TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
İBRAHİM ÇABUK BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2016/41450)
Karar Tarihi: 12/9/2019
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan y.
:
Recep KÖMÜRCÜ
Üyeler
:
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Recai AKYEL
Yıldız SEFERİNOĞLU
Raportör
:
Heysem KOCAÇİNAR
Başvurucu
:
İbrahim ÇABUK
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, bir sosyal güvenlik ödemesinin değer kaybınauğratılarak ödenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasınailişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 28/12/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esasincelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyandabulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucu 1/9/1970 ile 16/3/1988 tarihleri arasında TürkSilahlı Kuvvetlerinde (TSK) T.C. Emekli Sandığına tabi memur (subay) olarakgörev yapmıştır. TSK'dan istifa ederek serbest avukatlık yapan başvurucu,Sosyal Sigortalar Kurumundan (SSK) 1/6/1996 tarihinde emekli olmuştur.
10. Başvurucu, Anayasa Mahkemesinin 5/2/2009 tarihli veE.2005/40, K.2009/17 sayılı kararından sonra 30/7/2010 tarihli dilekçesiyleSosyal Güvenlik Kurumundan (SGK), Emekli Sandığına tabi olarak çalıştığıdönemler için emekli ikramiyesi ödenmesi talebinde bulunmuştur. SGK 24/9/2010tarihli yazıyla talebi reddetmiştir.
11. Başvurucu, SGK'nın işleminin iptalive 100.000 TL tazminat ödenmesi talebiyle 30/11/2010 tarihinde dava açmıştır.
12. Ankara 7. İdare Mahkemesi (Mahkeme) 17/10/2012 tarihlikararıyla davayı reddetmiştir. Mahkeme 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı TürkiyeCumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamındaki Emekli Sandığından kendiisteğiyle (istifa ederek) ayrılan kişilere bu kapsamda geçen hizmetlerinedeniyle emekli ikramiyesi ödenmesinin mümkün olmadığı sonucuna varmıştır.
13. Hüküm başvurucu tarafından temyiz edilmiştir. Danıştay Onbirinci Dairesi (Daire) 24/5/2013 tarihli karar iletemyiz incelemesine konu kararın verildiği tarih itibarıyla,tek hâkim tarafından çözümlenmesi gerekendavalardaki parasal üst sınırın altında kaldığından idare mahkemesihâkimlerinden biri tarafından karar verilmek üzere hükmü bozmuştur.
14. Davalı SGK karar düzeltme isteğinde bulunmuştur. Daire19/3/2014 tarihinde önceki bozma kararını ortadan kaldırarak hükmün esasınıincelemiştir. Bu inceleme sonucunda Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğinceT.C. Emekli Sandığına tabi sürelerin toplamı üzerinden ilk defa emekliaylığının bağlandığı tarihte geçerli olan katsayılar dikkate alınmak suretiyleemekli ikramiyesi ödenmesi gerektiğine işaret ederek ilk derece mahkemesikararını bozmuştur.
15. Bozma kararı üzerine Mahkeme 16/2/2015 tarihli kararıyla,farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet süreleri birleştirilmeksuretiyle emekliye ayrılanlara T.C. Emekli Sandığına tabi hizmetleri nedeniyleikramiye ödenmesini engelleyen hükümler iptal edildiğinden tesis edilen işleminhukuka uygun olmadığını belirtmiştir. Mahkeme bu tespit üzerine başvurucuya ilkdefa emekliye ayrıldığı tarihteki katsayılar üzerinden hesaplanan 364,86 TLemekli ikramiyesinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ileödenmesine karar vermiştir.
16. Hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Başvurucu temyizdilekçesinde özellikle emekli olunan tarihteki katsayılar üzerinden hesapyapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Daire 9/5/2016tarihinde hükmü onamış ve 12/12/2016 tarihinde de karar düzeltme isteğinireddetmiştir.
17. Nihai karar başvurucu vekiline 22/12/2016 tarihinde tebliğedilmiştir.
18. Başvurucu 28/12/2016 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
19. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Ferda Yeşiltepe (GK), B. No: 2014/7621,25/7/2017, §§ 17-31.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
20. Mahkemenin 12/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
21. Başvurucu, emekli ikramiyesinin ödeme tarihindeki katsayılaresas alınarak ödenmemesi nedeniyle eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ilerisürmüştür. Başvurucuya göre ikramiye ödemesinde emekli aylığının bağlandığıtarihin esas alınması, alacağın değer kaybetmesine yol açmaktadır.
B. Değerlendirme
22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının özü emekliikramiyesinin enflasyon karşısında uğramış olduğu değer kaybının nazaraalınmamasının ekonomik yönden mağduriyetine neden olduğuna ilişkin olupmülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.
23. Başvuruya konu olayda uygulanacak ilkeler AnayasaMahkemesinin Ferda Yeşiltepekararı ile ortaya konulmuştur (FerdaYeşiltepe, §§ 45-76).
24. Başvurucunun emekliikramiyesi alacağının mevcut olduğu derece mahkemelerince kabuledilmiştir. Başvurucunun bu alacağının Anayasa'nın 35. maddesi anlamındamülkiyet hakkı kapsamında mülkteşkil ettiği kuşkusuzdur (Ferda Yeşiltepe, §§45-47). Başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen alacağının enflasyonkarşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesi şeklindeki müdahalenin mülkiyetten barışçıl yararlanmaya ilişkinbirinci kural çerçevesinde incelenmesi gerekir (Ferda Yeşiltepe, §§ 48-51).
25. Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun bir hak olarak öngördüğüveya kamu borcu hâline gelmiş ödemelerin geç yapılması nedeniyle mağdurolunduğu iddiasıyla yapılan başvurularda alacakta veya hakka konu bedeldemeydana gelen değer aşınmalarının başvurucular üzerinde orantısız bir yükoluşturması hâlinde mülkiyet hakkının ihlaline karar vermiştir (Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No:2013/817, 19/12/2013; Akel Gıda San. ve Tic.A.Ş., B. No: 2013/28, 25/2/2015; FerdaYeşiltepe, §§ 63-76). Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi, mahkemelercehükmedilen alacak veya tazminatların enflasyon karşısında aşırı ölçüde değerkaybettiği başvurularda ölçülülük yönünden mülkiyet hakkının ihlal edildiğinekarar vermiştir (Abdulhalim Bozboğa, B. No: 2013/6880, 23/3/2016, §§ 48-66; ANO İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. [GK], B.No: 2014/2267, 21/12/2017, §§ 69-82).
26. Başvurucuya emekli ikramiyesi ödenmemesi suretiyle yapılanmüdahale yönünden derece mahkemelerince Anayasa Mahkemesinin iptal kararları dagözetilerek emekli ikramiyesinin başvurucuya ödenmesine karar verilmiştir. Bubakımdan başvurucunun mağduriyeti giderilmiş durumdadır. Öte yandanbaşvurucunun ikramiye hesabında ödeme tarihindeki katsayıların esas alınmasıtalebinin somut bir temele dayalı olmadığı, hesaplama yöntemi ve esaslarıbakımından takdir hakkının derece mahkemelerine ait olduğu değerlendirilmiştir(Ferda Yeşiltepe, § 74). Bununlabirlikte yargılama makamlarının başvurucunun emekli aylığının bağlandığı1/6/1996 tarihi itibarıyla emekli ikramiyesine hak kazandığını tespit ettiğigörülmektedir. Nitekim ikramiyenin hesabı da bu tarihteki katsayılara göreyapılmıştır. Ancak başvurucunun bu ikramiye alacağına SGK'nıntalebi reddettiği 24/9/2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir (bkz.§ 15).
27. Tüketici fiyat endeksi uyarınca T.C. Merkez Bankasıverilerine göre alacağa hak kazanıldığı 1996 yılı Haziranayındaki 100 TL'nin ödemenin yapıldığı 2005 yılı Şubat ayı itibarıyla enflasyonkarşısında değer kaybı giderilmiş karşılığı 6.536,68 TL'dir. Bu durumdabaşvurucuya ödenmesi gereken 364,86 TL tutarındaki emekli ikramiyesi alacağının2015 yılı Şubat ayı itibarıyla T.C. Merkez Bankasıverileri kullanılarak enflasyon karşısında değer kaybının giderilmiş karşılığı23.849,71 TL’dir.
28. Dolayısıyla yukarıdaki verilere göre başvurucunun mülkiyethakkı kapsamında değerlendirilen 364,86 TL tutarındaki alacağının değer kaybınıtelafi edecek fark 23.484,14 TL'dir. Buna karşılık derece mahkemelerincebaşvurucunun alacağına 24/9/2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinekarar verilmiş olup bu doğrultuda başvurucuya yalnızca 144,48 TL tutarında faizödemesi yapıldığı görülmektedir. Bu durumda uygulanan yasal faize rağmenalacağın hak kazanıldığı tarihten itibaren gerçekleşen enflasyon artışınedeniyle alacağın %1'inden bile daha az bir miktara düşerek önemli ölçüdedeğer kaybına uğradığı görülmektedir.
29. Sonuç olarak başvurucunun emekli ikramiyesine hak kazandığıtarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen yaklaşık on dokuz yıllıksüredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamındadeğerlendirilen söz konusu alacağın değer kaybına uğratılarak ödendiğianlaşılmaktadır. Belirtilen değer kaybının miktarı gözetildiğinde müdahaleylebaşvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeplesöz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkınınkorunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğusonucuna varılmıştır(benzer yönde bir karar için bkz. Ferda Yeşiltepe, § 75).
30. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvencealtına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
C. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
“(1)Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya daedilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin vesonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…
(2)Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali vesonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgilimahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayanhâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde davaaçılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
32. Başvurucu 100.000 TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
33.Başvuruda, mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucunavarılmıştır.
34. Mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle başvurucunun uğradığızarar miktarı, mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen alacağının uğradığıdeğer kaybı bedelidir. Bu değer kaybı bedelinin ise 23.484,14 TL olduğuyukarıda belirtilmiştir (bkz. §§ 27, 28). Belirtilen tutardan yapılan 144.48 TL tutarında faiz ödemesi de mahsup edildiğinde maddizararları karşılığında başvurucuya net 23.339,66 TL maddi tazminat ödenmesinekarar verilmesi gerekir. Belirtilen maddi tazminat miktarı yeterli bir giderimsağladığından fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmesi gerekir.
35. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harçtan ibaretyargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mülkiyethakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net 23.339,66 TL maddi tazminat ÖDENMESİNE,tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 239,50 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYAÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine veMaliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE12/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.