TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
DOĞAL TARIM ÜRÜNLERİ GIDA PAZARLAMA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. ŞİRKETİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2019/28074)
Karar Tarihi: 18/11/2020
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Burhan ÜSTÜN
Hicabi DURSUN
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Selçuk KILIÇ
Başvurucu
:
Doğal Tarım Ürünleri Gıda Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Vekili
:
Av. Fırat NEVRUZ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, hukuk davasında delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adilolmayan karar verilmesi ve uzun yargılama nedeniyle adil yargılanma hakkınınihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 7/8/2019 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu tarafından, hakkında yapılan ilamsız icratakibine itiraz edilmesi üzerine, başvurucu aleyhine 9/7/2012 tarihindeİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde (Mahkeme) itirazın iptali davasıaçılmıştır.
9. Mahkemenin 29/3/2018 tarihli kararı ile davanınkabulüne, 6.885,03 TL'ye yönelik itirazın iptaline, %40 oranındaki icra inkârtazminatının başvurucudan tahsiline karar verilmiştir.
10. Başvurucu tarafından yapılan istinaf kanun yolubaşvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 31/5/2019tarihli kararı ile istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden kesin olarakreddedilmiştir.
11. Nihai karar 10/7/2019 tarihinde tebliğ edilmiş,başvurucu 7/8/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
12. Mahkemenin 18/11/2020 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucununİddiaları
13. Başvurucu, uzun süren yargılama nedeniyle makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
a. KabulEdilebilirlik Yönünden
14. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
b. EsasYönünden
15. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarakdavanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icraaşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması devameden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkınınihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (GüherErgun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50-52).
16. Medenihak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılama süresinin makulolup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceliolduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu vebaşvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliğigibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).
17. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzerbaşvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında 6 yıl 10 aylık yargılamasüresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
18. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine kararverilmesi gerekir.
B. Diğer İhlalİddiaları
19. Başvurucu, delillerin değerlendirilmesi ve hukukkurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan bir karar verilmesinedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.Başvurucunun belirtilen şikâyetleri yönünden açık bir ihlalin bulunmadığıdeğerlendirildiğinden başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlikkoşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olmasınedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
C. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir.”
21. Başvurucu, ihlalin tespitine, yeniden yargılamayapılmasına ve maddi zararının tazminine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
22. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
23. Başvurucu manevi tazminat talebinde bulunmadığındantazminata hükmedilmesine gerek görülmemiştir.
24. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesiiçin başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlalarasında illiyet bağı bulunmalıdır. Somut olayda tespit edilen ihlalle ilerisürülen maddi zarar arazında illiyet bağı bulunmadığından maddi tazminattalebinin reddi gerekir.
25. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harç ve3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.364,60 TL yargılama giderininbaşvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğineilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksunolması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makulsürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,
D. 364,60 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşantoplam 3.364,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucununHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul 11. AsliyeTicaret Mahkemesine (E.2012/180, K.2018/267) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 18/11/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLEkarar verildi.