TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
B.K. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/6432)
Karar Tarihi: 10/12/2019
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Burhan ÜSTÜN
Hicabi DURSUN
Kadir ÖZKAYA
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Volkan SEVTEKİN
Başvurucu
:
B.K.
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, bir kısım mahpusun açık görüş (ziyaret) hakkınınsınırlandırılması nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 10/2/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmiştir.
6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UlusalYargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ile erişilen bilgi ve belgeler çerçevesindeilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe teşebbüsüylekarşı karşıya kalmış ve Bakanlar Kurulu tarafından ülke genelinde 21/7/2016tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesinekarar verilmiştir. OHAL süreci üçer aylık sürelerle uzatılarak 18/7/2018tarihine kadar devam etmiştir. Darbe teşebbüsüne ilişkin süreç, OHAL ilanı,OHAL döneminin gerektirdiği tedbirlere ilişkin detaylı açıklamalar AnayasaMahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri ([GK], B. No: 2016/22169, 20/06/2017, §§ 12-20,47-66) kararında yer almaktadır.
9. Eski bir Cumhuriyet savcısı olan başvurucu 15 Temmuz 2016tarihli darbe teşebbüsü sonrasında Fetullahçı TerörÖrgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu iddiasıyla Konya 2.Sulh Ceza Hâkimliğinin 18/7/2016 tarihli kararı ile tutuklanmıştır.
10. Başvurucu, Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna konulmuş;daha sonra 19/8/2016 tarihinde Akşehir T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfazKurumu) nakledilmiştir.
11. Başvurucunun tutuklu bulunduğu İnfaz Kurumu İdare ve GözlemKurulu (İdare ve Gözlem Kurulu) 30/9/2016 tarihli kararı ile aylık açıkgörüşlerin asayiş ile güvenliğin sağlanması ve kurumun yoğunluğu bakımından(her koğuş kendi gün ve saatinde görüşmek kaydıyla) iki ayda bir yapılmasına karar vermiştir. Kararda, buuygulamanın 17/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret EdilmeleriHakkında Yönetmelik'in (Ziyaret Yönetmeliği) 5. maddesinin birinci fıkrasının(e) bendi gereğince devletin güvenliğine karşı, anayasal düzene ve bu düzeninişleyişine karşı, millî savunmaya karşı, devlet sırlarına karşı suçlardan vecasusluk ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaolan suçlardan hükümlü ve tutuklu olanlara yönelik olduğu belirtilmiştir.
12. İdare ve Gözlem Kurulu bu defa 13/10/2016 tarihli kararıyla,silahlı terör örgütüne üye olmaktan (FETÖ/PDY) tutuklu ve hükümlüler için ikiayda bir yaptırılması kararlaştırılan açık görüşün -İnfaz Kurumu, kapasitesinegöre yoğun olduğu için- asayiş ve güvenliğin sağlanması amacıyla 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı münasebetiyle24-25-26/10/2016 tarihlerinde verilen açık görüşle birlikte karara ekli GörüşGünü Cetveli'nde belirtilen gün ve saatlerdeyaptırılmasına karar vermiştir.
13. İdare ve Gözlem Kurulu 7/12/2016 tarihli kararında isesilahlı terör örgütüne üye olmaktan (FETÖ/PDY) tutuklu ve hükümlüler için ikiayda bir yaptırılması kararlaştırılan açık görüşün -İnfaz Kurumu, kapasitesinegöre yoğun olduğu için- asayiş ve güvenliğin sağlanması amacıyla yılbaşı münasebetiyle 26-27-28/12/2016tarihlerinde verilen açık görüşle birlikte belirtilen gün ve saatlerdeyaptırılmasına karar vermiştir.
14. Başvurucu 15/12/2016 tarihinde İdare ve Gözlem Kurulunun 7/12/2016 tarihli kararına itirazkonulu şikâyet dilekçesini İnfaz Hâkimliğine gönderilmek üzere İnfaz Kurumunasunmuştur. Başvurucu, dilekçesinde; olağan (rutin) açık görüş hakkı ile dinî,millî bayramlarda ve özel günlerde (yılbaşı) tanınan görüş hakkının niteliğiitibarıyla birbirinden farklı olmasına rağmen -aynı haftaya rastlamadığısürece- birleştirilerek kullandırılmasının hukuka aykırı olduğunu ilerisürmüştür. Başvurucu, rutin açık görüş hakkı ile yılbaşından kaynaklanan açıkgörüş hakkının -27 Aralık 2016 tarihinde kullandırılacak olması yerine- ayrıayrı kullandırılması için İdare ve Gözlem Kurulu kararının düzeltilmesitalebinde bulunmuştur.
15. Akşehir İnfaz Hâkimliğinin (İnfaz Hâkimliği) 20/12/2016tarihli kararıyla şikâyetin reddine karar verilmiştir. Kararda; İnfaz Kurumu,kapasitesine göre yoğun olduğu için ve asayiş ile güvenliğin sağlanmasıamacıyla İdare ve Gözlem Kurulunun almış olduğu kararda bir isabetsizlikbulunmadığı belirtilmiştir.
16. Başvurucu tarafından İnfaz Hâkimliği kararına itirazedilmiştir. Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 10/1/2017 tarihlikararıyla başvurucunun itirazı reddedilmiştir. Karar gerekçesinde; 15 Temmuzdarbe teşebbüsü nedeniyle yapılan soruşturmalar, gözaltı ve tutuklama işlemlerinedeniyle İnfaz Kurumunun kapasitenin üzerinde tutuklu ve hükümlü barındırmaktaolduğu, tutuklulara atılı suçlamanın niteliği ile kurumun asayişi ve tutukluylahükümlülerin güvenliklerinin temini bakımından mezkûr Ziyaret Yönetmeliği'ndekihüküm nedeniyle, alınan kararda bir usulsüzlük bulunmadığı açıklanmıştır. Diğeryandan belli suçlardan tutuklu bulunanlar hakkında bu şekilde işlem tesisininmasumiyet karinesinin veya ayrımcılık yasağının ihlali olarakdeğerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca İnfaz Kurumunca tutuklu vehükümlülere atfedilen suçlamalar nazara alınarak usulüne uygun tutuklamakararıyla hürriyetleri tahdit edilmiş olan kişiler hakkında mevzuata göre tesisedilen tedbirler nedeniyle aile hayatı ve haberleşme hakkının ihlalindenbahsedilemeyeceği ifade edilmiştir.
17. Nihai karar 12/1/2017 tarihinde başvurucuya tebliğedilmiştir.
18. Başvurucu 10/2/2017 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
19. Ayrıca başvurucu, tedbir talebinde bulunmuştur. AnayasaMahkemesinin 19/6/2017 tarihli kararıyla başvurucunun yaşamına ve maddi veyamanevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunmadığı değerlendirilerektedbir talebinin karara bağlanmak üzere Bölüme gönderilmesine yer olmadığınakarar verilmiştir. Bu karar 22/6/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.
20. Anayasa Mahkemesinin 5/12/2018 tarihli yazısı ile İnfazKurumundan başvurucunun yaptığı tüm görüşlerin sıklığına ilişkin bilgi vebelgeler talep edilmiştir. 11/12/2018 tarihli cevap yazısından, başvurucununİnfaz Kurumunda kaldığı süre zarfında7/9/2016, 15/9/2016, 26/10/2016,27/12/2016, 5/4/2017, 3/5/2017, 17/5/2017, 7/6/2017, 29/6/2017, 5/7/2017, 7/8/2017,4/9/2017, 5/10/2017, 26/10/2017, 9/11/2017, 7/12/2017, 28/12/2017, 4/1/2018,8/2/2018, 7/3/2018, 4/4/2018, 9/5/2018, 16/5/2018, 6/6/2018,20/6/2018,4/7/2018, 8/8/2018, 25/8/2018, 5/9/2018, 3/10/2018, 24/10/2018, 7/11/2018,5/12/2018 tarihlerinde aile fertleriyle (eşi, çocukları, annesi, babası,kardeşi, kayınbabası ve kayınvalidesi) otuz üç kez açık görüş yaptığıanlaşılmaktadır.
21. UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerden, İdare veGözlem Kurulunun 8/3/2017 tarihinde aldığı karar ile mevcut durum, kurumgüvenliği ve asayiş gözönünde bulundurularak açıkgörüşlerin 1/4/2017 tarihinden itibaren (herkoğuş kendi gün ve saatinde görüşmek kaydıyla) tekrar ayda bir yapılmasına karar verildiğianlaşılmaktadır. Açık görüşlerin iki ayda bir yapılması kararının verildiği30/9/2016 tarihi ile bu geçici uygulamanın sona erdirildiği 1/4/2017 tarihiarasında başvurucunun 26/10/2016 ve 27/12/2016 tarihlerinde iki kez açık görüş;12/10/2016, 9/11/2016, 23/11/2016, 7/12/2016, 21/12/2016, 4/1/2017, 18/1/2017,1/2/2017, 15/2/2017, 22/2/2017, 1/3/2017 15/3/2017, 22/3/2017 ve 29/3/2017tarihlerinde on dört kez kapalı görüş; yine bu zaman zarfında iki haftada birtelefonla haberleşme hakkını kullandığı anlaşılmaktadır.
22. Öte yandan Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/4/2018tarihli kararıyla başvurucunun FETÖ/PDY üyesi olduğu gerekçesiyle mahkûmiyetineve hükmen tutukluluk hâlinin devamına karar verildiği, davanın derdest olupistinaf aşamasında bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
23. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Hükümlüyüziyaret" kenar başlıklı 83. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
"(1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluylaeşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımıtarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâllerdışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazlaüç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışmasaatleri içinde ziyaret edilebilir...
...
(3)Görüşler, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalıve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır."
24. 5275 sayılı Kanun'un "Tutuklularınhakları" kenarbaşlıklı 114. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"(2) Soruşturma vekovuşturma evrelerinde tutuklular, kurumun bu husustaki genel düzenine uymaksuretiyle ziyaretçi kabul edebilirler. Ancak soruşturma evresinde Cumhuriyetsavcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkeme, soruşturmanın veya davanınselameti bakımından tutuklunun ziyaretçi kabulünü yasaklayabilir veya buhususta kısıtlamalar koyabilir."
25. 5275 sayılı Kanun’un "Tutuklularınyükümlülükleri" kenar başlıklı 116. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"(1) Bu Kanunun; yüksekgüvenlikli kapalı ceza infaz kurumları,...ziyaret,yabancı hükümlüleri ziyaret, ziyaret ve görüşlerde uygulanacak esaslar, bedeneğitimi, kütüphane ve kurslardan yararlanma konularında 9, 16, 21, 22, 26 ilâ28, 34 ilâ 53, 55 ilâ 62, 66 ilâ 76 ve 78 ila 88 inci maddelerinde düzenlenmişhükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında dauygulanabilir."
26. 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında AlınanTedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) "Soruşturma ve kovuşturma işlemleri" kenar başlıklı 6. maddesinin (1) numaralıfıkrasının ilgili kısımları şöyledir:
"(1) 26/9/2004 tarihlive 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci KitapDördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanansuçlar,12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına girensuçlar ve toplu işlenen suçlar bakımından, olağanüstü halin devamı süresince;
...
e) Tutuklu olanlar, belgelendirilmesikoşuluyla sadece eşi, ikinci dereceye kadar kan ve birinci derece kayınhısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından ziyaret edilebilir. AdaletBakanlığı ile Cumhuriyet başsavcılığının yetkileri saklıdır. Tutuklulartelefonla haberleşme hakkından ancak onbeş günde birve bu bentte sayılan kişilerle sınırlı olarak on dakikayı geçmemek üzerefaydalanabilirler."
27. 667 sayılı KHK, 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6749 sayılıOlağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ile onaylanmıştır. 667 sayılıKHK'nın 6. maddesinin (1) numaralı fıkrası 6749 sayılı Kanun'un 6. maddesindeaynen kabul edilmiştir.
28. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Temel ilkeler" kenar başlıklı 5. maddesinin birincifıkrasının olay tarihinde yürürlükte olan (d) bendi şöyledir:
"(d) Hükümlü vetutuklular, bu Yönetmelikte belirtilen yakınları ile haftada bir kez olacakşekilde, üçü kapalı biri açık görüş olmak üzere görüşme yapabilir."
29. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Temel ilkeler" kenarbaşlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasına eklenen 18/8/2016 tarihli ve 29805sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren(e) bendi şöyledir:
"(e) Kurum mevcudu,güvenliği ve düzeni dikkate alınmak suretiyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü,Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, 12/4/1991 tarihli ve3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan, hükümlü vetutuklular için ceza infaz kurumlarındaki açık görüşler idare ve gözlem kurulukararıyla iki ayda bir yaptırılabilir."
30. Ziyaret Yönetmeliği'nin 13/9/2017 tarihli ve 30179 sayılıResmî Gazete'de yayımlanarak değiştirilen "Temel ilkeler" kenar başlıklı 5. maddesinin birincifıkrasının (d) bendi şöyledir:
"(d) Kurum idaresininuygun göreceği bir hafta açık görüş, ayın diğer haftaları kapalı görüş olmaküzere, hükümlü ve tutuklular bu Yönetmelikte belirtilen yakınları ile haftadabir kez olacak şekilde görüşme yapabilir."
31. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Ziyaret gün ve saatleri" kenar başlıklı 10. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Ziyaret günleri vesaatleri ile bir hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısı, kurumunfiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak, kurumca belirlenir..."
32. ZiyaretYönetmeliği'nin "Açık görüş"kenar başlıklı 13. maddesi şöyledir:
"Açık görüş, hükümlü vetutuklular ile ziyaretçilerinin maddi temasına imkanverecek şekilde, konuşulanların hazır bulunan görevli tarafından işitilebildiğive izlenebildiği, ceza infaz kurumunun bu iş için tahsis edilmiş özel bölümündeyapılan ziyaret ve görüşmelerdir."
33. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Bayramlarda ve özel günlerde açık görüş" kenar başlıklı15. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
"Hükümlü ve tutuklular,Bakanlıkça uygun görülen, dinî ve milli bayramlar ile özel günlere mahsus olmaküzere, belirlenen tarihlerde, anne, baba, eş, çocuk, torun, büyükanne,büyükbaba ve kardeşleriyle açık görüş yapabilir.
Bakanlıkça belirlenen yakınları olmayanhükümlü ve tutuklular, üçüncü dereceye kadar olan akrabalarından en çok üçkişiyle görüşebilirler. ..
Bu ziyaretin, aynı haftada yapılacak kapalıgörüş ile çakışması halinde açık görüş yaptırılır..."
34. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Açık görüş yapılacak yer" kenar başlıklı 16. maddesişöyledir:
"Açık görüşler, cezainfaz kurumunun oda ve eklentileri dışında, bu iş için ayrılmış özel bölümünde,bulunmadığı takdirde, ceza infaz kurumu müdürünün uygun göreceği yerdeyaptırılır."
35. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Görüş süresi ve saatleri" kenar başlıklı 17. maddesişöyledir:
"Açık ziyaretler, birsaatten fazla olmamak kaydıyla 09.00 - 17.00 saatleriarasında yaptırılır. Ziyaret süresi, görüşmenin fiilen başladığı andan itibarenişler."
36. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Açık görüşe ilişkin diğer konular" kenar başlıklı 18.maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
"Hükümlü ve tutuklusayısının, verilen açık görüş günü sayısına bölünmesi suretiyle, görüş gününekadar gruplar oluşturulur, her grubun görüş günü ve saatleri, ailelerinebildirilmek üzere, hükümlü ve tutuklulara tebliğ edilir ve hazırlanan programayrıca koğuşlara ve ziyaretçilerin görebileceği uygun yerlere asılır.
Belirtilen gün ve saatler dışında görüşyaptırılmaz, ...
Her grubun açık görüşü bittikten sonra, görüşyerinde bulunan hükümlü ve tutuklular, görevliler nezaretinde dikkatli birşekilde arandıktan sonra koğuş veya odalarına götürülerek burada sayılır.Kimlikleri, fotoğraflı belgelerle kontrol edilir, grup mevcudunun tam olduğununanlaşılması üzerine, ziyaretçilerin kurum dışına çıkmasına izin verilir.
Açık görüşlerde, görüş mahallinde yeteri kadardış güvenlik görevlisi gözlemci olarak bulundurulur...."
B. Uluslararası Hukuk
37. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı" kenar başlıklı 8. maddesi şöyledir:
"(1) Herkes özel ve ailehayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
(2) Buhakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasaylaöngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkeninekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veyaahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli birtedbir olması durumunda söz konusu olabilir."
38. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre özel hayatasaygı hakkı, özel bir sosyal hayat sürdürmeyi yani kişinin sosyal kimliğinigeliştirme hakkı anlamında bir özel hayatı güvencealtına almaktadır. Bu yönü ile birlikte değerlendirildiğinde bahsi geçen hak,ilişki kurmak ve geliştirmek üzere çevresinde bulunanlarla temas kurma hakkınıda içermektedir (Özpınar/Türkiye, B. No: 20999/04, 19/10/2010, §45; Oleksandr Volkov/Ukrayna,B. No: 21722/11, 9/1/2013, §§ 165-167; Niemietz/Almanya, B. No: 13710/88, 16/12/1992, § 29).
39. AİHM'e göre hükümlü ve tutuklularSözleşme kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olaraksahiptirler (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2) BD], B. No:74025/01, 6/10/2005, § 69).
40. AİHM'e göre suçun mahiyeti haklıgösteriyorsa bir tutuklunun özel bir ceza infaz kurumu rejimine veyasınırlayıcı ziyaret düzenlemelerine tabi tutulması onun Sözleşme'nin 8. maddesikapsamındaki hakkına müdahale teşkil eder ancak kendiliğinden bu hakkın ihlalianlamına gelmez (Vlasov/Rusya, B. No: 78146/01, 12/6/2008, §123).
41. AİHM, ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucuolarak suçun önlenmesi, disiplinin sağlanması gibi güvenliğin ve düzenin korunmasınayönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumunda mahkûmların sahipolduğu haklara sınırlama getirilebileceğini kabul etmiştir. Ancak bu durumdadahi hükümlü ve tutukluların haklarına yönelik herhangi bir sınırlama makul veölçülü olmalıdır (Silver vediğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72 ..., 25/3/1983, §§99-105).
42. AİHM'e göre hükümlü vetutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumuidaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devamettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (Messina/İtalya (No. 2), B. No: 25498/94, 28/9/2000, § 61; Ouinas/Fransa (k.k.),B. No: 13756/88, 12/3/1990; Kučera/Slovakya, B. No: 48666/99, 17/7/2007, §127). Bu hakka getirilen sınırlamalar, suç ve düzensizliğin önlenmesi içingüvenlik nedeniyle uygulamaya konulmuş olsa da haklı bir gerekçeye dayanmalıdır(Gülmez/Türkiye, B. No: 16330/02,20/5/2008, § 46).
43. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere AvrupaCezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararı'nın hükümlü vetutukluların dış dünya ile ilişkilerine dair kısmı şöyledir:
"Dış Dünya ile İlişki
24.1. Mahpusların mümkün olabilen sıklıktamektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerleve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerinmahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.
2 4.2 Devam etmekte olan bir cezasoruşturması, emniyet, güvenlik ve düzeninin muhafaza edilmesi, suçişlenmesinin önlenmesi ve suç mağdurunun korunması için gerekli görülmesihalinde, haberleşme ve ziyaretlere kısıtlamalar konabilir ve izlenebilir. Ancakadli bir merci tarafından konulan özel kısıtlamalar da dahil olmak üzere, butür kısıtlamalar yine de kabul edilebilir asgari bir iletişime izin vermelidir.
24.3.Ulusal hukuk, mahpuslarla iletişimkurması kısıtlanamayacak olan ulusal ve uluslararası kuruluşlarıbelirlemelidir.
2 4.4. Ziyaretler için yapılan düzenlemeler,mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerineve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.
24.5. Cezaevi yetkilileri, dış dünyaylayeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bununiçin onlara uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar. ..."
44. AİHM, tutukluların ziyaretçi alma haklarına getirilenkısıtlamalar güvenlikle ilgili nedenlerle veya bir soruşturmanın meşruyararlarını koruma gerekliliğiyle haklılaştırılsa dabu amaçlara bütün tutukluların haklarını kısıtlamayan başka yollarla daulaşılabileceğini belirtmiş; oluşturulacak farklı tutukluluk kategorilerineözel kısıtlamalar getirilebileceğini kabul etmiştir (Laduna/Slovakya, B. No: 318327/02, 13/12/2011, § 66; Varnas/Litvanya, B. No: 42615/06, 9/7/2013, § 119 ).
V. İNCELEME VE GEREKÇE
45. Mahkemenin 10/12/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
46.Başvurucu; olağan açık görüş ile bayram ve özel günleremahsus açık görüşün ayrı ayrı yaptırılması yerine ve niteliği itibarıylabirbirlerinden farklı olmalarına rağmen hukuka aykırı şekilde birleştirilerekkullandırılması suretiyle annesi, babası, eşi ve üç çocuğu ile görüşmelerininsınırlandırılmasının kötü muamele yasağını, kişi hürriyeti ve güvenliğihakkını, adil yargılanma hakkını, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkını vehaberleşme hürriyetini ihlal ettiğini iddia etmiştir. Ayrıca başvurucu, açıkgörüş hakkına açık görüşlerin iki ayda biryapılması şeklinde getirilen sınırlamanın diğer hükümlü vetutuklulardan farklı olarak sadece terör örgütü üyeliğinden tutuklu vehükümlülere uygulamasının ayrımcılık nedenine dayandığı iddiasıyla eşitlik ilkesininve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
47. Bakanlık görüşünde; 15 Temmuz 2016 tarihindegerçekleştirilen darbe teşebbüsü sonrası 21/7/2016-19/7/2018 tarihleri arasındaOHAL uygulamasına gidilmek zorunda kalındığı, bu süreç içinde kurum mevcudu,güvenliği ve düzeni dikkate alınmak suretiyle açık görüşlerin iki ayda biryapılması uygulamasının İnfaz Kurumunun 8/3/2017 tarihinde aldığı karar ilesonlandırılarak tekrar açık görüşlerin aydabir yapılmasına karar verildiği ifade edilmiştir. Başvurucunun açıkgörüş hakkına getirilen sınırlamanın ayrımcılık nedenine dayandığına ilişkinkanıtlarını ortaya koyamadığı, İnfaz Hâkimliği ve Mahkemenin karargerekçelerinde de ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine dair herhangi birbulguya rastlanmadığı açıklanmıştır. Görüşte, darbe teşebbüsü sonrası yaşananolağanüstü şartların sıcaklığını koruduğu ve tehlikenin henüz geçmediği budönemde yapılan mevzuat değişiklerine dayanılarak açık görüşlerin iki ayda biryapılması yönündeki uygulamanın ceza infaz kurumlarının asayiş ve güvenliğinisağlamaya yönelik olduğu, dolayısıyla İnfaz Kurumu ve derece mahkemelerikararlarının keyfîlik içermediği ve takdir yetkisininsınırlarının aşılmadığı vurgulanmış; kamu düzeninin korunması ve güvenliğinsağlanması amacı bakımından demokratik toplum düzeninin gereklerine veölçülülük ilkesine aykırı olmadığı belirtilmiştir.
48. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı verdiği cevapta öncekiiddialarını tekrar etmiştir.
B. Değerlendirme
49.Anayasa'nın 20. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmışöyledir:
"Herkes ... ailehayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. ... aile hayatınıngizliliğine dokunulamaz."
50. Anayasa’nın 41. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
"Aile, Türk toplumununtemelidir ...
Devlet, ailenin huzur ve refahı ... içingerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.
Her çocuk, ... yüksek yararına açıkça aykırıolmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürmehakkına sahiptir..."
51. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetinin merkezinde İdare ve Gözlem Kurulunun 7/12/2016 tarihli kararınaitiraz konulu dilekçesinin konusu olan (bkz. § 14) olağan açık görüşile bayram ve özel günlere mahsus açık görüşün birleştirilerek kullandırılmasıve bu kapsamda aile bireyleriyle ayda bir yapılabilecek açık görüşün iki ayda bir yapılması iddiası yeraldığından buna göre bir inceleme yapılmıştır. Görüşme hakkını ortadankaldırmayan ve yakınlarıyla olan ilişkisini sürdürmeyi engellemeyen söz konusugeçici tedbir mahiyetindeki uygulamanın tutukluluğa ilişkin olarak kaçınılmazşekilde ortaya çıkan elemin ötesinde Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasıyönünden kötü muamele oluşturabilecek asgari ağırlık düzeyine ulaşmadığısonucuna varılarak başvurucunun iddialarının aile hayatına saygı hakkıkapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
52. Diğer yandan başvurucu; diğer hükümlü ve tutuklulardanfarklı olarak terör örgütü üyeliğinden tutuklananlara açık görüş hakkının ikiayda bir kullandırıldığını, bu şekliyle ayrımcılık yapılarak masumiyetkarinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucunun bu iddiasının elealınabilmesi için başvurucu ile benzer durumdaki kişilere farklı uygulamayapıldığının ortaya konulması gerekir. Buna göre aile hayatına saygı hakkınagetirilen kısıtlamanın bütün tutuklulara yönelik olmadığı, 6749 sayılı Kanun'un6. maddesinin (1) numaralı fıkrasında belirtilen belirli kategorideki suçlardantutuklu bulunanları kapsadığı, bu durumun OHAL koşullarından kaynaklandığı vekısıtlamanın 6749 sayılı Kanun'da belirtilen suçlardan tutuklu bulunan herkeseaynı şekilde uygulandığı anlaşılmaktadır. Başvurucunun da kendisi gibi aynısuçtan tutuklu bulunan kişilere farklı uygulama yapıldığına dair bir iddiasınınbulunmadığı, diğer bir ifade ile eş değer ya da benzer konumdaki mahpuslaraimtiyazlı muamele yapıldığının kanıtlanamadığı dikkate alındığında eşitlikilkesi yönünden herhangi bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir (belirlisuçlardan hükümlü ve tutuklu bulunanlar yönünden telefonla haberleşme hakkınınsınırlandırılması nedeniyle haberleşme hürriyeti ve aile hayatına saygı hakkıbağlamında benzer bir başvuruda bkz. BayramSivri, B. No: 2017/34955, 3/7/2018, §§ 42-44).
53. Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasınındurdurulması" kenarbaşlıklı 15. maddesi şöyledir:
"Savaş, seferberlik,sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğanyükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hakve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlariçin Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelenölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğünedokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamazve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğumahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz."
54. Anayasa Mahkemesi, olağanüstü yönetim usullerininuygulandığı dönemlerde alınan tedbirlere ilişkin bireysel başvurularıincelerken Anayasa'nın 15. maddesinde ortaya konulan temel hak ve özgürlüklereilişkin güvence rejimini dikkate alacağını belirtmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 187-191).Başvuru konusu olaydaki açık görüş hakkının sınırlandırılmasına ilişkindüzenlemenin OHAL ilanını gerekli kılan olaylarla ilgili olduğudeğerlendirilmiştir.
55. Bu itibarla başvurucu hakkındaki açık görüş hakkınınsınırlandırılmasının incelenmesi Anayasa'nın 15. maddesi kapsamındayapılacaktır. Bu inceleme sırasında öncelikle sınırlamanın Anayasa'nın 13. ve20. maddelerinde yer alan güvencelere aykırı olup olmadığı tespit edilecek;aykırılık saptanması hâlinde ise Anayasa'nın 15. maddesindeki ölçütlerin buaykırılığı meşru kılıp kılmadığı değerlendirilecektir (kişi hürriyeti vegüvenliği hakkı bağlamında bkz. Aydın Yavuzve diğerleri, §§ 193-195, 242; eğitim hakkı bağlamında bkz. Mehmet Ali Eneze, B. No: 2017/35352,23/5/2018, § 31).
56. Aile hayatına saygı hakkı Anayasa’nın 20. maddesinin birincifıkrasında güvence altına alınmıştır. Madde gerekçesi de dikkate alındığındaresmî makamların özel hayata ve aile hayatına müdahale edememesi ile kişininferdî ve aile hayatını kendi anladığı gibi düzenleyip yaşayabilmesi gereğineişaret edildiği görülmekte olup söz konusu düzenleme Sözleşme’nin 8. maddesiçerçevesinde korunan aile hayatına saygı hakkının Anayasa’daki karşılığını oluşturmaktadır(Murat Atılgan, B. No: 2013/9047,7/5/2015, § 22; Marcus Frank Cerny [GK],B. No: 2013/5126, 2/7/2015, § 36).
57. Anayasa'nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutuklularınözel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumundatutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü vetutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumuidaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devamettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır. Nitekim Avrupa KonseyiBakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri Kuralları Hakkında REC(2006) 2 sayılı Tavsiye Kararı'nda da hükümlü ve tutukluların aileleri, başkakişiler ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileri tarafından ziyaret edilmelerineizin verilmesi gerektiği belirtilmiştir (MehmetZahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016, § 36). Söz konusu tavsiyekararında, koşulların oluşması ve gerekli görülmesi hâlinde ziyaretlerekısıtlamalar konulabileceği ancak bu tür kısıtlamaların kabul edilebilir asgaribir iletişime imkân tanıyacak nitelikte olması gerektiği ifade edilmiştir.
58. Bununla beraber bu yükümlülük yerine getirilirken ceza infazkurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal sonuçlarının gözetilmesi gerekmektedir.Bu bağlamda kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi ile özel hayata ve ailehayatına saygı gösterilmesi hakkı arasında adil bir denge sağlanmalıdır. Ancakceza infaz kurumunda bulunmanın doğal sonucu olarak idarenin tutuklu vehükümlülerin özel ve aile hayatına müdahale konusunda takdir yetkisinin dahageniş olduğu gözetilmelidir (Mehmet Koray Eryaşa, B. No: 2013/6693, 16/4/2015, § 89).
59. Öncelikle belirtilmelidir ki somut olayda başvurucunun ailefertleriyle görüştürülmesinin engellendiğine ilişkin herhangi bir iddiasıbulunmamaktadır. Başvurucunun şikâyeti, olağan açık görüş ile bayram ve özelgünlere ilişkin açık görüşün birleştirilmesi vebukapsamda açık görüş hakkının iki ayda bir olacak şekilde belirlenmesi nedeniyleailesini daha sık göremediği iddiasına dayanmaktadır.
60. Belirli suçlardan hükümlü ve tutuklular için açık görüşhakkının İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla sınırlandırılması aile hayatınasaygı hakkına müdahale oluşturmaktadır.
61. Anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilenkoşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 20. maddesini ihlal edecektir. Busebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruyauygun düşen, kanun tarafından öngörülme, meşru amaç taşıma, demokratik toplum düzeniningereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir (Halil Berk, B. No: 2017/8758, 21/3/2018, §49).
62. 5275 sayılı Kanun'un 83. maddesinde, görüşlere ilişkin koşulve süreler genel kural olarak belirtilip Bakanlıkça hazırlanan yönetmeliklekapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılacağı; 114. maddesinde desoruşturma ve kovuşturma evrelerinde tutukluların kurumun bu husustaki geneldüzenine uymak suretiyle ziyaretçi kabul edebilecekleri düzenlenmiştir. Diğeryandan 667 sayılı KHK'nın 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendindeyer alan hüküm doğrultusunda OHAL'in devamı süresincebelirtilen suçlardan tutuklu olanların ziyaret edilmeleri hakkındakidüzenlemede Bakanlık ile Cumhuriyet başsavcılığının yetkilerinin saklıbulunduğu belirtilmiştir. 667 sayılı KHK, 6749 sayılı Kanun ile onaylanmış veKHK'nın 6. maddesinin (1) numaralı fıkrası 6749 sayılı Kanun'un 6. maddesindeaynen kabul edilmiştir. Bu kapsamda Bakanlık tarafından hazırlanan ZiyaretYönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, 26/9/2004tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda tanımlanan bir kısım suç ile 12/4/1991tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun kapsamına giren suçlardanhükümlü ve tutuklular için ceza infaz kurumlarındaki açık görüşlerin idare vegözlem kurulu kararıyla sınırlandırılabileceği hüküm altına alınmıştır. Budurumda 3713 sayılı Kanun kapsamındaki suçlardan tutuklu olan başvurucuyaanılan yasal düzenlemelerin uygulandığı ve bu düzenlemelerin kanunla sınırlama koşulunu karşıladığısonucuna varılmıştır.
63. Öte yandan isnat edilen suçların ağırlığına göre tutuklu vehükümlülere tanınan birtakım hak ve imkânların farklılaşması doğaldır. 3713sayılı Kanun kapsamına giren suçların ağırlığı, devam eden OHAL koşulları,İnfaz Kurumunun mevcudu ile personel sayısı dikkate alındığında kamu düzeni veİnfaz Kurumu güvenliğini sağlama amacıyla bir kısım suçtan tutuklu olanlar içinaçık görüş hakkının sınırlandırılmasının meşru amaç taşıma koşulunu karşıladığıdeğerlendirilmiştir.
64. Hükümlü ve tutukluların ziyaret hakkı değerlendirilirkenceza infaz kurumlarının güvenliğinin, düzeninin sağlanması ile hükümlü vetutukluların dış dünyayla iletişim kurmaları, sosyalleşmeleri suretiyleiyileştirilmesi ilkeleri arasında makul bir dengenin kurulması gerekir (Mehmet Zahit Şahin, § 62).
65. Hükümlü ve tutukluların temel haklarına yapılan müdahalelerinmakul nedenleri somut olayın tüm koşulları çerçevesinde olaya özgü olgu vebilgilerle gerekçelendirilmelidir. Bunun yanı sıra yapılacak değerlendirmedekişinin itham edildiği suçun ve tutuklama sebeplerinin de dikkate alınmasıgerekmektedir (Mehmet Zahit Şahin,§ 63). Bu durumda başvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerintemel ekseni, müdahaleye neden olan idari makamlar ve derece mahkemelerininkararlarında dayandıkları gerekçelerin aile hayatına saygı hakkınınkısıtlanması bakımından demokratik toplumdüzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülükilkesine uygun olduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyupkoyamadığı olacaktır (Mehmet Zahit Şahin,§ 64; Ahmet Temiz, B. No:2013/1822, 20/5/2015, § 68).
66. Terör örgütü üyeliği suçlamasıyla tutuklu olan başvurucu, 6749sayılı Kanun ile onaylanan 667 sayılı KHK'nın 6. maddesinde tahdidi olaraksayılan aile fertleri ile mevzuatta açıkça öngörülen koşullardagörüşebilmektedir. Başvuruda, bunun aksine herhangi bir iddia ve tespitbulunmamaktadır. Başvurucu bu görüşmelerini -sıklığı önceden belirlenenaralıklarda- kapalı ya da açık şekilde yapabilmektedir.
67. Ziyaret Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (e)bendine göre yapılan kısıtlamanın (iki ayda bir açık görüş) suç temelindeyapıldığı, aynı Yönetmelik'in 10. maddesinde de ziyaret günleri ve saatleri ilehükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısının kurumun fiziki yapısıve kapasitesi dikkate alınarak ilgili infaz kurumlarınca belirleneceğidüzenlenmiştir. Söz konusu sınırlamanın yalnızca açık görüş hakkına yönelikolduğu ve bu kısıtlamada esas alınan hususun İnfaz Kurumunun disiplini vegüvenliği olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan 15 Temmuz 2016 tarihli darbeteşebbüsü sonrası terör örgütüyle ilgili soruşturma ve kovuşturmalar nedeniyleartan tutuklu sayısına rağmen personel sayısının azalması dikkate alındığında,infaz kurumlarında ziyaretçilere yönelik alınan tedbirlerin ve geçicisınırlandırmaların olağanüstü koşulardan doğan acil bir ihtiyaç olarak ortayaçıktığı görülmektedir.
68. Geçici tedbir niteliğindeki açık görüş hakkınınsınırlandırıldığı bir dönemde -açık görüşlerin ikiayda bir yapılması kararının alındığı 30/9/2016 tarihi ile 10/2/2017bireysel başvuru tarihi arasında- başvurucunun iki kez açık görüş ve sekiz kezde kapalı görüş hakkını kullanarak eşi, çocukları, annesi ve babası ilegörüşebildiği; dolayısıyla aile fertleriyle doğrudan temasını sürdürmeimkânından yararlandığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda silahlı terör örgütüne üyeolmak suçundan tutuklanan başvurucuya iki ayda bir açık görüş hakkıtanınmasının, diğer bir ifade ile açık görüş hakkına getirilen sınırlamanıngerekliliğinin doğal sonucu olarak olağan açık görüş hakkı ile bayram ve özelgünlere mahsus açık görüşün birleştirilerek kullandırılmasının görüş hakkınıortadan kaldırmayan geçici bir tedbir olması ve yakınlarıyla temasınısürdürebilecek şekilde uygulandığı hususları gözetildiğinde makul olduğudeğerlendirilmektedir.
69. Tüm bu hususlar gözönünealındığında OHAL koşullarının gerektirdiği kamu düzeninin korunması ihtiyacıile İnfaz Kurumu güvenliğini sağlama amaçları doğrultusunda -isnat edilen suçunağırlığı da dikkate alınarak- başvurucunun aile fertleriyle olan ilişkisininsürdürülmesini engellemeyen açık görüş hakkının sınırlandırılması şeklindekisöz konusu müdahalede, kamu makamları tarafından güdülen meşru amaç ilebaşvurucunun bireysel yararı arasında adil bir dengenin kurulduğu, demokratiktoplumda gerekli olan müdahalenin ulaşılmak istenen amaçla ölçülü olduğusonucuna varılmıştır.
70. Açıklanan gerekçelerle bir ihlalin bulunmadığı açık olanbaşvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
71. Buna göre başvurucunun aile hayatına saygı hakkı kapsamındayapılan müdahalenin Anayasa'da bu hakka dair (13. ve 20. maddelerde) yer alangüvencelere aykırılık oluşturmadığı görüldüğünden Anayasa'nın 15. maddesindeyer alan ölçütler yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerekbulunmamaktadır.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizlitutulması talebinin KABULÜNE,
B. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA10/12/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.