TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
DURMAZ OTO. PETROL ÜRÜNLERİ İNŞ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/1020)
Karar Tarihi: 7/5/2015
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör
:
Akif YILDIRIM
Başvurucu
:
Durmaz Oto. Petrol Ürünleri İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
Temsilcisi
:
Remzi DURMAZ
Vekili
:
Av. Devrim BİÇEN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucu, idarenin cevapyazısı ve duruşma günü kendisine tebliğ edilmeden hakkındaki idari paracezasının iptali yönündeki talebinin reddine karar verildiğini belirterek, Anayasa'nın36. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüş, yeniden yargılanma talebinde bulunmuştur.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 11/1/2013tarihinde Diyarbakır 5. Sulh Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe veeklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasınaengel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm İkinciKomisyonunca, 24/1/2014 tarihinde kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesinekarar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 17/10/2014 tarihinde kabul edilebilirlik ve esasincelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
5. Adalet Bakanlığının 17/11/2014 tarihli görüş yazısı 25/11/2014 tarihindebaşvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne cevaplarınıiçeren dilekçesini 10/12/2014 tarihinde sunmuştur.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerindeifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde olaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucu şirket adınakayıtlı 21 KA 527 plakalı araçta taşıma için belirlenen istiap haddinin üstündeyük taşındığının tespit edildiğinden bahisle 13/10/1983tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 65. maddesinin birincifıkrasının (b) ve (e) bentlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle 23/7/2012 tarihve 826263 sayılı tutanağa istinaden başvurucuya 7.124,00 TL idari para cezasıverilmiştir.
8. Başvurucu, söz konusu cezayakarşı Diyarbakır 5. Sulh Ceza Mahkemesine, düzenlenen ceza tutanağının usul veyasaya aykırı olduğu gerekçesiyle başvuruda bulunmuştur. Başvuru üzerineMahkeme, 7/8/2012 tarihinde tensip tutanağıdüzenleyerek, duruşma gününü 15/11/2012 tarihi olarak belirlemiştir. Ancakduruşma günü taraflara tebliğ edilmemiştir.
9. Mahkeme, idarenin cevabiyazısı üzerine, 15/11/2012 tarih ve 2012/915 D. İşsayılı kararı ile başvurucunun talebini dosya üzerinden reddetmiştir.
10. Ret gerekçesinin ilgilikısmı şöyledir:
“Evrakların yapılan incelenmesinde; Tutanak tarihinde 21 KA527 plakalı aracın periyodik muayene ayar ve denetimlerinde 2918 Sayılı KTK'nun 65/1-b-e (azami yüklü ağırlığı veya izin verilenazami yüklü ağırlığın %25'inin üzerinde aşmak) maddesini ihlal ettiğianlaşıldığından muterizin itirazının reddine karar vermek gerekmiş açıklanannedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.”
11. Başvurucu, anılan kararakarşı Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesine itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesiincelendiğinde, başvurucunun idarenin cevabi yazısından haberdar olduğugörülmektedir.
12. Diyarbakır 6. Asliye CezaMahkemesinin 5/12/2012 tarih ve 2012/330 D. İş sayılıkararıyla başvurucunun itirazı reddedilmiştir.
13. Ret gerekçesi şöyledir:
“…2918 sayılı Yasa’nın incelenmesinden; Emniyet MüdürlüğüTrafik Zabıta personelinin bu yasada yazılı tüm trafik suçlarını işleyenlerhakkında yasal işlem yapabileceği açıktır. Ancak Karayolları Genel Müdürlüğü veUlaştırma Bakanlığı yetkili personelinin kendi faaliyet alanı içerisinde kalanbir kısım ihlaller için yetki tanınmıştır. 2918 Sayılı Yasa’nın 65. maddesineaykırılık halinde Ulaştırma Bakanlığının da Emniyet Müdürlüğü TrafikZabıtasının da yetkisi bulunmaktadır. İtiraz edene ait aracın Sanayi TicaretBakanlığına ait Ölçüler ve Ayarlar Şubesinden ve kantarda usulüne uygun olaraktartıldığı, kantar ağırlığının 52200 kg olduğu, 26200 kg fazlalığının bulunduğuruhsatının da incelenmesinden anlaşılmıştır. Verilen idari para cezasınınişleten ile gönderen aynı kişi olduğundan miktar yönünden de yasaya uygunolduğu anlaşılmıştır.
Diyarbakır 5 Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/915 D. İş sayılıkararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından itiraz eden vekilininidari para cezasına itirazın reddine ilişkin kararına itirazının reddine kararvermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.”
14. Ret kararı, başvurucuya 31/12/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.
15. Bireysel başvuru 11/1/2013 tarihinde yapılmıştır.
B. İlgili Hukuk
16. 2918 sayılı Kanun'un 65.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Araçlarınyüklenmesinde, yönetmeliklerle belirlenen ölçü ve esaslara aykırı olarak;
…
b) Azami yüklüağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın aşılması,
…
e) Tehlikeli vezararlı maddelerin gerekli izin ve tedbirler alınmadan taşınması,
…
yasaktır.
Birinci fıkranın (b)bendine uymayarak;
…
e) % 25'in üzerindefazla yüklemelerde 3.000 Türk Lirası,
…
İşleten ve gönderenlere ayrı ayrı idarî para cezasıverilir.”
17. 13/03/2005 tarihli ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 27. maddesinin (4) numaralı fıkrası şöyledir:
“Başvurudilekçesinde, idari yaptırım kararına ilişkin bilgiler, bu karara karşı ilerisürülen deliller açık bir şekilde gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurununsüresinde yapılmasını engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilir.”
18. 5326 sayılı Kanun'un “Başvurunun incelenmesi” kenar başlıklı28. maddesinin ilgili fıkraları şöyledir:
“…
(4) Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere cevap dilekçesininbir örneğini tebliğ eder; talep üzerine veya re'sentarafları çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir.Dinleme için belirlenen günle tebligatın yapılacağı gün arasında en az birhaftalık zaman olmasına dikkat edilir. Dinleme sırasında taraflar veyaavukatları hazır bulunur. Mazeretsiz olarak hazır bulunmama, yokluklarındakarar verilmesine engel değildir. Bu husus, tebligat yazısında açıkçabelirtilir.
…
(6) Dinlemede sırasıyla; hazır bulunan başvuru sahibi veavukatı, ilgili kamu kurum ve kuruluşunun temsilcisi, varsa tanıklar dinlenir,bilirkişi raporu okunur, diğer deliller ortaya konulur.
(7) Mahkeme, ilgilileri dinledikten ve bütün delilleriortaya koyduktan sonra aleyhinde idarî yaptırım kararı verilen ve hazır bulunantarafa son sözünü sorar. Son söz hakkı, aleyhinde idarî yaptırım kararı verilentarafın kanunî temsilcisi veya avukatı tarafından da kullanılabilir. Mahkemeson kararını hazır bulunan tarafların huzurunda açıklar…”
19. 18/7/1997 tarihli ve 23053 sayılıResmî Gazete’de yayımlanan Karayolları TrafikYönetmeliği’nin 161. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Karayolları TrafikKanununda yazılı trafik suçlarını işleyenler hakkında;
a) Emniyet Genel Müdürlüğünün;
1) Trafik zabıtası personeli, …, tarafındansuç veya ceza tutanağı düzenlenir…”
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
20. Mahkemenin 7/5/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun11/1/2013 tarihli ve 2013/1020 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereğidüşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
21. Başvurucu, 5326 sayılıKanun’un 28. maddesinin (4) numaralı fıkrasına göre Mahkemenin, cevapdilekçesinin bir örneğini kendisine tebliğ etmesi gerektiği halde tebliğetmediğini, bu nedenle Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünün dava dosyasınasunduğu cevap dilekçesine karşı herhangi bir beyanda bulunamadığını, ayrıcaDiyarbakır 5. Sulh Ceza Mahkemesince 15/11/2012 tarihiolarak belirlenen duruşma gününün de kendisine bildirilmediğini belirterek,Anayasa’nın 36. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş ve yargılamanınyenilenmesi talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
22. Başvurucu, idarenin cevapyazısı ve duruşma günü kendisine tebliğ edilmeden karar verildiğini ilerisürmüştür. Başvurucunun iddialarının esas itibariyle Anayasa’nın 36. maddesindedüzenlenen adil yargılanma hakkının unsurları olan silahların eşitliği veçelişmeli yargılama ilkelerinin ihlaline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Başvurucu, bu yöndeki iddiasını davalı idarenin cevaplarına karşı savunmayapmasına imkân verilmemesi bağlamında dile getirmiştir. Bu nedenlerle,başvurucunun iddia ettiği koşullar ve iddialarını dile getirme biçimi dikkatealınarak somut başvuru, adil yargılanma hakkının belirtilen unsurlarıçerçevesinde incelenmiştir.
23. Başvurucu, idarenin cevapdilekçesinin kendisine tebliğ edilmediğini, duruşma açılması kararı verilmesinerağmen bu karardan daha sonra vazgeçildiğini, bu nedenlerle savunma imkânındanmahrum kaldığını belirterek, Anayasa’nın 36. maddesinde belirtilen adilyargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
24. Adalet Bakanlığı görüşünde,adil yargılama hakkında yer alan güvencelerden birinin de silahların eşitliğiilkesi olduğu, bu ilke gereği davanın taraflarından birinin diğeri karşısındazayıf duruma düşürülmemesi gerektiği, somut başvuruda tebliğ edilmesi gerekenbelgeler tebliğ edilmiş olsaydı başvurucunun hangi ilave tezleri ilerisüreceğine ilişkin açıklamada bulunmadığı, bu durumun silahların eşitliğiilkesinin ihlal edilip edilmediği incelenirken göz önünde bulundurulmasıgerektiği yönünde beyanlarda bulunmuştur.
25. Başvurucu, başvuruformundaki iddiaları tekrarlamış duruşma açılmamasını değil, duruşma açılmasıkararı verilmesine rağmen bu karardan sonradan vazgeçilmesinin ihlal teşkilettiğini ileri sürmüştür.
26. Anayasa Mahkemesi,Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgilihükmü, Sözleşme’nin 6. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin(Sözleşme) lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanmahakkının kapsamına dâhil edilen silahların eşitliği ve çelişmeli yargılamailkesi gibi ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir(Güher Ergun ve Diğerleri, B. No:2012/13, 2/7/2013, § 38).
27. “Hakkaniyeteuygun yargılanma”nın temel unsuru, yargılamanın “çelişmeli” olması ve taraflar arasında “silahların eşitliği”nin sağlanmasıdır (Benzeryöndeki AİHM kararı için bkz. Rowe ve Davis/Birleşik Krallık [BD], B. No: 28901/95, 16/2/2000, § 60). Adil yargılanma hakkının unsurlarındanolan çelişmeli yargılama ilkesi taraflara dava malzemesi hakkında bilgi sahibiolma ve yorum yapma hakkının tanınmasını ve bu nedenle tarafların yargılamanınbütününe aktif olarak katılmasını gerektirmektedir. Bu anlamda, mahkemecetarafların dinlenilmemesi, taraflara delillere karşı çıkma imkânı verilmemesi,yargılama faaliyetinin hakkaniyete aykırı hale gelmesine neden olabilecektir(Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Ruiz-Mateos/İspanya, § 63; Feldbrugge/Hollanda, B. No. 8562/79, 29/05/1986, § 44).
28. Silahların eşitliğiilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeli yargılama ilkesi, kural olarak bir hukukya da ceza davasında tüm taraflara, gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşlerhakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla ilgili görüş bildirebilme imkânıvermektedir (Benzer yöndeki AİHM kararları için bkz. J.J./Hollanda, B. No: 9/1997/793/994,27/3/1998, § 43; Vermeulen/Belçika,B.No: 19075/91, 20/2/1996, § 33).
29. Adil yargılanma hakkınınunsurlarından biri de silahların eşitliği ilkesidir. Silahların eşitliği ilkesidavanın taraflarının usuli haklar bakımından aynıkoşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf birduruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önündedile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelir (Yaşasın Aslan, B.No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32).
30. Genel anlamda hakkaniyeteuygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için silahların eşitliği ve çelişmeli yargılamailkeleri ışığında taraflara tanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunmave inceletme noktasında da uygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamda,delillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsizlik iddiaları da yargılamanınbütünü ışığında değerlendirilecektir (Yüksel Hançer, B. No. 2013/2116, 23/1/2014, § 19). Bu bakımdan, daha önce ulaşılamayan bilgive belgelere üst yargılama aşamasında ulaşılmış ve bunlara karşı iddia ve itirazlardile getirilmiş ise silahların eşitliği ilkesi ihlal edilmiş sayılmayabilir.Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kapsamındaki görevi, somut olayın usulkurallarına uygunluğunu denetlemek değil, adil yargılanma hakkı kapsamındakigüvencelerin somut olayda ihlal edilip edilmediğini denetlemektir.
31. Başvuru formu ve eklibelgeler ile dosya kapsamından; 23/7/2012 tarihindeDiyarbakır İli 75 Metrelik Yol Lunapark Kavşağında yapılan uygulamadadurdurulan 21 KA 527 plakalı aracın aşırı yüklü olduğunun görülmesi üzerine,aracın yapılan tartımı sonucunda mevzuatta belirtilen azami yüklü ağırlığınaşıldığı gerekçesiyle 2918 sayılı Kanun’un 65. maddesine istinaden, 826263 serinumaralı ‘idari para cezası karar tutanağı’düzenlendiği anlaşılmaktadır. Tutanakta; aracın cinsi, rengi ve plakası,kabahatin işlendiği yer, hangi kabahatin işlendiği, tutanağı düzenleyengörevlinin ad ve soyadı ile sicil numarası ve ceza tutarı ile ilgili bilgileryer almaktadır. Tebliğ evrakından, bu tutanağın başvurucuya tebliğ edildiği vebaşvurucunun bu tutanağın tebliği ile hakkındaki idari para cezasından haberdarolduğu görülmektedir.
32. Diyarbakır İl EmniyetMüdürlüğü tarafından Mahkemeye gönderilen cevap yazısında, trafik uygulamasındadurdurulan 21 KA 527 plakalı aracın azami yüklü ağırlığını aştığı gerekçesiyle2918 sayılı Kanun’un 65. maddesine istinaden, 826263 seri numaralı ‘idari para cezası karar tutanağı’düzenlendiği belirtilmiş, tartıma dayanak belge (kantar fişi) ile idari paracezasını kesmeye yetkili olduklarına dair emsal mahkeme kararları yazı ekindegönderilmiştir.
33. Mahkemenin, önce taraflarıdinlemeye karar vermesi vesonradan bu kararından vazgeçmesi bir özensizliği göstermekte ise de, dinlemegününün taraflara tebliğ edilmediği ve kararın dosya üzerinden verildiğianlaşılmaktadır.
34. Diyarbakır İl EmniyetMüdürlüğünün cevabi yazısının ‘idari paracezası karar tutanağı’ içeriğinde belirtilenlerden başkabaşvurucunun bilgisi dâhilinde olmayan ek açıklamalar içermediği, ‘idari para cezası karar tutanağı’nın iptaline yönelikbaşvuru dilekçesinde de bu açıklamalara gerekli itirazların yapıldığı,başvurucu tarafından, aracın belirtilen tarihte o güzergâhta yük taşımadığınadair bir iddianın ileri sürülmediği görülmektedir. Diğer yandan, idarenin cevapyazısının ekindeki kantar fişi ile emsal mahkeme kararlarının da üst yargılamaaşamasında öğrenildiği, dilekçede bunlara yönelik gerekli itirazların ilerisürüldüğü ve “itirazın reddi”kararında bu iddiaların tartışıldığı anlaşılmaktadır.
35. Açıklanan nedenlerle,çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkinbaşvuruda bir ihlalin olmadığının açık olduğu anlaşıldığından, başvurunun “açıkça dayanaktan yoksun olması”nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle, başvurunun “açıkça dayanaktanyoksun olması” nedeniyle KABULEDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama giderlerinin başvurucu üzerindebırakılmasına, 7/5/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.