TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
İBRAHİM METE BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/2495)
Karar Tarihi: 8/9/2015
R.G. Tarih- Sayı: 23/10/2015-29511
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Engin YILDIRIM
Raportör
:
Selami ER
Başvurucu
:
İbrahim METE
Vekili
:
Av. Hamdi Serhan KONAÇ
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, emekli ikramiyesigüncel katsayılar yerine emekli olduğu tarihteki katsayılar üzerindenhesaplanan başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 15/4/2013tarihinde doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idariyönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvuruda, Komisyona sunulmasına engelteşkil edecek bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm İkinciKomisyonunca 19/9/2013 tarihinde, kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesinekarar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 19/9/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esasincelemesinin birlikte yapılmasına ve başvurunun bir örneğinin görüş içinAdalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Bakanlığın görüş yazısı, 2/12/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş; başvurucu,Bakanlığın cevabına karşı beyanlarını yasal süre içinde ibraz etmemiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru dilekçesi veeklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucu, 1/9/1968 tarihinde Emekli Sandığına tabi olarak Türk SilahlıKuvvetlerinde astsubay olarak göreve başlamış, bu görevinden 1/8/1984 tarihindeistifa ederek Sosyal Sigortalar Kurumuna (SSK) tabi olarak çalışmaya başlamışve SSK’dan emekliye ayrılmıştır.
8. Anayasa Mahkemesi, 5/2/2009 tarihli ve E.2005/40, K. 2009/17 sayılı kararı ile24/5/1983 tarihli ve 2829 sayılı mülga Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi OlarakGeçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 12. maddesinde yer alan “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerdenemekliye ayrılan ve …” ibaresini Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerineaykırı olduğundan bahisle iptal etmiştir.
9. Başvurucu, 14/7/2011 tarihli dilekçesiyle SGK’dan,Emekli Sandığına tabi olarak çalıştığı dönemler için kendisine emekliikramiyesi ödenmesini talep etmiş, SGK Başkanlığı başvurucunun talebini22/7/2011 tarihli yazısıyla reddetmiştir.
10. Başvurucu; Ankara 7. İdareMahkemesinde, reddedilen idari işlemin iptali ve bahse konu emekliikramiyesinin ödeme tarihindeki memur maaş katsayısı üzerinden hesaplanarakkendisine ödenmesi istemiyle dava açmıştır.
11. Mahkeme, 11/7/2012tarihli ve E.2011/2000, K.2012/2115 sayılı kararıyla mevcut şartlardabaşvurucuya ödeme yapılmasını gerektiren yasal düzenleme bulunmadığını gerekçegöstererek davayı reddetmiştir.
12. Söz konusu kararı itirazen inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi, 28/12/2012 tarihli ve E.2012/10190, K.2012/13125 sayılıkararıyla itiraz isteminin kabulüne, kararın bozulmasına ve dava konusu işleminiptali ile emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan katsayılardikkate alınarak hesaplanacak emekli ikramiyesi tutarının ödenmesinehükmetmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:
“…6270 sayılı Yasa ile getirilen bu değişikliğin ancak yürürlüktarihinden sonraki uyuşmazlıklara uygulanacağı anlaşıldığından, bakılmakta olandavanın 6270 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesinde yürürlükte bulunanyasal düzenlemeye göre çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen durum karşısında, 2829 sayılı Yasa’nın 12. maddesinin 1.fıkrasının ve 5434 sayılı Yasa’nın 89. maddesinin 5997 sayılı Yasayla değişikhükmünün Anayasa Mahkemesi’nce verilen iptal kararlarından sonraki şeklinegöre, farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet süreleri birleştirilmeksuretiyle 2829 sayılı Yasa’nın 8. maddesi uyarınca ilgili kurumca aylıkbağlanan ancak son defa Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklardaprim veya kesenek ödemek suretiyle geçen süreler için emekli ikramiyesi ödemesiyapılmayan kişilere, belirtilen hizmet süreleri ve emekli aylıklarınınbağlandığı tarihte yürürlükte bulunan katsayılar gözetilerek 5434 sayılıYasanın ilgili hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenmesi (gerekir.)”
13. Başvurucu, mahkeme kararınınuygulanması için 14/3/2012 tarihli dilekçeyle SGKBaşkanlığına başvurmuş; Kurumca, başvurucunun emekli ikramiyesinin 33,67 TLolduğu (başvurucunun çalıştığı dönemlerde geçerli katsayılar üzerindenhesaplanarak) saptanmıştır.
14. Başvurucu 15/4/2013tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. İlgiliHukuk
15. 2829 sayılı mülga Kanun’un “Emekli ikramiyesi” başlıklı 12. maddesininilgili kısımları şöyledir:
“Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerdenemekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarıncabirleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. EmekliSandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemeksuretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli SandığıKanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir.”
16. 16/6/2010 tarihli ve 5997 sayılı BazıKanunlarda ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına DairKanun’un 14. maddesiyle değiştirilen 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı TürkiyeCumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Hizmetsürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli,adi malûllük veya vazife malûllüğüaylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere,her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarların bir aylığıemekli ikramiyesi olarak verilir. Son defa buKanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasınıgerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan vekendilerine mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak GeçenHizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarıncabirleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ise, bu Kanuna tabidaire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen hizmetsürelerinin toplamı üzerinden bu madde hükümlerine göre emekli ikramiyesiödenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 ncimaddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının soncümlesinin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz."
17. 17/1/2012 tarihli ve 6270 sayılıTürkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun ile anılan 89. madde aşağıdaki şekilde yenindendüzenlenmiştir:
“Hizmet sürelerinintamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncümaddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğüaylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere,her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekliikramiyesi olarak verilir.
Birinci fıkrakapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal GüvenlikKurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik,yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılıKanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire,kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdemtazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıylaemekli ikramiyesi ödenir.
İkinci fıkra uyarıncaödenecek emekli ikramiyesi, bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncümaddesi kapsamına giren görevlerde geçen her tam fiili hizmet yılı ile sınırlıolarak bu görevlerden ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylıktutarı üzerinden ve aylığın başlangıç tarihindeki katsayılar dikkate alınaraködenir. Mülga 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesininbirinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının son cümlesinin bumaddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.”
18. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106. maddesi ile ilga2829 sayılı Kanun’un 8. maddesi şöyledir:
“Birleştirilmişhizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmetsüresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşitolması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca,kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.
Ancak, malullük,ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re'sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelereatanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesihallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca,kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.”
19. 25/08/1971 tarihli ve 1475 sayılımülga İş Kanunu’nun yürürlükte bulunan 14. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
“Bu Kanuna tabiişçilerin hizmet akitlerinin:
1. İşveren tarafındanbu Kanunun 17 nci maddesinin II numaralı bendindegösterilen sebepler dışında,
2. İşçi tarafından buKanunun 16 ncı maddesi uyarınca,
3. Muvazzaf askerlikhizmeti dolayısıyle,
4. Bağlı bulunduklarıkanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığıyahut toptan ödeme almak amacıyla;
Feshedilmesi veyakadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sonaerdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işebaşladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamısüresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarındakıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerindenödeme yapılır.
…”
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
20. Mahkemenin 8/9/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun15/4/2013 tarihli ve 2013/2495 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereğidüşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
21. Başvurucu, 1968-1984tarihleri arasında Emekli Sandığına bağlı çalıştığı dönemlere ilişkin emekliikramiyesini almak için açtığı davanın lehine neticelenmesine ve kendisineödeme yapılmasına engel olan düzenlemenin Anayasa Mahkemesi kararıyla iptaledilmesine rağmen SGK’nın eski katsayılar üzerindenhesaplama yaparak kendisine yapılacak ödemenin 33,67 TL olduğunu bildirdiğini,bu durumun eşitlik ve hukuk devleti ilkeleri ile Anayasa’nın 125. ve 153.maddelerine aykırı olduğunu ve mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürerekemekli ikramiyesinin, ödeme tarihindeki katsayılar üzerinden hesaplanarakişlemiş faiziyle birlikte belirlenecek zararının tazminat olarak kendisineödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme
22. Başvurucu, ödeme tarihindekikatsayılar üzerinden hesaplanacak emekli ikramiyesi alma talebiyle açtığıdavanın, emekli olduğu tarihteki katsayılar üzerinden hesaplanacak katsayılardikkate alınarak kabul edilmesinin Anayasa’nın 2.,10., 35., 125. ve 153. maddelerinde yer alan ilke ve haklarını ihlal ettiğiniileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun ihlal iddialarına ilişkinnitelendirmesi ile bağlı olmayıp somut dava ve buna bağlı olaylarınözelliklerine göre olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder.
23. Başvurucunun şikâyetlerininözü, hak ettiği emekli ikramiyesinin güncel katsayılar yerine emekli olduğutarihteki katsayılar üzerinden hesaplanması nedeniyle mağdur olduğuna ilişkinolup, bu şikâyetler mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilecektir (Hüseyin Remzi Polge,B. No: 2013/2166, 10/6/2015, § 23).
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
24. Bireysel başvurudabulunabilmek için Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerdenAvrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğuprotokoller kapsamındaki herhangi birisinin kamu gücü tarafından ihlaledildiğinin ileri sürülmüş olması gerekir. Bu durumda öncelikle başvurucununbaşvuruya konu davada Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanında yer alanmülkiyet hakkı kapsamında korunmaya değer bir menfaatinin bulunup bulunmadığınıntartışılması gerekmektedir.
25. Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35.maddesi şöyledir:
"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunlasınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırıolamaz."
26. Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması"kenar başlıklı 13. maddesi şöyledir:
"Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızınyalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak veancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülükilkesine aykırı olamaz."
27. Sözleşme’ye Ek (1) No.lu Protokol'ün"Mülkiyetin korunması"kenar başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülkdokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancakkamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukungenel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.
Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararınauygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkılarınveya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasalarıuygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez."
28. Anayasa'nın 35. maddesindeherkesin, mülkiyet hakkına sahip olduğu, bu hakkın ancak kamu yararı amacıylakanunla sınırlanabileceği, mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararınaaykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncüfıkrası ve 6216 sayılı Kanun'un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası hükümlerinegöre Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasınınincelenebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkınAnayasa'da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Sözleşme ve Türkiye'nintaraf olduğu ek protokollerinin kapsamına da girmesi gerekir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).
29. Anayasa ve Sözleşme’ninortak koruma alanındaki mülkiyet hakkı, özel hukukta veya idari yargıda kabuledilen mülkiyet hakkı kavramlarından farklı bir anlam ve kapsama sahip olup bualanlarda kabul edilen mülkiyet hakkı, yasal düzenlemeler ile yargıiçtihatlarından bağımsız olarak özerk bir yorum ile ele alınmalıdır (Hüseyin Remzi Polge,§ 31).
30. Anayasa ve Sözleşme'ninortak koruma alanında yer alan mülkiyet hakkı; mevcut mal, mülk ve varlıklarıkoruyan bir güvencedir. Bir kişinin hâlihazırda sahibi olmadığı bir mülkün,mülkiyetini kazanma hakkı, kişinin bu konudaki menfaati ne kadar güçlü olursaolsun Anayasa ve Sözleşme'yle korunan mülkiyetkavramı içerisinde değildir. Bu hususun istisnası olarak belli durumlarda, bir"ekonomik değer" veyaicrası mümkün bir "alacağı"elde etmeye yönelik "meşru bir beklenti",Anayasa'nın ve Sözleşme'nin ortak koruma alanında yer alan mülkiyet hakkıgüvencesinden yararlanabilir (Kemal Yeler veAli Arslan Çelebi, B. No: 2012/636, 15/4/2014,§ 36-37).
31. Meşru beklenti; makul birşekilde ortaya konmuş icra edilebilir bir iddianın doğurduğu, ulusal mevzuattabelirli bir kanun hükmüne veya başarılı olma şansının yüksek olduğunu gösterenyerleşik ve istikrarlı bir yargı içtihadına dayanan, yeterli somutluğa sahipnitelikteki bir beklentidir. Meşru beklentiden söz edebilmek için biruyuşmazlık ya da ciddi bir iddianın varlığı yeterli değildir, iç hukukta yasaya da yerleşik içtihada dayalı yeterli temeli olan bir beklenti bulunmasıgerekir (Kopecky/Slovakya, B. No: 44912/98, 28/9/2004, § 52; Saghinadze/Gürcistan, B. No: 18768/05, § 103,27/5/2010; SA Dangeville/Fransa,B. No: 36677/97, 16/4/2002, §§ 44-45).
32. Dolayısıyla Anayasa veSözleşme’nin ortak koruma kapsamında olan meşru beklentiye dayalı mülkiyethakkının tespiti, mevcut hukuk sisteminde iddia edilen mülkiyet iddiasınıntanınmasına bağlı olup bu tanıma mevzuat hükümleri ve yargı kararları ileyapılmaktadır (Üçgen Nakliyat Ticaret Ltd.Şti.,B. No: 2013/845, 20/11/2014, § 37).
33. Mülkiyet hakkının ihlaledildiğinden şikâyet eden bir kimse, önce böyle bir hakkının var olduğunukanıtlamak zorundadır (Kemal Yeler ve AliArslan Çelebi, § 36-37; benzer yöndeki AİHM kararları için bkz. Pistorova/Çek Cumhuriyeti, B. No: 73578/01, 26/10/2004, § 38; Zhigalev/Rusya, B. No: 54891/00, 6/7/2006, § 131).
34. Anayasa'nın ve Sözleşme’ninortak koruma kapsamında yer alan mülkiyet hakkı bireylere bir tür sosyalgüvenlik ödemesi alma hakkı içermemekle beraber yürürlükteki mevzuatta, öncedenprim ödeme şartıyla veya şartsız olarak sosyal yardım alma hakkı şeklinde birödeme yapılması öngörülmüş ise yargısal içtihatlara paralel olarak ilgilimevzuatın aradığı şartları yerine getiren bireyin mülkiyet hakkı kapsamınagiren bir menfaatinin doğduğu kabul edilmelidir (Benzer yöndeki AİHM kararlarıiçin bkz. Stec ve diğerleri/Birleşik Krallık [BD], B.No: 65731/01 ve 65900/01, 12/4/2006, § 53-55; Andrejeva/Letonya [BD], B. No: 55707/00, 18/2/2009,§ 77).
35. Somut olayda Ankara Bölgeİdare Mahkemesi 1. Kurulunun 28/12/2012 tarihli kararıyla,emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan katsayılar dikkatealınarak hesaplanacak emekli ikramiyesi tutarının başvurucuya ödenmesine kararverildiğinden başvurucunun emekli ikramiyesine hak kazanması ihtilaf konusudeğildir. Başvurunun konusu, başvurucunun hak ettiğini düşündüğü emekliikramiyesinin dava tarihindeki güncel katsayılarla hesaplanarak ödenmesitalebidir.
36. Anayasa'nın ve Sözleşme’ninortak koruması kapsamında yer alan mülkiyet hakkının belirli bir miktar emekliikramiyesini almaya ilişkin olarak bireylere bir güvence sağlamadığı açıktır.Bununla birlikte bu yöndeki bir talep, ödenmesi konusunda kanuni düzenleme veiçtihatlarda yeterli dayanağa sahip olması hâlinde mülkiyet hakkı kapsamındakabul edilerek Anayasal güvencelerden yararlandırılabilir. Bu aşamadadeğerlendirilmesi gereken husus, başvurucunun emekli ikramiyesinin davatarihindeki katsayılarla ödenmesi gerektiği iddiasının, Anayasa'nın 35. maddesikapsamındaki güvence hükmüne uygulama alanı sağlayacak yeterlilikte meşrubeklenti oluşturup oluşturmadığıdır (HüseyinRemzi Polge, § 38).
37. 2829 sayılı mülga Kanun’un12. maddesinde yer alan“Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliyeayrılan ve” ibaresi Anayasa Mahkemesinin 5/2/2009 tarihlive E.2005/40, K.2009/17 sayılı kararı ile Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerineaykırı bulunarak iptal edilmiştir. İlgili maddenin iptal edilen kısmı emekliikramiyesine hak kazanmak için Emekli Sandığına tabi bir görevde iken emekliyeayrılmayı zorunlu tutmaktaydı. Başvurucu, iptal kararı sonrasında kararınEmekli Sandığına bağlı bir kuruluşta çalışıp emekli olmadan başka sosyalgüvenlik kurumlarına geçerek buradan emekli olanlara Emekli sandığına bağlıolarak çalıştığı dönemler için emekli ikramiyesi alma hakkı doğurduğudüşüncesiyle 14/7/2011 tarihli dilekçesiyle SGK’dan Emekli Sandığına tabi olarak çalıştığı dönemleriçin kendisine ödeme tarihindeki katsayılar üzerinden emekli ikramiyesiödenmesini talep etmiş, talebinin reddedilmesi üzerine Anakara 7. İdare Mahkemesindeaynı iddiayla idari işlemin iptali davası açmıştır.
38. Dava devam ederken iptalkararı sonrası oluşan hukuki boşluğun giderilmesi amacıyla çıkarılan 5997sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değiştirilen 5434 sayılı Kanunu’nun 89.maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4.maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta ikenemekliye ayrılan ve …” kısmı, Anayasa Mahkemesinin 12/5/2011 tarihli kararıyla bu defa Anayasa’nın 153.maddesine aykırılık gerekçesiyle iptal edilmiştir.
39. Başvurucunun talebinireddeden 11/7/2012 tarihli kararı itirazeninceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Kurulu ise 28/12/2012 tarihlikararıyla; yeni yasaların ileriye doğru hüküm doğurduğu, bu durumda eskihükümlerin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş hâllerine göre hükümkurulması gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına ve dava konusuişlemin iptali ile emekli aylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunankatsayılar dikkate alınarak hesaplanacak emekli ikramiyesi tutarının ödenmesinehükmetmiştir.
40. Yasa koyucu, iptal kararlarısonrasında 6270 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinideğiştirerek 2829 sayılı mülga Kanun’a göre hizmet birleştirmesi yapılankişilerin kıdem tazminatı almaya hak kazanarak emekli olmaları hâlinde EmekliSandığına tabi çalıştıkları süreler için “ayrıldıklarıtarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerinden ve aylığın başlangıçtarihindeki katsayılar dikkate alınarak” emekli ikramiyesiödenmesine imkân sağlamıştır. Bahsedilen düzenleme 26/1/2012 tarihlive 28185 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarakyürürlüğe girmiştir. Bahsedilen düzenlemede geçen “ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esas aylık tutarı üzerindenve” ibaresi de Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla iptal istemine konuolmuş ancak Anayasa Mahkemesinin 8/11/2012 tarihli veE. 2012/33, K.2012/174 sayılı kararı ile iptal istemi reddedilmiştir.
41. Anayasa'nın 153. maddesininikinci fıkrası gereği, Anayasa Mahkemesince iptal edilen kanun hükmü, iptalkararının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte,Anayasa Mahkemesince daha ileri bir tarih belirlenmiş ise o tarihte yürürlüktenkalkacaktır. Aynı maddenin dördüncü fıkrası gereği ise Anayasa Mahkemesi iptalkararları geriye yürümeyecektir. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesince iptal edilenbir kanun hükmü, iptal kararının yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yürürlüktenkalkacak ve iptal kararları geriye yürümeyeceği için de bu kanun hükmüne göretesis edilmiş işlemler geçerliliklerini sürdüreceklerdir (Selçuk Emiroğlu, B. No: 2013/5660, 20/3/2014, § 33). Nitekim AİHM de hukuki kesinlik ilkesigereği Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye dönük olarak haklar tesisetmeyeceğini belirtmiştir (H.R./Almanya,B. No: 17750/91, 30/6/1992; J.R./Almanya, B. No: 22651/93, 18/10/1995; Mika/Avusturya, B. No: 26560/95,26/6/1996).
42. Anayasa Mahkemesininbahsedilen iptal kararları ve yeni yasal düzenlemeler sonrasında SGK tarafındanemekli ikramiyesi ödenmesi talebine ilişkin talepleri reddedilen bireyler,yargı yoluna müracaat etmişlerdir. Emekli ikramiyesinin güncel katsayılarüzerinden ödenmesi taleplerinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararlarıDanıştay Onbirinci dairesi tarafından onanmıştır (19/9/2013 tarihli ve E.2012/8676, K.2013/7858; 14/10/2014tarihli ve E.2013/545, K.2014/5689 sayılı kararlar).
43. Emekli ikramiyesinin güncelkatsayılar üzerinden ödenmesi taleplerinin kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesikararları ise Danıştay Onbirinci Dairesinin 27/2/2013 tarihli ve E.2011/6625, K.2013/1987 sayılıkararıyla bozulmuştur. Kararın gerekçesi şöyledir:
“…5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun 89. maddesinegöre emekli ikramiyesi ilgiliye bağlanan emekli aylığı esas alınarakbelirlenmektedir. Emeklilik, memuriyet statüsünün değişmesine neden olan ayrıbir statü olduğundan, bu statünün başlangıcı da aylığın bağlandığı tarih olduğugibi emekli aylığı da, ödenecek ikramiyenin bir unsuru ve ölçüsü olup, emekliaylığı belirlendikten sonra buna göre ikramiye ödenmektedir. Bu nedenle;davacının yoksun kaldığı ikramiye farkı, diğer bir anlatımla uğranılan zararemekli aylığının bağlandığı tarih itibariyle oluştuğuna göre, tazmini gerekenzararın da, zarara neden olan bu işlemin tesis olunduğu tarihteki hukuksalduruma göre hesaplanması gerekeceği tabiidir.
Bu itibarla; yukarıda değinilen açıklamalar ve yasal mevzuathükümleri gereğince, davacıya ödenmesi gereken emekli ikramiyesinin ödeme tarihindekigüncel tutarlar üzerinden hesaplanarak ödenmesi yönündeki istemin herhangi biryasal dayanağı bulunmadığından reddi gerekmekte iken, kabulü yolunda verilenMahkeme kararında isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”
44. Bu kararlar sonrasındamahkemeler, Danıştay kararları çerçevesinde karar vererek bahsedilenuyuşmazlıkları çözümlemişlerdir. Sonuç olarak birleştirilen hizmetler nedeniyleödenecek emekli ikramiyesiyle ilgili olarak katsayıların güncellenmesine dairkabul edilmiş ve yerleşik hâle gelmiş yargı kararı bulunmamaktadır.
45. Anayasa Mahkemesi tarafından5/2/2009 ve 12/5/2011 tarihli kararlarıyla kısmeniptal edilen 2829 sayılı Kanun’un 12. maddesi ve 5997 sayılı Kanun’ladeğiştirilen 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinin birinci fıkrasının iptalöncesi ve iptal sonrası metinleri ile 6270 sayılı Kanun ile 5434 sayılıKanun’un 89. maddesini değiştiren ve yürürlükte olan madde metni, başvurucununödeme tarihindeki katsayılar esas alınarak emekli ikramiyesi ödenmesini veyaeski katsayıların güncellenmesini gerektiren veya buna dayanak oluşturan açıkbir hüküm içermemektedir. 6270 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanun’un 89.maddesini değiştiren ve yürürlükte olan madde metninde de “ayrıldıkları tarihteki emeklilik keseneğine esasaylık tutarı üzerinden” ibaresi yer almakta olup 8/11/2012tarihli Anayasa Mahkemesi kararıyla bu ibarenin Anayasaya aykırı olmadığınakarar verilmiştir.
46. Bununla birlikte gerek yasaldüzenlemeler gerekse Anayasa Mahkemesi kararları geleceğe dönük olarak hükümifade ettiklerinden geçmişte meydana gelmiş olaylara yeni yasa hükümlerininyasa koyucu, bu yönde bir iradeyi açıkça ortaya koymadan uygulanması mümkündeğildir (Hüseyin Remzi Polge,§ 48).
47. Sosyal güvenlik gibi teknikve karmaşık bir alanda kanunların nasıl yorumlanarak uygulanacağını belirlemek,ilgili uzman mahkemeler ile itiraz ve temyizle görevli mahkemelerin yetki vesorumluluğundadır. Başvuru konusu olayla benzerlik gösterenbirçok dava, ilgili kişilerce mahkemeler önüne götürülmüş ve mahkemeler AnayasaMahkemesinin iptal kararları sonrasında ilgililer için emekli ikramiyesiödenmesi hakkı doğduğuna ancak bahsedilen ödemelerin bahsedilen yasalar gereğiemekliye ayrılma tarihindeki katsayılar üzerinden yapılmasına karar vermişlerve ödeme tarihindeki katsayılar üzerinden ödeme yapılması ve/veya güncellemetaleplerini reddetmişlerdir (Hüseyin Remzi Polge, § 49).
48. Somut başvuruya konu davadabaşvurucunun emekli ikramiyesinin ödeme tarihindeki memur maaş katsayısıüzerinden hesaplanarak kendisine ödenmesi istemiyle açtığı dava, emekliaylığının bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan katsayılar dikkate alınarakhesaplanacak emekli ikramiyesi tutarının başvurucuya ödenmesine ilişkin hükümlesonuçlanmıştır.
49. Başvurucunun, emekli ikramiyesininödeme tarihindeki memur maaş katsayısı üzerinden hesaplanarak kendisineödenmesi yönündeki iddiasına dayanak olarak ileri sürdüğü Anayasa Mahkemesiiptal kararları, geçmişe dönük olarak hak doğurucu bir etkiye sahip olmadığıgibi bu konuda meşru beklenti oluşturmak bakımından da elverişli değildir (Hüseyin Remzi Polge,§ 51).
50. Bu durumda somut başvurukonusu olayda başvurucunun emekli ikramiyesinin ödeme tarihindeki memur maaşkatsayısı üzerinden hesaplanarak kendisine ödenmesi talebinin mevcut kanunhükümleri ve konuyla ilgili yargı içtihatları tarafından desteklenmediği,başvurucunun bu iddiasının mülkiyet hakkı kapsamında meşru beklenti olaraknitelendirmeye yeterli somutluğa sahip bir beklenti olmadığı, mülkiyet hakkıkapsamında meşru beklenti oluşturmadığı ve başvurucunun, Anayasa'nın 35.maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkına ilişkin korumadan yararlandırılmasınınmümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır (HüseyinRemzi Polge, § 52).
51. Açıklanan nedenlerlebaşvurunun “konu bakımından yetkisizlik”nedeni ile kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanannedenlerle;
A. Başvurucunun, mülkiyet hakkına yönelik ihlal iddiasının "konu bakımından yetkisizlik "nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderinin başvurucu üzerine bırakılmasına,
8/9/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLEkarar verildi.