TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
İDRİS İSEN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/7171)
Karar Tarihi: 13/4/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Nuri NECİPOĞLU
Erdal TERCAN
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
:
Hüseyin TURAN
Başvurucu
:
İdris İSEN
Vekili
:
Av. Ramazan DEMİR
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, yükseköğretim kurumundan çıkarma disiplin cezasınailişkin işlem ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin işleminiptali istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle eğitim hakkının ihlaledildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 16/9/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine İstanbul 35.Asliye Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idariyönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engelteşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespitedilmiştir.
3. Birinci Bölüm ÜçüncüKomisyonunca 31/7/2013 tarihinde, başvurucunun adli yardım talebinin kabulünekarar verilmiştir.
4. Birinci Bölüm ÜçüncüKomisyonunca 31/7/2013 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesininBölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından 9/11/2015 tarihinde, başvurununkabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına kararverilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 8/12/2015 tarihinde AnayasaMahkemesine sunmuştur.
7. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş15/12/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığıngörüşüne karşı beyanlarını 24/12/2015 tarihinde ibraz etmiştir
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
1. Disiplin Soruşturması Süreci
9. Başvurucu, olay tarihinde Sivas Cumhuriyet ÜniversitesiMühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünde 4. sınıfta öğrenimgörmekteydi.
10. Sivas İl Emniyet Müdürlüğü tarafından başvurucunun öğrenimgördüğü Cumhuriyet Üniversitesi Rektörlüğüne (Rektörlük) 24/4/2006 tarihli ve480 sayılı bir yazı gönderilmiştir. Söz konusu yazıda 19/3/2006 tarihinde Sivasilinde tertiplenen nevruz gösterilerinde başvurucunun da aralarında bulunduğuSivas Cumhuriyet Üniversitesinde öğrenim gören bir kısım öğrencininPKK/KONGRA-GEL terör örgütünün gençlik yapılanması olan Yurtsever Özgür GençlikHareketi (YÖGEH) içinde faaliyet gösterdiğinin tespit edildiği vetutuklandıkları bildirilmiştir.
11. Bu bildirim üzerine Rektörlüğün 15/5/2006 tarihli ve 641sayılı onayı ile Üniversite yönetimince isimleri bildirilen öğrenciler hakkındadisiplin soruşturması başlatılmış; 25/9/2006 tarihli soruşturma raporunda,Sivas ilindeki nevruz gösterilerinde çekilen kamera ve fotoğraf görüntülerindebaşvurucunun örgütün marşı olarak bilinen “Her Nepeş”adlı marşı söylediğinin tespit edilmesi nedeniyle yasa dışı örgüte üye olma veörgüt adına faaliyette bulunma fiilinin sübuta erdiğinden bahisle hakkında13/1/1985 tarihli ve 18634 sayılı Resmî Gazete’deyayımlanan mülga Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin(Yönetmelik) 10. maddesinin (e) bendinde “Kanundışı kuruluşlar adına faaliyet yapmak veya yardımda bulunmak”şeklinde tanımlanan eylemin gerçekleşmiş olması ve daha önce benzer eylemdendolayı üç kez disiplin cezası aldığı hususu da gözönündebulundurularak başvurucu hakkında yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası iletecziyesi yönünde teklif getirilmiş, teklif doğrultusunda Üniversite DisiplinKurulunun 1/11/2006 tarihli ve 2006/1–1 sayılı kararı ile yükseköğretimkurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır.
12. Başvurucu 6/11/2006 tarihinde disiplin kurulu kararınıniptali ve tazminat talebi ile Sivas İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme,yargılama sürecinde görülmekte olan davanın sonucunun başvurucu hakkındaErzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen E.2005/129 sayılı dosyanın sonucunabağlı bulunduğu gerekçesiyle 23/1/2009 tarihinde, bu davanın sonuçlanıncayakadar önündeki davanın bekletilmesine karar vermiştir.
13. Başvurucu hakkında Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülendavada 24/3/2009 tarihinde karar verilmesi üzerine Sivas İdare Mahkemesi26/5/2009 tarihli ve E.2007/91, K.2009/524 sayılı kararı ile başvurucunun iptalve tazminat taleplerini reddetmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:
"…Dava dosyasınınincelenmesinden; Sivas İl Emniyet Müdürlüğü tarafından Cumhuriyet ÜniversitesiRektörlüğü'ne yazılan 24.04.2006 tarihli ve 480 sayılı yazıda 19.03.2006tarihinde Sivas İlinde tertiplenen nevruz gösterisinde aralarında davacıöğrencinin de bulunduğu, Cumhuriyet Üniversitesinde öğrenim gören bir kısımöğrenciden, PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün gençlik yapılanması olan YÖGEHiçerisinde faaliyet gösteren öğrencilerin ortaya çıkartılması amacıyla yapılanoperasyon sonucunda tutuklandıklarının bildirilmesi üzerine, ÜniversiteYönetimince bahsi geçen öğrenciler hakkında soruşturma başlatıldığı, 25.09.2006günlü soruşturma raporunda davacı ile ilgili olarak, yasa dışı örgüte üyeolmak, örgüt adına faaliyette bulunmak fiilinin sübuta erdiğinden bahisle vedaha önce üç kez isiplin cezası (iki kez birer haftauzaklaştırma, bir kez bir yıl uzaklaştırma) aldığı da göz önünde bulundurulmaksuretiyle Disiplin Yönetmeliği'nin 10/e maddesi kapsamında yükseköğretimkurumundan çıkarma cezası ile tecziyesi yönünde teklif getirildiği, teklifdoğrultusunda Üniversite Diplin Kurulu'nun 01.11.2006 tarih ve 2006/1-1 sayılıkararı ile davacı öğrencinin "Yükseköğretim Kurumundan ÇıkarmaCezası" ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu işleme karşı yapılanitirazın reddine üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; davacı hakkında yükseköğretimkurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dayanak fiilleri ile ilgiliolarak terör örgütünün yöneticisi olmak suçlarından dolayı Erzurum 2. Ağır CezaMahkemesi'nin, PKK (KONGRA-GEL) terör örgütünün Sivas İlinde faaliyet gösterengençlik yapılanması içerisinde hareket eden diğer sanıklar ile birlikteE:2005/129 esas sayılı dosyada yargılandığı, bu yargılama sonucunda Erzurum 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24.03.2009 tarih ve Dosya No:2005/129, KararNo:2009/113 sayılı kararı ile davacının 5237 sayılı Yasanın 314/2. maddesi ileaynı Kanunun 215. maddesinde sayılan suçları işlediğinden mahkumiyetine kararverildiği, 5237 sayılı Yasanın 215. maddesi uyarınca verilen cezalar hakkındahükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314/2. maddesinde yer verilen terörörgütü üyesi olmak suçundan mahkum olduğu açık olduğundan, durumuna uygunolarak Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin, 10.maddesinin, (e) bendi hükmü uyarınca davacının yükseköğretim kurumundançıkarılmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığısonucuna ulaşılmıştr."
14. Başvurucunun temyizi üzerine Danıştay Sekizinci Dairesinin18/9/2012 tarihli ve E.2009/9540, K.2012/6389 kararı ile temyiz istemininreddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan karar düzeltme talebi de aynıDairenin 7/6/2013 tarihli ve E.2013/457, K.2013/4559 sayılı kararı ilereddedilerek başvurucu hakkındaki disiplin cezasına ilişkin işlemkesinleşmiştir.
15. Karar, başvurucuya 15/8/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.
16. Başvurucu 16/9/2013 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
2. Ceza Yargılaması Süreci
17. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK 250. madde ilegörevli)13/6/2006 tarihli ve E.2006/40 sayılı iddianamesiyle başvurucunun daaralarında bulunduğu şüpheliler hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı TürkCeza Kanunu’nun 314. maddesinin (2) numaralı fıkrasında düzenlenen “örgüte üye olma” ve Kanun’un 215.maddesinde belirtilen “suç ve suçluyu övme”suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
18. Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2006/102 sırasınakaydedilen dava, Mahkemenin 3/10/2006 tarihli ve E.2006/102, K.2006/132 sayılıkararıyla aynı Mahkemenin E.2005/129 sayılı dava dosyasında birleştirilmiştir.
19. Mahkemenin E.2005/129 sayılı dava dosyasında birleştirilendosyalar kapsamında birden çok iddianame bulunmaktadır. Başvurucu hakkındadisiplin cezasının uygulanmasına neden olan suçlamalar ise “3. İddianame” başlığı altındaanlatılmaktadır.
20. 3. İddianame'nin ilgili kısımlarışöyledir:
“…
19/03/2006 Pazar günü Nevruz Bayramıkutlamalarının Sivas’ta Alibaba Mahallesi Çayboyu CaddesiKızılırmakSiteleri arka kısmında bulunan boş arazide yapıldığı,kutlamalaraCumhuriyet Üniversitesinde öğrenim gören ve yasadışıPKK/KONGRA-GELterör örgütünün gençlik yapılanması olan YÖGEH (Yurtsever Özgür GençlikHareketi) içerisinde faaliyet gösteren öğrenciler, ESP (Ezilenlerin SosyalistPlatformu) içerisinde faaliyet gösteren öğrenciler ve Tokat ilinden gelen Tokatİli Gaziosmanpaşa Üniversitesi öğrencileri oldukları belirlenen ve Tokat YÖGEHiçerisinde faaliyet gösteren öğrencilerin katıldığı, Nevruz Bayramı Kutlaması19/03/2006 günü saat:11.00 sırasında lastikler yakılarak başlamış, topluluktarafından yakılan lastiklerin etrafında zılgıtlar ve şarkılar eşliğindehalaylar çekilmiş, kutlamalara katılan topluluk tarafından ellerinde yasadışıPKK/KONGRA-GEL terör örgütünün sözde bayrağını temsil eden sarı, kırmızı veyeşil renkteki bez parçası gezdirilmiş, topluluk tarafından;
“BİJİ NEVROZ, DİSA DİSASERHİLDAN SEROKEME ÖCALAN, BİJİ AŞİTİ, BİJİ AZADİ, BİJİ SEROK APO, YAŞASINHALKLARIN KARDEŞLİĞİ, BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ, NEVROZ İSYANDIR GÜNEŞESELAMDIR, TECRİTE SON VER BARIŞA YOL VER”ibarelisloganlar atılmış, yine aynı topluluk tarafından PKK/KONGRA-GEL terör örgütününEY DIJMIN ve HERNEPEŞ isimli sözde marşlarını okumuş, kutlama saat:14.00sıralarında sona ermiş, Tokat İlinden gelen öğrenciler aynı gün Sivas'tanayrılmışlar ve yapılan etkinlik baştan sona kadar emniyet görevlileritarafından teknik cihazlar ile kayıt edilmiştir. Nevruz kutlamaları sırasındaatılan tüm yasadışı sloganların diğer illerde yapılan Nevruz eylemlerinde dekullanıldığı illerden gelen resmi yazılardan anlaşılmıştır.
Nevruz Bayramı kutlamalarına Sivas ve Tokatillerinde yükseköğrenim gören kişilerin yoğun olarak katılmaları nedeniyleCumhuriyet Üniversitesinde öğrenim gören ve yasadışıPKK/KONGRA-GELterör örgütünün gençlik yapılanması olan YÖGEH (Yurtsever Özgür GençlikHareketi) içerisinde faaliyet gösteren öğrencilerin eylemleri ile terörörgütünün içerisindeki faaliyetlerinin açığa çıkartılması, şüphelilerinyakalanması ve suç delillerinin elde edilmesi amacıyla 15/04/2006 günü Sivas 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 14/04/2006 tarih ve 2006/358 Değ. İş sayılarına kayden alınan arama izni kararı ile şüphelilerinikametgahlarında ve … adresinde faaliyet gösteren KIZILIRMAK DERGİ TEMSİLCİLİĞİ’NDEarama yapılmış, Tokat İlinden gelerek Sivas'ta yapılan Nevruz kutlamalarınakatılan gurup içerisinde aktif rol alarak grubu yönlendirdikleri tespit edilenşahısların eylem ve örgüt içerisindeki faaliyetlerinin tespiti amacıyla TokatSulh Ceza Mahkemesinin 14.04.2006 tarihli ve D. İş. No:2006/345 sayılı aramaizni kararı ile aşağıda ayrıntıları yazılı arama işlemleri yapılmıştır.
…
Nevruz Bayramı ile ilgili olarak 19/03/2006günü Sivas ili Alibaba Mahallesi ÇayboyuCaddesi Kızılırmak Siteleri arka kısmında bulunan boş alanda yapılan Nevruzkutlamasında görevliler tarafından çekilen kamera ve fotoğraf görüntülerininyapılan CD çözümünde;
1. No'lu CD'debulunan görüntünün 01.05 saniyesinde üzerinde mavi kot pantolon ve lacivertmont olan başında kahverengi şapka bulunan ve elinde sarı kırmızı yeşil renktesözde PKK bayrağını temsil eden bez parçası ile halay başı çeken şüpheli Ş. B.,
Görüntünün 01.09 saniyesinde üzerindekahverengi mont ve pantolon olan ve alkış eşliğinde 'NEVRUZ İSYANDIR GÜNEŞE SELAMDIR'şeklinde slogan atan ve attıran şüpheli İdris İSEN,
Görüntünün 01.39 saniyesinde şüpheli İdrisİSEN tarafından grubun toplandığı, grup içerisinde şüpheli S. T.'nin de yer aldığı;
Görüntünün 01.53 saniyesinde İdris İSENtarafından 'ARKADAŞLAR DEVRİM VE DEMOKRASİ ŞEHİTLERİ ANISINA BİR DAKİKALIKSAYGI DURUŞU' diyerek sol elini zafer işareti yaparak havaya kaldırdığı,
Görüntünün 02.19 saniyesinde grubu yönlendirenşüpheli İdris İSEN ve grup tarafından PKK/KONGRA-GEL terörörgütünün sözde marşı olarak bilinen "EY REQÎB, HER MAWE QEWMÎ KURDZİMAN,NAYSİKÊNÊ DANAYÎ TOPÎ ZEMAN KES NELÊ KURD MİRDUWE" (DİNLE DÜŞMAN, KÜRTHALKI HALA YAŞIYOR. TOP ATEŞİNDEN VE FELAKETLERDEN HİÇ YILMAYACAK. KÜRTGENÇLİĞİ ASLAN GİBİ ŞAHLANIYOR,) ile başlayan "LAWÎ KURD HELSAYE SER PÊWEK DİLÊR, TA BE XWÊN NEQSÎ EKA TACÎ JÎYAN" ( KÜRTGENÇLİĞİ DAİMA KURBAN VERMEĞE HAZIR, ÖLÜME HAZIR, ÖLÜME HAZIR, ÖLÜME HAZIR.)ibareleri son bulan sözde marşı söyledikleri sözde marştan sonra hep birliktealkışlar eşliğinde'BİJİ NEVRUZ, BİJİ NEVRUZ' şeklindeslogan atmışlardır.
Görüntünün 03.28 saniyesinde yukarıda açıkkimliği yazılı İdris İSEN. tarafından 'TECRİTE SON VERBARIŞA YOL VER' şeklinde gruba slogan attığı ve attırdığı,
Görüntünün 03.58 saniyesinde yukarıda açıkkimliği yazılı İdris İSEN tarafından ve yine yukarıda açık kimlikleri yazılıgrupta bulunan şahıslarla birlikte 'BİJİ NEVRUZ, BİJİ NEVRUZ' şeklinde sloganattıkları,
Görüntünün 04.06 saniyesinde grubu yönlendirenve yukarıda açık kimliği yazılı İdris İSEN tarafından şüpheliler S.T. ve F. B.ile birlikte 'NEVRUZ İSYANDIR, GÜNEŞ'E SELAMDIR' şeklinde slogan atıkları,
Görüntünün 04.35 saniyesinde Tokat ilindengelen grupla birlikte grubu yönlendiren, üzerinde mavi kot pantolon siyahrenkli deri mont bulunan içerisinde gri kazak olan şüpheli E. E.ile birlikte'DİSA DİSASERHİLDAN SEROKAME ÖCALAN' şeklinde slogan atarak Nevruz alanına gelmiştir.Nevruz alanında bulunan yukarıda açık kimliği yazılı şahıslar gelen grubahitaben 'BİJİ NEVRUZ BİJİ NEVRUZ' şeklinde karşılık verdikleri,
Görüntünün 05.04 saniyesinde gelen Tokat grubuile birlikte şüpheliler … ve İdris İSEN tarafından PKK/KONGRA-GEL terörörgütünün sözde marşı olarak bilinen "BIRAYÊN DELAL HUN WERİN KURDINOBIHIŞTA WELAT EM HERIN MERDINO" (GÜZEL KÜRT KARDEŞLERİM GELİN ÜLKEMİZİNARDINA GİDELİM) ibaresi ile başlayan, "DILÊ MEJPOLA GURÇIK BÛNE HESIN BOALA RENGÎN HUN WERIN EM BESIN" (YÜREKLERİMİZ ÇELİKLEŞTİ ARTIK HAYDİ KIZILBAYRAK İÇİN HEP BERABER GİDELİM.) ibaresi ile son bulan HER NEPEŞ (İLERİ)isimlisözde marşın söylendiği,
...
Görüntünün 13.59 saniyesinde grubu yönlendirenyukarıda açık kimliği yazılı İdris. İSEN tarafından alkışlar eşliğinde 'BİJİNEVRUZ BİJİ NEVRUZ' şeklinde slogan attırarak son bulduğu tespit edilmiş veçözüm Tutanağı dosyaya eklenmiştir.
…”
21. İddianamede başvurucunun 19/3/2006 tarihli nevruzgösterisine katılmasından ayrı olarak başka olaylardan da bahsedilmektedir. Buolaylardan bazıları şunlardır:
“…
Örgütün gençlik yapılanması olan YÖGEH'in Sivas İl sorumlusu olduğu, evinde yapılan aramada4 sayfalık Sosyalist Parti başlıklı örgütsel doküman elde edildiği, YÖGEHiçerisindeki faaliyetlerini aktif olarak yürüttüğü, örgüt tarafından tertipedilen etkinliklere katılmak amacıyla Ankara, İstanbul ve Diyarbakır İllerinegittiği, Nevruz kutlamalarında topluluğu yönlendirdiği, Sivas'daörgütün yapılanması içinde üst düzey yönetici konumunda olduğu,
…
Şüpheliler … ve İdris İsen'’in19.03.2005tarihinde Sivas ilinde ki Nevruzkutlamalarında yineşüpheliler … ve İdris İsen'in 4 Kasım 2014 tarihindeCumhuriyet Üniversitesinde yapılan protesto eylemine katıldığı, yine şüpheliler… ve İdris İsen'in, 21.03.2005 tarihindeDiyarbakırilinde yapılan Nevruz kutlamalarınakatıldıkları,terörörgütünün propagandası niteliğinde slogan attıkları şüphelilerin eylemlerininsuç tarihi itibariyle suç ve suçluyu övme niteliğinde bulunduğu,
…
Şüphelilerin Sivas’ta yaptıkları eylemlerinterör örgütünün yönlendirmesiyle ülke genelinde yapılan eylemlerle eş zamanlıve aynı olduğu, yakalanan şüphelilerin yapılan ev aramalarında elde edilen bazıCD'lerin aynı içerikli ve birden fazla olduğu, üzerlerinde bulunan yazılarınbenzerlik taşıdığı, bahse konu CD'lerin Sivas ve Tokat İlleri YÖGEH (YurtseverÖzgür Gençlik Hareketi) İl sorumluları olmaları terör örgütü ile bağlantılarınınbulunduğunu göstermektedir.
Yukarıda anlatılan nedenler ve tüm dosyakapsamına göre şüphelilerin yasa dışı PKK/ KONGRA-GEL terör örgütünün gençlikyapılanması olan YÖGEH (Yurtsever Özgürlük Gençlik Hareketi)adına faaliyettebulundukları, Şüpheliler E. E., İ. E., K. D. ve K. D. ‘ninörgüt yöneticisi konumunda oldukları, diğer şüphelilerden İdris İsen'in ve diğerlerininise örgüt üyesioldukları arama ve el koyma kararları, cd, disket,kamera, cep telefonu,sim kart, fotoğraf çözümtutanakları, inceleme tutanakları, bilgisayar internet site çıktıları, yakalamatutanakları, telefon dinleme kayıtları, el yazıları, CMK 250 Md ile görevli C.Başsavcılığımız adli emanetinin 2006/39-37 sayılı emanetmakbuzu, şüphelilerin beyanları, nüfus ve sabıka kayıtları, sorgu tutanaklarıve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla,”
22. 13/6/2006 tarihli ve E.2006/40 ve 2006/29 No.lu 3. İddianameile örgüt üyeliği suçundan cezalandırılmaları istenilen şüpheliler "İdris İSEN, E. E., K. D. , K. D. ve S. T.'nin Sivas ilindeterör örgütününgençlik yapılanması içerisinde yer aldıkları, terör örgütü adına faaliyetgöstererek bu amaçla Nevruz ve benzeri gösterilerde örgüt adınayönlendirmelerde bulundukları, evlerinde çoksayıdayasak yayın ve Öcalanposterleri bulundurdukları, sözkonusu gençlik yapılanması içerisinde organize birşekildehareket ettikleri tüm dosya kapsamından anlaşılmaklabaşvurucununda 19.3.2006 tarihinde Sivas ilinde yapılan Nevruz kutlamalarına katılarak“Nevruz İsyandır, Güneşe selamdır, Disa Disa Serhildan SerokÖcalan” vebenzeri terörörgütünün propagandası içerikli sloganlar attıkları, suç tarihi itibariyleşüphelilerin eylemlerinin 5237 Sayılı Kanun’un 215. maddesi kapsamında suç vesuçluyu övme niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından, bu suçtan ayrı ayrıcezalandırılmaları” da talep edilmiştir.
23. İddianamede YÖGEH’ninPKK/KONGRA-GEL terör örgütünün Türkiye gençlik yapılanması olduğuna ilişkin şudeğerlendirmeler yapılmıştır:
"PKK/KONGRA-GEL terörörgütünün Türkiye gençlik yapılanması olan BAGEH'in(Bağımsız Gençlik Hareketi) yeniden yapılandırılması maksadıyla "BAGEHTürkiye Konferansı" ismi altında İstanbul ilinde 10-13 ARALIK 2005tarihinde yapılan sözde konferans sonrası, gençliğin hareket alanınıgenişletecek, kendi içinde demokratik sürece yanıt olabilecek bir yapılanmaüzerinde karar kılındığı ve tüm gençleri kendi bünyesinde örgütlemek amacıylaBAGEH'İN fesh edilerek yerine yurtsever özgür gençlikhareketi (YÖGEH) kurulduğu ilan edilmiştir.
Terör örgütü, YÖGEH(YurtseverÖzgür Gençlik Hareketi) nin;
- Temel hedeflerinin; "Abdullah Öcalan'laİradeleşmek, KonfederalizmiPratikleştirmek" olduğunu,
- Amaçlarının; Türkiye'de öğrenci gençliğininve ihtiyaç olarak belirlenen işçi, işsiz ve köylü gençlik kesimlerinin biraraya getirilmesi ve cumhuriyetin demokratikleştirilmesiolduğu, Konfederalizmin toplum nezdinde yaşamageçirilmesi ihtiyaç olduğunu,
- Sözde oligarşikcumhuriyeti demokratik cumhuriyete dönüştürmek için sözde Demokratik Konfederalizmmisyonunu önemli bulduklarını,
- Abdullah Öcalan'a yönelik sözde kapsamlı vesistemli bir saldırının olduğu, Abdullah Öcalan'ın sözde geliştirdiğidemokratik cumhuriyet ve üst kimlik gibi tartışmaların yürütüldüğü bir sıradasözde tecritin uygulanmasını kabul etmediklerini,
- Sözde Kürt sorununun bir halk sorunuolduğunu ve muhatabının Abdullah Öcalan'ın olacağı, Abdullah Öcalan'sız çözümün belirlemesinin çözümsüzlüğün formülüolduğunu ve buna girecek/yanaşacak kesimlere karşı tavır alacaklarını,
- Gençliğin irade olarak pasifizeedildiğini, YÖGEH'in meşru, caydırıcı eylem tarzıylatopluma ve değerlerine yapılan bütün saldırılara cevap vereceğini, işçi, işsiz,köylü ve öğrenci gençlikten oluşacak YÖGEH yapısının, bundan sonra yapılacakolan çalışmalarda sistemin yürüttüğü planlı çalışma tarzını boşa çıkarıcı birpratik içerisinde olacağını,
- Tüm gençlik kesimlerini YÖGEH'edavet ettiklerini, Abdullah Öcalan'a yapılan sözde saldırıların gençliğinsorununun öznesi olarak hareket etmeyi gerektirdiğini, bu sebeple gençleri YÖGEH'te örgütlenmeye çağırdıklarını, YÖGEH'ingençliğin ve halkın sorunlarını kendi öz gücüyle çözeceği iddiasında olduğunu,
- YÖGEH tarafından yapılan eylemlerin YÖGEHadıyla sahiplenmesi, DEM-GENÇ'in Türkiye Gençliğinikapsadığı, her YÖGEH'linin DEM-GENÇ'liolduğu, ancak her DEM-GENÇ'linin YÖGEH'liolmadığı,
- Sol ve devrimci gençlik örgütleriyle çeşitliittifaklara gidilebileceği, bu konudaki temel ilkenin terörist başı ve YÖGEHtarafından savunulan değerlere saygı olduğu, Abdullah Öcalan'a yönelik hakaretve karalamanın işbirliği ve ittifaklarıengelleyeceğini bildirmiş, 15/04/2006 günü gözaltına alınan şüphelilerinyapılan ev aramalarında elde edilen dokümanların incelemesinde YÖGEH'in varlığının kabul edildiği tespit edilmiştir."
24. Başvurucu; soruşturma evresinde kolluktaki ifadesinde atılısuçlamaları kabul etmediğini, Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde YÖGEH ve BAGEH ile bağlantısınınolmadığını, Mahkemedeki ifadesinde ise 2006 yılı nevruz kutlamasınakatıldığını, slogan atmadığını, herhangi bir örgüt ile organik bağının olmadığını,örgütsel faaliyet düzenlemediğini, aidat toplamadığını ve örgüte elemankazandırmadığını, 2006 yılında Sivas ilinde düzenlenen nevruz kutlamalarınakatıldığını, “tecrite hayır yaşasın halkların kardeşliği"şeklinde slogan attığını ifade etmiştir.
25. Başvurucu hakkında Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin24/3/2009 tarihli ve E.2005/129, K.2009/113 sayılı kararı ile örgüt üyeliğisuçundan 5237 sayılı Kanun’un 314. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca 6yıl 3 ay hapis ve suç ve suçluyu övme suçundan Sivas ve Diyarbakır illerindekinevruz kutlamalarındaki eylemleri ile Sivas ili Mevlana caddesindekieylemlerinden dolayı her bir eylem için aynı Kanun’un 215. maddesi gereğince 25gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasınakarar verilmiştir.
26. Mahkeme, başvurucunun 3. İddianame çerçevesinde örgütüyeliği suçunu işlediğine gerekçe olarak; “Sanıklarİdris İSEN., E. E., K. D. ve K. D.’nin örgütyöneticiliğinden cezalandırılması istenmiş ise de sanıkların örgüt yöneticiolduğuna dair yeterli ve inandırıcı delil elde edilememiştir. Fakat busanıkların eylemleri değerlendirildiğinde örgüt üyesi oldukları kanaatinevarılmıştır. Bu sanıklarla beraber İdrisİSEN'ineylemleri değerlendirildiğinde süreklilik, çeşitlilik zayıfta olsa aralarındahiyerarşik bir bağ bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu iddianame ile sanıkların bağlısuçları hakkında dava açılmamıştır. İddianame anlatımından sanıkların suçtarihi itibariyle suç ve suçluyu övme ile propaganda suçlarını işlediklerianlaşılmaktadır. Sanıklara bağlı suçları iddianamede anlatıldığından ek savunmahakkı tanınmıştır. Sanıkların eylemlerini PKK terör örgütünün uzantısıkonumundaki gençlik yapılanması YÖGEH adına yürüttüğünün anlaşıldığı…”belirtmiştir.
27. Mahkeme, 3. İddianame'de anlatılan19/3/2006 tarihindeki aynı olay nedeniyle başvurucu hakkında 5237 sayılıKanun’un 215. maddesinde belirtilen suç ve suçluyu övme suçundan da mahkûmiyethükmü kurmuştur.
28. Başvurucunun temyizi üzerine Erzurum 2. Ağır CezaMahkemesinin kararı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2/5/2011 tarihli veE.2010/14857, K.2011/2662 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
B. İlgili Hukuk
29. 5237 sayılı Kanun’un “Suçişlemek amacıyla örgüt kurma” kenar başlıklı 220. maddesinin (1) ve(7) numaralı fıkraları şöyledir:
“Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıylaörgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ilearaç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, ikiyıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığıiçin üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.
…
(Değişik: 2/7/2012 – 6352/85 md.) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamaklabirlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarakcezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımınniteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir.””
30. 5237 sayılı Kanun’un “Silahlıörgüt” kenar başlıklı 314. maddesinin(1)ve(2) numaralı fıkraları şöyledir:
“Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerindeyer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, onyıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ilecezalandırılır.
Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üyeolanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.”
31. 5237 sayılı Kanun’un “Suçuve suçluyu övme” kenar başlıklı 215. maddesi şöyledir:
“İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğusuçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, (11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılıKanunun 10 uncu maddesiyle değişik, bu nedenle kamu düzeni açısından açık veyakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde) iki yıla kadar hapis cezası ilecezalandırılır.”
32. 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Yükseköğretime giriş ve yerleştirme”başlıklı 45. maddesi şöyledir:
"Yükseköğretimegiriş ve yerleştirme aşağıdaki şekilde yapılır:
a. Yükseköğretim kurumlarına giriş veyerleştirme işlemleri imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almakkaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göreyapılır.
b. Yükseköğretim kurumlarına esaslarıYükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî sınavlarla girilir.Yerleştirme puanlarının hesaplanmasında adayların ortaöğretim başarılarıdikkate alınır. Ortaöğretim bitirme başarı notları en küçüğü iki yüz elli, enbüyüğü beş yüz olmak üzere ortaöğretim başarı puanına dönüştürülür. Ortaöğretimbaşarı puanının yüzde on ikisi yerleştirme puanı hesaplanırken merkezî sınavdanalınan puana eklenir.
c. Ortaöğretim kurumlarını birincilik ilebitiren adaylar için mevcut kontenjanların yanı sıra Yükseköğretim Kurulukararı ile ayrı kontenjanlar belirlenebilir.
d. Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarındanmezun olan öğrenciler, istedikleri takdirde bitirdikleri programın devamıniteliğinde veya bunlara en yakın olan mesleki ve teknik önlisansyükseköğretim programlarına sınavsız olarak yerleştirilebilir. Bu öğrencilerinyerleştirilmesine ilişkin usul ve esaslar Milli EğitimBakanlığının görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacakyönetmelikle belirlenir.
e. Önlisansmezunları için, ilişkili lisans programlarında belirlenmiş kontenjanın yüzdeonunu geçmeyecek şekilde Yükseköğretim Kurulu kararı ile her yıl dikey geçişkontenjanı ayrılabilir.
f. Yabancı uyruklu öğrenciler ileortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretimkurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir.Uluslararası andlaşmalar gereği Türkiye’dekiyükseköğretim kurumlarında burslu olarak öğrenim görecek yabancı uyrukluöğrencilerin yerleştirme işlemleri Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılır.
g. Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek usulve esaslara göre, belli sanat ve spor dallarında üstün kabiliyetli olduğutespit edilen öğrenciler ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumuncatespit edilen uluslararası bilimsel yarışmalarda ödül kazanan öğrenciler,ilgili dallarda eğitim yapmak kaydıyla yükseköğretim kurumlarınayerleştirilebilir. (Ek cümle: 16/2/2016-6676/4 md.)Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunca tespit edilen veYükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen ulusal ve uluslararası düzeydedüzenlenen bilimsel yarışmalarda ilk üçe giren öğrencilerin ilgili dallardakilisans programlarına yerleştirilmelerinde, merkezi sınavlardan almış olduklarıpuanlara, bu maddenin (b) bendine göre hesaplanan ortaöğretim başarı puanı vebu puanın Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilecek katsayı ile çarpımısonucu bulunacak puan eklenir."
33. 2547 sayılı Kanun’un “Öğrencilerindisiplin işlemleri” başlıklı 54. maddesi şöyledir:
“Soruşturma, yetkiler ve cezalar:
a. Yükseköğretim kurumları içinde veya dışındayükseköğretim öğrenciliği sıfatına, onur ve şerefine aykırı harekette bulunan,öğrenme ve öğretme hürriyetini, doğrudan doğruya veya dolaylı olarakkısıtlayan, kurumların sükun, huzur ve çalışma düzenini bozan, boykot, işgal veengelleme gibi eylemlere katılan, bunları teşvik ve tahrik eden, yükseköğretimmensuplarının şeref ve haysiyetine veya şahıslarına tecavüz eden veya saygıdışı davranışlarda bulunan ve anarşik veya ideolojik olaylara katılan veya buolayları tahrik ve teşvik eden öğrencilere; eylem başka bir suçu oluştursa bileayrıca uyarma, kınama, bir haftadan bir aya kadar veya bir veya iki yarıyıliçin kurumdan uzaklaştırma veya yükseköğretim kurumundan çıkarma cezalarıverilir.
b. Bir fakülte, enstitü veya yüksekokuluniçinde veya dışında öğrencilerin işlemiş oldukları disiplin suçlarından dolayısoruşturma yapmaya ve doğrudan gerekli cezayı vermeye veya disiplin kurulunasevk etmeye ilgili fakülte dekanı, enstitü veya yüksekokul müdürü yetkilidir.
c. Disiplin soruşturmasına, olay öğrenilincederhal başlanılır ve soruşturma en geç on beş gün içinde sonuçlandırılır.
d. Hakkında kovuşturma yapılan öğrenciye sözlüveya yazılı savunma hakkı verilir. Tanınan süre içinde savunma yapmayan öğrencibu hakkından vazgeçmiş sayılır.
e. Disiplin cezaları, ilgili öğrenciye yazıile bildirilir. Durum, öğrenciye burs veya kredi veren kuruluşa veYükseköğretim Kuruluna duyurulur. Yükseköğretim kurumundan çıkarma kararlarınakarşı on beş gün içinde üniversite yönetim kuruluna itiraz edilebilir. Cezalaröğrencinin dosyasına ve siciline işlenir.
f. Bu maddeye göre yapılacak işlemlersırasında gerekirse öğrenciye, bağlı bulunduğu öğretim kuruluşunda, ilanyoluyla tebligat yapılabilir.
g. Yükseköğretim kurumundan çıkarma kararıbütün yükseköğretim kurumlarına, Yükseköğretim Kurulu, emniyet makamları veilgili askerlik şubelerine bildirilir. (İptal ikinci cümle: AnayasaMahkemesi’nin 28/4/2011 tarihli ve E.: 2009/59, K.: 2011/69 sayılı Kararıile.)”
34. 2547 sayılı Kanunu’nun 54. maddesinin iptal edilen (g)fıkrasının ikinci cümlesi şöyledir:
“Yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasıverilen öğrenciler, bir daha herhangi başka bir yükseköğretim kurumunaalınamazlar.”
35. 2547 sayılı Kanunu’nun 65. maddesinin (a) fıkrasınındokuzuncu bendi şöyledir:
“a. Aşağıdakihususlar Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerledüzenlenir:
…
(9) Öğretim elemanları, memur ve diğerpersonel ile öğrencilerin disiplin işlemleri, disiplin amirlerinin yetkileri vedisiplin kurullarının teşkili ve çalışması ile ilgili hususlar,”
36. Mülga Yönetmelik’in “YükseköğretimKurumundan Çıkarma Cezasını Gerektiren Disiplin Suçları” başlıklı10. maddesinin (e ) bendi şöyledir:
“Yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasınıgerektiren fiil ve haller şunlardır:
...
2) Kanun dışı kuruluşlara üye olmak, bukuruluşlar adına faaliyet yapmak veya yardımda bulunmak,”
37. Mülga Yönetmelik’in “DisiplinCezaları” başlıklı 5. maddesinin (e )fıkrası şöyledir:
“Yükseköğretim Kurumundan Çıkarma: Öğrenciye,bir daha yükseköğretim kurumlarından herhangi birine alınmamak üzereöğrencilikten çıkarıldığının yazı ile bildirilmesidir.”
38. 18/8/2012 tarihli ve 28388 sayılı Resmî Gazete’deyayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nin “Yükseköğretim Kurumundan Çıkarma Cezasını GerektirenDisiplin Suçları” başlıklı 9. maddesi ise şöyledir:
“(1) Yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasınıgerektiren eylemler şunlardır;
a) Mahkeme kararıyla kesinleşmiş olmakkaydıyla, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya buamaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyettebulunmak veya yardım etmek,
b) Yükseköğretim kurumlarında uyuşturucu veyauyarıcı maddeleri satmak, satın almak, başkalarına vermek ve ticaretini yapmak,
c) 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ileDiğer Aletler Hakkında Kanuna aykırı olarak ateşli silahlarla, mermilerini vebıçaklarla saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmış bulunandiğer aletleri, patlayıcı maddeleri kullanmak,
ç) Kişilerin vücudu üzerinde cinsel davranışlarda bulunmak suretiylecinsel dokunulmazlıklarını ihlal etmek.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
39. Mahkemenin 13/4/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
40. Başvurucu; nevruz kutlamalarına katılması sebebiyle açılansoruşturma neticesinde 2547 sayılı Kanun'da açıkça yer almamakla birliktegetirilen bir düzenlemeye istinaden yükseköğretimkurumundan çıkarıldığını, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün kullanılmasısonucunda eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edildiğini, eğitim hakkınınsınırlandırılabileceğini ancak bu sınırlamanın hakkın özüne dokunamayacağını vedemokratik toplum düzenine aykırı olamayacağını, çıkarma cezasının verildiğitarih itibarıyla hakkında sübuta ermiş bir ceza davasının bulunmadığınıbelirterek Anayasanın 5., 13., 14. maddenin (2) ve 15. maddenin (1) numaralıfıkraları ile 34., 38. ve 42. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüş;tazminat ve adli yardım talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
41. Başvurucu, toplantı ve gösteri hakkı ile ifade özgürlüğünükullanmış olması nedeniyle hakkında verilen yükseköğrenimden çıkarma disiplincezasının eğitim ve öğrenim hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
42. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder. (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Somut olay bakımından temel sorun,başvurucunun katıldığı eylemde kullandığı ifadeler nedeniyle hakkındayükseköğretimden çıkarma disiplin cezasının uygulanması olduğundan başvurucununşikâyetlerinin Anayasa'nın 26. maddesi ışığında 42. madde kapsamındaincelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
43. Bakanlık görüş yazısında, başvurucunun eğitim hakkının ihlaledildiğine ilişkin şikâyetinin kabul edilebilirliği yönünden herhangi bir görüşbildirilmemiştir.
44. Başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden bulunmayan eğitimve öğrenim hakkının ihlal edildiğine dair başvurusunun, kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
45. Başvurucu, Anayasa’da ve 2547 sayılı Kanun’da açıkça yeralmamakla birlikte Yönetmelik'le getirilen bir düzenlemeye istinadenyükseköğretim kurumundan çıkarıldığını, ifade ve örgütlenme özgürlüğününkullanılması sonucunda eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
46. Bakanlık görüş yazısında, eğitim hakkının kurum içikurallara uymayı sağlamak amacıyla bir eğitim kurumundan uzaklaştırma veyaçıkarma da dâhil olmak üzere disiplin tedbirlerine başvurmayı engellemediği,ancak bu tip bir müdahalenin hakkın özüne zarar vermemesi ve Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi'nde (Sözleşme) yer alan diğer haklarla ters düşmemesigerektiği hususlarına dikkat çekilmiştir.
47. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyan dilekçesinde,başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiştir.
48. Anayasa’nın “Temel hak vehürriyetlerin sınırlanması” kenar başlıklı 13. maddesi şöyledir:
“Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızınyalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak veancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülükilkesine aykırı olamaz.”
49. Anayasa’nın “Eğitim veöğrenim hakkı ve ödevi” kenar başlıklı 42. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
“Kimse, eğitim veöğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilirve düzenlenir.”
50. Sözleşme’ye ek Türkiye’nin tarafolduğu 1 No.lu Ek Protokol’ün “Eğitim hakkı”başlıklı 2. maddesi şöyledir:
“Hiç kimse eğitim hakkından yoksunbırakılamaz. ...”
51. Anayasa’nın “Eğitim veöğrenim hakkı ve ödevi” kenar başlıklı 42. maddesinde kimsenineğitim ve öğrenim haklarından yoksun bırakılamayacağı, öğretim hakkınınkapsamının kanunla tespit edileceği ve düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
52. Sözleşme’ye ek 1 No.lu Protokol’ün2. maddesinde ise hiç kimsenin eğitim hakkından yoksun bırakılamayacağı, birbaşka anlatımla herkesin eğitim hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmıştır.Eğitim hakkını düzenleyen bu ek Protokol iki cümleden oluşmaktadır. Bucümlelerden birincisinde eğitim hakkına ilişkin temel kural, ikincisinde isetamamlayıcı kural düzenlenmiştir. Birinci cümledeki temel kuralın “eğitim hakkından yoksun bırakılmama”hakkını içerdiği kuşkusuzdur.
53. Başvuru konusu olaya benzer olaylarda uygulanacak ilkelerAnayasa Mahkemesi Genel Kurulu tarafından SelçukTaşdemir (B. No: 2013/7860, 3/3/2016, §§ 62-67) kararında ortayakonmuştur.
54. Bu ilkeler ışığında başvuruya konu olayda eğitim hakkınamüdahale bulunup bulunmadığının, sonrasında ise müdahalenin haklı sebepleredayanıp dayanmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
a. Müdahalenin Varlığı
55. Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde yükseköğrenim gören başvurucunun“yasa dışı örgüte üyeolmak ve örgüt adına faaliyette bulunma” fiilinden dolayı yükseköğretimkurumundan çıkarma disiplin cezası ile cezalandırılmasının, başvurucunun eğitimve öğrenim hakkına yönelik bir müdahale oluşturduğunda herhangi bir kuşkubulunmamaktadır (Selçuk Taşdemir,§ 69).
b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı
56. Yukarıda anılan müdahale Anayasa’nın 42. maddesinedayanmadığı ve Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşulları yerinegetirmediği müddetçe Anayasa’nın 42. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bunedenle sınırlamanın; Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen öze dokunmama,Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilmiş olma, kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa'nınsözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyet'in gereklerineve ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığınınbelirlenmesi gerekir (Selçuk Taşdemir,§ 70).
i. Kanunilik
57. Başvurucu, disiplin cezasına neden olan Yönetmelik'in 10.maddesinin (e) bendinin 2547 sayılı Kanun’da açıkça yer almadığını ilerisürmüştür.
58. 2547 sayılı Kanun’a uygun olarak kabul edilen mülgaYönetmelik’in ilgili hükmünün öngörülebilir ve ulaşılabilir bir şekilde “kanun dışı kuruluşlara üye olma, bu kuruluşlar adınafaaliyet yapma veya yardımda bulunma” eylemine karşılık disiplinyaptırımını kabul ettiğinden başvurucunun eğitim ve öğrenim hakkına yönelikmüdahalenin kanuni dayanağının olduğu açıktır (SelçukTaşdemir, §§ 72-74).
ii. Meşru Amaç
59. Eğitim hakkının kısıtlanmasında Anayasa ve Sözleşme’de sınırlı sayıda belirtilmiş meşru amaçlarlistesi bulunmamaktadır. Bu nedenle yüksek öğrenim görenler açısından eğitimhakkında yapılacak düzenlemelerde Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen genelilkeler çerçevesinde meşru amaçların ne olabileceği hususunda devletin genişbir takdir alanı bulunmaktadır. Bu nedenle üniversite yönetiminin, kurum içidüzenin sağlanması ve korunmasını sağlamak amacıyla disiplin yaptırımı uygulamasınınmeşru bir amaç çerçevesinde yapıldığı kabul edilmelidir (Selçuk Taşdemir, §§ 75-77).
iii. Demokratik ToplumDüzeninde Gerekli Olma ve Ölçülülük
60. Başvurucu, nevruz kutlamasına katılmış olması nedeniyletoplantı ve gösteri hakkı ile ifade özgürlüğünün kullanıldığı gerekçesiyleaçılan ceza davası sonucunda verilen karar dikkate alınarak yükseköğretimkurumundan çıkarma cezası ile cezalandırıldığını, bu şekildeki eğitim hakkının özünedokunulmakla hakkın ortadan kaldırıldığını, yapılan bu müdahalenin demokratiktoplumun gereklerine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
61. Bakanlık görüşünde, eğitim hakkına yönelik müdahalelerinincelenmesinde yukarıda belirtilen (bkz. § 46) Sözleşme hükümleri ve Avrupaİnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarının dikkate alınması gerektiğibelirtilmiştir.
62. Anayasa’nın 42. maddesi ile 13. maddesinin birliktedeğerlendirilmesinde eğitim ve öğrenim hakkının kapsamı belirlenirkenAnayasa’nın özüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyet'ingereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olarak kanunla bazı sınırlamalargetirilebilirse de bunlar eğitim ve öğretim hakkını tamamen ortadan kaldıracaknitelikte olamaz. Demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerin en geniş ölçüdesağlanıp güvence altına alındığı rejimlerdir. Temel hak ve özgürlüklerin özünedokunup temel hak ve özgürlükleri tümüyle kullanılamaz hâle getirensınırlamalar, demokratik toplum düzeni gerekleriyle uyum içinde sayılamaz (AYM,E.2009/59, K.2011/69, 28/4/2011).
63. Yükseköğrenim gören öğrencilerin eğitim kurumunda uymasıgereken kurallar ve bunlara uyulmaması hâlinde verilebilecek disiplin cezaları,genel hüküm niteliğindeki 2547 sayılı Kanun’un 54. maddesinde düzenlenmiş olup hangihâllerde hangi disiplin cezasının verileceği ise Yönetmelik’e bırakılmıştır.Disiplin suç ve cezaları, öğrencilerin disiplin işlemleri, disiplin amirlerininyetkileri ve disiplin kurullarının teşkili ve çalışması ile ilgili hususlar iseaynı Kanun’un 65. maddesinin (a) fıkrasının (9) numaralı bendindeaçıklanmıştır.
64. 2547 sayılı Kanun’da verilebilecek disiplin suçları vecezaları “yükseköğretim kurumları içindeveya dışında yükseköğretim öğrenciliği sıfatına, onur ve şerefine aykırıharekette bulunan, öğrenme ve öğretme hürriyetini, doğrudan doğruya veyadolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükün, huzur veçalışma düzenini bozan, boykot, işgal ve engelleme gibi eylemlere katılan,bunları teşvik ve tahrik eden, yükseköğretim mensuplarının şeref ve haysiyetineveya şahıslarına tecavüz eden veya saygı dışı davranışlarda bulunan ve anarşikveya ideolojik olaylara katılan veya bu olayları tahrik ve teşvik edenöğrencilere; eylem başka bir suçu oluştursa bile ayrıca uyarma, kınama, birhaftadan bir aya kadar veya bir veya iki yarıyıl için kurumdan uzaklaştırmaveya yükseköğretim kurumundan çıkarma cezaları” şeklindebelirtilmiştir.
65. Kanun çerçevesinde hazırlanan Yönetmelik ile uygulanacakdisiplin suç ve cezalarının amacı, mahiyeti, kapsamı, sınırları ve uygulanmakoşulları açıklığa kavuşturulmuştur. Söz konusu disiplin cezasının uygulandığıtarihte yürürlükte bulunanYönetmelik'in 10.maddesinin (e) bendinde “Yükseköğretimkurumundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller”denbirinin de “Kanun dışı kuruluşlara üye olma, bu kuruluşlar adına faaliyet yapmaveya yardımda bulunma” olduğu ifade edilmiştir.
66. Kanun ve Yönetmelik kapsamında yalnızca bir disiplin suçu vebuna karşılık bir disiplin cezası öngörülmemiş, disiplin suçunun niteliğinegöre kademeli olarak bir disiplin cezası sistemi de öngörülmüştür. Somut olaydabaşvurucu 19/3/2006 tarihinde bir grup üniversite öğrenci ile birliktePKK/KONGRA-GEL terör örgütünün gençlik yapılanması olan YÖGEH içinde faaliyetgösterdiği gerekçesiyle ve daha önce almış olduğu disiplin cezaları da gözönünde bulundurularak Üniversite Disiplin Kurulutarafından yükseköğrenim kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır (bkz.§ 10). Başvurucu, söz konusu Yönetmelik kapsamında bir daha yükseköğretimkurumlarından herhangi birine alınmamak üzere disiplin cezasının sonucu olaraköğrencilikten çıkarılmıştır.
67. Avrupa İnsan Hakları Komisyon'una göre eğitim hakkı, ulusalhukuk kurallarına uymak amacıyla bir eğitim kurumundan uzaklaştırma veyaçıkarma da dâhil olmak üzere disiplin tedbirlerine başvurmayı engellememektedir(Yanasık/Türkiye, (k.k.),B. No: 14524/89, 6/1/1995).
68. Ancak AİHM, eğitim hakkına getirilen sınırlamaların “hakkın özüne zarar verecek ve etkililiğini azaltacak”genişlikte olmaması gerektiğini, bunun için de sınırlamaların ilgilileriyönünden “öngörülebilir”olmasının ve “meşru bir amacı”takip etmesinin şart olduğunu vurgulamaktadır. Ancak AİHM'egöre devlet, Sözleşme’nin 8 ila 11. maddelerinde olduğunun aksine ek 1 No.luProtokol’ün 2. maddesi kapsamında bir meşru amaçlar listesi ile bağlı değildir(Catan ve diğerleri/Moldova ve Rusya, [BD], B.No: 43370/04, 8252/05, 18454/06, § 140). Belirtilen koşullara ek olarak birsınırlama, ancak kullanılan araç ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir“orantılılık” ilişkisi varsa Protokol ile uyumlu olabilir (Leyla Şahin/Türkiye, 44774/98, 10/11/2005,§ 154).
69. Diğer taraftan eğitim hakkına getirilen sınırlamalar,Sözleşme ve eki protokollerde yer alan haklarla da çatışmamalıdır (Belçika Eğitim Dili Davası, B. No:1474/62..., 23/7/1968). Bunun için Sözleşme ve eki protokol hükümlerinin birbütün hâlinde dikkate alınması ve ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesininözellikle Sözleşme’nin 8., 9. ve 10. maddeleri ışığında yorumlanması gerekir (Leyla Şahin, § 155). Belirtilen çerçevedekalmak kaydıyla taraf devletler sınırlama konusunda belli bir “takdir yetkisi”ne sahiptir ve bu takdiraralığı genellikle toplum ve ilgili kişiler için önemine ters orantılı şekildeeğitimin seviyesine bağlı olarak artmaktadır (Ponomaryovi/Bulgaristan, 5335/05, 21/6/2011, § 56).
70. Hak ve özgürlüklere yapılacak her türlü sınırlamada devredeolan güvencelerden biri de Anayasa’nın 13. maddesinde ifade edilen “ölçülülük ilkesi”dir. Bu ilke, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasınailişkin başvurularda öncelikli olarak dikkate alınması gereken bir güvencedir.Anayasa’nın 13. maddesinde demokratik toplum düzeninin gerekleri ve ölçülülükilkeleri iki ayrı kriter olarak düzenlenmiş olmakla birlikte bu iki kriterarasında sıkı bir ilişki vardır. Temel hak ve özgürlüklere yönelik herhangi birsınırlamanın demokratik toplum düzeni için gerekli nitelikte, başka birifadeyle güdülen kamu yararı amacını gerçekleştirmekle birlikte temel haklaraen az müdahaleye olanak veren ölçülü bir sınırlama niteliğinde olup olmadığınınincelenmesi gerekir (AYM, E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007).
71. Anayasa Mahkemesinin kararlarına göre ölçülülük, temel hakve özgürlüklerin sınırlanma amaçları ile araç arasındaki ilişkiyi yansıtır.Ölçülülük denetimi, ulaşılmak istenen amaçtan yola çıkılarak bu amaca ulaşılmakiçin seçilen aracın denetlenmesidir. Bu sebeple ifade özgürlüğü alanındagetirilen müdahalelerde, hedeflenen amaca ulaşabilmek için seçilen müdahaleninelverişli, gerekli ve orantılı olup olmadığı değerlendirilmelidir (Mehmet Ali Aydın [GK], B. No: 2013/9343,5/6/2015, § 71). Bu ilke, şüphesiz diğer temel hak ve özgürlüklere yapılacakmüdahaleler bakımından da geçerlidir.
72. Başvuru konusu olayda başvurucunun Üniversite yerleşkesidışında nevruz kutlaması dolayısıyla 19/3/2006 Pazar günü AlibabaMahallesi Kızılırmak Sitesi'nin arkasındaki boş arazide yapılan gösterilerePKK/KONGRA-GEL terör örgütünün Sivas ilinde faaliyet gösteren gençlikyapılanması içinde hareket edenlerle birlikte katıldığı ve çekilen kamera vefotoğraf görüntülerinden örgütün marşı olarak bilindiği iddia edilen “Her Nepeş” adlımarşı söylediği ve yasa dışı slogan attığının tespit edilmesi nedeniyle yasadışı örgüte üye olma ve örgüt adına faaliyette bulunma fiilinin sübutaerdiğinden bahisle hakkındaYönetmelik'in 10.maddesinin (e) bendinde belirtilen “kanundışı kuruluşlar adına faaliyet yapma veya yardımda bulunma”eyleminin gerçekleşmiş olması ve daha önce benzer eylemden dolayı almış olduğuüç kez disiplin cezası da gözönünde bulundurularakyükseköğretim kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına kararverilmiştir.
73. Başvurucu, aynı süreçte disiplin cezasına dayanak fiilininde içinde bulunduğu olaylarla ilgili olarak (bkz. § 12) Erzurum 2. Ağır CezaMahkemesinde PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün Sivas ilinde faaliyet gösterengençlik yapılanması içinde hareket ettiği ifade edilen diğer sanıklarlabirlikte yargılanmıştır. Mahkeme yükseköğretim kurumundan çıkarma disiplincezasının gerekçesi olarak gösterilen olayda“Kürdistan Derim Marşı” olarak bilinen “İleri” ve “Ey Düşman” adlı marşlarının söylendiğini, terör örgütülideri Abdullah Öcalan’ı övücü ve şiddeti teşvik eden ve şiddete çağıransloganlar atıldığını tespit ederek iddianamede açıklanan eylemlerle birlikte bueylemlerin örgüt üyeliği suçunu oluşturduğu sonucuna vararak başvurucununmahkûmiyetine karar vermiştir. İdare Mahkemesi de Ağır Ceza Mahkemesinin bukararı üzerine başvurucuya verilen disiplin cezasını “davacının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314/2. maddesindeyer verilen terör örgütü üyesi olmak suçundan mahkum olduğu açık olduğundan,durumuna uygun olarak Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin,10. maddesinin, (e) bendi hükmü uyarınca davacının yükseköğretim kurumundançıkarılmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılıkbulunmamaktadır.” şeklindeki gerekçeyle hukuka uygun bularakdisiplin cezasına ilişkin açılan iptal davasını reddetmiştir (bkz. § 12).
74. AİHM, eğitim hakkının devletin düzenleme yapmasınıgerektirdiğini, ancak bu düzenlemenin hakkın özünü zedelememesi gerektirdiğini(Campbell ve Cosans/İngiltere,B. No: 7511/76, 7743/76, 25/2/1982, § 41) ve bu hakkın bütün disiplincezalarını dışlamadığını değerlendirmektedir. Öğrencilerin eğitimlerine devametmek için başka müesseselere kaydolmalarına ulusal mevzuatlar engel teşkiletmediği sürece öğrencilerin geçici uzaklaştırılmaları veya okuldan atılmaları Sözleşme'ye ek 1 No.lu Protokol'ün 2. maddesine aykırılıkteşkil etmemektedir (Yanasık/Türkiye).
75. Eğitim ve öğretim kurumlarınca öğrenciler için eğitim veöğretim faaliyetleri süresince uygulanacak disiplin kuralları içinde ağırdisiplinsizlik eylemleri için eğitim veya öğretim kurumundan öğrencininçıkarılmasını öngören düzenlemeler getirebilirse de hakkın kullanımı tümüyleengellenemez. Bu çerçevede bir yükseköğretim kurumundan disiplin cezası sonucuçıkarılan öğrencilerin daha sonra başka bir yükseköğretim kurumundaöğrenimlerine devamını engelleyen 2547 sayılı Kanunu’nun 54. maddesinin (g) fıkrasındaki"Yükseköğretim kurumundan çıkarmacezası verilen öğrenciler, bir daha herhangi başka bir yükseköğretim kurumunaalınamazlar." şeklindeki düzenleme, yüksek öğrenim hakkındanyararlanmayı imkânsız hâle getirerek hakkın özüne dokunduğu gerekçesiyle Anayasa’nın13. ve 42. maddelerine aykırı görülerek Anayasa Mahkemesi tarafından iptaledilmiştir (AYM, E.2009/59, K.2011/69, 28/4/2011).
76. Eğitim hakkının kısıtlanmasına dair meşru amaç ve sınırlamaarasındaki dengenin sağlanması, hakkın korunması için elzemdir. Bu dengeyisağlarken meşru amaç çerçevesinde elde edilmek istenen beklentiler ile hakkınsınırlandırılmasında kullanılan araçlar arasındaki orantılılıkdeğerlendirilmelidir. Anılan orantılılık incelemesinde dikkat edilmesi gerekenbir husus da meşru amaç çerçevesindeki beklentilerin makul ve kabul edilebilirolup olmadığıdır (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri,§81).
77. Yükseköğrenimde disiplinin ve güvenliğin sağlanması içindisiplin tedbirlerinin uygulanması idarenin takdir alanı içinde olup makul vekabul edilebilir bir tedbirdir. Bu çerçevede kanun dışı kuruluşlar adınafaaliyette bulunma veya yardımda bulunma eylemini işlemiş olması nedeniylebaşvurucunun yükseköğretim kurumundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması kurumiçi disiplinin korunması ve yüksek öğrenimde öğrenim gören kişilerin güvenliğiaçısından kabul edilebilir bir tedbirdir. Bununla birlikte disiplin yaptırımı nedeniyleyükseköğretimden çıkarılan öğrencilerin başka eğitim kurumlarına başvurmaimkânlarının bulunması da hakkın korunması bakımından büyük önem taşımaktadır.
78. Başvurucunun, disiplin cezasının verildiği 2006 tarihindeyürürlükte bulunan 2547 sayılı Kanun’un 54. maddesinin (g) fıkrası gereğincedisiplin cezasının niteliği gereği herhangi başka bir yükseköğretim kurumunabir daha başvuru imkânını ortadan kaldıran hüküm, Anayasa Mahkemesince 2011yılında iptal edilmiştir. Dolaysıyla disiplin işleminin uygulandığı tarihten butarihe kadar başvurucunun başka bir yükseköğretim kurumuna başvurma imkânıbulunmamaktadır. Ancak bu tarihten sonra yükseköğrenimden disiplin nedeniyleuzaklaştırılan öğrencilerin aynı Kanun'un 45. maddesinde belirtilen şartlarçerçevesinde yeniden yükseköğrenim sınavlarına katılma hakkı devam etmektedir Bu kapsamda başvurucunun 2011 yılından sonra başvurmasıhâlinde yükseköğrenim sınavlarına katılmasını engelleyen hukuki bir engelbulunmamaktadır. Kaldı ki başvurucunun bu tarihten sonra yükseköğrenimebaşvuramadığına ya da başvurduğu hâlde kabul edilmediğine dair bir şikâyeti deyoktur.
79. Bu belirlemelere göre kanun dışı kabul edilen PKK terörörgütüne üye olma eylemini gerçekleştiren başvurucu, bu eyleme karşılık gelenyükseköğretimden çıkarma disiplin cezasıyla cezalandırılması sonucu 2006 ile2011 tarihleri arasında eğitim hakkından mahrum bırakılmış ise de bu süreninbaşvuru konusu olayda makul olduğu ve müdahalenin bu nedenle orantılı olduğudeğerlendirilmelidir.
80. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 42. maddesinde güvencealtına alınan eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesigerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınKABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa’nın 42. maddesinde güvence altına eğitim ve öğrenimhakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE,
E. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesimağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemektenTAMAMEN MUAF TUTULMASINA
13/4/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.