TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
CEMİL SARIDAĞ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/2614)
Karar Tarihi: 19/11/2014
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Serruh KALELİ
Üyeler
:
Nuri NECİPOĞLU
Hicabi DURSUN
Erdal TERCAN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Raportör
:
Murat AZAKLI
Başvurucular
:
Cemil SARIDAĞ
Mustafa SARIDAĞ
Faruk SARIDAĞ
Hıssa SARIDAĞ
İbrahim SARIDAĞ
Mesut SARIDAĞ
Nücüde SARIDAĞ
Şükran SARIDAG
Türkan SARIDAĞ
Vekilleri
:
Av. Ali AYDEMİR
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucular, murisleritarafından 29/12/1957 tarihinde Kızıltepe Tapulama Mahkemesinde açılan kadastrotespitine itiraz davasının halen devam ettiğini, yargılamanın makul süredesonuçlanmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlaledildiğini ileri sürmüşler, ihlalin tespitiyle uğradıkları maddi ve manevizararın tazminine karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 28/2/2014 tarihindeAnayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemedebaşvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespitedilmiştir.
3. Birinci Bölüm İkinciKomisyonunca, 17/4/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölümtarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından8/5/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikteyapılmasına karar verilmiştir.
5.Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için AdaletBakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 29/5/2014 tarihli yazısında,Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerineatfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve ekleri ilebaşvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylarözetle şöyledir:
7. Mardin ili Kızıltepe ilçesi Otluk köyünde 1957 yılındayapılan kadastro çalışmaları sırasında 3 ve 5 parsel numaralı taşınmazlar A.A.ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
8. Başvurucuların murisi İbrahim Sarıdağve müşterekleri tarafından, A.A. ve müşterekleri aleyhine, 29/12/1957 tarihindeKızıltepe Tapulama Mahkemesinin E.1957/178 ve E.1957/180 sayılı dosyalarındakadastro tespitine itiraz davaları açılmıştır.
9. Kızıltepe Tapulama Mahkemesince, 13/4/1958 tarihinde,E.1957/180 sayılı dava dosyası ile E.1957/178 sayılı dava dosyasının birleştirilmesinekarar verilmiş ve yargılamaya E.1957/178 sayılı dava dosyası üzerinden devamedilmiştir.
10. Maliye Hazinesi, dava konusu taşınmazların Hazineye aitolduğunu ileri sürerek, 13/5/1958 tarihinde davaya müdahil olmuştur.
11. Dava dosyası 2013 yılında Mardin Kadastro Mahkemesinedevredilmiş olup, yargılamaya Mardin Kadastro Mahkemesinin E.2013/42 sayılıdava dosyasında devam edilmektedir.
12. Başvurucu, 28/2/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
B. İlgiliHukuk
13. Bkz. B. No: 2012/12, 17/9/2013, §§ 16-22.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
14. Mahkemenin 19/11/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,başvurucuların 28/2/2014 tarih ve 2014/2614 numaralı bireysel başvurularıincelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları
15. Başvurucular, 1957 yılında yapılan kadastro çalışmalarısırasında 3 ve 5 parsel numaralı taşınmazların başka şahıslar adlarına tespitedildiğini, murisleri tarafından 29/12/1957 tarihinde Kızıltepe TapulamaMahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının halen devam ettiğini,makul sürede yargılama yapılmadığını, 57 yıldır devam eden yargılama sürecindetaşınmazı kullanamadıklarını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarınınihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
B. Değerlendirme
16. Başvuru dilekçesi ve ekleri dikkate alınarak başvurucuFaruk Sarıdağ ile diğer başvurucuların bireyselbaşvuruları ayrı değerlendirilmiştir.
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
a. Başvurucu Faruk Sarıdağ’ınMülkiyet ve Adil Yargılanma Haklarının İhlali İddiası
17. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun'un “Bireysel başvuruusulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (3) ve (6) numaralı fıkralarışöyledir:
“(3) Başvuru dilekçesinde başvurucunun ve varsatemsilcisinin kimlik ve adres bilgilerinin, işlem, eylem ya da ihmal nedeniyleihlal edildiği ileri sürülen hak ve özgürlüğün ve dayanılan Anayasahükümlerinin, ihlal gerekçelerinin, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkinaşamaların, başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalinöğrenildiği tarih ile varsa uğranılan zararın belirtilmesi gerekir. Başvurudilekçesine, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlemveya kararların aslı ya da örneğinin ve harcın ödendiğine dair belgenineklenmesi şarttır.
…
(6) Başvuru evrakında herhangi bir eksiklik bulunmasıhâlinde, Mahkeme yazı işleri tarafından eksikliğin giderilmesi için başvurucuveya varsa vekiline onbeş günü geçmemek üzere birsüre verilir ve geçerli bir mazereti olmaksızın bu sürede eksikliğin tamamlanmamasıdurumunda başvurunun reddine karar verileceği bildirilir.”
18. 6216 sayılı Kanun’un, “Bireyselbaşvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi” kenarbaşlıklı 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:
“(1) Bireysel başvuru hakkında kabul edilebilirlikkararı verilebilmesi için 45 ila 47 ncimaddelerde öngörülen şartların taşınması gerekir.
(2) Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veyatemel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayanve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktanyoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”
19. AnayasaMahkemesi İçtüzüğü’nün bireysel başvuruların içeriğini düzenleyen “Bireysel başvuru formu ve ekleri” başlıklı59. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
“…
(2) Başvuru formunda aşağıdaki hususlar yer alır:
…
ç) Kamu gücünün ihlale neden olduğu iddiaedilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti.
d) Bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hanginedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve delillere ait özlüaçıklamalar.
e) Başvurucunun güncel ve kişisel bir temel hakkınındoğrudan zedelendiği iddiasının dayanakları.
…
(3) Başvuru formuna aşağıdaki belgeler ya da onaylıörnekleri eklenir:
…
e) Dayanılan belgelerin asılları ya da onaylı örnekleri.
…
(4) Başvurucu ihlal iddiasına dayanak gösterdiği üçüncüfıkradaki belgelere herhangi bir nedenle erişememesi hâlinde bunungerekçelerini belirtir. Mahkeme gerekli gördüğü takdirde bu bilgi ve belgeleriresen toplar.
…”
20. İçtüzüğün “Formun ve eklerinin hazırlanmasına ilişkin ilkeler”başlıklı 60. maddesi şöyledir:
“(1) Başvuru formu, İçtüzüğün 59 uncu maddesine uygun olarakdüzenlenir ve aynı maddede belirtilen belgeler ya da onaylı örnekleri başvuruformuna eklenir.
(2) Başvuru formu okunaklı ve başvurunun esasına yöneliközlü bilgileri içerir şekilde hazırlanır. Başvuru formunun ekler hariç onsayfayı geçmesi hâlinde başvurucunun ayrıca başvuru formuna olayların özetinieklemesi gerekir.
(3) Başvurucu, başvuru formunun ekinde sunduğu belgeleri,tarih sırasına göre numaralandırarak her bir belgeyi tanımlayıcı başlıklarhâlinde dizi pusulasına bağlar.”
21. İçtüzüğün “Form ve eklerinin ön incelemesi ve eksiklikler”başlıklı 66. maddesi şöyledir:
“(1)Bireysel Başvuru Bürosu gelenbaşvuruları şeklî eksiklikler bulunup bulunmadığı yönünden inceler. Başvuruformunda veya eklerinde herhangi bir eksiklik tespit edilmesi hâlinde, bunlarıntamamlattırılması için başvurucuya, varsa avukatına veya kanuni temsilcisine onbeş günü geçmemek üzere bir süre verilir.
(2) Eksikliklerin tamamlattırılmasına dair yazıdabaşvurucuya geçerli bir mazereti olmaksızın verilen sürede eksiklikleritamamlamadığı takdirde başvurusunun reddine karar verileceği bildirilir.
(3) Başvurunun; süresinde yapılmadığı, 59 uncu ve 60 ıncı maddelerdeki şekil şartlarına uygun olmadığı ve tespitedilen eksikliklerin verilen kesin sürelerde tamamlanmadığı hâllerdeKomisyonlar Başraportörü tarafından reddine kararverilir ve başvurucuya tebliğ edilir. Bu karara tebliğ tarihinden itibaren yedigün içinde Komisyona itiraz edilebilir. Bu konuda Komisyonların verdiğikararlar kesindir.”
22. 6216 sayılıKanun’un 47. maddesinin (3) numaralı, 48. maddesinin (1) ve (2) numaralıfıkraları ile İçtüzüğün 59. maddesinin ilgili fıkraları uyarınca AnayasaMahkemesine başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylarhakkındaki iddialarını ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlaledildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını kanıtlamakbaşvurucuya düşer (B. No: 2013/276, 9/1/2014, § 19).
23. Başvurucunun,kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali nedeniyle ihlal edildiğini ilerisürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa hükümlerini, ihlal gerekçelerini,dayanılan deliller ile ihlale neden olduğuileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğini başvuru dilekçesineeklemesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddiaedilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özetiyapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi nedenleihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (B.No: 2013/276, 9/1/2014, § 20).
24. 6216 sayılıKanun’un 47. maddesinin (6) numaralı fıkrasına göre başvuru evrakında herhangibir eksiklik bulunması hâlinde, Anayasa Mahkemesi başvurucudan, eksikliğintamamlanmasını ister. İçtüzüğün 66. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göreMahkemenin başvurucudan giderilmesini isteyebileceği eksiklikler, “şekli eksiklikler”dir. 6216 sayılı Kanun’un47. ve İçtüzüğün 66. maddesi birlikte değerlendirildiğinde Anayasa Mahkemesibaşvurucudan ilk olarak, usulünce doldurulmamış olan başvuru formunun usulüneuygun olarak doldurulmasını isteyebilir. İkinci olarak ise başvurucunun “ihlal iddiasına dayanak gösterdiği” bilgi,belge ve deliller başvuru dilekçesine eklenmemiş ise dayanılan bu belgelerintamamlanması istenebilir (B. No: 2013/276, 9/1/2014, § 21). Başka bir deyişle Anayasa Mahkemesi başvurucudan,dilekçesinde dayandığı ancak Mahkemeye ibraz etmediği delillerini tamamlamasınıisteyebilir.
25. Yukarıdabelirtilen koşullar yerine getirilmediği takdirde Anayasa Mahkemesi başvuruyuaçıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulabilir.İddiaların dayanaktan yoksun olmadığı konusunda Anayasa Mahkemesinin iknaedilmesi, başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların niteliğine bağlıdır.Başvurucunun başlangıçta, başvuru hakkında kabul edilemezlik kararı verilmesiniönlemek için başvuru formu ve eklerinde iddialarını destekleyici belgelerisunması ve gerekli açıklamaları yapması zorunludur (B. No: 2013/276,9/1/2014, § 23).
26. Somut başvuruda başvurucu Faruk Sarıdağ,başvuru dilekçesinde, murisleri tarafından 29/12/1957 tarihinde KızıltepeTapulama Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının halen devamettiğini, makul sürede yargılama yapılmadığını, 57 yıldır devam eden yargılamasürecinde taşınmazı kullanamadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarınınihlal edildiğini ileri sürmüştür.
27. Başvurucunun, ihlale neden olduğunu ileri sürdüğü MardinKadastro Mahkemesindeki dava dosyasının incelenmesinde, davanın taraflarıarasında yer almadığı anlaşılmış ve dava dosyası ile ilgisi tespit edilememiştir.Anayasa Mahkemesince, başvurucuya, 10/7/2014 tarihli yazı gönderilerek, MardinKadastro Mahkemesi dava dosyasında davacı veya davalı olduğuna dair belgenin yada anılan dava dosyasıyla bağlantısını gösteren belge veya bilginin, yazınıntebliğinden itibaren on beş gün içinde bildirilmesi talep edilmiştir. Anılanyazı 17/7/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edildiği halde, başvurucuherhangi bir belge sunmadığı gibi yazıya karşı cevap da vermemiştir. Bu şekildebaşvuru dilekçesi ile ihlal iddialarının dayanağı belgeler açıkça sunulmadığıgibi başvurucu, herhangi bir bilgi ve belgenin ilgililerden istenmesi içinMahkemeden bir talepte de bulunmamıştır.
28. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurulardabaşvurucuların başvurularını titizlikle hazırlama ve takip etme yükümlülüklerivardır. Bu yükümlülüğün bir gereği olarak başvurucu, ihlal edildiğini iddiaettiği Anayasa hükmünün nasıl ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarda bulunmaksuretiyle hukuki iddialarını kanıtlamak zorundadır. Başvurucu tarafından soyutşekilde birtakım Anayasa hükümlerine atıfta bulunulmuş olması iddialarınispatlandığı anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu,Anayasa’ya aykırılığın soyut biçimde ileri sürülmesini sağlayan bir yol olarakdüzenlenmemiştir.
29. Başvurucunun, ihlal iddiasının dayanağı olan tüm olaylarıgöstermesi, başvuruyu aydınlatacak ve hükmün esasını etkileyecek argümanlarıdestekleyici tüm belgeleri başvuru dilekçesine eklemesi gerekir. Şayet birbelge elde edilememişse, bunun da nedenleri açıklanmalıdır. Somut başvurudabaşvurucu bu koşulları yerine getirmeyerek iddialarını temellendirmediğindenbaşvurusunun esasının incelenmesi imkânı bulunmamaktadır (B. No: 2013/276,9/1/2014, § 26).
30. Açıklanan nedenlerle, başvurucu Faruk Sarıdağtarafından ileri sürülen ihlal iddialarının başvurucu tarafından kanıtlanmamışolması nedeniyle, başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktanyoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
b. Diğer Başvurucuların Mülkiyet ve AdilYargılanma Haklarının İhlali İddiaları
31. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkçadayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesinigerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun bu kısmınınkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
32. Başvurucular, murisleri tarafından açılan kadastrotespitine itiraz davasının makul sürede sonuçlanmadığını ve taşınmazı bu süredekullanamadıklarını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlaledildiğini ileri sürmüşlerdir.
33. Anayasa ve Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı dışında kalan bir hakihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesimümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupaİnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanmahakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesindeyer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi deAnayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı bir çokkararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığındayorumlamak suretiyle, gerek Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan gerek AİHMiçtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağınıoluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarıncaadil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderleve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirtenAnayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul süredeyargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiğiaçıktır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).
34. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunundavanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, birdavanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulmasıgereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45)
35. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesiuyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul süredekarara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda, taşınmaz mülkiyetihakkında Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itirazdavasında, 3402 ve 6100 sayılı Kanun’larda yer alanusul hükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni hak veyükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13,2/7/2013, § 49).
36. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başkabir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, bu tarih somut başvuru açısından29/12/1957 tarihidir.
37. Başvuruya konu dava, başvurucuların miras bırakanlarındanintikalle takip etmekte oldukları bir uyuşmazlık olup, bu yönüyle makul süredeğerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, mirasçılarınyargılamaya katıldıkları an değil, somut olayda muris açısından değerlendirmeyeesas alınan sürenin başlangıç anıdır (B. No: 2013/1115, 5/12/2013, § 51).
38. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını dakapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam eden yargılamalarailişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını içerenbaşvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesi olanağıbulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı bireyselbaşvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).
39. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,yargılamanın konusunun Kızıltepe ilçesindeki kadastro çalışmaları sonucundayapılan kadastro tespitlerine itiraz ile taşınmazların başvurucuların murisleriadlarına tapuya tescili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, başvuruculartarafından açılan dava dosyalarının birleştirildiği anlaşılmaktadır.Birleştirmenin, davanın konusu ve taraflarının aynı olması gerekçesiyleyapıldığı belirlenmiştir. 16/11/1957 havale tarihli dilekçe ile yargılamasınabaşlanıldığı anlaşılan davanın tensip zaptının tanzimi sonrasında, MaliyeHazinesinin davaya müdahil olduğu, halen derdest olmakla birlikte, yargılamasürecinde yüzü aşkın duruşma yapılmış olup belirtilen celseler arasındagenellikle iki aylık sürelerin bulunduğu anlaşılmıştır.
40. İlgili yargılama evrakının incelenmesinden, özellikletensip zaptı kapsamında ikmaline başlanılması gereken tapu kaydı, birleşik kroki,mahalli bilirkişi listesi gibi evrakın ilgili kurumlardan talep edilmeyerek,yargılama sırasında münferit celselerde verilen ara kararları uyarınca kısım kısım talep edildiği, ara karar gereklerinin yerinegetirilmediği muhtelif celselerde taraf vekillerinin mazeretlerinin kabulünedair karar tesisi ile yetinildiği, celse harcı tayini gibi usuliimkanların yargılama makamlarınca kullanılmadığı, Mahkemece birçok defadosyanın incelemeye alındığı ve bu sebeple duruşmaların ertelendiği, keşif arakararlarının farklı gerekçelerle yerine getirilmediği ve birçok defa keşiflerinertelendiği belirlenmektedir.
41. Başvuruya konu yargılamanınkadastro mahkemesi önünde sürdüğü görülmekle, 3402 sayılı Kanun’da yer alanözel usul hükümleri ile medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklarıkonu alan yargılama faaliyetleri için geçerli genel usulihükümler içeren 6100 sayılı Kanun’a tabi bir yargılama faaliyetinin söz konusuolduğu ve 3402 sayılı Kanun’da yer alan özel usul hükümleri ile 6100 sayılıKanun’un 30. maddesinin, uyuşmazlıkların makul sürede çözümlenmesigerekliliğini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır (§ 12).
42. Kadastro mahkemesinezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar dahaönce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından,özellikle 3402 sayılı Kanun’da yer alan ve yargılamada sürati temin etmeyehizmet eden özel usul hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde bulundurularakmakul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararlar verilmiştir(B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 54-64; B. No: 2012/12, 17/9/2013, §§ 53-62; B. No: 2013/1115, 5/12/2013, §§ 60-67; 2012/673, 19/12/2013, §§ 37-43).
43. Başvuruya konu davanınmahiyeti nedeniyle icrası gereken usul işlemlerinin niteliği başvuruya konuyargılamanın karmaşık olduğunu ortaya koymakla birlikte, davaya bütün olarakbakıldığında, 3402 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine tabi bir yargılamasürecine ilişkin somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesinigerektirecek bir yön bulunmadığı ve yaklaşık elli yedi yıldır devam edenyargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.
44. Açıklanan nedenlerle,başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
45. Başvurucular, uzun sürenyargılama nedeniyle taşınmazdan yararlanamadıkları gibi taşınmazdan sağlanangelir desteğinden de mahrum kaldıklarını belirterek, Anayasa’nın 35. maddesindetanımlanan mülkiyet haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş olup, başvurucularınmakul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönünde yukarıda yer verilentespitler ışığında, mülkiyet haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarınınayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
46. Başvurucular, yargılamanınmakul sürede sonuçlanmaması ve bu sürede taşınmazı kullanamamaları nedeniyle250.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talepetmişlerdir.
47. 6216 sayılı Kanun'un “Kararlar” kenarbaşlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tespit edilen ihlalbir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmakiçin yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yenidenyargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehinetazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolugösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, AnayasaMahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracakşekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
48. Başvurucuların tarafı olduğuuyuşmazlığa ilişkin yaklaşık elli yedi yıldır devam eden yargılama süresinazara alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlaltespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvuruculara(kabul edilemezlik kararı verilen başvurucu Faruk Sarıdağdışındaki) ayrı ayrı net olarak 500,00 TL manevi tazminat ödenmesine kararverilmesi gerekir.
49. Başvurucular tarafındanmaddi tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ileiddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,başvurucuların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
50. Başvurucular tarafındanyapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderininbaşvuruculara (kabul edilemezlik kararı verilen başvurucu Faruk Sarıdağ dışındaki) müştereken ödenmesine karar verilmesigerekir.
51. Başvuruya konu yargılamanınyaklaşık elli yedi yıldır devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanmahakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olanbir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğüzararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısasürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın birörneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. 1. Başvurucu Faruk Sarıdağ’ın ihlaliddialarının “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle KABUL EDİLEMEZOLDUĞUNA, anılan başvurucunun yaptığı yargılama giderlerinin üzerindebırakılmasına,
2.Diğer başvurucuların, makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğiyönündeki iddialarının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Faruk Sarıdağ dışındaki diğerbaşvurucuların, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma haklarının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kabul edilemezlik kararı verilen başvurucu Faruk Sarıdağ dışındaki diğer başvuruculara ayrı ayrı net olarak500,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucuların tazminata ilişkin diğertaleplerinin REDDİNE,
D. Kabul edilemezlik kararı verilen başvurucu Faruk Sarıdağ dışındaki başvurucular tarafından yapılan 206,10 TLharç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılamagiderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemedegecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
F. Kararın bir örneğinin Mardin Kadastro Mahkemesinegönderilmesine,
19/11/2014tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.