TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
CENGİZ GEZGİN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/8738)
Karar Tarihi: 8/9/2014
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Serruh KALELİ
Üyeler
:
Zehra Ayla PERKTAŞ
Nuri NECİPOĞLU
Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Raportör
:
Murat AZAKLI
Başvurucu
:
Cengiz GEZGİN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1.Başvurucu, murisi tarafından 8/11/1978 tarihinde açılan zilyetliğin tespiti vekamulaştırma bedelinin tahsili davasının makul sürede sonuçlanmadığınıbelirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi vemanevi tazminat talep etmiştir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 3/12/2012 tarihindeOsmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yöndenyapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunbulunmadığı tespit edilmiştir.
3. BirinciBölüm Üçüncü Komisyonunca, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafındanyapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölümtarafından 29/1/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesininbirlikte yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvurukonusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığınagönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 25/2/2014 tarihli yazısında, AnayasaMahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen,başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuruformu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilenilgili olaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucunun murisi ve diğer davacılar, 8/11/1978tarihinde Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada, zilyetliğintespiti ve kamulaştırma bedelinin ödenmesini talep etmişlerdir.
8. Mahkemece, 19/7/1991 tarih ve E.1978/408, K.1991/328sayılı görevsizlik kararıyla dava dosyası İslahiyeKadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
9. İslahiye Kadastro Mahkemesi, 14/7/1995tarihli görevsizlik kararıyla dosyayı yeniden İslahiye Asliye Hukuk Mahkemesinegöndermiştir.
10. İslahiye Asliye Hukuk Mahkemesi, 14/1/2014tarih ve E.1995/247, K.2014/27 sayılı kararla davanın reddine karar vermiştir.
11. Gerekçeli karar, 5/3/2014 tarihinde yazılmıştır.
12. Karar, başvurucu ve bir kısım davacılar tarafından temyizedilmiş olup, temyiz inceleme safhası devam etmektedir.
B. İlgiliHukuk
13. 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılıHukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi, 16/5/1956 tarih ve 1956/1-6 sayılıYargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı, 4/11/1983 tarih ve2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun geçici6. maddesi.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
14. Mahkemenin 8/9/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,başvurucunun 3/12/2013 tarih ve 2013/8738 numaralı bireysel başvurusu incelenipgereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
15. Başvurucu, murisi tarafından 8/11/1978 tarihinde İslahiye Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan zilyetliğintespiti ve kamulaştırma bedelinin ödenmesi davasında makul sürede yargılamayapılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
B. Değerlendirme
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
16. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkçadayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesinigerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
17. Başvurucu, murisi tarafından açılan zilyetliğin tespitive kamulaştırma bedelinin ödenmesi davasının makul sürede sonuçlanmadığınıbelirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
18. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin metni ile Avrupaİnsan Hakları Mahkemesi kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkınınsomut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yerverilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi deAnayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı bir çokkararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığındayorumlamak suretiyle, gerek Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan gerek AİHMiçtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §38). Bu doğrultuda, makul sürede yargılanma hakkı da adil yargılanma hakkınınkapsamında değerlendirilmektedir.
19. Anayasa’nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makulsürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda, zilyetliğintespiti ve kamulaştırma bedelinin davasında, 1086 sayılı mülga Hukuk UsulüMuhakemeleri Kanunu ve 6100 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine göreyürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülükleri konu alanbir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 49).
20. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunundavanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, birdavanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması gerekenkriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).
21. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başkabir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, bu tarih somut başvuru açısından8/11/1978 tarihidir.
22. Başvuruya konu dava, başvurucunun miras bırakanındanintikalle takip etmekte olduğu bir uyuşmazlık olup, bu yönüyle makul süredeğerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, mirasçınınyargılamaya katıldığı an değil, somut olayda muris açısından değerlendirmeyeesas alınan sürenin başlangıç anıdır (B. No: 2013/1115, 5/12/2013, § 51).
23. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını dakapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam edenyargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasınıiçeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesiolanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı bireyselbaşvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).
24. Başvuruya konu yargılamasürecinin incelenmesinde, yargılamanın konusunun zilyetliğin tespiti vekamulaştırma bedelinin ödenmesi olduğu, 8/11/1978 yılında İslahiye Asliye HukukMahkemesinde açılan davanın 1991 yılında görevsizlik kararı ile KadastroMahkemesine gönderildiği, anılan Mahkemenin de 1995 yılında görevsizlik kararıvererek dosyayı yeniden Asliye Hukuk Mahkemesine gönderdiği, yargılamasırasında farklı dava dosyaları ile birleştirme kararları verildiği, 14/1/2014tarihinde davanın reddine hükmedildiği anlaşılmıştır. Karar, başvurucu ve birkısım davacılar tarafından temyiz edilmiş ve henüz kesinleşmemiştir. Yargılamasırasında Mahkemece çoğu defa keşif ara kararlarının farklı nedenlerle yerinegetirilmediği, taraflardan vefat edenlerin olması nedeniyle tekrar tarafteşkili sağlanmaya çalışıldığı, birçok defa dosyanın incelemeye alındığı ve buuygulamaların davada yer alan taraf sayısı da nazara alındığında yargılamanınuzaması üzerinde baskın bir etkiye sahip olduğu anlaşılmaktadır.
25. 6100 sayılı Kanun’unöngördüğü yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makulsürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusuyapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından, özellikle yargılamada sürati teminetmeye hizmet eden özel usul hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde bulundurularakmakul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar verilmiştir. (B.No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 34-64).
26. Başvuruya konu davada yeralan kişi sayısı ve davanın mahiyeti nedeniyle icrası gereken usul işlemlerininniteliği başvuruya konu yargılamanın karmaşık olduğunu ortaya koymaklabirlikte, davaya bütün olarak bakıldığında, mülga 1086 sayılı Kanun ve 6100sayılı Kanun hükümlerine tabi bir yargılama sürecine ilişkin somut başvuruaçısından farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı veyaklaşık otuz altı yıldır devam eden yargılama sürecinde makul olmayan birgecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.
27. Açıklanan nedenlerle,başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
28. Başvurucu, makul süredeyargılama yapılmadığı için 100,00 Euro maddi, 100.000 Euro manevi tazminatahükmedilmesini talep etmiştir.
29. 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar” kenarbaşlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tespit edilen ihlalbir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmakiçin yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir.”
30. Başvurucunun tarafı olduğuuyuşmazlığa ilişkin otuz altı yıldır devam eden yargılama süresi nazaraalındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlaltespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya11.250,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
31. Başvurucu tarafından madditazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddia edilenmaddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından, başvurucununmaddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
32. Başvurucu tarafından yapılanve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 198,35 TL harçtan oluşan yargılamagiderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
33. Başvuruya konu yargılamanınyaklaşık otuz altı yıldır devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanmahakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olanbir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğüzararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısasürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın birörneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurucunun,
1. Makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Anayasa’nın36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLALEDİLDİĞİNE,
B. Başvurucuya 11.250,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE,başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,
C. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler uyarıncatespit edilen 198,35 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYAÖDENMESİNE,
D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemedegecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
E. Kararın bir örneğinin İslahiye AsliyeHukuk Mahkemesine gönderilmesine,
8/9/2014tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.