TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
BİLAL DEMİRDAĞ BAŞVURUSU (2)
(Başvuru Numarası: 2014/5188)
Karar Tarihi: 19/12/2017
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
M. Emin KUZ
Raportör Yrd.
:
Ceren Sedef EREN
Başvurucu
:
Bilal DEMİRDAĞ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru,hakkında toplatma ve el koyma kararı bulunan bir kitaptan alıntılar içerdiğigerekçesiyle ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucuya gelendokümanın kendisine verilmemesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasınailişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 7/4/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucu başvuru tarihinde, Türkçe adı Kürdistan İşçiPartisi olan silahlı terör örgütü PKK'ya üye olmak suçundan Ankara 2 No.lu FTipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) hükümlüolarak bulunmaktadır.
10. İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu (Eğitim Kurulu) 7/2/2014 tarihlikararında, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerininİnfazı Hakkında Kanun'un 62. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca,başvurucuya gelen "Dipnot" adlı derginin 5/2011 sayısının başvurucuyaverilmemesine karar vermiştir. Eğitim Kurulu, adı geçen dokümanın 79 ilâ 91.sayfaları arasında, hakkında toplatma ve el koyma kararı bulunan"Demokratik Uygarlık Manifestosu Özgürlük Sosyolojisi (üçüncü kitap)"ve "Demokratik Uygarlık Manifestosu Kapitalist Uygarlık Maskesiz Tanrılarve Çıplak Krallar Çağı (ikinci kitap)" isimli kitaplardan birebiralıntılara yer verildiğini tespit etmiştir.
11. Eğitim Kurulu kararına karşı başvurucunun Sincan İnfazHâkimliğine yaptığı şikâyet, Hâkimliğin 25/2/2014 tarihli kararı ilereddedilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:
"...Eğitim Kurulu kararına konu yazınında yasaklanmış bir kitaptan alındığı anlaşılmış olup Kanundaki düzenlemegözetildiğinde Eğitim Kurulu'nun kararında hukuka aykırılık söz konusudeğildir. Bu nedenle şikayetin reddine karar vermek gerekmiştir."
12. Başvurucu, Hâkimliğin ret kararına karşı itiraz yolunabaşvurmuştur. İtirazı inceleyen Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi, İnfazHâkimliğinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurucununitirazının reddine karar vermiştir. Bu karar, başvurucuya26/3/2014 tarihindetebliğ edilmiştir.
13. Başvurucu 7/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
14. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında göz önündebulundurulan ulusal hukuk kaynakları için bkz. MehmetÇelebi Çalan, B. No: 2014/4163, 19/12/2017, §§ 14-15.
B. Uluslararası Hukuk
15. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında göz önündebulundurulan uluslararası hukuk kaynakları için bkz. Ahmet Temiz (6), B. No: 2014/10213, 1/2/2017, §§ 17-18.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
16. Mahkemenin 19/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
17. Başvurucu, başvuruya konu dokümanın kendisine verilmemesininkeyfi olduğunu ve derece mahkemelerinin kararlarında ifade edildiği gibibaşvuru konusu dergi hakkında mahkemeler tarafından verilmiş herhangi biryasaklama kararı bulunmadığını ileri sürmüştür. Başvurucu, Anayasanın 26. maddesininihlal edildiğini belirterek ihlalin tespitedilmesi talebinde bulunmuştur.
18. Bakanlık görüşünde, başvuruya konu dokümanda yer alanyazıların, hakkında toplatma ve el koyma kararı bulunan bazı kitaplardanbirebir alıntı içermesi nedeniyle başvurucuya verilmediği, bu noktada EğitimKurulunun söz konusu yazıların içeriği konusunda bir takdir yetkisininolamayacağı ileri sürülmüştür. Bakanlık, cezaevine kapatılmış kişilerin bilgive kanaatlere ulaşma özgürlüklerinin bulunduğunun tartışmasız olduğunu, bununlabirlikte cezaevlerinde suçun önlenmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanmasıamacıyla bu kişilerin bazı kısıtlamalara tabi tutulabileceklerini ifadeetmiştir. Dolayısıyla Bakanlık, somut başvuruya ilişkin kısıtlamanın demokratiktoplum düzeninin gereklerine uygun ve hedeflenen meşru amaçlarla orantılıolduğunu ifade etmektedir.
B. Değerlendirme
19. Anayasa’nın 26. maddesi şöyledir:
“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı,resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yaymahakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veyafikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...
Bu hürriyetlerin kullanılması, ... kamudüzeni, kamu güvenliği, ... suçların önlenmesi, ... gereğine uygun olarakyerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir...
Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetininkullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”
1. Adli Yardım TalebiYönünden
20. Anayasa Mahkemesinin MehmetŞerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkelerdikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılamagiderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkçadayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesigerekir.
2. Kabul EdilebilirlikYönünden
21. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılanbaşvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
3. Esas Yönünden
a. Müdahalenin Varlığı
22. İnfaz Kurumunda hükümlü olan başvurucuya gönderilen yazılıbir dokümanın kendisine verilmemesinin, haber veya fikir alma özgürlüğü vedolayısıyla ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale oluşturduğu kabuledilmiştir.
b. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
23. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesindebelirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 26. maddesininihlalini teşkil edecektir.Anayasa’nın 13. maddesininilgili kısmı şöyledir:
“Temel hak ve hürriyetler,... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarakve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplumdüzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
24. Sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve somutbaşvuruya uygun düşen; kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın 26. maddesininikinci fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanma,demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmamakoşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
i. Kanunilik
25. Müdahaleye dayanak olan 5275 sayılı Kanun’un 62. maddesininkanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.
ii. Meşru Amaç
26. Başvuruya konu doküman infaz kurumunun düzeninin vegüvenliğinin sağlanması ve suçun önlemesi amacıyla başvurucuya verilmemiştir.Anılan müdahalenin, Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşrubir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.
iii. Demokratik ToplumDüzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük
(1) Genel İlkeler
(a) Demokratik Toplum Düzeninin GerekleriKavramı
27. “Demokratik toplum düzeninin gerekleri” kavramı; ifadeözgürlüğü üzerindeki sınırlamaların zorunlu ya da istisnai tedbir niteliğindeolmasını, başvurulabilecek en son çare ya da alınabilecek en son önlem olarakkendisini göstermesini gerektirmektedir. Demokratik toplum düzeniningereklerinden olma, bir sınırlamanın demokratik bir toplumda zorlayıcı birtoplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik olmasını ifade etmektedir.Buna göre sınırlayıcı tedbir, bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya dabaşvurulabilecek en son çare niteliğinde değilse demokratik toplum düzeniningereklerine uygun bir tedbir olarak değerlendirilemez (Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,4/6/2015, § 51; Mehmet Ali Aydın [GK],B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68; TanselÇölaşan, B. No: 2014/6128, 7/7/2015, § 51).
(b)Mahpusların İfade Özgürlüğü
28. Mevcut başvurunun özelliklerinden biri başvurucunun yüksekgüvenlikli bir ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunmasıdır. Hükümlü vetutuklular, Anayasa'da korunan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olaraksahiptir (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri,B. No: 2013/583, 10/12/2014, § 65; Hüseyin Sürensoy, B. No: 2013/749, 6/10/2015, § 44; Ahmet Temiz (6), § 33).
29. Anayasa'nın 26. maddesinin birinci fıkrasında ifadeözgürlüğüne herkesin sahip olduğu belirtilmiş, bunun sonucu olarak da AnayasaMahkemesi pek çok kararında hükümlü ve tutukluların ifade özgürlüğünün deAnayasa'nın koruması altında olduğunu vurgulamıştır. Mahkeme, hükümlü vetutukluların süreli veya süresiz yayınlara ulaşabilmesinin bilgi ve kanaatlereulaşma özgürlüğünün somut yansıması olarak ifade özgürlüğünün koruması altındabulunduğuna karar vermiştir (Kamuran ReşitBekir [GK], B. No: 2013/3614, 8/4/2015, § 43; Hüseyin Sürensoy,§ 44; İbrahim Bilmez, B. No:2013/434, 26/2/2015, § 74; Ahmet Temiz (6),§ 34).
(c) Terör ve İfade Özgürlüğü
30. Demokratik bir toplumda terörle mücadele politikaları baştaifade özgürlüğü olmak üzere insan haklarının korunması gereğine uyumlu olarak yürütülmelidir.Özellikle terörle bağlantılı hususlardabilgi ve fikirlerin sağlıklı paylaşımı ancak ifade özgürlüğünün tam olarakkorunması ile mümkün olabilecektir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi -Avrupa İnsanHakları Mahkemesi (AİHM) içtihadına atıfla- pek çok kararında ifadeözgürlüğünün sadece devlet organları veya toplumun çoğunluğu tarafındanmemnuniyetle karşılanan veya zararsız, ilgilenmeye değmez ve önemsiz görülen “düşünceler”için değil; çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin doğasında bulunan birgereklilik olarak devletin veya toplumun bir bölümünün aleyhinde olan, onlaraçarpıcı gelen, onları rahatsız eden saldırgan, şok edici, rahatsızlık verenhaber ve düşünceler için de uygulanabilir olduğunu vurgulamıştır (Abdullah Öcalan [GK], B. No: 2013/409, 25/6/2014 § 95;Bejdar Ro Amed, B. No: 2013/7363, 16/4/2015, §§ 62, 63; Kamuran Reşit Bekir, § 45, 61).
31.İfade özgürlüğünün korunmasının önemli bireysel ve derintoplumsal sonuçları bulunmaktadır. Bu sebeple kişinin hakkı ile toplumun çıkarıarasında ve dolayısıyla terörle bağlantılı meselelerde kişinin temel ifadeözgürlüğü ile demokratik toplumun terör örgütlerinin faaliyetlerine karşıkendisini korumaya ilişkin meşru hakkı arasında bir denge kurulması ihtiyacıortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte her durumda kamu gücünü kullananorganların, bilhassa siyasi fikirlerin değerlendirilmesi gerektiği durumlarda"terör" nitelendirmesinin kötüye kullanımına karşı dikkatli olmalarıözgürlüklerin korunması açısından hayatidir.
32. Mevcut başvuruya benzer olaylarda kamu gücünü kullananorganların ve mahkemelerin görevi, somut olayın koşullarında hükümlü vetutukluların ifade özgürlüğü ile ceza infaz kurumunun güvenliğinin,disiplininin, düzeninin sağlanması ve mahkumun ıslahı ihtiyacı arasında adilbir denge sağlanıp sağlanmadığı değerlendirilmelidir ( Halil Bayık, §§ 32-33).
(d) Ceza İnfaz KurumununGüvenliği
33.Mevcut başvurudaki gibi ifade özgürlüğüne yapılan müdahalelerdesöz konusu olan ceza infaz kurumunun güvenliği, disiplini ve düzeni ise derecemahkemelerinin dava konusu ifadelerin, cezaevinin asayiş ve güvenliğinitehlikeye düşüren, kamu görevlilerini hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suçörgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı olarakhaberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan veyanlış bilgileri, tehdit ve hakaret oluşturan ifadeleri içerip içermediğinideğerlendirmeleri gerekir (Bejdar Ro Amed,§ 80; idare ve derece mahkemelerince söz konusu değerlendirmelerin yapılmamasınedeniyle ihlal sonucuna ulaşılan bir karar için bkz. Kamuran Reşit Bekir, § 73; derecemahkemelerince söz konusu değerlendirmelerin yapıldığının tespit edildiği birkarar için bkz. Ahmet Temiz (6),§§ 39-44).
34. Cezaevi idarelerinin ve derece mahkemelerinin benzerdavalarda terörle mücadele ile ilgili zorlukları ve buna bağlı koşulları gözönüne almaları gerekir. Olağan zamanlardan farklı olaraktansiyonun yükseldiği ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin söz konusu olduğukimi durumlarda, idarece durumun gerektirdiği tedbirlerin alınması normalkarşılanmalıdır. Bu bağlamda ceza infaz kurumunda güvenliği sağlamak amacıylaifade özgürlüğüne yapılan müdahalelerin demokratik toplumda gerekli olduğukabul edilebilir (Ahmet Temiz (6),§ 43).
(e) Mahkumun Islahı
35. Bir hapis cezasının veya özgürlükten yoksun bırakan benzerbir yaptırımın amacı ve meşruiyeti toplumu suça karşı korumaktır. Böyle biramaç özgürlükten yoksun kaldığı dönemin -mümkün olduğu kadar- mahkumun toplumiçine geri döndüğü zaman hukuka saygı gösterme ve yaşamını kendi kendinesürdürebilme isteğini ve yeteneğini kazandırmak için kullanılmış olması hâlindegerçekleşebilir. Dolayısıyla cezaevlerindeki kimi zorunlulukların veya kısıtlamalarınmahkûmların ıslahı ile de doğrudan bağlantısı olduğu açıktır. Islah ilebağlantılı olarak mahkûmların kendilerini geliştirici ve eğitici yeterli sayıdakitap, gazete, dergi veya diğer yayınları okumaları, radyo dinlemeleri,konferansları veya kurum idaresinin çıkardığı veya denetlediği benzeri araçlarıizlemeleri sağlanarak düzenli olarak bilgi ve haberlere erişmelerisağlanmalıdır.
36. Buradan çıkan sonuca göre cezaevine kapatılmış bir suçlununtoplum içine döndüğü zaman hukuk içinde kalarak olağan toplumsal yaşamın birparçası olmasına mani olacağı, başka bir deyişle ıslahını güçleştireceğideğerlendirilen bilgi ve haber kaynaklarına erişimi koşullara göresınırlandırılabilir. Böyle bir değerlendirme için her mahkumun toplumsalgeçmişini ve suç sicilini, entelektüel kapasitesini ve kabiliyetini, şahsitabiatını, hapis cezasının süresini ve tahliye edildikten sonrası içinbeklentileri dikkate alınmalıdır (HalilBayık, §§ 36-37).
(f) Takdir Payı
37. Terör örgütleriyle veya terör faaliyetleriyle ilişkiliolduğu değerlendirilenyazılı bir metnin, kişilerin veceza infaz kurumunun güvenliğine zarar verme ihtimalinin tespit edilmesinde ilkelden bilgiye sahip ceza infaz kurumu yetkililerinin ve derece mahkemelerinindaha geniş takdir payı bulunduğunda şüphe yoktur (Benzer durumlarda ceza infazkurumu yetkililerinin takdir payına ilişkin değerlendirmeler için bkz. Özkan Kart, B. No: 2013/1821, 5/11/2014, §51; Ahmet Temiz (6), § 41).
38. Anayasa Mahkemesi, bahsi geçen doküman gibi yazılımetinlerin bütünüyle ele alındığında özel bir kişiye, kamu görevlilerine veyahalkın belirli bir kesimine karşı şiddete teşvik edip etmediğinin belirlenmesiiçin metinlerde kullanılan terimlerin ve hangi bağlamda yazıldığının dikkatealınmasının uygun olacağını her zaman vurgulamıştır (Abdullah Öcalan, § 100; Fatih Taş [GK], B. No: 2013/1461,12/11/2014, § 100).
(g) Ölçülülük
39. Temel hak ve özgürlüklere yönelik herhangi bir sınırlamanın-demokratik toplum düzeni için gerekli nitelikte olmakla birlikte- temelhaklara en az müdahaleye olanak veren ölçülü bir sınırlama niteliğinde olupolmadığının da incelenmesi gerekir. Bu sebeple ifade özgürlüğü alanındagetirilen müdahalelerde, hedeflenen amaca ulaşabilmek için seçilen müdahaleninelverişli, gerekli ve orantılı olup olmadığı değerlendirilmelidir (AYM,E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007; KamuranReşit Bekir, § 44-63; BekirCoşkun §§ 53, 54; ölçülülük ilkesine ilişkin açıklamalar için ayrıcabkz. Abdullah Öcalan, §§ 96-98; Sebahat Tuncel, B. No: 2012/1051,20/2/2014, § 84; Tansel Çölaşan,§§ 54, 55;Mehmet Ali Aydın, §§70-72).
40. Aynı şekilde orada bulunmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçunönlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi cezaevinde güvenliğin ve düzeninkorunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumundamahkûmların sahip olduğu haklara sınırlama getirilmesi mümkün ise de böyle birdurumda dahi hükümlü ve tutukluların haklarına yönelik yapılacak herhangi birsınırlandırmanın ölçülü olması gerekir (KamuranReşit Bekir, § 44; Hüseyin Sürensoy, § 45). Bu bağlamda cezaevlerindekidisiplin ve düzenin sebatla sürdürülmesi gerekmekle birlikte hapishanegüvenliğinin ve topluluk yaşamının huzuru ile mahkumun ıslahı için gerekliolandan daha fazla kısıtlama yapılamaz (HalilBayık, §41).
41. Bu bağlamda yayının tümüne mi yoksa bir kısmına mı müdahaleedildiği ve eğer yayın süreli ise başvurucunun yayının sonraki sayılarınaerişimine herhangi bir müdahalede bulunulup bulunulmadığı değerlendirilmelidir.Başka bir deyişle sınırlamanın, güdülen kamu yararı amacını gerçekleştirmekiçin ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir sınırlama niteliğindeolup olmadığı değerlendirilmelidir (AhmetTemiz (6), § 44).
(h)İfade Özgürlüğüne Yapılan MüdahaleninGerekçesi
42. Başvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerintemel ekseni, müdahaleye neden olan idarenin ve derece mahkemelerininkararlarında dayandıkları gerekçelerin ifade özgürlüğünü kısıtlama bakımından“demokratik toplum düzeninin gereklerine” ve “ölçülülük” ilkelerine uygunolduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı olacaktır (Bekir Coşkun, § 56; Abdullah Öcalan,§ 98; Tansel Çölaşan § 56; Ahmet Temiz (6), § 36). İfade özgürlüğünegerekçesiz olarak veya Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterlerikarşılamayan bir gerekçe ile yapılan müdahaleler Anayasa'nın 26. maddesiniihlal edecektir.
(2) Derece Mahkemelerininve Kamu Gücününü Kullanan Diğer Organların Süreliveya Süresiz Bir Yayının Mahpusa Verilmemesi Biçimindeki MüdahalelerindeGözetmeleri Gereken Hususlar
43. Anayasa Mahkemesinin rolü başvuruya konu müdahalenin,olguların kabul edilebilir bir değerlendirmesine dayanılarak yapıldığının vekeyfî olmadığının denetlenmesini kapsar. Dolayısıyla böyle bir denetim, derecemahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların müdahalenin demokratikbir toplumda gerekli ve ölçülü olup olmadığını ilgili ve yeterli bir gerekçeile ortaya koyması ile bağlantılıdır (bkz. § 42).
44. Mevcut başvuruya benzer şikâyetlerde derece mahkemelerininve kamu gücünü kullanan diğer organların gerekçelerinin ilgili ve yeterlisayılabilmesi için kararlarda bulunması gereken ve benzer başvurularınkoşullarına göre değişebilecek-bir kısmı yukarıda da sayılan (bkz. §§ 27-42)-unsurlar şu şekilde sıralanabilir:
i. Başvurucunun hangi suçtan dolayı hangi tür cezaevindebulunduğu ve başvurucunun bulunduğu cezaevinin ve işlediği suçun söz konusutedbirin alınmasında bir etkisinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir(bkz. § 33).
ii. Bir yayının tümünün veya bir kısmının mahkuma verilmemesişeklindeki kısıtlamanın mahkumun ıslahı ile bağlantısı var ise yayının içeriğiile mahkumun ıslahı arasındaki ilişkinin tam olarak gösterilmesi gerekir (bkz.§§ 35-36).
iii. Her mahpusun toplumsal geçmişi ve suç sicili, entelektüelkapasitesi ve kabiliyeti, şahsi tabiatı, hapis cezasının süresi ve tahliyeedildikten sonrası için beklentileri dikkate alınmalıdır (bkz. § 36).
iv. Bu bağlamda söz konusu yayınların, terör suçlarından mahpusolan kişilerin iddia edilen mağduriyetlerin sorumlusu olarak gördüklerikişilere veya devlete karşı daha fazla şiddete yönelmelerine sebebiyet veripvermediği değerlendirilmelidir (bkz. § 36).
v. Mahpusa verilmeyen süreli veya süresiz yayının cinsi,içeriği, yayımlayanı ve sorunlu görülen kısımların hangileri olduğu belirtilmelive mahpusa verilmesi sakıncalı bulunan kısımların detaylı analizi yapılmalıdır.
vi. Böyle bir analizin yapılabilmesi için eğer söz konusuyayının terör örgütleriyle veya terör faaliyetlerinin meşru gösterilmesiyle birilişkisi varsa mahpusun ifade özgürlüğü ile demokratik toplumun terörörgütlerinin faaliyetlerine karşı kendini korumaya ilişkin meşru hakkı arasındadenge kurulmalıdır (bkz. § 31).
vii. Zikredilen dengelemenin yapılabilmesi için;
- Bütünüyle ele alındığında müdahaleye konu yayının özel birkişiyi, kamu görevlilerini, halkın belirli bir kesimini veya devleti hedefgösterip göstermediğinin, onlara karşı şiddete teşvik edip etmediğinin (bkz. §33),
- Bireylerin fiziksel şiddet tehlikesine maruz bırakılıpbırakılmadığının, bireylere karşı nefreti alevlendirip alevlendirmediğinin(bkz. § 33),
- Yayında iletilen mesajda şiddete başvurmanın gerekli ve haklıbir önlem olduğunun ileri sürülüp sürülmediğinin,
- Şiddetin yüceltilip yüceltilmediğinin; kişileri nefrete,intikam almaya, silahlı direnişe tahrik edip etmediğinin,
- Suçlamalara yer vererek veya nefret uyandırarak ülkenin birkısmında veya tamamında daha fazla şiddete sebebiyet verip vermeyeceğinin,
- Söz konusu yayında yer alan ifadelerin ceza infazkurumunun güvenliğini, disiplinini ve düzenini tehlikeye düşürüpdüşürmediğinin,
- Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütlerimensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olup olmadığının(bkz. § 33),
-Kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlışbilgileri, tehdit ve hakaret oluşturan ifadeleri içerip içermediğinin (bkz. §33),
- Yayın tarihinde veya mahpusa verilmesinin istendiği sıradaülkenin bir kısmında veya tamamında çatışmaların yoğunluk derecesi ile cezaevive ülkedeki tansiyonun yükseklik derecesinin yayının mahpusa verilmesine etkiedip etmediğinin (bkz. § 36),
- Karara konu sınırlayıcı tedbirin, demokratik bir toplumdazorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik olup olmadığınınve tedbirin başvurulabilecek en son çare niteliğinde bulunup bulunmadığının(bkz. § 27),
- Son olarak sınırlamanın, güdülen kamu yararı amacınıgerçekleştirmek için ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir sınırlamaniteliğinde olup olmadığının (bkz. §§ 39-41) yayının içeriğiyle birliktedeğerlendirilmesi gerekir.
viii. Derecemahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların söz konusudeğerlendirmeleri yaparlarken olayın koşullarına göre uzman kişileringörüşlerinden faydalanmaları, gerekirse konusunda uzman sosyal bilimciler,araştırmacılar ve akademisyenlerden rapor ve görüş almaları her zamanmümkündür. Böylece süreli veya süresiz bir yayının bir mahpusa verilmemesişeklindeki müdahalenin kanunlar ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarında ortayakonan kriterlere uygunluğunun denetimi daha etkili yapılabilecektir.
45. Bir terörörgütünün şiddet eylemlerini öven, destekleyen ve haklılaştıranaçıklamaların silahlı direnişe tahrik, şiddeti yüceltme veya kin ve düşmanlığınkışkırtılması olarak kabul edilmesi mümkündür. Bununla birlikte yalnızca birterör örgütünün fikirlerini ve hedeflerini içerdiği, resmî politikaları ağırbir şekilde eleştirdiği veya terör örgütünün resmî politikalarla olanihtilaflarını değerlendirdiği gerekçesiyle mahkûmlara verilmemesi -yukarıda birkısmı gösterilen sebeplerden (bkz. §§ 27-44) bir veya daha fazlası dabulunmadığı taktirde- müdahaleyi haklı göstermez.
46. Mahpuslaraverilmesi engellenen yayınlarda yer alan bilgi ve görüşlerin sadece kırıcı,şaşırtıcı veya rahatsız edici olmasının müdahalenin haklı gösterilmesi içinyeterli olmayacağı yinelenmelidir (bkz. § 30).
(3) İlkelerin OlayaUygulanması
47. Somut olayda dergi biçimindeki yazılı bir doküman, EğitimKurulu tarafından içeriğinde mahkemelerce yasaklanmış yayınlardan birebiralıntılar bulunduğu gerekçesiyle terör örgütü üyeliği suçundan İnfaz Kurumundahükümlü olarak bulunan başvurucuya verilmemiştir. Eğitim Kurulunun kararınayapılan itirazı değerlendiren İnfaz Hâkimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi aynı gerekçeyleitirazı reddetmiştir.
48. Başvurucunun şikâyeti, söz konusu derginin kendisineverilmemesine yöneliktir. Başvurucu, derginin kendisine verilmemesine gerekçeolarak gösterilen toplatma kararına karşı herhangi bir hukuk yolunabaşvurmamıştır. Bu doğrultuda Anayasa Mahkemesinin önündeki mesele, dergininverilmemesine gerekçe olarak gösterilen toplatma ve el koyma kararınınAnayasa'ya uygun olup olmadığı değil, hakkında toplatma ve el koyma kararıbulunan kitaplardan birebir alıntılar içeren derginin başvurucuya verilmemesineilişkindir ( bkz. Sinan İyit[GK], B. No: 2013/1495, 30/11/2017, § 50).
49. Eğitim Kurulu kararında, yalnızca hakkında toplatma ve elkoyma kararı bulunan kitaplardan birebir alıntılar bulunduğu gerekçesine yerverildiği, yapılması gereken dengelemeye ilişkin Anayasa Mahkemesi tarafındanyukarıda ortaya konulan ilkelerin gözetildiğine dair başka bir değerlendirmedebulunulmadığı görülmektedir. Bununla birlikte bireylerin ifade özgürlüğünetoplatma ve el koyma kararlarıyla müdahalede bulunulduğu hallerde mevcut olanzorunlu toplumsal ihtiyacın, özellikle terörle mücadelenin söz konusu olduğudurumlarda hükümlü ve tutuklular yönünden de mevcut olacağı açıktır. Budoğrultuda başvuru konusu derginin, hakkında toplatma kararı bulunan yayınlardanalıntılar içerdiği gerekçesiyle başvurucuya verilmemesi şeklindeki müdahaleninceza infaz kurumunun güvenliği, düzeni, disiplininin sağlanması ve mahkûmunıslahı amaçlarının gerçekleştirilmesi için gerekli olmadığı söylenemez ( bkz. Sinan İyit, §§51-52).
50. Bu bağlamda terör örgütüne üye olmak suçundan mahkûm olanbaşvurucuya, hakkında toplatma ve el koyma kararı bulunan kitaplardan birebiralıntılar içerdiği gerekçesiyle dergi verilmemesi şeklindeki müdahalenin,demokratik bir toplumda gerekli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikteanılan müdahalenin ölçülü olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekir.
51. Eğitim Kurulu tarafından, hakkında toplatma ve el koymakararı bulunan kitaplardan birebir alıntılar içeren sayfaların hangileri olduğubelirlenmiş ve başvuru konusu kararda açıkça gösterilmiştir. Buna göre sözkonusu alıntıların, başvurucuya verilmeyen derginin 79. ilâ 91. sayfalarıarasında bulunduğu görülmektedir. Eğitim Kurulunun ise derginin tamamınınbaşvurucuya verilmemesine karar verdiği anlaşılmaktadır.
52. Başvuru konusu derginin, hakkında toplatma kararı bulunanyayınlardan alıntılar içerdiği gerekçesiyle başvurucuya verilmemesi şeklindekimüdahale yalnızca hakkında toplatma kararı bulunan yayınlardan birebiralıntılar içeren sayfalar yönündengereklidir. Nitekimbu doğrultuda Ceza İnfaz Kurumu Eğitim Kurullarının, yalnızca alıntı bulunansayfaların hükümlü ya da tutuklulara verilmemesi şeklinde uygulamaları dabulunmaktadır.
53. Öte yandan sakıncalı kısımların yayından ayrılmasının mümkünolmadığı veya bu kısımlar çıkartıldığında geri kalan bölümün bir önemininkalmadığı hallerde yayının tümünün mahpusa verilmemesi yoluna gidilebilirse de,bu özel durumun ilgili kararda gerekçelendirilmesi gerekir.
54. Başvuru konusu olayda, Eğitim Kurulu kararında belirtilensayfaların çıkarılarak başvuruya konu yayının kalanının başvurucuyaverilmesinin mümkün olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle Eğitim Kurulutarafından derginin tamamının başvurucuya verilmemesinin, güdülen kamu yararı amacınıgerçekleştirmek için ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir sınırlamaniteliğinde olduğundan bahsedilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
55. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvencealtına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
56. Bu ihlal kararı başvuruya konu yayının başvurucuya verilmesigerektiği şeklinde anlaşılamaz. İlgili derece mahkemeleri, Anayasa Mahkemesikararında ortaya konulan kriterler ve gösterilen yöntemle yeniden yargılamayaparak yargılamanın sonucuna göre bahse konu yayının ya da alıntı yapılansayfaların başvurucuya verilmesine veya verilmemesine karar vermelidirler.
Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu sonucafarklı gerekçeyle katılmıştır.
C. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
57. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir: “
(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir. …
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
58.Başvurucu ihlalin tespiti talebinde bulunmuştur.
59. Başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucunavarılmıştır. Bu ihlal kararı başvuruya konu yayının başvurucuya verilmesigerektiği şeklinde yorumlanamaz.
60. İfade özgürlüğü ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılmasıiçin yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan kararın birörneğinin -Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterler ve gösterilenyöntemle- yeniden yargılama yapmak ve yargılamanın sonucuna göre başvurucununitirazı hakkında yeni bir karar vermek üzere Ankara Batı İnfaz Hâkimliğinegönderilmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifadeözgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,
D. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğü ihlalinin sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara Batı İnfazHâkimliğine (E.2014/836 ve K.2014/1114) GÖNDERİLMESİNE,
E. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE19/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
FARKLI GEREKÇE
1. Bölüm kararının, mevcut başvuruya benzer başvurularda derecemahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer mercilerin gerekçelerinin ilgilive yeterli sayılabilmesi için kararlarında bulunması gereken unsurlara ilişkin46-50 paragraflarına katılmamaktayım.
2.Ancak mevcut başvuruda, “Dipnot” adlı derginin 79-81.sayfaları arasında toplatma ve elkoyma kararı bulunankitaplardan alıntıların yer aldığı, bu gerekçeyle derginin tümünün başvurucuyaverilmediği, sadece yasaklanmış sayfalar çıkarılarak kalan bölümlerin verilmesimümkün iken dergiyi başvurucuya hiç vermemek suretiyle ölçülü olmayan birtedbire başvurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle başvurucunun ifade özgürlüğünün İHLAL EDİDİĞİNEilişkin sonuç karara katılıyorum.
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT