TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
EKREM BALCA VE ORHAN GÜVEN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/9915)
Karar Tarihi: 10/3/2015
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Serruh KALELİ
Üyeler
:
Burhan ÜSTÜN
Nuri NECİPOĞLU
Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Raportör Yrd.
:
Derya ATAKUL
Başvurucular
:
Ekrem BALCA
Orhan GÜVEN
Vekilleri
:
Av.İsmail DOĞAN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucular, “kastenyaralama” suçunu işledikleri iddiasıyla yargılandıkları davanınhalen devam ettiğini ve makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adilyargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler ve manevi tazminattalebinde bulunmuşlardır.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru, 23/6/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudanyapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyonasunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 31/7/2014 tarihinde,kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölümegönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 17/10/2014 tarihinde, kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği,görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 4/11/2014tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamdasunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüşsunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılamadosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:
7. Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmakapsamında 18/6/2008 tarihinde, başvurucuların ifadesi alınmıştır.
8. Başvurucular ve diğer şüpheli hakkında, KızıltepeCumhuriyet Başsavcılığının 25/2/2011 tarih ve E.2011/291 sayılı iddianamesi ile"kasten yaralama"suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
9. Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesince, 10/6/2014 tarihliduruşmada başvurucuların yokluğunda, "kastenyaralama" suçundan başvuruculardan Orhan Güven'in beraatine, Ekrem Balca'nın 2 yıl6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve gerekçeli karar5/11/2014 tarihinde yazılmış olup karar tebliğ aşamasındadır.
10. Başvurucular, 23/6/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuşlardır.
B. İlgiliHukuk
11. 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86.maddesinin (1) numaralı fıkrası, 87. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c)bendi; 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223.maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendi.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
12. Mahkemenin 10/3/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,başvurucuların23/6/2014 tarih ve 2014/9915 numaralı bireysel başvurularıincelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları
13. Başvurucular, Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığıncayürütülen soruşturma kapsamında 18/6/2008 tarihinde ifadelerinin alındığını, “kasten yaralama” suçunu işledikleriiddiasıyla25/2/2011 tarihinde, Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinde açılankamu davasının halen devam ettiğini ve makul sürede yargılama yapılmadığınıbelirterek, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
B. Değerlendirme
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
14. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkçadayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesinigerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
15. Başvurucular, Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığıncahaklarında açılan kamu davasının halen devam ettiğini ve makul sürede yargılamayapılmadığını belirterek, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ilerisürmüşlerdir.
16. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurununkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049,26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olanalt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanmahakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarıncainceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHMiçtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alanve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke vehaklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunundayanağını oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilenilkeler uyarınca adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıcadavaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargınıngörevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nınbütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma hakkınındeğerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No:2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).
17. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunundavanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, birdavanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulmasıgereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§41–45).
18. Anayasa’nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarıncakişilere, cezai alanda yöneltilen suçlamaların da (suç isnadı) makul süredekarara bağlanmasını isteme hakkı tanınmıştır. İsnat olunan fiil, cezakanunlarında suç olarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza hukukununkuralları uygulanmış ise ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi yapılmaksızınkendiliğinden adil yargılanma hakkının kapsamına girer (B. No: 2013/625,9/1/2014, § 31).Başvuru konusu olayda, başvurucularhakkında, “kasten yaralama” suçunuişledikleri iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Başvurucular hakkında isnatolunan suç 5237 sayılı Kanun’un86. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile 87.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde hapis cezasını gerektirirşekilde tanımlanmıştır. Bu çerçevede başvurucular hakkındaki suç isnadınadayalı yargılamanın Anayasa’nın 36. maddesinin güvence kapsamına girdiğikonusunda kuşku bulunmamaktadır (B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 32).
19. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olupolmadığı değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediğiiddiasının yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olaraketkilendiği arama ve gözaltı gibi bir takımtedbirlerin uygulanması anıdır. Somut başvuru açısından bu tarih, KızıltepeCumhuriyet Başsavcılığınca başvurucuların ifadesinin alındığı18/6/2008tarihidir.Ceza yargılamasında sürenin sona erdiği tarih, suç isnadınınnihai olarak karara bağlandığı, yargılaması devam eden davalar yönünden iseAnayasa Mahkemesinin makul süre şikâyetiyle ilgili kararını verdiği tarihtir(B. No: 2013/695, 9/1/2014, § 35).
20. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,18/6/2008 tarihinde, ifadeleri alınan başvurucular ve diğer şüpheli hakkında,Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının 25/2/2011 tarihli iddianamesi ile "kasten yaralama" suçunuişledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı, davanın Kızıltepe 1. Asliye CezaMahkemesinin E.2011/115 sayılı dosyasına kaydedildiği tespit edilmiştir.Mahkemece yapılan yargılamada, başvurucuların savunmaları ile mağdur ve tanıkbeyanlarının alındığı, delillerin toplandığı, mağdurdaki yaralanmaya ilişkinAdli Tıp Kurumu raporunun beklendiği belirlenmiştir. 10/6/2014 tarihliduruşmada başvurucuların yokluğunda, "kastenyaralama" suçundan başvuruculardan Orhan Güven'in beraatine, Ekrem Balca'nın 2 yıl6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, gerekçelikararın5/11/2014 tarihinde yazıldığı ve halen tebliğ aşamasında olduğuanlaşılmıştır.
21. 5271 sayılı Kanun’un öngördüğü yargılama usullerine tabimahkemeler nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündekiiddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesitarafından makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararlarverilmiştir (B. No: 2012/625, 9/1/2014, §§ 23-41; B. No: 2013/695, 9/1/2014, §§24-40).
22. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konuceza davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı,delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterlerdikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucuların tutum vedavranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırkenözensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep oldukları dasöylenemez. Anılan davaya bütün olarak bakıldığında, somut başvuru açısındanfarklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusuyaklaşık yedi yıllık yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğusonucuna varılmıştır.
23. Açıklanan nedenlerle,başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
24. Başvurucular, makul süredeyargılama yapılmadığı için ayrı ayrı40.000,00 TL manevi tazminatahükmedilmesini talep etmişlerdir.
25. 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un“Kararlar”kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tespit edilen ihlalbir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmakiçin yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yenidenyargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehinetazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolugösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, AnayasaMahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
26. Başvurucuların tarafı olduğuuyuşmazlığa ilişkin yaklaşık yedi yıldır eden yargılama süresi nazaraalındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiylegiderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvuruculara ayrı ayrı net6.650,00TLmanevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
27. Başvurucular tarafındanyapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderininbaşvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
28. Başvuruya konu yargılamanınyaklaşık yedi yıldır devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkınıihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan biryargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğüzararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısasürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın birörneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurucuların;
1.Makul sürede yargılanmahaklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altınaalınan makul sürede yargılanma haklarının İHLAL EDİLDİĞİNE,
B. Başvuruculara ayrı ayrı net 6.650,00 TL manevi TAZMİNATÖDENMESİNE, başvurucularıntazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,
C. Başvurucular tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARAMÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemedegecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
E. Kararın bir örneğinin ilgili Derece Mahkemelerinegönderilmesine,
10/3/2015tarihinde OY BİRLİĞİYLE kararverildi.