TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
BİLAL BİLEN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2016/14741)
Karar Tarihi: 7/11/2019
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Burhan ÜSTÜN
Hicabi DURSUN
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Ali KOZAN
Başvurucu
:
Bilal BİLEN
Vekili
:
Av. Ruşen Aşkın AKÇAY
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, özel hayat kapsamında kalan eylemi gerekçegösterilerek başvurucunun naklen atanması nedeniyle özel hayata saygı hakkınınihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 17/8/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık cevabında, başvuru ile ilgili görüşsunulmasına gerek görülmediği ifade edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
8. Balıkesir Edremit İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünde şube müdürüolarak çalışan başvurucu hakkında, S.Y.isimli bir öğretmen ile ilişki yaşadığı, ailesine kötü davrandığı ve hakkındadedikodular çıktığı iddiaları nedeniyle disiplin soruşturmasıbaşlatılmıştır.
9. İddialar ile ilgili olarak 3/6/2014 tarihli tevsi tahkikatraporu hazırlanmıştır. Tanık ifadelerine yer verilen raporda özetle; başvurucuile S.Y. isimli anaokulu öğretmeni arasında duygusal ve yakın bir ilişkininsabit olduğu, anılan eylemin 23/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu'nun 125. maddesinde düzenlenen "Hizmetdışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunun sarsacak niteliktedavranışta bulunmak" kapsamında kaldığı belirtilmiştir.Başvurucu ile S.Y.nin devlet memuruna olan güven veitibarı sarsacak nitelikteki davranışlarının, görev yaptıkları yerleşimbiriminde, eğitim ve öğretim kurumları ile halk arasında duyulduğu dikkatealındığında başvurucu ile S.Y.nin aynı ilçedebirlikte görev yapmalarının mümkün olmadığı vurgulanmıştır. Sonuç olarak S.Y.nin uygun görülecek başka bir ile atanması, eşindenboşanan başvurucunun ise müşterek çocuğun velayetinin annede olduğu içinçocuğun başvurucu ile şahsi ilişki kurmasının önemi ve çocuk hakları dahatırlatılarak Balıkesir ilinin takdir edilecek bir ilçesine şube müdürü olarakatanması, kadro olmaması hâlinde ise yakın bir ile atanmasının kamu hizmetiningereği gibi yürütülmesi amacına uygun olduğu belirtilmiştir. Ayrıca başvurucuve S.Y. hakkında kınama cezası uygulanması gerektiği ifade edilmiştir.
10. Anılan rapor doğrultusunda; başvurucu hakkında 2/9/2014tarihinde başvurucunun kınama cezası ile cezalandırılmasına ve Çorum Alaca İlçeMillî Eğitim şube müdürü olarak atanmasına karar verilmiştir.
11. Başvurucu, atama işleminin iptali istemli dava açmıştır.Balıkesir İdare Mahkemesi 24/12/2014 tarihinde davanın reddine karar vermiştir.Karar gerekçesinde; öncelikle kamu görevlilerinin bir soruşturma nedeniylenaklen atanmalarının koşulları hatırlatılarak soruşturma konusu isnatlarınhizmete ilişkin veya bulunduğu yerde görev yapmasını engelleyecek nitelikteözel hayata ilişkin olması ve her iki durumda da isnatların sübuta erdirilerekdisiplin cezası ile yaptırıma bağlanması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucuhakkında disiplin cezası verilmesi sonucunu doğuran olayların oluş şekli veiçeriği gözetilerek yapılan değerlendirmede, başvurucu ile boşandığı eşininaynı ilçede, aynı idari teşkilat içinde hiyerarşik bağ kapsamında alt üstilişkisi konumunda oldukları, soruşturma konusu olaylar nedeniyle yıprandıklarıvurgulanarak konumları itibarıyla aynı memuriyet mahallinde görev yapmalarınınkamu yararı ve hizmet gereklerine uygun düşmeyeceği sonucuna varılmıştır.Ayrıca başvurucunun isnat edilen olaylar ile ilgili maddi gerçeği ortayaçıkarmak için disiplin soruşturmasının genişletilmesini talep edebileceğihususu ile boşanma davasında müşterek çocuk ile başvurucunun ayrı şehirlerdeyaşama ihtimaline göre de şahsi ilişki tesis edilmiş olması da gözetilereknaklen atama işleminde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
12. Başvurucunun temyiz istemi, Danıştay İkinci Dairesinin23/12/2015 tarihli kararıyla derece mahkemesinin kararının hukuka ve usuleuygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme talebi deaynı Dairenin 8/6/2016 tarihli kararıyla reddedilmiştir.
13. Nihai karar 18/7/2016 tarihinde başvurucu vekiline tebliğedilmiştir.
14. Başvurucu tarafından 17/8/2016 tarihinde bireysel başvuruyapılmıştır.
15. Diğer taraftan başvurucu aynı olay nedeniyle verilendisiplin cezasının iptali istemiyle de dava açmıştır. Balıkesir İdare Mahkemesi23/1/2015 tarihinde, başvurucunun evli olduğu sırada S.Y. ile duygusal ve yakınbir ilişki yaşamasının hizmet dışında memurun itibarını ve güven duygusunusarsıcı mahiyette olduğu gerekçesiyle davanın reddine oy çokluğuyla kararvermiştir. Karardaki karşı görüşte; disiplin cezasına konu olayın davacınınözel hayatı kapsamında kaldığı, özel hayatın gizliliği hakkının kullanımınıengelleyecek şekilde disiplin cezası verilemeyeceği belirtilmiştir. Bursa Bölgeİdare Mahkemesi Birinci Kurulu 30/4/2015 tarihli kararında; başvurucunun hizmetdışındaki eyleminin memur disiplinini bozan, kamu hizmetinin yürütülmesiniolumsuz etkileyen bir davranış olduğu hususunun idare tarafından ortayakonulamadığını ve söz konusu eylemin özel hayat kapsamında kaldığınıvurgulayarak, derece mahkemesinin kararının bozulmasına hükmetmiştir. Aynıkurulun karar düzeltme istemini reddetmesiyle anılan karar 30/9/2015 tarihindekesinleşmiştir.
16. Öte yandan Ulusal Yargı Ağı Projesi üzerinden (UYAP)gerçekleştirilen incelemede başvurucunun 18/12/2013 tarihinde boşandığı vedisiplin soruşturmasına konu olayda adı geçen S.Y. ile 26/6/2014 tarihindeevlendiği anlaşılmıştır.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
17. 657 sayılı Kanun'un "Memurlarınkurumlarca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi" kenarbaşlıklı 76. maddesi şu şekildedir:
"Kurumlar, görev ve unvan eşitliğigözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadroderecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurumiçinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.
Memurlar istekleri ile, kurumlarındakazanılmış hak derecelerinin en çok üç derece altında aynı veya başkayerlerdeki kadrolara atanabilirler.
Aşağı dereceye atananların 68 inci maddedeyazılı süre kaydı aranmaksızın eski derecelerine tekrar atanmaları mümkündür.
Kazanılmış hak derecelerinden aşağı derecelereatananların aylık derece ve kademeleri genel hükümlere göre tespit edilmekleberaber, atandıkları bu derecelerde geçirdikleri süreler (kesenek ve karşılıkfarklarının kendileri tarafından her ay T.C. Emekli Sandığına gönderilmesinikabul etmeleri şartiyle) emeklilik yönünden eskiderecelerinde değerlendirilir."
18.657 sayılı Kanun'un "Disiplincezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller"kenar başlıklı 125. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
"B - Kınama : Memura,görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
Kınama cezasını gerektiren fiil ve hallerşunlardır:
...
d) Hizmet dışında Devlet memurunun itibar vegüven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,..."
19. 12/10/2013 Tarihli Resmî Gazete'deyayımlanan 28793 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme,Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirmesi suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelik'in"Soruşturmaya bağlı yerdeğiştirmeler" kenar başlıklı mülga 34. maddesi şöyledir:
"(1) Soruşturma sonucunda o yerdekalmalarında sakınca görülmesi sebebiyle görev yerlerinin değiştirilmesi teklifedilen yöneticiler, bulundukları hizmet bölgesinde başka bir yere ya da althizmet bölgelerine; diğer personel ise bulundukları yerden başka bir yereatanırlar.
(2)Birinci fıkraya göre atananlar, yeni görevlerine başladıkları tarihten itibarendört yıl geçmeden ayrıldıkları yere yeniden atanamazlar."
B. Uluslararası Hukuk
20. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı"kenar başlıklı 8. maddesi şöyledir:
"(1) Herkes özel ve aile hayatına,konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
(2) Buhakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasaylaöngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkeninekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veyaahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli birtedbir olması durumunda söz konusu olabilir."
21. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarında özel hayatın eksiksiz bir tanımıbulunmayan geniş bir kavram olduğu belirtilmektedir. Özel hayata saygı hakkıalt kategorisinde geçen özel hayat kavramıAİHM tarafından oldukça geniş yorumlanmakta ve bu kavrama ilişkin tüketici birtanım yapılmaktan özellikle kaçınılmaktadır (Koch/Almanya, B. No: 497/09, 19/7/2012, § 51). Bununla birlikteSözleşme'nin denetim organlarının içtihatlarında bireyin kişiliğini serbestçe geliştirmesi ve gerçekleştirmesive kişisel bağımsızlıkkavramlarının özel hayata saygı hakkının kapsamının belirlenmesinde temelalındığı anlaşılmaktadır (Sidabras ve Džiautas/Litvanya,B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/7/2004, § 43; K.A.ve A.D./Belçika, B. No: 42758/98, 45558/99, 17/2/2005, § 83; Pretty/Birleşik Krallık, B. No: 2346/02,29/4/2002 § 61; Christine Goodwin/Birleşik Krallık[BD], B. No: 28957/95, 11/7/2002, § 90).
22. Özel hayata saygı hakkına kamu makamlarının keyfî birşekilde müdahale etmelerinin önlenmesi, Sözleşme'nin 8. maddesi ile sağlanangüvenceler kapsamında yer almaktadır. AİHM, özel hayata saygı hakkı kapsamındabulunan bir menfaate devletin müdahale ettiğini tespit ettiğinde Sözleşme'nin8. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen koşulları incelemektedir. Buna görekamu makamlarının müdahalesinin yasal bir dayanağı olup olmadığı, anılanfıkrada yer alan meşru amaçlara dayalı olup olmadığı, demokratik bir toplumdagerekli ve orantılı olup olmadığı araştırılmaktadır (Dudgeon/Birleşik Krallık [GK], B.No: 7525/76, 22/10/1981, § 43; Olsson/İsveç No.1 [GK], B. No: 10465/83, 24/3/1988, § 59; De Souza Ribeiro/Fransa [BD], B. No: 22689/07,13/12/2012, § 77).
23. AİHM'e göre mesleki hayat özel hayat kavramı dışında tutulamaz. Özelhayat unsurları gerekçe gösterilerek mesleki hayata getirilen sınırlamalar,bireyin sosyal kimliğini etkilediği ölçüde Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamınagirebilmektedir. Bu noktada belirtmek gerekir ki insanların büyük çoğunluğu,dış dünya ile olan ilişkilerini geliştirme olanaklarını en çok meslekihayatları çerçevesinde yürüttükleri faaliyet kapsamında elde etmektedir (Özpınar/Türkiye, B. No: 20999/04, 19/10/2010, §45; Niemietz/Almanya, B. No: 13710/88, 16/12/1992, §29).
24. AİHM mesleki hayatla ilgili başvuru türlerinde özel hayat kavramını iki farklı yaklaşımagöre uygulamaktadır:a) özelhayata ilişkin bir unsurun anlaşmazlık nedeni olup olmadığı (sebebe dayalıyaklaşım) ve b) itiraz edilen tedbirin sonuçları bakımından özel hayata dokunanbir meselenin olup olmadığı (sonuca dayalı yaklaşım). AİHM'egöre özel hayata ilişkin unsurların mesleğin icrası bakımından aranılan nitelikve yeterlilik koşulları bakımından gözetilmiş veya kişinin mesleği ile ilgilitasarruflara esas alınmış olduğu durumlardan kaynaklanan başvurular sebebedayalı yaklaşım çerçevesinde özel hayata saygı hakkı kapsamı içindedeğerlendirilir (Denisov/Ukrayna [BD], B. No: 2011/76639, 25/9/2018, §§ 100-103).
25. AİHM kişinin meslek hayatını etkileyen bir tedbir için önesürülen gerekçelerin kişilerin özel hayatına ilişkin olmadığı ancak söz konusutedbirin kişinin özel hayatına yönelik ciddi olumsuz etkilerinin bulunduğu veyabulunma ihtimalinin olduğu durumların konu edildiği başvuruların sonuca dayalıyaklaşım kapsamında Sözleşme'nin 8. maddesinin kapsamı içine girebileceğiniifade etmiştir. Bu bağlamda söz konusu olumsuz etkilere ilişkin değerlendirmedeAİHM, kişinin yakın çevresi üzerindeki, özellikle de maddi bakımdan ortayaçıkan sonuçları, diğerleri ile ilişki kurma ve geliştirme olanakları ileitibarı üzerindeki olumsuzlukları dikkate almaktadır (Denisov/Ukrayna, § 107).
26. AİHM sebebe dayalı yaklaşımın Sözleşme'nin 8. maddesinin uygulanmasınıgerekli kılmadığı durumlarda, söz konusu tedbirin sonuçlarının özel hayatınüzerindeki etkilerine ilişkin bir inceleme yapılması gerektiğini vurgulamıştır.Bununla beraber söz konusu bu ayrımın, ilgili tedbirin altında yatan sebeplerive tedbirin sonuçlarını incelerken her iki yaklaşımı birlikte uygulamasınaengel teşkil etmediğini de belirtmektedir (Denisov/Ukrayna, § 109).
27. AİHM sonuca dayalı yaklaşım uyarınca inceleme yapılabilmesiiçin söz konusu meslekle ilgili tasarrufun özel hayat üzerinde doğurduğuetkilerin belirli önem ve ciddiyette olmasını aramakta, asgari ağırlıkseviyesine ulaşmış olması gerektiğini vurgulamaktadır. AİHM, sadece busonuçların çok ağır olduğu ve kişinin özel hayatını önemli derecede etkilediğidurumlarda Sözleşme'nin 8. maddesinin uygulanabilir olduğunu kabul etmektedir (Denisov/Ukrayna, §§ 113, 116).
28. AİHM,sonucadayalı yaklaşımı uyguladığı başvurularda iddia edilen ihlallerin ağırlık veciddiyet derecesini değerlendirmeye yönelik kıstaslar oluşturmuştur. Bukapsamda başvurucunun söz konusu tedbir öncesi ve sonrasındaki yaşamıkıyaslanarak maruz kaldığı olumsuz etki değerlendirilmektedir. Ayrıcasonuçların ciddiyetinin belirlenmesinde, başvurucunun iddia ettiği öznelalgıların, somut başvuruda mevcut nesnel koşullarla birlikte değerlendirilmesigerekmektedir. Bunun yanı sıra yapılacak incelemenin, iddia edilen tedbirin hemmaddi hem de manevi etkilerini kapsaması gerekmektedir. AİHM, başvurucularınşikâyet edilen tasarrufun özel hayatları üzerindeki olumsuz sonuçlarını somutverilere dayalı olarak uygun şekilde ispatlamakla yükümlü olduklarını ifadeetmektedir. Ayrıca başvurucular söz konusu şikâyetlerini ulusal merciler önündede uygun şekilde dile getirmiş olmalıdırlar (Denisov/Ukrayna, §§ 113-117).
V. İNCELEME VE GEREKÇE
29. Mahkemenin 7/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
30. Başvurucu; isimsiz ve imzasız bir ihbar mektubu sonrasındaevli olduğu dönemde bir başkasıyla ilişki yaşadığı, ailesine kötü davrandığıiddiaları nedeniyle hakkında disiplin soruşturması yapıldığını ve ifa ettiğigörev ile ilgisi olmayan, tamamen özel hayatı kapsamında kalan eylemler gerekçegösterilerek idari yaptırım uygulandığını belirtmiştir.Eskieşiyle anılan ilişki iddiası nedeniyle değil genel sorunlar sebebiyle anlaşmalıolarak boşandığını, soruşturma sürecinde evli olmamasına rağmen evli iken başkasıyla ilişki yaşamaknedenine dayalı olarak soruşturmaya maruz kaldığını ifade etmiştir. Başkasıylailişki yaşadığı ve bu durumunun halk arasında dedikodulara neden olduğuşeklindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığının soruşturma aşamasında dinlenentanık ifadeleriyle de doğrulandığını, aynı olay nedeniyle verilen disiplincezasının da Mahkeme tarafından eylemin özel hayat kapsamında kaldığıgerekçesiyle iptal edildiğini vurgulamıştır. Haklı bir gerekçesi olmayan atamaişlemi nedeniyle velâyeti eski eşinde olan ve Mahkeme kararıyla kendisiyleşahsi ilişki tesis edilen oğlundan da uzaklaştığını, çocuğuna her anlamdadestek olamadığını ifade ederek özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ileadil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
31. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun, özel hayatına ilişkin bazıbilgilere dayanılarak hakkında atanma işlemi tesis edildiği yönündekişikâyetinin Anayasa’nın 20. maddesi ile güvence altına alınan özel hayata saygıhakkı kapsamında incelenmesi uygun görülmüştür.
32. İddianın değerlendirilmesine dayanak alınacak Anayasa’nın 20. maddesi şöyledir:
"Herkes, özel hayatına ve aile hayatınasaygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatınıngizliliğine dokunulamaz."
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
33. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan özelhayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. Müdahalenin Varlığı
34. Özel hayat kavramı eksiksiz bir tanımı bulunmayan geniş birkavramdır. Bu kapsamda korunan hukuki değer esasen kişisel bağımsızlıktır. Özelhayata saygı hakkının kapsamının belirlenmesinde bireyin kişiliğini geliştirmesi ve gerçekleştirmesi kavramıtemel alınmaktadır. Anılan hak, herkesin istenmeyen bütün müdahalelerden uzak kendineözel bir ortamda yaşama hakkına sahip olduğuna işaret etmekle birliktekişiliğin serbestçe geliştirilmesiyle uyumlu birçok hukuki menfaati deiçermektedir (Serap Tortuk,B. No: 2013/9660, 21/1/2015, §§ 31-36; BülentPolat, B. No: 2013/7666, 10/12/2015, §§ 61-63; Tevfik Türkmen [GK], B. No: 2013/9704,3/3/2016, §§ 50-52; Ata Türkeri,B. No: 2013/6057, 16/12/2015,§§ 30-32).
35. Özel hayata saygı hakkı kapsamında korunan hukuksalçıkarlardan biri de bireyin mahremiyet hakkıdır. Özellikle mahremiyet alanındacereyan eden cinsel içerikli eylem ve davranışların özel hayata saygı hakkınınkapsamında olduğunda kuşku yoktur. Bu yönüyle özel hayat, öncelikle bireylerinkendi bireyselliklerini geliştirebilecekleri ve diğer kişilerle en mahremilişkilere girebilecekleri özel bir alana işaret etmektedir (Serap Tortuk, §§31-36; Bülent Polat, §§ 61-63; Tevfik Türkmen § 51; Ata Türkeri, §§ 31-34).
36. Öte yandan özel hayata saygı hakkı, ilişki kurmak vegeliştirmek üzere çevresinde bulunanlarla temas kurma hakkını da içermektedir.Kişilerin mesleki hayatı özel hayatlarıyla sıkı bir irtibat içindedir. Özelhayata dair hususlar kişinin mesleği ile ilgili tasarruflara esas alınmışsaözel hayata saygı hakkı gündeme gelecektir (BülentPolat, § 62; Ata Türkeri,§ 31).
37. Bu kapsamda mesleki hayat çerçevesinde kişilerin özel hayatıhakkında sorgulanması ve bunun doğurduğu idari sonuçlar, buna ek olarakkişilerin davranış ve tutumları gerekçe gösterilerek görevden alınmaları özelhayatın gizliliğine yapılmış bir müdahale oluşturmaktadır (Serap Tortuk, §37; Bülent Polat, § 63; Ata Türkeri, § 33).
38. Somut olayda evli iken başkası ile gönül ilişkisi olduğuyönündeki iddianın başvurucu hakkında tesis edilen idari işlemin sebebi olduğuanlaşılmaktadır. Bu durumda, tesis edilen idari işleme kişinin özel yaşamınailişkin eyleminin dayanak alınması suretiyle özel hayata saygı hakkınamüdahalede bulunulduğu sonucuna varılmıştır.
b. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
39. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:
“Temelhak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgilimaddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin velâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
40. Bu kapsamda, yukarıda anılan müdahalenin ihlal oluşturupoluşturmadığının, Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygundüşen kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilennedenlere dayanma,demokratiktoplum düzeninin gereklerine uygun olma ve ölçülülük ilkesine aykırı olmamakoşulları yönünden incelenmesi gerekir.
i. Kanunilik
41.Hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanması ölçütü anayasayargısında önemli bir yere sahiptir. Hak ya da özgürlüğe bir müdahale sözkonusu olduğunda öncelikle tespiti gereken husus, müdahaleye yetki veren birkanun hükmünün yani müdahalenin hukuki bir temelinin mevcut olup olmadığıdır (Sevim Akat Eşki,§ 36).
42. Başvurucu hakkında tesis edilen idari işlemin 657 sayılıKanun'un 76. maddesine dayandığı görülmüştür. Bu kapsamda, somut olaydabaşvurucunun özel hayata saygı hakkına yapılan müdahalenin kanuni birdayanağının mevcut olduğu veyargısal kararlarınyeterli bir hukuki temele sahip olduğu anlaşılmıştır.
ii. Meşru Amaç
43.Anayasa’nın 20. maddesinde, özel hayata saygı hakkı içinherhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte bunun hiçbirşekilde sınırlandırılması mümkün olmayan mutlak bir hak olduğu söylenemez.Anayasa Mahkemesi kararlarında, Anayasa'nın başka maddelerinde yer alan hak veözgürlükler ile devlete yüklenen ödevlerin özel sınırlama sebebi gösterilmemişhak ve özgürlüklere sınır teşkil edebileceği kabul edilmektedir (AYM,E.2010/83, K.2012/169, 1/11/2012; E.2012/108, K.2013/64, 22/5/2013; E.2013/95,K.2014/176, 13/11/2014; E.2014/177, K.2015/49, 14/5/2015; Hüseyin Dayan, B. No: 2013/5033,13/4/2016, § 46).
44. Kamu görevlilerinin atanma ve nakillerine ilişkin esaslarınbelirlenmesi hususunda kanun koyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır. Kanunkoyucuya tanınan takdir yetkisinin amacı kamu hizmetlerinin kesintisiz birşekilde yürütülmesini temin etmektedir. Öte yandan Anayasa'nın 129. maddesininbirinci fıkrasında "Memurlar ve diğerkamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmaklayükümlüdürler" denilmiştir. Kamu görevlilerinin Anayasa'ya vekanunlara sadakat yükümlülüğünün kamu hizmetlerinin devamlılığının ve belli birdisiplin içinde yürütülmesinin sağlanmasıyla yakından ilişkili olduğu açıktır.Dolayısıyla Anayasa'nın 129. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen sadakatyükümlülüğü kapsamında, kamu hizmetinin etkin bir şekilde yürütülmesi ve meslekidisiplinin sağlanması amacıyla idarenin takdir yetkisini kullanarak işlem tesisetmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır.
45. Somut olayda evli iken başka bir kadınla gönül ilişkisiolduğu yönündeki iddialar üzerine başvurucunun, görev yeri değiştirilmiştir.Başvurucunun naklen atamasının yapılması suretiyle özel hayata saygı hakkınayapılan müdahalenin, Anayasa'nın 129. maddesinin birinci fıkrası kapsamındakalan kamu görevlisinin Anayasa ve kanunlara sadakat yükümlülüğü çerçevesinde,kamu hizmetinin etkin bir şekilde yürütülmesi ve mesleki disiplinin sağlanmasımeşru amacına dayandığı anlaşılmaktadır.
iii. Demokratik ToplumDüzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük
(1) Genelİlkeler
46. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratiktoplum düzeninin gereklerine uygunkabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılıolması gerekir. Açıktır ki bu başlık altındaki değerlendirme, sınırlamanınamacı ile bu amacı gerçekleştirmek üzere başvurulan araç arasındaki ilişkiüzerinde temellenen ölçülülük ilkesinden bağımsız yapılamaz. Çünkü Anayasa’nın13. maddesinde demokratik toplum düzeniningereklerine aykırı olmama ve ölçülülükilkesine aykırı olmama biçiminde iki ayrı kritere yer verilmişolmakla birlikte bu iki kriter bir bütünün parçaları olup aralarında sıkı birilişki vardır (Ferhat Üstündağ,B. No: 2014/15428, 17/7/2018, § 45).
47. Müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir toplumsal ihtiyacıkarşıladığının kabul edilebilmesi için amaca ulaşmaya elverişli olması,başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem olarak kendisinigöstermesi gerekmektedir. Amaca ulaşmaya yardımcı olmayan veya ulaşılmakistenen amaca nazaran bariz bir biçimde ağır olan bir müdahalenin zorunlu birtoplumsal ihtiyacı karşıladığı söylenemeyecektir (Ferhat Üstündağ, § 46).
48. Orantılılık ise sınırlamayla ulaşılmak istenen amaç ilebaşvurulan sınırlama tedbiri arasında dengesizlik bulunmamasına işaretetmektedir. Diğer bir ifadeyle orantılılık, bireyin hakkı ile kamununmenfaatleri veya müdahalenin amacı başkalarının haklarını korumak ise diğerbireylerin hak ve menfaatleri arasında adil bir dengenin kurulmasına işaretetmektedir. Dengeleme sonucu müdahalede bulunulan hakkın sahibine terazinindiğer kefesinde bulunan kamu menfaati veya diğer bireylerin menfaatine nazaranaçıkça orantısız bir külfet yüklendiğinin tespiti hâlinde orantılılık ilkesiyönünden bir sorunun varlığından söz edilebilir (Ferhat Üstündağ, § 46).
49. Personel rejimi gibi sıkı kural ve şartlara tabi bir alanda,kamu görevini yürütmekle görevli kişilerin hak ve özgürlüklerine herhangi birvatandaşa uygulanamayacak sınırlamalar getirilmesi demokratik bir toplumdagerekli olabilir. Bu kapsamda kamu makamlarının, faaliyetin niteliği vesınırlamanın amacına göre değişen geniş bir takdir yetkisinin bulunmasıdoğaldır. Ancak özel hayatın gizliliği hakkının mahremiyet hakkı gibi en gizliyönleri söz konusu olduğunda kamu makamlarının takdir yetkisi daha dardır ve bualanlara yönelik müdahalelerin haklı olduğunun kabul edilebilmesi için kamumakamlarınca özellikle ciddi gerekçelerin gösterilmesi gerekir (Ata Türkeri,§ 47).
50. Ayrıca tesis edilen disiplin işlemlerinde ve bu işlemlerinhukuka uygunluk denetiminin yapıldığı mahkeme kararlarında, bireylerin özelhayatlarına ilişkin tutum ve eylemlerinin mesleki hayatları üzerindekietkilerinin açıklanması, kamu hizmeti sunan ilgili kurumların işleyişiüzerindeki etkilerinin ve risklerinin ortaya konulması ve bu hususlardakideğerlendirmelerin yeterli ve ikna edici gerekçelerle desteklenmesi, ayrıcatesis edilen işlemlerin bireylerin geçmiş mesleki sicilleri ve başarı durumlarıdikkate alınarak ölçülülük yönünden irdelenmesi gerekir (G.G. [GK], B. No: 2014/16701, 13/10/2016,§ 60).
51. Buna göre özel hayata saygı hakkına yapılan bir müdahale,zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya da zorunlu bir toplumsalihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değilse demokratik toplum düzeniningereklerine uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.
(2) İlkelerinOlaya Uygulanması
52. Somut olayda Mahkeme kararında ve dayanağı olan disiplinsoruşturma raporunda, Edremit İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünde şube müdürü olarakçalışan başvurucunun bir anaokulu öğretmeni ile gönül ilişkisi olduğu ve budurumun halk tarafındanduyulduğu kabul edilmiştir.Öte yandan Mahkeme kararında anılan olay ile ilgili bir değerlendirmeyapılmamakla birlikte soruşturmaya konu olay nedeniyle başvurucunun ve aynıbölgede görev yapan eski eşinin yıprandığı kanaatiyle dava konusu idari işlemhukuka uygun bulunmuştur. Ancak müfettiş raporunda, başvurucuyla ilgiliiddiaların başvurucu ile eski eşi üzerindeki etkilerine ve aynı idari bölgedegörev yapmalarının sakıncalarına ilişkin bir inceleme yapılmadığı, bu durum ileilgili bir tedbir ya da yaptırım öngörülmediği anlaşılmaktadır.
53. Ayrıca müfettiş raporunda başvurucuya isnat edileneylemlerin başvurucu tarafından alenileştirildiği ve bu eylemlerin mesleğeolumsuz yansımaları olduğuna dair somut bilgi ve belge sunulmadığı görülmüştür.Öte yandan atama kararının iptali istemli davadan önce kesinleşen aynı olaynedeniyle verilen disiplin cezasının iptali talepli davada, başvurucununeylemlerinin özel hayat kapsamında kaldığı, bu eylemlerin kamu hizmetinin iyive düzenli şekilde yürütülmesini olumsuz etkileyen bir yönü olduğunun idaretarafından ortaya konulamadığı yönünde tespitler yapılarak disiplin cezasıiptal edilmiştir.
54. Atama işleminin iptali istemli yargılama sürecinde ise özelhayat kapsamında kaldığı açık olan birtakım eylemlerin başvurucunun meslekihayatındaki yansımalarına ve kamu hizmetinin işleyişi üzerindeki etkisi verisklerine dair yeterli ve ikna edici gerekçelerin belirtilmediği, tesis edilenişlemin başvurucunun sicili ve eylemin ağırlığı gözetilerek ölçülülük yönündendeğerlendirilmediği, dolayısıyla söz konusu müdahalenin gerekçelerinin ortayakonulamadığı görülmektedir. Bu nedenlerle derece mahkemeleri tarafından verilenkararın özel hayata saygı hakkına müdahaleyi haklı kılacak şekilde konuylailgili ve yeterli gerekçe içermediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durum yukarıdakiaçıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde, başvurucunun özel hayatına ilişkineylemlerin ifa ettiği görevi etkileyen bir unsur olarak değerlendirilerek görevyerinin değiştirilmesinin kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesini sağlamakamacıyla alınması zorunlu bir tedbir olduğu söylenemez.
55. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 20.maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğinekarar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
56. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınilgili kısmı ve (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“(1)Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya daedilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin vesonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…
(2)Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali vesonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgilimahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayanhâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde davaaçılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
57. Başvurucu yargılamanın yenilenmesi ve tazminat talebindebulunmuştur.
58. Anayasa Mahkemesinin MehmetDoğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadankaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875,7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlalkararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalindevamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiylesonuçlanacağına da işaret etmiştir(Aligül Alkaya ve diğerleri, B.No:2016/12506, 7/11/2019).
59. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlaledildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâlegetirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun içinise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadankaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararlarıngiderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınmasıgerekmektedir (Mehmet Doğan, §§55, 57).
60. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda AnayasaMahkemesi, 6216 sayılı Kanunun 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin 1 numaralı fıkrasının (a) bendiuyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılamayapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder.Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklıolarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran vebireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenleAnayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılamakararı verildiğinde, usul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi kurumundanfarklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabulhususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle birkarar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebinibeklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılamakararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleriyerine getirmektir. (Mehmet Doğan,§§ 58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri, §§ 57-59, 66-67).
61. İncelenen başvuruda Anayasa'nın 20. maddesinde güvencealtına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.Dolayısıyla ihlalin idarenin işleminden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bununlabirlikte derece mahkemeleri de ihlali giderememişlerdir. Bu açıdan ihlal aynızamanda mahkeme kararından da kaynaklanmıştır.
62. Bu durumda özel hayata saygı hakkının ihlalinin sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yararbulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgüdüzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasınagöre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamdayapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesiniihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelereuygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğininyeniden yargılama yapılmak üzere Balıkesir İdare Mahkemesine gönderilmesinekarar verilmesi gerekmektedir.
63. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yenidenyargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebininreddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
64. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 2.475TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınKABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatasaygı hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin özel hayata saygı hakkının ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzereBalıkesir İdare Mahkemesine(E.2014/1354, K.2014/1762)GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,
E. 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.714,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine veMaliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE7/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.