TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
BOYNER BÜYÜK MAĞAZACILIK A.Ş. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2020/19111)
Karar Tarihi: 8/2/2024
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
İrfan FİDAN
Muhterem İNCE
Raportör
:
Osman KODAL
Başvurucu
:
Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş.
Vekili
:
Av. Hatice UÇUM
I. BAŞVURUNUNÖZETİ
1. Başvuru, işe iade davasında verilen karara karşıtemyiz imkânı tanınmaması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
2. Başvurucuya ait işyerinde müşteri ilişkileri yetkilisiolarak çalışmaya başladığını iddia eden A.Ş., işveren tarafından yapılan11/5/2016 tarihli fesih bildirimi ile iş akdinin feshedilmesi üzerine 8/6/2016tarihinde işe iade davası açmıştır. Ankara 18. İş Mahkemesi (Mahkeme) 29/9/2017tarihinde davanın kabulüne karar vermiştir.
3. Başvurucu, karara karşı istinaf kanun yolunabaşvurmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi (Bölge AdliyeMahkemesi) 8/5/2018 tarihinde eksik inceleme bulunduğu gerekçesiyle hükmüortadan kaldırmış ve dosyayı Mahkemeye göndermiştir. Mahkeme 24/1/2019tarihinde tekrar davanın kabulüne karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi 28/11/2019tarihinde kısa karar ve gerekçeli kararın çeliştiğini belirterek Mahkemekararını kaldırmış, davanın kabulüne, davacının işe iadesine, davacının yasalsürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmamasıhâlinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin altı aylık ücreti olarakbelirlenmesine karar vermiştir.
4. Başvurucu, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı26/12/2019 tarihinde temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay (kapatılan) 22. HukukDairesi (Daire) 13/2/2020 tarihli kararıyla temyiz talebini reddetmiştir.Kararın gerekçesinde 12/10/2017 tarihli ve 7036 sayılı İş MahkemeleriKanunu'nun 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi hükmü gereğince22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca açılan fesihbildirimine itiraz davalarında verilen kararlar hakkında temyiz yolunabaşvurulamayacağı hususu vurgulanmıştır. Yine 7036 sayılı Kanun'un geçici 1.maddesinin (4) numaralı fıkrasında, ilk derece mahkemeleri tarafından buKanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararların karar tarihindekikanun yoluna ilişkin hükümlere tabi olduğunun düzenlendiği belirtilmiştir. Sözkonusu düzenlemeler uyarınca ilk derece mahkemelerinin işe iade davalarınailişkin olarak 25/10/2017 tarihinden sonra verdiği kararlar hakkındaki BölgeAdliye Mahkemesi kararlarının kesin olduğu ve bu kararlara karşı temyiz yolunabaşvurulamayacağı ifade edilmiştir.
5. Başvurucu, nihai hükmü 4/3/2020 tarihinde öğrendiktensonra 26/6/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 25/3/2020 tarihli ve7226 sayılı Kanun ile COVİD-19 pandemisi nedeniyle yargı alanındaki süreler13/3/2020 tarihinden 15/6/2020 tarihine kadar durdurulduğundan başvurununsüresinde olduğu anlaşılmıştır. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesininBölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
6. Başvurucu; işe iade talebiyle açılan davada verilenilk kararın tarihinin 29/9/2017 olduğunu, bu nedenle 7036 sayılı Kanun'un 8.maddesine tabi olmayan karara karşı Yargıtay yolunun açık olması gerektiğinibelirterek temyiz hakkının elinden alınması nedeniyle mahkemeye erişim hakkınınihlal edildiğini ileri sürmüştür.
7. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biriolan mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığınetkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelir. Kişininmahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren,bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamalarmahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No: 2012/791,7/11/2013, § 52). Öte yandan mahkemeye erişim hakkı, sadece ilk derecemahkemesinde dava açma hakkını değil eğer iç hukukta itiraz, istinaf veyatemyiz gibi kanun yollarına başvurma imkânı tanınmış ise üst mahkemelerebaşvurma hakkını da içerir (Ali Atlı, B. No: 2013/500, 20/3/2014, § 49).
8. Gereksiz başvuruların önlenerek dava sayısınınazaltılması ve böylece mahkemelerin gereksiz yere meşgul edilmeksizinuyuşmazlıkların makul sürede bitirilebilmesi amacıyla bir kısım mahkemekararına karşı temyiz/karar düzeltme yolunun kapalı tutulmasınınanayasal hakları ihlal ettiği söylenemez (Abdurrahman Şanda, B. No:2014/3907, 7/12/2016, § 32).
9. Somut olayda; başvurucu aleyhine açılan işe iadedavasında Mahkeme 29/9/2017 tarihinde davanın kabulüne karar vermiş, BölgeAdliye Mahkemesi kararı kaldırmış ve dosyayı Mahkemesine göndermiş, Mahkeme24/1/2019 tarihinde tekrar davanın kabulüne karar vermiş, Bölge AdliyeMahkemesi 28/11/2019 tarihinde kısa karar ve gerekçeli kararın çeliştiğinibelirterek Mahkeme kararını kaldırmış, davanın kabulüne karar vermiştir.
10. Başvurucu temyiz yoluna başvurmuştur. Daire 7036sayılı Kanun'un 8. ve geçici 1. maddeleri gereğince 25/10/2017 tarihinden sonraverilen işe iade davalarına ilişkin kararların istinaf incelemesine tabiolduğunu bu kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacağını belirterektemyiz talebini reddetmiştir.
11. 7036 sayılı Kanun'un 8. maddesinde fesih bildirimineitiraz davalarında verilen kararların diğer bir ifadeyle işe iade davalarındaverilen kararların temyiz edilemeyeceği öngörülmüş, geçici 1. maddesinde de7036 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 25/10/2017 tarihinde önce verilenkararların karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabi olduğubelirtilmiştir.
12. Bununla birlikte anılan geçici maddede, ilk derecemahkemesi tarafından 25/10/2017 tarihinden önce verilen kararın istinafmahkemesince ortadan kaldırılması üzerine verilen yeni kararın bu kez25/10/2017 tarihinden sonraki bir tarihe tekabül etmesi durumunda, tabi olunankanun yolu bakımından hangi kararın tarihinin esas alınacağı hususunda açık birdüzenleme bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle 7036 sayılı Kanun'da ilk karartarihi 25/10/2017 tarihinden önce olan ancak kanun yolu incelemesindengeçtikten sonra tekrar mahkemece karar verilmesi ve bu karar tarihinin25/10/2017 tarihinden sonra olması durumunda hangi karar tarihinin dikkatealınacağı belirtilmemiştir.
13. Somut davada Dairenin bu tür durumlara ilişkin olarakilk derece mahkemesinin incelemeye konu edilen son kararının tarihinin esasalınması yönünde bir değerlendirmede bulunduğu görülmektedir. Diğer taraftanYargıtay 9. Hukuk Dairesi 3/3/2020 tarihli ve E.2020/830 ve K.2020/3443 sayılıkararında aynı yönde değerlendirmelerde bulunmuş, başvurucu bu konudaYargıtayın farklı bir değerlendirmesi olduğuna ilişkin aksi yönde bir karar dasunmamıştır.
14. 7036 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin (4)numaralı fıkrasında belirtilen "karar" ifadesinden kastınuyuşmazlığı sonlandıran nitelikteki karar olduğu, bu bağlamda somut olaydaMahkemenin 25/10/2017 tarihinden önce vermiş olduğu ilk kararın istinafincelemesi neticesinde ortadan kaldırıldığı dolayısıyla söz konusu kararınuyuşmazlığın çözümüne ilişkin bir karar olarak nitelendirilemeyeceğigözetildiğinde Yargıtayın anılan konuya ilişkin bu yorumunun öngörülemeznitelikte olmadığı anlaşılmıştır.
15. Öte yandan başvurucu Mahkeme kararına karşı istinafkanun yoluna gidebilmiş ve itirazlarını esastan inceletebilmiştir. Dolayısıylaişe iade davaları sonucu verilen kararlara ilişkin temyiz yolunun kapalıolmasının adalet duygusunu rencide eden bir boyutunun bulunmadığıanlaşılmaktadır. Bu itibarla başvuru konusu karara karşı temyiz yolunabaşvurulamaması nedeniyle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik birihlalin bulunmadığının açık olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
16. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınanmahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerindeBIRAKILMASINA 8/2/2024 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.