TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
DURSUN ONUR BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/7877)
Karar Tarihi: 29/1/2020
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Hicabi DURSUN
Kadir ÖZKAYA
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Fatma Gülbin ÖZCÜRE
Başvurucu
:
Dursun ONUR
Vekili
:
Av. Ahmet ŞENYUVA
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, haber sitesinde yayımlanan birden fazla makaledekullandığı ifadeler nedeniyle başvurucunun cezalandırılmasının ifadeözgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 7/5/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
8. Kendisine ait Giresun Time isimli haber sitesinde köşeyazarlığı yapan başvurucu, Giresunspor Kulüp başkanı olan müşteki hakkındaifadeler içeren 11/7/2014 ve 19/7/2014 tarihli üç farklı makale kaleme almış veyayımlamıştır.
9. 11/7/2014 tarihinde yayımlanan makaleler "Giresunlular Bunları Konuşuyor"ve "Beygirci [B.] Adamsan Bırak" isimli makalelerolup, 19/7/2014 tarihli makale ise "Alooo...Beni Vuracaklar" isimlidir. Söz konusu makalelerde yereldüzeyde tanınırlığı olan, aralarında olayların geçtiği tarihte GiresunsporBaşkanı N.T.B.nin de bulunduğu, kişileri ilgilendiren bazı iddia vedeğerlendirmelere yer verilmektedir.
10. Söz konusu makalelerin yayımlanmasının ardından N.T.B(müşteki) tarafından Giresun Cumhuriyet Başsavcılığına 24/7/2014 tarihindebaşvurucudan şikayetçi olunmuştur. Müşteki; başvurucunun kendisinden para talepettiğini, para vermemesi hâlinde ise kendisini aleyhine beyanlarla toplumarezil etmekle tehdit ettiğini belirtmiştir. Söz konusu makalelerde başvurucutarafından kullanılan "Giresun'undelisi, akıllı deli" şeklindeki ifadelerin hakaret, "rant sağladığı, ortağı olduğu, ihalealdığı" şeklindeki ifadelerin ise iftira olduğunu belirtenmüşteki, başvurucunun söz konusu makalede kendisine karşı kullandığı ifadelernedeniyle hakaret, şantaj ve iftira suçlarını işlediğini ileri sürmüştür.
11. Anılan şikâyet üzerine Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı,başvurucu hakkında şantaj suçlaması ile iddianame düzenleyerek dava açmıştır.İddianamede; başvurucunun müştekiden para istediği, müştekinin bu isteğireddetmesi üzerine müştekiye "Seninlegörüşürüz, bakalım bu yazıların nasıl altından kalkacaksın?"dedikten sonra anılan makaleleri kaleme aldığı belirtilmiştir. İddianameninanlatım kısmında; makalelerde müşteki için kullanılan "Boz adam boşuna şahsi çekini yazmıyor,Giresun'un delisi dediğimize bakmayın bu akıllı deli", "Beygirci B.adamsan bırak, bütün zamanını transferden çok at yarışlarına vakfeden B.ninderhal Giresunspor başkanlığını bırakması isteniyor.", "Acaba ayısürüsüne çobanlık eden kahraman mı olmaya çalışıyor?", "Beygirlerdenumudu kesmiş olmalı ki ekürü arıyor." gibi ifadelerin müştekinin toplumdaki şeref vehaysiyetini zedeleyici nitelikte olduğu belirtilmişse de başvurucunun sözkonusu ifadeleri yazmamak için müştekiden para istediği, müştekinin bu talebireddetmesi üzerine ilgili yazıları kaleme aldığı kabul edilmiştir.
12. Başvurucu hakkında Giresun 3. Asliye Ceza Mahkemesi(Mahkeme) tarafından yargılama yapılmıştır. Mahkeme 10/4/2015 tarihlikararında, başvurucu hakkında her ne kadar "şantaj"suçundan iddianame tanzim edilmiş ise de başvurucunun müştekiden istediğiparayı alamaması sebebi ile iddianameye konu ifadeleri kullandığı hususununmüştekinin beyanı dışında başkaca bir delille ispat edilemediğini belirtmiştir.Başvurucunun söz konusu makalelerde müşteki için kullandığı "Boz adam boşuna şahsi çekini yazmıyor,Giresun'un delisi dediğimize bakmayın bu akıllı deli", "Beygirci B.adamsan bırak, bütün zamanını transferden çok at yarışlarına vakfeden B.ninderhal Giresunspor başkanlığını bırakması isteniyor.", "Acaba ayısürüsüne çobanlık eden kahraman mı olmaya çalışıyor?", "Beygirlerdenumudu kesmiş olmalı ki ekürü arıyor." şeklindeki ifadelerin müştekinin şeref vehaysiyetini zedeleyici olduğunu kabul eden Mahkeme, başvurucunun hakaretsuçundan 1.740 TL adli para cezasına mahkûmiyetine karar verilmiştir.
13. Anılan karar, hükmolunan sonuç adli para cezasının miktaritibarıyla kesin olması nedeniyle karar tarihinde kesinleşmiş ve başvurucuya10/4/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 7/5/2015 tarihinde bireyselbaşvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
14. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Hakaret" kenar başlıklı 125.maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:
“(1) Bir kimseye onur, şerefve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnateden (...) (1) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığınasaldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ilecezalandırılır...
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli,yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilencezaya hükmolunur.”
B. Uluslararası Hukuk
15. İlgili uluslararası hukuk kaynaklarının derli topluverildiği bir karar için Hacı Boğatekin(B. No: 2014/18101, 26/10/2017, §§ 16-20) kararına bakılabilir.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
16. Mahkemenin 29/1/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
17. Başvurucu;
i.Giresun Time isimli internet gazetesinin sahibi ve köşe yazarı olduğunu,yazılarında Giresun'un siyasi ve sosyal hayatının nabzını tuttuğunu,
ii. Söz konusu makaleleri birtakım gizli ve şaibeli ilişkileridile getirerek kamuoyunu aydınlatmak amacıyla ve gazetecilik faaliyetikapsamında kaleme aldığını,
iii. Yazıda kullanmış olduğu "Giresun'undelisi" benzetmesini ilk kez 2013 yılının Haziran ayında yazmışolduğu "Giresun'un Son Delisi B."isimli makalede borçlu olması dolayısıyla kimsenin başkalığını yapmaktanistemediği Giresunspor'a müştekinin başkanlık yapmayı kabul etmesi nedeniyle "Giresun'u deli gibi seven kişi"anlamında kullandığını,
iv. Daha önce müşteki hakkında birtakım olumlu makaleler dekaleme aldığını,
v. Söz konusu makalelerde müştekinin Giresunspor başkanıkimliğini kullanarak Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanı ile gizli ortak olaraktaş kırma tesisi kurmasının ve Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı ile at yarışıkuponu doldurmasının eleştirildiğini belirterek söz konusu makalelerdemüştekiye yönelik kullanmış olduğu ifadeler dolayısıyla hakkında mahkûmiyetkararı verilmesinin ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiğini ilerisürmüştür.
B. Değerlendirme
18. Anayasa’nın iddianın değerlendirilmesinde esas alınacak “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” kenarbaşlıklı 26. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
“Herkes, düşünce ve kanaatlerinisöz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama veyayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızınhaber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...
Bu hürriyetlerin kullanılması,... başkalarınınşöhret veya haklarının,... korunması ... amaçlarıyla sınırlanabilir…”
19. Anayasa’nın "Basınhürriyeti" kenar başlıklı 28. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
“Basın hürdür, sansür edilemez…
Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerinisağlayacak tedbirleri alır.
Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır…”
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
20. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifadeve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. Müdahalenin Varlığı
21. Başvurucu hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin kamudüzeni ve başkalarının şöhret veya haklarının korunmasına yönelik önlemlerinbir parçası olduğu kabul edilerek meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.
b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı
22. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Temel hak vehürriyetler, ... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerebağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratiktoplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
23. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesindebelirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 26. maddesininihlalini teşkil edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesindedüzenlenmiş olan kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın 26. maddesinin ikincifıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanma,demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmamakoşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
i. Kanunilik
24. Başvurucu hakkında uygulanan müdahalenin dayanağı olan 5237sayılı Kanun'un 125. maddesinin “kanunla sınırlama” ölçütünü karşıladığısonucuna varılmıştır.
ii. Meşru Amaç
25. Başvurucu hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin kamudüzeni ve başkalarının şöhret veya haklarının korunmasına yönelik önlemlerinbir parçası olduğu kabul edilerek meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.
iii. Demokratik ToplumDüzeninin Gereklerine Uygunluk
(1) Genel İlkeler
(a) İfade ve BasınÖzgürlüklerinin Demokratik Toplumdaki Önemi
26. Anayasa Mahkemesi; Anayasa'nın 26. maddesinde yer alan ifadeözgürlüğü ile Anayasa'nın 28. maddesinde yer alan basın özgürlüğünün demokratikbir toplumun zorunlu temellerinden olduğunu, toplumun ilerlemesi ve her bireyingelişmesi için gerekli temel şartlardan birini oluşturduğunu daha önce pek çokkez ifade etmiştir Mehmet Ali Aydın [GK],B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 69; BekirCoşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, §§ 34-36). Basınözgürlüğünün kamuoyuna çeşitli fikir ve tutumların iletilmesi ve bunlarailişkin bir kanaat oluşturması için en iyi araçlardan birini sağladığı açıktır(İlhan Cihaner (2), B. No:2013/5574, 30/6/2014, § 63).
(b) Başkalarının Şöhretveya Haklarının Korunması
27. Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre ifadeözgürlüğünün sınırlandırılma nedenlerinden ve bu bağlamda ifade özgürlüğünükullananların uyması gereken görev ve sorumluluklardan biri de başkalarınınşöhret veya haklarının korunmasıdır. Bireyin şeref ve itibarı, kişisel kimliğininve manevi bütünlüğünün bir parçasını oluşturur ve Anayasa’nın 17. maddesininbirinci fıkrasının korumasından faydalanır (İlhanCihaner (2), § 44). Devlet, bireyin şeref ve itibarına keyfî olarakmüdahale etmemek ve üçüncü kişilerin saldırılarını önlemekle yükümlüdür (Nilgün Halloran, B. No: 2012/1184,16/7/2014, § 41; Adnan Oktar (3), B. No: 2013/1123,2/10/2013, § 33; Bekir Coşkun, §45; Önder Balıkçı, B. No:2014/6009, 15/2/2017, § 44).
(c) Çatışan HaklarArasında Dengeleme
28. Anayasa Mahkemesi mevcut başvuruya benzer başvurularda,başvurucunun Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrasında koruma altına alınanşeref ve itibara saygı hakkı ile şikâyet konusu haberi yapan kişilerinAnayasa’nın 28. maddesinde güvence altına alınan basın özgürlüğü ve buözgürlükle bağlantılı olarak Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınanifade özgürlüğü arasında adil bir dengenin gözetilip gözetilmediğinideğerlendirmektedir (Nilgün Halloran,§ 27; Ergün Poyraz (2) [GK], B. No: 2013/8503, 27/10/2015, §49; İlhan Cihaner (2), § 49; Kemal Kılıçdaroğlu, B. No: 2014/1577,25/10/2017, §§ 56-58). Bu, soyut bir değerlendirme değildir.
29. Benzer başvurularda derece mahkemelerinin başvurucunun basınözgürlüğü ile müştekinin itibarının korunması hakkı arasında adil bir dengesağlamaları gerekir (benzer değerlendirmeler için bkz Abuzer Demir ve Aslı Peksezer, B. No:2016/73556, 23/10/2019, §§ 45, 47; KenanKıran ve Ramazan Fatih Uğurlu, B. No: 2016/2884, 24/10/2019,§ 48; Bekir Coşkun, §§ 44, 47, 48; Hakan Yiğit,§ 61). İlk derece mahkemesininçatışan haklar arasında dengeleme yapabilmesi için;
1- Haber veya makalede yer alan ifadelerin kim tarafındandile getirildiği
2- Hedef alınan kişinin kim olduğu, ünlülük derecesi ileilgili kişinin önceki davranışları; basının sıkı denetiminde olup olmadığı;katlanması gereken, kabul edilebilir eleştiri sınırlarının sade bir vatandaşile karşılaştırıldığında daha geniş olup olmadığı
3- Haber veya makalenin konusu, bunlarda kullanılanifadelerin türü, yayının içeriği, şekli ve sonuçları
4- Haber veya makalenin yayımlanma şartları
5- Yayında kamu yararı bulunup bulunmadığı, genel yararailişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığı, kamuoyu ile diğer kişilerindüşünce açıklamaları karşısında sahip oldukları hakların ağırlığı
6- Kamuyu bilgilendirme değeri, toplumsal ilginin varlığı vekonunun güncel olup olmadığı
7- Haber veya makalede yer alan ifadelerin olgusal temeledayalı olup olmadığı, ihtilaflı açıklamanın somut unsurlarla yeterincedesteklenip desteklenmediği
8- Başkalarının şöhret ve haklarının zarar görme ihtimalininbulunduğu durumlarda başta meslek ahlakına saygı gösterme, doğru ve güvenilirbilgi verecek şekilde ve iyi niyetli olarak hareket etme ödevi olmak üzerebasın mensuplarının kendiliğinden uymaları gereken zorunlu sınırlara, ödev vesorumluluklara uygun davranıp davranmadıkları
9- Haber veya makalede dile getirilen düşüncelere cevapverme olanağının bulunup bulunmadığı
10- Haber veya makalenin hedef aldığı kişilerin hayatıüzerindeki etkileri
şeklindeki kriterleri elindeki olaya uyduğu ölçüde uygulamasıgerekir (Nilgün Halloran, B. No:2012/1184, 16/7/2004, § 41; Ergün Poyraz (2)[GK], B. No: 2013/8503, 27/10/2015, § 56; KadirSağdıç, [GK], B. No:2013/6617, 8/4/2015, §§ 58-66; İlhan Cihaner(2), §§ 66-73; basının sorumluluğuna ilişkin bkz. Orhan Pala, B. No: 2014/2983, 15/2/2017,§§ 47-48; Medya Gündem Dijital YayıncılıkTicaret A.Ş. [GK], B. No: 2013/2623, 11/11/2015, §§ 42, 43; Kadir Sağdıç, §§ 53, 54; İlhan Cihaner (2), §§ 60, 61).
30. Anayasa Mahkemesi başvurunun koşullarına göre yukarıdasayılan kriterlerden somut olaya uygun olanların gerektiği gibi değerlendirilipdeğerlendirilmediğini denetler (NilgünHalloran, § 44; Ergün Poyraz (2),§ 56; Kadir Sağdıç, B. No:2013/6617, 8/4/2015,§§ 58-66; İlhan Cihaner(2), §§ 66-73). Bunun için başvurucuya yönelik haberlerin-yayımlandığı bağlamdan kopartılmaksızın- olayın bütünselliği içindedeğerlendirilmesi gerekir (Nilgün Halloran,§ 52; Önder Balıkçı, § 45).Başvurucunun ifade ve basın hürriyetinin gerekçesiz olarak veya AnayasaMahkemesince ortaya konulan kriterleri karşılamayan bir gerekçe ile korunmamasıAnayasa'nın 26. ve 28. maddelerini ihlal edecektir.
(2) İlkelerin OlayaUygulanması
31. Yerel bir gazeteci olduğunu belirten başvurucu; başvuruyakonu makalelerinde aralarında müştekinin de bulunduğu, özellikle Giresunsakinleri tarafından tanınan siyasetçiler ve yerel yöneticilere ilişkin birkısım değerlendirmelerde bulunmuştur. Başvurucunun kaleme aldığı makalelerinkonusunu teşkil eden olayları ve bu olaylara ilişkin değerlendirmeleri kapalıbir anlatımla aktarmaya çalıştığı görülmektedir.
32. Müşteki, Giresunspor Kulüp başkanıdır. Kulüp başkanlarıözellikle kulüplerinintemsil ettikleri takımın taraftarları ile spor camiasıtarafından takip edilen, belirli bir tanınmışlık seviyesine sahip kişilerdir vebu sebeple kulüp başkanlarının eleştiriye katlanma yükümlülüklerinin daha genişolduğu kabul edilmelidir. Bununla birlikte kamuoyunca tanınmış kişilerin deelbette şöhretlerini koruma hakları vardır (siyasetçilerle ilgili olarak bkz. Ergün Poyraz (2), § 58; kamusal yetkikullanan görevlilerle ilgili olarak bkz. NilgünHalloran, § 45; tanınan bir Cumhuriyet başsavcısı ile ilgili olarakbkz. İlhan Cihaner (2), § 82;tanınan ve siyasete hazırlanan bir kamu görevlisi ile ilgili olarak bkz. Önder Balıkçı, § 42). O hâlde başvurukonusu makalelerde müştekiye yönelik olarak kullanılan ifadelerin olayların veyazının bütünü ışığında hakaret içeren ifadeler olup olmadığı, yazının amacı vekullanılan ifadelerin bağlamı dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmalıdır.
33. Başvuru konusu makalelerde müştekinin mahkûmiyetine nedenolan ifadelerin (bkz. § 13) değeryargısı içerdiğinde şüphe bulunmamaktadır. Ancak bir açıklamanın tamamen değeryargısından oluşması durumunda bile müdahalenin orantılılığı ihtilaflıaçıklamanın somut unsurlarla yeterince desteklenip desteklenmemesine göretespit edilmelidir. Çünkü somut unsurlarla desteklenmiyorsa değer yargısıölçüsüz olabilir (Cem Mermut, B.No: 2013/7861, 16/4/2015, § 48).
34. Somut olaya gelindiğinde makalelerin müştekiye yönelikifadeler bulunan kısımlarında başvurucu tarafından müştekinin Giresun'da farklısiyasi partilerin çeşitli mevkilerdeki temsilcileri ile yakınlığınıneleştirildiği anlaşılmaktadır. Başvurucu tarafından müştekinin söz konusubağlantılar sebebi ile temsil ettiği spor kulübünü ihmal ettiği iddiaedilmektedir. Başvurucu tarafından müşteki için kullanılan "deli" ifadesine yine başvurucutarafından 2013 yılında ilk kez kaleme alınan"Giresun'un Son Delisi B." isimli makalede müştekinincesaretini taktir amacıyla yer verildiği, söz konusu makalede ise başvurucununaynı ifadeyi geçmiş makalesine atfen bir kinayeyi dile getirmek amacı ilekullandığı anlaşılmaktadır.
35. İfade özgürlüğü ile yalnızca düşünce ve bilginin özününkorunması amaçlanmamaktadır. Düşünce ve bilginin sunuluş şekli ve üslubu daiçerik kadar ifade özgürlüğünün korumasından yararlanır. Başvurucu tarafındankullanılan ifadelerin yöneltildiği kişiye rahatsızlık veren ifadeler olduğukabul edilebilir. Bununla birlikte saldırgan ve kaba olaraknitelendirilebilecek bu ifadelerin tümüyle sebepsiz saldırı teşkil etmediği vekabul edilebilir eleştiri sınırları içinde kaldığı değerlendirilmiştir.
36. Yukarıda açıklanan sebeplerle Anayasa Mahkemesinin kanaatinegöre mevcut olayda başvurucunun ifade ve basın özgürlükleri ile müştekininitibarını koruma hak ve menfaati arasında derece mahkemesi tarafından adil birdengenin kurulmasına çalışılmamış, başvurucunun adli bir ceza ilecezalandırılmasının demokratik bir toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacakarşılık geldiği ilgili ve yeterli bir gerekçe ile ortaya konulamamıştır.Başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeniningereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
37. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvencealtına alınan ifade özgürlüğünün ve Anayasa'nın 28. maddesinde güvence altınaalınan basın özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
38. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınilgili kısmı ve (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkınınihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesihâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerehükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir.”
39. Başvurucu ihlalin tespit edilmesini istemiş ve tazminattalebinde bulunmuştur.
40. Anayasa Mahkemesinin MehmetDoğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadankaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875,7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlalkararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalindevamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiylesonuçlanacağına da işaret etmiştir (AligülAlkaya ve diğerleri, B.No: 2016/12506, 7/11/2019).
41. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlaledildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâlegetirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun içinise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadankaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi,ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).
42. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda AnayasaMahkemesi, 6216 sayılı Kanunun 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ileİçtüzük’ün 79. maddesinin 1 numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin vesonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararınbir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme,usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadankaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruyaözgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesitarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde,usul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgilimahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi birtakdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşanmahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin AnayasaMahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam edenihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir. (Mehmet Doğan, §§ 58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri, §§ 57-59,66-67).
43. İncelenen başvuruda, gazetedeki yazısı nedeniylebaşvurucunun cezalandırılmasına karar verilmesinin demokratik toplum düzeniningereklerine uygun olmadığı gerekçesiyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlaledildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kararındankaynaklandığı anlaşılmaktadır.
44. Bu durumda ifade ve basın özgürlüğü ihlalinin sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yararbulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgüdüzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasınagöre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamdayapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesiniihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelereuygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğininyeniden yargılama yapılmak üzere Giresun 3. Asliye Ceza Mahkemesinegönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
45. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesininbaşvurucunun uğradığı zararların giderilmesi bakımından yetersiz kalacağıaçıktır. Dolayısıyla eski hâle getirmekuralı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi içinihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuyanet 10.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
46. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 3.000TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.226,90 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 26. maddesinin birinci fıkrasında güvence altınaalınan ifade özgürlüğü ile Anayasa'nın 28. maddesinin birinci fıkrasındagüvence altına alınan basın özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin ifade ve basın özgürlüklerininihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmaküzere Giresun 3. Asliye Ceza Mahkemesine (E.2015/52, K.2015/636)GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
E. 226,90 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam3.226,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE
F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine veMaliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE29/1/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.