TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
CİHANGİR KARABOĞA BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/999)
Karar Tarihi: 18/6/2014
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
M. Emin KUZ
Raportör
:
Murat AZAKLI
Başvurucu
:
Cihangir KARABOĞA
Vekili
:
Av. Ali AYDEMİR
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucu, 19/7/2008 tarihinde Kızıltepe 1. Asliye HukukMahkemesinde açtığı tazminat davasında makul sürede yargılama yapılmadığınıbelirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminattalep etmiştir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 24/1/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudanyapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesindeKomisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 20/2/2014 tarihinde,kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölümegönderilmesine karar verilmiştir.
4. İkinciBölümün 6/3/2014 tarihli ara kararı gereğince, başvurunun kabul edilebilirlikve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için AdaletBakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Adalet Bakanlığının, 21/3/2014 tarihli yazısı ile başvurucununihlal iddialarına ilişkin görüş sunulmayacağını bildirilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucu, 19/7/2008 tarihinde DedaşMüessese Müdürlüğü aleyhine Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığıtazminat davasında; tarlasını sulamak amacıyla belirli voltajın üstündeelektrik sağlanmak üzere davalı ile sözleşme düzenlendiğini, davalının,sözleşmede belirtilen voltajın altında elektrik verdiğini ve tarlayısulayamadığını ileri sürerek, uğradığı maddi zararın tazminini talep etmiştir.
8. Davalı, sözleşmede sürekli aynı voltaj üzerinden elektrikverilmesine dair hükmün bulunmadığını, kaçak elektrik kullanımı nedeniyleyüksek voltaj elektrik verilemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
9. Mahkemece, 24/12/2013 tarih ve E.2008/360, K.2013/1137sayılı kararla; taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi ve bilirkişi raporlarıdikkate alınarak, davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmenkabulüne, 15.078,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
10. Karar temyiz edilmiş olup, temyiz incelemesi devametmektedir.
B. İlgili Hukuk
11. 12/1/2011 tarih ve 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Usulekonomisi ilkesi” kenar başlıklı 30. maddesi şöyledir:
“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli birbiçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.”
12. 22/4/1926 tarih ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun41. maddesi şöyledir:
“Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ilehaksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazmininemecburdur.
Ahlaka mugayir bir fiil ile başka bir kimseninzarara uğramasına bilerek sebebiyet veren şahıs, kezalik o zararı tazminemecburdur.”
13. 818 sayılı mülga Kanun'un98. maddesi şöyledir:
“Borçlu, umumiyet itibariyle her kusurdan mesuldur. Bu mesuliyetin vüsatiişin hususi mahiyetine göre çok veya az olabilir. Hususiyle iş borçlu için bir faideyi mucip olmadığı surette, mesuliyet daha az şiddetletakdir olunur.
Haksız fiilerdenmütevellit mesuliyete müteallik hükümler, kıyasen akde muhalif hareketlere detatbik olunur.”
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
14. Mahkemenin 18/6/2014tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 24/1/2014 tarih ve 2014/999numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
15. Başvurucu, Dedaş Müessese Müdürlüğü ile yapılan sözleşmeye göre, tarlasulamak amacıyla belli bir voltaj üzerinden elektrik verilmesi gerektiği halde,sözleşmedeki yükümlülüğün yerine getirilmediğini, DedaşMüessese Müdürlüğü aleyhine 19/7/2008 tarihinde Kızıltepe 1. Asliye HukukMahkemesinde açtığı tazminat davasında makul sürede yargılama yapılmadığınıbelirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
16. Başvurucunun yargılamanın uzunluğuyla ilgili şikâyetiaçıkça dayanaktan yoksun olmadığı gibi, bu şikâyet için diğer kabul edilemezliknedenlerinden herhangi biri de bulunmamaktadır. Bu nedenle, başvurunun kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
17. Başvurucu, 19/7/2008 tarihinde Kızıltepe 1. Asliye HukukMahkemesinde açtığı tazminat davasının makul sürede tamamlanmadığınıbelirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
18. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216sayılı Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası hükümlerine göre, AnayasaMahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için, kamugücü tarafından müdahale edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altınaalınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) veTürkiye’nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamına da girmesi gerekir. Birbaşka ifadeyle, Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan birhak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna kararverilmesi mümkün değildir (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).
19. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36.maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyleyargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adilyargılanma hakkına sahiptir.”
20. Anayasa’nın “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması”kenar başlıklı 141. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:
“Davaların en az giderle ve mümkün olan süratlesonuçlandırılması, yargının görevidir.”
21. Sözleşme’nin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgiliuyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusundakarar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkemetarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarakgörülmesini isteme hakkına sahiptir.”
22. Sözleşme metni ile AİHM kararlarından ortaya çıkan veadil yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. AnayasaMahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçokkararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığındayorumlamak suretiyle, gerek Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan gerek AİHMiçtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §38).
23. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul süredeyargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanmahakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olansüratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanmahakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No:2012/12, 17/9/2013, § 43).
24. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca,medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul sürede kararabağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda, başvurucunun açtığı tazminatdavasında, 6100 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine göre yürütülen somutyargılama faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülükleri konu alan bir yargılamaolduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 49).
25. Makul sürede yargılanma hakkının amacı, tarafların uzunsüren yargılama faaliyeti nedeniyle maruz kalacakları maddi ve manevi baskı ilesıkıntılardan korunması ile adaletin gerektiği şekilde temini ve hukuka olaninancın muhafazası olup, hukuki uyuşmazlığın çözümünde gerekli özeningösterilmesi gereği de yargılama faaliyetinde gözardıedilemeyeceğinden, yargılama süresinin makul olup olmadığının her bir başvuruaçısından münferiden değerlendirilmesi gerekir (B. No:2012/13, 2/7/2013, § 40).
26. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunundavanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, birdavanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulmasıgereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).
27. Ancak, belirtilen kriterlerden hiçbiri makul süredeğerlendirmesinde tek başına belirleyici değildir. Yargılama sürecindeki tümgecikmelerin ayrı ayrı tespiti ile bu kriterlerin toplam etkisideğerlendirilmek suretiyle, hangi unsurun yargılamanın gecikmesi açısından dahaetkili olduğu saptanmalıdır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 46).
28. Yargılama faaliyetinin makulsürede gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması için, öncelikle uyuşmazlığıntürüne göre değişebilen, başlangıç ve bitiş tarihlerinin belirlenmesigereklidir.
29. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinmakul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak, uyuşmazlığıkarara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, somut tazminatdavasında ise başvurucunun dava sürecini başlattığı 19/7/2008 tarihidir.
30. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını dakapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam edenyargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasınıiçeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesiolanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anıbaşvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).
31. Davanın ikame edildiği tarih ile Anayasa Mahkemesininbireysel başvuruların incelenmesi hususundaki zaman bakımından yetkisininbaşladığı tarihin farklı olması halinde dikkate alınacak süre, 23/9/2012tarihinden sonra geçen süre değil, uyuşmazlığın başlangıç tarihinden itibarengeçen süredir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 51).
32. Başvuru konusu olayda, başvurucu, 19/7/2008 tarihinde Dedaş Müessese Müdürlüğü aleyhine Kızıltepe 1. Asliye HukukMahkemesinde tazminat davası açmıştır. Mahkemece tensip zaptınındüzenlenmesinden sonra tarafların delilleri toplanmış, İlçe Tarım Müdürlüğündentaşınmaz üzerinde yetişen ürünler ve birim fiyatları öğrenilmiştir. Mahkemeceverilen keşif ara kararlarının farklı gerekçelerle ertelenmesinden sonra keşifyapılmış ve bilirkişi raporu alınmıştır. Rapora itiraz edilmesi üzerine ekrapor alınmıştır. Dosyanın uzun süre bilirkişilerde kaldığı belirlenmiştir.Mahkeme, 24/12/2013 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar vermiş olup, temyizincelemesi devam etmektedir.
33. Yargılama sürecinde davanın taraflarının yargılamayıgeciktirici yöndeki işlem ve davranışları kural olarak, yargılamanın uzamasındataraf kusuru olarak kabul edilmekte ise de, yargılamamakamlarının ilgili usuli imkânları kullanmaksuretiyle bu girişimleri engelleme sorumluluğu bulunmaktadır. Bu kapsamda,taraflarca muhtelif celselerde mazeret dilekçeleri sunulduğu görülmeklebirlikte, başvurucunun tutumunun yargılamanın uzamasına özellikle bir etkisiolduğu tespit edilememiştir.
34. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konutazminat davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olaylarınkarmaşıklığı, delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibikriterler dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucunun tutum vedavranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırkenözensiz davranmalarıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep olduğu dasöylenemez.
35. Başvuru konusu olan tazminat davasında yargılama sürecindekigecikmeler ayrı ayrı değerlendirildiğinde, özellikle keşif ara kararlarınınfarklı nedenlerle uzun süre yerine getirilmediği, yargılamanın hâlihazırdayaklaşık altı yıldır devam ettiği ve somut yargılama faaliyeti açısındanbelirtilen bu sürenin makul olmadığı anlaşılmaktadır.
36. Belirtilen nedenlerle, başvurucunun Anayasa’nın 36.maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
37. Başvurucu, uzun süren yargılama nedeniyle adil yargılanmahakkının ihlal edildiğinin tespitini, 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevitazminatın ödenmesini talep etmiştir.
38. 6216 sayılı Kanun’un “Kararlar”kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa,ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzeredosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yararbulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genelmahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlümahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarınıortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
39. Başvurucu tarafından maddi tazminat talebinde debulunulmuş olup, mevcut başvuruda Anayasa’nın 36. maddesinin ihlal edildiğitespit edilmiş olmakla beraber, tespit edilen ihlalle iddia edilen maddi zarararasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından, başvurucunun maddi tazminattalebinin reddine karar verilmesi gerekir.
40. Başvurucunun tarafı olduğu uyuşmazlığa ilişkin yaklaşıkaltı yıllık yargılama süresi nazara alındığında, yargılama faaliyetininuzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevizararı karşılığında başvurucuya takdiren 4.150,00 TLmanevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
41. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeleruyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşantoplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesigerekir.
42. Başvuruya konu yargılamanın yaklaşık altı yıldır devamettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiği gözetilerek,anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir yargılama dosyasında, hukuka,adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü zararın devam etmesinin önlenmesiamacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir örneğinin ilgili Mahkemesinegönderilmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurucunun,
1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiği yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altınaalınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
B. Başvurucuya 4.150,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE
C. Başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,
D. Başvurucu tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYAÖDENMESİNE,
D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemedegecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
E. Kararın bir örneğinin ilgiliKızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine
18/6/2014tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.