TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
BEŞİR AKIN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/1730)
Karar Tarihi: 17/11/2014
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör
:
Akif YILDIRIM
Başvurucu
:
Beşir AKIN
Vekili
:
Av. Mustafa ERASLAN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucu hakkında yürütülensoruşturma ve kovuşturma işlemlerinin makul süre içinde sonuçlanmamasınedeniyle makul sürede yargılama hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek,ihlalin tespiti ile uğradığı manevi zararın tazminine karar verilmesini talepetmiştir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 31/1/2014 tarihindeİstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe veeklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksikliklertamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespitedilmiştir.
3. İkinci Bölüm BirinciKomisyonunca 13/5/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından19/6/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesininbirlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığınagönderilmesine karar verilmiştir.
5. Başvuru konusu olay veolgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.Adalet Bakanlığının 22/7/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin öncekikararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüşsunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve ekleri ilebaşvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylarözetle şöyledir:
7. Başvurucu, rüşvet vermek veihaleye fesat karıştırmak suçlarından 3/11/1994 tarihinde yakalanmıştır.
8. Başvurucu hakkında, rüşvetvermek ve ihaleye fesat karıştırmak suçlarını işlediğinden bahisle DiyarbakırCumhuriyet Başsavcılığının 27/10/1995 tarih ve E.1995/4938 sayılıiddianamesiyle Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
9. Mahkeme, 27/11/2008 tarih veE.1995/160, K.2008/573 sayılı kararıyla başvurucuyu atılı suçlardan mahkumetmiştir.
10. Kararın temyizi üzerineYargıtay 5. Ceza Dairesi, 15/4/2013 tarih ve E.2012/4572, K.2013/3207 sayılıilamıyla başvurucu hakkındaki davaların zaman aşımı nedeniyle düşürülmesinekarar vermiştir.
11. Başvurucu, nihai karardan17/1/2014 tarihinde haberdar olmuştur.
12. Başvuru, 31/1/2014 tarihindeyapılmıştır.
B. İlgili Hukuk
13. 23/3/2005 tarih ve 5320sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un8. maddesi, 4/4/1929 tarih ve 1412 sayılı mülga Ceza Muhakemeleri UsulüKanunu’nun 305 ilâ 326. maddeleri, 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk CezaKanunu’nun 235. ve 252. maddeleri.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
14. Mahkemenin 17/11/2014 tarihindeyapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 31/1/2014 tarih ve 2014/1730 numaralıbireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
15. Başvurucu, hakkında yürütülensoruşturma ve kovuşturmanın makul süre içinde sonuçlanmadığını beyan ederek,Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiğini iddia etmiştir.
B. Değerlendirme
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
16. Başvuru formu ile eklerininincelenmesi sonucunda, açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
17. Başvurucu, hakkındayürütülen soruşturma ve kovuşturmanın makul süre içinde sonuçlanmamasınedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
18. Anayasa ve İnsan HaklarıSözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlaliiddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkünolmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsanHakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkınınsomut görünümleri olan alt ilke ve haklar, esasen Anayasa’nın 36. maddesindeyer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi deAnayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgilihükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle,Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanmahakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesikapsamında yer vermektedir Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul süredeyargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanmahakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olansüratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.maddesinin de, Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanmahakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B.No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).
19. Davanın karmaşıklığı,yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar, bir davanın süresinin makul olupolmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması gereken kriterlerdir (B. No:2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).
20. Anayasa’nın 36. veSözleşme’nin 6. maddeleri uyarınca kişilere, medeni hak ve yükümlülükler ileilgili uyuşmazlıkların yanı sıra, cezai alanda yöneltilen suç isnatlarınınmakul sürede karara bağlanmasını talep hakkı tanınmıştır. Suç isnadı, birkişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar tarafından bildirilmesi olup,kişiye cezai alanda yöneltilen iddianın suç isnadı niteliğinde olup olmadığınıntespitinde; iddia olunan suçun pozitif düzenlemelerdeki tasnifinin, suçungerçek niteliğinin, suç için öngörülen cezanın niteliği ile ağırlığınındeğerlendirilmesi gerekir. Ancak isnat olunan fiil, ceza kanunlarında suçolarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza hukukunun kurallarıuygulanmış ise, ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi yapılmaksızın, adilyargılanma hakkının kapsamına girdiği kabul edilecektir (B. No: 2012/625,9/1/2014, § 31).
21. Başvuru konusu olayda,başvurucu rüşvet vermek ve ihaleye fesat karıştırmak suçlarından 3/11/1994tarihinde yakalanmış ve hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı nezdindesoruşturma başlatılmıştır. Başvurucu hakkında isnat olunan suçlar hapiscezasını gerektirir şekilde tanımlanmıştır (bkz. § 11). Bu çerçevede başvurucuhakkındaki suç isnadına dayalı yargılamanın Anayasa’nın 36. maddesinin güvencekapsamına girdiği konusunda kuşku bulunmamaktadır (B. No: 2012/625, 9/1/2014, §32).
22. Cezai alanda yöneltilen suçisnatları ile ilgili uyuşmazlıklara ilişkin makul süre değerlendirmesinde,sürenin başlangıcı kural olarak, kişiye bir suç işlediği iddiasının yetkilimakamlar tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği aramaveya gözaltı gibi tedbirlerin uygulandığı an olup, somut başvuru açısından butarih, başvurucunun bahse konu suç kapsamında ifade işlemi için yakalandığı veböylece isnattan haber olduğu anlaşılan 3/11/1994 tarihidir. Sürenin bitiştarihi ise, suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği tarihtir. (B. No:2012/13, 2/7/2013, § 34; B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 32). Bu kapsamda, somutyargılama faaliyeti açısından sürenin bitiş tarihinin, başvurucu hakkındaki suçisnadına ilişkin olarak verilen düşme kararının kesinleşme tarihi olan15/4/2013 tarihi olduğu anlaşılmaktadır.
23. Başvurucunun yakalandığı3/11/1994 tarihinden Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/11/2008 tarihlikararı arasında 14 yıl 24 günlük bir sürenin geçtiği görülmektedir. İlk DereceMahkemesince bir kez dosya incelemeye alınmıştır. 24 sanığın yargılandığıdavada, sanıkların savunması 76 celse sonra tamamlanabilmiştir. Başvurucununsavunması 11/11/1999 tarihinde alınmıştır. Davanın kanun yolu (temyiz) aşamasıise 4 yıl 4 ay 19 gün sürmüştür.
24. 5271 sayılı Kanun’unöngördüğü yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makulsürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusuyapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiği yönünde karar verilmiştir (B. No: 2012/625, 9/1/2014, §§ 22-45).
25. Başvuruya konu davada yeralan kişi sayısı ve davanın mahiyeti nedeniyle icrası gereken usul işlemlerininniteliği başvuruya konu yargılamanın karmaşık olduğunu ortaya koymaklabirlikte, davaya bütün olarak bakıldığında, somut başvuru açısından farklı birkarar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu on sekiz yılıaşkın yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucunavarılmıştır.
26. Açıklanan nedenlerle,başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanunun 50. Maddesi Yönünden
27. Başvurucu, yargılamanınmakul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle 50.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
28. 6216 sayılı Kanun’un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin(2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tespit edilen ihlalbir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmakiçin yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yenidenyargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehinetazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolugösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, AnayasaMahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
29. Başvurucunun tarafı olduğuuyuşmazlığa ilişkin on sekiz yılı aşkın yargılama süresi nazara alındığında,yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiylegiderilemeyecek olan manevi zararı karşılığında başvurucuya net 16.200,00 TLmanevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
30. Başvurucu tarafından yapılanve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL vekâletücretinden oluşan 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine kararverilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurucunun,
1. Makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİROLDUĞUNA,
2. Anayasa’nın36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLALEDİLDİĞİNE,
B. Başvurucuya net 16.200,00 TLmanevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerininREDDİNE,
C. Başvurucu tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYAÖDENMESİNE,
D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemedegecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
17/11/2014tarihinde OY BİRLİĞİYLE kararverildi.