TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ÇAĞRI TUR SEY. TAŞ. LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/8880)
Karar Tarihi: 6/10/2015
R.G. Tarih-Sayı: 20/11/2015-29538
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Hicabi DURSUN
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör Yrd.
:
İsmail Emrah PERDECİOĞLU
Başvurucu
:
Çağrı Tur Sey. Taş. Ltd. Şti.
Vekili
:
Av. Gökçe GARİPCAN OCAK
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, yasanın açıkhükmüne ve yerleşik içtihatlara aykırı olarak salınan vergi asıl ve vergicezalarına ilişkin açılan iptal davasının reddi ve ret kararı sonucu yapılanhacizler nedeniyle mülkiyet hakkının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğiiddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 4/12/2013 tarihindeİstanbul Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerininidari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun, Komisyonasunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm BirinciKomisyonunca 27/2/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
4. Başvuru formu ve ekleri ilebaşvuruya konu olan yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen olaylar özetleşöyledir:
5. Başvurucu Balıkesir iliEdremit ilçesinde okul aile birliğinden kiraladığı bir okul kantininiişletmektedir.
6. Edremit Vergi DairesiMüdürlüğünce, kiralanan kantin için 2007 yılı vergilendirme dönemi kiraödemelerinde başvurucunun sorumlu sıfatıyla %18 katma değer vergisi (KDV) tevkifatı yapmadığı ve beyanname vermediği gerekçesiyletakdir komisyonu kararlarına istinaden resen KDV ve vergi cezaları tarhedilmiştir.
7. Başvurucu, resen tarh edilenKDV ve vergi cezalarının terkinine karar verilmesi istemiyle 27/4/2011tarihinde Balıkesir Vergi Mahkemesinde açtığı davada 25/10/1984 tarihli ve 3065sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17. maddesinin 4/d bendinde iktisadiişletmelere dâhil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işleminin katma değervergisinden istisna edildiğini, okul aile birliklerinin tüzel kişiliğinin veiktisadi işletme niteliğinin bulunmadığını, bu nedenle okul kantini kiralanmasıişleminin istisna kapsamında olduğunu belirtmiştir.
8. Yargılama sonunda BalıkesirVergi Mahkemesi, 26/10/2011 tarihli ve E.2011/596, K.2011/896 sayılı kararı ile“…okul aile birliklerinin iktisadi işletmeniteliğinde olmadığı ve bu nedenle iktisadi işletmeye dahil olmayan işletmehakkının kiraya verilmesi işleminin istisna kapsamında olduğu iddia edilmekteise de yukarıda belirtilen gerekçeler ile uyuşmazlıkta gayrimenkul kiralamaişlemi yerine işletme hakkı kiralama faaliyeti bulunduğundan ve işletmehakkının kiralanması faaliyetinin katma değer vergisinden istisna edildiğineilişkin yasada istisna hükmü yer almadığından, okul aile birliğinin iktisadiişletme niteliği bulunmasa dahi dava konusu yapılan işletme hakkı kira ödemelerindenkatma değer vergisi tevkifatı yapılması gerektiğisonucuna ulaşılmıştır.” gerekçesine dayanarak davanın reddinehükmetmiştir.
9. Başvurucu, İlk DereceMahkemesi kararına itiraz etmiş; itiraz sonucunda Bursa Bölge İdare Mahkemesi,20/3/2012 tarihli ve E.2012/415, K.2012/949 sayılı kararla itirazın reddine vekararın onanmasına hükmetmiştir.
10. Karar düzeltme yolunabaşvurulmaması üzerine İlk Derece Mahkemesinin kararı 20/3/2012 tarihindekesinleşmiştir.
11. Edremit Vergi Dairesi, yukarıdayer alan yargılama sürecinin sonuçlanmasının ardından 6/1/1982 tarihli ve 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin 5 numaralı fıkrasıuyarınca Mahkeme kararına göre kesinleşen vergi ve vergi cezalarına ilişkinikinci bir ihbarnameyi, bir ay içinde ödeme yapılmaması üzerine de 10/4/2012tarihli ödeme emrini düzenlemiştir.
12. Başvurucu, adına düzenlenenve kendisine 13/4/2012 tarihinde tebliğ edilen söz konusu ödeme emri üzerineBalıkesir Vergi Mahkemesinde 20/4/2012 tarihinde açtığı davada, 4/1/1961tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılıAmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca ammealacağının tahsili yoluna gidilebilmesi için usulüne uygun tarhiyatın yapılıpmükellefe tebliğ edilmesi gerektiğini ancak dava konusu tarh edilen vergilerinusulüne uygun olarak tebligatının yapılmadığını ve bu nedenle borcunkesinleştiğinden bahsedilemeyeceğini ileri sürmüş, ödeme emrinin iptaledilmesini istemiştir.
13. Balıkesir Vergi Mahkemesi9/8/2012 tarihli ve E.2012/306, K.2012/586 sayılı kararı ile “…Dava dosyasının incelenmesinden, 2007 dönemine aitdavacı şirket tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi gereken katma değervergilerinin süresi içerisinde beyan edilmediğinin anlaşılması üzerinedavacının takdir komisyonuna sevk edildiği, takdir komisyonunca belirlenenmatrahlar üzerinden yapılan tarhiyatların Balıkesir Vergi Mahkemesinin 2011/596esas nolu dosyasında dava konusu yapıldığı vemahkemece 26.10.2011 tarih ve 2011/896 nolu karar iledavanın reddine karar verildiği, karara karşı yapılan itiraz üzerine BursaBölge İdare Mahkemesi’nce 20.03.2012 tarih ve E:2012/415, K:2012/949 sayılıkarar ile anılan mahkeme kararının onandığı, davalı idarece de 2577 sayılıyasanın 28.maddesinin 5.fıkrası uyarınca anılan mahkeme kararına göre tespitedilen vergi ve cezalara ilişkin ikinci ihbarname düzenlenerek 06.01.2012tarihinde davacıya tebliğ olunduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davalıidarece tebliğ edilen ikinci ihbarnamede gösterilen vergi alacağı, cezası vegecikme faizinin bir aylık ödeme süresi içerisinde ödenmediği ve alacaklıtahsil dairesi tarafından alacağın cebren tahsiline başlandığı görüldüğünden,dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.” gerekçesine dayanarakdavanın reddine hükmetmiştir.
14. Başvurucu İlk DereceMahkemesinin davayı reddetmesi üzerine Bursa Bölge İdare Mahkemesine itirazdabulunmuş ancak itirazı 7/2/2013 tarihli ve E.2012/3673, K.2013/516 sayılı onamailamı ile reddedilmiştir.
15. Başvurucu bu defa karardüzeltme isteminde bulunmuş, bu istemi de Bursa Bölge İdare Mahkemesinin25/9/2013 tarihli ve E.2013/1981, K.2013/2975 sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
16. Karar düzeltme talebininreddine ilişkin ilam, başvurucuya 5/11/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.
17. Başvurucu 4/12/2013tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. İlgiliHukuk
18. 6183 sayılı Kanun’un “Ödemeemrine itiraz” kenar başlıklı 58. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:
“Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığıveya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihindenitibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergiitiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtirazın şekli, incelenmesi veitiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbikolunur.”
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
19. Mahkemenin 6/10/2015tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 4/12/2013 tarihli ve 2013/8880numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
20. Başvurucu, okul aile birliğindenkiraladığı kantini işletmekte iken 2007 yılı vergilendirme döneminde kiraödemesinden KDV tevkifatı yapmadığı gerekçesiylehakkında resen tarh edilen KDV’ye ve kesilen vergi ziyaıcezasına karşı açtığı davanın Danıştayın yerleşikiçtihadına aykırı olarak reddedildiğini, okul aile birlikleri için kantinkiralama işlemlerinin KDV'den istisna tutulduğunu, açtığı davanın reddedilmesiüzerine Mahkeme kararının icra edilmesi amacıyla Edremit Vergi DairesiMüdürlüğünce hakkında düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle Balıkesir VergiMahkemesinde açtığı davada okul aile birliklerinden kantin kiralamaişlemlerinin KDV'den istisna tutulduğuna ilişkin Danıştayınyerleşik içtihadının dikkate alınmadığını, ödeme emrine konu olan borçnedeniyle ticari araçlarının haczedildiğini belirterek kanun önünde eşitlikilkesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş; ihlallerin tespitedilmesi hakkında bir tedbire ivedilikle karar verilmesini, tedbire kararverilmediği takdirde tazminata hükmedilmesini ve yeniden yargılama yapılmasınakarar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme
21. Başvuru formu ve ekleriincelendiğinde başvurucunun başvuru konusu yaparak Anayasa Mahkemesi önünegetirdiği olayların iki ayrı yargılama sürecini içerdiği anlaşılmaktadır. Busüreçlerden ilkini, yerleşik Danıştay içtihatlarına aykırı olarak tarh edildiğiiddia edilen verginin ve vergi cezasının iptali istemiyle Balıkesir VergiMahkemesinde açılan dava, ikincisini ise ilk açılan davanın reddedilmesiüzerine tarh edilen vergi ile vergi cezasının tahsil edilmesi amacıyladüzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle aynı Mahkemede açılan davaoluşturmaktadır. Bu nedenle başvurucunun şikâyetleri iki ayrı başlık altındadeğerlendirilmiştir.
1. Balıkesir Vergi Mahkemesinin E.2011/596sayılı Dava Dosyasında Yürütülen Yargılama Yönünden
22. Başvurucu, okul ailebirliğinden kiraladığı kantini işletmekte iken 2007 yılı vergilendirmedöneminde kira ödemesinden KDV tevkifatı yapmadığıgerekçesiyle hakkında resen tarh edilen KDV’ye ve kesilen vergi ziyaı cezasına karşı Balıkesir Vergi Mahkemesinde açtığıdavanın reddedilmesinin Danıştayın yerleşikiçtihadına aykırı olduğunu belirtmiş ve okul aile birlikleri için kantinkiralama işlemlerinin KDV'den istisna tutulduğunu, Mahkemece bu hususun dikkatealınmadığını ifade etmiş bu nedenle mülkiyet ve adil yargılanma haklarınınihlal edildiğini ileri sürmüştür.
23. 30/3/2011 tarihli ve 6216sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'ungeçici 1. maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:
"Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem vekararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler."
24. Anılan Kanun hükmü uyarıncaAnayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin başlangıcı 23/9/2012 tarihiolup Mahkeme, ancak bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlaraleyhine yapılan bireysel başvuruları inceleyebilir. Niteliği itibarıyla kamudüzenine ilişkin olan ve bu başvuru şartını taşımayan bireysel başvurularınincelenebilmesi mümkün değildir.
25. Anayasa Mahkemesinin zamanbakımından yetkisi için kesin bir tarihin belirlenmesi ve Mahkemenin yetkisiningeriye yürür şekilde uygulanmaması hukuk güvenliği ilkesinin gereğidir (Zafer Öztürk, B. No. 2012/51, 25/12/2012,§ 18).
26. Somut olayın incelenmesi neticesindebaşvurucu tarafından resen tarh edilen KDV’nin ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemi ile açılan davanın BalıkesirVergi Mahkemesinin 26/10/2011 tarihli kararıyla reddedildiği, itiraz üzerinekararın Bursa Bölge İdare Mahkemesinin 20/3/2012 tarihli ilamıyla onandığıtespit edilmiş; karar düzeltme talebinde de bulunulmaması üzerine kararınAnayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi dışında kalan 20/3/2012 tarihindekesinleştiği anlaşılmıştır.
27. Açıklanan nedenlerden dolayıbaşvuru konusu kararın 23/9/2012 tarihinden önce kesinleşmiş olduğununanlaşılmasıyla başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik şartlarıyönünden incelenmeksizin zaman bakımındanyetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
2. Balıkesir Vergi Mahkemesinin E.2012/306sayılı Dava Dosyasında Yürütülen Yargılama Yönünden
28. Başvurucu, 2007 yılıvergilendirme döneminde kira ödemesinden KDV tevkifatıyapmadığı gerekçesiyle hakkında resen tarh edilen KDV ve kesilen vergi ziyaı cezasına karşı açtığı davanın reddedilmesi üzerine budefa Edremit Vergi Dairesi Müdürlüğünce söz konusu borçların tahsili içindüzenlenen 22/9/2011 ödeme emrinin iptali istemiyle açtığı davanın yerleşikDanıştay içtihatlarına aykırı olarak reddedildiğini ileri sürmüştür.
29. Başvurucunun şikâyeti, İlkDerece Mahkemesinin yerleşik Danıştay içtihatlarına aykırı karar verdiğiiddiasına dayandığından yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı ve adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası kapsamında değerlendirilmiştir.
30. Anayasa’nın 36. maddesininbirinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargımercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanmahakkına sahiptir.”
31. Anayasa’nın 148. maddesinindördüncü fıkrası şöyledir:
“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlardainceleme yapılamaz.”
32. 6216 sayılı Kanun’un 48.maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğinekarar verebilir.”
33. 6216 sayılı Kanun’un 48.maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvurularınMahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurularkapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkinşikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.
34. Anılan kurallar uyarıncailke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay veolguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarınınyorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgilivarılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesinekonu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarınınadaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık bir takdir hatası içermesi ve budurumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlaletmiş olmasıdır. Bu çerçevede kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurularaçıkça keyfîlik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesinceincelenemez (Muhammet Kaplan, B.No: 2013/1586, 18/9/2013, § 21).
35. 6183 sayılıKanun'un 1. maddesine göre kamu alacakları; devlete ve diğer kamu tüzelkişilerine ait vergi, resim, harç, mahkeme masrafı, vergi cezası, para cezası,gecikme zammı ve gecikme faizi gibi alacaklardır. 6183 sayılı Kanun'un esası,vergiler başta olmak üzere kamu alacağını güvence altına almak ve ödenmediği takdirdekamu alacağını zora dayanarak devlet gücü ve memurları eliyle tahsil etmektir (Hilal Özkök, B. No: 2013/2420, 14/4/2014,§ 27).
36. Kamualacağını ödemekle yükümlü olan borçlunun, bu alacakla ilgili ödeme emriçıkartılması aşamasına gelmeden alacağın esasına ilişkin yargı mercilerinebaşvurma hakkı bulunmaktadır. Özel kanununda hüküm bulunan hâller için ödemevadesinde, yoksa 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesine göre tebliğden itibaren biraylık süre içinde yargı yerlerine başvurarak kamu alacağının esası, dava konusuedilebilecektir. Kamu alacağı esasının dava konusu edilmemesi veya dava konusuedilmesine rağmen alacakta hukuki sakatlık bulunmadığına karar verilmesidurumunda alacak kesinleşmiş olacak ve tahsili için ödeme emri düzenlenecektir.6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinin birinci fıkrasına göre bu aşamada ödemeemrine itiraz hâlinde mahkeme, davayı tahsile ilişkin olarak böyle bir borcunolmadığı, borcun kısmen ödendiği ve borcun zamanaşımına uğradığı nedenleriylesınırlı olarak inceleyebilecektir (AYM, E.2009/83, K.2011/29, 3/2/2011).
37. Başvurukonusu olayda başvurucu, ödeme emrine karşı açtığı davada ve verilen kararüzerine yaptığı itiraz ile karar düzeltme taleplerinde ihbarnamelerin kendisinetebliğ edilmediğini, kamu alacağının usulüne uygun kesinleşmediğini,valiliklere kantin kiralama işlemlerinin katma değer vergisinden istisnaedildiğini bildirilmesine karşın kendisi hakkında işlem tesis edildiğini, emsalmahkeme kararlarında katma değer vergisi tarhiyatı işlemlerinin iptal edildiğihususlarını ileri sürmüştür. Balıkesir Vergi Mahkemesi ise 9/8/2012 tarihlinihai kararında, başvurucuya tebliğ edilen ikinci ihbarnamede gösterilen vergialacağı ve cezası ile gecikme faizinin bir aylık süresi içinde ödenmediğini vealacaklı tahsil dairesi tarafından cebren tahsile başlandığını belirtmiş, bugerekçeyle dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığını ifadeederek ödeme emrine karşı açılan davayı reddetmiştir. Karara karşı yapılanitiraz ve karar düzeltme talepleri de Bursa Bölge İdare Mahkemesincereddedilmiş böylece karar kesinleşmiştir.
38. BalıkesirVergi Mahkemesi, uyuşmazlıkta ödeme emrinin hukuka uygun olduğu tespitiniyapmış ancak davanın esasına yönelik başvurucunun ileri sürdüğü iddiaları, 6183sayılı Kanun'un 58. maddesinde belirtilen “böylebir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı" kapsamındadeğerlendirmeyerek uyuşmazlığı çözüme kavuşturmuştur. Esasen de bu davanınkonusu, ilk açılan davada ileri sürüldüğü gibi tarh olunan vergi ve vergicezalarının yerleşik Danıştay içtihatlarına aykırı olduğu iddiası değil; tarhedilen vergilerin usulüne uygun tebligatının yapılmadığı, bu nedenle borcunkesinleşmediği iddiasıdır (bkz. § 12).
39. Adil yargılanmahakkı bireylere, dava sonucunda verilen kararın değil; yargılama sürecinin veusulünün adil olup olmadığını denetletme imkânı verir. Bu nedenle bireyselbaşvuruda adil yargılanmaya ilişkin şikâyetlerin incelenebilmesi içinbaşvurucunun yargılama sürecinde haklarına saygı gösterilmediği, bu çerçevedeyargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşler hakkında bilgisahibi olamadığı veya bunlara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatıbulamadığı, kendi delillerini ve iddialarını sunamadığı ya da uyuşmazlığınçözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi tarafındandinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğu gibi mahkeme kararının oluşumunasebep olan unsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal ya da açık keyfîliğe ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş olmasıgerekir. Somut olayda başvurucunun, ödeme emrinin iptali istemiyle açtığıdavada yargılama sürecinin hakkaniyete aykırı olduğuna dair bir bilgi ya dabelge sunmadığı, yalnızca mahkemece verilen kararın içeriğinin adil olmadığışikâyetini dile getirdiği anlaşılmaktadır (HilalÖzkök, § 31).
40. Açıklanannedenlerden dolayı başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yoluşikâyeti niteliğinde olduğu, derece mahkemesi kararının açık bir keyfîlik de içermediği anlaşıldığından başvurunun bukısmının, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A.Başvurucunun,
1.Balıkesir Vergi Mahkemesinin E.2011/596 sayılı dava dosyasında yürütülenyargılamaya ilişkin iddialarının zamanbakımından yetkisizlik,
2.Balıkesir Vergi Mahkemesinin E.2012/306 sayılı dava dosyasında yürütülen yargılamanınsonucu itibarıyla adil olmadığı yönündeki iddiasının açıkça dayanaktan yoksunolması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B.Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına
6/10/2015tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.