TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
BURCU BARDAKCI VE ERDEM YİNANÇ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2016/13475)
Karar Tarihi: 11/9/2019
R.G. Tarih ve Sayı: 31/10/2019-30934
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Hicabi DURSUN
Kadir ÖZKAYA
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Burak FIRAT
Başvurucular
:
1. Burcu BARDAKCI
Vekili
:
Av. Deniz ÖZBİLGİN
2. Erdem YİNANÇ
Vekili
:
Av. Doğukan Tonguç CANKURT
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, bir protesto eylemi sırasında afiş asanbaşvuruculara idari para cezası verilmesinin toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 20/7/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvuruculardan Burcu Bardakcı’nınadli yardım talebinin reddine, Erdem Yinanç’ın iseadli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.
5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. 2016/13475 ve 2016/13479 numaralı bireysel başvuru dosyaları,aralarında konu yönünden hukuki irtibat bulunması nedeniyle 2016/13475 numaralıbireysel başvuru dosyası ile birleştirilmiş ve inceleme 2016/13475 numaralıbireysel başvuru dosyası üzerinden yapılmıştır.
8. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Arka Plan Bilgisi
9. Türkiye’de 2015 yılının ikinci yarısından başvuruya konueylemin yapıldığı tarihe kadar çok sayıda terör saldırısı ile birliktetoplumsal infial yaratan bazı olaylar yaşanmıştır. Bunlardan bazıları, açıkkaynaklardan edinilen bilgiler ışığında kronolojik olarak aşağıdasıralanmıştır:
i. 5/6/2015’te Halkların Demokratik Partisinin (HDP) Diyarbakır’dakiseçim mitingine bombalı saldırı düzenlenmiştir. 7 Haziran 2015 tarihindeyapılan Milletvekili Genel Seçimi’nden iki gün öncedüzenlenen saldırıda 5 kişi ölmüş, 400’ün üzerinde kişi ise yaralanmıştır.
ii. 20/7/2015’te Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde canlı bombasaldırısı düzenlenmiştir. Saldırıda 34 kişi ölmüş, 100’den fazla kişi deyaralanmıştır.
iii. 10/8/2015’te İstanbul Sultanbeyli Fatih Polis Merkezinebomba yüklü araçla saldırı düzenlenmiştir. Saldırının ardından çıkan çatışmadabir polis memuru şehit olmuştur.
iv. 10/10/2015’te Ankara’da gerçekleştirilen Barış Mitingi’nin toplanma yeri olan Tren Garı’nın önünde ikicanlı bomba tarafından yapılan saldırıda 103 kişi hayatını kaybetmiş, yüzlercekişi yaralanmıştır.
v. 12/1/2016’da İstanbul Sultanahmet Meydanı’nda yabancı uyruklubir canlı bomba, turist kafilesinin arasına girerek üzerindeki bombayıpatlatmıştır. Patlama sonucunda 13 kişi ölmüş, 16 kişi de yaralanmıştır.
vi. 17/2/2016’da Genelkurmay, Türkiye Büyük Millet Meclisi veKuvvet Komutanlıklarının yakınında askerî servis araçlarının geçişi sırasındabomba yüklü araç patlatılmıştır. Saldırıda 28 kişi ölmüş, 61 kişiyaralanmıştır.
vii. 13/3/2016’da Kızılay’da bomba yüklü araçla düzenlenensaldırıda 34 kişi ölmüş, 125 kişi yaralanmıştır.
viii. 19/3/2016’da İstiklal Caddesi’nde Beyoğlu Kaymakamlığıönünde intihar saldırısı düzenlenmiştir. Saldırıda 5 kişi ölmüş, 37 kişi deyaralanmıştır.
B. Somut Olaya İlişkin Bilgiler
10. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
11. Başvurucular sırasıyla 1996 ve 1993 doğumlu olup olaytarihinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi (Fakülte) öğrencisidir.
12. 22/3/2016 günü saat 13.00 civarında aralarındabaşvurucuların da bulunduğu bir grup öğrenci, ülkede 2016 yılında yapılanbombalı saldırıları protesto etmek amacıyla Ankara Üniversitesi Cebeci Yerleşkesi’nde (Yerleşke) toplanmışlardır. Protestocu grupbirbirinin aynısı üç pankart açmış ve bu pankartları Yerleşke içindeki farklıyerlere asmıştır. Pankartın üzerinde şunlar yazmaktadır:
“Sarayın İstikrarı / 5 Haziran 2015 HDPDiyarbakır Mitingi / 20 Temmuz 2015 Suruç / 10 Ekim 2015 Ankara Barış Mitingi /12 Ocak 2016 Sultanahmet Meydanı / 6 Şubat 2016 Cizre Bodrum Katı / 17 Şubat2016 Genelkurmay Önü / 13 Mart 2016 Güvenpark / 19 Mart 2016 İstiklal Caddesi /Katliam, Kan, Yayın Yasağı, Gözyaşı Öğrenci Kolektifleri”
13. Anılan pankartın indirilmesi için Fakülte özel güvenlikgörevlileri tarafından gerekli ikazlar yapılmış ancak pankart indirilmemiştir.
14. Fakülte yönetimi, karşıt görüşlü öğrenciler arasında meydanagelmesi muhtemel olayların önlenmesini ve eğitimin aksamadan devam edebilmesinisağlamak amacıyla polisten yardım istemiştir. Bu çağrı üzerine okula gelenpolisler saat 14.40’ta Yerleşke’ye girerek pankartıindirmişlerdir.
15. Başvurucuların da aralarında bulunduğu sekiz kişi gözaltınaalınmış ve ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştır.
16. 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 42. Maddesiuyarınca Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğünün 22/3/2015 tarihli işlemiylebaşvurucuların her birine izinsiz afiş astıkları gerekçesiyle 219 TL idari paracezası uygulanmıştır.
17. Başvurucular idari para cezalarına karşı itiraz yolunabaşvurmuşlardır. İtiraz dilekçelerinde, gerçekleştirilen protestonun barışçılolduğu dikkate alınarak eylemin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını ve itirazkonusu cezanın caydırıcı etkisinin gözetilmesi gerektiğini belirtmişlerdir.
18. Başvurucu Erdem Yinanç’ın itirazıAnkara 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/6/2016 tarihli kararı; başvurucu Burcu Bardakcı’nın itirazı ise Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin20/6/2016 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Anılan kararlarda, idari yaptırımkararı ile verilen idari para cezasının usul ve yasaya uygun olduğubelirtilmiştir.
19. İtirazın reddine ilişkin kararlar, başvuruculara 27/6/2016 tarihindetebliğ edilmiştir. Başvurucular 20/7/2016 tarihinde bireysel başvurudabulunmuşlardır.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
20. 5326 sayılı Kanun’un “Afişasma” kenar başlıklı 42. Maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
“(1) ... cadde veya sokak kenarlarındakikamuya ait ... alanlara, rızası olmaksızın özel kişilere ait alanlara bez,kâğıt ve benzeri afiş ... asan kişiye, ... idarî para cezası verilir. Aynıiçerikteki afiş ve ilânlar, tek fiil sayılır.
(2)Birinci fıkra hükmü, yetkili makamlardan alınan açık ve yazılı izne dayalıolarak asılan afiş ve ilânlar açısından uygulanmaz. ...
...
(4) Bukabahatler dolayısıyla idarî para cezasına, kolluk veya belediye zabıtagörevlileri karar verir.
...”
B. Uluslararası Hukuk
21. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında, toplantıve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ve bu hak kapsamında ifade özgürlüğünündemokratik toplumun en temel değerleri arasında olduğu ve demokrasinin özündeaçık bir tartışma ortamıyla sorunları çözebilme gücünün yer aldığıvurgulanmaktadır. Şiddete teşvik ve demokrasinin ilkelerini ortadan kaldırmadurumları dışında toplantı ve ifade özgürlüğünün ortadan kaldırılmasına yönelikönleyici nitelikli radikal tedbirler, yetkililerin eylemlerde kullanılan ifadelerive bakış açılarını şaşırtıcı ve kabul edilemez olarak değerlendirdiği ya daeylemlerin yasa dışı olduğu durumlarda dahi demokrasiye zarar vermekte hattademokrasinin varlığını sık sık tehlikeye atmaktadır. Hukukun üstünlüğüne dayalıdemokratik bir toplumda, mevcut düzene itiraz eden ve barışçıl yöntemlerlegerçekleştirilmesi savunulan siyasi fikirlerin toplantı özgürlüğü ve diğeryasal araçlarla ifade edilebilmesi imkânı kişilere sunulmalıdır (Gün ve diğerleri/Türkiye, B. No: 8029/07,18/6/2013, § 70; Güneri ve diğerleri/Türkiye,B. No: 42853/98, 43609/98 ve 44291/98, 12/7/2005, § 76).
22. AİHM Akarsubaşı ve Akçiçek/Türkiye (B.No: 19620/12, 23/1/2018) kararında eldeki başvuruya benzer bir konuyuincelemiştir. Söz konusu karar şu şekilde özetlenebilir:
i. AİHM’in kararına konu olayda Eğitimve Bilim Emekçileri Sendikası üyesi başvuruculara, gerçekleştirilen grevkapsamında bir okul binasının dış cephesine üzerinde “Bu iş yerinde grev vardır.” Yazılı afiş astıkları gerekçesiyle5326 sayılı Kanun’un 42. Maddesi uyarınca idari para cezası verilmiştir. AİHM,Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 11. Maddesinde güvence altınaalınan barışçıl olarak toplanma özgürlüğü kapsamında incelediği başvurudadeğerlendirilmesi gereken başlıca konunun idari para cezasının demokratiktoplumda gerekli olup olmadığı hususu olduğunu ifade etmiştir(Akarsubaşı ve Akçiçek/Türkiye,§ 28).
ii. AİHM, gösterinin tamamen barışçıl olarak sürdürüldüğüne,gösteride idari makamların veya polisin kamu düzenini korumak için müdahaleetmesini gerektirecek taşkınlıklar yaşanmadığına dikkat çekmiştir (Akarsubaşı ve Akçiçek/Türkiye,§ 29). AİHM’e göre başvuranlar görsel bir kirliliğesebebiyet veren, şiddet içeren bir afiş asmamış ve binanın dış cephesine veyaherhangi bir kamu malına zarar vermemişlerdir. Söz konusu afişin asılmasınınbarışçıl olarak toplanma özgürlüğünün kullanımına bağlı bir unsur olarakdeğerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir (Akarsubaşı ve Akçiçek/Türkiye,§ 33).
iii. AİHM; sulh ceza mahkemesi tarafından yapılan denetimin çokkısıtlı olduğunu, ilgililere isnat edilen fiillerin gerçekliğini doğrulamaklasınırlı kaldığını vurgulayarak itiraz incelemesinde bir yandan barışçıltoplanma hakkının başvurucularca kullanılması, diğer taraftan kamu düzenininsağlanması, başkasının hak ve özgürlüklerinin korunması gibi mevcut farklımenfaatlerin dengelenmeye çalışıldığını gösteren hiçbir unsur bulunmadığınıbelirtmiştir (Akarsubaşı ve Akçiçek/Türkiye,§ 34). AİHM, afişin binada eğitimi herhangi bir şekilde engellediğine dair birgörünüm olmadığını söyleyerek ihtilaf konusu para cezalarının barışçıl olaraktoplanma hakkının kullanımı üzerinde caydırıcı bir etkisi olduğu tespitinde bulunmuştur(Akarsubaşı ve Akçiçek/Türkiye,§ 36). AİHM sonuç olarak başvuruculara verilen idari para cezasının demokratikbir toplumda zorunlu olmadığı kanaatini açıklamıştır (Akarsubaşı ve Akçiçek/Türkiye,§ 37).
V. İNCELEME VE GEREKÇE
23. Mahkemenin 11/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucularınİddiaları
24. Başvurucular; son zamanlarda yaşanan bombalı saldırıları vekatliamları protesto etmek istediklerini, astıkları afişin bu yaşananlarınsiyasi sorumluluğunun saray iktidarı olduğunu belirtmeyi amaçladıklarını ifadeetmişlerdir. Başvurucular, pankartın herhangi bir şiddet çağrısı içermediğini,Fakültede öğrencilerin siyasi düşüncelerini paylaştıkları afişlerin her zamanbulunduğunu, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının Anayasa veSözleşme tarafından korunduğunu ifade etmişlerdir.
25. İdari para cezalarının anılan hak üzerinde caydırıcı etkisibulunduğuna dikkat çeken başvurucular benzer konuda verilen mahkemekararlarının dikkate alınmadığını, haklarında verilen kararın gerekçeden yoksunolduğunu belirterek toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme ile adil yargılanmahaklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
B. Değerlendirme
26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular hakkında izinsiz afiş asmalarınedeniyle 5326 sayılı Kanun’a göre işlem yapıldığı, afiş içeriğiyle ilgiliherhangi bir yaptırım uygulanmadığı, somut olayda asılan afişin toplanmaözgürlüğünün kullanımına bağlı bir unsur olduğu dikkate alındığındabaşvurucuların iddialarının toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı kapsamındaincelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
27. Anayasa’nın “Toplantı vegösteri yürüyüşü düzenleme hakkı” kenar başlıklı 34. Maddesişöyledir:
“Herkes, önceden izin almadan, silahsız vesaldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak,milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın vegenel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla vekanunla sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemehakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.”
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
28. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılantoplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. Müdahalenin Varlığı
29. Fakülte bahçesinde gerçekleştirilen protesto amaçlıtoplantıda asılan afişin emniyet görevlileri tarafından indirilmesi vesonrasında izinsiz afiş astığı gerekçesiyle başvurucuların idari para cezasıile cezalandırılmalarının toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkınayönelik bir müdahale olduğu kabul edilmelidir.
b. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
30. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. Maddesindebelirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 34. Maddesininihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. Maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Temelhak ve hürriyetler, ...yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilensebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar,...demokratik toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırıolamaz.”
31. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. Maddesinde öngörülenve somut başvuruya uygun düşen, kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nınilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeniningereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.
i. Kanunilik
32. 5326 sayılı Kanun’un 42. Maddesinin kanunilik ölçütünü karşıladığı sonucunavarılmıştır.
ii. Meşru Amaç
33. Başvurucuların idari para cezasıyla cezalandırılmasınailişkin kararın Anayasa’nın 34. Maddesinin ikinci fıkrasında yer alansebeplerden kamu düzeninin korunmasınayönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucunavarılmıştır.
iii. Demokratik ToplumDüzeninin Gereklerine Uygunluk
(1) Genelİlkeler
(a) DemokratikToplumda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının Önemi
34. Anayasa Mahkemesi demokratiktoplum düzeninin gerekleri ifadesinden ne anlaşılması gerektiğinidaha önce pek çok kez açıklamıştır. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemehakkı, demokratik toplumun en temel değerleri arasında yer almakta olupbireylerin ortak fikirlerini birlikte savunmak ve başkalarına duyurmak için biraraya gelebilme imkânını korumayı amaçlamaktadır. Kolektif bir şekildekullanılan ve düşüncelerini ifade etmek isteyen kişilere şiddeti dışlayanyöntemlerle düşüncelerini açıklama imkânı veren bu hak çoğulcu demokrasileringelişmesinde zorunlu olan farklı düşüncelerin ortaya çıkması, korunması veyayılmasını güvence altına almaktadır (DilanÖgüz Canan [GK], B. No: 2014/20411,30/11/2017, § 36; Ali Rıza Özer ve diğerleri[GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, § 115; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri [GK], B. No:2014/920, 25/5/2017, §79; Osman Erbil, B. No:2013/2394, 25/3/2015, § 45).
35. Bu hak, ifade özgürlüğünün özel bir biçimidir. Anayasalhaklar içinde kendine has özerk rolünün ve özel uygulama alanının varlığınarağmen toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı aynı zamanda ifadeözgürlüğü ışığında değerlendirilmelidir. İfade özgürlüğünün demokratik veçoğulcu bir toplumdaki önemi, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı içinde geçerlidir (Dilan ÖgüzCanan, § 34; Ali Rıza Özer vediğerleri, § 115; Osman Erbil,§§ 31, 45; Eğitim ve Bilim EmekçileriSendikası ve diğerleri, § 72; GülşahÖztürk ve diğerleri, B. No: 2013/3936, 17/2/2016, § 66; Ömer Faruk Akyüz, B. No: 2015/9247,4/4/2018, § 52).Sonuç olarak toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, hertürlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesine bağlıdır (Dilan Ögüz Canan, §35; Ömer Faruk Akyüz, § 55).
36. İfade özgürlüğünde olduğu gibi toplantı ve gösteri yürüyüşühakkı da sadece toplumun geneli tarafından savunulan, kabul gören görüş vefikirleri korumakla yetinmez. Bunun haricinde toplumun genelini rahatsızedebilecek, endişelendirecek hatta şoke edecek veya onların belirli düzeydetepkilerini çekebilecek bazı fikirleri savunma amacıyla da toplantı ve gösteriyürüyüşü düzenlenebilir (Yılmaz Güneş veYusuf Karadaş, B. No: 2015/10676,26/12/2018, § 33).
37. Toplantının veya gösteri yürüyüşünün hangi amaçlayapıldığının bir önemi yoktur. Bununla birlikte -ifade özgürlüğünde olduğugibi- siyasal ve kamusal meseleler söz konusu olduğunda toplantı hakkınayapılan müdahaleler daha dar yorumlanmalıdır (DilanÖgüz Canan, § 36; Ali Rıza Özer ve diğerleri, § 115; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, §79; Osman Erbil, § 45; Ömer Faruk Akyüz, § 53).
(b) MüdahaleninDemokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olması
38. Buna göre toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkınayapılan bir müdahale zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa (bazıfarklılıklarla birlikte toplantı hakkı bağlamında bkz. Dilan Ögüz Canan§ 32; sendika hakkı bağlamındabkz. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası vediğerleri, § 73; Tayfun Cengiz,B. No: 2013/8463, 18/9/2014, § 56; AdaletMehtap Buluryer, B. No: 2013/5447,16/10/2014, §§ 103-105; grev hakkı bağlamında bkz. Kristal-İş Sendikası [GK], B. No: 2014/12166, 2/7/2015, §70) ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değilse(bazı farklılıklarla birlikte toplantı hakkı bağlamında Dilan Ögüz Canan,§§ 33, 56; sendika hakkı bağlamında bkz. Eğitimve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 74) demokratik toplum düzeninin gereklerineuygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.
©Barışçıl Toplantı Hakkı
39. Anayasa’nın 34. Maddesi fikirlerin silahsız ve saldırısız, başka bir ifadeile barışçıl bir şekilde ortaya konabilmesi için toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkını güvence altına almıştır. Dolayısıyla toplantı hakkının amacı,şiddete başvurmayan ve fikirlerini barışçıl bir şekilde ortaya koyan bireylerinhaklarının korunmasıdır. Demokratik bir toplumda, mevcut düzene itiraz eden vebarışçıl yöntemlerle mevcut düzenin değiştirilmesi gerektiğini savunanlara dahitoplantı özgürlüğü ve diğer yasal araçlarla bu fikirlerini ifade edebilmeimkânı sunulmalıdır (Dilan Ögüz Canan, § 37; Ali Rıza Özer ve diğerleri, §§ 117, 118; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri,§ 80; Osman Erbil, § 47; Gülşah Öztürk ve diğerleri, §§ 67, 68; Ömer Faruk Akyüz, § 54).
(d) MüdahaleninGerekçesi
40. Keyfî uygulamalardan ve usulsüz sınırlandırmalardankaçınılması için barışçıl bir toplantıya tedbir almak veya alınan tedbirlereaykırı davrananlara ceza vermek suretiyle yapılan müdahalenin demokratik toplumdüzeninin gereklerine uygun olduğununderece mahkemelerince ilgili ve yeterli gerekçe ile ortaya konulması, kamudüzeni ve başkalarının haklarının korunması ile toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkının kullanılması arasında adil bir denge kurulması gerekmektedir(Dilan Ögüz Canan,§ 53; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikasıve diğerleri, § 83; Ömer FarukAkyüz, § 61).
(2) İlkelerinOlaya Uygulanması
41. 2015 yılının ikinci yarısından 2016 yılının ikinci yarısınakadar geçen bir yıl içinde Türkiye’nin değişik yerlerinde çok sayıda bombalıterör eylemi meydana gelmiştir. Gayriresmî raporlaragöre Türkiye’de 2016 yılı içinde on yedi kez canlı bomba ve bombalı araçlasaldırı düzenlenmiş; saldırılarda polis, asker ve sivil olmak üzere toplam 298kişi hayatını kaybetmiştir. Bine yakın insanın da yaralandığı belirtilmiştir.
42. Üniversite öğrencisi olan başvurucular, bombalı saldırılarındevam ettiği günlerde ülkede meydana gelen terör saldırılarını protesto etmekamacıyla Fakülte Yerleşkesi içinde diğer öğrenci arkadaşlarıyla birlikte birtoplantı düzenlemiştir. Anılan toplantıda başvuruya konu afiş okul duvarınaasılmıştır. Başvuruculara izinsiz afiş astıkları gerekçesiyle 219 TL idari paracezası verilmiştir. Afiş içeriği nedeniyle başvurucular hakkında ise kamumakamlarınca herhangi bir adli veya idari soruşturma açılmamıştır.
43. Yaşanan terör saldırılarına dikkat çeken ve saldırılardaölenlerin unutulmaması çağrısı içeren afişin asılmasının bir düşünce açıklamasımahiyetinde olduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır. Öte yandan başvuruya konuafişin asılması, öğrencilerinden oluşan bir topluluğun protesto eylemisırasında gerçekleştiğinden Anayasa’da düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkına ilişkin güvencelerden yararlanır.
44. Anayasa Mahkemesi daha önce afiş asma yoluyla yapılandüşünce açıklamalarının anayasal güvencelerden yararlanmasının afiş asmanınbazı ön biçim koşullarına bağlanmasına engel teşkil etmeyeceğine kararvermiştir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Abdulvahap Can ve diğerleri, B. No: 2014/3793,8/11/2017, § 53).
45. Kanun koyucu 5326 sayılı Kanun’un 42. Maddesinde kamuya aitalanlarda afiş asılmasını yetkili makamın, özel alanlarda ise malikinin izninebağlı kılmış ve izin koşulu yerine getirilmeden afiş asılmasını idari paracezası yaptırımına tabi tutmuştur. Bu konuda kanun koyucunun takdir yetkisinesahip olduğunun kabulü gerekir. Sırf afiş asmanın izin şartına bağlanmış olmasınedeniyle başvurucuların toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlaledildiği düşünülemez (Neslihan Albayrak,B. No: 2015/19611, 13/9/2018, § 21).
46. Öte yandan tek başına izin alınmamış olması yaptırımuygulanması haklı kılmak için yeterli görülmeyebilir. Nitekim eldeki somutbaşvuruya konu olayda cezalandırmanın kamu düzeninin bozulmasını önlemekamacıyla yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu noktada izinsiz afiş asılması nedeniylekamu düzeninin bozulup bozulmadığı, bozulma tehlikesinin bulunup bulunmadığı yada böyle bir tehlikenin ortaya çıkıp çıkmadığı ehemmiyet arz etmektedir (benzeryöndeki değerlendirmeler için bkz. Eğitim veBilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, §§ 88, 89; Abdulvahap Can ve diğerleri, § 55).
47. Somut olayda idarenin ya da Hâkimliklerin Fakülte Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen toplantının barışçılolmadığına, kamu düzeninin bozulduğuna, bozulma tehlikesinin ortaya çıktığına,eğitimin aksadığına ya da yaptırım konusu afişin asılı kaldığı yaklaşık üç saatboyunca kamu düzeninin bozulmasına yol açabilecek bir gerginliğe sebebiyetverdiğine dair bir tespiti ve değerlendirmesi bulunmamaktadır. Dolayısıylasomut olayın koşullarında barışçıl bir protesto gösterisi sırasında başvuruyakonu afişin asılması nedeniyle başvurucunun idari para cezası ilecezalandırılmasının zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı ilgili veyeterli gerekçe ile ortaya konulamamıştır.
48. Ayrıca barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasındakınanabilir bir olaya karışmayan kişilere en hafif kabul edilecek cezanın dahiuygulanması caydırıcı etki doğurabilecektir (OsmanErbil, §§ 51, 71; Ömer FarukAkyüz, § 60).
49. Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, somut olayınkoşullarında başvurucuların toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkınayapılan müdahalenin demokratik toplum gereklerine uygun olmadığındanAnayasa’nın 34. Maddesinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
Kadir ÖZKAYA farklı gerekçeyle bu görüşe katılmıştır.
3. 6216 Sayılı Kanun’un50. Maddesi Yönünden
50. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. Maddesinin (1) numaralıfıkrasının ilgili bölümü ve (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde davaaçılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
51. 6216 sayılı Kanun’un 50. Maddesinin uygulanmasına ilişkinkabul edilen ilkeler için bkz. Mehmet Doğan([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60) başvurusu hakkında karar.
52. Başvurucular, ihlalin tespiti ile ayrı ayrı olmak üzere 219TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
53. Anayasa Mahkemesi başvurucuların idari para cezası ilecezalandırılmasının zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamadığı sonucunaulaşarak toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine kararvermiştir. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin ilgili sulh ceza hâkimliklerininkararlarından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
54. Bu durumda toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkınınihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmaktadır. Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216sayılı Kanun’un 50. Maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin vesonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda yeniden yargılamasürecinde mahkemelerce yapılması gereken iş, öncelikle ihlale yol açan mahkemekararının ortadan kaldırılmasından ve ihlal kararı verilmesinin nedenlerinigideren, Anayasa Mahkemesince belirtilen ilkelere uygun yeni bir kararverilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılamayapılmak üzere Ankara 6. Sulh Ceza Hâkimliği ile Ankara 5. Sulh CezaHâkimliğine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
55. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlalinedeniyle yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesinin yeterli giderimsağladığı değerlendirildiğinden tazminat taleplerinin reddine karar verilmesigerekir.
56. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 2.475TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL yargılama giderinin başvurucuBurcu Bardakcı’ya; 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşanyargılama giderinin ise başvurucu Erdem Yinanç’aödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlaledildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 34. Maddesinde güvence altına alınan toplantı vegösteri yürüyüşü düzenleme hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemehakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılamayapılmak üzere Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliğine (D. İş 2016/1944) ve Ankara 6.Sulh Ceza Hâkimliğine (D. İş 2016/1993) GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE,
E. 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.714,50 TL yargılama giderinin başvurucu Burcu Bardakcı’ya,2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin ise başvurucu Erdem Yinanç’a ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine veMaliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE11/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
FARKLI GEREKÇE
Başvuruya konu olayda; bir protesto eylemi sırasında üniversiteyerleşkesi içerisinde okul binası duvarına afiş asan başvurucular adına, 5326sayılı kabahatler Kanununun 42. maddesi uyarınca 219 TL idari para cezasıuygulanmıştır. Başvurucular, cezanın iptal edilmesi istemiyle yaptıklarıitirazın reddi üzerine de bireysel başvuruda bulunmuşlardır.
Mahkememiz çoğunluğunca, olayda, idarenin ya da Hâkimliklerin,Fakülte Yerleşkesinde gerçekleştirilen toplantının barışçıl olmadığına, kamudüzeninin bozulduğuna veya bozulma tehlikesinin ortaya çıktığına, eğitiminaksadığına ya da yaptırım konusu afişin asılı kaldığı süre boyunca kamudüzeninin bozulmasına yol açabilecek bir gerginliğe sebebiyet verdiğine dairbir tespit ve değerlendirmelerinin bulunmaması nedeniyle söz konusu afişinasılması eylemi için başvurucuların idari para cezası ile cezalandırılmalarınınzorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık gelmediği gerekçesiyle başvurucularıntoplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme haklarının ihlal edildiğine kararverilmiştir.
Mahkememiz çoğunluğunca kabul edilen ihlal gerekçesine,kabahatler hukukuna ilişkin olarak 21.03.2019 günlü ve 2015/1051 başvurunumaralı kararda kullandığım karşı oyumda belirttiğim nedenlerle katılmamaklabirlikte, başvurunun karara bağlandığı tarih itibarıyla, aynı veya benzerkonulara ilişkin olarak yapılan başvurularda Anayasa Mahkemesince istikrarlıbir biçimde ihlal kararları veriliyor olması, dolayısıyla bu konudaki AnayasaMahkemesi görüşünün yerleşik hale gelmiş olması nedeniyle ihlal kararına sonucuitibarıyla katılıyorum.
Üye
Kadir ÖZKAYA