki saik ve amaç dikkate alınmalıdır.Muamelenin heyecanın yükseldiği ve duygu yoğunluğunun olduğu bir anda meydanagelip gelmediği de gözönünde bulundurulmalıdır (Cezmi Demir ve diğerleri,§ 83).
82. Somut olayda başvurucuların iddialarının bu açıdandeğerlendirilmesi gerekmektedir. Bu hususta ilk olarak ölenin annesi ve babasıolan başvurucuların söz konusu ölüm olayına ilişkin, doğrudan gözleme dayalıbilgi ve görgülerinin bulunmadığının ifade edilmesi gerekmektedir.Başvurucular, yargılama aşamalarında olaylara müdahale edilmesi sırasındaoğullarına polis aracı ile kasıtlı bir şekilde çarpıldığına dair gözleme dairbir bulgularının olduğunu iddia etmemiştir. Başvurucuların bu husustakiiddialarının dayanağı, tanıkların verdiği ifadelerdir.
83. Yukarıda belirtilen AİHM içtihatlarından daanlaşılabileceği üzere yaşam hakkı gibi ciddi hak ihlallerinin yanında bundanbağımsız olarak ayrıca kötü muamele yasağının uygulanabilmesi içinbaşvurucuların söz konusu ihlale sebebiyet veren olay veya olguların kendileriüzerindeki etkilerine dair incelemeye olanak verecek ölçüde yeterli açıklamayapmaları gerekmektedir. Somut olayda, başvurucuların bu hak kapsamında ilerisürdüğü ihlal iddialarıyla ilgili olan yargılamanın devam ettiği hususu bir kezdaha hatırlatılmalıdır. Bu aşamada; başvurucuların devam eden yargılamafaaliyetine aktif olarak katılma fırsatlarının bulunduğu, tüm iddia ve talepleriniileri sürme imkânına sahip oldukları, ayrıca olayla ilgili gözleme dayalıdoğrudan bilgilerinin bulunmadığını da belirtmek gerekir. Diğer yandanbaşvurucuların kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkinolarak; aradan geçen dört yıllık süreye rağmen failin cezalandırılmamasınedeniyle duyduklarını iddia ettikleri üzüntünün kendilerinin doğrudanmağduriyetlerine sebebiyet verecek derecede ağır ve katlanamaz bir yük teşkilettiğine ve bunun da asgari eşik seviyesini aştığına ilişkin, Anayasa'nın 17.maddesinde güvence altına alınan kötü muamele yasağının uygulanabilmesineolanak verecek ölçüde yeterli bir açıklama yapmadıkları anlaşılmıştır.
84. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğerkabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktanyoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Yaşam hakkının maddi ve usul boyutlarının ihlaledildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkiniddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZOLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerindeBIRAKILMASINA 30/6/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.