TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
BEKİR CEM CERRAHOĞLU BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/12380)
Karar Tarihi: 8/11/2017
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör Yrd.
:
Hikmet Murat AKKAYA
Başvurucu
:
Bekir Cem CERRAHOĞLU
Vekili
:
Av. Aytekin EROL
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, astsubay başçavuş olarak görev yapmaktayken TürkSilahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilen başvurucunun açtığı iptal davasında,hükme esas alınan gizlilik dereceli belgelerin başvurucuya incelettirilmesineilişkin bir karar alınmadan karar düzeltme isteminin reddedilmesi nedeniyle adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 25/7/2014 tarihindeyapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
8. 4. Ana Jet Üs Komutanlığı emrinde görev yaptığı sırada AstsubaySicil Yönetmeliği'nin mülga 60. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre;silahlı kuvvetlerin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerdebulunduğu gerekçesiyle başvurucu hakkındasıralı sicilüstleri tarafından 27/6/2012 tarihinde ayırma işlemibaşlatılmıştır. 14/12/2012 tarihli kararnameylebaşvurucunun Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilmiştir.
9. Başvurucu, 25/12/2012 tarihindeAskeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) Birinci Dairesinde iptal davası açmıştır.Dava dilekçesinin idareye tebliğinden sonra davalıya otuz gün ek süreverilmiştir. 19/3/2013 tarihli savunma dilekçesibaşvurucuya gönderilmek üzere aynı gün Başkanlığa teslim edilmiştir. Ayrıcasavunma dilekçesinden ayrı olarak idari işlemin dayanağını teşkil edenbilgileri içeren evrak 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılıAskeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 52. maddesinin dördüncü fıkrasının ikincicümlesi kapsamında incelenmek üzere "gizli" gizlilik dereceli olarakMahkemeye sunulmuştur.
10. Gizlilik dereceli belgeler dışındaki evrak başvurucuya 26/3/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bunun üzerinebaşvurucu tarafından 11/4/2013 tarihinde cevaba cevapdilekçesi sunulmuştur. Davalı idare tarafından bu defa cevaba cevap dilekçesinekarşılık teşkil etmek üzere 17/5/2013 tarihli üstyazıyla "gizli"gizlilik dereceli bazı belgeler Mahkemeye gönderilmiştir.
11. AYİM Birinci Dairesinin 9/10/2013tarihli ve E.2013/55, K.2013/970 sayılı kararıyla dava reddedilmiştir. Davasonunda gizlilik dereceli belgelerin iadesine karar verilmiştir. Gerekçeninbaşvuruyla ilgili kısmı şu şekildedir:
"...
Bu açıklamalar ışığında davacının durumudeğerlendirildiğinde; davalı idarece 1602 sayılı AYİM Kanunun 52'nci maddesikapsamında savunma ekinde gizlilik dereceli olarak gönderilen belgeleriçerisinde yer alan ve disiplin hukuku çerçevesinde değerlendirilmek üzereidari tahkikat kapsamında alınmış olduğu ve bu şekilde tespit edilen ifadesiesnasında iradesinin fesada uğratıldığı, yanıltıldığı ya da ifadesinin hukukaaykırı bir şekilde veya yasak yöntem ve usullerle alınmış olduğuna dair dosyakapsamında herhangi somut bir bilgi ve belge bulunmadığı görülen davacıtarafından imzalanmış bulunan davacıya ait ifade tutanağı ile yine bu kapsamdaalınmış olduğu anlaşılan diğer personellere ait olup davacının ifadesinde geçenolayları doğrulayan ve teyit eden ifadelere, idari tahkikat ve istihbaratraporlarına nazaran; Ankara genelindeki pavyonlara devamlı surette gitmekteolduğu, burada çalışan yabancı uyruklu konsomatris bayanlarla tanıştığı, anılanbayanlarla cinsel ilişki yaşadığı, üzerine kayıtlı telefonu bu bayanlaraverecek kadar samimi olduğu, internette bir çokarkadaşlık sitelerine üye olduğu ve anılan siteler aracılığı ile tanıştığıbayanlarla cinsel ilişki yaşadığı, farklı ortamlarda ve farklı kişilerlebirlikte esrar içip kullandığı, yaşam tarzı ve uyku problemi nedeniyle bir çokkez mesaiye geç kaldığı ve bu nedenle disiplin cezası aldığı; ayrıca mesleksafahatındaki diğer disiplin cezaları ve hakkında farklı sicil üstlerincebildirilmiş olan menfi kanaatler ile 15-23.05.2009, 04-08.02.2011 ve07-14.05.2011 tarihleri arasında üç ayrı "yabancı memlekete firar"eylemini gerçekleştirmiş olduğu hususları hep birlikte göz önüne alındığında;tavır ve hareketlerini hizmetin gerektirdiği şekilde düzenleyemeyip disiplinbozucu ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışıhareketlerde bulunduğu anlaşılan davacının bu mevcut durumu itibarı ileTSK'daki kamu hizmetini devam ettirmesine olanak kalmadığı, bu itibarla 926Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 94/b madde ve fıkrası ileAstsubay Sicil Yönetmeliğinin 60 ve 61'nci maddeleri uyarınca tesis edilenayırma işleminde idarece takdir yetkisinin objektif kıstaslara bağlı kalınarak,kamu yararı amacına yönelik olarak ölçülü bir şekilde kullanıldığıanlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonuç vekanaatine varılmıştır..."
12. Ayrışık gerekçe gösteren üyenin değerlendirmesi şuşekildedir:
"Davacı hakkında, Hv.K.K.lığı Askeri Mahkemesi tarafından 22 Mayıs 2013tarihli kararıyla üç ayrı "yabancı memlekete firar" suçundan dolayıkarar verildiğini ve davacının fiilen hizmetten uzak kaldığını gözönüne alarak ve sadece bu sebebe bağlı olarak genelgerekçeye katıldım.
Davacı hakkında ileri sürülen diğer hususlarahukuka aykırı elde edilen soyut ifade tutanaklarına dayandırılması ve davacınınözel hayatına ilişkin olması nedeniyle katılamadım."
13. Başvurucu karar düzeltme isteminde bulunurken özetle;gerekçeli karar ile birlikte kendisi hakkında oluşan kanaatlerden bilgi sahibiolduğunu, kişiliği hakkında ileri sürülen hususların sahih olmayan kaynaklaradayandığını ve bunun dikkate alınmasının uygun olmayacağını belirterek gizlibilgilerin incelenmesine izin verilmesini talep etmiştir.
14. Başvurucunun bu talebine ilişkin olarak herhangi bir kararalınmaksızın, karar düzeltme isteminin aynı Dairenin 22/4/2014tarihli ve E.2014/23, K.2014/405 sayılı kararıyla reddedildiği anlaşılmaktadır.
15. Anılan karar 4/7/2014 tarihindebaşvurucuya tebliğ edilmiştir.
16. Başvurucu 25/7/2014 tarihindebireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
17. 1602 sayılı Kanun'un "Dosyadışında inceleme" kenar başlıklı 52. maddesi şöyledir:
"Daireler veya Daireler Kurulu, bakmaktaoldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapabileceklerigibi, tayin edecekleri süre içinde, lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini veher türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerdenisteyebilirler. Bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerinegetirilmesi mecburidir. Haklı sebeplerin bulunması halinde bu süre, bir defayamahsus olmak üzere uzatılabilir.
Taraflardan biri ara kararının icaplarınıyerine getirmediği takdirde bunun verilecek karar üzerindeki etkisi, görevli daireveya kurulca önceden takdir edilir, ara kararında bu husus ayrıca belirtilir.
Ancak, istenen bilgi ve belgeler TürkiyeCumhuriyetinin güvenliğine ve yüksek menfaatlerine veya Türkiye Cumhuriyetiningüvenliği ve yüksek menfaatleri ile birlikte yabancı devletlere de ilişkin ise,Başbakan, Genelkurmay Başkanı veya ilgili Bakan gerekçesini bildirmeksuretiyle, söz konusu bilgi ve belgeleri vermeyebilir.
(Değişik dördüncü fıkra: 19/6/2010-6000/20md.) Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler taraf vevekillerine açıktır. Şu kadar ki; mahkeme tarafından getirtilen veya idarecegönderilen bilgi, belge ve dosyalardan, başka şahıs ve makamların özelbilgileri ile şeref, haysiyet ve güvenliğinin korunması veya idareninsoruşturma metotlarının gizli tutulması maksatlarıyla taraf ve vekillerineincelettirilmemesi kaydı konulanlar ile personelin özlük dosyasındaki davakonusu haricindekiler taraf ve vekillerine incelettirilemez.
(Ek fıkra: 19/6/2010-6000/20md.) Taraf ve vekillerine incelettirilemeyeceknitelikteki bilgi ve belgeler; bulundukları yer itibarıyla taraf ve vekillerineaçık olan diğer evraktan ayrılamaz nitelikte iseler, taraf ve vekillerineincelettirilecek suretleri, ilgili bölümleri idare tarafından karartılarakayrıca gönderilir.
(Ek fıkra: 19/6/2010-6000/20md.) Davacı taraf veya vekili, karartılan veyaverilmeyen bilgi ve belgelerin savunmaya esas teşkil edecek unsurlar olduğuiddiası ile mahkemeye itiraz edebilir. Yapılan bu itiraz, mahkeme tarafındanincelenerek haklı görülen hususlarda, mahkemenin belirleyeceği çerçevede dahaönce karartılan veya verilmeyen bilgi ve belgeler karşı tarafaincelettirilebilir.
(Ek fıkra: 19/6/2010-6000/20md.) Bu hükümlere göre elde edilen ve gizlilikderecesine sahip bilgi ve belgeler, taraf ve vekillerince mahkeme haricinde,diğer bir maksatla kullanılamaz. Aksine davranışta bulunanlar hakkında ilgilikanun hükümleri saklıdır."
18. 19/6/2010tarihli ve 6000 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 1602 sayılı Kanun'un 52.maddesinin dördüncü fıkrası değiştirilmiş ve maddeye beşinci ve altıncıfıkralar eklenmiştir. Yapılan bu yeni düzenlemede davadosyasındaki bilgi ve belgelerin taraf ve vekillerine açık olduğu ancak mahkemetarafından getirtilen veya idarece gönderilen bilgi, belge ve dosyalardan başkaşahıs ve makamların özel bilgileri ile şeref, haysiyet ve güvenliğininkorunması veya idarenin soruşturma metotlarının gizli tutulması maksatlarıylataraf ve vekillerine incelettirilmemesi kaydı konulanlar ile personelin özlükdosyasındaki dava konusu haricindekilerin taraf ve vekillerineincelettirilemeyeceği; taraf ve vekillerine incelettirilemeyecek niteliktekibilgi ve belgeler bulundukları yer itibarıyla taraf ve vekillerine açık olandiğer evraktan ayrılamaz nitelikte iseler incelettirilecek suretlerin veya ilgilibölümlerin idare tarafından karartılarak ayrıca gönderileceği, davacı tarafveya vekilinin karartılan veya verilmeyen bilgi ve belgelerin savunmaya esasteşkil edecek unsurlar olduğu iddiası ile mahkemeye itiraz edebileceği ve buitirazın mahkeme tarafından incelenerek haklı görüldüğü hususlarda mahkemeninbelirleyeceği çerçevede daha önce karartılan veya verilmeyen bilgi vebelgelerin karşı tarafa incelettirilebileceği kural altına alınmıştır.
B. Uluslararası Hukuk
19. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6. maddesinin(1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
“Herkesmedeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alandakendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuşbağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde,hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir...”
20. Kural olarak başvurucular, davanın karşı tarafına tanınanbir avantajın kendisine zarar vermiş olduğunu veya bu durumdan olumsuzetkilendiğini ispat etmek zorunda değildirler. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(AİHM), taraflardan birine tanınan, diğerine tanınmayan avantajın, fiilenolumsuz bir sonuç doğurduğuna dair delil bulunmasa da silahların eşitliğiilkesi ihlal edilmiş saymaktadır (Zagorodnikov/Rusya,B. No: 66941/01, 7/6/2007, § 30).
21. Çelişmeli yargılama ilkesi ise taraflara dava malzemesihakkında bilgi sahibi olma ve yorum yapma hakkının tanınmasını ve bu nedenletarafların yargılamanın bütününe aktif olarak katılmasını gerektirmektedir. Buanlamda, mahkemece tarafların dinlenilmemesi, delillere karşı çıkma imkânıverilmemesi, yargılama faaliyetinin hakkaniyete aykırı hâle gelmesine nedenolabilecektir (Ruiz-Mateos/İspanya, B. No.12952/87, 23/06/1993, § 63).
22. AİHM, hükme esas olan ve gizli olduğu belirtilen belgeleretarafların erişiminin kısıtlanmasını ihlal sebebi saydığı birçok kararındanbiri olan Miran/Türkiye kararında(B. No: 43980/04, 21/4/2009), AYİM'degörülen davada "gizli"ibareli belgelere başvuranın erişiminin imkânsız olmasına ilişkin şikâyetyönünden Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ihlal edildiğinekarar vermiştir. AİHM, bundan önce de benzer kararlarında "gizli" ibareli belgelere erişiminsağlanmamasının silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesine aykırıolduğu gerekçesiyle aynı hükmün ihlal edildiğini belirtmiştir (Güner Çorum/Türkiye, B. No: 59739/00, 31/10/2006, §§ 21-30; Aksoy(Eroğlu)/Türkiye, B. No: 59741/00, 31/10/2006, §§ 24-31).
V. İNCELEME VE GEREKÇE
23. Mahkemenin 8/11/2017 tarihindeyapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Askeri Yüksek İdareMahkemesinin Bağımsız ve Tarafsız Olmadığı İddiası
24. Başvurucu, AYİM'de görev yapan ikiüye dolayısıyla Mahkemenin bağımsız ve tarafsız olmadığını, adil yargılanmahakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
25. Anayasa Mahkemesi tarafından bu konu daha önce incelenirkenbelirtildiği üzere AYİM’in oluşumu, statüsü vegörevleri Anayasa ve ilgili Kanun’da hüküm altına alınmıştır. AYİM’e atanan askerî hâkimlerin bağımsızlığının Anayasa veilgili Kanun hükümleri ile garanti altına alındığı, atanma ve çalışma usulleriyönünden askerî hâkimlerin bağımsızlıklarını zedeleyecek bir hususun olmadığı,kararlarından dolayı idareye hesap verme durumunda bulunmadıkları, disiplineilişkin konuların AYİM Yüksek Disiplin Kurulunca (Disiplin Kurulu) incelenipkarara bağlandığı görülmektedir (YaşasınAslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 29).Diğer yandan sınıf subayı üyelerin en fazla dört yıllık bir süre ile görevyapmaları, disiplin konularında Disiplin Kuruluna tabi kılınmaları, görevsüreleri zarfında idari veya askerî yetkililerce herhangi bir değerlendirmeyetabi tutulmamaları, bu subayların idareye karşı bağımsızlıklarınıgüçlendirmiştir (Yaşasın Aslan, §30).
26. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Gizli Belgelerin İncelettirilmediği İddiası
1. Başvurucunun İddiaları
27. Başvurucu, dava sırasında öğrendiği ve aleyhine kullanılandeliller ile ilgili talebinin karşılanmaması ve anılan belgelerin hükme esasalınması nedeniyle hak arama hürriyetinin engellendiğini, bu sebeple savunmahakkının kısıtlandığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
a. KabulEdilebilirlik Yönünden
28. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılansilahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiğine ilişkiniddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. EsasYönünden
i. Genelİlkeler
29. Adil yargılanma hakkının unsurlarından biri silahlarıneşitliği ilkesidir. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usuli haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması vetaraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddiave savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahipolması anlamına gelmektedir (Yaşasın Aslan,§ 32).
30. Çelişmeli yargılama ilkesi, silahların eşitliği ilkesi ileyakından ilişkili olup bu iki ilke birbirini tamamlar niteliktedir. Ziraçelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edilmesi durumunda, davasını savunabilmesiaçısından taraflar arasındaki denge bozulacaktır. Çelişmeli yargılamanın medenihaklara ilişkin davalarda da kabul ediliyor olması, medeni bir hakka ilişkinyargılamada tarafların duruşmada hazır bulunması da dâhil olmak üzereyargılamanın bütününe aktif olarak katılmalarını gerektirir (Tahir Gökatalay,B. No: 2013/1780, 20/3/2014, § 25).
31. Ceza davaları ile medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin davalarınusul kuralları da dâhil olmak üzere yargılamanın tüm aşamalarında silahlarıneşitliği ilkesi ve çelişmeli yargılama hakkının güvence altına alınarak adilyargılanma hakkının korunması hukuk devleti olmanın bir gereğidir. Asıl kuraltarafların eşit şartlarda yargılamaya katılımının sağlanması, gösterdiklerikanıtlardan ve sundukları görüşlerden bilgi sahibi olması ve bunlarla ilgiligörüşlerini bildirebilme imkânının verilmesi olup kamu güvenliği, misillemeriski altında olan şahitlerin korunması, soruşturma usullerinin gizli tutulmasıgibi bazı istisnaların yargılama usulünde yer alması mümkündür. Bu durumda dahiverilmeyen veya karartılan bilgi ve belgelere karşı ilgilinin mahkemeyeitirazda bulunabilme imkânı getirilmesi adil yargılanmanın garanti altınaalınması için bir gerekliliktir. Bu hususlar 1602 sayılı Kanun'un 52.maddesinde değişiklik yapan 6000 sayılı Kanun'un genel gerekçesi ile maddegerekçesinde de ifade edilmiş olup değişikliğin sebebi olarak da AİHM'in 31/10/2006 tarihindeverdiği Aksoy(Eroğlu)/Türkiyekararı gösterilmiştir (Bülent Karataş,B. No: 2013/6428, 26/6/2014, § 74).
ii. İlkelerin OlayaUygulanması
32. Somut olayda AYİM'degörülen davada davalı idare tarafından sunulan gizlilik dereceli belgelerinbaşvurucuya bildirilmediği, başvurucunun ancak davanın esası hakkında verilenkarar ile dava dosyasına bazı belgelerin sunulduğunu öğrendiği, karar düzeltmedilekçesinde gizli bilgilerin incelenmesine izin verilmesini talep ettiği ve bubelgelere karşı savunma yapma imkânı verilmediği belirtilmesine karşın anılanbelgelerin incelettirilmesi konusunda başvurucuya bir imkân tanınmadan karardüzeltme talebinin reddedildiği görülmektedir.
33. Bu durumda, başvurucu, kendisine bildirilmeyen ve hükme esasalındığı görülen belgelerden davanın esası hakkında verilen karar ile haberdarolmuş olup, başvurucunun, 1602 sayılı Kanun'un 52. maddesindeki usul gözönüne alındığında, anılan belgelerin incelettirilmesitalebinde bulunması, AYİM tarafından bu talebin kabul edilmesi ve belgelerinincelettirilmesine izin verilmesi ve ardından başvurucunun bu belgelere karşısavunma yapması, on beş günlük karar düzeltme süresi içinde tüm yükümlülüğünbaşvurucuya yüklenmesi sonucunu doğuracaktır (benzer yönde bkz. M.Ş.B., B. No: 2013/2202, 20/11/2014, § 47).
34. Sonuç olarak AYİM tarafından gizlilik dereceli belgelerin,başka şahıs ve makamların özel bilgileri ile şeref, haysiyet ve güvenliğininkorunması veya idarenin soruşturma metotlarının gizli tutulması veya benzerihaklı görülebilecek hususlar nedeniyle başvurucunun incelemesine açılmadığınıortaya koyacak hiçbir argümanın ortaya konulmadığı,anılan belgelerin başvurucunun incelemesine açılıp açılmayacağına ilişkin birkarar dahi alınmadığı ve bu belgelerden başvurucunun haberdar edilmediğigörülmektedir. Olayda, davalı idare tarafından sunulan ve AYİM kararında hükmeesas alınan gizlilik dereceli belgelere karşı başvurucuya savunma yapma imkânıverilmemesi nedeniyle başvurucunun silahların eşitliği ilkesi ve çelişmeliyargılama hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.
35. Açıklanan nedenler çerçevesinde başvurucunun, Anayasa'nın36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine kararverilmesi gerekir.
C. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
36. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50.maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir.
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
37. Başvurucu, ihlalin tespitiyle 50.000 TL maddi tazminattalebinde bulunmuştur.
38. Başvuru konusu yargılamada silahların eşitliği ve çelişmeliyargılama ilkesinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
39. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yenidenyargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan kararın bir örneğinin yenidenyargılama yapılmak üzere ilgili yargı merciine gönderilmesine karar verilmesigerekir.
40. Yeniden yargılama kararı verilmesi sebebiyle ayrıca madditazminat verilmesine gerek görülmemiştir.
41. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1.Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsız ve tarafsızolmadığına ilişkin iddianın açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Gizlilik dereceli belgelerin incelettirilmemesine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Gizlilik dereceli belgelerin incelettirilmemesi nedeniyleAnayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının İHLALEDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere-Anayasa'nın 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunile getirilen geçici 21. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendiyle AskeriYüksek İdare Mahkemesi kaldırılmış olduğundan anılan bendin (b) alt bendigereğince- YETKİLİ İDARİ YARGI MERCİİNE GÖNDERİLMESİNE (Karar, Askeri Yüksekİdare Mahkemesi Birinci Dairesinin 9/10/2013 tarihli ve E.2013/5, K.2013/970sayılı dosyasıyla ilgilidir),
D. Başvurucunun maddi tazminat talebinin REDDİNE,
E. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 8/11/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.