TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
CUMHUR GÜLGEN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2016/71998)
Karar Tarihi: 4/4/2019
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan y.
:
Recep KÖMÜRCÜ
Üyeler
:
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
Rıdvan GÜLEÇ
Recai AKYEL
Raportör
:
Fatih HATİPOĞLU
Başvurucu
:
Cumhur GÜLGEN
Vekili
:
Av. Veysel GÜLTAŞ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması,tutukluluğun makul süreyi aşması, soruşturmadosyasına erişimin kısıtlanması ve uzun süre hâkim/mahkeme önüne çıkarılmamasınedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; gözaltında iken avukatyardımından yararlandırılmama nedeniyle adil yargılanma hakkının ve hastalığarağmen tutuklanma ve tahliye edilmeme nedenleriyle de kötü muamele yasağınınihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 2/11/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UlusalYargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde olaylar özetle şöyledir:
6. Türkiye 15/7/2016 tarihinde askerî darbe teşebbüsüyle karşıkarşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâlilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamumakamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsünarkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve sonyıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veyaParalel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanınolduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuzve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25).
7. Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelindeCumhuriyet başsavcılıkları tarafından darbe girişimiyle bağlantılı ya da darbegirişimiyle doğrudan bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'ninkamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık, ticaret, siviltoplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik soruşturmalaryürütülmüş; çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleriuygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri,§ 51, Mehmet Hasan Altan (2)[GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12).
8. Başvurucu, Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık)FETÖ/PDY ile bağlantılı suçlardan başlatılan soruşturma kapsamında 4/8/2016tarihinde gözaltına alınmıştır.
9.Başvurucu 10/8/2016 tarihinde Başsavcılığa sevk edilmiştir. İfade tutanağına göre başvurucuyayöneltilen FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçlamasına dair olay ve olgularaçıklanmıştır. İfade esnasında başvurucunun müdafiide hazır bulunmuştur. Başvurucu ve müdafii Savcılıktaayrıntılı şekilde savunma yapmıştır.
10. Savcılık aynı tarihte başvurucuyu silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasıistemiyle Aliağa Sulh Ceza Hâkimliğine sevk etmiştir. Tutuklama sevk yazısındaözetle başvurucuya isnat edilen suç, suçlamaya ilişkin deliler ve tutuklamasebeplerinin varlığına değinilerek başvurucunun tutuklanmasına karar verilmesitalep edilmiştir.
11. Hâkimlik aynı tarihte başvurucunun savunmasını almıştır.Sorgu tutanağına göre başvurucuya isnat edilen suçlar anlatılmış ve sorguesnasında başvurucunun müdafii de hazır bulunmuştur.Başvurucu ve müdafii Hâkimlikte ayrıntılı şekildesavunma yapmıştır.
12. Aliağa Sulh Ceza Hâkimliği 10/8/2016 tarihinde başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olmak,devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaksuçlarından tutuklanmasına karar vermiştir.
13. Başvurucu tutuklama kararına itiraz etmiş, Karşıyaka 2. SulhCeza Hâkimliği 8/9/2016 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir.
14. Başsavcılık 7/11/2017 tarihli iddianamesi ile başvurucuhakkında silahlı terör örgütüneüye olma suçundan İzmir Ağır CezaMahkemesinde kamu davası açmıştır.
15. İddianame İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme)20/11/2017 tarihinde kabul edilerek E.2017/695 sayılı dosya üzerindenkovuşturma aşaması başlamıştır.
16. Mahkeme 18/5/2018 tarihinde yaptığı duruşmada başvurucununsavunmasını almış ve başvurucunun tahliyesine karar vermiştir.
17. Başvurucu 2/11/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur
18. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla ilkderece mahkemesinde derdesttir.
IV. İLGİLİ HUKUK
19. İlgili hukuk için bkz.Özcan Güney (B. No: 2017/20709, 15/11/2018, §§ 30-38) kararı.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
20. Mahkemenin 4/4/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
1. Gözaltının HukukiOlmadığına İlişkin İddia
a. Başvurucunun İddiaları
21. Başvurucu, kuvvetli suç şüphesi olmadığı hâlde yakalanarakgözaltına alınması ve dört gün gün boyunca gözaltında tutulması nedenleriylekişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
b. Değerlendirme
22. Başvuru konusu olayda ileri sürülen gözaltına almanın hukuka aykırı olduğuiddiasıyla ilgili olarak daha önce bireysel başvuruda bulunulduğu vebaşvurucunun anılan şikâyetiyle ilgili olarak 2018/12871 sayılı dosya üzerindenİkinci Bölüm Üçüncü Komisyon tarafından yapılan inceleme sonunda başvuruyollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilmezlik kararı verildiği tespit edildiğinden başvurunun bu şikâyetyönünden mükerrer nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
23. Açıklanan gerekçelerle başvurunun mükerrer başvuru olması nedeniyle reddine karar verilmesigerekir.
2. Tutuklamanın HukukiOlmadığına İlişkin İddia
a. Başvurucunun İddiaları
24. Başvurucu, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut olgularortaya konulmadan tutuklanması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkınınihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvurucu ayrıca Olağanüstü Hal Kanun HükmündeKararnameleri ile yapılan değişiklikler sonucunda hukuka aykırı olaraksuçlanması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu itibarla somut olayda başvurucununiddialarının özünün tutuklanmasının hukuki olmadığına yönelik olduğuanlaşılmakla başvurucunun bu bölümdeki şikâyetlerinin Anayasa'nın 19.maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında incelenmesi gerekir.
b. Değerlendirme
26. Başvuru konusu olayda ileri sürülen tutuklamanın hukuki olmadığı iddiasıylailgili olarak daha önce bireysel başvuruda bulunulduğu ve başvurucunun anılanşikâyetiyle ilgili olarak 2018/12871 sayılı dosya üzerinden İkinci Bölüm ÜçüncüKomisyon tarafından yapılaninceleme sonunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezlikkararı verildiği tespit edildiğinden başvurunun bu şikâyet yönünden mükerrernitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun mükerrer başvuru olması nedeniyle reddine karar verilmesigerekir.
3. Tutukluluğun MakulSüreyi Aştığına İlişkin İddia
a. Başvurucunun İddiaları
28. Başvurucu, tahliye taleplerinin ve itirazlarının-tutukluluğun devamını meşru kılacak- ilgili ve yeterli gerekçe olmadanreddedildiğini belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğiniiddia etmiştir.
b. Değerlendirme
29. Başvuru konusu olayda ileri sürülen tutukluluğun makulsüreyi aştığı iddiasıyla ilgili olarak daha önce bireysel başvuruda bulunulduğuve başvurucunun anılan şikâyetiyle ilgili olarak 2018/12871 sayılı dosyaüzerinden İkinci Bölüm ÜçüncüKomisyon tarafından yapılan inceleme sonunda başvuru yollarının tüketilmemesinedeniyle kabul edilmezlik kararı verildiği tespit edildiğinden başvurunun bu şikayet yönünden mükerrer nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
30. Açıklanan gerekçelerle başvurunun mükerrer başvuru olması nedeniyle reddine karar verilmesigerekir.
4. Soruşturma Dosyasına Erişimin Kısıtlandığınaİlişkin İddia
a. Başvurucunun İddiaları
31. Başvurucu, soruşturma dosyasında bulunan kısıtlama kararınedeniyle hakkında toplanan delillerin neler olduğunu bilemediği için etkin birsavunma geliştiremediğini, bu nedenle tutuklama kararına etkili şekilde itirazedemediğini ileri sürmüştür.
b. Değerlendirme
i. UygulanabilirlikYönünden
32. Anayasa Mahkemesi, olağanüstü yönetim usullerininuygulandığı dönemlerde alınan tedbirlere ilişkin bireysel başvurularıincelerken Anayasa'nın 15. maddesinde ortaya konulan temel hak ve özgürlüklereilişkin güvence rejimini dikkate alacağını belirtmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 187-191).Soruşturma mercilerince başvurucuya yöneltilen ve tutuklama tedbirine konu olansuçlama, başvurucunun darbe teşebbüsünün arkasındaki yapılanma olduğubelirtilen FETÖ/PDY üyesi olduğu iddiasıdır. Anayasa Mahkemesi anılansuçlamanın olağanüstü hâl ilanını gerekli kılan olaylarla ilgili olduğunudeğerlendirmiştir (Selçuk Özdemir[GK], B. No: 2016/49158, 26/7/2017, § 57).
33. Bu itibarla başvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirininhukuki olup olmadığının incelenmesi Anayasa'nın 15. maddesi kapsamındayapılacaktır. Bu inceleme sırasında öncelikle başvurucunun tutuklanmasınınbaşta Anayasa'nın 13. ve 19. maddeleri olmak üzere diğer maddelerinde yer alangüvencelere aykırı olup olmadığı tespit edilecek, aykırılık saptanması hâlindeise Anayasa'nın 15. maddesindeki ölçütlerin bu aykırılığı meşru kılıp kılmadığıdeğerlendirilecektir (Aydın Yavuz vediğerleri, §§ 193-195, 242; SelçukÖzdemir, § 58).
ii. Kabul EdilebilirlikYönünden
34. Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir:
"Her ne sebeple olursa olsun, hürriyetikısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bukısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamakamacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir."
35. Başvurucunun bu bölümdeki iddialarının Anayasa'nın 19.maddesinin sekizinci fıkrası bağlamında kişi hürriyeti ve güvenliği hakkıkapsamında incelenmesi gerekir.
(1) Genelİlkeler
36. Genel ilkeler için bkz.Gülser Yıldırım (2)([GK], B. No: 2016/40170, 16/11/2017, §§ 169-174) kararı.
(2) İlkelerin Olaya Uygulanması
37. Başvuru formunda soruşturma dosyasını incelemeye izinverilmediği ileri sürülmüş ancak iznin verilmemesine neden olan kararın hangisavcılık ya da mahkeme tarafından hangi tarihte verildiğine ilişkin biraçıklamada bulunulmamıştır.
38. Başvuru formu ve eklerinde, kısıtlama kararının daha sonrakaldırılıp kaldırılmadığı hususunda herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaklabirlikte İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesince iddianamenin kabul edildiği20/11/2017 tarihi itibarıyla kısıtlılık, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanunu'nun 153. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarıncakendiliğinden sona ermiş bulunmaktadır (bkz. § 15).
39. Başvurucuya yöneltilen ve tutuklamaya konu olan suçlamalarınve buna ilişkin olguların emniyette ifadesi alınırken Savcılıkta ve sorguesnasında başvurucuya sorulan sorularda açıklandığı, başvurucunun da ifadesindeanılan suçlamalarla ilgili beyanda bulunduğu görülmektedir (bkz. §§ 9-11).
40. Öte yandan tutukluluğa itiraz dilekçesinde başvurucu müdafii tarafından da savunma yapılmıştır. Dolayısıyla başvurucunun ve müdafiinin isnat edilen suçlamalara ve tutukluluğa temelteşkil eden bilgilere gerek sorgu öncesinde gerekse sorgu sonrasında erişimlerininolduğu anlaşılmaktadır.
41. Bu itibarla suçlamalara dayanak olan temel unsurların vetutmanın hukukiliğinin değerlendirilmesi için esas olan bilgilerin başvurucuyaveya müdafiine bildirilmiş ve bunlara karşı savunmave itirazları ileri sürme imkânı verilmiş olduğu dikkate alındığında yaklaşıkbirkaç ay devam eden soruşturma aşamasında uygulanmış olan kısıtlama nedeniylebaşvurucunun tutukluluğa karşı etkili bir şekilde itirazda bulunamadığınınkabulü mümkün görülmemiştir.
42. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
43. Buna göre başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkınasoruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması suretiyle yapıldığını iddia ettiğimüdahalenin bu hakka dair Anayasa'nın 19. maddesinde yer alan güvencelereaykırılık oluşturmadığı görüldüğünden Anayasa'nın 15. maddesinde yer alanölçütler yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
5. Tutukluluk İncelemelerininHâkim/Mahkeme Önüne Çıkarılmaksızın Yapıldığına İlişkin İddia
a. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
44. Başvurucu, tutukluluk incelemelerinin duruşmasız olarakyapıldığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
b. Değerlendirme
45. Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir:
"Her ne sebeple olursa olsun, hürriyetikısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bukısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamakamacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir."
46. Başvurucunun bu bölümdeki iddiasının Anayasa'nın 19.maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında incelenmesi gerekir.
47. Anayasa'nın Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerinidüzenleyen 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi şöyledir:
"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanunyollarının tüketilmiş olması şarttır."
48. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Kanun'un "Bireyselbaşvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralıfıkrası şöyledir:
"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarınıntamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."
49. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği AnayasaMahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanunyollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,26/3/2013, §§ 16, 17).
50. Anayasa Mahkemesi SalihSönmez (B. No: 2016/25431, 28/11/2018) kararında tutuklulukincelemelerinin duruşmasız yapılması ve/veya makul sürede hâkim/mahkeme önüneçıkarılmama şikâyetini incelemiştir. Anayasa Mahkemesi anılan karardabaşvurucunun inceleme tarihi itibarıyla hâkim/mahkeme önüne çıkarılmış olmasıhususunu nazara alarak verilecek bir ihlal kararının başvurucunun yeniden hâkimönüne çıkarılmasını sağlamayacağı ve serbest kalması sonucunu doğurmayacağınıbelirtmiş ve bu durumda yalnızca kişinin uzun süre hâkim/mahkeme önüneçıkarılmamasıyla ilgili bir hak ihlalinin tespiti ve gerekiyorsa belli birmiktar tazminata hükmedilmesiyle yetinileceği sonucuna varmıştır.
51. Öte yandan Anayasa Mahkemesi anılan kararda bu tür ihlaliddiaları bakımından öncelikle aynı giderim imkânını sağlayan başvuruyollarının tüketilmesi ve bunlardan sonuç alınamaması hâlinde bireyselbaşvuruda bulunulması gerektiğini belirterek 5271 sayılı Kanun'un 141.maddesinde belirtilen dava yolunun başvurucunun durumuna uygun, telafikabiliyetini haiz, etkili bir hukuk yolu olduğu tespitini yapmış ve başvuruyollarının tüketilmediği sonucuna varmıştır.
52. Somut olayda başvurucu 10/8/2016 tarihinde tutuklanmış vetutuklandıktan sonra ilk kez kovuşturma aşamasında 18/5/2018 tarihinde yapılanduruşmada mahkeme önüne çıkmış ve itirazlarını etkili bir biçimde ileri sürmefırsatına sahip olmuştur. Başvurucunun hâkim/mahkeme önüne çıkmadığı süreyaklaşık 1 yıl 9 ay 8 gündür. Dolayısıyla somut başvuru yönünden anılankarardan ayrılmayı gerektiren bir durum söz konusu değildir.
53. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun tutuklulukincelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapıldığına ilişkin iddiasıile ilgili olarak yargısal başvuru yolları tüketilmeden bireysel başvuruyapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabuledilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Adil YargılanmaHakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
54. Başvurucu gözaltında iken avukat yardımındanyararlandırılmamasının Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
55. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,§ 16). Buna göre somut olayda başvurucunun iddialarının özü adil yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin olup başvurucunun bu bölümdeki şikâyetlerininAnayasa'nın 36. maddesi kapsamında incelenmesi gerekir.
56. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek içinihlale neden olduğu iddia edilen işlem veya eylem için öngörülen idari veyargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve CennetYeşilyurt, §§ 16, 17).
57. Somut olayda başvurucu hakkındaki yargılamanınsonuçlanmadığı (bkz. § 18), adil yargılanma hakkı kapsamında ileri sürülen bu iddialarınyargılama sürecinde ve kanun yolunda incelenmesi imkânının bulunduğuanlaşılmaktadır.
58. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
C. Kötü Muamele Yasağınınİhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
59. Başvurucu; MS hastası olduğunu, hastalığının atağa geçmesidurumunda acilen bir sağlık kuruluşuna sevk edilerek tedavi edilmesigerektiğini, ceza infaz kurumunda bu imkânın sağlanmasının mümkün olmadığını,dolayısıyla tutukluluk durumunun sürdürülmesi hâlinde telafisi imkânsızsonuçlar doğabileceğini, bu durumun yaşam hakkı kapsamında değerlendirilmesigerektiğini ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
60. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,§ 16). Başvurucunun sağlık sorunlarıyla bağlantılı olarak dile getirdiğiiddialarının Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında incelenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
61. Demokratik toplumların en temel değerlerinden biri olanherkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı Anayasa'nın 17.maddesinde güvence altına alınmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında insanonurunun korunması amaçlanmıştır. Üçüncü fıkrasında da kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin insan haysiyetiyle bağdaşmayan ceza veya muameleye tabitutulamayacağı belirtilmiştir (Cezmi Demirve diğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 80).
62. Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası, herhangi birsınırlama öngörmemekte ve işkence, insanlık dışı ve onur kırıcı muamele ve cezalarınyasaklanmasının mutlak mahiyetini belirtmektedir. Bu niteliği gereği anılanyasağa ilişkin olarak Anayasa'nın 15. maddesi kapsamındaki hâllerde dahiistisna öngörülmemiştir (Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 33).
63. Kötü muamele yasağı hükümlü ve tutuklulara yönelikuygulamalar için de geçerlidir. Bu husus 13/12/2004 tarihli ve 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazıHakkında Kanun'un "İnfazda temelilke" kenar başlıklı 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasında "Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazındazalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlardabulunulamaz." ve yine aynı Kanun'un 6. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (b) bendinde "Hürriyetibağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygınınkorunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir."şeklinde düzenleme ile açıkça vurgulanmıştır. Dolayısıyla verilen birmahkûmiyet veya tutuklama kararının infazında mahkûmlar ve tutuklular içinsağlanacak şartlar insan onuruna saygıyı koruyacak nitelikte olmalıdır (Turan Günana, §36).
64. Hukuka uygun olarak özgürlüğü kısıtlanan herkesin insanonuruna uygun tutukluluk koşullarına sahip olma hakkı bulunduğunu, alınantedbirlerin uygulanma koşullarının kişiyi sıkıntıya ya da tutukluluğa bağlıkaçınılmaz üzüntü seviyesini aşacak yoğunlukta bir ümitsizliğe sokmamasıgerektiğini kabul etmek gerekir. Bununla birlikte Anayasa'nın tutuklu birkimsenin sağlık gerekçesiyle serbest bırakılması için hiçbir genel zorunluluk getirmediğini ancak doğalolarak ortaya çıkan fiziksel ya da ruhsal rahatsızlıklardan kaynaklanan acınınyetkililerin sorumlu tutulabileceği tutukluluk koşullarından dolayı artması yada artma riski bulunması hâlinde bu durumun Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncüfıkrası kapsamına girebileceğini belirtmek gerekir (Hayati Kaytan, B. No: 2014/19527, 16/11/2016, § 43).
65. Somut olayda başvurucunun sağlık hizmetlerine erişimyönünden herhangi bir engelle karşılaştığına dair bilgi ya da belgebulunmamaktadır. Dolayısıyla bazı sağlık sorunları bulunan başvurucunun cezainfaz kurumunda tutulmasının somut olayın koşullarında kötü muameleoluşturmadığı sonucuna varmak gerekir (benzeryöndeki kararlar için bkz. Hayati Kaytan,§ 49; Ergin Aktaş, B. No:2014/14810, 21/9/2016, § 95).
66. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
A. Açıklanan gerekçelerle
1. Gözaltına alma ile tutuklamanın hukuki olmamasına vetutukluluğun makul süreyi aştığına ilişkin şikâyetler yönünden başvurunun mükerrer olması nedeniyleREDDİNE,
2. Tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüneçıkarılmaksızın yapıldığına ilişkin iddianın başvuruyollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
3. Soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması nedeniyle kişihürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
4. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
5. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA4/4/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.