TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
BERİVAN TEDİK YEŞİLTEPE VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/17206)
Karar Tarihi: 31/10/2018
R.G. Tarih ve Sayı: 7/12/2018-30618
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Serruh KALELİ
Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Raportör
:
Murat İlter DEVECİ
Başvurucular
:
1. Berivan TEDİK YEŞİLTEPE
2. Edge TEDİK EJDEROĞLU
3. Erdoğan TEDİK
4. İbrahim AKGÜN
5. Zöhre TEDİK
Vekili
:
Av. İlke IŞIK
6. Uğur GÜMÜŞKAYA
Vekili
:
Av. Doğukan Tonguç CANKURT
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru; pek çok kişinin ölümüne ve birçok kişinin deyaralanmasına neden olan bombalı saldırı olayı hakkında yürütülen cezasoruşturmasında, soruşturma evrakını inceleme ve söz konusu evraktan örnek almayetkisinin hâkimlik kararıyla kısıtlanması ve bu karara yapılan itirazınreddedilmesi sebebiyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvurucu Uğur Gümüşkaya 2015/17206 sayılı başvuruyu10/11/2015 tarihinde, diğer başvurucular 2015/18390 sayılı başvuruyu ise2/12/2015 tarihinde yapmıştır.
3. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyonlara sunulmuştur.
4. Konu yönünden irtibatları nedeniyle başvurularınbirleştirilmesine ve incelemenin 2015/17206 numaralı bireysel başvuru dosyasıüzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.
8. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyandabulunmuşlardır.
III. OLAY VE OLGULAR
9. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi(UYAP) aracılığıyla erişilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:
10. Bazı sivil toplum kuruluşlarınca gerekli yasal izinleralınarak 10/10/2015 Cumartesi günü 12.00-16.00 saatleriarasında Ankara'da barış, emek ve demokrasikonulu bir toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlenmesi kararlaştırılmıştır. Bunagöre Ankara Tren Garı'nda toplanılacak ve TalatpaşaBulvarı, Opera Meydanı ile Atatürk Bulvarı'nı takiben SıhhıyeMeydanı'na yürünecektir.
11. Toplantının ve gösteri yürüyüşünün yapılacağı Ankara TrenGarı önünde 10/10/2015 tarihinde toplanan kalabalığın hazırlıkları sürerkensaat 10.04 sıralarında peş peşe iki patlama meydana gelmiş ve yaşanan bu elimolay nedeniyle başvurucular Erdoğan Tedik ve Zöhre Tedik'in oğlu, diğerbaşvurucular Edge Tedik Ejderoğlu ve Berivan TedikYeşiltepe'nin kardeşi K.T.nin de aralarında bulunduğupek çok kişi ölmüş; başvurucular İbrahim Akgün ile Uğur Gümüşkaya'nın dabulunduğu birçok kişi ise yaralanmıştır.
12. Bahse konu olay hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı(Cumhuriyet Başsavcılığı) kendiliğinden ve derhâl soruşturma başlatmıştır.
13. Cumhuriyet Başsavcılığının 11/10/2015 tarihli talebi üzerineAnkara 2. Sulh Ceza Hâkimliği, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmeolasılığı bulunduğu gerekçesiyle -şüphelilerin ifadelerini içeren tutanaklarile bilirkişi raporları ve adı geçen kişilerin hazır bulunmaya yetkilioldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hariç olmak üzere- şüphelilerinmüdafilerinin dosya içeriğini inceleme ve soruşturma belgelerinden örnek almayetkilerinin kısıtlanmasına karar vermiştir.
14. Bu karara;
-Uğur Gümüşkaya dışındaki başvurucuların vekilince yapılanitiraz Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/10/2015 tarihli kararıyla,
-Başvurucu Uğur Gümüşkaya vekilince yapılan itiraz ise Ankara 4.Sulh Ceza Hâkimliğinin 16/10/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir.
15. Nihai karar, başvurucu Uğur Gümüşkaya vekilince 19/10/2015tarihinde, diğer başvurucular vekilince ise 2/11/2015 tarihinde öğrenilmiştir.
16. Bireysel başvuru, başvurucu Uğur Gümüşkaya yönünden10/11/2015 tarihinde, diğer başvurucular yönünden 2/12/2015 tarihindeyapılmıştır.
17. Başvurucu Uğur Gümüşkaya vekilinin kısıtlama kararıkapsamında olmayan belgelerin kendilerine verilmesine ilişkin 9/11/2015 tarihlitalebi Cumhuriyet savcısınca reddedilmiştir.
18. Cumhuriyet Başsavcılığı yürüttüğü soruşturma kapsamında;
i. Şüpheliler Y.D.,H.İ.D., Y.E.A. veaçık kimlik bilgileri tespit edilmeyen bir Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşınınöldüğü, şüpheliler M.Ş.Y., A.H., M.T., O.K. ve M.C.D. hakkında başka Cumhuriyetbaşsavcılıklarınca başka kamu davaları açıldığı ve O.S., K.U., E.Ö., M.S.P.,İ.H.H.,İ.H.K., M.B. ile İ.Y. hakkında ise kamu davası açmak için yeter derecedeşüphe oluşturacak delil elde edilemediği gerekçesiyle söz konusu kişilerhakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir.
ii. Meydana gelen olayda kamu görevlilerinin ihmali olduğuiddialarıyla ilgili soruşturmayı mevcut soruşturmadan ayırmıştır.
iii. 27/6/2016 tarihli iddianameyle ise otuz altı şüphelihakkında Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi (Ceza Mahkemesi) nezdinde kamu davasıaçmıştır.
19. Olay sırasında 100 kişinin öldüğü 391 kişinin iseyaralandığının belirtildiği iddianamede; 14 şüphelinin meydana gelen ölüm veyaralanmalar nedeniyle anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek,kasten öldürme (nitelikli hâl) ve teşebbüs aşamasında kalmış kastenöldürme(nitelikli hâl) suçlarından cezalandırılması istenmiş; bu 14 dörtkişinin içinde yer aldığı bazı şüpheliler ile diğer 22 şüphelinin ise resmîbelgede sahtecilik, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurmak, 10/7/1953tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler HakkındaKanun'a muhalefet ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından biri veyabirkaçı ile cezalandırılması talep edilmiştir. Bahse konu iddianamenin ilgilikısmı şöyledir:
"...[Ş]üpheli[İ.B.]nin DEAŞ Silahlı Terör Örgütünün yöneticisi ve Türkiyesorumlusu olduğu, faaliyetlerine Suriye ülkesinde devam ettiği, şüpheli D.B.nin DEAŞ Silahlı Terör Örgütünün yöneticisi olduğu,Türkiye-Suriye sınırı sorumlusu, ayrıca [İ.B.]ninyardımcısı olduğu, şüpheli [E.T.]ninDEAŞ Silahlı Terör Örgütünün yöneticisi olduğu, yakalanacağını anlayıncaGaziantep ilinde kendisini öldüren [Y.D.] ile birlikte DEAŞ silahlı terör örgütünün Gaziantep yapılanmasınıkurdukları, örgüt adına Türkiye'de eylem yapacak 150 kişi eğittikleri,soruşturmaya konu eylemi ve diğer eylemleri organize ettikleri,[Y.D.] ve [E.T.]nindijital belgelerden de anlaşılacağı gibi yaklaşık 150kişilik bir grubu eğittikleri ve Türkiye'de yapacakları eylemleriplanladıkları, şüpheli [E.T.]ninde Ankara Tren Garı önünde gerçekleşen eylemin planlanıp organize edilmesindegörev aldığı, [Y.D.] Ve [E.T.]nin DEAŞ silahlı terör örgütünün Türkiye'de eylemyapabilmesi için alt yapı çalışmalarını hazırlayıp tamamladıkları, şüpheliler [Y.Ş.],[H.Ş.], [İ.H.A.], [R.D.], [H.A.D.], [M.A.], [A.D.], [T.G.], [M.K.C.], [H.T.]ve [S.Y.]ile yakalanacağını anlayınca Gaziantep ilinde kendisini öldüren[H.İ.D.], soruşturmaya konu eylemigerçekleştiren ve olay yerinde ölen [Y.E.A.] ve kimliği tespit edilmeyen Suriye uyruklu canlıbomba eylemcisinin DEAŞ silahlı terör örgütüne üye oldukları ve örgütyöneticilerinin emrinde çalıştıkları, yukarıda isimleri belirtilen DEAŞ silahlıterör örgütü yönetici ve üyelerinin 10/10/2015 tarihinde Ankara Tren Gar'ıönünde meydana gelen terör saldırısı eylemini aralarında görev dağılımı yaparakbirlikte gerçekleştirdikleridijital belgelerden,kamera görüntülerinden ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır..."
20. İddianamenin kabulü üzerine yürüttüğü açık yargılama sonundaCeza Mahkemesi 3/8/2018 tarihinde, yakalanmayan sanıklar yönünden ayırma, ölenbir sanık yönünden ise düşme kararı vermiştir. Ceza Mahkemesi ayrıca diğersuçlarla ilgili kurduğu hükümler dışında dokuz sanığın ölen kişiler yönünden100 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla, olay esnasında yaralananlaryönünden ise 391 kez 27 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetmiştir.Taraflarca istinaftalebinde bulunulduğundan Ceza Mahkemesinin 3/8/2018 tarihli kararı henüzkesinleşmemiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
21. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun"Müdafiin dosyayı inceleme yetkisi" kenar başlıklı 153. maddesinin ilgilikısmı şöyledir:
“(1) Müdafi, soruşturma evresinde dosyaiçeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarakalabilir.
(2) Müdafiin dosyaiçeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi, soruşturmanın amacınıtehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkimkararıyla kısıtlanabilir. Bu karar ancak aşağıda sayılan suçlara ilişkinyürütülen soruşturmalarda verilebilir:
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83)
...
7. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişineKarşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315, 316),
...
(3) Yakalanan kişinin veya şüphelininifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazırbulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında,ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(4) Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafındankabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmışdelilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarakalabilir.
(5) Bu maddenin içerdiği haklardan suçtanzarar görenin vekili de yararlanır.”
22. 5271 sayılı Kanun'un "Soruşturmanıngizliliği" kenarbaşlıklı 157. maddesi şöyledir:
"(1) Kanunun başka hüküm koyduğu hâllersaklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturmaevresindeki usul işlemleri gizlidir."
23. 5271 sayılı Kanun'un "Mağdurile şikâyetçinin hakları" kenar başlıklı 234. maddesinin ilgilikısmı şöyledir:
"Madde 234 – (1) Mağdur ile şikâyetçininhakları şunlardır:
a) Soruşturma evresinde;
1. Delillerin toplanmasını isteme,
2. Soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamakkoşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteme,
3. (Değişik: 24/7/2008-5793/40 md.) Vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı suçu ilealt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafındankendisine avukat görevlendirilmesini isteme,
4. 153 üncü maddeyeuygun olmak koşuluyla vekili aracılığı ile soruşturma belgelerini ve elkonulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceletme..."
B. Uluslararası Hukuk
24. Yaşam hakkının usul boyutuyla ilgili uluslararası hukuk,Anayasa Mahkemesinin İrfan Durmuş vediğerleri (B. No: 2014/4153, 11/5/2017, §§ 49-54) başvurusu hakkındaverdiği kararda yer almaktadır. Bununla birlikte konuyla ilgisi olmadığı içinsöz konusu kararda yer almayan bazı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)kararlarına burada yer verilmesi gerekmektedir.
25. AİHM'e göre gerçekleşen bir ölümolayı hakkındaki soruşturmanın etkili sayılabilmesi için yerine getirilmesigerekli ilkelerden birisi de yürütülen soruşturmanın ve sonuçlarının yeterincekamu denetimine açık olması ve ölen kişinin yakınlarının meşru menfaatlerinikorumak için bu sürece gerekli olduğu ölçüde katılmalarının sağlanmasıdır (Giuliani ve Gaggio/İtalya [BD],B. No: 23458/02, 24/3/2011, § 303; Hugh Jordan/Birleşik Krallık, B. No: 24746/94, 4/5/2001, § 109; Mustafa Tunç ve FecireTunç/Türkiye [BD], B. No: 24014/05, 14/4/2015, § 179).
26. Bununla birlikte üçüncü kişilere ya da başka soruşturmalarazarar verebilecek hassas bilgiler içerdiği durumlarda soruşturma belgelerininaçıklanması veya yayımlanması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme)2. maddesi kapsamında mutlak bir gereklilik olarak değerlendirilemez.Dolayısıyla soruşturmanın kamuya veya mağdurun yakınlarına açıklığı şartı,soruşturmanın diğer aşamalarında da sağlanabilir (McKerr/Birleşik Krallık, B. No: 28883/95, 4/5/2001, § 129; Giuliani ve Gaggio/İtalya,§ 304). Dahası Sözleşme’nin 2. maddesi soruşturma mercilerine, ölenin biryakınının belirli bir soruşturma tedbirinin alınması için yaptığı her talebikarşılamaları şeklinde bir yükümlülük yüklemez (Ramsahai ve diğerleri/Hollanda [BD], B. No: 52391/99, 15/5/2007, §348; Velcea ve Mazăre/Romanya,B. No: 64301/01, 1/12/2009, §113).
27. Diğer taraftan AİHM, adil yargılanma gerekliliklerininSözleşme’nin 2. veya 3. maddeleri gibi başka hükümleri açısındandeğerlendirilen usule ilişkin konuların incelenmesini sağlayabileceğini kabuletmekle birlikte bu güvencelerin aynı şekilde (Sözleşme'nin 6. maddesindekigibi) değerlendirilemeyeceğini vurgulamaktadır (Mustafa Tunç ve Fecire Tunç/Türkiye,§§ 218, 220).
28. AİHM Önkol/Türkiye (B.No: 24359/10, 17/1/2017) başvurusunda, yaşadığı köye yakın bir alanda birmühimmatın patlaması sonucu hayatını kaybeden bir kişinin yakınlarının yaşamhakkının maddi boyutu yanında usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkiniddialarını da incelemiştir. Etkili soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilipgetirilmediği yönünden inceleme yaparken başvurucuların gizlilik kararı(soruşturma evrakını inceleme ve söz konusu evraktan örnek alma imkânınınkısıtlanması) nedeniyle soruşturmaya etkili katılamadıklarına dair iddialarınıda inceleyen AİHM, gizlilik kararının daha sonra kalkması nedeniyle sonradansoruşturma evrakına erişebilen başvurucuların haklarını etkin şekilde kullanmaimkânlarının bulunmadığının değerlendirilemeyeceği sonucuna varmıştır (bkz.anılan karar, § 96) .
29. AİHM, Cangöz vediğerleri/Türkiye (B. No: 7469/06, 26/4/2016) başvurusunda gizlilikkararı (soruşturma evrakını inceleme ve söz konusu evraktan örnek almaimkânının kısıtlanması) nedeniyle birkaç belge hariç soruşturma evrakınaerişemeyen başvurucuların soruşturmaya etkili biçimde katılamadıkları kanaatinevarmıştır. Anılan olayda başvurucular soruşturma dosyasında bulunan diğerbelgelere ancak bu belgelerin Bakanlık tarafından AİHM’egönderilmesi ve akabinde AİHM’in bunlarıbaşvuruculara iletmesi üzerine vâkıf olabilmişlerdir (bkz. anılan karar, §145).
30. Yetkili makamların toplantı ve gösteri hakkını kullanankişilere yönelik müdahalesine, yakınlarının yaşam hakkının ihlal edildiğine veyakınlarının ölümüyle ilgili soruşturmanın etkisizliğine ilişkin olarakbaşvurucuların şikâyetlerinin incelendiği Sayfı Sarısülük ve Cen Sarısülük/Türkiye ((k.k.), B. No: 64126/13, 25/3/2014) başvurusunda AİHM; olayın meydana geldiğitarihten itibaren geçen süreyi ve yürütülen soruşturmanın baştan beri hiçbirşekilde durdurulmadığını dikkate alarak hem yargılamanın gidişatının hem degeçen zamanın soruşturmanın erken etkisizlik belirtileri gösterdiği sonucunavarmaya imkân vermediğini belirtip başvuruyu iç hukuk yolları tüketilmedenyapılan erken bir başvuru olarak kabul etmiştir.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
31. Mahkemenin 31/10/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
32. Başvurucu Uğur Gümüştekin -yaşam hakkının etkili soruşturmayükümlülüğüne ilişkin usul boyutu ile etkili başvuru hakkına ilişkin birkaçAİHM kararına atıfta bulunarak- yürütülen soruşturmadaki eksikliklerin dahasonra bireysel başvuruya konu edileceğini, kısıtlama kararının dayanağınıoluşturan normun kenar başlığı ile lafzı nazara alındığında kısıtlama kararınınmüşteki vekilleri yönünden geçerli olmayıp sadece şüpheli müdafileri yönündencari olduğunu, kısıtlama kararı kapsamında olmayan belgelere dahierişemediklerini, kısıtlama kararıyla sadece soruşturmanın genişletilmesininengellenmediğini, aynı zamanda dosya içeriğinin de kamuoyundan gizlendiğini, bunedenle soruşturmaya etkili katılamadıklarını, kısıtlama kararının gerekçesizolduğunu ve olayda sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkına soruşturmayürütüldüğüne dair herhangi bir açıklama yapılmadığını belirtip Anayasa'nın17., 36. ve 40. maddelerinde güvence altına alınan yaşam, adil yargılanma veetkili başvuru haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
33. Başvurucu Uğur Gümüştekin ile aynı iddialarda bulunan diğerbaşvurular ek olarak kamu görevlilerince olay yerinde herhangi bir güvenliktedbiri alınmadığını, olay yerine gelen bazı polislerin sağlık görevlilerininyaralılara müdahalede bulunmasını engellediğini, soruşturmanın genişletilmesineilişkin talepleri hakkında işlem yapılmadığını, soruşturmanın patlamayıönlemekle görevli güvenlik ve istihbarat görevlilerince yürütülmesi nedeniylesoruşturmanın bağımsızlığı ve etkinliğinden zaten şüphe duymaktayken bir desoruşturmanın kendilerinden gizlendiğini, olayla ilgili bir kişinin uzun bir süreyakalanamayıp bir operasyon sırasında ölmüş olmasının soruşturmanın etkiliyürütülmediğini gösteren bir husus olduğunu, etkili soruşturma yürütüldüğütaktirde devletin yaşam hakkının negatif ve pozitif yükümlülüklerini ihlalederek meydana gelen olaydan sorumlu olduğunun ortaya çıkarılabileceğini,soruşturmanın başvurunun yapıldığı tarihteki aşaması ve başvurunun konusudikkate alındığında gizlilik kararının etkili soruşturma yükümlülüğünü ihlalettiğini ve kısıtlama kararına yapılan itirazın aynı yargı çevresindeki birbaşka sulh ceza hâkimliğince incelenmesinin doğal hâkim ve tarafsızlıkilkelerine aykırı olduğunu iddia etmişlerdir.
34. Bakanlık görüşünde, başvuruya konu olay hakkında yürütülensoruşturmada yapılan işlemlerden söz edilmiş; başvurucuların kısıtlama kararınedeniyle hangi haklarının etkilendiğine dair somut bilgi ve belgesunmadıkları, olayın üzerinden geçen kısa bir süre sonra bireysel başvurudabulunulduğu, başvuruya kadar geçen süre ve yargılamanın seyri dikkatealındığında soruşturmanın etkisiz kabul edilmesine neden olacak belirtilerinbulunmadığı ve bu nedenle başvuru yollarının tüketilmemiş olduğudeğerlendirmesinde bulunulmuştur.
35. Bakanlık görüşüne karşı verdiği cevapta başvurucularkısıtlama kararının ölçülü ve soruşturmanın amaçlarıyla uyumlu olmayıp faillerive kamu görevlilerinin sorumluluğunu kamuoyundan gizlemeyi amaçladığını,kısıtlama kararının devam ettiğini ve failler hakkında henüz kamu davasıaçılmadığını belirterek başvurunun erken bir başvuru olmadığını önesürmüşlerdir.
B. Değerlendirme
1. Başvurucununİddialarının Hukuki Vasıflandırılması Yönünden
36.Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes,yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”
37. Anayasa'nın “Devletintemel amaç ve görevleri” kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili bölümüşöyledir:
“Devletin temel amaç ve görevleri, …Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur vemutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devletive adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik vesosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi içingerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
38. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).
39. Başvurucu Uğur Gümüştekin soruşturmadaki ihmallerin dahasonra bireysel başvuruya konu edileceğini ifade ederken diğer başvurucularınsoruşturmanın başvurunun yapıldığı tarihteki aşaması ve başvurunun konusunadikkat çekerek kısıtlama kararının etkili soruşturma yükümlülüğünü ihlalettiğini ileri sürmeleri, şikâyetlerin dile getirilme biçimi ve başvurunun soruşturma evrakını inceleme ve söz konusu evraktanörnek alma imkânının kısıtlanması kararına yapılan itirazınreddedilmesi üzerine yapıldığı dikkate alındığında başvurucuların tümşikâyetlerinin özünün pek çok kişinin ölümü ile birçok kişinin yaralanmasınaneden olan olay ile ilgili ceza soruşturması kapsamında kısıtlama kararıverilmesi ve bu karara yapılan itirazların reddedilmesi nedeniyle olayda ölenkişilerin yakınlarının ve/veya olayda yaralanan şahısların soruşturmaya etkilişekilde katılamamalarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle başvurununolay esnasında hayatını kaybeden K.T.nin yakınlarıErdoğan Tedik, Zöhre Tedik, Edge TedikEjderoğlu ve Berivan TedikYeşiltepe yönünden Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşamhakkının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin usul boyutu kapsamındaincelenmesi gerektir.
40. Diğer taraftan ölümle sonuçlanmayan bir olaya ilişkinbaşvuru da mağdura karşı gerçekleştirilen eylemin niteliği ve failin amacı gibisomut olayın koşulları dikkate alınarak yaşam hakkı kapsamında incelenebilir.Bu değerlendirme yapılırken eylemin potansiyel olarak öldürücü niteliğe sahipolup olmadığı ile maruz kalınan eylemin mağdurun fiziki bütünlüğü üzerindekisonuçları önem taşımaktadır (Mustafa Çelikve Siyahmet Şeran, B. No: 2014/7227,12/1/2007, § 69; Yasin Ağca, B.No: 2014/13163, 11/5/2017,§§ 109, 110).
41. Somut olayın toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmak içintoplanan kalabalığın bulunduğu bir yerde üzerindeki patlayıcı maddeleripatlatan iki kişinin saldırısı sonucu gerçekleştiği ve yaşanan bu üzüntü vericiolay nedeniyle pek çok kişinin öldüğü, birçok kişinin de yaralandığı gözönünde bulundurulduğunda öldürücü niteliğe sahipolduğunda tereddüt bulunmayan olayda yaralanan başvurucular İbrahim Akgün ileUğur Gümüşkaya yönünden de başvurunun yaşam hakkının etkili soruşturmayükümlülüğüne ilişkin usul boyutu kapsamında incelenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
2. Kabul EdilebilirlikYönünden
a. Mağdur Sıfatı ve BuBağlamda Kişi Bakımından Yetkiye İlişkin Kabul Edilebilirlik Kriteri Yönünden
42. Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, yaşamını kaybeden kişiaçısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayı nedeniyle ölenkişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:2012/752, 17/9/2013, § 41).
43. Yaşam hakkı kapsamında incelenmesi gereken ancak ölümlesonuçlanmayan bir olaya ilişkin başvuru ise olaydan doğrudan etkilenen kişilertarafından yapılabilir.
44. Başvuru konusu olayda ölen K.T. ;başvurucular Erdoğan Tedik ile ZöhreTedik'in oğlu, başvurucular EdgeTedik Ejderoğlu ve Berivan Tedik Yeşiltepe'nin ise kardeşidir. Ayrıca başvurucularİbrahim Akgün ile Uğur Gümüşkaya, meydana gelen olayda yaralanmıştır. Bunedenle başvuru ehliyeti açısından bir eksiklik bulunmamaktadır.
b. Başvuru Süresine veBaşvuru Yollarının Tüketilmesine İlişkin Kabul Edilebilirlik KriterleriYönünden
45. Yaşam hakkı ile ilgili bir soruşturmanın etkili olupolmadığı yönünden inceleme yapabilmek için -mutlak surette gerekli olmasa da-yürütülen soruşturmanın makul bir süreyi aşmaması şartıyla ilgili kamumakamları tarafından nasıl sonlandırılacağının beklenmesi, bireysel başvuru ilegetirilen koruma mekanizmasının ikincil niteliğine uygun olacaktır (Rahil Dink ve diğerleri, B. No: 2012/848,17/7/2014, § 76; Hüseyin Caruş,B. No: 2013/7812, 6/10/2015, § 46).
46. Öte yandan başvurucuların yetkili makamlara müracaatetmelerine rağmen doğal olmayan bir ölümle ilgili soruşturma başlatılmamışsa,başlatılan soruşturmada ilerleme yoksa veya soruşturma artık etkisiz bir hâlalmışsa başvuruculardan soruşturmanın sonucunu beklemelerini istemek makulolmayacaktır. Böyle bir durumda başvurucular, gerekli özeni göstermeli veşikâyetlerini çok uzun süre geçirmeden Anayasa Mahkemesine sunabilmelidirler (Rahil Dink ve diğerleri, § 77). Zirasoruşturmanın etkililiğini sağlayacak bir başvuru yolu bulunmamaktadır. O hâldeanılan ihlal iddiaları yönünden başvuru yollarının tüketilmesi gerekmemektedir(Yasin Ağca, § 121). Böyle birdurumda başvurucular, etkili bir soruşturma yürütülmediğinin farkına vardıklarıveya varmaları gerektiği andan itibaren süresi içinde bireysel başvurudabulunmalıdır (Adle Azizoğlu ve SadatAzizoğlu, B. No: 2014/15732,24/1/2018, § 87; Sultani Acar, B.No: 2014/16344, 22/3/2018, § 84).
47. Başvurucular, soruşturma evrakını inceleme ve söz konusuevraktan örnek alma yetkisinin Hâkimlik kararıyla kısıtlandığını ve bu kararnedeniyle soruşturmaya etkili biçimde katılamadıklarını öne sürüp söz konusukararın kendilerine göre muhtemel sonuçlarına dikkat çekmişlerdir. Başvurutarihi itibarıyla kısıtlama kararı da mevcudiyetini devam ettirmektedir. Bunedenlerle Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru yapmaktaki amaçlarını da dikkatealarak başvurucuların başvuru yollarını tüketmek için kendilerinden makulolarak beklenebilecek her şeyi yaptıkları ve başvurunun süresinde olduğusonucuna ulaşmıştır.
c. Açıkça Dayanaktan YoksunOlmamaya İlişkin Kabul Edilebilirlik Kriteri Yönünden
48. Yaşam hakkını koruyan hukukun etkili bir şekildeuygulanmasını ve varsa sorumluların hesap vermelerini sağlamak amacıyladevletin doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularının belirlenmesini vegerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili bir soruşturma yürütmesigerektiğini kabul eden Anayasa Mahkemesi, etkili soruşturma yükümlülüğününyerine getirilip getirilmediğini incelerken bazı kriterler kullanmaktadır. Bukriterler şöyledir:
- Yetkili makamların resen ve derhâl harekete geçerek ölümolayını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütündelilleri tespit etmeleri (Serpil Kerimoğluve diğerleri, § 57)
- Kamu görevlilerinin güç kullanımı sonucu gerçekleşen ölümleryönünden soruşturma makamlarının olaya karışmış olabilecek kişilerden bağımsızolması (Cemil Danışman, B. No:2013/6319, 16/7/2014, § 96)
- Soruşturma sürecinin kamu denetimine açık olması ve ölenkişinin yakınlarının soruşturmaya gerekli ölçüde etkili katılımlarınınsağlanması (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,§ 58)
- Soruşturmanın makul bir özen ve süratle yürütülmesi (Salih Akkuş, B. No: 2012/1017, 18/9/2013,§ 30)
49. Somut başvurunun soruşturma evrakını inceleme ve söz konusuevraktan örnek alma yetkisinin Hâkimlik kararıyla kısıtlanması ve söz konusukarara yapılan itirazın reddi üzerine yapıldığı, Cumhuriyet Başsavcılığınınolayda sorumluluğu bulunan bazı failleri tespit edip bu kişiler hakkında kamudavası açtığı gözönünde bulundurulduğunda etkilisoruşturma yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğinin incelenmesindekullanılan tüm kriterlerin somut başvuruya uygulanmasının bireysel başvurununikincil niteliğine uygun düştüğü söylenemez. Bu sebeple somut başvurudayalnızca soruşturma sürecinin kamudenetimine açık olması ve ölen kişinin yakınlarının soruşturmaya gerekli olduğuölçüde etkili katılımlarının sağlanması kriteri yönünden inceleme yapılacaktır.
50. İnceleme konusu kriter uyarınca pratikte de hesapverilebilirliği sağlamak için soruşturma kamu denetimine açık olmalıdır. Ayrıcasoruşturma, meşru menfaatlerini korumaları amacıyla gerekli olduğu ölçüdeölenin yakınları için erişilebilir olmalıdır.
51. Diğer taraftan soruşturmaya katılımın etkililiğininseviyesi, soruşturmanın kendine özgü koşullarına göre değişebilir. Ancak herhâlükârda meşru menfaatlerini korumak için sanığın savunmasının alındığı, görgütanıklarının dinlendiği, bilirkişi raporlarının tartışıldığı, olaya ilişkinşikâyetlerinin dile getirildiği ve diğer delillerin ileri sürülerektartışmasının yapıldığı duruşmalara katılmak isteyen mağdurlara bu imkântanınmalıdır. Aksinin kabulü, katılımın sadece teorik olarak kabul edilmesi,pratikte sağlanmaması ve hakkın özünün zedelenmesi anlamına gelebilecektir (Seyfullah Turan ve diğerleri, B. No:2014/1982, 9/11/2017, § 187).
52. Buna karşın bahsedilen hususlardan soruşturmanın başındansonuna kadar mutlaka kamuya açık bir şekilde yürütülmesi gerektiği vesoruşturma makamlarının ölenin yakınlarınca talep edilen her soruşturmatedbirini mutlaka almak zorunda olduğu gibi bir anlam çıkarılmamalıdır. Ziraüçüncü şahısların temel haklarını korumak, kamu menfaatini gözetmek veya adlimakamların soruşturma yaparken başvurdukları yöntemleri güvence altına almakgibi amaçlarla soruşturma aşamasında bazı delillere erişim yönünden kısıtlamagetirilmesi gerekebilir (AYM, E.2014/195, K.2015/116, 23/12/2015, § 107).
53. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında kısıtlama kararınınkaldırılması veya olayda sorumluluğu tespit edilen kişiler hakkında düzenleneniddianamenin mahkemece kabul edilmesi nedeniyle soruşturma evrakına erişimimkânının doğması hâlinde kısıtlama kararı, ölenin yakınlarının soruşturmayaetkili katılımı yönünden herhangi bir sorun teşkil etmeyebilir. Ancak soruşturmanınkovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanmasına veya iddianameninmahkemece kabul edilmesine rağmen kısıtlama kararı gerekçe gösterilereksoruşturma evrakının ölenin yakınlarının erişimine kapatılması etkin soruşturmayükümlülüğünün ihlaline neden olabilir.
54. Somut başvuruda, şüphelilerin ifadelerini içeren tutanaklarile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili olduklarıdiğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hariç olmak üzere dosya içeriğiniinceleme veya belgelerden örnek alma yetkisinin kısıtlanmasına karar verilmişise de olayda sorumluluğu bulunan bazı failler hakkında CumhuriyetBaşsavcılığınca düzenlenen iddianame Ceza Mahkemesince kabul edilmiş olupyargılama Ceza Mahkemesince açık olarak yürütülmektedir. Başvurucular, CezaMahkemesince yürütülen yargılamaya rağmen kısıtlama kararı gerekçe gösterilerekhâlen soruşturma evrakına erişemedikleri yönünde Anayasa Mahkemesine herhangibir bilgi de vermemişlerdir. Bu sebeple şüpheliler hakkında düzenleneniddianamelerin kabul edilmesiyle birlikte soruşturma evrakına erişme olanağıbulan başvurucuların verilen kısıtlama kararı nedeniyle meşru menfaatlerinikorumak amacıyla soruşturma sürecine etkin katılım imkânı bulamadıklarınailişkin iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varılmıştır.
55. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA31/10/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.