TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
DİDEM AKSOY KAKÜLLÜ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/16476)
Karar Tarihi: 22/12/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör Yrd.
:
Derya ATAKUL
Başvurucular
:
1. Didem AKSOY KAKÜLLÜ
2. Nazım Elhan KAKÜLLÜ
3. Sertan KAKÜLLÜ
Kanuni Temsilcisi
:
Didem AKSOY KAKÜLLÜ
Vekili
:
Av. Jülüde Işıl BAĞATUR
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 16/10/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilir olduğuna ve esasincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesinekarar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucu Didem Aksoy Kaküllü; eşi başvurucu Nazım Elhan Kaküllü'nün tedavi gördüğü hastanede bitkisel hayatagirmesi nedeniyle 25/7/2005 tarihinde kendisi adına asaleten, eşi adına vesayeten ve oğlu başvurucu SertanKaküllü adına velayeten maddi ve manevi tazminatdavası açmıştır. Dava, Kadıköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2005/204 sayılıdosyasına kaydedilmiştir. Kadıköy Adliyesinin kapanmasının ardından İstanbulAnadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2005/204 sayılı dosyasına kaydedilendavada yargılama devam etmektedir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP)üzerinden yapılan araştırma neticesinde nüfus kayıtlarına göre başvurucu NazımElhan Kaküllü'nün 21/7/2015 tarihinde öldüğü,mirasçıları başvurucular Didem Aksoy Kaküllü ve SertanKaküllü'nün İlk Derece Mahkemesi önündeki yargılamadadavacı sıfatını taşımaya devam ettikleri tespit edilmiştir.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
8. Mahkemenin 22/12/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
9. Başvurucular, makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğiniileri sürmüşlerdir.
A. Esas Yönünden
10. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinyargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanınikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icraaşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devameden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkınınihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,2/7/2013, §§ 50, 52).
11. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinyargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanınkarmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).
12. Anılan ilkeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesinin benzerbaşvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda 11 yıl 5 aydırdevam eden yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
13. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
B. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
14. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralıfıkrası şöyledir:
“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkınınihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesihâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerehükmedilir…”
15. Başvurucular, manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
16. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
17. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlarıkarşılığında aile birliği de dikkate alınarak başvurucular Didem Aksoy Kaküllüve Sertan Kaküllü'yemüştereken net 16.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
18. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderininbaşvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucular Didem Aksoy Kaküllü ve SertanKaküllü'ye müştereken net 16.000 TL manevi tazminatÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin İstanbul Anadolu 16. Asliye HukukMahkemesine (E.2005/204) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE22/12/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.