TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
CENGİZ NERGİZ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/2866)
Karar Tarihi: 18/4/2018
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Hasan Tahsin GÖKCAN
Kadir ÖZKAYA
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör Yrd.
:
Ceren Sedef EREN
Başvurucu
:
Cengiz NERGİZ
Vekili
:
Av. Rezan SARICA
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, birdokümanın ceza infaz kurumu idaresince o tarihte tutuklu olan başvurucuyaverilmemesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 16/2/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
8. Başvurucu, başvuru tarihinde Adana F Tipi Kapalı Ceza İnfazKurumunda (İnfaz Kurumu)tutuklu olarak bulunmaktadır.
9. İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu (Eğitim Kurulu) 12/1/2015 tarihlikararında, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerininİnfazı Hakkında Kanun'un 62. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca"Kürt Sorunu ve Demokratik Ulus Çözümü" ile "Hep KavgaydıYaşamım (2. Cilt)" isimli kitapların başvurucuya teslim edilmemesine kararvermiştir.
10. Eğitim Kurulu adı geçen ilk kitap hakkında mahkemelerceverilmiş toplatma kararı bulunduğunu belirtmiştir. Diğer kitapta ise PKK terörörgütünün kurucuları arasında yer alan, "Sara" kod adıyla bilinen veörgütün Avrupa sorumlularından biri olarak 2013 yılına kadar faaliyet gösterenSakine Cansız'ınörgüt faaliyetlerinde nasıl yeraldığı, terör örgütü faaliyetlerinin meşru bir özgürlük hareketi olduğu veörnek alınması gerekenbir örgüt üyesininotobiyografisinin yazıldığı, ayrıca terör örgütünün amaçlarına ulaşması için koşulsuzitaat ve çalışmanın özendirildiği ifade edilmiştir.
11. Sonuç olarak Eğitim Kurulu, anılan yayınların başvurucuyaverilmesi hâlinde İnfaz Kurumunda gerçekleştirilen iyileştirme faaliyetlerininolumsuz etkileneceği ve bu yayınların belli bir örgüt disiplini oluşturmakamacıyla örgütsel materyal olarak kullanılacağı sonucuna varmıştır.
12. Eğitim Kurulu kararına karşı başvurucunun Adana İnfazHâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yaptığı şikâyet, İnfaz Hâkimliğinin 21/1/2015tarihli kararıyla kabul edilmiştir. İnfaz Hâkimliği ilk kitap hakkındakitoplatma kararı suretinin dosyaya eklenmediğini belirtmiştir. Kitaplardabulunan resim, fotoğraf ve yorumların İnfaz Kurumu güvenliğini tehlikeyedüşürecek nitelikte olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle İnfaz Hâkimliği,kitapların başvurucuya teslim edilmemesine dair Eğitim Kurulu kararınınkaldırılmasına hükmetmiştir.
13. Adana Cumhuriyet savcısı, İnfaz Hâkimliğinin ret kararınakarşı itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi,28/1/2015 tarihinde itirazı kabul etmiştir. Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:
"...hükümlününitirazında belirtmiş olduğu kitapların yasaklanmamış olması, bu kitaplarıncezaevi yönetimince hükümlüye serbestçe verilebileceği anlamına gelmediği,nitekim basılan ve yayınlanan her kitabın Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca basımagirmeden önce denetlenmediği, dolayısıyla örgüt propagandası yapan bir kitabında bastırılıp satışa çıkarılmasının mümkün olduğu, kitapların içeriğiincelendiğinde de anlatılan olayların PKK Terör Örgütü'nü ve eylemlerini haklı,hukuka ve vicdana uygun masum eylemler olarak gösterdiği ve bu tür anlatımların5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleriin HakkındakiKanun'un 1 ve 2 maddesinde belirtilen infazın ıslah edici amacını ortadankaldıracağı gözetildiğinde açıklanan nedenlerle kitapların hükümlüyeverilmemesinin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin Hakkındaki Kanun'un62/3 maddesine uygun olduğu anlaşıldığından ..."
14. Başvurucu 16/2/2015 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
15. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan ulusal hukuk kaynakları için bkz. Halil Bayık [GK], (B. No: 2014/20002,30/11/2017, §§ 15, 16).
B. Uluslararası Hukuk
16. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan uluslararası hukuk kaynakları içinbkz. Ahmet Temiz (6), (B. No:2014/10213, 1/2/2017, §§ 17, 18).
V. İNCELEME VE GEREKÇE
17. Mahkemenin 18/4/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
18. Başvurucu; başvuruya konu dokümanların kendisineverilmemesinin keyfî olduğunu, itiraz mercininyeterli bir inceleme yapmadan soyut bir gerekçeyle itirazlarını reddettiğinibelirtmiş ve anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki tavsifi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki nitelendirmesinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu kapsamda başvurucunun şikâyeti ifadeözgürlüğü bağlamında incelenecektir.
20. Anayasa’nın 26. maddesinin ilgili bölümüşöyledir:
"Herkes, düşünce vekanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarakaçıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesiolmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...
Bu hürriyetlerin kullanılması, ... kamudüzeni, kamu güvenliği, ... suçların önlenmesi, ... gereğine uygun olarakyerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir...
Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetininkullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir."
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
21. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılanbaşvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. Müdahalenin Varlığı
22. Başvuru tarihinde İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunanbaşvurucuya gönderilen yazılı bir dokümanın kendisine verilmemesinin, haberveya fikir alma özgürlüğü ve dolayısıyla ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahaleoluşturduğu kabul edilmiştir.
b. Müdahalenin İhlal OluşturupOluşturmadığı
23. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesindebelirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 26. maddesininihlalini teşkil edecektir.Anayasa’nın13. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
"Temel hak vehürriyetler, ... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerebağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratiktoplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."
24. Sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve somutbaşvuruya uygun düşen; kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın 26. maddesininikinci fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanma,demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmamakoşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
i. Kanunilik
25. Müdahaleye dayanak olan 5275 sayılı Kanun’un 62. maddesininkanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.
ii. Meşru Amaç
26. Başvuruya konu doküman İnfaz Kurumunun düzeninin vegüvenliğinin sağlanması ve mahkûmun ıslahı amacıyla başvurucuya verilmemiştir.Anılan müdahalenin, Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşrubir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.
iii. Demokratik ToplumDüzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük
(1) Genel İlkeler
27. Başvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerintemel ekseni, müdahaleye neden olan idarenin ve derece mahkemelerininkararlarında dayandıkları gerekçelerin ifade özgürlüğünü kısıtlama bakımından“demokratik toplum düzeninin gereklerine” ve “ölçülülük” ilkelerine uygunolduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı olacaktır (Demokratiktoplum düzeninin gereklerine uygunluk ilkesine ilişkin açıklamalar için bkz. Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,4/6/2015, § 51; Mehmet Ali Aydın [GK],B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68; HalilBayık, § 28; ölçülülük ilkesine ilişkin açıklamalar için bkz. AYM,E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007; BekirCoşkun, §§ 53, 54; Sebahat Tuncel,B. No: 2012/1051, 20/2/2014, § 84; MehmetAli Aydın, §§ 70-72). İfade özgürlüğüne gerekçesiz olarak veyaAnayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterleri (Halil Bayık, §§ 28-43) karşılamayan bir gerekçe ile yapılanmüdahaleler Anayasa'nın 26. maddesini ihlal edecektir (Halil Bayık, § 43).
28. Anayasa Mahkemesi HalilBayık kararında, mevcut başvuruya benzer şikâyetlerde derecemahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların gerekçelerinin ilgilive yeterli sayılabilmesi için kararlarda bulunması gereken ve benzerbaşvuruların koşullarına göre değişebilecek unsurları şu şekilde belirlemiştir:
i. Başvurucunun hangi suçtan dolayı hangi tür ceza infaz kurumundabulunduğu ve başvurucunun bulunduğu ceza infaz kurumu ile işlediği suçun sözkonusu tedbirin alınmasında bir etkisinin bulunup bulunmadığıdeğerlendirilmelidir.
ii. Bir yayının tümünün veya bir kısmının mahkûma verilmemesişeklindeki kısıtlamanın mahkûmun ıslahı ile bağlantısı var ise yayının içeriğiile mahkûmun ıslahı arasındaki ilişkinin tam olarak gösterilmesi gerekir.
iii. Her mahpusun toplumsal geçmişi ve suç sicili, entelektüelkapasitesi ve kabiliyeti, şahsi tabiatı, hapis cezasının süresi ve tahliyeedildikten sonrası için beklentileri dikkate alınmalıdır.
iv. Bu bağlamda söz konusu yayınların, terör suçlarından mahpusolan kişilerin iddia edilen mağduriyetlerin sorumlusu olarak gördüklerikişilere veya devlete karşı daha fazla şiddete yönelmelerine sebebiyet veripvermediği değerlendirilmelidir.
v. Mahpusa verilmeyen süreli veya süresiz yayının cinsi,içeriği, yayımlayanı ve sorunlu görülen kısımların hangileri olduğubelirtilmeli ve mahpusa verilmesi sakıncalı bulunan kısımların detaylı analiziyapılmalıdır.
vi. Böyle bir analizin yapılabilmesi için eğer söz konusuyayının terör örgütleriyle veya terör faaliyetlerinin meşru gösterilmesiyle birilişkisi varsa mahpusun ifade özgürlüğü ile demokratik toplumun terörörgütlerinin faaliyetlerine karşı kendini korumaya ilişkin meşru hakkı arasındadenge kurulmalıdır.
vii. Zikredilen dengelemenin yapılabilmesi için;
-Bütünüyle ele alındığında müdahaleye konu yayının özel birkişiyi, kamu görevlilerini, halkın belirli bir kesimini veya devleti hedefgösterip göstermediğinin, onlara karşı şiddete teşvik edip etmediğinin,
-Bireylerin fiziksel şiddet tehlikesine maruz bırakılıpbırakılmadığının, bireylere karşı nefreti alevlendirip alevlendirmediğinin,
-Yayında iletilen mesajda şiddete başvurmanın gerekli ve haklıbir önlem olduğunun ileri sürülüp sürülmediğinin,
-Şiddetin yüceltilip yüceltilmediğinin; kişileri nefrete,intikam almaya, silahlı direnişe tahrik edip etmediğinin,
-Suçlamalara yer vererek veya nefret uyandırarak ülkenin birkısmında veya tamamında daha fazla şiddete sebebiyet verip vermeyeceğinin,
-Söz konusu yayında yer alan ifadelerin ceza infazkurumunun güvenliğini, disiplinini ve düzenini tehlikeye düşürüp düşürmediğinin,
-Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütlerimensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olup olmadığının,
-Kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlışbilgileri, tehdit ve hakaret oluşturan ifadeleri içerip içermediğinin,
-Yayın tarihinde veya mahpusa verilmesinin istendiği sıradaülkenin bir kısmında veya tamamında çatışmaların yoğunluk derecesi ile cezainfaz kurumundaki ve ülkedeki tansiyonun yükseklik derecesinin yayının mahpusaverilmesine etki edip etmediğinin,
-Karara konu sınırlayıcı tedbirin, demokratik bir toplumdazorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik olup olmadığınınve tedbirin başvurulabilecek en son çare niteliğinde bulunup bulunmadığının,
-Son olarak sınırlamanın, güdülen kamu yararı amacınıgerçekleştirmek için ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir sınırlamaniteliğinde olup olmadığının yayının içeriğiyle birlikte değerlendirilmesigerekir.
viii. Derecemahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların söz konusudeğerlendirmeleri yaparken olayın koşullarına göre uzman kişileringörüşlerinden faydalanmaları, gerekirse konusunda uzman sosyal bilimciler,araştırmacılar ve akademisyenlerden rapor ve görüş almaları her zamanmümkündür. Böylece süreli veya süresiz bir yayının bir mahpusa verilmemesişeklindeki müdahalenin kanunlar ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarında ortayakonan kriterlere uygunluğunun denetimi daha etkili yapılabilecektir (Halil Bayık, § 45).
(2) İlkelerin OlayaUygulanması
29. Başvuruya ilişkin olayda kitap biçimindeki yazılıdokümanların Eğitim Kurulu tarafından biri hakkında toplatma kararı bulunduğu,diğerinin ise örgüt kurucularından birinin biyografisi niteliğinde olduğu veözetle içeriğinde örgüt faaliyetlerinin meşrulaştırıldığı gerekçesiylebaşvurucuya verilmediği görülmektedir. Eğitim Kurulu kararına yapılan itirazıinceleyen İnfaz Hâkimliği, söz konusu kitapların İnfaz Kurumunun güvenliğinitehlikeye düşüren bir içeriği bulunmadığı gerekçesiyle kitapların başvurucuyaverilmemesi kararını kaldırmıştır.
30. İnfaz Hâkimliği kararına itirazı inceleyen Ağır CezaMahkemesi ise nihai olarak haklarında yasaklama kararı bulunmamasına rağmen sözkonusu kitapların içeriğinde terör örgütü faaliyetlerinin meşrulaştırıldığı vebu durumun mahkûmun ıslahını engelleyeceği gerekçesiyle İnfaz Hâkimliğikararının kaldırılmasına ve kitapların başvuruculara teslim edilmemesine kararvermiştir.
31. Somut olayda söz konusu kitaplar kendisine verilmeyenbaşvurucunun bu tarihte henüz tutuklu bulunduğu, Eğitim Kurulu ve itiraz mercinin ise mahkûmun ıslahını engelleyeceği gerekçesiylebaşvuru konusu kitapların başvurucuya teslim edilmemesine karar verdiklerianlaşılmaktadır. Ceza infaz kurumlarında tutuklu olarak bulunan şahıslaryönünden tutulma henüz bir tedbir niteliğinde olduğu ve ceza infazı söz konusuolmadığından, "mahkûmun ıslahı" ilgili bir gerekçe olaraknitelendirilemez. Bu bağlamda yukarıda sayılan diğer hususları dadeğerlendirmediği anlaşılan idare ve derece mahkemelerinin, konu ile tamamenbağlantısız bir gerekçe ile itirazı reddettiği görülmektedir. Başka bir deyişlebaşvuruya konu kitap biçimindeki yazılı dokümanların başvurucuya verilmemesinindemokratik bir toplumda gerekli olduğu ilgili ve yeterli bir gerekçe ilegösterilebilmiş değildir.
32. Öte yandan sakıncalı olduğu kabul edilen ifadelerin yeraldığı bölümler çıkarılarak geri kalan kısmın başvurucuya teslim edilmesininmümkün olup olmadığı da tartışılmamıştır. Sakıncalı kısımların yayındanayrılmasının mümkün olmadığı veya bu kısımlar çıkartıldığında geri kalanbölümün bir öneminin kalmadığı hâllerde yayının tümünün mahpusa verilmemesiyoluna gidilebilirse de bu özel durumun da ilgili kararda gerekçelendirilmesigerekir (Sinan İyit(2) [GK], B. No: 2013/1495, 30/11/2017, § 56).
33. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvencealtına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
34. Bu ihlal kararı başvuruya konu yayınların başvurucuyaverilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. İlgili derece mahkemeleri, AnayasaMahkemesi kararında ortaya konulan kriterler ve gösterilen yöntemle yenidenyargılama yaparak yargılamanın sonucuna göre bahse konu yayınların ya da birkısmının başvurucuya verilmesine veya verilmemesine karar vermelidirler.
3. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
35. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
"(1)Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya daedilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin vesonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. …
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir."
36. Başvurucu ihlalin tespiti ile manevi tazminat talebindebulunmuştur.
37. Başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucunavarılmıştır. Bu ihlal kararı başvuruya konu yayının başvurucuya verilmesigerektiği şeklinde yorumlanamaz.
38. İfade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundankararın bir örneğinin -Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterler vegösterilen yöntemle- yeniden yargılama yapmak ve yargılamanın sonucuna görebaşvurucunun itirazı hakkında yeni bir karar vermek üzere Adana İnfazHâkimliğine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
39. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.206,90 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
40. İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucuya birdokümanın verilmemesi şeklindeki müdahale yönünden, ifade özgürlüğünün ihlaledildiğinin tespiti ile kararın, yeniden yargılama yapmak üzere ilgili yargımerciine gönderilmesine hükmedilmesinin yeterli olacağı değerlendirildiğindenbaşvurucunun manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifadeözgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğü ihlalinin sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Adana İnfazHâkimliğine (E.2015/166 ve K.2015/189) GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun manevi tazminat talebinin REDDİNE,
E. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.206,90 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE18/4/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.