TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
BURHAN AKBAY BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/6777)
Karar Tarihi: 11/1/2017
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Nuri NECİPOĞLU
Hasan Tahsin GÖKCAN
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör Yrd.
:
Gökçe GÜLTEKİN
Başvurucu
:
Burhan AKBAY
Vekili
:
Av. Mustafa ERASLAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 13/5/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının18/4/2006 tarihli iddianamesiyle kasten adam öldürme ve kasten yaralamasuçlarından kamu davası açılmış, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2/10/2007tarihli kararı ile başvurucunun atılı suçları işlediği gerekçesiylecezalandırılmasına karar verilmiştir. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 1. CezaDairesinin 27/1/2009 tarihli ilamıyla bozulmuştur. Bozma üzerine yapılanyargılama sonucunda başvurucu, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/9/2009tarihli kararı ile atılı suçlardan cezalandırılmış; karar tekrar temyizedilmiştir. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 1/11/2011 tarihli ilamıyla İlk DereceMahkemesi kararı bozulmuştur. Bozma üzerine tekrar yapılan yargılamada,İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/6/2012 tarihli kararıyla başvurucununatılı suçlardan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu kararın temyiziüzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 5/11/2013 tarihli ilamıyla kasten öldürmesuçu yönünden kurulan hükmün onanmasına, kasten yaralama suçu yönünden kurulanhükmün ise dava zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle bozulmasına ancak bu hususyeniden yargılama gerektirmediğinden açılan kamu davasının düşürülmesine kararverilmiştir.
8. Kararın kesinleştirme işlemi, Mahkemece 12/12/2013 tarihindeyapılmıştır.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
9. Mahkemenin 11/1/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
10. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
11. Dava açma ya da kanun yollarına başvuru için belli sürelerinöngörülmesi, bu süreler dava açmayı imkânsız kılacak ölçüde kısa olmadıkçahukuki belirlilik ilkesinin bir gereğidir ve mahkemeye erişim hakkına aykırılıkoluşturmaz. (Remzi Durmaz, B. No: 2013/1718, 2/10/2013,§ 27).
12. Bireysel başvuruların 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47.maddesinin (5) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün64. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiğitarihten, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibarenotuz gün içinde yapılması gerekmektedir. Anılan düzenlemelerde başvuru yoluöngörülen durumlarda bireysel başvuru süresinin başlangıcına ilişkin olarak "başvuru yollarının tüketildiği tarih"tensöz edilmekte ise de haberdar olunmayan bir hususta başvuru yapılamayacağıdikkate alınarak bu ibarenin "nihai kararın gerekçesinin öğrenilebildiği tarih" olarak anlaşılması gerekir.Bu öğrenme, somut olayın özelliklerine göre farklı şekillerde gerçekleşebilir.
13. Bireysel başvuru süresi bakımından "nihai kararıngerekçesinin tebliği", öğrenme şekillerinden biridir (Mehmet Ali Kurtuldu, B. No: 2013/5504,28/5/2014, § 27). Ancak öğrenme, gerekçeli kararın tebliği ile sınırlı olarakgerçekleşmez; başka şekillerde de öğrenme söz konusu olabilir. Bu kapsamdanihai kararın gerekçesinin "dosyadan suret alınması" gibi hâllerdeöğrenilmesi de mümkündür. Başvurucuların nihai kararın gerekçesini"öğrendiklerinibeyan ettikleri tarih" de bireysel başvuru süresinin başlangıcı olarak elealınabilir (İlyas Türedi, B. No:2013/1267, 13/6/2013, §§ 21, 22).
14. Diğer yandan nihai kararın gerekçesi öğrenilmemiş olmaklabirlikte sonucunun öğrenildiği durumlar da söz konusu olabilir. Böyle birdurumda sonucu öğrenilen nihai kararın gerekçesine derece mahkemesinden kesinolarak erişilebilmesi mümkün ise bireysel başvuru süresinin sonucun öğrenildiğitarihten itibaren başlatılması gerekir (AydınSelçuk, B. No: 2014/3194, 20/11/2014, § 24; Özgür Çapkın, B. No: 2014/2546,30/12/2014, § 24; Halil Aslan, B.No: 2014/3038, 10/12/2014, § 38).
15. Nihai kararın gerekçesinin öğrenilemediği veya nihai kararınsonucunun öğrenilip gerekçesinin kesin olarak öğrenilme imkânının eldeedilemediği hâllerde başvuru süresinin hangi tarihten başlayacağınınbelirlenmesi gerekir. Aksi hâlde sınırsız bir başvuru süresi söz konusuolabilecektir. Bu kapsamda yapılacak değerlendirmede sürenin başlangıçtarihinin, başvurucuların özen yükümlükleri ile mahkemeye erişim haklarınınaşırı sınırlanmaması hususlarının birlikte dikkate alınması gerekir.
16. Başvurucuların bireysel başvuruda bulunmak amacıyla dava vebaşvurularını takip etmek için gerekli özeni gösterme yükümlülüğü vardır.Bu yükümlülük kapsamındailk derece mahkemesine fiilen ulaşan nihai kararın gerekçesini öğrenmekonusunda gerekli özeni gösterme sorumluluğu başvuruculara aittir. Diğer birifadeyle başvurucular veya vekillerinin ilk derece mahkemesine ulaşan kararınbir örneğini almak için özenli davrandıklarını kanıtlamaları gerekir (Fatma Gökot, B.No: 2013/5697, 21/4/2016, § 50).
17. Yargıtay Ceza Daireleri tarafından verilen kararlarıntaraflara tebliğine ilişkin bir düzenleme mevzuatta bulunmamaktadır. Cezayargılamasında nihai kararın tebliğ edilmediği durumlarda kararın derecemahkemesine ulaşmasından ve böylece gerekçesinin erişilebilir olmasından sonraözen yükümlülüğü kapsamında makul bir süre içinde bireysel başvuru yapmakisteyen ilgililerden karara erişmeleri ve karar gerekçesini öğrenmeleribeklenir. Bu kapsamda erişilebilir olan nihai kararın en geç üç ay içindeilgilileri tarafından bilindiği ve gerekçesinin öğrenildiği kabul edilmelidir.Aksi tespit edilmediği sürece bireysel başvuru için 6216 sayılı Kanun'da öngörülenotuz günlük başvuru süresi bu tarihten itibaren başlayacaktır (A.C. ve diğerleri [GK], B. No:2013/1827,25/2/2016, § 30; Fatma Gökot, § 51).
18. Somut olayda İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/6/2012tarihli kararı, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 5/11/2013 tarihli ilamıyla kastenöldürme suçu yönünden onanmış, kasten yaralama suçu yönünden ise davazamanaşımının dolduğu gerekçesiyle bozulmuş, bu hususun yeniden yargılamagerektirmemesi sebebiyle açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş vekarar aynı tarihte kesinleşmiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP)yapılan araştırmada Yargıtay ilamının en geç kesinleştirme şerhiningerçekleştirildiği, 12/12/2013 tarihinde Mahkemeye ulaştığı görülmüştür. Diğerbir ifadeyle başvurucunun nihai kararın içeriğine erişme imkânını en geç12/12/2013 tarihinde elde ettiği anlaşılmıştır.
19. Nihai kararın içeriğine erişme imkânının elde edildiği12/12/2013 tarihinden itibaren özen yükümlüğü kapsamında kararın içeriğininöğrenildiği kabul edilen üç aylık sürenin sonundan başlayan otuz günlükbireysel başvuru süresi içinde en geç 11/4/2014 tarihine kadar başvurucutarafından bireysel başvuruda bulunulması gerekirken başvuru süresi geçtiktensonra 13/5/2014 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır.
20. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlikkoşulları yönünden incelenmeksizin süreaşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın süre aşımı nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA11/1/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.