TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
BUBO ÇEVİREN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/16290)
Karar Tarihi: 13/6/2019
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M.Emin KUZ
Recai AKYEL
Raportör
:
Tuğçe TAKCI
Başvurucular
:
1. Bubo ÇEVİREN
:
2. Cebrail ÇEVİREN
:
3. Fatma İZCİ
:
4. Jiyan DURMAZ
:
5. Mazlum EREK
:
6. Mehmet AY
:
7. Mehmet Emin ARIS
:
8. Rahime EREK
:
9. Reşat AYDİN
:
10. Sinan EREK
:
11. Tuncay EREK
:
12. Yasin AVCIL
:
13. Zülfinaz AVCIL
:
14. Remziye EREK
Vekilleri
:
Av. Erdal KUZU
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, güvenlik güçleri tarafından öldürülme ve zorlakaybedilme olaylarının meydana gelmesi ve bu olaylar hakkında etkili cezasoruşturması yürütülmemesi nedenleriyle yaşam hakkının; yakınlarının ölümüne yada zorla kaybedilmesine dair süreçte yaşadıkları üzüntü nedeniyle başvurucularaçısından kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 17/9/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
6. Başvuru formu ve ekleri ile Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinden(Ağır Ceza Mahkemesi) temin edilen, başvuruya konu yargılama dosyasıiçeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucular 1993-1994 yıllarında Mardin'de güvenlik güçleritarafından öldürüldükleri veya zorla kaybedildikleri iddia edilen şahıslarınyakınlarıdır.
A. Altı Kişinin 16/2/1993 TarihindeVefatına İlişkin Olay ve Olgular
8. Başvurucular Bubo Çeviren, CebrailÇeviren ve Jiyan Durmaz'ın yakınları Ş.Ç., Y.Ç., Ah.Ç., Ab.Ç., R.Ç. ile başvurucuMehmet Emin Arıs'ın yakını M.N.A. 16/2/1993 tarihindeMardin'in Derik ilçesi Dumanlı köyünde güvenlik güçleri tarafındangerçekleştirilen operasyon sırasında vefat etmiştir.
9. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı (Cumhuriyet Başsavcılığı)tarafından düzenlenen 16/7/2012 tarihli iddianamede olayın şu şekildegerçekleştiği ifade edilmiştir:
"...olay günü köye gelen askerlerin aramayapmaya başladıkları, [S.Ç..nin] ahırını aradıkları sırada ahır içerisindekiteröristlerin içeriden el bombası atmaları üzerine 3 askerin şehit olduğu,girilen çatışmada 3 teröristin ölü olarak ele geçirildiği ve bir teröristin isekaçtığı, çatışma sonrasında [Y.Ç.nin] ikametinde bulunan bir kısım askerlerin [Y.den] kendileriniçıkarmasını istedikleri, [Y.nin de] evin damına açılan bir deliği genişleterek toplam 7askeri dama çıkardığı, fakat askerlerden birinin [Y.ye] ateş ederek öldürdüğü, çatışmadan yaklaşık 30 dakikakadar sonra ise şüphelinin olayın geçtiği köye geldiği, kaçan teröristiyakalama çalışmaları devam ederken evinin önünde bulunan [A.Ç.nin] şüphelinin emrialtındaki askerler tarafından sorgulandığı ve sonrasında öldürüldüğü, [A.ve Y.Ç.nin]öldürüldüğü saatlerde şüphelinin Mehmet Emin ARIS [başvurucu] ve [Ş.Ç.yi] sığınağın yapıldığı ahıra götürdüğü, şüphelininköyün 1. Azası [M.N.A.yı] ahırın içerisine çağırdığı, aradan 5-10 dakika süregeçtikten sonra silah sesi geldiği, şüphelinin ahırdan çıktıktan sonra [M.N.A.nın] kardeşiMehmet Emin [başvurucu] ile [Ş.ye] ‘girin bakın içerde bir terörist var siz yalansöylemişsiniz, ahır içerisinde’ diyerek ahıra yönlendirdiği, köylülerinsorgulanması ve ardından bu şekilde öldürüldükleri, akabinde askerlertarafından [S.B.] isimli şahsınahırına bomba yerleştirildiği, [R.Ç., A.Ç., S.Ç.nin], bu ahıra konulduğu ve çekilen kablo vasıtasıylaahırın patlatıldığı, 3 şahsın bu şekilde öldürüldüğü..."
10. Olayla ilgili olarak Derik Cumhuriyet Başsavcılığınca1993/32 soruşturma numarasıyla yürütülen soruşturma kapsamında başvurucular Bubo Çeviren ve Mehmet Emin Arıs'ınolay sonrasında kollukta ve Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheli olarakifadeleri alınmıştır.
11. Soruşturma dosyasının görevsizlik kararıyla iletildiğiDiyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Başsavcılığı tarafındandiğer dokuz şüpheli ile birlikte başvurucular BuboÇeviren ve Mehmet Emin Arıs hakkında terör örgütümensuplarına yardım ve yataklık etme suçundan kamu davası açılmıştır.İddianamede iki başvurucunun da diğer şüpheliler gibi köylerine gelen terörörgütü mensuplarıyla ilişkiye geçtikleri, onları evlerine aldıkları, onlarayardım ettikleri, köye gelen güvenlik güçlerine terör örgütü mensuplarınıbildirmeyerek barındırdıkları isnadı yer almaktadır.
12. Her iki başvurucu da, Diyarbakır 1 No.lu DGM'nin 14/6/1993tarihli kararıyla mahkûmiyet için yeterli, kesin ve inandırıcı delilbulunmadığından müsnet suçtan beraat etmiştir.
13. Başvurucu Bubo Çeviren, olaytarihinde Derik İlçe Jandarma komutanı olarak görev yapan M.Ç. hakkında, yakınlarınıöldürdüğü iddiasıyla şikâyetçi olmuştur.
14. Derik Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2003/39 sayılısoruşturma neticesinde olay hakkında 5/3/2003 tarihinde, şahısların operasyonsırasındaki çatışma sonucu ölü olarak ele geçirildiğinin olay yeri tespittutanağı ve diğer evraktan anlaşılmış olduğu, müştekinin iddiasının devletaleyhine tazminat davası açabilme amaçlı ve gerçek dışı olduğu gerekçeleriylekovuşturmaya yer olmadığı (takipsizlik) kararı verilmiştir.
15. Başvurucu Bubo Çeviren'inkarara karşı yaptığı itiraz, Midyat Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 11/4/2003tarihli kararla reddedilmiştir. Ret gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
" ...İncelenen hazırlık tahkikat evrakıarasında mevcut şikayet dilekçeleri, buna göre tespit edilen müştekinin ifadesiolay tarihine tekabül eden olaya ilişkin tutanak fotokopileri Derik İlçeJandarma Komutanlığının cevabi yazısı dikkate alınarak yapılan değerlendirmesonucunda sanık [M.Ç.]hakkında müsnet suçtan dolayı verilen Derik C.Başsavcılığının ...takipsizlik kararında herhangi bir isabetsizlikgörülmediği..."
16. Başvurucu Bubo Çeviren tarafından2003 yılındaki dilekçeyle Derik Asliye Hukuk Mahkemesinde M.Ç. aleyhinetazminat davası açılmış, Derik Asliye Hukuk Mahkemesince 18/2/2004 tarihlikararla daha önceden işlemden kaldırılmasına karar verilen dosya bakımındanyenileme dilekçesi verilmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına kararverilmiştir.
B. V.A.nın 12/6/1994 Tarihinde Vefatına İlişkin Olay ve Olgular
17. Başvurucular Zülfinaz ve Yasin Avcıl'ın yakını V.A., Derik ilçesi Adakentköyü yakınlarındaki terör örgütüne ait bir sığınağın güvenlik güçlerinegösterilmesi işlemi sırasında sığınaktaki terör örgütü üyelerinin açtığı ateşsonucunda vefat etmiştir. Sonrasında güvenlik güçleri ile terör örgütümensupları arasında çıkan çatışmada üç terör örgütü üyesi de ölü olarak elegeçirilmiştir.
18. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 16/7/2012tarihli iddianamedeö zetolarak olayın şu şekilde gerçekleştiği ifade edilmiştir:
"...[V.A.nın] olay tarihindeDerik İlçe Jandarma Komutanlığı görevlilerince gözaltına alındığı, şahsınteröristlerin sığınaklarının gösterilmesi ve yerlerinin tespiti için araziyeçıkarıldığı, teröristlerin bulunduğu mağaraya yaklaşıldığında 1’i bayan 3teröristin ateş etmesi üzerine [V.A.nın] öldüğü, 3 teröristinde öldürüldüğü, müşteki beyanınagöre 4 şahsın açılan büyük bir çukura birlikte gömülmüş olduğu, yine maktulünoğlu olan müştekinin belirttiğine göre 4 cesedin gömülmesine yardım eden veçukuru açan kepçe operatörünün ‘cesetlerden birinin çıplak bayan olduğunugörünce, inançlarımıza göre bayan ile erkeklerin aynı yere gömülemeyeceğini, 2mezar kazılması gerektiğini' söylediğini, bunun üzerine jandarma komutanınınkendisine vurduğunu ve 'bunlar insan değil hayvan, hayvanın erkeği ile dişisiaynı yere gömülebilir, bir kuyu kaz yoksa seni de öldürür o kuyuya gömerim' dediğininaklettiği, maktulün şüpheli bir şekilde öldürülerek terörist olduğubahanesiyle Derik Kimsesizler mezarlığına gömüldüğü iddia edilmiştir..."
19. Olayla ilgili olarak Derik Cumhuriyet Başsavcılığıtarafından yürütülen 1994/141 sayılı soruşturmada dosya 21/6/1994 tarihligörevsizlik kararıyla Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.
20. Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 14/7/1994tarihli kararla başvurucuların yakını V.A.nın daaralarında bulunduğu, ölü ele geçirilen toplam dört şüpheli hakkında ülketopraklarının bir kısmını devlet egemenliğinden ayırmaya yönelik eylemlerdebulunma ve terör örgütüne üye olma suçlarından kovuşturmaya yer olmadığı(takipsizlik) kararı verilmiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucuların yakını V.A.nın yer göstermesiyle gidilen sığınak içindeki terörörgütü mensuplarının el bombası ve silahla ateş etmesi sonucunda öldüğü, bununüzerine güvenlik güçleriyle terör örgütü mensupları arasında çıkan çatışmasonucunda terör örgütü mensubu diğer üç şüphelinin de ölü olarak elegeçirildiği belirtilmiştir. Bu karara karşı itiraz edildiğine dair dosyakapsamında herhangi bir bilgi ya da belgeye rastlanmamıştır.
21. Sonrasında 2011 yılında bir başka şahsın yakınının 1992yılında güvenlik güçleri tarafından öldürülerek Derik ilçesinde bir mezarlığagömüldüğü iddiası üzerine Derik Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir başkasoruşturma kapsamında 22/11/2011 ve 23/11/2011 tarihlerinde mezar açmaişlemleri gerçekleştirilmiş ve dört cesede ulaşılmıştır. Cesetlerden birininbaşvurucuların yakını V.A.ya ait olabileceği ihtimaliüzerine cesetlerden elde edilen DNA örnekleri ile şahsın oğlundan alınan örnekarasında inceleme yapılması ve kimlik tespitine çalışılması amacıyla İstanbulAdli Tıp Kurumundan (ATK) rapor istenmiştir.
22. Cumhuriyet Başsavcılığınca İstanbul ATK'dangelecek rapor beklenmeden zamanaşımının yakınlığı nedeniyle kamu davasınınaçılması gerektiği kanaatine varılarak olay hakkında 16/7/2012 tarihliiddianame düzenlenmiştir.
23. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden yargılama sırasında19/8/2013 tarihli müzekkereyle talep edilmesi üzerine düzenlenen 25/9/2013tarihli rapor ve 20/1/2014 tarihli ek raporda cesetlerden birininbaşvurucuların yakını V.A.ya ait olduğu, diğercesetlerin kimlik tespitinin yapılamadığı bildirilmiştir.
C. M.A.nın 4/1/1994 Tarihinde Vefatına İlişkin Olay ve Olgular
24. Başvurucu Reşat Aydın'ın yakını M.A. 4/1/1994 tarihindeDerik-Mazıdağı kara yolu üzerinde, kendisine ait ticari araç içinde silahlaateş edilerek öldürülmüş olarak bulunmuştur.
25. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 16/7/2012tarihli iddianamede özet olarak olayın şu şekilde gerçekleştiği iddiaedilmiştir:
"...Derik ilçesinde taksicilik yapan [M.A.nın] kimliği tespitedilemeyen [S.] kod adlı itirafçınınihbarı üzerine [M.Ç.] tarafındanolaydan 2-3 ay önce iki defa yolunun kesilip darp ve tehdit edildiği, olay günüde akşam saatlerinde müşterisini Beşkavak köyünebıraktıktan sonra Derik ilçesine dönerken Derik Elektrik Trafo Merkezininyakınında beyaz bir otomobilin maktulün önünü kesip durdurduğu, sivil giyinimli iki kişinin araçtan indikleri, [M.yi] aracından indiripkendi plakası çamurla kapalı olan araçlarına aldıkları, birisinin de [M.nin] aracına bindiği,2 aracın birlikte Derik İlçesine doğru gittikleri, ertesi sabah saatlerinde deMazıdağı’na doğru götürülüp, Mazıdağı sınırlarında kendi arabasınabindirildikten sonra kafasına bir el ateş edilip öldürüldüğü ilerisürülmüştür..."
26. Jandarma görevlilerince aynı gün olay yerinde Olay Yeri Tutanağıdüzenlenmiş, M.A.nın aynı gün otopsisigerçekleştirilmiş ve ateşli silah yaralanması neticesinde vefat ettiği tespitedilmiştir.
27. Olayla ilgili olarak Mazıdağı İlçe Jandarma Komutanlığıtarafından Mazıdağı Cumhuriyet Başsavcılığına iletilen 5/1/1994 tarihlifezlekede, M.A.nın silahlı terör örgütü mensuplarıncayolu kesilerek başına kalaşnikof tüfekle iki kez ateşedilmek suretiyle öldürüldüğü ve aracının şarampole iteklendiği, otopsi işlemisırasında elde edilen 1 adet kalaşnikof boş kovanınınise ekspertiz raporu temini için Mardin İl Jandarma Komutanlığına iletildiğitespitlerine yer verilmiştir.
28. Mazıdağı Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 1994/02 sayılısoruşturmada olay hakkında Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığına olaya dairbilgi verilmiş ve 25/1/1994 tarihli müzekkereyle Mazıdağı İlçe JandarmaKomutanlığına olayın faillerinin tespitine çalışılması talimatı iletilmiştir.
29. Mazıdağı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4/2/1994 tarihligörevsizlik kararıyla soruşturma dosyası Diyarbakır DGM CumhuriyetBaşsavcılığına iletilmiştir.
30. Sonrasında Mazıdağı İlçe Jandarma Komutanlığı ile MazıdağıCumhuriyet Başsavcılığı arasında 25/3/1994 ile 31/3/1996 tarihleri arasında,faillerin tespit edilemediği vetahkikatın devamettiği yönünde yazışmalar yapılmıştır.
31. Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığı 30/11/1999 tarihindemaktulün terör amaçlı ya da terör örgütü mensuplarınca öldürüldüğüne dairdosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle soruşturma dosyasını Mazıdağı CumhuriyetBaşsavcılığına göndermiştir.
32. M.A.nın yakınlarının vekilitarafından 1/9/2000 tarihli dilekçeyle talep edilmesi üzerine MazıdağıCumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25/4/2001 tarihli yazı ile soruşturmanındaimî aramaya alındığı, faillerin tespitine yönelik çalışmaların devam ettiğibilgisi verilmiştir.
33. Mazıdağı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 29/3/2011tarihinde, 24/1/2000 tarihli daimî arama kararında belirtilen dava zamanaşımısüresinin dolduğu gerekçesiyle olay hakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararverilmiştir. Bu karara karşı itiraz edildiğine dair dosya kapsamında herhangibir bilgi ya da belgeye rastlanmamıştır.
34. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden yargılama sırasında 4/7/2013tarihli müzekkereyle talep edilmesi üzerine Mazıdağı Cumhuriyet Başsavcılığıtarafından 15/8/2013 tarihli müzekkereyle, M.A.yasanık M.Ç. tarafından işkence yapıldığı iddiasıyla ilgili olarak 1994 yılı veöncesine ait hiçbir bilgi ya da belgeye rastlanmadığı Ağır Ceza Mahkemesinebildirilmiştir.
35. Diğer taraftan başvurucunun yakını M.A. hakkında DerikCumhuriyet Başsavcılığı tarafından diğer 267 şüpheliyle birlikte terör örgütülehine slogan atma, bez ve pankart taşıma, izinsiz gösteri yürüyüşü yapmasuçlarından soruşturma yürütülmüş; dosya Diyarbakır DGM CumhuriyetBaşsavcılığına gönderilmiştir.
D. Üç Kişinin 7/2/1994Tarihinde Vefatına İlişkin Olay ve Olgular
36. Başvurucular Sinan Erek, Tuncay Erek, Remziye Erek, MazlumErek, Fatma İzci ve Rahime Erek zorla kaybedildikleri iddia edilen ve 7/2/1994tarihinde cesetleri Derik-Mazıdağı kara yolu yakınlarında bulunan M.E., A.E. veR.E.nin yakınlarıdır.
37. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 16/7/2012tarihli iddianamede özet olarak olayın şu şekilde gerçekleştiği ifadeedilmiştir:
"...Maktullerden [M.E.nin] akşamleyin evegelmediği, ertesi gün[İ., A., R.E. ve Ra.E.] kahvehanede otururken Mazıdağı yolunda bir cesedinbulunduğu konuşulunca [M.E.]olacağını düşüncesiyle [R.E.nin] otomobili ile gitmek üzere yola çıktıkları, Derik'inçıkışında yapılan yol kontrolü esnasında jandarma tarafından araçlarının dadurdurulduğu, kimliklerinin alındığı, jandarma görevlilerinin bir süre sonra [A.ve R.E.nin]kimliklerini geri verdikleri, [Ra.E. ile İ.E.nin] bir sürebekledikten sonra arabadan çıkıp yanlarına giderek kimliklerini sordukları,jandarmanın yol kenarında bekleyen panzerdeki görevlilerin yanınagönderdikleri, bir kaç dakika beklemelerinden sonra panzerden bir jandarmanınçıkıp kimliklerini verdiği, geriye dönüp baktıklarında [R.E.nin] arabasınınolmadığını gördükleri, [A. ve R.nin] gitmiş oldukları, jandarma görevlilerininarabadakilerin acil işimiz var diyerek gittiklerini söylediği, tanıklarınyürüyerek Derik'e geri dönecekleri esnada oradaki görevlilerden birinin bizdeDerik'e gidiyoruz sizi götürelim dediği ve panzerle onları Derik ilçe jandarmakomutanlığına götürüp, bahçesinde panzerden indirdikleri ileri sürülmüştür.Ertesi gün eve dönmeyen [M.E.]ile jandarma kontrol noktasında kaybolan [A. ve R.E.nin] cesetleri Derik-Mazıdağyolu kenarında Mazıdağ sınırlarında bulunmuştur. Olayyerinde bulunan kovanların 2 farklı kaleşnikof markatüfek ile atıldığı, bu tüfeklerden birinin bir ay önce aynı yerde cesedibulunan [M.A.nın] öldürülmesinde de kullanıldığı ekspertiz raporuylatespit edilmiştir..."
38. Mazıdağı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerçekleştirilenölü muayenesi sonucunda R.E.nin uzun namlulu ateşlisilahla gerçekleştirilen yakın atış sonucunda, A.E. ve M.E.ninise uzun namlulu ateşli silahla gerçekleştirilen bitişik atış sonucunda vefatettiği tespit edilerek cesetler üzerinde otopsi işlemi gerçekleştirilmesinegerek görülmemiştir.
39. Kolluk güçleri tarafından olayla ilgili olarak 8/2/1994tarihli Olay Yeri Tespit Tutanağı düzenlenmiş ve olay yerinin basit krokisiçizilmiştir. Olay yerinden elde edilen altı boş kovan, ekspertiz raporununtemini için 10/2/1994 tarihinde Mardin İl Jandarma Komutanlığınagönderilmiştir.
40. Mazıdağı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen1994/23 sayılı soruşturma dosyası 16/2/1994 tarihli görevsizlik kararıylaDiyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Kararda, her üç şahsında kimliği belirlenemeyen terör örgütü üyeleri tarafından araçlarıdurdurulduktan sonra uzun namlulu silahlarla ateş edilmek suretiyleöldürüldükleri belirtilmiştir.
41. Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığınca 1994/1267 sayılısoruşturmada 23/2/1994 tarihinde olayla ilgili olarak daimî arama kararıverilmiştir. Aynı tarihli müzekkereyle, olay yerinden elde edilen boş kovanlaradair ekspertiz raporunun iletilmesi Mardin İl Jandarma Komutanlığından talepedilmiştir.
42. Bunun üzerine Mardin İl Jandarma Komutanlığınca 4/4/1994tarihinde Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarından(Laboratuvar) ekspertiz raporu talep edilmiş, Laboratuvarın 2/5/1994 tarihlirapor ile altı kovanın üçerli olarak iki ayrı silahla atıldığı ve kovanlarınincelenmek üzere faili meçhul olaylar arşivinde geçici olarak alıkonulduğubildirilmiştir.
43. 14/3/1994 tarihinden 1/6/2009 tarihine kadar güvenlikgüçleriyle Cumhuriyet başsavcılıkları arasında faillerin tespit edilemediğine,araştırmaların devam ettiğine yönelik olarak mutat yazışmaların yapıldığı dosyakapsamındaki belgelerden anlaşılmaktadır.
44. Maktullerin yakınlarının vekili 17/9/2003 tarihindesoruşturma dosyasının bir örneğini talep etmiştir.
45. Sonrasında DiyarbakırCumhuriyetBaşsavcılığı (CMK mülga 250. madde ile görevli) (Diyarbakır CumhuriyetBaşsavcılığı) tarafından 16/5/2012 tarihli müzekkereyle, M.A.nınöldürülmesi olayında elde edilen bir adet boş kovan ile M.E., A.E. ve R.E.nin öldürüldüğü yerde ele geçirilen altı boş kovanınaynı silahtan atılıp atılmadığı ya da arşivde kayıtlı başka olaylardakullanılıp kullanılmadığı yönünde ekspertiz raporunun iletilmesi Laboratuvardantalep edilmiştir.
46. Laboratuvarın 29/5/2012 tarihli ekspertiz raporunda; M.A.nın öldürülmesi olayında elde edilen bir adet boşkovanın M.E., A.E. ve R.E.nin öldürüldüğü yerde elegeçirilen altı kovanın üçüyle uyumlu özellikler gösterdiği ve aynı silahtanatıldığı tespitine yer verilmiştir.
47. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 13/7/2012 tarihligörevsizlik kararıyla M.E., A.E. ve R.E.ninöldürülmesi olayıyla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2012/3527sayılı soruşturmanın yürütüldüğünü belirterek dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığınailetmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı 16/7/2012 tarihli kararla, iletilendosyanın 2012/3527 sayılı soruşturmada birleştirilmesine karar vermiştir.
E. 17/5/1994 TarihindeBir Kişinin Zorla Kaybedildiği İddiasına İlişkin Olay ve Olgular
48. Başvurucu Mehmet Ay 17/5/1994 tarihinde askerî araçlarla Kelektepe mezrasından alınıp götürüldüğü iddia edilen ve otarihten bu yana kendisinden haber alınmayan P.A.nınyakınıdır.
49. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 16/7/2012tarihli iddianamede özet olarak olayın şu şekilde gerçekleştiği iddiaedilmiştir:
"...KelektepeMezrasına sabahleyin saat 08:00 sıralarında biri zırhlı yedisi de [L.R.] marka araçla olmak üzere toplam sekiz araçlaaskerlerin geldikleri, içlerinden sadece [A.] üstteğmen diye seslenilenkişinin bilindiği, yanlarında Bozok köyü korucularından [H.P.] ve kardeşi [M.P.ninde] olduğu, [P.A.] ile birlikte [Ab.] isimli köylüyü ([Ab.D.] olabilir) alarak köyün aşağısında bulunan meydanaindirdikleri, [A.yı] orada bıraktıkları, [P.A.yı] jiple 1-2 km yukarıdadağlık alana götürdüğü, yaklaşık bir saat sonra da bu jipinhızlı bir şekilde gelip köyden geçerek gittiği, kalan askerler de yarım saatkadar sonra [Ab.nin] da alıp gittikleri, aynı gün ikindi saatlerindeDerik Üçyol Jandarma Karakolundan [Ab.nin] serbestbırakıldığı, askerlerin gitmesinden sonra [P.A.nın] götürüldüğü dere kenarında kan izleri, kırık joplar ile birkaç parça [P.A.nın] üzerindekine benzer mavi kot pantolon parçalarınınbulunduğu, o civardaki çobanlardan [P.A.nın]bağırma sesini duyanların olduğu,o tarihten sonra [P.A.dan] bir daha haber alınamadığı ilerisürülmüştür..."
50. Başvuru dosyasının incelenmesi neticesinde P.A.nın yakınları tarafından olay sonrasında herhangi birbaşvuruda bulunulduğuna yahut olayla ilgili yürütülmüş herhangi birsoruşturmaya dair bir bilgi veya belgeye rastlanmamıştır. Nitekim Ağır CezaMahkemesince istenmesi üzerine Mardin İl Jandarma Komutanlığınca iletilenyazıda arşiv tetkikinden P.A.nın zorla kaybedilmesiolayıyla ilgili olarak 2010 öncesinde bir vukuat kaydı bulunmadığı, yalnızca2010 yılında P.A.nın kaybına dair bir başvurununyapıldığının tespit edildiği bildirilmiştir.
51. Aynı şekilde Ağır Ceza Mahkemesince istenmesi üzerineJandarma Genel Komutanlığınca iletilen yazıda P.A. ile ilgili olarak yalnızca1/1/2010 tarihli "kayıp şahıs","aranıyor" ibareliarama kaydı bulunduğu bildirilmiştir.
F. Mardin CumhuriyetBaşsavcılığı Tarafından 16/7/2012tarihinde Kamu Davası AçılanOlaylara İlişkin Olarak 2011 Yılı Sonrasında Yürütülen Yargısal Süreç
52. Başvuru dosyasının incelenmesinden ne şekilde yenidenbaşlatıldığı tespit edilememiş olmakla birlikte Diyarbakır CumhuriyetBaşsavcılığı tarafından 2011/3193 sayıya kayden birsoruşturma başlatıldığı ve söz konusu soruşturma kapsamında Derik CumhuriyetBaşsavcılığından 1991-1995 yılları arasında Diyarbakır DGM CumhuriyetBaşsavcılığına gönderilen tüm fezleke ve görevsizlik kararlarının birerörneğinin iletilmesinin istendiği anlaşılmaktadır.
53. Ardından yine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafındanbu kez 7/2/2012 tarihli müzekkereyle, M.Ç.nin Derikİlçe Jandarma Komutanı olduğu dönemde gözaltında jandarma görevlileritarafından gerçekleştirildiği iddia edilen işkence ya da tecavüz olaylarıylailgili tüm soruşturma ve kovuşturma evrakının ya da fezleke ve görevsizlikkararlarının örneğinin zamanaşımı sürelerinin yakın olması nedeniyle çok ivediolarak iletilmesi Derik Cumhuriyet Başsavcılığından istenmiştir.
54. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından talep edilmesiüzerine Diyarbakır (CMK mülga 250. maddesi ile yetkili) 5. Ağır Ceza Mahkemesitarafından 4/3/2012 tarihinde M.Ç.nin üç ay süreyleiletişiminin dinlenmesine, kayda alınmasına ve sinyal bilgilerinindeğerlendirilmesine karar verilmiştir. 4/6/2012 tarihinde ise ikinci kere üç aysüreyle olmak üzere aynı yönde karar verilmiştir.
55. 5/3/2012 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafındanbaşvuruculardan Bubo Çeviren'inmüşteki olarak beyanı alınmıştır. Başvurucu bu beyanında kendi yakınlarının vediğer bazı başvurucuların yakınlarının öldürülmesinde, olay tarihinde Derikİlçe Jandarma Komutanı olarak görev yapan M.Ç.ninsorumluluğu bulunduğuna dair iddialarda bulunmuştur.
56. Yine başvuruculardan Yasin Avcıl'ın12/3/2012 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafından müşteki olarak beyanıalınmıştır. Başvurucu da beyanında babasının zorla kaybedilmesinde olaytarihinde Derik İlçe Jandarma Komutanı olarak görev yapan M.Ç.ninsorumluluğu bulunduğuna dair iddialarda bulunmuştur. Başvuruculardan Zülfinaz Avcıl'ın aynı tarihlibeyanında ise olayda M.Ç.nin sorumluluğu bulunduğunadair bir iddiası bulunmamaktadır.
57. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aynı tarihte,olayla ilgili olarak başvurucular dışındaki bazı şahısların da müşteki olarakbeyanları alınmıştır.
58. 13/3/2012 tarihinde Derik Cumhuriyet Başsavcılığından16/2/1993 tarihinde gerçekleşen olayda vefat eden Ş.Ç., Y.Ç., Ah.Ç., Ab.Ç., R.Ç.ye ait otopsive ölü muayene tutanakları talep edilmiştir. Ayrıca çeşitli tarihlerde,Mazıdağı ve Derik Cumhuriyet Başsavcılıklarından olaylarla ilgili soruşturmadosyalarının örneklerinin iletilmesi ayrı ayrı talep edilmiştir.
59. 9/4/2012 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafındanbaşvuruculardan Reşat Aydin'in müşteki olarak beyanı alınmıştır. Bu başvurucuda beyanında ağabeyinin öldürülmesinde, olay tarihinde Derik İlçe JandarmaKomutanı olarak görev yapan M.Ç.nin sorumluluğubulunduğuna dair iddialarda bulunmuştur.
60. Cumhuriyet savcısı tarafından 25/4/2012 tarihinde müştekiolarak beyanı alınan başvurucu Fatma İzci'nin olayda M.Ç.nin sorumluluğu bulunduğuna dair bir iddiasıbulunmamaktadır.
61. Cumhuriyetsavcısı tarafından 14/5/2012 tarihinde müşteki olarak beyanı alınan başvurucuMehmet Emin Arıs kendi yakınlarının ve bazı başvurucuyakınlarının öldürülmesinde olay tarihinde Derik İlçe Jandarma Komutanı olarakgörev yapan M.Ç.nin sorumluluğu bulunduğuna dairiddialarda bulunmuştur.
62. Aynı şekilde başvuruculardan Mehmet Ay'ın 17/5/2012tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafından müşteki olarak beyanı alınmıştır.Başvurucu beyanında babasının askerler tarafından götürüldüğünü, ondan bir dahahaber alamadıklarını belirtmiştir. Başvurucu olayda M.Ç.ninsorumluluğu bulunduğuna dair bir iddiada bulunmamıştır.
63. Sonrasında iddianameye konu edilecek olan yukarıdaki olaylarhakkında tanık beyanı alınması, ATK raporları temin edilmesi, olaylarla ilgilisoruşturma dosyalarından evrak temin edilmesi gibi birçok soruşturma işlemiDiyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerçekleştirilmiştir.
64. 2011/3193 sayılı soruşturma dosyası, Diyarbakır CumhuriyetBaşsavcılığı tarafından yapılan soruşturma neticesinde 4/12/2004 tarihli ve 5271sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mülga 250. maddesinde sayılan suçlardanbirinin işlendiğine dair delil elde edilemediği gerekçesiyle 7/2/2012 tarihligörevsizlik kararıyla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.
65. Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından M.Ç.nin şüpheli olarak ifadesinin alınmasını istemiş; M.Ç.12/7/2012 tarihli ifadesinde olayların 18-20 yıl öncesinde gerçekleşmesinedeniyle ayrıntıları hatırlayamadığını, iddialarla ilgili olarak ayrı ayrıyazılı savunmalar hazırlayıp sunduğunu, suçlamaları kabul etmediğinibelirtmiştir. M.Ç. yazılı savunmalarının ekinde olaylarla ilgili olarak otarihlerde jandarma görevlileri tarafından hazırlanan olay raporlarını dasunmuştur.
66. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2012/3527 numarayakaydedilen soruşturmada 16/7/2012 tarihli iddianameyle şüpheli M.Ç. hakkındabirden fazla kişiyi aynı sebeple öldürme suçundan kamu davası açılmıştır.İddianamede ağırlıklı olarak müşteki ve tanık beyanlarına yer verilmiştir.İddianamenin ilgili kısımları şöyledir:
"Şüpheli [M.Ç.nin] soruşturmayakonu olayların gerçekleştiği tarihte Derik İlçe Jandarma Komutanı olduğu,burada görev yaptığı süre zarfında gerçekleşen ölümlü olayların ve bazıvatandaşların kaybolması ve bir süre sonra ölü halde bulunmaları ile ilgiliyapılan soruşturmada toplanan delillerle şüphelinin gerek bizzat, gerek verdiğitalimatlarla yukarıda adı geçen maktullerin ölümüne sebep olduğu, bu şekildeçok sayıda ölen şahıs olduğunun tespit edildiği, bir çok insanın da haksız yeregözaltına alınarak işkencelere maruz bırakıldığı, bu yönde sistemli ve düzenlibir hareket tarzının olduğu, aradan geçen süreye rağmen alınan tanık ve müştekibeyanlarının birbirini doğruladığı ve şüpheliyi işaret ettiği, bu gibişikayetlerle soruşturulan olayların tek tek incelendiği ve ayrıntısıyla aşağıdasıralandığı,
EYLEMLER:
1. OLAY
[1-S.Ç.
2-A.Ç.
3-Y.Ç.
4-A.Ç.
5-R.Ç.
6-M.N.A.] isimli şahısların öldürülmesi (16.02.1993)
...
NETİCE VE OLUŞAN KANAAT:
Müşteki ve tanık beyanlarının birliktedeğerlendirilmesinde beyanların aynı doğrultuda olmaları, birbirlerinidoğrulamaları ve nakzetmemeleri nedeniyle doğru olma ihtimalinin yüksek olduğu,ayrıca Derik İlçe J. K. lığının Derik Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu [M.Ç.] imzalı ...1993 tarihli yazılarda, sivilvatandaşların da olayda terörist şahıslardan sayılmak suretiyle toplam 9teröristin öldürüldüğünün ileri sürülmesine karşılık Derik savcılığının DGMsavcılığına gönderdiği Görevsizlik kararında, maktulleri “sivil vatandaşlar”olarak nitelendiren ... görevsizlik kararı ile ölen şahısların teröristolmadığı, terörist unsurlara yardım ve yataklık yaptıklarına dair herhangi birdelil elde edilemeyen vatandaşlar olduklarının belirtildiği, maktulleri köydegerçekleşen çatışma bittikten, köylülerin kendilerine karşı herhangi birdüşmanca harekette bulunmadıkları sırada öldürüldüğü, bu şahısların suçluolduklarına dair herhangi bir bilgiye sahip olmamasına rağmen şüphelinin olaygünü bu şahısları yukarıda belirtildiği şekliyle öldürerek terörist olduklarınıiddia ile atılı suçu işlediği kanaatine ulaşılmıştır.
2. OLAY:[V.A.NIN] ÖLDÜRÜLMESİ(12.06.1994)
...
Bu olayla ilgili sığınaktaki teröristlerin deçatışma sonucunda öldürüldükleri gerekçesiyle Diyarbakır DGM savcılığıtarafından takipsizlik kararı verilmiş, daha sonra da evrak imha edilmiştir.
Başka bir iddiayla ilgili olarak DerikCumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyurusu ve fethi kabir talebi üzerineyapılan fethi kabir işleminde 1’i kadın 4 adet ceset bulunduğu, bu cesetlerinbirinin [V.A.ya] ait olabileceğine dair oluşan şüphe nedeniyle [V.nin] oğlundan alınannumunelerin çıkarılan kemiklerle karşılaştırılması için Adli Tıp Kurumunagönderildiği, cevaben yeni örneklerin istendiği, Cumhuriyet Başsavcılığımızcaeldeki örneklerle mukayese yapılması yönünde tekrar yazı yazıldığı, raporgeldiği zaman mahkeme dosyasına sunulacağı, soruşturmanın ciddiyeti vezamanaşımının yakınlığı gibi hususlar nedeniyle kamu davasının açılmasıgerektiği kanaatine varıldığı,
NETİCE VE OLUŞAN KANAAT:
Maktulün teröristlerle gerçekleşen çatışmasonucu vefat ettiği, kim tarafından öldürüldüğünün kesin belli olmadığı, teröristolduğuna dair herhangi bir emare olmamasına rağmen terörist gibi gösterilerekkimsesizler mezarlığına gömüldüğü, iddiaya göre maktulün bilerek öne sürüldüğüve ölümüne sebebiyet verildiği, cenazenin gömülme şeklinin bu algıyı kuvvetlendirdiği,şüphelinin olay tarihinde Derik İlçe jandarma Komutanı olması sebebiyle iddiakonusu eylemlere dahlinin bulunduğu, bu sebeple gerçekleşen neticeden sorumluolduğunu kanaatine varılmıştır.
3. OLAY:[M.A.NIN] ÖLDÜRÜLMESİ (04.01.1994)
... Bununla ilgili yürütülmüş soruşturmadaMazıdağı Savcılığı, suçun tasarlanarak işlendiğine dair delilin bulunmadığı,765 sayılı TCK’nın 102/2 maddesine göre 15 yıllık zamanaşımı süresine tabiolduğu ve bu sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle 29.02.2011 tarihindetakipsizlik kararı vermiştir.
Düzenlenen ölü muayene tutanağına göre,Mazıdağı jandarma komutanlığı tarafından Derik–Mazıdağı yolunda arabada bulunanbir erkek cesedinin akrabaları tarafından Mazıdağı Sağlık Ocağınagetirildiğinin bildirilmesi üzerine 01.04.1994 tarihinde saat 11.00 sıralarındasağılık ocağına gelindiği, [A.A.nın] kimlik tanığı olarak alınan ifadesinde, kardeşininçalıştığı taksi durağına gelen [A.]isimli şahsın, [M.nin] Mazıdağı yolunda kaza yapıp takla attığını veşarampole yuvarlandığını söylemesi üzerine bir taksi tutup gittiğini, taksininDerik’ten gelirken sağ tarafa burun üstü düştüğünü, ön ve yan camlarınınparçalandığını gördüğünü, Derik Savcılığına bilgi verdiğini, Mazıdağısınırlarında öğrenince Mazıdağı jandarması ile birlikte cesedi sağlık ocağınagetirdiklerini, kardeşinin bir düşmanının olmadığını, kimin öldürdüğünübilmediklerini beyan etmiştir.
Cesedin incelenmesi sonucunda, sol kaş letarinde giriş yapıp frontalkemik sağ yarısını palyeter kemiğin gezmot kapsayan 10x10 cm genişliğinde beynin ve gözün hernasiyonu yol açan çıkış deliği, yine aynı şekilde vertekste yan yana biribirindenbağımsız iki kurşunun giriş yaptığı beyni ve sağ gözü parçalayarak çıktığı,vücudun yüz kısmının beyin hasarasyondan mütevellityüze doğru beyne sıçradığı, çok miktarda katılaşmış kan olduğu, ölüm morluğununyüz kısmında teşekkül etmiş olduğu görüldü.
Jandarma tutanağı
04.01.1994 günü saat 08.30 sıralarındaDerik-Mazıdağı karayolunda kendisine ait47 ... 9 plakalı [R.] marka taksi ile Derik istikametinden Mazıdağıistikametine gitmekte iken Sağmal köyü yol ayrımına yaklaşık 40 metre mesafedeolduğu, yolu kimliği ve sayısı tespit edilemeyen silahlı PKK terör örgütümensuplarınca kesilen [M.A.]isimli şahsın aracın içinde başına kaleşnikof markatüfekle 2 elateş edilmek suretiyle öldürüldüğü,aracın vitesinin boşa alınarak şarampole itildiği, aracın Derik istikametindengelişe göre sağda şarampole (dolgu yapılmış) yola 5 metre mesafede dolgununbitimine 3 metre kala durduğu, sol yan ön kapısının camının ve ön camınınparçalanmış olduğu, araçta çekirdek giriş ve çıkış izinin bulunmadığı, aracıniçinde boş kovan ve çekirdeğin olmadığı, maktulün otopsi için Mazıdağı sağlıkocağına gönderildiği, maktulün otopsisi sırasında çıkan 1 adet boş kovanınekspertiz raporu için Mardin il jandarma komutanlığına gönderilmiş olduğubelirtilmiştir.
Ekspertiz Raporu
Diyarbakır Bölge Krim.Pol. Lab. nın 1994/286 uzmanlık sayılı raporu ile elde edilen 1 adetkovanın 7,62x39 mm çapında olduğu, arşivde kayıtlı silahlar ile atılıpatılmadığının araştırılması için KOT: 3732 sırasında geçici olarak alıkonulduğubildirilen kovanın 08.02.1994 tarihinde aynı bölgede [M.,R. ve A.E.nin] öldürülmesindekullanılan iki silahtan birinden atıldığı (arşivin 3913 sırasında kayıtlı 3adeti ile çeşitli karakteristik özellikler yönünden uygunluklar bulunduğu)tespit edilmiştir.
Mazıdağı savcılığı evrakı 1994/2 sayılısoruşturmaya kaydederek 94/13 sayılı Görevsizlik kararı ile Diyarbakır DGM’yegönderilmiş, DGM savcılığı da 30.11.1999 tarihli görevsizlik kararı ilemaktulün terör örgütü tarafından öldürüldüğüne dair delil bulunmadığıgerekçesiyle evrak iade edilmiştir.
...
Ekspertiz raporunda Aşağıda anlatılacağı gibiolaydan 1 ay kadar sonra 08.02.1994 tarihinde aynı bölgede [M.,R. ve A.E.nin] öldürülmesindekullanılan iki silahtan birinden atılan kurşunlarla [M.A.nın] öldürülmesindekullanılan tüfekten atıldığının tespit edildiği, bu şekilde bu şahıslarıöldürenlerin aynı şahıslar olduğu kanaatinin güçlenmiştir.
NETİCE VE OLUŞAN KANAAT:
Müşteki ve tanıkların beyanlarının aynıdoğrultuda olduğu, müştekinin şüphelinin düşmanca tutumlarına ve tehditlerinemaruz kaldığı, birkaç kez dövüldüğü ve belirli sürelerle alıkonulduğununanlaşıldığı, maktulün şüpheli tarafından öldürülmesi iddiasının ciddi olduğu,zira maktulün alıkonulmasından önceki tavrının bu izlenimi güçlendirdiği,ayrıca maktulü öldürmede kullanılan kaleşnikovtüfeğin 1 ay sonra 3 kişinin daha öldürülmesi olayında kullanıldığının tespitedildiği, bunun cinayetlerin aynı şahıslarca yapıldığını gösterdiği, [E.] kardeşlerin öldürülme şeklinin şüpheli üzerindeyoğunlaşan suçu işlediğine dair kuşkuyu arttırdığı, toplanan delillerin şüphelininmaktulü öldürdüğüne dair yeterli şüphe oluşturduğu kanaatine varılmıştır.
4.OLAY: :[1- M.E.
2-R.E.
3-A.E.nin] öldürülmesi (06.02.1994)
... Mazıdağı savcılığı tarafından görevsizlikkararı ile Diyarbakır DGM savcılığına gönderilmesi üzerine 1994/1267 sırasınakaydedilen soruşturma evrakının incelenmesi sonucunda;
Olay Yeri tespit Tutanağı
07.02.1994 günü saat 20.00 sıralarındaMazıdağı- Derik karayolu yakınında Gümüşpınar köyü Hezas mezrasına 1 km mesafede bir erkek cesediningörüldüğünün öğrenilmesi üzerine, sabah saat 06.30 sıralarında belirtilen yeregelindi. Derik karayolunun 16. km snde yolun 10 metreuzağında yatar vaziyette bir cesedin bulunduğu, cebinden çıkan belgelerden [M.E.] olduğu, başından vurulduğu, yakınında 41-42 numaralıaltı düz çizgili, kısa topuklu ayak izinin bulunduğu, cesede 1,5, 2 ve 3 metreuzaklıkta olmak üzere toplam 3 adet kalişnikof tüfeğeait boş kovanının bulunduğu,
Yine yolun solunda 47 ...7 plakalı [R.S.] marka aracın yol işaret levhasının önünde önüMazıdağı istikametinde olarak bulunduğu,
Birinci cesedin bulunduğu yerin 100 metrekadar uzağında yolun sağ tarafındaki mıcır birikintisinin kenarındakikayalıkların arkasında 2 erkek cesedinin daha olduğu görüldü. Üzerlerindençıkan kimliklerden birinin [R.E.],diğerinin de [A.E.] olduğu,onların da başlarından vurulmuş olduklarının görüldüğü, bu cesetlerin 3, 4.5 ve10 metre uzaklarında toplam 3 adet kaleşnikof tüfeğeait boş kovan bulunduğu,
Ayrıca olay yerine 150 -200 metre Mazıdağıtarafında yol kenarından geçen telefon hattından kesilmiş 50 metreuzunluğundaki telin yolun üzerinde olduğu görülmüştür.
Otopsi ve Ölü Muayene Tutanağı
Jandarma tarafından 07.02.1994 günü saat 18.00sıralarında Mazıdağı-Derik Karayolu üzerinde bir şahsın öldürülerekbırakıldığının duyum olarak alındığının ve gerçeklik derecesininaraştırıldığının bildirilmesi üzerine gerekli tedbirlerin alınması emriverildi. Ertesi sabah saat 08.00 sıralarında cesetlerin bulunduğununbildirilmesi üzerine olay yerine gelindi. Cesetlerin yerlerine işaret konulupbir arada toplandığı görüldü.
1 numaralı ceset [R.E.] : ... uzun namlulu yivli otomatik silahla YAKIN ATIŞsonucu öldüğü,
2 numaralı ceset [A.E.]: ... uzun namlulu yivli otomatik silahla BİTİŞİKATIŞ sonucu öldüğü,
3 numaralı ceset [M.E.]: ... yakın atış sonucu öldüğü,
...
JANDARMANIN 08.02.1994 GÜNÜ ALDIĞI İFADELER
...
JANDARMANIN FEZLEKESİ
16.02.1994 tarihli Mazıdağı savcılığınahitaben yazılan üst yazıda, PKK’lıların maktullerin hareketlerini takip ederek Mazıdağından Derik’e gidecekleri esnada Gümüşpınarköyü Hezas mezrasını geçtikten sonra yola gerilen telile [R.E.nin] idaresindeki 47 ... 27 plakalı aracı durdurup [R. ve A.yı] aracın içindenalıp kayalıkların arkasında, [M.yi] ise taş ocağının önünde öldürdükten sonra aracı bir bir tur yaptırıp Mazıdağistikametine çevirdikleri, yolun dar olması nedeniyle çevrilirken aracın yoldançıktığı değerlendirilmiş, olay yerinde bulunan 6 kovan ekspertiz raporu içinMardin İl jandarma Komutanlığına gönderilmiştir.
Ekspertiz Raporu
Diyarbakır Bölge kr.Pl. Lab. nın 02.05.1994 tarihli 1994/924 uzmanlık sayılı ekspertizraporuna göre, gönderilen 6 adet 7.62x39 mm çapındaki kovanlar (3-3) olmaküzere iki ayrı silahtan atılmıştır. Arşivdeki kovanlarla karşılaştırılmak üzerearşivin kod. 3913 sırasında geçici olarak alıkonulduğu bildirilen kovanlardan 3ünün 04.01.1994 tarihinde aynı bölgede [M.A.nın] öldürülmesindekullanılan silahtan atıldığı (arşivin 3732 sırasında kayıtlı kovan ile çeşitlikarakteristik özellikler yönünden uygunluklar bulunduğu) tespit edilmiştir.
Evrak 16.02.1994 tarihli görevsizlik kararıile Diyarbakır DGM savcılığına gönderilerek 1994/1267 sırasına kaydedilmiştir.
...
NETİCE VE OLUŞAN KANAAT:
Maktullerin en son jandarmanın yol kontrolündegörüldükleri, 4 kişi beraber gelmişken bir anda 2 kişinin arabayla ‘aceleleriolması’ sebebiyle diğer 2 şahsı bırakıp gitmelerin makul olmadığı ve tecrübekurallarına aykırı olduğu, bu 2 şahsın bu şekilde kaybolduktan sonra ateşlisilahla öldürülmeleri, burada kullanılan tüfeğin 1 ay önce [M.A.nın] öldürülmesindede kullanılması olay tarihinde İlçe Jandarma Komutanı olan şüpheli üzerindekişüpheyi arttırdığı, belirtilen cinayetlerin bu şahsın bizzat veya yönlendirmesişeklinde gerçekleştiğine dair dava açmaya yeter derecede şüphe oluştuğugörülmüştür.
...
6.OLAY:[ P.A.nın] Öldürülmesi(17.05.1994)
...
NETİCE VE OLUŞAN KANAAT:
Maktulün içerinde Üstteğmendiye hitap edilen bir rütbelinin olduğu askerler tarafından [Ab.(Ab.)] ile birlikte götürüldüğü, [Ab.nın] gerigönderilmesine rağmen [P.nin] geri gelmediği, askerlerin gitmesinden sonra [P.nin] götürüldüğü derekenarında kan izleri, kırık joplar ile birkaç parça[P.nin]üzerindekine benzer mavi kot pantolon parçalarının bulunduğu, o civardakiçobanlardan [P.nin] bağırma sesini duyanların olduğunun belirtildiği,maktule o zamandan beri ulaşılamadığı, aradan geçen uzun süre ve öldürüldüğüiddia edilen yerde bulunan kan, kırık jop ve elbiselerinebinaen öldüğünün kabulü gerektiği, olay tarihinde İlçe Jandarma Komutanı olanşüphelinin de köye giderek maktulü alıkoyan şahıslardan olduğunun anlaşıldığı,bu sebeple gerçekleşen neticeden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
ŞÜPHELİ SAVUNMASI:
Şüpheli talimat yoluyla alınan savunmasındasavunmasını yazılı olarak sunduğunu, iddialarla ilgili olarak ise olayların18-20 seneye öncesine dayanması nedeniyle savunmasına gerekçe teşkil edebilecektüm delilleri bulabilmiş olmadığı, savunmasının acilen alınması istendiğindenkonuyu etraflıca araştıramadığını, bazı iddialara konu olaylarıhatırlayamadığını, ancak görevi süresince hiçbir şekilde yasa dışı bir işyapmadığını, Astlarına da yasa dışı bir talimat vermediğini, bölgede görevyaptığı süre zarfında idari ve adli amirlerimizin talimatı dışında bilgisiharicinde herhangi bir uygulamaya da gitmediğini beyan etmiştir. Evrak uyap üzerinden gelmiş olup, yazılı savunma posta yoluylaulaştığı zaman mahkeme dosyasına sunulacaktır.
NETİCE:
Yukarıda ayrıntısıyla belirtildiği gibişüphelinin Derik İlçe Jandarma Komutanı olduğu dönemde görev sahasında ikameteden sivil vatandaşla terörist unsurlar arasında herhangi bir ayrım yapmadığı,vatandaşı potansiyel terörist olarak gördüğü ,bunun yukarıda anlatılanolaylardan anlaşıldığı, bunların dışında teröristlere yardım veya yataklıkiddiası olan durumlarda ise kolluk olarak şüphelileri tespit ve Adli Makamlarıntalimatlarına binaen delilleri toplaması gerekirken şüphe olsun olmasın sivilvatandaşları çeşitli şekillerde ve tamamen keyfi bir şekilde öldürdüğü, bukonuda son derece fütursuz davrandığı, şahitlerin kalmasından çekinmediği,bunun ötesinde İlçe Jandarma Karakolunda bulunan nezarethanede çok sayıda şahsaişkence yaptığı ve uzun süre soğukta aç ve susuz olarak beklettiğinin tespitedildiği, fakat suç tarihi itibariyle 765 sayılı kanuna göre soruşturmazamanaşımı dolduğundan soruşturma dosyasına dahil edilmediği, sadece zamanaşımısüresinin dolmasına az bir süre kalan cinayet iddialarının ileri sürüldüğü,yukarıda olay olay anlatıldığı gibi de şüphelinin çoksayıda insanı bombalama dahil çeşitli şekillerde öldürdüğü, ölenleri ise adli tahkikate terörist unsurlar olarak sunduğu ve bu yöndetutanaklar tuttuğu, bu eylemlerinin ne askeri, ne adli ne de mülki görevlerikapsamında olduğu, görevinin nüfuzunu süistimalederek ve dönemin şartlarını kendine perde yaparak görevinin dışında eylemlerleinsanları öldürdüğü ve işkence yaptığı, baskısını Derik İlçesinde ikamet edenvatandaşa yoğun bir şekilde hissettirdiğinin anlaşıldığı, bütün bunlarınşüphelinin yukarıda belirtilen tarihlerde görev sınırları dışında birden çokşahsı kasten öldürdüğünü gösterdiği, toplanan delillerin şüphelinin atılıeylemleri işlediği hususunda dava açmaya yeter derecede ciddi şüphe oluşturduğuanlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmesine kanaat getirilmiştir.
..."
67. Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin E. 2012/176 sayılıdosyasında, yukarıda değinilen ölüm ve zorla kaybedilme olaylarıyla ilgili olaraksanık M.Ç.nin yargılanmasına başlanmıştır.
68. Sanık M.Ç.nin müdafii12/9/2012 tarihli dilekçeyle yargılamanın nakli talebinde bulunmuştur. MardinValiliğinin uygun görüşü ve Bakanlığın istemi üzerine Yargıtay 5. CezaDairesinin 17/12/2012 tarihli kararıyla yargılamanın Çorum Ağır CezaMahkemesine nakline karar verilmiştir.
69. Başvurucular ve bazı müştekiler tarafından verilen11/10/2012 havale tarihli dilekçeyle, mezkûr ölüm ve zorla kaybedilmeolaylarının örgüt faaliyeti kapsamında işlendiği iddia edilerek Mardin 1. AğırCeza Mahkemesinde süren yargılamanın Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine (TMKmülga 10. madde ile görevli) gönderilmesi talep edilmiştir.
70. Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 25/12/2012 tarihlikarar ile Yargıtay 5. Ceza Dairesinin kararı uyarınca yargılamanın kamugüvenliği gerekçesiyle Çorum Ağır Ceza Mahkemesine nakline karar verilmiştir.
71. Yargılama Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/50 sayılı esasınakaydedilmiştir. Ağır Ceza Mahkemesince tüm müştekilerin, olayla ilgili bilgisiolan sivil, asker ve geçici köy korucusu birçok tanığın beyanı alınmıştır.Ayrıca 5/3/2013 ve 23/10/2013 tarihli müzekkerelerle iddianameye konu olaylaradair vukuat raporları, ceride kayıtları, harekat günlük durum raporları,harekat emirleri yetkili askeri makamlardan istenmiştir. Mardin İl JandarmaAlay Komutanlığı ve Derik İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından olaylarla ilgilitemin edilebilen tüm belgeler Ağır Ceza Mahkemesine iletilmiştir.
72. Yine Ağır Ceza Mahkemesince 30/4/2013 tarihli müzekkereylesanık M.Ç.nin Derik İlçe Jandarma Komutanı olarakgörev yaptığı sırada aldığı izin, rapor ve yurt içi, yurt dışıgörevlendirmeleri bilgisinin iletilmesi istenmiştir. Söz konusu bilgilerJandarma Genel Komutanlığı tarafından iletilmiştir.
73. Ağır Ceza Mahkemesi, Millî İstihbarat Teşkilatı ve EmniyetGenel Müdürlüğünden olaylar ve maktüller hakkındabilgi istemiş; anılan makamlar gerekli bilgi ve belgeleri Ağır Ceza Mahkemesineiletmiştir.
74. Yargılama neticesinde Ağır Ceza Mahkemesi 21/5/2014 tarihlikararla sanığın müsnet suçlardan ayrı ayrı beraatine karar vermiştir. Gerekçeli kararda her olayailişkin müşteki, tanık beyanları ve sanık savunması ayrı ayrı belirtilerek eldeedilen diğer delillerle birlikte her olay ile ilgili olarak varılan kanaatbelirtilmiştir. 120 sayfalık gerekçenin ilgili kısımları şöyledir:
"...
MAKTULLER [S.Ç.,Y.Ç., A.Ç., A.Ç., R.Ç.] VE [M.N.A.NIN] ÖLDÜRÜLMESİNE İLİŞKİN YAPILAN YARGILAMADA;
...
KATILANLAR VE SANIK TARAFINDAN OLAYINDELİLLERİNE İLİŞKİN TALEP EDİLEN BİLGİ VE BELGELER İSTENİLMESİ SONUCUNDA;
Mardin İl Jandarma Komutanlığına, 16/02/1993tarihinde Dumanlı köyünde meydana gelen çatışmada terörist ve sivilvatandaşların öldürülmesi olayı ile ilgili olarak 16/02/1993 ve 17/02/1993tarihli ceride kayıtları ve vukuat raporlarının gönderilmesinin istenildiği,verilen cevapta ceride kayıtlarına ulaşılamadığının, vukuat raporlarının isetemin edilerek gönderildiğinin, (Dizi 1038/5 de yer alan) vukuat raporlarında... belirtilmiştir.
Mardin İl Jandarma Komutanlığı’nın ...tahkikatı konulu yazısında, ... yasadışı pkk terörörgütüne yardım-yataklık yaptığını, lojistik destek sağladığını ve örgüt ileilişki içerisinde olduğunu, teröristlerin barınmaları için kendi ahırlarındasığınak hazırladıklarını, 16/02/1993 günü Derik-Dumanlı köyündeki 9 teröristinçatışma sonucu ölü olarak ele geçirildiğini, örgüt mensupları ... adlıteröristlerin evlerine geldiklerini beyan ettiği belirtilmiştir.
Mardin İl Jandarma Komutanlığı’nın 17 Şubat1993 tarihli gözlem altına alınan şahıslara ilişkin tutulan tutanakta ...gözaltına alındığı anlaşılmıştır.
Olay yeri görgü ve tespit tutanağında ...belirtildiği anlaşılmıştır.
Olay yeri krokisinininincelenmesinde ... ile işaretlendiği anlaşılmıştır.
Sanık [M.Ç.] hakkında Derik C.Başsavcılığının05/03/2005 tarih, ... karar sayılı takipsizlik kararına ilişkin tüm evraklarıngönderilmesinin istenildiği, gelen belgelerde; ... yapılan soruşturmada Derik C.Başsavcılığı’nın ... takipsizlik kararı ile (Dizi 950/13de yer alan), Müştekinin iddiasının gerçek dışı olduğu, Devlet aleyhinetazminat davası açabilmek amacıyla şikayet dilekçesi verildiği, iddialarınasılsız olduğunun olay yeri tespit tutanağı ve diğer evraklardan anlaşılmasınedeniyle sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği,karara karşı yapılan itiraz sonucunda(Dizi 950/8 de yer alan)Midyat Ağır CezaMahkemesinin 2003/37 Müt.esas ve karar sayılı kararıile kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılmasına ilişkin yapılantalebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Ankara Jandarma Genel Komutanlığı'na yasadışıörgütlere ilişkili olan kişilere dair edilen bilgi ve belgelerin gönderilmesikapsamında ... belirtildiği, ... Derik Cumhuriyet Başsavcılığının 1992/193hazırlık numaralı soruşturması kapsamında, 267 şüpheli hakkında ... terörörgütü lehine slogan attıkları, sözde kürdistan veterör örgütü ... yı simgeleyen bez parçaları, pankartve poster taşıdıkları, kanunsuz toplantı ve gösteri yürüyüşü yaptıklarısuçlamaları ile ilgili olarak iddianame düzenlendiği ve 1992/15 karar sayılıgörevsizlik kararı ile Diyabakır Devlet GüvenlikMahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı' na gönderildiğibildirilmiştir.
Ankara Jandarma Genel Komutanlığı'na yasadışıörgütlere ilişkili olan kişilere dair edilen bilgi ve belgelerin gönderilmesikapsamında ... bildirildiği anlaşılmıştır.
...
Müşteki BuboÇeviren' in [başvurucu] Derik Asliye Hukuk Mahkemesine sanık [M.Ç.] hakkında açtığı tazminat davasına ilişkin belgeleringönderildiği, ... işlemden kaldırılmasına, gerekli harçlar ödenmediğindenH.U.M.K nun 409/5 maddesi uyarınca davanın açılmamışsayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Derik Sulh Ceza Mahkemesinin 1993/4 sorguyaçekme zabtının gönderildiği, zabıtta ... sorgularınınalınması sonrasında serbest bırakıldıkları anlaşılmıştır.
...terör örgütüne yardım ve yataklık yapmaktan...hakkında Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı'nın1993/924 hazırlık, ...sayılı iddianame ile Diyarbakır 1 NoluDevlet Güvenlik Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
...
Derik Cumhuriyet Başsavcılığının 1993/32hazırlık, ...sayılı görevsizlik kararında, maktuller... İdeolojik Amaçla AdamÖldürmek, Yasa Dışı ...örgütüne yardım ve yataklık yapmak suçundan sanıklarıneylemlerinin 2845 Sayılı Yasanın 9.maddesi kapsamına girmesi sebebiylegörevsizlik kararı verilerek dosyanın Diyarbakır Devlet Güvenlik MahkemesiCumhuriyet Başsavcılığı' na gönderildiği,
Diyarbakır Devlet Güvenlik MahkemesiCumhuriyet Başsavcılığı' nın 18/03/1993 tarih,...sayılı kararı ile maktuller ...sanıklar hakkında tefrik kararı verilerekhazırlığın 1993/999 sırasına kayıt edildiği anlaşılmıştır.
...
KANAAT VE SONUÇ:
Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16/07/2012tarih, 2012/3527 soruşturma, ... iddianamesinin düzenlenmesinde temel vehukuki dayanak olarak müşteki ve tanık beyanlarını dikkate alınarak tanzim edimiştir. Bu bağlamda müşteki ve tanık beyanları ayrı ayrıincelendiğinde;
...
Beyanlarının içeriği dikkate alındığındamüştekinin maktullerin ölümüne ilişkin görgüsünün bulunmadığı, olay hakkındakibilgisinin duyum ve yorumlardan ibaret olduğu, zaten beyanlarının bir kısmındaolayları köylülerden duyduğunu beyan ettiği, ancak olayları kimden duyduğunailişkin tam bir bilgi ve isim bildirmediği, özellikle beyanlarını aktarırken"[A.Ç.nin] ... terör örgütü mensuplarının evlerindebulunduğunun anlaşılması halinde askerlerin hem teröristleri hem de kendileriniöldüreceğini düşündüğü ve bu şekilde bir beyanda veya anlatımda bulunmuş gibiaktarımda bulunduğu, ancak herhangi bir müştekinin veya tanığın [A.Ç.yle] görüştüğüyönünde bir beyanlarının bulunmadığı, yine müşteki BuboÇeviren [başvurucu]01/07/2013tarihli beyanlarında olay günü sanığın yanında bir korucu ve onbaşı olduğuhalde evlerine geldiğini beyan ettiği, ancak önceki beyanlarında sanığıgördüğünden ve evine geldiğinden bahsetmediği,
...
Yine bazı müştekiler tarafından olaya şahitolduğu belirtilen [S.İ.nin] alınan beyanlarında, öldürülen maktullerin ne zamanve kimin tarafından öldürüldüğüne ilişkin beyanlarında herhangi bir açıklamanınbulunmadığı,...
... olay yeri tespit tutanağı ile olay yerivukuat raporları ve idari tahkikat sonrası alınan beyanlar karşılaştırıldığındabirbirini doğruladığı ancak müşteki ve tanıkların maktulleri ölü olarakbulduklarını beyan ettikleri yerler ile tutanak içeriklerinin birbirinitutmadığı, ... olay yeri krokisi incelendiğinde müştekilerin beyanlarınınarasında da çelişkiler bulunduğu, beyan ettikleri yerlerin farklı olduğu,aralarında mesafe bulunduğu, ...
...
...idari tahkikat evrakında ise ...tahkikatevrakında yer aldığı, olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin olay yeri zabtının düzenlendiği, timde görevli personelin isimlistesinde belirtildiği, yine Mardin İl Güvenlik Komutanlığı tarafından görevemrinin dosya içerisinde yer aldığı,
Bazı müşteki ve tanıkların beyanlarındasanığın operasyonun başlamasından itibaren bizzat bulunduğu ve aramalarakatıldığı yönünde beyanlar bulunduğu, bu hususun tespiti yönünde sanığınsavunmalarının alındığı, sanığın savunmalarında...
...
...yine müştekilerin gözaltına alınıpalınmadıklarının tespiti ve işkence gördüklerine ilişkin bilgi ve belgelerintemini yönünde yapılan araştırmalarda arşiv kayıtlarının 5 yıllık zamanaşımınatabi olması ve zamanaşımı sonrasında evrakların imha edildiğinin bildirilmesive müştekilerinde uğradıklarını iddia ettikleri işkence nedeniyle olay akabindeherhangi bir şikayette bulunmadıkları bildirmeleri karşısında herhangi birkanıt ve delilin elde edilemediği anlaşılmıştır.
Dumanlı köyünde meydana gelen olaya ilişkinmüşteki ve tanıkların birbirleriyle çelişen ve soyut iddiaları dışında sanığınmaktuller [S.Ç., A.Ç., R.Ç., A.Ç. ve M.N.A.yı] öldürdüğünedair delil elde edilemediği...
...
... sanığın beraatinekarar vermek gerektiği yönünde vicdani kanaat ve sonuca ulaşılmıştır.
MAKTUL [V.A.NIN] ÖLDÜRÜLMESİ OLAYINA İLİŞKİN YAPILAN YARGILAMADA;
...
KATILANLAR VE SANIK TARAFINDAN OLAYINDELİLLERİNE İLİŞKİN TALEP EDİLEN BİLGİ VE BELGELER İSTENİLMESİ SONUCUNDA;
1992-1994 yılları arasında meydana gelençatışmalarda terörist ve sivil vatandaşların öldürülmesi olayı ile ilgilivukuat raporları, ceride kayıtları, harekat günlük durum raporları ve harekatemirleri var ise onaylı suretlerinin gönderilmesinin Mardin İl JandarmaKomutanlığından istenildiği, verilen cevapta (Dizi 1035/1,2, 3);Belirtilentarihlere ilişkin ceride kaydı, harekat günlük durum raporları ve harekat emrive bunlara ilişkin tanzim edilen belgelerin saklama sürelerinin dolmasınedeniyle kayıtların imha edilmiş olmaları nedeniyle ulaşılamadığınınbildirildiği ve bu hususta Derik Cumhuriyet Başsavcılığının hazırlıkdosyasından belgelerin temin edilmeye çalışıldığı, Derik CumhuriyetBaşsavcılığı’nın 1994/141 hazırlık ... nolu kararıile görevsizlik kararı verildiği, 1994/1914 hazırlık ve ... nolukararı gereğince DGM C.Başsavcılığınca takipsizlikkararı verildiği ve buna ilişkin belgelerin eklendiğinin bildirildiği,1992-1994 yılları arasında meydana gelen çatışmada terörist ve sivilvatandaşların öldürülmesi olayı ile ilgili olarak maktül[V.A.nın] öldürüldüğü iddiası ile ilgili olarak Terör Olayları Bilgi Sistemindenalınan ve 12/06/1994 tarihli terör olayına ait vukuat raporunun fotokopisininçıkarılarak gönderildiğinin bildirildiği, incelenmesinde ( Dizi 1035/4 de yeralan); 12/06/1994 günü Mardin ili Derik ilçesi Kuyulu köyü kuzey bölgesinde biristihbaratın değerlendirilmesi gözlem altında tutulan bir işbirlikçinin yergöstermesi sonucu icra edilen operasyonda, 2 ayrı sığınak bulunarak elegeçirilen malzemeler imha edildiği, ... [V.A.nın] teröristlerin barındığı sığınağın kapağını açarkenteröristlerce açılan ateş sonucu öldüğünün, çıkan çatışmada sığınakta bulunan... isimli 4 tereröstin ölü olarak silahları ilebirlikte ele geçirildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Evrak ekinde gönderilen (Dizi 1035/6-7 yeralan) Derik C.Başsavcılığı’ nın1994/141 hazırlık, ... sayılı iddianamesi ile sanıklar [V.A.], ... eylemlerinin 2845 Sayalı Yasanın 9. Maddesikapsamında kaldığından bahisle görevsizlik kararı verilerek, iddianamenin DGMyetkili Diyarbakır C.Başsavcılığı’na gönderildiği,Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı’ nın1994/1914 hazırlık, ... karar sayılı kararı ile sanıkların ölmüş olmalarınedeniyle TCY’ nin 96. Maddesi uyarınca sanıklarhakkında takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
Ankara Jandarma Genel Komutanlığı'na yasadışıörgütlere ilişkili olan kişilere dair edilen bilgi ve belgelerin gönderilmesikapsamında ...yer aldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
[V.A.nın] öldürüldüğü tarih olan 12 Haziran 1994 tarihinde sanığın herhangi birseminer ve toplantıya katılıp katılmadığının bildirilmesinin istenildiği,verilen cevapta;herhangi bir toplantıya katıldığınailişkin bir belgeye rastlanılmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
[V.A.nın] 12/06/1994 tarihinde ölümü ile ilgili hastanece düzenlenenraporlarının çıkartılarak gönderilmesinin istenildiği, verilen cevapta; Kurumdabulunan arşiv kayıtlarında rastlanılmadığına ilişkin bilgi verildiğianlaşılmıştır.
Sanık [M.Ç.nin] Mardin iliDerik ilçesi Jandarma Komutanlığında görev yaptığı tarihlere ilişkin olarak;sanığın 15 Temmuz 1992 tarihinde görev başladığı ve 02 Ağustos 1994tarihindegörevden ayrıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Ankara Jandarma Genel Komutanlığından, Sanık [M.Ç.nin] kullanmışolduğu izin ve raporlara ilişkin dökümlerinin çıkarılarak gönderilmesininistenildiği, verilen cevapta; ... belirtildiği anlaşılmıştır.
Derik İlçe Jandarma Komutanlığına03/01/1994-03/10/1994 tarihlerine ait nezarethane defterinin gönderilmesininistenildiği, verilen cevabi yazıda; olayla ilgili olarak nezarethane kayıtdefterinin arşivde bulunmadığına dair tutanak tutularak gönderildiğianlaşılmıştır.
[C.T.] isimli vatandaş 1992yılında Derik ilçesi Üçyol Jandarma Komutanlığıbölgesindeki çeliksel petrol civarında düzenleneneğlence sırasında jandarma görevlileri tarafından kalabalığın üzerine ateşedildiğini ... iddia etmesi üzerine soruşturma başlatıldığı, Hacı Abdullah Akınmezarlığında 22/11/2011 ve 23/11/2011 tarihlerinde mezar açma işlemi yapıldığı,yapılan işlemlerde birbirine yakın birer metre ara ile gömülmüş üzerlerindeelbiseleri bulunan yalnızca kemiklerden ibaret 4 adet ceset bulunduğu,şikayetçi [C.T.nin] cesetlerden birisinin kardeşi [N.T.ye] ait olduğunu iddia ettiği, Cumhuriyet Başsavcılığınamüracaat eden diğer şikayetçiler ... müştekilerden DNA karşılaştırılmasıyapılmak üzere kan örneklerinin alındığı,
Adli Emanetin 2013/916 sırasında kayıtlıeşyalardan 123 kod adı verilen şahsa ait kan örneği, diş ve kemik parçalarınınve müşteki Yasin Avcıl'a ait kan örneklerinin, ...torba içerisinde bulunan kemik ve diş parçalarının karşılaştırmasının yapılarakDNA eşlemesi ile kimliklerinin tespiti yönünde İstanbul Adli Tıp Kurumundanrapor tanziminin istenildiği, 20/01/2014 tarihinde düzenlenen raporlarda (Dizi920 de yer alan) ve25/09/2013 tarihinde düzenlenen raporunda ( Dizi 87/1-2 deyer alan) DNA eşlenmesi ile kimliklendirme 2 nolu cesedin [V.A.ya] ait olduğunun, diğer kemiklerin DNA'larınınınmüştekilere uymadığı, kimlere ait olduğunun tespit edilemediğinin bildirildiğianlaşılmıştır.
MAKTUL [V.A.NIN] ÖLDÜRÜLMESİNE OLAYINA İLİŞKİN :
KANAAT VE SONUÇ
Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16/07/2012tarih, ... sayılı iddianamesinin düzenlenmesinde temel ve hukuki dayanak olarakmüşteki ve tanık beyanlarının dikkate alınarak tanzim edildiği, bu yöndenmüşteki ve tanık beyanları ayrı ayrı incelendiğinde;
...
...
Maktul [V.A.nın] nasıl ve neredeöldürüldüğünün vukuat raporlarında ve tutanaklarda belirtildiği, bu şekildesanığın maktul Vejdin Avcıl'ıöldürdüğüne ilişkin müştekilerin soyut ve tanık beyanları ile doğrulanmayanbeyanları dışında herhangi bir maddi delilin bulunmadığı,
...
...
... sanığın beraatinekarar vermek gerektiği yönünde vicdani kanaat ve sonuca ulaşılmıştır.
MAKTUL [M.A.NIN] ÖLDÜRÜLMESİNE İLİŞKİN YAPILAN YARGILAMADA;
...
KATILANLAR VE SANIK TARAFINDAN OLAYINDELİLLERİNE İLİŞKİN TALEP EDİLEN BİLGİ VE BELGELERİN İSTENİLMESİ SONUCUNDA;
Mazıdağ Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 199/23 sayılıyazısı ile 04/01/1994 günü Mazıdağ- Derik karayolununsağmal köyü yakınlarında kimliği belirsiz kişilerce öldürülmesi olayı ileilgili olarak; suçta kullanılan silahtan atıldığı düşünülen bahse konu boş kovanın nerede bulunduğunun belirlenmesi, olay yerindebulunmuş ise aracın içinde mi yoksa dışında mı bulunduğunun, yoksa olay yeridışında başka bir yerde mi bulunduğunun tespitinin kolluktan talep edildiği,25/12/1999 tarihinde düzenlenen (Dizi 33 de yer alan) tutanakta; bahse konukovanın nerede bulunduğunun belirtilmediği, ancak olay yeri tespit tutanağındaaraç içerisinde başka kovan ve çekirdeğin olmadığının, aracın dışında neredebulunduğunun belirtilmediği tespit edilerek buna ilişkin tutanak tutulduğuanlaşılmıştır.
Olay tarihi olan 04/01/1994 tarihli düzenlenenolay yeri tespit tutanağında ,... bildirildiği anlaşılmıştır.
Mazıdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 04/02/1994 tarih, 1994/02 hazırlık, 1994/13karar sayılı kararı ile maktul [M.A.nın] öldürülmesine ilişkin iddianame düzenlendiği,...anlaşılmıştır.
Maktul [M.A.], sanıkları faili meçhul olan ve silahla kasten adamöldürme suçuna ilişkin olarak Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi CumhuriyetBaşsavcılığı'nın 30/11/1999 tarih,... sayılı görevsizlik kararı ile (Dizi 27 deyer alan): Maktulün terör amaçlı veya terör örgütü mensuplarınca öldürüldüğüneilişkin Hiçbir bilgi ve belgeye ulaşılamadığından dosyasının Mazıdağ C.Başsavcılığınagönderildiği anlaşılmıştır.
Maktulü [M.A.], müştekisi [A.A.], sanığı meçhul olan, maktul [M.A.nın] öldürülmesiolayına ilişkin Mazıdağ Cumhuriyet Başsavcılığının29/03/2011 tarih, ... sayılı kararında (Dizi 47 de yer alan); olayın adamöldürme suçu olduğu, olayın taammüden işlendiğine ilişkin delil bulunmadığı,765 Sayılı TCK nun 102/2 maddesi uyarınca suçunzamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu, zamanaşımı süresinin 24/01/2000 tarihiolduğu anlaşıldığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğianlaşılmıştır.
Ankara Jandarma Genel Komutanlığı'na yasadışıörgütlere ilişkili olan kişilere dair edilen bilgi ve belgelerin gönderilmesikapsamında... bildirilmiştir.
Diyarbakır KriminalPolis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 29/05/2012 tarihli ekspertizraporundan; 04/01/1994 tarihinde Derik- Mazıdağı karayolu üzerinde [M.A.] isimli şahsın öldürülmesi olayı ile ilgili olarakMardin İl Jandarma Komutanlığının 26/01/1194 tarihli yazısı ekinde gönderilenve tespit edilemeyen olaylar arşivinde ... sırasında kayıtlı bulunan, 7,62 mmçaplı yabancı kaynaklı bir adet kovan ile,
08/02/1994 tarihinde Derik-Mazıdağıkarayolunun bir grup yasadışı pkk örgütü mensubuncakesilerek araçlarından indirilen [M.E., A.E. ve R.E.] isimli şahısların öldürülmesi olayı ilgili olarakMardin İl Jandarma Komutanlığının 04/04/1994 tarihli yazısı ekinde gönderilen vetespit edilemeyen olaylar arşivinde 3913 sırasında kayıtlı bulunan, 7,62 mmçaplı yabancı kaynaklı iki adet ayrı silahtan atılan 6 adet kovan mikroskoplakarşılıklı olarak yapılan incelemelerinde; 3913 sırasında kayıtlı 3 adet boşkovan ile 3732 sırasında kayıtlı bulunan 1 adet boş kovan arasındakarakteristik benzerlik bulunduğunun, iki ayrı olaya ilişkin elde edilen 4 adetkovanın aynı tek bir ateşli silahtan atılmış olduklarının tespit edildiğinin,3913 sırasında kayıtlı diğer 3 kovanın bilgisayarlı tarama sisteminde yapılankarşılaştırmada herhangi bir irtibata rastlanılamadığının belirtildiğianlaşılmıştır.
(Dizi 931/1 de yer alan) Mazıdağ CumhuriyetBaşsavcılığının 1994/60 hazırlık, ... sayılı görevsizlik kararı ile DiyarbakırCumhuriyet Başsavcılığına gönderilen [S.D.] hakkındaki dosyada verilen 19/07/2006 tarih ve2006/378 sayılı takipsizlik kararının suretinin gönderildiği anlaşılmıştır.
MAKTUL [M.A.NIN] ÖLDÜRÜLMESİNE OLAYINA İLİŞKİN :
KANAAT VE SONUÇ
Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16/07/2012tarih, ... sayılı iddianamesinin düzenlenmesinde temel ve hukuki dayanak olarakmüşteki ve tanık beyanlarını dikkate alınarak tanzim edilmiştir. Bu bağlamdamüşteki ve tanık beyanları ayrı ayrı incelendiğinde;
...
...müştekilerin beyanlarında kardeşleri maktul[M.A.nın] öldürülmesi olayını görmedikleri, olayları ikinci şahıstan duymuş gibiaktardıkları, ancak bu beyanları kimden duyduklarına ve duydukları kişininkimliği yönünde somut bir beyanda bulunamadıkları, olayı gören tanıklarınolduğunu ancak kimliklerini tespit edemedikleri yönünde beyanda bulundukları,...ancak maktul [M.A.nın] düğün ortamında sanık tarafından tehdit edilmesihalinde hayatın olağan akışısına göre bu olayı görenve duyan kişilerin olmasının gerektiği, ancak bu olayla ilgili hiç bir tanığıngösterilmediği, yine müşteki [M.A.nın] bir çok kez sanık tarafından haksız şekilde darpedildiğini söylemesine rağmen herhangi bir şikayetin söz konusu olmadığı, [M.A.nın] beyaz renklibir araca iki kişi tarafından bindirildiğinin belirtildiği, maktul [M.A.nın] cesedininbulunduğu yerin Mazıdağ İlçesi Sağmal köy ayrımıcivarında bulunduğu, bu yerin sanığın görevli olduğu Derik İlçe JandarmaKomutanlığının görev alanında bulunmadığı,... MazıdağCumhuriyet Başsavcılığının 29/03/2011 tarih, 1999/238 soruşturma, ... sayılıkararında (Dizi 47 de yer alan); olayın adam öldürme suçu olduğu, olayıntaammüden işlendiğine ilişkin delil bulunmadığı, 765 Sayılı TCK nun 102/2 maddesi uyarınca suçun zamanaşımı süresinin 15yıl olduğu, zamanaşımı süresinin 24/01/2000 tarihi olduğu anlaşıldığındankovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin anlaşıldığı,
Müştekilerin kardeşlerinin maktul [M.A.nın] öldürülmesiolayını görmedikleri, olayları ikinci şahıstan duymuş gibi aktardıkları, ancakbu beyanları kimden duyduklarına ve duydukları kişinin kimliği yönünde somutbir beyanda bulunamadıkları, olayı gören tanıkların olduğunu ancak kimliklerinive isimlerini tespit edemedikleri yönündeki beyanları, maktul [M.A.nın] cesedininbulunduğu yerin Mazıdağ İlçe Jandarma Komutanlığınıngörev alanında bulunması, sanığın görevli olduğu Jandarma Karakolu sorumlulukalanında bulunmadığı, bu konu ile ilgili daha önceden bir soruşturmanınbaşlatıldığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın Maktul [M.A.nın] öldürdüğüne ilşkin müştekilerin soyut ve tanık beyanları iledoğrulamayan beyanları dışında herhangi bir maddi delilin bulunmadığıanlaşılmıştır.
...sanığın beraatinekarar vermek gerektiği yönünde vicdani kanaat ve sonuca ulaşılmıştır.
MAKTULLER [M.E.,R.E. ve A.E.nin]ÖLDÜRÜLMESİNE İLİŞKİN YAPILAN YARGILAMADA;
...
KATILANLAR VE SANIK TARAFINDAN OLAYINDELİLLERİNE İLİŞKİN TALEP EDİLEN BİLGİ VE BELGELER İSTENİLMESİ SONUCUNDA;
Ankara Jandarma Genel Komutanlığı'na yasadışıörgütlere ilişkili olan kişilere dair edilen bilgi ve belgelerin gönderilmesikapsamında... bildirildiği anlaşılmıştır.
MAKTULLER [M.E., R.E.ve A.E.nin]ÖLDÜRÜLMESİ OLAYINA İLİŞKİN,
KANAAT VE SONUÇ:
Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16/07/2012tarih, ... sayılı iddianamesinin düzenlenmesinde temel ve hukuki dayanak olarakmüşteki ve tanık beyanlarını dikkate alınarak tanzim edilmiştir. Bu bağlamdamüşteki ve tanık beyanları ayrı ayrı incelendiğinde;
...
Yukarıda belirtilen tanıkların çelişkilibeyanları, tanık beyanlarında maktullerin kimler ve nasıl öldürüldüğüne ilişkinherhangi bir bilgi geçmediği halde olay yerinde olmayan müştekiler tarafındanolayın oluşuna ilişkin duyum ve tahminlerden ibaret beyanları dikkatealındığında, sanığın maktüller [M.E., A.E.ve R.E.yi]öldürdüğüne ilşkin müştekilerin soyut ve tanık beyanlarıile doğrulamayan beyanları dışında herhangi bir maddi delilin bulunmadığı,
...sanığın beraatinekarar vermek gerektiği yönünde vicdani kanaat ve sonuca ulaşılmıştır...
...
MAKTUL [P.A.NIN] ÖLDÜRÜLMESİNE İLİŞKİN YAPILAN YARGILAMADA;
...
KATILANLAR VE SANIK TARAFINDAN OLAYINDELİLLERİNE İLİŞKİN TALEP EDİLEN BİLGİ VE BELGELER İSTENİLMESİ SONUCUNDA;
Maktül [P.A.nın] öldürülmesine ilişkin olarak 17/05/1994 tarihinde kelektepe mezrasında herhangi bir birliğin görevlendirilipgörevlendirilmediği, görevlendirilmiş ise buna ilişkin tutanak ve belgeleringönderilmesinin Mardin İl Jandarma Kotumanlığın’ danistenildiği, verilen cevapta ( Dizi 1036/1 ve devamı) ; ... tespit edildiğibelirtilmiştir.
1992-1994 tarihleri arasında Çayköy Kelektepe mezrasındameydana gelen terör olaylarının sayısı, yeri ve cinsine ilişkin bilgilerinistenildiği, Mardin İl Jandarma Komutanlığının 21 Şubat 2014 tarihli cevabiyazısında ...belirtildiği anlaşılmıştır.
...
Ankara Jandarma Genel Komutanlığı'na yasadışıörgütlere ilişkili olan kişilere dair edilen bilgi ve belgelerin gönderilmesikapsamında... tespit edildiği bildirilmiştir.
Faili Meçhul olaylara ilişkin düzenlenmişiddianame ve görevsizlik kararlarının dosya içerisinde bulunduğu, Bukararlardan;
...
Sivil vatandaşların öldürülmesi olaylarınailişkin Kaymakamlık ve Emniyet Müdürlüğü arşivlerinden bulunan bilgi vebelgelerin gönderilmesinin istenildiği, verilen cevapta ... gönderildiğininbildirildiği,
...
MAKTUL [P.A.NIN] ÖLDÜRÜLMESİ OLAYINA İLİŞKİN,
KANAAT VE SONUÇ:
Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16/07/2012tarih, 2012/3527 soruşturma, ... sayılı iddianamesinin düzenlenmesinde temelve hukuki dayanak olarak müşteki ve tanık beyanlarını dikkate alınaraktanzim edilmiştir. Bu bağlamda müşteki ve tanık beyanları ayrı ayrıincelendiğinde;
...
Müştekilerin beyanlarında maktülnedeniyle şikayette bulunduklarını beyan ettikleri, ancak bu hususta yapılanaraştırma sonucunda şikayetin iddia edilen olayın üzerinden 10 yıl geçtiktensonra 2010 tarihinde gerçekleştirildiği, aynı şekilde Müştekiler tarafından [P.A.nın] alıpgötürüldükten sonra bir çok yere şikayette bulunduklarını belirtikleri haldemaktul [P.A.nın] öldürüldüğü yer, olay yerinden elde edilen deliller (jop, değnek, giysi parçalarının) sıcağı sıcağına ilgilimercilere iletilmesi gerekekirken evde saklandığı veonlarında kaybolduğu şeklindeki beyanların hayatın olağan akışına uymadığı, öteyandan söz konusu delillerin nasıl kaybolduğu hususunda da beyanlar arasındaçelişkiler bulunduğu, ..., maktulün öldürüldüğü yerde herhangi bir askeribirliğin görevlendirilip görevlendirilmediği hususunda yapılan araştırmasonucunda evrakların saklama sürelerinin dolması nedeniyle imha edilmesinedeniyle bilgilere ulaşılamadığı, ayrıca maktulün öldürüldüğü bölgede meydanagelen olaylara ilişkin raporların temini yönünde yapılan araştırmalarda,31/07/1993 tarihinde 3 silahlı teröristin asker kıyafeti giyerek çobanlara ateşettiği, hayvanlarını öldürdükleri şeklinde tutanakların bulunduğu, ... sanığın maktül sanığın maktül [P.A.yı] öldürdüğüne ilişkinmüştekilerin soyut ve tanık beyanları ile doğrulamayan beyanları dışındaherhangi bir maddi delilin bulunmadığı,
...
Müştekilerin soyut birbiriyle çelişkili vekesin bir kanaat vermekten uzak iddiaları dışında somut, kesin ve inandırıcıdelil elde edilemediğinden, sanığın tüm suçlar yönünden beraatinekarar vermek gerekmiş..."
75. Karar, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2/6/2015 tarihlikararıyla onanmıştır. Gerekçenin ilgili kısımları şöyledir:
"...
16.02.1993tarihinde Dumanlı köyünde maktül [S.Ç.nin] evinin ahırında bulunan sığınakta saklanan bölücüterör örgütü mensupları ile güvenlik güçleri arasında çıkan silahlı çatışmadaüç güvenlik görevlisinin şehit olduğu, iki güvenlik görevlisinin silahla yaralandığı,terör örgütü mensuplarından üçünün ölü olarak ele geçirildiği, maktüller [S.Ç., Y.Ç., Ab.Ç.,Ah.Ç., R. Ç. ve M.N.A.nında] bu silahlı çatışma sırasında öldükleri,terör örgütü mensuplarma yönelik yapılan arama veoperasyonun Tugay Komutan yardımcının sevk ve idaresinde yürütüldüğü, sanığınsilahlı çatışmanın çıkmasından sonra olay yerine intikal ettiği, olayla ilgiliolarak olaydan hemen sonra sanık ve tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulan maktüllerin yakınları ve köy halkından olan kişilerin sanığınmaktüllere yönelik herhangi bir eylemindenbahsetmemelerine rağmen, aradan 19 yıl geçtikten sonra 2012 yılı içerisindebaşlatılan soruşturma sırasında ve kovuşturma aşamasında alınan ifadelerinde maktüllerin sanık tarafından öldürüldüğüne dair beyanlarınınmaddi delillerle doğrulanmadığı gibi kendi içerisinde ve birbirleriyle deçelişkili olduğu,
12.06.1994 tarihinde [V.A.nın] kırsal kesimdebulunan sığınakta saklanan bölücü terör örgütü mensupları ile güvenlik güçleriarasında çıkan silahlı çatışma sırasında terör örgütü mensupları tarafındanaçılan ateş sonucu öldüğünün olay nedeniyle düzenlenen 12.06.1994 tarihli olayraporu içeriğinden anlaşıldığı, aynı olayda dört terör örgütü mensubunun da ölüolarak ele geçirildiği, olay sırasında sanığın olay yerinde bulunmadığı gibiolay yerinde bulunan güvenlik güçlerine, maktülünöldürülmesi konusunda talimat verdiğine, onları suça azmettirdiğine dairherhangi bir delil bulunmadığı,
04.01.1994 tarihinde [M.A.nın], 06.02.1994tarihinde [M.E., R.E. ve A.E.nin], sanığın görev yaptığı Derik İlçe JandarmaKomutanlığı sorumluluk alanı dışında Mazıdağı İlçe Jandarma Komutanlığısorumluluk bölgesinde kaleşnikov tüfekle vurulmuşolarak bulundukları, bu maktülleri ve 17.05.1994tarihinde maktül [P.A.nın] kaybolması ve öldürülmesi eylemini sanığın yadasanığın talimatıyla üçüncü bir kişi yada kişilerin gerçekleştirdiğine dairherhangi bir maddi delil yada doğrudan görgüye dayalı tanık beyanı bulunmadığı,
...
Sanığın üzerine atılı bulunan öldürme eylemlerinigerçekleştirdiğine dair elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik vederecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdirkılınmış olduğundan,... sanığın jitem örgütünün Deriksorumlusu olduğuna, sanığın her bir öldürme eylemi nedeniyle tasarlayaraköldürme suçundan ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğine vesaireye yönelen veyerinde görülmeyen temyiz itirazların reddiyle, sanık hakkında öldürmesuçlarından kurulan beraat hükümlerinin tebliğnamedekidüşünce gibi ONANMASINA..."
76. Bu karar 18/8/2015 tarihinde başvuruculara tebliğedilmiştir.
77. Başvurucular 17/9/2015 tarihinde bireysel başvurudabulunmuşlardır.
IV. İLGİLİ HUKUK
78. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Çakıcı/Türkiye (B. No: 23657/94, 8/7/1999)kararında 1993 yılında güvenlik güçleri tarafından gerçekleştirilen biroperasyon sırasında gözaltına alınan yakınının zorla kaybedilmesi olayında,başvurucunun yakınının akibetini öğrenmeye yönelikgirişimlerine yetkili makamlar tarafından cevap verilmemesi ve uzun sürelibelirsizlik teşkil edilen kaybolma olayının kendisini boş ümitlere ve kederesevk etmesi nedenleriyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasınıincelemiştir.
79. AİHM, bir aile üyesinin olaydan dolayı Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi'nin (Sözleşme) 3. maddesinin ihlal edildiği iddiasında mağdur olupolmadığını incelerken aile üyesinin çektiği acının, ciddi insan haklarıihlallerinin mağdurlarının yakınlarında kaçınılmaz olarak yarattığı duygusalsıkıntıdan farklı boyut ve nitelik kazandıran özel unsurların varlığı şartınıaramaktadır. Bu unsurlar aile bağının yakınlığı, ilişkinin özel koşulları, aileüyesinin söz konusu olaylara ne ölçüde tanık olduğu, kayıp kişi hakkında bilgielde etme çabalarına aile üyelerinin katılımları ve yetkili merciler tarafındanbu husustaki araştırmalara ne şekilde yanıt verildiğidir. AİHM'egöre bu tür bir ihlalin özü, yakınlarının zorla kaybedilmesi olayından çokyetkili mercilerin bu durum kendilerine bildirildiğinde gösterdiği tepkiler vesergilediği davranışlardır. Özellikle yetkili mercilerin tepkileri vedavranışları nedeniyle bir akraba doğrudan mağdur olduğunu ileri sürebilir (Çakıcı/Türkiye, § 98).
80. Bu bağlamda AİHM Çakıcı/Türkiyebaşvurusunda, başvurucunun yakınının güvenlik güçleri tarafındangötürüldüğü sırada olay yerinde olmadığını, ailesiyle birlikte başka bir ilçedeyaşadığını, yakınının akibeti hakkında bilgi edinmeyiamaçlayan başvurularını tek başına yapmak, bu şekildeki bir yükü tek başınayüklenmek zorunda kalmadığını ve yetkili makamların verdiği cevaplardan doğanağırlaştırıcı durumların mahkemenin dikkatine sunulmamış olduğunu bir bütünolarak gözeterek somut olayda, gerçekleşen olayın kaçınılmaz olarak yarattığıduygusal sıkıntıdan farklı boyut ve nitelik kazandıran özel unsurlarınvarlığını gösterecek bir husus bulunmadığı belirterek başvurucu açısındanSözleşme'nin 3. maddesinin ihlal edilmediğine karar vermiştir (aynı karardabkz. § 99; benzer yöndeki değerlendirme için bkz. Şeker/Türkiye,B. No: 52390/99, 21/2/2006, §§ 81-83).
81. Öte yandan AİHM Taniş ve diğerleri/Türkiye (B. No: 65899/01, 2/8/2005, §§217-221) kararında, başvurucuların 2001 yılında yakınlarının güvenlik güçleritarafından alıkonulması ve zorla kaybedilmesi olayında resmî makamların davranışbiçimleri ve yakınlarının akibetine yönelikaraştırmalarına cevap verme tarzları nedeniyle Sözleşme'nin 3. maddesinin ihlaledildiği iddialarını incelemiştir. AİHM, somut olayda başvurucularınyakınlarının başına gelenler hakkında bilgi edinmek ve yakınlarını bulmak içinpek çok girişimde bulunduklarını ve yetkili makamlardan birçok kere bilgi talepettiklerini, buna karşın taleplerine dair sürecin yavaş ve etkisiz olduğunu,ayrıca soruşturmanın iç mevzuat uyarınca gizli yürütülmesi nedeniyle başvurucularınsoruşturma sürecine etkili şekilde katılamadıklarını, belgelere erişimsağlayamadıklarını, son olarak da yakınlarının akibetinedair endişelerinin devam etmekte olduğunu gözeterek bu durumun başvurucularaçısından Sözleşme'nin 3. maddesinde güvence altına alınan insanlık dışı veonur kırıcı muamele yasağına aykırılık oluşturduğuna karar vermiştir.
V.İNCELEME VE GEREKÇE
82. Mahkemenin 13/6/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Yaşam Hakkının İhlal Edildiğine İlişkinİddia
1- Başvurucuların İddiaları
83. Başvurucular; yakınlarının o tarihte ilçe jandarma komutanıolarak görev yapan M.Ç. tarafından ya da onun bilgisi dâhilinde, güvenlikgüçleri tarafından öldürüldüğünü veya zorla kaybedildiğini, bu olaylar hakkındaetkili bir soruşturma yürütülmediğini belirterek yaşam hakkına dair devletinnegatif yükümlülüğünün ve pozitif yükümlülüğünün usul boyutunun ihlaledildiğini iddia etmektedir.
2. Değerlendirme
84. Anayasa’nın “Kişinindokunulmazlığı, maddî ve manevîvarlığı”kenar başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Herkes, yaşama, maddî vemanevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir."
85. Anayasa'nın “Devletintemel amaç ve görevleri” kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“Devletintemel amaç ve görevleri, …Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin vetoplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak vehürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacaksurette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanınmaddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamayaçalışmaktır.”
a.Uygulanabilirlik ve İncelemeninKapsamı Yönünden
86. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).
87. Bir olayda yaşam hakkına ilişkin ilkelerin uygulanabilmesiiçin gerekli şartlardan biri de doğal olmayan bir ölümün gerçekleşmesidir.Bununla birlikte başvurucuya karşı gerçekleştirilen eylemin niteliği ve failinamacı gibi somut olayın koşulları dikkate alınarak ölüm olayınıngerçekleşmediği bazı durumların da yaşam hakkı çerçevesinde incelenebilmesimümkündür (Mehmet Karadağ, B. No:2013/2030, 26/6/2014, § 20).
88. Anayasa Mahkemesi Hasibe Meşe (B. No: 2015/7748, 7/2/2019, §§ 57-61) ve Alya Demir ve Mehmet Demir (B. No:2015/7584, 7/2/2019, §§ 46-50) başvurularında zorla kaybedilme olayına dairihlal iddialarının da Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşamhakkı kapsamında incelenebileceğini belirtmiştir. Somut başvuruda da P.A.nın zorla kaybedilmesine dair iddialar bu belirlemeuyarınca diğer tüm başvurucuların iddialarıyla birlikte yaşam hakkı kapsamındaincelenecektir.
89. Başvurucuların şikâyetlerinin özü devletin öldürmemeyükümlülüğünün dönemin askerî yetkilisi tarafından veya onun bilgisi dâhilindeihlal edildiğine ve olaylarla ilgili olarak etkili bir soruşturmayürütülmediğine ilişkindir. Somut başvuruya konu olaylar hakkında geçmişteverilmiş kovuşturmaya yer olmadığı (takipsizlik) veya daimî arama kararlarımevcut olmakla birlikte Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2011 yılıiçinde bu olaylara dair yürütülmüş soruşturmalar canlandırılmış ve tespitedilen bir şüpheli hakkında 2012 yılında kamu davası açılmıştır. Dolayısıylasomut olayda, tamamlanmış bir ceza yargılamasının olduğu, başvurucularıniddialarını dile getiriş biçimleri gözetilerek ve olaylarla ilgili olarakyürütülen tüm soruşturma süreci de gözönündebulundurularak 2012 yılında M.Ç. hakkında açılan kamu davasıyla sınırlı birinceleme yapılacaktır.
b.Kabul EdilebilirlikYönünden
90. Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, bu hakka yönelik birbaşvuru ancak ölen kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:2012/752, 17/9/2013, § 41).
91. AİHM'in her hâlükârda kabuledilemez bulduğu bazı başvurularda her bir kabul edilemezlik kriteri yönündenayrı bir inceleme yapmaması usulünü benimseyen Anayasa Mahkemesi de birçokkararında her hâlükarda kabul edilemez bulduğubaşvurularda başvurucuların mağdur sıfatı ile bu bağlamdaki kişi bakımındanyetkiye ilişkin kabul edilebilirlik kriteri yönünden ayrıca bir değerlendirmeyapmamaktadır (bkz. Ahmet Ölker ve Süleyman Ölker,B. No: 2015/3195, 15/11/2018, §§ 36, 37).
92. Bu bağlamda, somut başvuru aşağıda açıklanan nedenlerlekabul edilemez bulunduğundan başvurucuların mağdur sıfatı ile kişi bakımındanyetkiye ilişkin kabul edilebilirlik kriteri yönünden ayrıca bir değerlendirmeyapılmasına gerek görülmemiştir.
93. Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen yaşam hakkı,Anayasa'nın 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete pozitif venegatif ödevler yükler (Serpil Kerimoğlu vediğerleri, § 50).
94. Yaşam hakkına ilişkin negatif yükümlülük kapsamında kamusalbir yetkiyle güç kullanan görevlilerin kasıtlı ve hukuka aykırı bir şekildehiçbir bireyin yaşamına son vermeme ödevi bulunmaktadır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 51).
95. Devletin yaşam hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüğükapsamında etkili soruşturma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu soruşturmanın temelamacı, yaşam hakkını koruyan hukukun etkili bir şekilde uygulanmasını, kamugörevlilerinin müdahalesiyle ya da onların sorumlulukları altında meydana gelenveya diğer bireylerin filleriyle gerçekleşen ölümler nedeniyle hesapverilmesini sağlamaktır (Serpil Kerimoğlu vediğerleri, § 54).
96. Buna göre bireyin bir devlet görevlisi ya da üçüncü kişitarafından hukuka aykırı olarak ve Anayasa’nın 17. maddesini ihlal eder biçimdebir muameleye tabi tutulduğuna ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunmasıhâlinde Anayasa’nın 17. maddesi -“Devletintemel amaç ve görevleri” kenar başlıklı 5. maddedeki genelyükümlülükle birlikte yorumlandığında- etkili resmî bir soruşturmanınyapılmasını gerektirmektedir (Tahir Canan,§ 25).
97. Diğer taraftan ceza soruşturmasının temel amacına ilişkinyükümlülük, kesin olarak bir sonuç elde etmeyi gerektirmez. Anayasa'nın 17.maddesi, başvuruculara üçüncü kişileri bir suç nedeniyle yargılatma ya dacezalandırma hakkı vermediği gibi devlete tüm yargılamaları mahkûmiyetlesonuçlandırma ödevi de yüklemez (SerpilKerimoğlu ve diğerleri, § 56).
98. Devletin söz konusu pozitif yükümlülüğünün sonuç yükümlülüğüolmayıp uygun araçların kullanılması yükümlülüğü olması, her davada başarılıolunması veya mağdurların olaylarla ilgili beyanlarıyla bağdaşan bir sonucavarılması gerektiği anlamına gelmemektedir (HilmiDüzgüner, B. No: 2014/9690, 11/5/2017, §50).
99. Bununla birlikte yürütülen soruşturmada soruşturmamakamlarının olayın nedeninin objektif analizini yapması ve soruşturmasonucunda alınan kararın elde edilen tüm bulguların kapsamlı, nesnel vetarafsız bir analizine dayalı olması gerekmektedir (Cemil Danışman, B. No: 2013/6319, 16/7/2014, § 99).
100. Esasen olayların oluşumuna ilişkin delillerindeğerlendirilmesi idari ve yargısal makamların ödevidir (Rıfat Bakır ve diğerleri, B. No:2013/2782, 11/3/2015, § 68). Anayasa Mahkemesinin doğrudan ilgili soruşturma veyargılama makamlarının yerine geçecek şekilde delillerin değerlendirmesinikendisinin yapmasının veya yürütülmesi gerekli olan soruşturma işlemlerinibelirlemesinin söz konusu olamayacağı belirtilmelidir. Başka bir ifadeyleAnayasa Mahkemesinin görevi, bu makamların maddi olaylara ilişkin yaptıklarıdeğerlendirmenin yerine kendi değerlendirmesini koymak değildir (Hıdır Öztürk ve DilifÖztürk, B. No: 2013/7832, 21/4/2016, § 185). Bu konuda asıl sorumluve yetkili olanlar, olayları ilk eldeninceleyenyetkili adli ve idari mercilerdir. Bunun aksine bir durum, ancak olaya ilişkinkesin ikna edici nitelikte bulguların varlığı hâlinde söz konusu olabilir (Cemil Danışman, § 58).
101. Ayrıca belirtilmelidir ki etkili soruşturma yükümlülüğükapsamında başvuru konusu olaylar açısından yer verilen somut tespitler, hiçbirşekilde Anayasa Mahkemesince kişilerin masumiyetine veya suçluluğuna ilişkinbir yorum yapıldığı şeklinde değerlendirilmemelidir (Rıfat Bakır ve diğerleri, § 143).
102. Bu ilkeler ışığında başvuruya konu kamu görevlisininkarıştığı ve devletin öldürmeme yükümlülüğünün ihlal edildiği iddialarına yönelikolarak yürütülen ceza soruşturması süreci ağırlıklı olarak 2012 yılında açılanve 2011 yılı sonrasında olayda sorumluluğu bulunduğu iddia edilen M.Ç.hakkındaki kamu davasıyla sınırlı ve bir bütün olarak incelendiğinde 1993-1994yılları arasında gerçekleşen başvuruya konu olaylar hakkında birtakımsoruşturma işlemleri gerçekleştirildikten sonra soruşturmalarda daimî arama vekovuşturmaya yer olmadığı kararları verildiği tespit edilmiştir. Sonrasında2011 yılında yeniden canlandırılan soruşturmaların tek bir soruşturma altındabirleştirilerek açılan kamu davası üzerinden görüldüğü yargılamadamüştekilerin, maktüllerin diğer tüm yakınlarının veolayla ilgili görgüsü ya da bilgisi bulunduğu iddia edilen veya değerlendirilensivil-asker tüm tanıkların beyanlarına başvurulduğu görülmüştür.
103. Diğer yandan yargılama makamlarınca olaylarla ilgili olarakATK ve ekspertiz raporları, yürütülen tüm soruşturma dosyalarının örnekleri,soruşturmalar kapsamında verilen kararlar, olaylarla ilgili vukuat raporları,ceride defterleri gibi olayın maddi yönünü aydınlatmaya yönelik birçok bilgi vebelge ile istihbari bilgilerin yetkili tümmakamlardan temin edilerek incelendiği, her olay için ayrıntılı gerekçelendirmeyapılarak sonuca ulaşıldığı anlaşılmıştır.
104. Soruşturmaya ilişkin tüm bu veriler bir aradadeğerlendirildiğinde ve yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğünün biramaç yükümlülüğü olmayıp uygun araçların kullanılması yükümlülüğü olduğudikkate alındığında, başvurucuların yakınlarının güvenlik güçleri tarafındanöldürülmesi ya da zorla kaybedilmesi iddiaları hakkında yürütülen soruşturmasürecinin bir bütün olarak derinliğinden ve yargılama makamlarının olaylarıaydınlatma isteğinden şüphe duyulmasını gerektiren bir neden bulunmadığı vesoruşturmanın kendi bütününde tatmin edici olduğu kanaatine varılmıştır.Başvuruya konu soruşturmada yargılama makamlarının vardığı sonuçtan ayrılmayıgerektirecek şekilde ve elde edilen delillerin kapsamlı, nesnel ve tarafsız biranalizine dayalı olarak sonuca ulaşmadıklarının söylenebilmesini mümkün kılanbir durumun da söz konusu olmadığı değerlendirilmiştir.
105. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların yaşam hakkının ihlaledildiğine ilişkin iddialarının açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
B. Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğineİlişkin İddia
1. Başvurucularınİddiaları
106. Başvurucular olayların yetkili makamlarca sürüncemedebırakılarak etkili soruşturulmaması nedeniyle sorumluların cezasız kalmasınaneden olunmasının işkence ve kötü muamele yasağı ile etkili başvuru haklarınaaykırılık oluşturduğunu ileri sürmektedir.
2. Değerlendirme
107. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,§ 16). Başvurucuların etkili başvuru hakkı ile bağlantılı olarak ilerisürdükleri şikâyetlerinin de kötü muamele yasağı kapsamında incelenmesigerektiği değerlendirilmiştir.
108. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının ilgili kısmışöyledir:
"Herkes, Anayasadagüvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiğiiddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir..."
109. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenarbaşlıklı 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
"Herkes, Anayasada güvence altına alınmıştemel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ekTürkiye'nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücütarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir."
110. 6216 sayılı Kanun'un "Bireyselbaşvuru hakkına sahip olanlar" kenar başlıklı 46. maddesinin(1) numaralı fıkrası şöyledir:
"Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığıileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkıdoğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir."
111. Anayasa Mahkemesi kötü muamele yasağına ilişkin bu türşikâyetleri incelediği başvurularda; hakları ihlal edilen kişinin aileüyelerinin olaydan dolayı ruhsal çöküntü ve üzüntü yaşamalarının kendileri içinkaçınılmaz bir sonuç olduğunu, bu nedenle Anayasa'nın 17. maddesinin bu kişilerbakımından ihlal edilebilmesi için söz konusu durumun yeterli olmadığını, ailebireylerinden birinin mağdur olup olmamasının yaşadıkları üzüntüden farklı bir boyutkazandıracak özel faktörlerin başvuruda var olup olmadığına bağlı olduğunuifade etmiştir (Engin Gök ve diğerleri,B. No: 2013/3955, 14/4/2016, §§ 49-54).
112. Diğer taraftan bir bireysel başvurunun kabul edilebilmesiiçin başvurucunun sadece mağdur olduğunu ileri sürmesi yeterli olmayıp ihlaldendoğrudan veya dolaylı olarak etkilendiğini, yani mağdur olduğunu göstermesiveya mağdur olduğu konusunda Anayasa Mahkemesini ikna etmesi gerekir. Buitibarla mağdur olduğu zannı veya şüphesi de mağdurluk statüsünün varlığı içinyeterli değildir (Ayşe Hülya Potur,B. No: 2013/8479, 6/2/2014, § 24).
113. Buna göre aile bireylerinin kötü muamele yasağı bakımındanmağdur statüsüne sahip olabilmeleri için ölüm olayı nedeni ile kaçınılmazolarak yaşadıkları üzüntü farklı bir boyut ve şekil kazanmış olmalıdır (Seyfullah Turan ve diğerleri, B. No:2014/1982, 9/11/2017, § 121).
114. Öncelikle belirtmek gerekir ki yakınlarının başına gelenlernedeni ile başvurucuların üzüntü yaşadıklarında bir şüphe bulunmamaktadır.Ancak somut başvuruda, yakınlarının başına gelen olaylara bizzat tanıkolduklarına, yakınlarının akibeti ile olanlarhakkında yetkili mercilere pek çok kez başvuruda bulunmalarına rağmen bir sonuçalamadıklarına ilişkin herhangi bir bilgi ve bulguya rastlanmamıştır.
115. Diğer yandan yapılan incelemede 2011 yılındaki olaylarlailgili olarak adli mercilerce yürütülen soruşturma canlandırılmadan öncekidönemde, başvuruya konu olaylara dair ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarıtarafından birtakım soruşturma işlemlerinin yürütüldüğü, somut başvurudaneticelenmiş bir kamu davası olduğu, başvurucular tarafından başvurunun dilegetiriliş biçimi ve yürütülen tüm soruşturma süreci gözönündebulundurularak fakat ağırlıklı olarak 2012 yılında açılan kamu davasıylasınırlı bir inceleme yapıldığı (bkz. § 89), soruşturmanın canlandığı 2011yılından itibaren yetkili makamların hareketsiz kaldığına dair bir bulgubulunmadığı, adli mercilerce gerekli soruşturma yapılarak olaylarda sorumluluğubulunduğu iddia edilen bir kişi hakkında kamu davası açılarak yargılamayapıldığı görülmüştür (benzer yönde değerlendirme içeren AİHM kararı için bkz. Çakıcı/Türkiye, § 98, 99).
116. Değinilen hususlar bir bütün olarak gözetildiğinde olayınve yetkili makamların başvurucuların taleplerine karşı verdikleri karşılığıniçeriğinin ve tarzının somut olayın kendine özgü koşulları bağlamındabaşvurucuların kötü muamele yasağı bakımından mağdur olduklarını gösterirmahiyette bir özellik taşımadığı değerlendirilmiştir. Dolayısıyla başvurucularınkötü muamele yasağı bakımından mağduriyetlerinin söz konusu olmadığı sonucunavarılmıştır.
117. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının kişi bakımından yetkisizlik nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması KABULEDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Kötü muamele yasağının ihlaledildiğine ilişkin iddianın kişi bakımındanyetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA13/6/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.