TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİBÖLÜM
KARAR
CELAL POLAT VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/2679)
Karar Tarihi: 16/11/2016
İKİNCİBÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Recai AKYEL
Raportör
:
Yakup MACİT
Başvurucular
:
1. Celal POLAT
2. Zafer DOK
3. Turhan İÇLİ
4. Mehmet Ali BAKİCİ
5. Abdulhamit AKARCA
6. Fermani KURTEL
7. Yücel YILKIRAN
8. Ramazan ORAL
9. Deniz ORAL
10. Suha SAĞLAM
11. Eyyüp DOĞAN
12. Muharrem KALIPCI
13. Ufuk GÜRBÜZ
14. Huriye DOK
Vekilleri
:
Av. Hasan TATAR
Av. Abdulhalik YÜCESOY
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1.Başvuru, Hazine tarafından açılan tazminat davasının kanun veusule aykırı değerlendirme yapılarak kabulüne karar verilmesi nedeniyle adilyargılanma hakkının; Mahkeme ve Yargıtay kararlarında davanın sonucunuetkileyecek esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle de gerekçeli kararhakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2.Başvuru 27/2/2014 tarihinde Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesivasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3.İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 25/7/2014 tarihinde,başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
4.Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için 24/10/2014 tarihindeAdalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 24/11/2014 tarihliyazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulangörüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UlusalYargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
6.Türkiye çapında faaliyet gösteren A.K. Derneğinin (Dernek)Genel Yönetim Kurulu üyesi ve çeşitli şubelerinde başkanlık yapan başvurucularaleyhine eşya piyangosunda toplanan yardım paralarının bir kısmını usulsüz birşekilde A.K. Vakfına (Vakıf) aktardıkları iddiasıyla Hazine tarafından tazminatdavası açılmıştır.
7. Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi, 31/10/2006 tarihli veE.2004/483, K.2006/357 sayılı kararı ile davayı reddetmiştir. Kararın ilgilikısmı şöyledir:
"...
Davacının iddiası, davalının savunması vetekmil dosya kapsamı karşısında; dava dosyası bilirkişi kuruluna tevdiedilmiştir.
Hukukçu Kırıkkale Üniversitesi Ticaret BölümüÖğretim Görevlisi F.O. ve Emekli Sayıştay Baş Deneticisi Yeminli Mali MüşavirM.G. tarafından; 24/5/2005, 22/9/2005, 6/4/2006 ve 10/10/2006 tarihli raporlardüzenlenmiştir.
Düzenlenen raporlarda; “…2860 sayılı Kanunun24.maddesinde öngörülen % 40 sınırının aşılmadığı, Vakfa devir edilen 81.000TL'nin protokol hükümlerine göre, satış bedelinin % 40 ı olduğu, Vakıftarafından toplam 202.500 TL'lik bilet satışının yapıldığı, Vakfa verilecekbedelin 81.000 TL olduğu, bu meblağın, hizmet karşılığı ödenen miktar olduğu,Vakıf tarafından 81000 adet bilet satıldığı, bunun ise satılan 154.744 adetbiletin % 52,35 i olduğu, 81.000 TL'nin hizmet bedeli karışlığında aktarıldığı,protokol hükümlerine uygun bulunduğu, Dernek zararının söz konusu olmadığı,Kamu zararından söz edilemeyeceği…” tespit edilmiştir.
Usul ve Yasaya uygun, Yargıtay denetimineelverişli, hüküm oluşturmaya uygun bu bilirkişi raporu, Mahkememizce kabuledilmiştir.
Bu olgular karşısında;
Dava dışı A.K. Derneği tarafında, dava dışıA.K. Vakfına piyango bilete satışından dolayı hizmet karşılığı 81.000 TLödenmiştir. Yapılan ödeme, protokol hükümlerine göre yapılmıştır.
Dava dışı A.K. Vakfı tarafından 81000 adetbilet satılmıştır. Vakıf tarafından, satılan biletlerin bedel toplamı 202.500TL'dir. Protokol hükmü gereğince, satış bedelinin % 40 ı, satışı yapan davaA.K.Vakfına ödenmesi gerekmektedir. 202.500 TL'nin % 40 ı, 81.000 TL'dir Yapılanödeme, hizmet karşılığı yapılmıştır.
Gerek Ankara 5.Sulh Ceza Mahkemesinin 8/5/2003tarihli ve E.2003/33, K.2003/478 sayılı kararı ve gerekse Ankara Asliye19.Hukuk Mahkemesinin 12/4/2005 tarihli ve E.2002/66, K.2005/125 sayılı emsalkararı, Yargıtay Yüksek 4.Hukuk Dairesinin 25/9/2006 tarihli ve E.2005/10946,K.2006/9694 sayılı bu kararın onanmasına ilişkin emsal ilamı, mahkememizcekabul edilen bilirkişi raporu, Ankara 24.Asliye Ceza Mahkemesinin eskiE.2002/1195 ve yeni E.2005/176 sayılı dava dosyasında düzenlenen bilirkişiraporları, mütalaa raporları karşısında; davacının istemi yerindegörülmemiştir. Dernek zararı ve kurum zararı yoktur. Yapılan ödeme, 2860 sayılıKanunun 24. maddesine ve protokol hükümlerine uygundur. Davacının davasınınreddine karar verilmesi gerekmektedir.
..."
8.Temyiz üzerine karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 5/2/2008tarihli ve E.2007/742, K.2008/1146 sayılı ilamı bozulmuştur. İlamın ilgilikısmı şöyledir:
"...
Dava, tazminat istemine ilişkindir. Davacıbakanlık tarafından 2860 sayılı Yardım Toplama Yasası gereğince A.K. Derneği'neeşya piyangosu için izin verildiği, davalıların dernek sorumlu kurulu ve yardımtoplama yetki belgesi verilen kişiler oldukları, A.K. Vakfına piyangogelirinden aktarılan ve yasa gereği devlet malı sayılan 81.000 TL’nin davakonusu edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece dernek zararı bulunmadığı, vakfayapılan ödemenin yasal olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Konu ile ilgili olarak 2860 sayılı Yasayamuhalefet eylemi nedeniyle valilik tarafından davalılara 17/2/2004 tarihlikararla idari para cezası verildiği, Dernekler Yasasına muhalefet yönündenaçılan kamu davasında ise, ceza mahkemesince oniki davalı hakkında mahkumiyetkararı altı davalı hakkında ise beraat kararı verildiği, kararın temyizincelemesinde olduğu anlaşılmaktadır. Karar gerekçesinde piyango masraflarınınciddiyetten uzak ve denetime elverişsiz olduğu, yasadaki masraf oranının sondamlasına kadar kullanıldığı belirtilerek derneğin zarara uğratıldığı kabuledilmiş, altı davalının ise başka illerde şube yöneticisi olmaları nedeniyleDernekler Yasasına aykırılıktan beraatlerine karar verilmiş, Yardım ToplamaYasasına aykırılık eylemleri hakkında ise tefrik kararı bulunduğuaçıklanmıştır.
B.K’nun 53. maddesine göre hukuk mahkemesi,ceza mahkemesinin maddi olguya ilişkin belirlemeleri ile bağlıdır. Bu yasaldüzenleme ile somut olayın özellikleri değerlendirildiğinde Ankara 24. AsliyeCeza Mahkemesinin E.2005/176, K.2006/941 sayılı dosyasının kesin hükmebağlanmasının beklenmesi gerekmektedir. Başka illerde şube yöneticisiolandavalılaryönündeniseanılancezadosyasındakidelillerde incelenip irdelenerek ve beraat kararının Yardım Toplama Yasasınaaykırılıktan olmadığı ve bağlayıcı bulunmadığı gözetilerek sorumluluklarıbulunup bulunmadığı konusunda bilirkişi raporu alınarak ve varılacak uygunsonuç çevresinde bir karar verilmelidir.
Mahkemece ceza dosyasının kesin hükmebağlanması beklenmeden, ceza dosyası içindeki deliller incelenmeden ve valilik tarafındanverilen idari para cezaları tartışılmadan eksik inceleme ile davanınreddedilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
..."
9.Bozma üzerine dosya, Mahkemenin E.2008/307 sırasınakaydedilmiş; bozma ilamına uyan Mahkeme 4/12/2012 tarihli ve K.2012/515 sayılıkararı ile davalı başvurucular açısından davanın kabulüne, bir kısım davalıaçısından da reddine karar vermiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:
"...
A.K. Derneği 1/6/2002 tarihinde Eşya PiyangosuOrganizasyonu düzenlemiştir. Alınan izinde eşya piyangosununun davalılarFermaniKurtel, Turhan İçli, Eyüp Doğan, Yücel Yılkıran ve Mehmet Ali Bakici'ningözetim ve denetiminde yapılması, öngörülmüştür.
Eşya piyangosuna aitbiletlerin Türkiyegenelinde satışının sağlanması içinde,önceden görevlendirilen davalılara ekolarakdiğer davalılar Süha Sağlam, Muharrem Kalıpçı, Abdülhamit Akarca, UfukGürbüz, Celal Polat, RamazanOral, M.K.D., A.A., A.Ç., H.A., İ.M.T., M.Ü. veY.T. görevlendirilmiştir.İçişleri Bakanlığının 28/3/2002 tarihli ve 72069sayılıyazıları ileiş bu davalılarayardım toplama yetki belgesi verilmiştir.
Mahkememizce kabul edilen bilirkişi raporunagöre; A.K. Derneği tarafından düzenlenen eşya piyangosu organizasyonu içintoplam; 154744 adet bilet satılmıştır. Toplanan bedel 386.860 TL'dir.
Toplam satılan 154744 adet biletin,17973adediİş Bankası tarafından satılmıştır. 41146 adedi Ziraat Bankası tarafındansatılmıştır. 21881 adet biletteA.K. Derneği tarafından satılmıştır.
Buna göre;organizasyonu düzenleyenler tarafındansatılanbiletsayısı 73744'dür.Buna rağmen, 154744 adet biletintamamıorganizasyonu düzenleyen17 kişi tarafındansatıldığı gösterilerek satışta görevlendirilen bu kişilereemek ve masraf kaşılığı adı altında, 61.372,25 TLödeme yapılmıştır.
Diğer taraftan, 154744 adet bilet A.K. HizmetVakfıtarafından satıldığı gösterilerek,A.K. Hizmet Vakfına 81.000 TL bedelaktarılmıştır.
Diğer taraftan kaldıki; Ziraat Bankası ve İşBankası aracılığıyla satılan toplam;59119 adet biletten dolayıA.K. Derneğitarafındaniş bu bankalarahiç bir masraf ödenmemiştir.
Buna rağmen A.K. Derneği tarafından mükerrerödemelerve fazla ödemeler yapılmıştır.Banka tarafından masrafsız olarak satılanbiletler içinde hem organizasyonda görev yapanlara hemde vakfa ödemeleryapılmıştır.
A.K. Derneği tarafından A.K. Hizmet Vakfınaaktarılan 81.000 TLbedel2908 sayılı kanunun85/2 maddesine aykırılık teşkiletmektedir. 2860 sayılı Kanunun 28.maddesi gereğince; iş bu bedel, kamuzararını oluşturmakdadır. İş bu kamu zararından iş bu davalılar sorumludur.
Davacı idarenin davalılardan talep edebileceğibedel 81.000 TL'dir.İş bu bedele kamu zararının meydana geldiği 25/6/2002tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmalıdır.
Her nekadarA.K. Hizmet Vakfı23/11/2011tarihindeA.K. Derneğine 51.231,43 TL ödemişisede; iş bu bedel81.000 TL bedeldendüşülmemiştir. Zira;A.K. Hizmet Vakfıiş bu bedeli A.K. Derneğinebağışlamıştır.Yapılan ödemegeri ödeme olmayıp bağış olduğundan mahkememizce dikkatealınmamıştır. Davalıların bu yöndeki itirazlarına mahkememizce itibaredilmemiştir.
Bu olgular karşısında; davacınıniş budavalılara yönelik davasında davacının davasının kabulüne karar vermekgerekmiştir.
..."
10. Temyiz üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 7/5/2013 tarihlive E.2013/3020, K.2013/8229 sayılı ilamıyla yargılama gideri ile ilgili kısımdüzeltilmek suretiyle hüküm onanmıştır.
11. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 23/12/2013 tarihli veE.2013/16231, K.2013/20342 sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
12.Ret kararı 29/1/2014 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiş,27/2/2014 tarihinde başvurucular tarafından bireysel başvuruda bulunulmuştur.
13. Bu arada başvurucular Zafer Dok, Deniz Oral ve Huriye Dok'unmurisi M.K. Dok ile diğer başvurucular hakkında Derneği zarara uğratmaksuçundan Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2005/176 sayılı dosyasında davaaçılmış; Mahkeme 14/11/2006 tarihli ve K.2006/941 sayılı kararı ile sanıkların6/10/1983 tarihli ve 2908 sayılı mülga Dernekler Kanunu'nun 85. maddesininikinci fıkrası gereği cezalandırılmalarına ve cezanın ertelenmesine kararvermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...
Mahkememizin kanaatine göre; Her iki olaydadernek zarara uğratılmıştır.
Piyango GelirininDağıtılması:
Dernekler kanunu ve medeni kanunun ilgilihükümlerin birlikte değerlendirildiğinde açıkça görüleceği gibi, derneklerkazanç paylaşma dışında kanunlarla yasaklanmayan belirli ve ortak bir gayeyigerçekleştirmek üzere bir araya gelen gerçek kişilerin oluşturdukları tüzelkişiliklerdir. Dernek organlarında görev alarak daha aktif çalışma konusundaistekli üyelerin bu organlarda görev alarak çalıştıkları, bu kişilerinçalışmalarında iktisadi bir amaçlarının da olamayacağı muhakkaktır, yani gerçekkişiler üyesi oldukları derneklerin amaçlarını gerçekleştirirlerken gönüllüolarak bu etkinliklere katılır ve karşılık veya kar amacı gütmezler,derneklerin organlarında görev yapan üyelerine ücret veya hakkı huzur adıaltında ödeme yapılamaz, oysa satılan biletler kaşılığı olarak yapılanödemelerin tamamı kişilerin kendi beyanları doğrultusunda keyfi olarakyapılmış, harcamalar karşılığında herhangi bir belge ibraz edilememiştir.
Ayrıca sanki biletlerin tamamı görevlikişilerce satılmışçasına herkesin sattığı biletle orantılı olarak görevlilere(ki bunların çoğunluğu dernek yönetim kurulu üyesi yada şube görevlisidir.)Yüksek miktarda paralar ödenmiştir.
Bununla kalınmamış sanki 81000 adet biletvakıfça satılmış gibi gösterilerek Vakfa da 81.000 TL aktarılmıştır.
Dernek genel yönetimi tarafından 20/4/2002tarihinde alınan 406 sayılı karar gereği, yardım toplama faaliyetininbaşarısızlığa uğramaması amacıyla vakıftan piyango biletlerinin satışıkonusunda yardım istenmiştir, bu karar gereğince dernek yöneticileri EyyüpDoğan, Mehmet Ali Bakıcı ile vakıf yöneticileri Mustafa Kemal Dok ve Necati Ünverarasında 22/4/2002 tarihinde imzalanan protokolde derneğin sattığı biletlerintoplam bedelinin % 40 ını satış organizasyonu karşılığında çekilişten sonrakibir tarihte bağış makbuzu mukabilinde vakfa aktaracağı belirlenmiş, sonradernek tarafından vakfa tanesi 2.5 TL den 81.000 adet satılan bilet karşılığı81.000TL ödenmiştir.
1 Haziran 2002 tarihinde çekilişi yapılan eşyapiyangosunun ardından Milli Piyango Genel Müdürlüğünce bastırılan 500.000 adetbiletten 345.256 adet biletin satılmadığı, 154.744 adet biletin ise satıldığıbelirlenmiştir.
Resmi kayıtlara göre satılan biletlerden65.054 tanesi şubeler tarafından, 8699 tanesi merkez tarafından, 81.000 taneside vakıf tarafından satıldığı belirlenmiş ancak bilet satışı karşılığı paraödenmesi ile ilgili dökümde para ödenen kişilerin toplam 154.195 adet biletsattıkları belirtilmiştir.
Oysa bankalardan gelen cevabi yazılarda Z.Bankası tarafından 41146 adet T.İ. Bankası tarafından 17973 adet bilet satılmışolduğu, böylece biletlerin 59119 tanesinin yani yüzde 38'inin bankalartarafından satıldığı belirlenmiştir.
2860 sayılı yardım toplama kanunun yardımtoplama faaliyetinin giderleri ile ilgili 24. maddesinde, …eşya piyangosudüzenleyerek, kültürel gösteriler tertipleyerek, sergiler açarak, sporgösterileri, gezi ve eğlenceler düzenleyerek yardım toplama hallerinde isegiderler brüt gelirin yüzde kırkını geçemeyeceğine dair düzenlemegetirilmiştir.
Burada amaçlanan özellikle eşya piyangosudüzenlenmesinde esas olarak dağıtılacak hediye yada paranın bedeli ve belgelendirilecekzorunlu giderlerdir. Bu maddeden çoğunluğu dernek yöneticilerinden oluşan eşyapiyangosu kuruluna emek ve masraf karşılığı bir para ödenmesine imkan verenyorum çıkarılamaz.
Yukarıda belirtildiği gibi 59119 adet bankaşubelerince ve hiçbir masraf talep edilmeden satılmıştır. Oysa kayıtlarda budurum görünmemektedir. Bazı savunmalarda bu rakam vakfın sattığı 81000 biletiçinde bazı savunmalarda da emek ve masraf karşılığı para ödenen kişilercesatılan bilet için değerlendirilmektedir.
Bu durumda göstermektedir ki masraflarciddiyetten uzak denetime olanak vermeyecek şekilde düzenlenmiş ve o şekilde2860 sayılı kanunun 24. maddesindeki düzenleme son damlasına kadar kullanılarakbrüt gelirin yüzde kırkı bu şekilde dağıtılıp, Yardım toplama kanunun 24.maddesi kötüye kullanılmıştır.
Bu nedenle, bu konuda sorumlulukları bulunansanıklar Fermani Kurtel, Turhan İçli, Eyüp Doğan, Yücel Yılkıran, Mehmet AliBakıcı, Muharrem Kalıpçı, Süha Sağlam, Celal Polat, Abdülhamit Akarca ve UfukGürbüzün bu eyleme katılarak suç işledikleri kanaatine varılmıştır."
14.Temyiz üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23/12/2010 tarihlive E.2009/2085, K.2010/13183 sayılı ilamıyla sanıklar hakkında açılan davalarınzamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiştir. İlamın ilgili kısmı şöyledir:
"...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Koşulları oluşmadığından bir kısım sanıklarile bir kısım sanıklar müdafiinin duruşma isteminin CMUK'nın 318. maddesiuyarınca reddine
1- AnkaraValiliği'nin olay nedeniyle suçtandoğrudan zarar görmesi söz konusu olmadığından, davaya katılmasına kararverilmesi hukuken geçersiz ve yok hükmünde olup, hükmü temyize yetkivermeyeceğinden katılan idare vekilinin temyiz talebinin CMUK'nın 317. maddesigereğince REDDİNE,
2- Sanıklar MuharremKalıpcı ve Eyyüp Doğanmüdafii ile sanıklar Turhan İçli, Suha Sağlam, Fermani Kurtel, Mehmet AliBakici, Ramazan Oral, Ufuk Gürbüz, Yücel Yılkıran, Abdulhamit Akarca, CelalPolat'ın temyiz istemlerine ilişkin incelemede:
Sanıklara atılı 2908 sayılı Kanuna muhalefet etmesuçu için anılan Kanunun 85/2. maddesinde öngörülen cezanın süresi itibariyle,suç tarihindeyürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerindebelirlenen zamanaşımının, suç tarihi ile inceleme tarihi arasında gerçekleştiğianlaşıldığından, hükmün BOZULMASINA, CMUK'nın 322. maddesine istinaden davanınzamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 23/12/2010 tarihinde oybirliği ile kararverildi."
15. Yine başvurucular ve bir kısım başvurucunun murisi hakkında23/6/1983 tarihli ve 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu'na muhalefet suçundanAnkara 5. Sulh Ceza Mahkemesinin E.2003/33 sayılı dosyasında dava açılmış;Mahkeme 8/5/2003 tarihli ve K.2003/478 sayılı kararı ile sanıkların delilyetersizliğinden beraatlerine karar vermiştir.
16. Temyiz nedeniyle dosya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaiken 24/4/2003 tarihli ve 4854 sayılı Bazı Kanunlardaki Cezaların İdari ParaCezasına Dönüştürülmesine Dair Kanun gereği Mahkemeye iade edilmiş; Mahkeme25/9/2003 tarihli ve E.2003/1081, K.2003/935 sayılı kararı ile sanıklarınüzerlerine atılı suçun müeyyidesinin idari para cezasına dönüştürülmesinedeniyle görevsizlik kararı vermiştir.
B. İlgili Hukuk
17. 2908 sayılı mülga Kanun'un 85. maddesinin ikinci fıkrasışöyledir:
"Her ne suretle olursa olsun kendisinetevdi olunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sairmalları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlak veyarehneden veya satan, gizleyen, imha,inkar, tahrif veya tağyir eden yönetimkurulu başkanı ve üyeleri veya denetçi-ler ile derneğin sair hizmetlilerifiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde, altı aydan iki yılakadar hapis ve onbin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ilecezalandırılır."
18. 2860 sayılı Kanun'un 28. maddesi şöyledir:
"Yardım toplama faaliyetinden elde edilenmal ve paraları zimmetine geçiren kişi, kamu görevlisi olup olmadığınabakılmaksızın, Türk Ceza Kanununun zimmet suçuna ilişkin hükümlerine görecezalandırılır."
19. 2860 sayılı Kanun'un 24. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Makbuzla, belirliyerlere kutu koymak veya bilgileri otomatik ya da elektronik olarak işleme tâbitutmuş sistemler kullanmak suretiyle, bankalarda hesap açtırarak, yardım puluçıkararak yardım toplama şekillerinde giderler, brüt gelirin yüzde onunu; eşyapiyangosu düzenleyerek, kültürel gösteriler tertipleyerek, sergiler açarak,spor gösterileri, gezi ve eğlenceler düzenleyerek yardım toplama hallerinde isegiderler, brüt gelirin yüzde kırkını geçemez."
20. 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılıDernekler Kanunu'nun 32.maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi şöyledir:
"Bu Kanun hükümlerine aykırı davrananlarauygulanacak cezalar aşağıdaki şekildedir:
f) Her ne suretle olursa olsun kendisine tevdiolunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair mallarıkendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlâk veya rehnedenveya satan, gizleyen, imha, inkâr, tahrif veya tağyir eden yönetim kurulubaşkanı ve üyeleri veya denetçiler ile derneğin diğer personeli Türk CezaKanununun güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine görecezalandırılır. Ayrıca, mahkeme yargılama sırasında sanıkların, organlardakigörevlerinden geçici olarak uzaklaştırılmasına da karar verebilir."
IV.İNCELEME VE GEREKÇE
21. Mahkemenin 16/11/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları
22. Başvurucular Derneğin Genel Yönetim Kurulu üyesi ve çeşitlişubelerinde başkan olarak görev yaptıklarını, Derneğe gelir elde etmek amacıylaeşya piyangosu düzenlemek için İçişleri Bakanlığından izin aldıklarını,biletlerin satışını artırmak için Vakıf ile yaptıkları sözleşmeye göre satışınVakıf tarafından yapılması, Vakıfça satılan bilet bedelinin %40'nın Vakfaödenmesinin kararlaştırıldığını, anlaşma doğrultusunda Vakfın 81.000 biletsattığını, her bir bilet için 1 TL olmak üzere toplam 81.000 TL'nin Vakfaödendiğini, sonraki süreçte Vakfın da Derneğe 91.468,50 TL bağış yaptığını,işlemlerde herhangi bir usulsüzlük olmadığını, haklarında açılan ceza davasındaMahkemenin mahkûmiyet kararı verdiğini ancak Yargıtayın zamanaşımı nedeniyledavayı düşürdüğünü, bunun yanında Ankara Valiliğinin, Derneği zararauğrattıklarını iddia ederek tazminat davası açtığını, Mahkemenin ilk öncedavayı reddettiğini, bozma kararından sonra ise dosyaya yeni bir delilgirmemesine rağmen aleyhlerine tazminata hükmettiğini, Derneğin Vakfa aktardığıpara nedeniyle Hazinenin herhangi bir zararının olmadığını, kaldı ki zararauğradığı iddia edilen Derneğin dava açma hakkının da olduğunu, zaten sonrakisüreçte Vakfın Derneğe aktarılan parayı fazlasıyla ödediğini, bu açıdan ortadabir zararın olmadığını, Mahkemenin ilk yargılamada ret kararı verdiği hâldeikinci yargılamada neden kabul kararı verdiğini kararda açıklamadığını, yinebirinci yargılamaya göre ikinci yargılamadaki yeni unsurların ne olduğu, paraVakfa aktarıldığı hâlde neden kendilerinin haksız kazanç elde etmişsayıldıkları, ortada bir zarar varsa zarara uğrayan Dernek olduğu hâldetazminatın neden Derneğe değil de Hazineye ödenmesi gerektiği hususlarının dakararlarda açıklanmadığını, aynı şekilde bu iddiaların Yargıtay ilamlarında dadeğerlendirilmediğini, aynı olayla ilgili yürütülen ceza yargılamasındaYargıtay 9. Ceza Dairesinin, Ankara Valiliğinin suçtan doğrudan zarar görmesininsöz konusu olmadığını belirterek davaya katılma kararının yok hükmünde olduğunakarar verdiğini, buna rağmen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin olayda AnkaraValiliğinin zararının bulunduğunu kabul ederek tazminat hükmünü onamasının açıkçelişki oluşturduğunu, tazminat kararıyla Ankara Valiliğinin sebepsizzenginleştiğini, kararlarda yeterli gerekçeye yer verilmemesi nedeniyle kanunyollarının etkin koruma sağlamaktan uzak olduğunu, kararın Kanun'a vehakkaniyete aykırı olduğunu belirterek Anayasa'nın 19. ve 36. maddelerindegüvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile adil yargılanmahaklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler ve yargılamanın yenilenmesine kararverilmesini talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme
23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).Başvurucuların Anayasa'nın 19.maddesindedüzenlenen kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğiiddiasının Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında incelenmesi gerektiğideğerlendirilmiştir. Buna göre başvuru, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğiiddiası ile yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı iddiası başlıklarıaltında incelenmiştir.
1. Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğineİlişkin İddia
24. Başvurucular, Mahkemenin ilk yargılamada davayı reddettiğihâlde bozma sonrası dosyaya yeni hangi delil ve unsurların girdiğini ve bukapsamda neden davayı kabul ettiğini açıklamadığını, yine dava konusu paraVakfa aktarıldığı hâlde neden kendilerinin haksız kazanç elde etmişsayıldıkları, ortada bir zarar varsa zarara uğrayan Dernek olduğu hâldetazminatın neden Derneğe değil de Hazineye ödenmesi gerektiği hususlarının daMahkemenin kararında açıklamadığı gibi Yargıtay ilamlarında da buna yönelikitirazların değerlendirilmediğini belirterek gerekçeli karar hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüşlerdir.
25. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması, kanun yoluna başvurmaolanağını etkili kullanabilmek ve mahkemelere güveni sağlamak açısından hemtarafların hem kamunun menfaatini ilgilendirmekte olup kararın gerekçesihakkında bilgi sahibi olunmaması, kanun yoluna müracaat imkânını da işlevsizhâle getirecektir. Bu nedenle mahkeme kararlarının dayanaklarının yeteri kadaraçık bir biçimde gösterilmesi zorunludur (TahirGökatalay, B. No: 2013/1780, 20/3/2014, § 66).
26. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması adil yargılanmahakkının unsurlarından biri olmakla beraber bu hak, yargılamada ileri sürülenher türlü iddia ve savunmaya ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi şeklindeanlaşılamaz. Bu nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı kararınniteliğine göre değişebilir. Bununla birlikte başvurucunun ayrı ve açık biryanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair iddialarının cevapsızbırakılmış olması bir hak ihlaline neden olacaktır. Bunun yanı sıra kanun yolumahkemelerince verilen karar gerekçelerinin ayrıntılı olmaması da her zaman buhakkın ihlal edildiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Kanun yolu mahkemelerinceverilen bu tür kararların ilk derece mahkemesi kararlarında yer verilengerekçelerin kabul edilmiş olduğu şeklinde yorumlanması uygun olupbu durumdaüst dereceli mahkeme tarafından önceki mahkeme kararının gerekçesininbenimsendiği kabul edilmelidir (MuhittinKaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi veTicaret Ltd. Şti., B. No: 2013/1213, 4/12/2013, § 26).
27. Somut başvuru açısından ilk Derece Mahkemesinin; bilirkişiraporları, Savcılık soruşturma dosyaları, ceza mahkemesi kararları ve tümdelilleri, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde değerlendirerek (bkz. §35-37) piyango çekilişi için satılan bilet paralarından 81.000 TL'lik kısmınusulsüz olarak Vakfa aktarıldığı, organizasyonu düzenleyen ve bilet satışındagörev alan başvurucuların müteselsilen zarardan sorumlu olduklarını belirtmeksuretiyle başvurucular aleyhine tazminata hükmettiği, Yargıtay 4. HukukDairesinin ise hükmü onayarak karar düzeltme talebini reddettiği anlaşılmıştır.Başvurucular tarafından yargılamada ileri sürülen ve davanın sonucunuetkilediğini iddia edilen taleplerin Mahkeme kararında değerlendirildiği, bukapsamda Mahkemenin gerekçesine atıf yapan Yargıtay ilamlarında dosyadaki iddiave olgulara ayrıntılı cevap verilmesi zorunluluğunun bulunmadığı, ilamlardaMahkemenin gerekçesinin yerinde olduğu belirtilerek başvurucuların tüm temyizitirazlarının reddedildiği, bu açıdanMahkeme ve Yargıtay kararlarınıngerekçesiz olduğuna ilişkin iddianın yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
28. Başvurucuların gerekçeli karar hakkına yönelik bir ihlalinolmadığının açık olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla AdilOlmadığına İlişkin İddia
29. Başvurucular, aynı olayla ilgili ceza yargılamasındaYargıtay 9. Ceza Dairesinin, Ankara Valiliğinin suçtan doğrudan zarar görmediğinibelirterek Valiliğin davaya katılma talebinin yok hükmünde olduğuna kararverdiğini ancak tazminat davasında Mahkeme ve Yargıtay 4. Hukuk DairesininVakfa aktarılan paralar nedeniyle Valiliğin zarara uğradığını belirterekValilik lehine tazminata hükmettiğini, bu durumun kararlar arasında açıkçelişki oluşturduğunu, tazminat kararıyla Ankara Valiliğinin sebepsizzenginleştiğini, kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek adilyargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
30.Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:
“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesigereken hususlarda inceleme yapılamaz.”
31.30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 49. maddesinin (6) numaralıfıkrasınınilgili kısmı şöyledir:
“...Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesigereken hususlarda inceleme yapılamaz.”
32.6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasınınilgili kısmı şöyledir:
“Mahkeme, ... açıkça dayanaktan yoksunbaşvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”
33. Anılan Anayasa ve Kanun hükümleri ile kanun yolundagözetilmesi gereken hususların bireysel başvuruda incelenemeyeceği ve buçerçevede Anayasa Mahkemesince açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabuledilemezliğine karar verilebileceği hükme bağlanmıştır. Bir anayasal hakkınihlali iddiasını içermeyen, yalnızca derece mahkemelerinin kararlarının yenidenincelenmesi talep edilen başvuruların açıkça dayanaktan yoksun ve Anayasa veKanun tarafından Anayasa Mahkemesinin yetkisi dışında bırakılan hususlarailişkin olduğu açıktır (Miraş Mümessillikİnş. Taah. Reklam.Paz. Bas. Yay.San. Tic. A.Ş., B. No: 2012/1056,16/4/2013, § 34).
34. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurular için benimsediğitemel yaklaşım doğrultusunda kural olarak bireysel başvuruya konu davadakiolayların kanıtlanması, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması,yargılama sırasında delillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi ilekişisel bir uyuşmazlığa derece mahkemeleri tarafından getirilen çözümün esasyönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesinde değerlendirmeye tabitutulamaz. Anayasa'da yer alan hak ve özgürlükler ihlal edilmediği sürece veaçık^bir keyfîlik içermedikçe derece mahkemelerinin kararlarındaki maddi vehukuki hatalar bireysel başvuru incelemesinde ele alınamaz. Bu çerçevede derecemahkemelerinin delilleri değerlendirmesinde ve hukuk kuralını yorumlamasındabariz bir takdir hatası bulunmadıkça Anayasa Mahkemesinin bu takdire müdahalesisöz konusu olamaz (Kenan Özteriş,B. No: 2012/989, 19/12/2013, § 48).
35. Başvuruculara karşı Ankara19. Asliye Hukuk Mahkemesineaçılan tazminat davasında Mahkemenin, Dernek tarafından piyango biletisatışından dolayı hizmet karşılığı Vakfa 81.000 TL ödendiğini, yapılan ödemeninprotokol hükümlerine göre yapıldığını, Vakıf tarafından 81.000 biletsatıldığını, satılan biletlerin bedel toplamının 202.500 TL olduğunu, protokolhükmü gereğince satış bedelinin %40'ının, satışı yapan Vakfa ödenmesigerektiğini, 202.500 TL'nin %40'ının 81.000 TL olduğunu, bilirkişi raporu,Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2005/176 sayılı dava dosyasındadüzenlenen bilirkişi raporları, mütalaa raporları karşısında yapılan ödemenin2860 sayılı Kanun'un 24. maddesine ve protokol hükümlerine uygun olduğunubelirterek davanın reddine karar verdiği; Yargıtay4. Hukuk Dairesinin 5/2/2008tarihli ilamında, konu ile ilgili olarak 2860 sayılı Kanun'a muhalefet eyleminedeniyle Valilik tarafından davalılara 17/2/2004 tarihli kararla idari paracezası verildiği, 2908 sayılı mülga Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamudavasında ise Ceza Mahkemesince on iki davalı hakkında mahkûmiyet kararı, altıdavalı hakkında ise beraat kararı verildiği, kararın temyiz incelemesindeolduğunun anlaşıldığı, karar gerekçesinde piyango harcamalarının ciddiyettenuzak ve denetime elverişsiz olduğu, Kanun'daki masraf oranının son damlasınakadar kullanıldığı belirtilerek Derneğin zarara uğratıldığının kabul edildiği,altı davalının ise başka illerde şube yöneticisi olması nedeniyle haklarındaberaat kararı verildiği, 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı mülga BorçlarKanunu'nun 53. maddesine göre hukuk mahkemesinin ceza mahkemesinin maddi olguyailişkin belirlemeleri ile bağlı olduğu, bu yasal düzenleme ile somut olayınözellikleri değerlendirildiğinde Ankara 24. Asliye Ceza MahkemesininE.2005/176, K.2006/941 sayılı dosyasının kesin hükme bağlanmasınınbeklenmesinin gerektiği, Mahkemece ceza dosyasının kesin hükme bağlanmasıbeklenmeden, ceza dosyası içindeki deliller incelenmeden ve Valilik tarafındanverilen idari para cezaları tartışılmadan eksik inceleme ile davanınreddedilmesinin doğru görülmediği belirtilerek hükmün bozulduğu anlaşılmıştır.
36. Mahkemenin bozma sonrası ret kararına esas aldığı raporudüzenleyen bilirkişilerden 26/9/2011 havale tarihli ek rapor aldırdığı, buraporun yeterli görülmemesi üzerine dosyanın başka bir bilirkişi heyetine tevdiedildiği ve 30/1/2012 tarihli raporun dosya kapsamına alındığıanlaşılmıştır.
37. Mahkeme, bozma sonrası yaptığı yargılama sonucu Ankara24.Asliye Ceza Mahkemesinin E.2005/176 sayılı dosyası, Ankara 5.Sulh CezaMahkemesinin E.2003/1081, E.2003/33 sayılı dosyaları, 30/1/2012 tarihlibilirkişi raporu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyaları,taraflarca ibraz edilen belgeler, taraf beyanları ve toplanan tüm delilleri degözönüne alarak başvurucular ve bir kısım başvurucu murisinin Dernek tarafından1/6/2002 tarihinde düzenlenen eşya piyangosunun organizasyonu ve biletsatışında görev aldığını, bilirkişi raporuna göre toplam 154.744 biletsatıldığını, 386.860 TL para toplandığını, satılan biletlerden 17.993'ünün İ.Bankası, 41.116'sının Z. Bankası, 21.881'inin ise Dernek tarafındansatıldığını, organizasyonu düzenleyenlerin 73.744 adet bilet sattıklarını, bunarağmen biletlerin tamamı organizasyonu düzenleyen 17 kişi tarafından satılmışgibi gösterilerek bu kişilere 61.372,25 TL ödendiğini, diğer taraftan Bankalartarafından satılan 59.119 adet bilet nedeniyle Bankalara masraf ödenmediğini,bu durumun 81.000 TL'lik bilet satışı için mükerrer ve fazla ödemeyi ortayakoyduğunu, Dernek tarafından Vakfapara aktarılmasının 2908 sayılı mülgaKanun'un 85. maddesinde belirtilen eylemi oluşturduğunu, 2860 sayılı Kanun'un28. maddesi gereğince bu bedelin kamu zararı niteliğinde olduğunu ve buzarardan davalıların sorumlu olduğunu, her ne kadar Vakıf 23/11/2011 tarihindeDerneğe 51.231,43 TL ödemiş ise de bu ödemenin bağış niteliğinde olmasınedeniyle 81.000 TL'den düşülmediğini, yapılan ödemenin geri ödeme olmamasınedeniyle bu yöndeki itirazların da dikkate alınmadığını belirterek davayıkabul ettiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 7/5/2013 tarihli ilamı ile kararıyargılama giderindeki yanlışlığıdüzeltmek suretiyle hükmü onadığı, karardüzeltme talebini ise 23/12/2013 tarihinde reddettiği anlaşılmıştır.
38. Mahkemenin 31/10/2006 tarihli kararıyla ilgili Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin verdiği 5/2/2008 tarihli bozma ilamı, bozma sonrası aldırılanbilirkişi raporu ve bu rapordaki tespitler dikkate alınarak verilen karardakigerekçeler ve başvurucuların iddiaları incelendiğinde iddiaların özünün Mahkemetarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarınınyorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucunailişkin olduğu, Anayasa Mahkemesinin, Derece Mahkemelerinin hukuk kurallarınınolay ve olgulara uygulanması sırasındaki takdirine müdahale etmesi, kendisinionların yerine koyarak değerlendirme yapmasının mümkün olmadığı, bu açıdanbaşvurucunun ileri sürdüğü iddiaların Anayasa Mahkemesinin değerlendirme yetkisidışında kalan hususlara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
39. Bunun yanında başvurucular Ankara 24. Asliye CezaMahkemesinin E.2005/176 sayılı dosyasında, Ankara Valiliğinin katılan sıfatıyladavayı kabulüne yönelik verilen kararın, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23/12/2010tarihli ilamıyla yok hükmünde kabul edilmesine rağmen tazminat davasında,Valiliğin olay nedeniyle zarar gördüğü kabul edilerek Valilik lehine tazminatahükmedilmesinin kararlar arasında çelişki oluşturduğu, kararın bu yönüyle Kanunve usule aykırı olduğunu ileri sürmüş iseler de başvuru konusu yargılamasürecinde daha önce aynı konu ile ilgili ceza yargılamasında verilen düşmekararı kapsamında müdahillik talebi ile ilgili yapılan değerlendirmenin hukukmahkemesi açısından bağlayıcı olup olmayacağı hususundaki değerlendirmeyetkisinin Derece Mahkemesine ait olduğu, bu açıdan iddianın yargılamanınsonucuna yönelik olduğu anlaşılmıştır.
40. Başvurucular, yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğudeliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadıklarına, kendi delillerini veiddialarını sunma olanağı bulamadıklarına, karşı tarafça sunulan delillere veiddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadıklarına ya dauyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının Derece Mahkemesi tarafındandinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt sunmamışlardır.
41. Açıklanan nedenlerle başvurucuların belirtilen iddiasınınkanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu, Derece Mahkemesikararlarının açık bir keyfîlik veya bariz takdir hatası da içermediğianlaşıldığından başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartlarıyönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktanyoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınaçıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkiniddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA16/11/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.