TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
ÇUKUROVA ELEKTRİK A.Ş. VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2019/7369)
Karar Tarihi: 19/11/2020
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Kadir ÖZKAYA
Üyeler
:
Engin YILDIRIM
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Raportör
:
Tuğba YILDIZ
Başvurucular
:
bkz. ekli tablonun (B) sütunu
Vekili
:
bkz. ekli tablonun (C) sütunu
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, hukuk mahkemelerinde açılan davalardahakkaniyete aykırı karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyleadil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Ekli tabloda sıralanan başvurulara ait başvuru formuve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemelerinden sonra başvurularKomisyonlara sunulmuştur.
3. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
4. Konularının aynı olması sebebiyle ekli tablonun (A)sütununda numaraları belirtilen başvuru dosyalarının 2019/7369 numaralıbireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2019/7369 numaralıdosya üzerinden yapılmasına ve diğer dosyaların kapatılmasına kararverilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alanailişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesinekarar verilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucular, hukuk mahkemelerinde açtıkları davalardayargılamaların uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma haklarının ihlaledildiğini ileri sürmüş; bazı başvurucular ise makul sürede yargılanma hakkıylabirlikte delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının uygulanmasında hatayapılarak adil olmayan karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma haklarınınihlal edildiğini de iddia ederek çeşitli tarihlerde Anayasa Mahkemesinebireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
9. Mahkemenin 19/11/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucularınİddiaları
10. Başvurucular, uzun süren yargılama nedeniyle makulsürede yargılanma haklarının ve diğer anayasal haklarının ihlal edildiğiniileri sürmüşlerdir.
2. Değerlendirme
11. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Başvurucuların iddialarının bir bütün olarak Anayasa'nın 36. maddesindegüvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkı kapsamında incelenmesigerektiği değerlendirilmiştir.
a. KabulEdilebilirlik Yönünden
12. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. EsasYönünden
13. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihiolarak davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğuzaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılamasıdevam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esasalınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198, 7/11/2013, §§ 45, 47).
14. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirkenyargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgilimakamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, §41).
15. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzerbaşvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında ekli tablonun (E) sütunundabelirtilen yargılama sürelerinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
16. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine kararverilmesi gerekir.
B. Diğer İhlalİddiaları
17. Başvurucuların bir kısmı delillerin değerlendirilmesive hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan kararverilmesi nedeniyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ilerisürmüşlerdir. Başvurucuların belirtilen şikâyetleri yönünden açık bir ihlalinbulunmadığı değerlendirildiğinden diğer kabul edilebilirlik koşulları yönündenincelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabuledilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
C. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
18. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir.”
19. Başvurucular, ihlalin tespiti ile maddi ve manevitazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
20. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiği sonucuna varılmıştır.
21. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevizararları karşılığında somut başvuruların özelliğine göre ekli tablonun (G)sütununda belirtilen net tutarlarda manevi tazminatın başvuruculara tablodagösterilen şekilde ödenmesine karar verilmesi gerekir. 2019/7392 başvurunumaralı dosyada tazminat talebinde bulunulmadığından sadece ihlalin tespitinekarar verilmiştir.
22. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesiiçin başvurucuların uğradıklarını iddia ettikleri maddi zarar ile tespit edilenihlal arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucuların bu konuda herhangi birbelge sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat taleplerinin reddine kararverilmesi gerekir.
23. Dosyadaki belgelerden tespit edilen ekli tablonun (H)sütununda belirtilen harçtan ve (I) sütununda belirtilen vekâlet ücretindenoluşan yargılama giderlerinin başvuruculara ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğineilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksunolması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makulsürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvuruculara ekli tablonun (G) sütununda belirtilennet tutarlarda manevi tazminatın tabloda gösterilen şekilde ÖDENMESİNE,başvurucuların diğer tazminat taleplerinin REDDİNE, 2019/7392 başvuru numaralıdosyada tazminat talebinde bulunulmadığından sadece İHLALİN TESPİTİNE,
D. Ekli tablonun (H) sütununda belirtilen harçtan ve (I)sütununda belirtilen vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderlerininbaşvuruculara ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucularınHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin bilgi için ilgili mahkemelereGÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 19/11/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.