TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
BESTE GÜLER ASLAN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/9669)
Karar Tarihi: 19/2/2019
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Serruh KALELİ
Kadir ÖZKAYA
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Murat İlter DEVECİ
Başvurucular
:
1. Beste Güler ASLAN
2. Mehmet ASLAN
3. Songül ASLAN
Vekili
:
Av. Sevim KUCUK
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, ölüm olayının failleri ile birlikte hareketettikleri iddia edilen kişiler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar(kovuşturmasızlık kararı) verilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 9/6/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuşlardır.
III. OLAY VEOLGULAR
8. Başvurucular Mehmet Aslan, Songül Aslan ve Beste GülerAslan 11/2/2015 tarihinde vefat eden Ö.A.nın sırasıyla babası, annesi vekardeşidir.
9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle veUlusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden elde edilen bilgi ve belgelerçerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
10. Başvurucu Mehmet Aslan 12/2/2015 günü saat 01.00sıralarında, Mersin'in Tarsus ilçesinde bulunan bir üniversitede öğrenim görenkızı Ö.A.dan haber alamadıklarını Mersin'de bulunan bir polis merkezinebildirerek kayıp başvurusunda bulunmuştur.Başvurucu, kızının bir arkadaşıylayaptıkları telefon görüşmesinden söz ederek Ö.A.nın Mersin'e gitmek için saat20.00 sıralarında Tarsus'taki bir alışveriş merkezi önünde arkadaşının yanındanayrıldığını beyan etmiştir.
11. Bu olaydan yalnızca otuz beş dakika önce TarsusJandarma Komutanlığı (Komutanlık) görevlileri, Sağlık Mahallesi mevkiindeyaptıkları trafik kontrolü esnasında yolda yan yana duran biri minibüs diğeriotomobil olmak üzere iki araç görmüş ve araç sürücülerine durma sebeplerinisormuşlardır. Minibüs Şoförü A.S.A. otoyola hangi yoldan gidileceğine ilişkinyol tarifi aldığını söyleyince görevliler yol tarif etmişlerdir.
12. Otoyola girmeyen minibüsün aşırı süratle Tarsusistikametine gitmesi üzerine durumdan şüphelenerek minibüsü durduran Komutanlıkgörevlileri, minibüsteki paspas ve siyah renkli bir bere üzerinde kan lekelerigörmüşlerdir. A.S.A. söz konusu kan lekelerinin minibüste taşıdığı tavuklaraait olduğunu söylemiştir. Ellerinde ve yüzünde kan lekeleri bulunan A.S.A.nınyüzünde de çizikler bulunduğunun fark edilmesi üzerine A.S.A., Mersin'denaldığı biri erkek, diğeri kadın iki yolcuyla kavga ettiğini beyan etmiştir.
13. Durumdan haberdar edilen Tarsus CumhuriyetBaşsavcılığınca (Cumhuriyet Başsavcılığı) verilen arama ve elkoyma kararınaistinaden minibüste arama yapılmış ve bu aramada bulunan siyah renkli tüylü birbere, içinde yanıcı madde bulunan bir bidon, kırmızı renkli bir gözlükçerçevesi parçası ve iki adet çuval ile üzerinde şüpheli leke bulunan A.S.A.yaait mont Komutanlık görevlilerince zapt edilmiştir. Ayrıca minibüste parmak iziincelemesi yapılmış, ateşli silah giriş ve çıkış izi olmadığı tespit edilmiş,bir yandan minibüsün içinden ve A.S.A.nın elinden biyolojik örnek toplanırkendiğer yandan A.S.A.nın ve A.S.A. ile birlikte minibüste bulunan babası N.A.nınel ve yüz svapları alınmıştır.
14. Komutanlık görevlilerince A.S.A. ve N.A.nın ifadelerialınmıştır. Minibüsün içinde Mersin'den aldığı iki yolcuyla kavga ettiğinibeyan edip minibüsteki kan lekelerini kavgaya bağlayan A.S.A., babası N.A. ilebirlikte arkadaşı F.G.nin evine yemeğe gittiklerini ve F.G.den bir bidon benzinaldığını söyleyerek minibüste bidon bulunma nedenini de bu şekildeaçıklamıştır. N.A. ise oğlu ile birlikte F.G.nin evine gittiklerini beyanetmiştir.
15. Komutanlık görevlileri il merkezindeki kollukbirimleri ve çevredeki hastanelerle irtibata geçip kayıp başvurusu olupolmadığını, kavga olayı nedeniyle tedavi görmekte olan herhangi bir kimsebulunup bulunmadığını araştırmış olsalar da bir netice elde edememişlerdir.A.S.A.nınkavganın meydana geldiğini iddia ettiği yerde de olaya dair herhangibir ize rastlanmamıştır. Bu nedenle A.S.A. ve N.A. 12/2/2015 günü saat08.00-09.00 sıralarında serbest bırakılmıştır.
16. Aynı gün saat 14.00 sıralarında Komutanlığa gelenMersin Emniyet Müdürlüğünde görevli polisler Ö.A.nın kaybolduğu bilgisinivermiştir.
17. Başvurucu Songül Aslan, minibüste bulunan bereninkızı Ö.A.ya ait olduğunu teşhis etmiştir.
18. Saat 16.00 sıralarında Komutanlıkça ifadesinebaşvurulan F.G. 11/2/2015 günü saat 20.30-21.00 sıralarında evine gelen A.S.A.ve N.A. ile birlikte yemek yediklerini, saat 23.30 sıralarında bir bidoniçindeki dört litre mazotu A.S.A.ya verdiğini, ayrı araçlarla Tarsus'agiderlerken A.S.A.nın kendisine selektör yapması üzerine emniyet şeridindedurduğunu, A.S.A.nın da kendisinin kullandığı aracın yanında minibüsüdurdurduğunu ve yanlarına gelen jandarma görevlilerinin durma sebeplerinisorması üzerine Mersin'e nasıl gidileceğini sormak amacıyla yolda durduğunubeyan ettiğini söylemiştir.
19. 17.00 sıralarında A.S.A.nın evinde yapılan aramadabulunan ve A.S.A.nın olay esnasında giydiği düşünülen pantolon, A.S.A.nın eşiNe.A.nın rızasına istinaden Komutanlık görevlilerince muhafaza altınaalınmıştır. Ne var ki Ne.A. pantolunu yıkadığını beyan etmiştir.
20. N.A. ile F.G. aynı gün yakalanmışlardır.
21. Ö.A.nın cesedi 13/2/2015 günü saat 08.24 sıralarındaÇamalan Mahallesi Cin Deresi mevkiinde yanmış bir vaziyette bulunmuştur. Olayyeri, Olay Yeri İnceleme Timince (OYİT) incelenmiş olup ceset ile yol arasındabulunan bir adet çakmak ve krem renkli örme bir kazak ile cesedin bulunduğubölgeyle sapak arasında kalan yolun kenarındaki bir meyve bıçağı muhafazaaltına alınmıştır.
22. Cumhuriyet Basşavcılığı, cesedin kemik dokusuna kadaryanık olması nedeniyle haricî ölü muayenesini yapamamıştır.
23. Başvurucular Songül Aslan ve Beste Güler Aslan,minibüste bulunan berenin Ö.A.ya ait olduğunu beyan edip olayla ilgilişikâyetlerini dile getirmişlerdir.
24. A.S.A.nın yakalanması amacıyla Tarsus Sulh CezaHâkimliğince (Hâkimlik) verilen arama kararına istinaden pek çok adreste aramayapılmış ancak A.S.A. bulunamamıştır.
25. A.S.A. 13/2/2015 günü saat 20.49 sıralarında Tarsusilçe merkezinde yakalanmıştır.
26. Soruşturma kapsamında Komutanlık pek çok kişininifadesine başvurmuştur.
27. A.S.A. şüpheli sıfatıyla alınan beyanında;şoförlüğünü yaptığı minibüsle 11/2/2015 tarihindeki son seferini 19.30-20.00saatleri arasında Mersin'den Tarsus'a yaptığını, yolcuları son duraktaindirdikten sonra O.S. isimli arkadaşını evine bıraktığını, Ö.A.yı saat 20.05sıralarında bir alışveriş merkezi önünden nöbetçi minibüse teslim etmek içinaldığını, Ö.A.nın şoför koltuğunun arkasındaki koltuğa oturduğunu, sonrakiminibüsün 20.30'da hareket edecek olması ve vaktin ilerlemesi nedeniyle 100 TLkarşılığında Mersin'e götürmek üzere Ö.A. ile anlaştığını, daha hızlı ulaşımiçin otoyoldan gitmek istediğini ancak Ö.A.nın farklı güzergâhtan gitmenedenini sorup eliyle kafasına vurduğunu, güzergâh değiştirse de Ö.A.nınkendisine bir kez daha vurduğunu, ayrıca boynunu tırmalayıp biber gazısıktığını, eğilmesi nedeniyle biber gazının kendisine ulaşmadığını, minibüsüyolun kenarına çekip minibüsün arka tarafına geçtiğini, bu esnada Ö.A.nınyüzünü tırmaladığını, sinirlenip saçından tutup iteklediği Ö.A.ya birkaç keztekme attığını ve bunun üzerine Ö.A.nın bayıldığını söylemiştir. A.S.A. bundansonraki olaylar silsilesini ise şöyle anlatmıştır:
i. Ö.A.nın bayılması üzerine A.S.A.nın telefonla aradığıF.G. 20.30 sıralarında bir başkasının aracıyla A.S.A.nın yanına gelmiştir. Araçsahibi, F.G.yi bırakıp gitmiştir. Olayları dinleyen F.G. kendisini A.S.A.nınyanına getiren araç sahibini tekrar arayıp 5 TL'lik benzin istemiştir.Minibüsün dışındayken benzini teslim alıp minibüsün ön tarafına koyan F.G.kendi aracını almak için benzin getiren araçla A.S.A.nın yanından ayrılmıştır.
ii. A.S.A. evine giderken babası N.A.yı telefonla arayıpevlerinin bulunduğu köşeye çağırmıştır. Başından geçenleri N.A.ya anlatanA.S.A., babası minibüsün yanında beklerken evine gidip kıyafetlerinideğiştirmiş ve elini yüzünü yıkamıştır. A.S.A. yüzüne ne olduğunu soran eşinekavga ettiğini söylemiştir.
iii. N.A. Ö.A.yı hastaneye götürmeyi önermiştir. AncakF.G. A.S.A.ya Ö.A.yı öldürmesini söylemiştir. Bu sebeple A.S.A. babasıyanlarında yokken minibüse giripÖ.A.nın boğazına birkaç kez bıçak saplamıştır.F.G.nin delil bırakmamaya ilişkin yönlendirmesi üzerine A.S.A., Ö.A.nınellerini bileklerinden kesmiştir. N.A.nın getirdiği poşete Ö.A.nın ellerinikoyan A.S.A., poşeti N.A.nın evinin alt katındaki kullanılmayan tuvaletinklozetine saklamıştır. A.S.A.ya göre N.A. poşetin içinde ne olduğunubilmemektedir.
iv. A.S.A.dan aldığı 40 TL ile benzin almak içinbulunduğu yerden ayrılan F.G., satın aldığı benzini beyaz bir bidon içinde eskiAnkara yolu yakınlarında bir yerde A.S.A.ya vermiştir. A.S.A. babası N.A. ilebirlikte F.G.nin gösterdiği yerden ormanlık bir alana girmiş ve sürüyerekminibüsten indirdiği cesedi uçurumun kenarına bırakmıştır. Daha sonra A.SA.N.A.nın verdiği benzini cesedin üzerine döküp tutuşturduğu kâğıt parçalarını dacesedin üzerine atmıştır. Bu esnada F.G. yolun kenarında beklemiştir.
v. Tarsus istikametine giderlerken F.G. aracını yolunkenarında durdurmuş, bunu gören A.S.A. da minibüsü F.G.nın aracının yanınaçekmiştir. Jandarma görevlileri neden durduklarını sorunca A.S.A. ve F.G.,A.S.A.nın Mersin'e gitmek için otoyolu sorduğunu söylemişlerdir. Jandarmagörevlileri, A.S.A.ya otoyolu tarif etmişlerdir. A.S.A.nın tarif edilen yoldangitmediğini gören jandarma görevlileri A.S.A.nın kullandığı minibüsü durdurupminibüsteki kan lekelerini görmüşlerdir. A.S.A. ve N.A. karakolda ifade veripsabahleyin serbest bırakılmışlardır.
vi. Serbest kalmasından sonra N.A., Ö.A.nın minibüstenaldığı kitaplarını kardeşinin evindeki sobada yakmıştır.
vii. Minibüsü tamir eden Pompacı Ö.nün yanına gidenA.S.A., olayda kullandığı bıçağı minibüsün içinden alıp bir kanala atmıştır.Olayı gören S.G.ye A.S.A. "Kavgada karışmıştır." demiştir.A.S.A., S.G.nin telefonundan M. ve R. isimli iki arkadaşı ile halasınıaramıştır. A.S.A. telefon görüşmelerinin içeriğinden söz etmemiştir.
viii. A.S.A. kavga ettiğinden ve bir kişinin kayıpolduğundan söz ederek telefon hattı ve telefon satışı ile uğraşan arkadaşıH.D.den yeni bir telefon hattı almıştır. Yeni telefon hattını eşinin telefonunakaydettiren A.S.A., telefon hattının kullanımaaçılmaması üzerine eşinden yenihattın numarasını telefonundan silmesini istemiştir.
ix. H.D.ye anlattığı hususları arkadaşı B.B.ye de anlatanA.S.A., daha sonra B.B.nin evine gitmiş ve onun ev telefonundan M. isimli birarkadaşını aramıştır. Bu telefon görüşmesinden sonra B.B.nin evinden ayrılırkenA.S.A., B.B. ve patronu M.C.yi görmüş ve B.B.ye ev telefonlarını kullandığınısöylemiştir.
x. Dayısı Y.T.nin evinde kullandığı mobil telefonu-içinde SIM (abone kimlik modülü) kart ve batarya olmadan- annesi N.A.ya verenA.S.A., M. ile buluşmuştur. O esnada M., çalıştığı minibüsün bağlı olduğukooperatifin ikinci başkanı olan H.T. ile telefonda konuşmaktadır. TelefonaA.S.A.yı isteyen H.T., alışveriş merkezinin önünden aldığı kızın gözlüklü olupolmadığını sormuş, A.S.A. ise dikkat etmediğini söylemiştir. N.A.nın evininkarşısındaki boş evde geceyi geçiren A.S.A. ertesi günyakalanmıştır.
28. A.S.A., Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesindekollukta alınan ifadesini tekrar etmiştir.
29. A.S.A.nın kendisiyle ilgili ifadeleriyle kısmenuyumlu beyanda bulunan N.A., benzin bidonunu kendisinin A.S.A.ya verdiğineilişkin iddiayı kabul etmemiş; Ö.A.ya ait bluz, fular ve çanta askısını bahçedeyaktığını, daha sonra ablasının kendisini çay içmeye çağırdığını, Ö.A.ya ait kitaplarıablasının evindeki sobada yaktığını söylemiştir. N.A. CumhuriyetBaşsavcılığında verdiği ifadesinde kollukça alınan ifadesini yinelemiştir.
30. F.G. ise 11/2/2015 günü saat 20.30 sıralarındakendisine telefon eden A.S.A.nın başının belada olduğunu söylediğini ancakayrıntılı bilgi vermediğini, bir süre sonra kendisini telefonla tekrar arayanA.S.A.nın 5 TL'lik benzin istediğini, arkadaşı O.T.nin kendisini aracıylaA.S.A.nın bulunduğu yere bırakıp gittiğini, yüzüne ne olduğunu soruncaA.S.A.nın kendisini soymaya çalışan ve biber gazı sıkan bir kişiyibıçakladığını ve bu kişinin minibüsün arkasında ölü vaziyete yattığınısöylediğini, minibüste yoğun bir kan kokusu olduğunu, A.S.A.nın isteği üzerinetelefonla aradığı O.T.nin 5 TL'lik benzin getirdiğini, benzini A.S.A.ya veripO.T.nin aracıyla evine gittiğini, 21.30 sıralarında N.A.nın telefonundan arayanA.S.A.nın kendisini evine çağırdığını, evine gelince dışarıya çıkan A.S.A. veN.A.nın minibüsteki kıza ne yapacaklarını konuşmaya başladıklarını beyanetmiştir. Müdafiinin itirazı üzerine ifade tamamlanamamıştır.
31. Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesinde A.S.A.ve N.A.nın kendisini suçlayıcı ifadelerini kabul etmeyen F.G., O.T.ye sadeceA.S.A.nın başının belada olduğunu söylediğini, A.S.A.nın başının belada olmasebebini bilmediği için O.T.ye başka bir şey anlatmadığını, A.S.A.nın N.A.danaldığı bıçakla minibüse girdiğini, minibüsten çıktığında A.S.A.nın ellerindemaktulün kesik ellerini gördüğünü, A.S.A.nın kendisine 40 TL verip benzinalmasını istediğini, bir akaryakıt istasyonundan 20 TL'lik benzin aldığını,A.S.A. ve N.A.nın isteği üzerine Çamalan tarafına aracıyla gittiğini, cesedinyakılması konusunda A.S.A. ve N.A. ile görüşmediğini, yer göstermediğinisavunmuştur. Ayrıca F.G. 12/2/2015 tarihinde ifadeye çağrılınca arkadaşı R.G.ile birlikte A.S.A.nın evine gittiklerini, R.G.nin olaydan haberininolmadığını, nasıl ifade vereceğini kendisine A.S.A.nın anlattığını söylemiştir.
32. Hâkimlik, Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerineşüpheliler A.S.A., N.A. ve F.G.nin tutuklanmasına karar vermiştir.
33. Ö.A.nın arkadaşı B.N.G. bilgi sahibi sıfatıylaverdiği ifadesinde; arkadaşı Ö.A. ile birlikte 17.00-20.00 saatleri arasındabir alışveriş merkezinde dolaştıklarını, saat 20.00 sıralarında alışverişmerkezinin önündeki duraktan otobüse bindiğini ve bu nedenle Ö.A.nın yanındanayrıldığını söylemiştir.
34. H.İ.T. bilgi sahibi sıfatıyla verdiği ifadesinde;Mersin'den Tarsus'a gelmek maksadıyla 11/2/2015 günü saat 19.30'da A.S.A.nınşoförlüğünü yaptığı minibüse binip Tarsus'ta indiğini ve yolculuk esnasındaherhangi bir tartışma yaşanmadığını beyan etmiştir.
35. F.G.nin arkadaşı R.G. bilgi sahibi sıfatıyla verdiğiifadesinde; 11/2/2015 günü saat 20.00 sıralarında F.G. ile bir şeyleryediklerini, saat 20.15 sıralarında F.G.nin yanından ayrıldığını, ertesi günsaat 11.30 civarında F.G.nin evine gittiğini, F.G.nin babasının F.G.yitelefonla arayıp karakoldan ifadeye çağırdıklarını söylediğini, daha sonraA.S.A.nın evine gittiklerini, burada A.S.A., A.S.A.nın babası ve F.G.nin kendiaralarında bir şeyler konuştuklarını, F.G.nin ifade verme nedenini bilmediğinisöylemiştir.
36. Bilgi sahibi sıfatıyla verdiği ifadesinde O.T.,arkadaşı F.G.yi 11/2/2015 günü saat 20.50 sıralarında aracıyla Şehitler Tepesi Mahallesi'ndeminibüste beklemekte olan A.S.A.nın yanına götürdüğünü, daha sonra oradanayrıldığını, F.G.nin yalnızca A.S.A.nın başına bir iş geldiğinden söz ettiğinive başka bir şey söylemediğini, F.G.nin 21.00 sıralarında telefonla arayıp 5TL'lik benzin istediğini, aldığı benzini şişe içinde F.G.nin tarif ettiği yeregötürdüğünü, F.G.nin benzin şişesini minibüsün içinde bekleyen A.S.A.yaverdiğini ve akabinde F.G.yi aracıyla evine bıraktığını beyan etmiştir.
37. N.A. bilgi sahibi sıfatıyla alınan beyanında;11/2/2015 günü saat 19.00 sıralarında A.S.A.nın elleri ve yüzü kanlı vaziyetteeve geldiğini, boynunda ve yüzünde çizikler bulunduğunu, sağ gözünün altında damorarma olduğunu, pantolununu değiştiren eşinin tedirgin gözüktüğünü, neolduğunu sorunca kavga ettiğini söylediğini, 19.15 sıralarında arkadaşı F.G.ninyanına gitmek için evden ayrıldığını, geceleyin merak edip eşinin telefonunuaradığını, telefonu açan N.A.nın karakolda olduklarını söylediğini, 07.00-08.00sıralarında eve gelen eşinin kavga olayının bir şahidini görmeye gideceğinisöyleyipkendisinden telefonun mesaj ve arama kayıtlarını silmesini istediğinisöylemiştir.
38. A.A. bilgi sahibi sıfatıyla verdiği ifadesinde;A.S.A. ile birlikte aynı kooperatife bağlı olarak minibüs şoförlüğü yaptığınıancak onunla fazla samimiyeti olmadığını, A.S.A.nın 12/2/2015 günü saat 19.55sıralarında kendisini telefonla arayıp nerede olduğunu sorduğunu, 15-20 dakikakadar sonra arkadaşlarının yanında bulunduğu esnada gelen A.S.A.nın yüzündetırnak izleri bulunduğunu, ayrıca elinde kesici alet yarası gördüğünü,A.S.A.nın kavga ettiğini ve akşam saatlerinden itibaren karakolda olduğunusöyleyerek kendisinden 100 TL borç para istediğini ancak parası olmadığı içinA.S.A.ya borç veremediğini beyan etmiştir.
39. Şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan B.B. A.S.A.nınarkadaşı olduğunu, 12/2/2015 günü saat 15.00-15.30 sıralarında yanınageldiğini, on dakika kadar sohbet ettiklerini, kendisi evde olmadığı hâldeakşam saatlerinde evlerine gelen A.S.A.nın bir görüşme yapmak için annesindentelefon istediğini, annesinin evdeki telsiz telefonu verdiğini, telefonlakonuştuktan sonra A.S.A.nın evden ayrıldığını, A.S.A.nın telefon görüşmesininiçeriğini annesinin duymadığını, A.S.A.nın ailesine zarar verebileceğinidüşünerek bu telefon görüşmesinden daha önce Komutanlık görevlilerine sözetmediğini, cinayet olayı hakkında bilgi sahibi olmadığını söylemiştir.
40. A.S.A.nın şoförlüğünü yaptığı minibüsün sahibi S.G.şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde; 11/2/2015 tarihinde akşam saatlerindetelefonla aradığı A.S.A.ya sabahleyin çalışacaklarını söylediğini, ertesi sabahtelefonla A.S.A.ya ulaşamadığını, 07.20 sıralarında A.S.A.yı jandarmagörevlileriyle gördüğünü, ne olduğunu sorunca kavga ettiğini söylediğini,teslimaldığı minibüste bıçak görmediğini, minibüsü pompacılık yapan Ö.de tamirettirdiğini beyan etmiştir.
41. Şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan A.S.A.nın halasıF.K., cinayeti evine gelen kolluk görevlilerinden öğrendiğini, evi ile kardeşiN.A.nın evinin aynı avlu içinde olduğunu, evindeki sobada herhangi bir şeyyakılmadığını söylemiştir.
42. Bir akaryakıt istasyonunda pompacı olarak çalışanÖ.K. bilgi sahibi sıfatıyla alınan ifadesinde, F.G.nin 11/2/2015 günü saat22.00 sıralarında 20 TL'lik benzin aldığını ve bu benzinin bir bidonadoldurulduğunu söylemiştir.
43. F.G.nin Ö.K.dan 1/2/2015 tarihinde bidonla benzinaldığına dair güvenlik kamerası görüntüleri elde edilmiştir.
44. Cumhuriyet savcısınca verilen arama kararınaistinaden N.A.nın evinde yapılan aramada, kullanılmayan tuvalet içinde birkadına ait kesik iki el bulunmuştur.
45. Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı uyarınca A.S.A.tarafından annesi N.T.ye verilen ve içinde SIM kart bulunmayan mobil telefonile N.T ve F.G.nin üzerilerinden çıkan mobil telefonlar rızalarına istinadenKomutanlık görevlilerince muhafaza altına alınmıştır.
46. Ö.A. ve arkadaşı B.N.G.nin alışveriş merkezigirişindeki görüntülerini içerir güvenlik kamerası kayıtları elde edilmiştir.Buna göre zamanı otuz iki dakika ileri olan kamera kayıtlarına göre Ö.A.11/2/2015 günü saat 20.41'de tek başına dolmuş duraklarına doğru gitmektedir.
47. F.G.nin olay tarihinden sonra değiştirmediğini iddiaettiği kıyafetleri rızasına binaen muhafaza altına alınmıştır.
48. Kanala atıldığı söylenen bıçak aransa da bulunamamıştır.
49. Al.A. isimli kişinin derede bulduğunu iddia edipolayda kullanılmış olabileceğini ileri sürdüğü, üzerinde kıllar bulunan bıçakAl.A.nın haber vermesi üzerine kolluk görevlilerince muhafaza altınaalınmıştır.
50. Cin Deresi mevkiine 200 metre mesafede bulunan birakaryakıt istasyonunun güvenlik kameralarına ait görüntülerden 12/2/2015 günüsaat 00.02 sıralarında F.G.ye ait aracın akaryakıt aldığı ve araçtan inen ancakyüzü seçilemeyen kişinin D.Ö. isimli pompacı ile bir süre konuştuğu tespitedilmiştir.
51. Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Hâkimliktarafından verilen kararlar uyarınca A.S.A., N.A. ve F.G.nin 2/2/2015-13/2/2015tarihleri arasında, mobil telefonlar yoluyla kurdukları iletişimler tespitedilmiş ve bu tespite dair raporlar Komutanlık görevlilerince analizedilmiştir.
52. Tarsus Emniyet Müdürlüğüne telefon eden ve soyadınıvermek istemeyen Ş. isimli bir kişi eski emniyet mensubu olduğunu söyleyerekA.S.A. ve F.G.nin ortak arkadaşı olan B. isimli, soyadını bilmediği kişinin deolaya karışmış olabileceğini iddia etmiş ancak olaya nasıl karışmışolabileceğine dair bilgi vermemiştir. Komutanlık görevlileri, ihbarda ismigeçen kişinin soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan B.B.olduğunu değerlendirmişlerdir.
53. Komutanlık görevlileri, A.S.A.nın şoförlüğünü yaptığıminibüs ile F.G.ye ait aracın olay tarihinde MOBESE kayıtlarına yansıyangörüntülerini temin edip incelemişlerdir.
54. Ö.A.nın mobil telefon yoluyla kurduğu iletişiminintespitine ilişkin raporlar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan teminedilmiştir.
55. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı (GrupBaşkanlığı) cesetten ve başvurucu Songül Aslan'dan alınan biyolojik örneklerüzerinde inceleme yapıp cesedin %99,99 oranında Ö.A. olduğunu tespit etmiştir.
56. Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı, şüphelilerA.S.A., N.A., ve F.G.ye ait dört mobil telefonu inceleyip raporlama yapmış;A.S.A. ve N.A.dan alınan el ve yüz svaplarında atış artığı olmadığını tespitetmiş; inceleme için gönderilen meyve bıçağı, çakmak ve Al.A.nın teslim ettiğibıçak üzerinde mukayeseye elverişli parmak izi olmadığını saptamıştır.
57. Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Hâkimlikçeverilen karara istinadenA.S.A., N.A. ve F.G.den alınan kan ve kıl örnekleriüzerinde Grup Başkanlığınca moleküler genetik incelemeler yapılmıştır.
58. Adli Tıp Kurumu Adana Grup Başkanlığınca düzenlenenotopsi raporundan;
- Göz içi sıvısında alkol (etanol, metanol) vesistematiklerindeki diğer maddelerin (uyutucu-uyuşturucu maddeler dâhil)bulunmadığı,
- Yanık nedeni ile sınırlı bölgelerden alınabilen sürüntüörneklerinde sperm bulunmadığı, tırnak numunesinde A.S.A.ya ait DNAprofilitespit edildiği,
- Kişinin duman solumaya ait solunum yollarında isbulaşığı emaresine rastlanmadığı,
- Kişinin vücudunda on bir adet kesici ve delici aletyarası mevcut olup bu yaralardan sekizinin ayrı ayrı öldürücü nitelikte olduğu,
- Kesici delici alet yarasının cilt-cilt altı bulgularınagöre ika edilen aletin bir kenarının keskin, diğer kenarının künt olduğu, buyaraların aynı özelliklere sahip alet ve/veya aletlerle oluşturulmasının mümkünolduğu,
- Ağır derecede yanmış kişinin ölümünün kesici ve delicialet yaralanmasına bağlı iç organ yaralanması, büyük damar yaralanmasına bağlıdış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu anlaşılmıştır.
59. Başvurucular Mehmet Aslan ve Songül Aslan, vekilleriaracılığıyla delil toplanmasına ilişkin taleplerini içerir bir dilekçeyiCumhuriyet Başsavcılığına vermişlerdir. Bu dilekçeyle başvurucular; bazıişyerlerindeki güvenlik kamerası görüntülerinin temin edilmesi, kesin ölümnedeninin ve yakıldığı esnada Ö.A.nın yaşayıp yaşamadığının tespit edilmesi,A.S.A.nın şoförlüğünü yaptığı minibüsün otoyolu kullanmak için gerekli geçişkartına (OGS ve HGS) sahip olup olmadığının araştırılması, olay öncesindeA.S.A.nın minibüsle evine bıraktığını iddia ettiği O.S.nin ifadesinin alınması,B.G., O.T., Ne.A., F.K. ve A.A.nın mobil telefon yoluyla kurduklarıiletişimlerin tespit edilmesi, A.S.A., N.A. ve F.G.nin 12/2/2015-15/2/2015tarihleri arasındaki iletişimlerinin tespit edilmesi, F.K.nın ve Ne.A.nın mobiltelefonlarına el konulması, B.B.nin annesinin, H.D.nin, Y.T.nin ve Pompacı Ö.isimli kişinin ifadelerine başvurulması da dâhil bazı taleplerde bulunmuşlardır.Ayrıca başvurucular aynı dilekçede; Ne.A., O.T. ve A.A.nın bir şekilde suçakarıştıklarını iddia etmişlerdir.
60. Başvurucular Mehmet Aslan ve Songül Aslan'ın talebiüzerine Komutanlık görevlileri, Ne. A., O.T. ve A.A.nın şüpheli sıfatıyla;O.S., H.D. Ö.G. ve B.B.nin annesi M.B.nin ise bilgi sahibi sıfatıylaifadelerini alıp olayda kullanılan minibüsün otoyolu kullanmak için gereklikartı olduğunu tespit etmişlerdir.
i. Daha önce verdiği ifadesiyle kısmen uyumlu beyandabulunan Ne.A., kullandığı mobil telefonun mesaj ve çağrı kayıtlarını A.S.A.nıntalebi üzerine sildiğini, karakola gittiği zaman A.S.A.nın söylediği şekildeifade verdiğini, paraya ihtiyacı olduğu için mobil telefonunu sattığınısöylemiştir.
ii. O.T. daha önce verdiği ifadeyle benzer yönde beyandabulunup F.G.nin benzini hangi amaçla istediğini bilmediğini ifade etmiştir.
iii. A.A., A.S.A.nın kendisinden borç para istediğiniancak parası olmadığı için veremediğini, telefonda görüştüğü H.İ.T.nin A.S.A.ile konuşmak istediğini ancak A.S.A.nın "Müebbetle yargılanacağım.Görüşmeme gerek yok." diyerek yanından ayrıldığını söylemiştir.
iv. O.S. 11/2/2015 günü saat 20.15 sıralarında otobüsebinecekken A.S.A.nın kullandığı minibüsle yanında durduğunu, bunun üzerineminibüse bindiğini, minibüste iki yolcu daha olduğunu, yolcular indikten sonrakendisinin de bir kavşakta minibüsten indiğini, A.S.A.nın Tarsus şehirmerkezine doğru gittiğini beyan etmiştir.
v. H.D. 12/2/2015 günü işyerine gelen A.S.A.nın biriylekavga ettiğinden söz ederek herhangi bir kişi adına kayıtlı, açık bir SIM kartistediğini, vermek istemediğini ancak A.S.A.nın ısrarlarına dayanamayarak kaydıolmayan boş bir SIM kartı A.S.A.ya verdiğini söylemiştir.
vi. Ö.G., S.G.ye ait olup A.S.A.nın şoförlüğünü yaptığıminibüsün 12/2/2015 tarihinde S.G. tarafından tamir için işyerinegetirildiğini, minibüste bıçak görmediğini, kendisi gelmeden önce bıçağınalınmış olabileceğini beyan etmiştir.
v. M.B., evlerine gelen A.S.A.nın telefon numarasınındeğiştiğini söyleyerek arama yapmak için mobil telefonunu istediğini,kullanması için telsiz telefonu A.S.A.ya verdiğini, A.S.A.nın kiminle negörüştüğünü bilmediğini ve A.S.A.nın tedirgin bir hâlinin olduğunu söylemiştir.
61. Cumhuriyet Başsavcılığı 6/4/2015 tarihinde,haklarında suçluyu kayırma ve suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirmesuçlarından soruşturma yürütülenşüpheliler S.G., F.K., Ne.A., B.B., O.T.,A.A. ve H.D. hakkında kovuşturmasızlık kararı vermiştir. Söz konusu kararınilgili kısımları şöyledir:
"...Kasten öldürme suçununşüpheliler [A.S.A.],[N.A.] ve [F.G.] tarafından gerçekleştirildiği, şüphelilerinifadelerinde cinayet olayına ilişkin olarak ikrarlarının olduğu, delillerin neşekilde ve hangi surette yok edildiğinin ve yok edilmeye çalışıldığınınayrıntılı bir şekilde şüpheliler tarafından ikrar edildiği, mevcut şüphelilerindelillerin yok edilmeye çalışılmasına ve şüpheli [A.S.A.]nın firariolduğu dönem içerisinde ona kaçmasına yardım ve imkan sağladıkları yönündekasten ve bilerek yardım ve iştirakte bulunduklarına dair dosya kapsamıitibariyle iddia dışında bir delil olmadığı, kaldı ki herhangi bir kimsenin deşüphelilerin eylemlerini kolaylaştıracak etkin bir imkan ya da kolaylık sağlamadurumunun dosya kapsamı itibariyle bulunmadığı, zira böyle bir suçunişlendiğinin öğrenilmesinden sonra şüpheli [A.S.A.]nın kimseninkendisine yardım etmemesi nedeniyle kaçamadığı ve Tarsus ilçesinde kısa birsüre içerisinde yakalandığı, delillerin yok edilmeye çalışılması eyleminde iseşüphelilerin kendi aralarında iş bölümü ve gerekli planlamayı yaparakeylemlerini gerçekleştirdikleri,
Böylelikle yapılan soruşturma sonucutoplanan tüm delillere göre şüphelilerin [C]inayet şüphelilerinin eylemlerini bildiklerine,bilerek bu şüphelilere herhangi bir şekilde yardım ettiklerine, bu şüphelilerinkaçmalarına imkan sağladıklarına dair şüphelilerin savunmalarının ve diğerşüphelilerin beyanlarının aksine soyut iddia dışında bu şüphelilerin suç işlemekastıyla hareket ettiklerine dair haklarında kamu davası açılması için yeterlidelil elde edilemediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla... [O]laydandolayı... şüpheliler hakkında açıklanan nedenlerle KAMU ADINA KOVUŞTURMAYA YEROLMADIĞINA... karar verildi."
62. Başvurucular, vekilleri aracılığıyla kovuşturmasızlıkkararına itiraz etmişlerdir. İtirazda;
- B.B. hakkındaki telefon ihbarı ile ilgili herhangi biraraştırma yapılmamasına,
- 11/2/2015 tarihinde Ne.A. ve A.S.A. ile O.T. ve F.G.arasında mobil telefon yoluyla kurulan iletişimlerin sıklığına,
- Ne. A.nın olay gecesi A.S.A.nın pantolonunu yıkamasına,
- A.A., .S.A. ve N.A.nın 12/2/2015 tarihinde mobiltelefon yoluyla kurdukları iletişimin sıklığına,
- A.S.A.nın B.B.nin ev telefonunu kullanmasına,
- H.D.nin A.S.A.ya sorgusuz sualsiz SIM kart vermesine,
- İfadesine göre 12/2/2015 tarihi sabahında çalışacakolan S.G.nin apar topar minibüsü tamire götürmesine,
- Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan kişilerinbeyanları arasındakibazı çelişkilere dikkate çekilerek şüpheliler hakkında kamudavası açılması için yeter derecede şüphe oluşturacak delil bulunduğu ilerisürülmüştür.
63. Başvurucuların itirazı Hâkimliğin 30/4/2015 tarihlikararıyla reddedilmiştir.
64. Bu karar başvurucular vekiline 13/5/2015 tarihindetebliğ edilmiş olup başvuru 9/6/2015 tarihinde yapılmıştır.
65. Cumhuriyet Başsavcılığı 6/4/2015 tarihliiddianameyle, nitelikli kasten öldürme, teşebbüs aşamasında kalmış cinselsaldırı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğiiddiasıyla A.S.A. hakkında; nitelikli kasten öldürme suçunu işledikleriiddiasıyla ise N.A. ve F.G. hakkında Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi (CezaMahkemesi) nezdinde kamu davası açmıştır. Bahse konu iddianamede;
- A.S.A.nın gerçekleştirmek istediği cinsel saldırıeyleminin Ö.A.nın direnmesi, biber gazı sıkması ve A.S.A.nın yüzünü tırmalamasınedeniyle gerçekleşmediği,
- A.S.A., N.A. ve F.G.nin Ö.A.yı öldürme ve delilleri yoketme konusunda kendi aralarında plan yaptıkları,
- A.S.A.nın F.G.nin yönlendirmesinden ve N.A.nın durumasessiz kalmasından destek alarak Ö.A.yı öldürüp ellerini kestiği,
- Ö.A.nın ellerini saklayan A.S.A., N.A. ve F.G.nincesedi yakmaya karar verdiği,
- Cin Deresi mevkiine varınca F.G.nin yolda aracıylagözcülük yaptığı, A.S.A. ve N.A.nın ise cesedin üzerine benzin dökerek cesediyaktıkları,
-Şüphelilerin el konulan cep telefonlarında yapılanincelemede herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı iddia edilmiştir.
66. Ceza Mahkemesi, A.S.A., N.A. ve F.G.nin sorgularınıyapıp O.T. ve Ne.A.yı tanık sıfatıyla dinlemiştir.
67. Sorgusunda A.S.A.nın "F.G.nin Ö.A.ya cinselsaldırıda bulunduğunu" ima etmesi üzerine Ceza Mahkemesi, CumhuriyetBaşsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığı, yürüttüğüsoruşturma sonunda cinsel saldırı suçunu işlediği iddiasıyla F.G. hakkında kamudavası açmıştır. Bu dava, Ceza Mahkemesi tarafından başvuruya konu davaylabirleştirilmiştir.
68. Ceza Mahkemesi 3/12/2015 tarihinde, A.S.A.yınitelikli kasten öldürme, cinsel saldırı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetindenyoksun kılma suçlarından, F.G.yi nitelikli kasten öldürme ve cinselsaldırı suçlarından, N.A.yı ise nitelikli kasten öldürme suçundanmahkûm etmiştir.
69. Anılan karar, sanık müdafileri, katılanlar vekillerive katılma talebinde bulunan bir kısım vekil tarafından temyiz edilmiştir.
70. A.S.A. 11/4/2016 tarihinde ölmüştür.
71. Yaptığı temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 1. CezaDairesi (Ceza Dairesi) 27/3/2017 tarihinde, F.G. ve N.A.nın niteliklikasten öldürme suçunu işledikleri iddiasıyla kurulan hükümleri hakyoksunluğuyla ilgili kısımlarını düzelterek onamıştır. Ancak Ceza Dairesi,varsayıma dayalı mahkûmiyet kararı verildiği, kaldı ki cezayı artırıcınedenlerin uygulanmasında hata edildiği gerekçesiyle F.G.nin cinsel saldırı suçunuişlediği iddiasına dayanılarak açılan davada verilen hüküm ile ölmesi nedeniyledüşme kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle A.S.A. hakkında kurulan hükümleribozmuştur.
72. Böylece nitelikli kasten öldürme suçu yönünden F.G.ve N.A.nın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına dairhükümler 27/3/2017 tarihinde kesinleşmiştir.
73. Bozma sonrası yapılan yargılamada F.G., A.S.A.nınbirini öldürdüğünüO.T.ye söylediğini, benzini getirince O.T.ye ölü kişininminibüste olduğunu ifade ettiğini ve bunu duyan O.T.nin hemen bulunduklarıyerden kaçtığını söylemiştir. Ayrıca F.G., R.G.ye de A.S.A.nın biriniöldürdüğünü söylediğini hatta A.S.A. ve N.A. ile konuşmaya giderkenkonuşulanlara şahit olsun diye R.G.yi yanında götürdüğünü beyan etmiştir.F.G.ye göreA.S.A. R.G.ye, hasmının kardeşi ile tartışıp onu vurduğunusöylemiştir.
74. Bozma sonrası yapılan yargılama sonunda CezaMahkemesi 29/9/2017 tarihinde, vefat etmesi nedeniyle A.S.A. hakkında açılandavaların düşürülmesine; F.G.nin cinsel saldırı suçunu işlediğiiddiasıyla açılan davada varsayıma dayalı mahkûmiyet kararı verildiğine ilişkinbozma kararına karşı direnilmesine ve F.G.nin cinsel saldırı suçundanmahkûmiyetine karar vermiştir.
75. Ceza Mahkemesince verilen karar, F.G. hakkındakurulan hüküm yönünden sanık müdafii ve katılanlar vekilleri ile katılmatalebinde bulunan bazı tüzel kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
76. Temyiz talepleri hakkında henüz karar verilmemiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
77. Konuyla ilgili ulusal ve uluslararası hukuka ilişkinbilgiler Anayasa Mahkemesinin Yasin Ağca (B. No: 2014/13163, 11/5/2017,§§ 86, 87, 91-96) başvurusu hakkında verdiği kararda yer almaktadır.
78. Bununla birlikte Yasin Ağca başvurusu hakkındaverilen kararda yer almayan ancak başvuru yönünden önem arz eden birkaçhusustan bahsetmek gerekir.
79. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), ölüm olayınedeniyle haklarında kamu davası açılan, suç ortağı olduğu iddia edilen kişilerhakkında kovuşturmasızlık kararı verilmesi nedeniyle yaşam hakkının usulboyutunun ihlal edildiğine ilişkin bir başvuruda (Şevket Güneş ve diğerleri (k.k.),B. No: 24494/06, 1/3/2016) başvuruya konu edilen soruşturmayı, hakkındakamu davası açılan kişiyle ilgili yürütülen soruşturmayı da kapsayacak şekilde,bir bütün olarak incelemiştir. Yaptığı incelemede başvuruya konu soruşturmanınAvrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 2. maddesinin usule ilişkingerekliliklerini karşıladığı ve suç ortağı olduğu iddia edilen kişilerin ölümolayı ile ilişkilendirilebilmeleri için yeterli unsur bulunmadığına dairkovuşturmasızlık kararının keyfî olmadığı sonucuna varan AİHM,başvurucuların yada avukatlarının suç ortaklığına ilişkin suçlamalar konusunda yetkilimakamlaradaha kuvvetli bir dayanak sunmadan daha derin bir soruşturma yapılmasını ümitedemeyecekleri kanısına varmıştır (Şevket Güneş ve diğerleri, § 19).AİHM söz konusu kanıya Sözleşme'nin 3. maddesinin ihlal edildiği iddialarınınkonu edildiği bazı başvurular hakkında verdiği kararları kaynak alarakulaşmıştır (anılan kararlar için bkz. Ş.T./Türkiye (k.k.), B. No:28310/95, 9/11/1999; Kaplan/Türkiye (k.k.), B. No: 24932/94, 19/9/2000; MahsunTekin/Türkiye, B. No: 52899/99, 20/12/2005, § 29). Son olarak AİHM mezkûr ŞevketGüneş ve diğerleri başvurusu hakkında verdiği kararda, etkili soruşturmayükümlülüğünün başvurucuların suç ortaklığına dair iddialarının savunulabilirolması hâlinde doğacağını belirtmiştir (Şevket Güneş ve diğerleri, §20).
V. İNCELEME VEGEREKÇE
80. Mahkemenin 19/2/2019 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları ve Bakanlık Görüşü
81. Başvurucular; haklarında kamu davası açılansanıklarla birlikte hareket ettiklerini ileri sürdükleri şüpheliler hakkındaetkili bir soruşturma yürütülmeden kovuşturmasızlık kararı verildiğinibelirterek yaşam, adil yargılanma ve etkili başvuru haklarının ihlal edildiğiniiddia etmişlerdir. Başvuruculara göre söz konusu kişiler ile haklarında kamudavası açılan kişiler arasındaki sıkı iletişim trafiği, bu iletişimleringerçekleştiği zaman dilimleri, iletişimlerin gerçekleştiği yerler, soruşturmakapsamında beyanlarına başvurulan bazı kişilerin ifadeleri arasındakiçelişkiler ve suç delillerinin yok edildiğine dair emareler dikkatealınmamıştır.
82. Bakanlık görüşünde, başvuruya konu olay hakkındayürütülen soruşturma kapsamında yapılan işlemler özetlenerek etkili soruşturmayürütülüp yürütülmediğinin Anayasa Mahkemesi tarafından takdir edilmesigerektiği belirtilmiştir.
83. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarındabazı delillerin taleplerine rağmen toplanmadığına ve bazı şüpheliler arasındakiakrabalık bağına dikkat çekerek başvuru formundaki iddialarını tekraretmişlerdir.
B. Değerlendirme
84. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Başvurucular, özü itibarıyla yakınlarının ölüm olayına karışmaklasuçladıkları bazı kişiler hakkında etkili bir ceza soruşturmasıyürütülmediğinden yakınmaktadırlar. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi, başvurununözellikle yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin usul boyutukapsamında incelenmesi gerektiği kanaatindedir.
85. Anayasa’nın iddianın değerlendirilmesinde dayanakalınacak “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” kenarbaşlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Herkes,yaşama... hakkına sahiptir."
86. Anayasa’nın "Devletin temel amaç ve görevleri"kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“Devletin temel amaç ve görevleri, …Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur vemutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devletive adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyalengelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gereklişartları hazırlamaya çalışmaktır.”
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
87. Anayasa'nın yaşam hakkını güvence altına alan 17.maddesi ile devletin temel amaç ve görevlerini belirten 5. maddesi birliktedeğerlendirildiğinde meydana gelen ölüm olaylarının sorumlularınınbelirlenmesini ve gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili bir cezasoruşturması yürütülmesi gerekmektedir. Ancak yürütülen bu soruşturma, belirlibir kişinin sorumlu olup olmadığıyla sınırlı olmamalı; olayın tüm yönleriniortaya koyacak kapsamda ve nitelikte olmalıdır. Nitekim soruşturmanın etkiliolup olmadığına ilişkin değerlendirme -somut olayın kendine özgü koşullarıdikkate alınarak- belirli bir kişi hakkında verilen kararla sınırlı olarakdeğil yürütülen soruşturma bir bütün olarak incelendikten sonrayapılabilecektir (Gülcan Keleş ve diğerleri, B. No: 2014/797,22/03/2017, § 30).
88. Bir ceza soruşturması veya yargılaması sürecindekovuşturmasızlık, beraat, mahkûmiyet veya hükmün açıklanmasının geribırakılması kararları ile farklı zamanlarda neticelenmiş aşamalar bulunmasıdurumunda -bu aşamaların tek bir olay için farklı kişilerin sorumluluklarınayönelik olduğu gözetildiğinde- soruşturmaların bir bütün olarakdeğerlendirilmesi gerekebileceğinden (S.D., B. No: 2013/3017,16/12/2015, § 69) hareket eden Anayasa Mahkemesi, aynı olaya ilişkinsorumluluğu bulunduğu iddia edilen, birden fazla kişi hakkında yürütülen adlisüreçlerin bir kısmı devam ederken bazı şüpheli/sanık bakımından sürecin sonaermesi üzerine yapılan bireysel başvurularda somut olayın ve tüm adli sürecinbir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiylebaşvuru yollarınıntüketilmediği sonucuna ulaşmıştır (Bilal Turan ve diğerleri (3), B. No:2013/7418, 31/3/2016, § 72; Bülent Kurt, B. No: 2013/7408, 20/1/2016, §40; Gülcan Keleş ve diğerleri, §§ 30, 31).
89. Başvurucular, ölüm olayının failleri ile birliktehareket ettiklerini iddia ettikleri kişiler hakkında kovuşturmasızlık kararıverilmesi üzerine bireysel başvuru yapmışlar ise de başvurunun incelendiğitarihte adli süreç nitelikli kasten öldürme suçu yönünden tamamlanmışolup yalnızca cinsel saldırı suçu yönünden devam etmektedir. Dolayısıylabaşvuru yollarının tüketilmesi yönünden başvuruda bir eksiklik bulunmamaktadır.Somut olayda devletin etkili soruşturma yükümlülüğünü yerine getiripgetirmediğinin tespiti için başvurucuların yakınının ölümü hakkında yürütülenceza soruşturması bir bütün olarak ele alınmalıdır.
90. Bundan başka başvuru açıkça dayanaktan yoksunolmadığı gibi başvurunun kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecekbaşka bir neden de bulunmamaktadır. Bu sebeple yaşam hakkının usul boyutununihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesigerekir.
2. EsasYönünden
a. Genel İlkeler
91. Anayasa Mahkemesinin yaşam hakkının usul boyutukonusunda benimsediği genel ilkelere göre şüpheli bir ölüm olayı hakkındayürütülen ceza soruşturmasının etkililiği için;
i. Soruşturma makamlarının resen ve derhâl hareketegeçerek ölüm olayını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesinisağlayabilecek bütün delilleri tespit etmeleri (Serpil Kerimoğlu vediğerleri,B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 57),
ii. Ceza soruşturmasının fiilen hesap verilebilirliğisağlamak için soruşturma sürecinin kamu denetimine açık olması, ayrıca herolayda, ölen kişinin yakınlarının meşru menfaatlerini korumak için bu sürecegerekli olduğu ölçüde katılmalarının sağlanması (Serpil Kerimoğlu vediğerleri, § 58),
iii. Hukuk devletine bağlılığın sağlanması ve hukukaaykırı eylemlere hoşgörü ve teşvik gösterildiği görünümü verilmesininengellenmesi amacıyla ceza soruşturması makul bir özen ve süratle yürütülmesi (SalihAkkuş, B. No: 2012/1017, 18/9/2013, § 30) gerekir.
b. İlkelerinOlaya Uygulanması
92. Somut olayda Cumhuriyet Başsavcılığının ölüm olayıhakkında kendiliğinden ivedilikle bir soruşturma başlattığı ve bu soruşturmadabaşvurucuların delil toplanmasına ilişkin taleplerini dile getirebildikleri,kovuşturmasızlık kararına itiraz edebildikleri, Ceza Mahkemesince verilenkararlara karşı kanun yollarına başvurabildikleri ve soruşturmaya katılımkonusunda herhangi bir engelle karşılaşmadıkları görülmüştür. Ayrıcasoruşturmanın makul bir sürat ve özenle yürütüldüğü gözlemlenmiştir.
93. Bundan başka ölüm olayını aydınlatabilmek vesorumluları belirlemek adına soruşturma kapsamında;
- Yanmış vaziyette bulunan cesedin kimliğininbelirlendiği,
- Cesedin başvurucuların yakını Ö.A. olduğununsaptandığı,
- Olayda kullanılan minibüs ve olay yerinin kriminastikyönden OYİT tarafından incelendiği,
- Otopsi işlemi sonunda Ö.A.nın ölüm nedenininbelirlendiği,
- Ö.A.nın tırnak numunesinde A.S.A.ya ait DNA profilinintespit edildiği,
- A.S.A., N.A. ve F.G.nin 2/2/2015-13/2/2015 tarihleriarasında mobil telefonlar yoluyla kurdukları iletişimlerin tespit edilip analizedildiği,
- A.S.A.nın şoförlüğünü yaptığı minibüs ile F.G.ye aitaracın olay tarihinde MOBESE kayıtlarına yansıyan görüntüleri ve bazıişyerlerine ait kamera kayıtlarının temin edilip incelendiği,
- Olayda kullanıldığı değerlendirilen bazı eşyalarüzerinde parmak izi incelemesi yapıldığı ve alınanbazı svaplarda atış artığıbulunup bulunmadığı yönünden rapor alındığı,
- Bazıları şüpheli sıfatıyla olmak üzere pek çok kişinindinlendiği anlaşılmıştır.
94. Yürüttüğü soruşturma sonunda iletişimin tespitine(iletişim araçlarının diğer iletişim araçlarıyla kurduğu iletişime ilişkinarama, aranma, yer bilgisi ve kimlik bilgilerinin tespit edilmesine yönelikişlemler) ilişkin raporlar ile ifadesine başvurulan kişilerin beyanlarınıdosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendiren Cumhuriyet Başsavcılığı, ölümolayına yalnızca üç kişinin karıştığı sonucuna varmış ve "cinayetşüphelilerinin eylemlerini bildikleri, bilerek bu şüphelilere herhangi birşekilde yardım ettikleri ve bu şüphelilerin kaçmalarına imkânsağladıkları" gerekçesiyle kamu davası açmaya yeter ölçüde delilbulunmaması nedeniyle bir şekilde olaya karıştıkları iddia edilen kişilerhakkında kovuşturmasızlık kararı vermiştir.
95. Anayasa Mahkemesi, başvurucuların yakınının ölümolayı çerçevesinde sanıklar A.S.A., N.A. ve F.G.nin sorumluluğunun tespitedilmesi amacıyla yürütülen ve N.A. ile F.G.nin mahkûmiyeti ile sonuçlananayrıntılı ceza soruşturmasında keyfîliğin bulunmadığı ve bu soruşturmanınAnayasa'nın 17. maddesinin gerektirdiği etkinlikte olduğu kanaatindedir.Anayasa Mahkemesine göre, yürütülen soruşturmadan daha derin ve etkili birsoruşturma yürütülmesi konusunda haklı bir beklentiye girebilmeleri içinbaşvurucuların iddiaları hakkında soruşturma makamlarına daha sağlam argümanveya emare sunmaları gerekir.
96. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesindegüvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edilmediğine kararverilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşamhakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
C. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerindeBIRAKILMASINA,
D. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 19/2/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.