TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
CEMAL DUĞAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/19308)
Karar Tarihi: 15/2/2017
R.G. Tarih ve Sayı: 8/6/2017 - 30090
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Recai AKYEL
Raportör
:
Şermin BİRTANE
Başvurucu
:
Cemal DUĞAN
Vekili
:
Av. Murat ÖZDEMİR
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, trafiği tehlikeye düşüren davranışlarda bulunulduğubelirtilerek idari para cezası uygulanmasının asıl amacının cinsel kimliğinbaskı altına alınması olduğundan bahisle eşitlik ilkesi ve özel hayata saygıhakkının; kolluk tarafından haksız olarak tutulma sebebiyle kişi hürriyeti vegüvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 10/12/2014 tarihinde Bursa 3. Sulh Ceza Hâkimliğivasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 4/9/2015 tarihinde,başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
4. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UlusalYargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
6. Başvurucu, nüfus kaydına göre 28/8/1980 doğumludur. Bireyselbaşvuru formunda cinsel tercih bakımından travesti kimliğinde olduğunu, sosyalçevresinde kadın ismi kullandığını beyan etmiştir.
7. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü polis memurları tarafından12/3/2014 tarihinde saat 01.45'te düzenlenen tutanakta; yapılan denetimesnasında başvurucunun yaya olarak Yeni Yalova Yolu BeşyolKavşağı civarında seyir hâlindeki araçları durdurmaya çalıştığı, araçlarınönüne geçerek trafiği tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunduğununtespit edildiği, hangi amaçla orada bulunduğuna dair soruya otostop yaparakfuhuş amacıyla müşteri aradığı cevabını verdiği ve bunun üzerine konuyla ilgiligerekli işlemlerin yapılması için Ahlak Büro Amirliğine intikal ettirildiğibelirtilmiştir. Anılan tutanakta; başvurucu hakkında yapılan UYAPsorgulamasında kaydının mevcut olduğu ancak aranmadığının anlaşıldığı, herhangibir darp ve cebire maruz kalmadığından dolayı doktor raporu almak istemediğinibeyan ettiği, trafiği tehlikeye düşürdüğü gerekçesiyle gerekli idari işlemleryapıldıktan sonra başvurucunun gönderildiği ifade edilmiştir.
8. Bursa Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 12/3/2014 tarihli ve518703 sayılı Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı ile taşıt yolu üzerindetrafiği tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle başvurucuhakkında 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 80 TL para cezasıuygulanmıştır.
9. Başvurucu, vekili aracılığıyla verdiği 27/3/2014 tarihlidilekçe ile söz konusu idari para cezasına itiraz etmiştir. Anılan dilekçedebaşvurucu; idari para cezasının kendisinin travesti kimliğinin baskılanmasıamacıyla verildiğini, polis memurlarının kendisini haksız olarak iki saatEmniyet Müdürlüğünde beklettiğini, bu şekilde hürriyetinden yoksun bırakılaraksuç işlendiğini, ilgili görevliler hakkında yasal başvuru haklarının saklıolduğunu belirtmiş ve idari para cezasının iptalini talep etmiştir.
10. Bursa 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 9/4/2014 tarihli arakararıyla idareden söz konusu para cezasına dayanak belgelerin gönderilmesi istenmiştir.Bursa İl Emniyet Müdürlüğünün 6/5/2014 tarihli yazısıyla 12/3/2014 tarihindesaat 01.45'te yapılan trafik denetimi sırasında başvurucunun seyir hâlindekiaraçları durdurmaya çalışarak araçların önüne geçip trafiği tehlikeyedüşürdüğünün tespit edilmesi üzerine hakkında 2918 sayılı Kanun uyarınca ilgiliyaptırımın uygulandığı, başvurucunun daha önce de aynı şekilde 2918 sayılıKanun'un 68. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendini ihlal ettiği ve hakkındaidari işlem yapıldığı bildirilmiştir. İdarenin söz konusu savunmasının18/7/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
11. Bursa 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16/10/2014 tarihli ve2014/945 Değişik İş sayılı kararı ile başvurucunun itirazı kesin olarakreddedilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:
“...İtiraz edenin dilekçesindeki iddialarıdoğrultusunda ceza tutanağının aksinin kesin delillerle kanıtlanamadığı, buitibarla idari yaptırım kararının hukuka uygun olarak verildiği ve itirazınyerinde olmadığı kanaatine varıldığından, itirazın reddine karar vermekgerekmiştir.”
12. Karar, başvurucu vekiline 10/11/2014 tarihinde tebliğedilmiştir.
13. Başvurucu 10/12/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
14. Anayasa Mahkemesi tarafından Bursa Valiliğine yazılanyazıyla; başvurucunun tutulduğu, emniyet birimlerine getirildiği, serbestbırakıldığı saatlerin bildirilmesi istenmiştir.
15. Bursa Valiliğinin cevap yazısında ve gönderilen belgelerde,Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği görevlileri tarafından 12/3/2014tarihinde saat 01.45'te yapılan denetim sırasında başvurucunun seyir hâlindekiaraçları durdurmaya çalışarak araçların önüne geçip trafiği tehlikeyedüşürdüğünün tespit edildiği, başvurucunun fuhuş amacıyla müşteri aradığınıbeyan etmesi üzerine Emniyet Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliğine götürüldüğü,burada başvurucunun UYAP'ta kaydı ile aranankişilerden olup olmadığının araştırıldığı, UYAP kayıtlarında başvurucunun dahaönce il içinde merkezî yerlerde fuhuş amaçlı müşteri bulmak için otostopyaptığından bahisle idari işlemler yapıldığı ancak aranan şahıslardan olmadığınınanlaşıldığı, bunun üzerine Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünden ekip talepedildiği, Müdürlüğün görevli polis memuru tarafından Polis Bilgi Sistemi(POLNET) kayıtlarına göre saat 02.39'da 2918 sayılı Kanun'un 68. maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca hakkında idari para cezası tutanağıtanzim edilerek başvurucunun gönderildiği belirtilmiştir.
16. Bireysel başvuru formu ve eklerinde başvurucunun haksızolarak iki saat Emniyet Müdürlüğünde bekletildiği iddiasına yönelik olarakilgili polis memurları hakkında herhangi bir suç duyurusunda bulunupbulunmadığı veya devlet aleyhine tazminat yoluna başvurup başvurmadığıkonusunda bilgi bulunmamaktadır.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
17. 2918 sayılı Kanun'un"Emniyet Genel Müdürlüğünün, merkez, bölge, il ve ilçe trafik kuruluşları,görev ve yetkileri" kenar başlıklı 5. maddesinin birincifıkrasının (b) bendinin ilgili kısmı şöyledir:
“b) Görev ve yetkiler:
1. Araçları, bu Kanuna göre araçlarda bulundurulması gerekli belge vegereçleri, sürücüleri ve bunlara ait belgeleri, sürücülerin ve karayolunukullanan diğer kişilerin kurallara uyup uymadığını, trafik düzenlemelerinin veçeşitli tesislerin bu Kanun hükümlerine uygun olup olmadığını denetlemek,
2. Duran ve akan trafiği düzenlemek veyönetmek,
3. (Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
4. El koyduğu trafik kazalarında trafik kazatespit tutanağı düzenlemek,
5. Trafik suçu işleyenler hakkında tutanakdüzenlemek, gerekli işlemleri yapmak ve takip etmek,
6. Trafik kazası neticesinde hastalanan veyayaralananların bakımlarını sağlayacak tedbirlerin süratlaalınmasına yardımcı olmak ve yakınlarına haber vermek,
...”
18. 2918 sayılı Kanun'un "Yayalarınuyacakları kurallar" kenar başlıklı 68. Maddesinin birincifıkrasının (c) bendi şöyledir:
“Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunluhallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veyatehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları saygısızcakullanmaları yasaktır.
(Değişik: 21/5/1997 - 4262/4 md.) Bu madde hükümlerine uymayan yayalar 1 800 000 lirapara cezası ile cezalandırılırlar.”
19. 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27.maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarîyaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarîyaptırım kararı kesinleşir.”
20. 5326 sayılı Kanun'un 28. maddesinin (10) numaralı fıkrasışöyledir:
“Üçbin Türk Lirası dahil idarî paracezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir.”
21. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "İnsanlığa karşı suçlar" kenarbaşlıklı 77. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Aşağıdaki fiillerin, siyasal, felsefi, ırki veya dini saiklerle toplumun bir kesimine karşı bir plandoğrultusunda sistemli olarak işlenmesi, insanlığa karşı suç oluşturur:
...
d) Kişi hürriyetinden yoksun kılma.
…”
22. 5237 sayılı Kanun’un "Kişihürriyetinden yoksun bırakma" kenar başlıklı 109. maddesinin(1) ve (3) numaralı fıkralarının ilgili bölümleri şöyledir:
“(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerdekalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapiscezası verilir.
...
(3) Bu suçun;
...
d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüyekullanılmak suretiyle,
...
İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göreverilecek ceza bir kat artırılır.”
23. 5237 sayılı Kanun’un "Nefretve ayrımcılık" kenar başlıklı 122. maddesi şöyledir:
“(1) Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet,engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığındankaynaklanan nefret nedeniyle;
a) Bir kişiye kamuya arz edilmiş olan birtaşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini,
b) Bir kişinin kamuya arz edilmiş belli birhizmetten yararlanmasını,
c) Bir kişinin işe alınmasını,
d) Bir kişinin olağan bir ekonomik etkinliktebulunmasını,
engelleyen kimse, bir yıldan üç yıla kadarhapis cezası ile cezalandırılır.”
24. 5237 sayılı Kanun’un"Hayasızca hareketler" kenar başlıklı 225. maddesişöyledir:
“Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydanbir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
25. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
“1) Suç soruşturması veya kovuşturmasısırasında;
a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veyatutukluluğunun devamına karar verilen
...
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devlettenisteyebilirler."
26. 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’nun "Durdurmave kimlik sorma" kenar başlıklı 4/A maddesi şöyledir:
“Polis, kişileri ve araçları;
a) Bir suç veya kabahatin işlenmesini önlemek,
b) Suç işlendikten sonra kaçan faillerinyakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin faillerinin kimliklerinitespit etmek,
c) Hakkında yakalama emri ya da zorla getirmekararı verilmiş olan kişileri tespit etmek,
ç) Kişilerin hayatı, vücut bütünlüğü veyamalvarlığı bakımından ya da topluma yönelik mevcut veya muhtemel bir tehlikeyiönlemek amacıyla durdurabilir.
...”
27. 2559 sayılı Kanun’un 11. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
“Polis;
A) Genel ahlak ve edep kurallarına aykırıolarak; utanç verici ve toplum düzeni bakımından tasvip edilmeyen tavır vedavranışta bulunanlar(ı)...
...
Herhangi bir müracaat veya şikayet olmasa bileengeller, davranışlarının devamını durdurarak yasaklar...”
B. Uluslararası Hukuk
28. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Ayrımcılık yasağı" kenarbaşlıklı 14. maddesi şöyledir:
"Bu Sözleşme'detanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din,siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya toplumsal köken, ulusal bir azınlığaaidiyet, servet, doğum başta olmak üzere herhangi başka bir duruma dayalıhiçbir ayrımcılık gözetilmeksizin sağlanmalıdır."
29. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadında eş cinselilişkilerin suç sayılması (Dudgeon/Birleşik Krallık, B. No: 7525/76,22/10/1981; Norris/İrlanda,B. No: 10581/83, 26/10/1988; Modinos/Kıbrıs, B.No: 15070/89, 22/4/1993), kişilerin cinsel yönelimleri sebep gösterilerekmesleklerinden çıkarılmaları (Smith ve Grady/Birleşik Krallık, B. No: 33985/96,33986/96, 27/9/1999; Beck, Copp ve Bazeley/Birleşik Krallık, B. No: 48535/99,48536/99, 48537/99, 22/10/2002), transseksüellerin cinsiyet değişikliğidurumunun hukuki olarak tanınmaması, özellikle de iş, sosyal güvenlik,emeklilik ve evlenme haklarının engellenmesi özel hayata saygı hakkına müdahalekabul edilmiştir (Y.Y./Türkiye,B. No: 14793/08, 10/3/2015; Christine Goodwin/Birleşik Krallık [BD],B. No: 28957/95, 11/7/2002; Van Kück/Almanya, B. No: 35968/97, 12/6/2003).
V. İNCELEME VE GEREKÇE
30. Mahkemenin 15/2/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
31. Başvurucu; cinsel tercihi yönünden travesti olduğunu,12/3/2014 tarihinde yolda yürüdüğü sırada etrafa rahatsızlık veren ya da hukukaaykırı herhangi bir harekette bulunmadığı hâlde kolluk görevlilerince rızasıdışında resmî araca bindirilerek Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğünü, iki veya üçsaate yakın bir süre Emniyet Müdürlüğünde bekletilerek hürriyetindenalıkonulduktan sonra idari para cezası tutanağının tarafına tebliğ edildiğinibelirtmiştir. Başvurucu; yaratılış özelliklerinden utanmadan herkesin özgürceyaşama hakkına sahip olduğunu, travesti olduğu için söz konusu para cezasınınverildiğini, dolayısıyla cinsel yönelimi nedeniyle ayrımcılığa maruz kaldığını,bu suretle Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi ile ayrımcılıkyasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Ayrıca başvurucu, ortada bir suçşüphesi olmamasına rağmen iki saat süreyle Emniyet Müdürlüğünde bekletilmesi vebu şekilde hukuka aykırı olarak hürriyetinden alıkonulması nedeniyleAnayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliğihakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvurucu, ihlalin tespitiyle yenidenyargılama yapılmasına karar verilmesini ve uygun bir manevi tazminatahükmedilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme
32. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru konusu olayda yukarıda yer verileniddialar bütün olarak gözetildiğinde başvurucunun esasen cinsel yönelimi veyaşam tarzı nedeniyle tarafına idari yaptırım uygulandığını ve bu durumuneşitlik ilkesi ile ayrımcılık yasağına aykırı olduğunu ileri sürdüğüanlaşılmaktadır.
33. Başvurucunun, Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlikilkesi ve Sözleşme'nin 14. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağının ihlaledildiğine yönelik iddialarının -bahsi geçen maddelerdeki ifadeler dikkatealındığında- soyut olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp mutlaka Anayasa veSözleşme kapsamında yer alan diğer temel hak ve özgürlüklerle bağlantılı olarakele alınması gerekir. Bir başka ifadeyle ayrımcılık yasağının ihlal edilipedilmediğinin tartışılabilmesi için ihlal iddiasının, kişinin hangi temel hakve özgürlüğü konusunda ayrımcılığa maruz kaldığı sorularına cevap verebilmesigerekmektedir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §33).
34. Bu çerçevede özel hayat kavramı kişisel kimlikle ilgili olupkişinin cinsel tercihi de kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Sadece cinseltercihe dayalı olarak maruz kalınabilecek bir uygulamanın kişinin kimliği, özalgılama, öz saygı ve sonuç olarak özel hayatında olumsuz etkileri olabileceği gözönünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle somut başvuruaçısından başvurucunun Anayasa’nın 10. maddesine dayanan ihlal iddiasının-yukarıda yer verilen şikâyetleri dikkate alınarak- Anayasa’da güvence altınaalınan özel hayata saygı hakkı ile bağlantılı olarak incelenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
35. Bunun yanı sıra başvurucunun ortada bir suç şüphesiolmamasına rağmen iki saat süreyle Emniyet Müdürlüğünde bekletildiği, hukukaaykırı şekilde hürriyetinden alıkonulduğu iddialarının Anayasa'nın 19. maddesindegüvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesigerekmektedir.
1. Eşitlik İlkesiyleBağlantılı Olarak Değerlendirilen Özel Hayata Saygı Hakkının İhlal Edildiğineİlişkin İddia
36. Başvurucu; cinsel tercihi ve yaşam tarzı nedeniyle idariyaptırıma maruz kaldığını, bu nedenle eşitlik ilkesi ve özel hayata saygıhakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
37. Anayasa'nın "Özelhayatın gizliliği" kenar başlıklı 20. maddesinin birincifıkrası şöyledir:
"Herkes, özel hayatınave aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın veaile hayatının gizliliğine dokunulamaz."
38. Anayasa'nın "Kanunönünde eşitlik" kenar başlıklı 10. maddesinin birinci vebeşinci fıkraları şöyledir:
"Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasidüşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımgözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
...
Devlet organları ve idare makamları bütünişlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmekzorundadırlar."
39. Özel hayata saygı hakkının kapsamının belirlenmesinde“bireyin kişiliğini geliştirmesi ve gerçekleştirmesi” kavramı temelalınmaktadır. Özellikle mahremiyet alanında cereyan eden cinsel tercihinibelirleme hakkı, cinsel eğilim, cinsel içerikli eylem ve davranışların bu alanadâhil olduğuna kuşku yoktur (Serap Tortuk, B. No:2013/9660, 21/1/2015, § 35; Dudgeon/Birleşik Krallık,§§ 40, 41).
40. Ayrımcılık, nesnel ve makul bir gerekçe olmaksızın konuylailgili olarak benzer durumda olan kişilere farklı muamelede bulunulmasıdır.Aynı durumdaki kişilere farklı muamele, meşru bir amaca dayalı olmadığında veizlenilen yol ile varılmaya çalışılan hedef arasında makul bir orantılılıkilişkisi kurulmadığında ayrımcılık teşkil etmektedir (Tuğba Arslan [GK], B. No: 2014/256,25/6/2014, §§ 120, 121; D.H. vediğerleri/Çek Cumhuriyeti [BD], B. No: 57325/00, 13/11/2007, § 175; Burden/Birleşik Krallık[BD], B. No:13378/05, 29/4/2008, § 60; ÜnalTekeli/Türkiye, B. No: 29865/96, 16/11/2004, §§ 49-53).
41. Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen "dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce,felsefi inanç, din, mezhep" şeklindeki ayrımcılık temelleriörnek olarak belirtilmiştir ve bu temeller madde metninde sayılanlarla sınırlıdeğildir (Hüseyin Kesici, B. No:2013/3440, 20/4/2016, § 56; AYM,E.1986/11, K.1986/26, 4/11/1986).
42. Bu kapsamda kamu makamlarının bireylere sırf cinseltercihleri nedeniyle farklı muamelede bulunmaları ayrımcılık yasağının ihlaliolarak kabul edilmelidir (Kozak/Polonya,B. No: 13102/02, 2/3/2010; Salgueiro da Silva Mouta/Portekiz, B. No: 33290/96, 21/12/1999; P.B. ve J.S./Avusturya, B. No: 18984/02,22/7/2010).
43. Ancak ayrımcılık iddiasının ciddiye alınabilmesi içinbaşvurucunun kendisiyle benzer durumdaki başka kişilere yapılan muamele ilekendisine yapılan muamele arasında bir farklılığın bulunduğunu ifade etmesiyeterli olmayıp ayrıca bu farklılığın meşru bir temeli olmaksızın ırk, renk,cinsiyet, din, dil vb. bir ayrımcılık temeline dayandığını makul delillerleortaya koyması gerekir (Mesude Yaşar, B.No: 2013/2738, 16/7/2014, § 48).
44. Kural olarak ayrımcı muameleye maruz kaldığını ileri sürenbaşvurucuların bu iddialarını yeterli ve ikna edici açıklamalar ve delillerleispat etmeleri gerekir. Bununla beraber ayrımcılığı kanıtlamak kolay değildir.Bu yüzden başvurucuların kendilerine farklı muamele yapıldığını hukuka uygunher türlü delille ispatlamaları mümkündür. Bunun ispatlanması durumunda farklımuamelenin var olmadığını veya haklı sebeplere dayandığını ispat yükü farklı muameleyigerçekleştiren kamu makamlarına geçecektir (Ayla[Şenses] Kara, B. No: 2013/7063, 5/11/2015, § 46).
45. 2918 sayılı Kanun'un 1. maddesinde, kara yollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlama ve trafik güvenliğiniilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirleme amacına yerverilmiştir.
46. Somut olayda başvurucu 12/3/2014 tarihinde yolda yürüdüğünü,etrafa rahatsızlık veren herhangi bir davranışının olmadığını ileri sürmeklebirlikte Bursa İl Emniyet Müdürlüğü polis memurları tarafından düzenlenen12/3/2014 tarihli tutanağa göre trafik denetimi sırasında başvurucunun karayolunda seyir hâlindeki araçlarıdurdurmaya çalıştığıve trafiği tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunduğunun tespit edildiği,hangi amaçla orada bulunduğunun sorulması üzerine otostop yaparak fuhuşamacıyla müşteri aradığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Ayrıca Bursa Valiliği İlEmniyet Müdürlüğünün Bursa 3. Sulh Ceza Hâkimliğine sunulan 6/5/2014 tarihlisavunmasında başvurucunun daha önce de aynı şekilde 2918 sayılı Kanun'un 68.maddesinin birinci fıkrasının (c) bendini ihlal ettiğinin bildirildiğigörülmüştür.
47. Bu durumda kamu makamlarınca başvurucunun trafiği tehlikeyedüşüren davranışlarının tespit edilerek söz konusu idari yaptırıma dair evraktasomut ve ayrıntılı gerekçeye yer verilmek suretiyle belirtildiği, başvurucuyabu davranışı karşılığında 2918 sayılı Kanun'da belirtilen cezadan daha ağır biryaptırım uygulanmadığı, dolayısıyla başvurucuya uygulanan trafik para cezasınınbaşvurucunun trafiği tehlikeye düşüren davranışları nedeniyle ilgili Kanun'auygun olarak verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Trafik kuralları herkes yönündenbağlayıcı olup cinsel tercihleri veya taşıt yolu üzerinde bulunma amaçları neolursa olsun kişilerin trafiği tehlikeye düşürmeleri durumunda haklarında 2918sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması çok doğaldır. Başvurucuya travestikimliği nedeniyle ayrımcı muamele yapıldığına dair iddiayı ispata yarayanherhangi bir somut bilgi ve bulguya ise rastlanmamıştır. Bu itibarla somutolayda sadece cinsel yönelimi dikkate alınarak başvurucu hakkında işlem tesisedildiğini söylemek mümkün görünmemektedir.
48. Dolayısıyla söz konusu trafik para cezası nedeniylebaşvurucunun eşitlik ilkesiyle birlikte değerlendirilen özel hayata saygı hakkınayönelik bir müdahale olmadığı sonucuna varılmıştır.
49. Açıklanan nedenlerle başvurucunun eşitlik ilkesiyle birliktedeğerlendirilen özel hayata saygı hakkına yönelik bir müdahalede bulunulmadığıanlaşıldığından başvurunun bu kısmınınaçıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğunakarar verilmesi gerekir.
2. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
50. Anayasa’nın 19. maddesinin birinci fıkrasında herkesin kişiözgürlüğü ve güvenliği hakkına sahip olduğu ilke olarak konduktan sonra ikincive üçüncü fıkralarında şekil ve şartları kanunda gösterilmek şartıyla kişilerinözgürlüğünden mahrum bırakılabileceği durumlar sınırlı olarak sayılmıştır.Dolayısıyla kişinin özgürlük ve güvenlik hakkının kısıtlanması ancakAnayasa’nın anılan maddesi kapsamında belirlenen durumlardan herhangi birininvarlığı hâlinde söz konusu olabilir (MuratNarman, B. No: 2012/1137, 2/7/2013,§ 42).
51. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralıfıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabuledilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucununihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahaleninolmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veyazorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabuledilebilir (Hikmet Balabanoğlu,B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).
52. Somut olayda Bursa İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince12/3/2014 tarihinde saat 01.45'te yapılan denetim sırasında başvurucunun karayolunda seyir hâlindeki araçları durdurmaya çalıştığı, trafiği tehlikeyedüşürecek davranışlarda bulunduğunun tespit edildiği, hangi amaçla oradabulunduğunun sorulmasına cevap olarak otostop yaparak fuhuş amacıyla müşteriaradığını beyan etmesi üzerine konuyla ilgili gerekli işlemlerin yapılması içinAhlak Büro Amirliğine götürüldüğü, burada hakkında yapılan UYAP sorgulamasındakaydının mevcut olduğu ancak aranan kişilerden olmadığının anlaşıldığı, bununüzerine trafiği tehlikeye düşürdüğü gerekçesiyle POLNET kayıtlarına göreverilen idari para cezası tebliğ edildikten sonra saat 02.39'da başvurucunungönderildiği anlaşılmıştır. Başvurucu bu işlemler sırasında EmniyetMüdürlüğünde iki saat süreyle bekletildiğini belirtmekte ise de Bursa İlEmniyet Müdürlüğünden gönderilen belgeler ve POLNET kayıtlarına görebaşvurucunun yaklaşık bir saat süreyle Ahlak Büro Amirliğinde beklediğianlaşılmaktadır.
53. Başvurucu, kolluk görevlilerince rızası dışında resmî aracabindirilerek Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğünü iddia etmekte olup buradanezarete konulduğunu veya herhangi bir kötü muameleye maruz bırakıldığını ilerisürmemiştir.
54. Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 19. maddesi kapsamındahürriyetten yoksun bırakma kavramını tanımlamıştır. Buna göre hürriyettenyoksun bırakma, bir kimsenin kısıtlı bir alanda ihmal edilemeyecek bir süreiçin tutulması ve bu kişinin söz konusu tutmaya rıza göstermemiş olması şeklindeifade edilebilecek iki unsuru içermektedir (CüneytKartal, B. No: 2013/6572, 20/3/2014, § 17).
55. Somut olayda başvurucunun isteği dışında polis tarafındanEmniyet Müdürlüğüne götürüldüğü ve burada bir saat süreyle bekletildiği açıkolup kamu makamlarınca bu şekilde bekletilmesi suretiyle başvurucununhürriyetinin kısıtlanmış olduğu kabul edilmelidir.
56. Anayasa'nın 19. maddesinin amacı kişileri keyfî bir şekildehürriyetten yoksun bırakılmaya karşı korumak olup maddede öngörülen istisnaihâllerde kişi hürriyetine getirilecek sınırlamaların da maddenin amacına uygunolması gerekir (Abdullah Ünal, B.No: 2012/1094, 7/3/2014, § 38).
57. Anayasa'nın 19. maddesinin kişi hürriyetinin kısıtlanmasınaimkân tanıdığı durumlardan biri maddenin ikinci fıkrasında düzenlenmiş olan"kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak kişilerintutulması" hâlidir.
58. 2559 sayılı Kanun’un 11. maddesinin birinci fıkrasının (A)bendinde polisin genel ahlak ve edep kurallarına aykırı olarak utanç verici vetoplum düzeni bakımından tasvip edilmeyen tavır ve davranışta bulunanlarıherhangi bir müracaat veya şikâyet olmasa bile engelleyeceği, davranışlarınındevamını durdurarak yasaklayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Aynı şekilde 2918sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasında polisin trafiği düzenlemek veyönetmek, trafik suçu işleyenler hakkında tutanak düzenlemek, gerekli işlemleriyapmak ve takip etmek şeklinde görev ve yetkileri olduğu düzenlenmiştir.
59. Somut olayda kolluk görevlilerince, başvurucunun karayolunda seyir hâlindeki araçları durdurmaya çalıştığı ve trafiği tehlikeyedüşürecek davranışlarda bulunduğunun tespit edildiği, hangi amaçla oradabulunduğunun sorulması üzerine otostop yaparak fuhuş amacıyla müşteri aradığınıbeyan ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde başvurucunun bu şekildetrafiği tehlikeye düşüren davranışlarına son verilmesi meşru amacına dayalıolarak bulunduğu kara yolundan alınarak İl Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğüanlaşılmıştır. Bunun yanı sıra başvurucunun Emniyet Müdürlüğünde yaklaşık birsaat süreyle bekletildiği, bu esnada UYAP kayıtlarının incelendiği, aranankişilerden olup olmadığının araştırıldığı, hakkında trafiği tehlikeye düşürmeknedeniyle idari para cezası tutanağı düzenlendiği, bu işlemlerintamamlanmasından sonra başvurucunun serbest bırakıldığı dikkate alındığındabaşvurucunun tutulma süresinin makul bir süre olup söz konusu işlemleringerektirdiğinin ötesinde olmadığı, bu nedenle Anayasa'nın 19. maddesinde yeralan güvenceleri ihlal etmediği sonucuna varılmıştır.
60. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Eşitlik ilkesiyle birlikte ele alınan özel hayata saygıhakkının ihlal edildiğine ilişkin iddialarınaçıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddiaların açıkça dayanaktan yoksun olmasınedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,
C. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE15/2/2017 tarihinde Engin YILDIRIM'ın karşı oyu veOYÇOKLUĞUYLA karar verildi.
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Cinsel yönelim olarak travesti olduğunu belirten başvurucuya,yaya halindeyken araçları durdurmaya çalışıp, trafiği tehlikeye düşürdüğügerekçesiyle 2918 sayılı yasanın 68.maddesinin birinci fıkrası (c) bendiuyarınca 80 TL idari para cezası uygulanmıştır.
2. Fuhuş amacıyla otostop yaptığını beyan ettiği kamumakamlarınca iddia edilen başvurucu, Ahlak Büro Amirliğinde kendi rızasıdışında yaklaşık bir saat tutulmuş ve bu süre zarfında özgürlüğünden mahrumbırakılmıştır. Bu süre içerisinde hakkında UYAP sorgulaması yapılmış ve idaripara cezası tebliğ edilmiştir. Hayatın olağan akışı içerisinde çok daha kısasürede sonuçlandırılabilecek ve ilgili kişinin polis merkezine getirilmesiniilla gerektirmeyen bu iki işlem için kişinin bir saat süreyle polis birimindealıkonulması Anayasa’nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi özgürlüğü vegüvenliği hakkına dönük bir müdahaledir. Başvurucunun, emniyette bekletilmesiveya alıkonulması yukarıda belirtilen madde kapsamındaki hürriyetten yoksunbırakmayı gerektiren tedbirlerden biri niteliğinde değildir.
3. Fuhuş iddiasıyla ilgili olarak hakkında herhangi bir işlemyapılmayan başvurucunun trafiği tehlikeye düşüren davranışını engellemekamacıyla polis merkezine götürülmesi bir kabahate uygun düşmeyen uygulamadır.Trafiği tehlikeye düşüren herkes polis birimlerinde alıkonulmamakta veya polismerkezlerine götürülmemektedir. UYAP sorgulaması ve idari para cezasının tebliğikişiyi özgürlük hakkından mahrum bırakmayacak şekilde olay yerinde derahatlıkla yapılabilir ve yapılmaktadır.
4. Açıktır ki, trafiği tehlikeye düşüren herkes ilgili mevzuatçerçevesinde yaptırıma uğrayabilir. Travesti cinsel kimliğine sahip kişilerinde diğer tüm kişiler gibi trafiği tehlikeye atmama sorumluluğu taşıdığı izahtanvarestedir. Burada sorun, kişinin cinsel yöneliminden dolayı diğer kişilerdenfarklı bir muameleye uğrayıp, uğramadığıdır..
5. Özel hayat kişisel kimlikle ilgili olup kişinin cinselyönelimi de kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Kamu makamlarının cinselyönelimleri nedeniyle kişilere farklı muamele yapmaları ayrımcılık yasağınınihlali anlamına gelecektir.
6. Çoğunluğun, § 47’deki, “başvurucuya travesti kimliği nedeniyleayrımcı muamele yapıldığına dair iddiayı ispata yarayan herhangi bir somutbilgi ve bulguya rastlanmamıştır” düşüncesine katılmak mümkün değildir. Kabuletmek gerekir ki, çoğunluğun § 44’ de isabetle vurguladığı gibi “ayrımcılığıkanıtlamak kolay değildir”.
7. Başvurucuya uygulanan idari para cezası işlemininayrımcılıktan kaynaklanmadığını söylemek mümkünse de, aynı şeyi başvurucununpolis merkezine götürülüp, bir saat kadar orada bekletilmesi veya alıkonulmasıuygulaması için söyleyemeyiz. Kanımca, bu uygulama başvurucunun ayrımcılığauğradığını gösteren somut bir bilgiyi ve durumu bize göstermektedir.
8. Başvurucunun, hürriyetten mahrum bırakılmasının cinselyöneliminden kaynaklanmadığı hususunda kamu makamları başvurucunun fuhuşyaptığı beyanından dolayı emniyete götürüldüğünü belirtmektedir. Buna rağmenbaşvurucu hakkında bu konuda işlem yapılmamış ve sadece trafiği tehlikeyedüşürmek kabahatinden dolayı para cezası uygulanmıştır. İlgili ceza tutanağındatrafiği tehlikeye düşürmenin fuhuş nedeniyle olduğu hususunda herhangi birbilgi ve bulguya da yer verilmemiştir.
9. Sonuç olarak, Anayasa’nın 10. maddesindeki ayrımcılıkyasağıyla birlikte değerlendirildiğinde başvurucunun 19. maddede güvence altınaalınan kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile 20. maddedeki özel hayatıngizliliği hakkına demokratik bir toplum düzeni için gerekli olmayan bir şekildemüdahalede bulunulduğundan yukarıda işaret edilen maddelerin ihlal edildiğikanaatine ulaşılmıştır.
Başkan
Engin YILDIRIM