TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
BURHAN EKİNCİ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2018/31927)
Karar Tarihi: 16/9/2020
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Burhan ÜSTÜN
Muammer TOPAL
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Volkan ÇAKMAK
Başvurucular
:
1. Burhan EKİNCİ
2. Davut DEMİR
3. Hasan ÖZEN
4. Siraç VURAL
Başvurucular Vekili
:
Av. Bülent TAN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, kadastro tespitine itiraz davasınınsonuçlanmaması nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 2/11/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alanailişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesinekarar verilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
7. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyleilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucuların davalı konumunda bulunduğu ve 11/6/2010tarihinde açılmış bulunan kadastro tespitine itiraz davası Derik KadastroMahkemesi nezdinde derdest durumdadır.
9. Başvurucular makul sürede yargılanma haklarının ihlaledildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
10. Mahkemenin 16/9/2020 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucularınİddiaları
11. Başvurucular, makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebindebulunmuştur.
B. Değerlendirme
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
12. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığıanlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. EsasYönünden
13. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarakdavanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icraaşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılamasıdevam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esasalınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50, 52).
14. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanınkarmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri,§§ 41-45).
15. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzerbaşvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında 2010 yılından bu yanasonuçlanmadığı anlaşılan davaya ilişkin yargılama süresinin makul olmadığı sonucunavarmak gerekir.
16. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine kararverilmesi gerekir.
3. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
17. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir.”
18. Başvurucular, ihlalin tespiti ile manevi tazminatakarar verilmesi talebinde bulunmuştur.
19. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiği sonucuna varılmıştır.
20. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevizararları karşılığında başvuruculara müştereken 15.000 TL manevi tazminatödenmesine karar verilmesi gerekir.
21. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.294,70 TL yargılama giderininbaşvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir..
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğineilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makulsürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvuruculara net 15.000 TL manevi tazminatınMÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 294,70 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşantoplam 3.294,70 TL yargılama giderinin başvuruculara MÜŞTEREKENÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucularınHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin bilgi için Derik KadastroMahkemesine (E.2014/6) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 16/9/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.